Yerel Haberler
Rize
08 Mart 2026 Pazar - 17:11 Sami Uğurlu: "Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik" Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu, "Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik. İyi de çalıştık ama maalesef istediğin sonuçları yaklaşsan da alamıyorsun" dedi. Antalyaspor, Trendyol Süper Lig’in 25. haftasında deplasmanda Çaykur Rizespor’a 1-0 mağlup oldu. Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında Antalyaspor Teknik Direktörü Sami Uğurlu açıklamalarda bulundu. Futbol şansının bu maçta kendileriyle birlikte olmadığını söyleyen Uğurlu, "İç saha performansımızı dışarıya da yansıtmak istiyorduk. Bunun için sahaya çıktık. İyi de hazırlandık ki son iki haftayı çok iyi geçiren, her geçen hafta üzerine koyan bir Rizespor takımı. Aslında baktığımızda dersimizi de iyi çalıştığımızı düşünüyoruz. Rizespor son haftalarında özellikle 2 kanadıyla çok etkili olan, merkezi orta sahasıyla çok etkili olan bir takım. Buralara önlemimizi aldığımızı söyleyebiliriz. Maça iyi başladıktan sonra çok basit, olmaması gereken seviyede bir penaltı ile yediğimiz gol. Ondan sonra da oyundan düşmediğimizi söyleyebiliriz. Özellikle ilk yarıda oyunun daha çok hakimiydik, topla daha çok oynayan takımdık. Gol bulabilirdik. İkinci yarı risk aldık. Ön bölgede daha kalabalıktık. Bu riskleri aldığın zaman ister istemez pozisyonda veriyorsun. Ön bölgelerde kalabalık olup kenar ortalarla sonuca gitmek istedik, olmadı. Bazen maç şansının yanında olması gerekiyor. Bugün o gün değildi diye düşünüyorum. Ancak hiçbir zaman pes etmedik, etmeyeceğiz, mücadeleye devam edeceğiz. Ligde kalacağımıza maç öncesinde ne kadar güveniyorsak şimdi de o kadar güveniyoruz. Daha fazla çalışacağız, elimizden gelenin daha fazlasını yapacağız. Bu haftalarda basit hata yapmamamız gerekiyor. Önemli maçtı, kazanmayı çok istemiştik. İyi de çalıştık ama maalesef istediğin sonuçları yaklaşsan da alamıyorsun. Bu maçı da öyle düşünüyorum" diye konuştu.
82 yıl önce yazılan kitabın basılması için çalışma başlatıldı
26 Mayıs 2024 Pazar - 09:12 82 yıl önce yazılan kitabın basılması için çalışma başlatıldı Rize’de 82 yıl önce çayın Rize’ye ilk gelişinden itibaren yapılan çalışmalar ve bilgilerin içerisinde olan, bugüne kadar gün yüzüne çıkmayan kitabın basılması için çalışma başlatıldı. 1934 yılında Rizeli Fen memuru olan Rauf Başar, Ziraat çay bahçesinde yıllar önce ilk çay araştırmalarını gerçekleştirdi. 1942 yılında yapılan araştırmaları kitap haline getirmek isteyen Başar daktilo ile 130 sayfalık ‘Çay Ziraatı ve Sanatı’ isimli kitabı yazdı. Verem hastalığına yakalanmasından ötürü hayatını kaybeden Yaşar’ın yıllar sonra kitabın sayfalarına ulaşan torunu Tanıl Başar, kitabı Rizeli arşivci yazar Recep Koyuncu’ya teslim etti. Recep Koyuncu ve yazar Recep Usta birlikte kitabı incelemeye başlatarak Rauf Başar’ın çay ile ilgili yazdığı kitabın basılması için çalışma başlattı. Öyle ki arşivler açıldığında Rauf Başar’ın 1942 yılında yazdığı kitapta ÇAYKUR’un 2 yıl önce yasakladığı beyaz gübreden de söz edilerek ’Kullanılmamalı’ şeklinde ifadeleri var. “Bugün çay ile ilgili olan bütün kitaplar ve belgeler bizde mevcut” İnternette yanlış bilgilerin dolandığını ve gerçek bilgilerin insanlara kazandırılması için çalıştıklarını ifade eden Recep Koyuncu, “Bizim amacımız şehrimize ait yanlış bilgileri gerçekleri ile literatüre kazandırmak. Ulusal Çay kongresine katılmamızla birlikte bir şey daha gördük ki şehrimize çayın gelişinin 100. Yılı olmasına rağmen tarihi ile ilgili herhangi bir sunum yok. Katılımcıların bulduğu tarihlendirmelerin bir çoğunda hatalar var. Biz elimizde ki Rauf Başar’ın arşivi ışığı altında, çayın şehrimizde ki üretim aşamalarını belgelenmesinde hem de tarihlendirilmesinde, ayrıca ziraat çay bahçesinde yapılan çalışmaların tamamını belgeli halde sunmak için burada bulunduk. Çay bakıldığı zaman 1938 ile 1939 tarihlerinde üretime başlandığı söylenmekte. Bizim kütüphanemizin arşivi ile çayın 1930 yılında üretildiğini biz ispatlayabiliyoruz. 1938 yılından sonra fabrikasyon işlemine geçilmiştir. Üretim ile fabrikasyon aşaması çok farklı. Bugün çay ile ilgili olan bütün kitaplar ve belgeler bizde mevcut. Osmanlıdan günümüze kadar gelen makaleler var. Bu arşivde yayınlanmamış bir adet kitap bulunmakta. Biz bunları araştırmacıların hizmetine sunmak amacıyla oluşturmuş olduğumuz kütüphanede araştırmacıları bekliyoruz Çay 1924 yılında 407 sayılı kanunla Rize’de denenmeye başlandı. Rize’de müthiş bir fakirlik vardı. Bunlar yazılı kaynaklarda var. Çay 1924 yılından itibaren Rize’de yetiştirilen ve halka ısrarla bunun dikimi anlatılan ve 1945’ten sonra çok büyük getirisi olan bir ürün haline geldi. Bilgilerimizde çok büyük yanlışlar var” ifadelerini kullandı. “Çayın o yıllarda Rize’ye tanıtılması için hazırlanan bir kitap” Çay ile ilgili bütün bilgilerin yer aldığı bir kitabın olduğuna vurgu yapan Rizeli yazar Recep Usta ise “Kitap 1942 yılına kadar Rize’de tarım ve ziraat ile ilgili memur olarak çalışmış olan Rauf Başar’ın aslında kendisinin yayınlamak üzere olan birtakım notlardan oluşuyor. Üzerinde çok çalışmış ama ömrü yetmemiş. Çayın o yıllarda Rize’ye tanıtılması için hazırlanan bir kitap. Çay için uygun iklim ve doğa şartları, ne şekilde bahçeleme yapılması gerektiği, toplanma biçimi, nasıl muhafaza edilmesi gerektiği gibi çayla ilgili her konuda yapılan araştırmaların ilk kitabı” şeklinde konuştu. “Rize’de çay ziraatı ile ilgili 1930lu yıllarda yapılmış olan ciddi boyutta çalışmalar hakkında bilgi sahibi olacaklar” Geçmiş dönemde Rize’de görev yapan amcası ve dedesinden kalan belgeleri karıştırdıklarında ortaya 80 yıl önce yazılmış ve basılmamış bir kitap çıktığını ifade eden Tanıl Başar isimli vatandaş da “Bende bulunan arşiv amcamdan ve dedemden kalma belgeler mevcuttu. Bunları ben babamdan devir alınca sakladım. İçeriği hakkında fazla bir bilgi sahibi değildim. Aslında babamda değildi. Rauf Başar’ın yazılmış bir kitabı olduğu hakkında bilgimiz olsaydı bu kitap daha önce kitabı basılmış olacaktı. Fakat biz bu kitabın varlığından haberdar olmadığımız için bu çok uzun yıllar aldı. Yaklaşık 80 yıl sonra ortaya çıktı. İleri yaşlarımda bir görevi teslim aldım. Benim tahmin etmediğim ve beni mutlu kılan bir durumla karşılaştık. Bu kitabın varlığını ben de tahmin etmiyordum. Bu kitabın yakında basımı da gerçekleştirilecek. Herkes Rize’de çay ziraatı ile ilgili 1930’lu yıllarda yapılmış olan ciddi boyutta çalışmalar hakkında bilgi sahibi olacaklar” dedi.
Rize amatörü altın yılını yaşadı
25 Mayıs 2024 Cumartesi - 13:05 Rize amatörü altın yılını yaşadı Rize’de amatör spor kulüpleri, bu yıl elde ettikleri başarılarla altın yılını yaşadı. Rize amatörde bu yıl futbol ve birçok spor branşında büyük bir başarı elde etti. Futbolda bölgesel amatör ligde (BAL) bu yıl mücadele eden Çayelispor, 30 yıl sonra şampiyon olarak TFF 3. Lig’e yükselirken süper amatör liginde mücadele eden diğer bir Rize takımı olan Veliköyspor’da şampiyon olarak BAL ligine yükseldi. Rize, futbolun yanı sıra diğer spor branşlarında da Türkiye şampiyonları çıkarttı. Dövüş sporlarından, su sporlarına her türlü branştan sporcu yetiştirilmeye çalışılırken şu an ki hedef, olimpiyat sporlarında Rizeli gençlerin Türkiye’yi temsil etmesi. Rize Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) başkanı Ali Çelik, Rize’den olimpiyat şampiyonları çıkartmak istediklerini ifade etti. “Bizim için altın bir yıl oldu” Amatör spor kulüplerinde bu yıl ki başarılarla birlikte Rize’nin altın bir yıl yaşadığına vurgu yapan Rize ASKF başkanı Ali Çelik, “Bu yılımızı altın yılımız olarak değerlendiriyoruz. Çayelispor’un şampiyon olması bizim için altın bir yıl oldu. Futbolun yanı sıra diğer branşlarda da etkili bir sezon geçirdik. Özellikle 2 takımımız Hentbol’da süper ligde. Su sporlarında, raftingde, boksta bir çok Türkiye şampiyonasını kazandık. Dünya şampiyonları Rize’den çıktı. Güreşte de inanılmaz bir ivme kazandık. Okul sporlarında da çok başarılı olduk. Rize bu yıl altın yılını yaşadı diyebiliriz. Futbolu anlatmaya gerek yok. Dünyada en çok seyircisi olan spor branşı ama diğer branşlar da Rize’de çok etkili. Biz geldiğimizde bu kadar spor tesisi yoktu. Hatta merkezde futbol sahamız yoktu. Bunların hepsi oldu. Üstüne Rize’ye inanılmaz tesisler yapıldı. Yeni bir tesisleşme de olacak. Bu tesisleşmeyle birlikte okul sporlarının da desteklenmesiyle bir ivme yakalayacak. Yeterince başarılı olamadık. Bazı kamu kuruluşlarının eskiden vermiş olduğu desteği şimdi de almış olsak belki de daha farklı bir ambiyans yakalardık. Kulüplerimizin birçoğu ayakta kaldı” ifadelerini kullandı. “Sporun sadece futbol olmadığı yavaş yavaş görünmeye başladı” Futbol dışında da diğer spor branşlarında da sporcu yetiştirdiklerini ve birçok alanda şampiyonlar çıkarttıklarını ifade eden Çelik, “Futbolun dışındaki branşlara da ilgi artmaya başladı. Rize’de spor branşlaşması yaşanıyor. Sadece sporun futbol olmadığını yavaş yavaş görünmeye başladı. Burada da destek biraz daha yükseldi. Biz hemen memnun kalmıyoruz. Hedeflerimiz büyük. Bence çok daha iyi olacağımızı düşünüyorum. Rize’nin çocuğu yeteneklidir. İnşallah bundan sonra olimpiyatlara sporcu yetiştiririz. Futbolda da neden ikinci, üçüncü liglerde başka takımlarımız olmasın. İnşallah ilerleyen zamanlarda en büyük hallerimizden bir tanesi merkezden bir futbol takımının 3. Lig’e çıkmasının daha iyi olacağını düşünüyorum. Tesisleşme açısından bir sorunumuz olduğunu düşünmüyorum. Eğitici kısmında biraz eksiğimiz oluyor. Bence spor yapmayan kimsenin kalmaması lazım. Herkesin spor yapması lazım” şeklinde konuştu. “Tesislerimizden daha çok Barış Alper Yılmaz’lar çıkacağına inanıyorum” Rize’nin amatör kulübünde yetişerek Galatasaray’ın futbolcusu olan Barış Alper Yılmaz gibi bir çok Rizeli gencin de başarılı birer futbolcu olarak çıkabileceğini dile getiren, Başkan Çelik, “Barış Alper Yılmaz’ın başarısı hepimizi mutlu ediyor çünkü içimizden birisi. Bizim tesislerimizden daha çok Barış Alper Yılmaz’lar çıkacağına inanıyorum. Sadece futbolda değil. Kanoda, raftingde, yelkende bir Rizeli neden bizi olimpiyatlarda olmasın. Hedef bundan sonra olimpik sporlarda sporcu yetiştirmek olmalı. Futbolda da yetenekli çocukların artması” dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "DOKA ve DOKAP eliyle 10 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz”
24 Mayıs 2024 Cuma - 18:42 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "DOKA ve DOKAP eliyle 10 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “DOKA ve DOKAP eliyle şehrimize kazandırdığımız toplam proje büyüklüğü 84 milyon liraya ulaşan 10 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz” dedi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bir dizi etkinlik ve programa katılmak için Rize’ye geldi. İlk olarak Rize Valiliğini ziyaret eden Bakan Kacır, ardından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) tarafından düzenlenen ‘Gençlik Buluşması’ programına katıldı. Programda kendisine Türkiye’nin ilk Astronotu Alper Gezeravcı eşlik etti. Bakan Kacır programın ardından Rize Ticaret Borsası’nda düzenlenen ‘DOKA DOKAP Projeleri İmza ve Açılış Töreni’ programına katıldı. Burada konuşan Kacır, Rize’ye 162 projede 671 bilim insanına 408 milyar destekte bulunulduğunun altını çizerek, "22 yıl öncesine kadar şehrimizde sadece iki elin parmağı kadar KOBİ’miz KOSGEB desteklerinden yararlanıyordu. KOSGEB eliyle bugüne kadar 6 bin 700’den fazla KOBİ’mize 777 milyon lira destek sağladık. Özellikle sel felaketi başta olmak üzere doğal afetlerden etkilenen KOBİ’lerimizin yaralarını hızla sardık. 186 KOBİ’mize 207 milyon 924 bin 526 lira finansmanı ilk 12 ayı geri ödemesiz olmak üzere 36 ay vadeli olarak kullandırdık. Şehrimizi Bilim, Ar-Ge ve inovasyonda daha ileriye taşımak için teknopark kurduk. TÜBİTAK akademik, bilim insanı ve özel sektör Ar-Ge destek programları kapsamında 162 projeye ve 671 bilim insanına 408 milyon lira destekte bulunduk” ifadelerini kullandı. Rize’ye yapılacak bilim merkezi hakkında da bilgi veren Kacır, Rizeli gençlerin bilim yeteneklerini pekiştirmeyi hedeflediklerini dile getirerek, “Önümüzdeki dönemde Rize’mize inşallah bilim merkezini kazandıracağız. Rize Belediyesi ve TÜBİTAK iş birliğinde hayata geçireceğimiz bilim merkezimiz; gençlerimizin bilim ve teknolojiye olan ilgisini artıracak. Merkezimiz; doğa bilimleri, matematik, teknoloji, tasarım, astronomi, uzay ve havacılık alanlarında gençlerimize edindikleri teorik bilgileri pratiğe dökme ve kendi projelerini geliştirme imkanı sunacak. 1700 metrekarelik sergi, 500 metrekarelik atölye ile birlikte planetaryum alanları olacak olan bilim merkezimizi gençlerimizin ve Rizeli hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız. Rizeli uşakların, kız-erkek, Rizeli gençlerin bilim ve teknoloji yolculuğunda takım çalışması ve liderlik yeteneklerini de pekiştiriyoruz” dedi. “DOKA ve DOKAP eliyle büyüklüğü 84 milyon liraya ulaşan 10 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz” DOKA eliyle 181 projeye katkı sağladıklarını kaydeden Bakan Kacır, "Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı’mız eliyle Rize’mizde, kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin, özel sektörümüzün ve sivil toplum kuruluşlarımızın 181 projesine 433 milyon lira destek sağladık. DOKAP Bölge Kalkınma İdaremiz ile son 10 yılda kamu kurumlarımızın, mahalli idarelerimizin, üniversitelerimizin toplam 98 projesine 1,3 milyar lira destek sağladık. Bugün de DOKA ve DOKAP eliyle şehrimize kazandırdığımız toplam proje büyüklüğü 84 milyon liraya ulaşan 10 projenin açılışını gerçekleştiriyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu projelerle genç istihdamını teşvik ediyoruz. Gençlerimizi dijital yetkinliklerle buluşturuyoruz. Engel tanımayan bireylerimizin sosyal hayata ve istihdama katılımını sağlıyoruz. Ardeşen’de kurduğumuz soğuk hava deposuyla kivi ve üzümsü meyveler başta olmak üzere ilimizde üretilen tarım ürünlerinin uzun süre muhafazasını sağlıyoruz. Çiftçilerimizin rekabet gücünü artırıyoruz. Şehrimizin turizm altyapısını güçlendiren projelerle Fırtına Vadisi ve Hemşin Göletinin turizm potansiyelini açığa çıkarıyoruz. Açılışını gerçekleştirdiğimiz Rize’ye değer katan 10 projenin yanında, 2024 yılı Yatırım Programı kapsamında Rize’de hayata geçireceğimiz proje büyüklüğü 109 milyon liraya ulaşan 11 proje için de ilgili kuruluşlarla protokol imzalayacağız. Şehrimizde heyelan riskini azaltarak güvenli ulaşımı tesis edecek, Tarım, hayvancılık ve turizmi destekleyecek, gençlerimizi bilim ve teknolojiyle buluşturacak, fırsat eşitliğini temin edecek bu projelerle şehrimizin kalkınma yolculuğuna ivme kazandıracağız” şeklinde konuştu. Programda konuşan DOKA Genel Sekreteri Kemal Akpınar ise, “Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı olarak bölgenin kalkınma potansiyelini ortaya çıkarmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu faaliyetlerin etkisiyle Rize ilimizde turizm olarak birçok alanda önemli çıktılar elde ettik. Bölgemizin genel kalkınma hamlesini ve hikayesini desteklemek amacıyla ajansımız çeşitli projelerle çalışmalarını sürdürmektedir. Bugün bu kapsamda ajansımız tarafından desteklenen projelerimiz için sayın bakanımızın teşrifleriyle açılışı yapacağız” dedi. DOKAP Başkanı Hakan Gültekin de, “Proje, toplam miktarı da yüz yirmi milyon yedi yüz bin liralık projelerin imza törenini gerçekleştireceğiz. Bununla birlikte 7 adet projemizin de açılış törenini yapacağız. Özellikle turizm, tarım, hayvancılık, eğitim, kültür başlıklarında yeşil yolla birlikte bölgenin kalkınmasını, gelişmişliğini sağlamak için kamu kurumları üzerinden projelere destek veren önemli bir bakandır. Tabii Cumhurbaşkanımızın çizdiği hedefler doğrultusunda misyon veren misyonumuzu göz önünde bulundurarak Sayın Bakanımızın da himayelerinde özellikle vurgulamak istiyorum. Bu projelerin desteklenmesinde, onaylanmasında sayın bakanımızın ciddi katkıları var. Çünkü kaynakları almak, yer ele geçirmek çok kolay değil. Özellikle bu konuda bakanımızın bugüne sonsuz oldu. Tabii ucu açık değil. Harcadığımız kaynakların mutlaka bilinci var. Bize tahsil edilen limitler dahilinde Rize’mize yüz yirmi milyon yedi yüz bin liralık aldığımız kaynak 11 il arasında bir numarada. İnşallah bugün ve bundan sonra bu desteklerini devam edecektir. Özellikle Rize merkezdeki işlerimizde toplantılarımızda ilimizle ilgili ne hedef koyduysak bununla ilgili hedefleri projelendirmesinde önümüze gelmesinde ciddi bir mutfak çalışması yapıyorlar. Tabii mutfak çalışmasında özel evlerimiz var” ifadelerini kullandı.
ÇAYKUR’dan organik çayda yeni uygulama
23 Mayıs 2024 Perşembe - 16:35 ÇAYKUR’dan organik çayda yeni uygulama ÇAYKUR, organik çaya getirdiği yeni düzenleme ile ‘organik olmayan çayın organikmiş gibi satılmasının’ önüne geçti. İklim şartları nedeniyle Rize, Artvin, Trabzon ve Giresun’da toplanan çaylar fabrikalarda yoğunluk oluşmasına neden oldu. Bu nedenle ÇAYKUR kontenjan uygulamasına geçti. Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, 4 Mayıs’ta başlayan yeni çay sezonunu değerlendirdi. Üreticilere dair birçok konuya açıklık getiren Alim, aynı zamanda ÇAYKUR’un organik çay konusundaki yeni uygulamasını da anlattı. Bu yıl tüm bölgelerde yaş çayın aynı anda gelmesiyle fabrikalarda yığılma olduğunu ve bu nedenle kontenjan uygulamasına geçildiğini kaydeden Yusuf Ziya Alim, “Bu yıl ilk defa çay bölgede her yerde aynı anda başladı ve halen devam ediyor. Düne kadar kontenjan uygulanmaması için kapasiteyi bayağı zorladık. Birkaç gün daha ister istemez aşırı bir yoğunluk olunca, hatta alımlarımız iki katına çıkınca, 12 bin ton gibi bir stokumuz olunca dekara 50 kilo alım uygulaması başlattık. Amacımız üreticimizi daha rahat satacakları şekilde çaylarını alabilmek, rahatlıklarını öne çıkarmak. Niyetimiz üreticimizden yana olmaktı, öyle de devam ediyor. 50 kilogramlık dekar başına uygulama zaten kontenjanda sayılmaz. Bu şekliyle alımlarımız devam ediyor, inşallah böyle devam edecek” dedi. Üreticilerin tüm çayını almakta kararlı olduklarını ancak çayını kısa sürede bitirmek isteyen üreticiler nedeniyle fabrikalarda yoğunluk oluştuğunu kaydeden Alim, “ÇAYKUR olarak biz her zaman üreticimizin yanındayız. Ancak üreticimize de acele etmeden, normal rutin şartlar altında alımların devam edeceğini, her zaman üreticilerimizin yanında olduğumuzu bilmelerini isteriz. Tabii ki bizim de kapasitemiz 9 bin 250 tondur. Bunun üzerine çıkan alımlar olduğu zaman ister istemez zorlanıyoruz. Az önce de söylediğim gibi bu zorluğu bile göze alaraktan hani hiçbir uygulama yapmadan devam edelim istedik ama üreticilerimiz bir cumartesi pazarda çayını bitirmeyi hedefliyor. Hepimiz aynı zamanda çay üreticisiyiz. 2 günde çayın bitmeyeceğini hepimiz biliriz. Ama normal bir şekilde devam etmesi durumunda çayın tamamını almaya kararlı olduğumuzu da söylüyoruz. Hiç kimsenin çayını dışarıya bırakmayacağımızı da söylüyoruz. Üreticimizin yanındayız, nakliyecimizin yanındayız, yükleyicinin yanındayız, herkesin yanındayız. Çay için yapılabilecek ne varsa biz kurum olarak bunları yapmaya hazırız. Hazırlıklarımızı yapmışız” dedi. “Bu sene önceki yıllara bakıldığı zaman iyi bir fiyat aldığını gösterir” Yaş çay taban fiyatının dolar bazında geçtiğimiz yıllara göre daha fazla bir zam aldığını dile getiren Alim, “Fiyat konusunda da bazı sıkıntılar oluyor. Yıllar itibarıyla bakıldığı zaman resmi olarak ben size fiyat konusunda bilgi vereyim istiyorum. Hani hep dolar bazından bahsediyoruz ya. Dolar şöyle oldu, böyle oldu. Mesela bu seneki artışımız dolar üzerinden bakıldığı zaman 59 sent, geçen sene 56 sent, daha önceki sene 43 sent, daha önceki sene 46 sentti. Yani bu sene önceki yıllara bakıldığı zaman fiyatlama konusunda üreticimizin daha da iyi bir fiyat aldığını gösterir” şeklinde konuştu. “Az da verse, çok da verse dekar başı destek alacak” Geçtiğimiz yıllarda organik çaya verilen destek kilogram başına hesaplanırken bu yıl ÇAYKUR yeni bir düzenleme ile üreticilerinin karşısına çıktı. Bundan sonraki yıllarda desteklemeyi kilogram başına hesaplamayacak olan ÇAYKUR dekar başına hesaplayacak. Böylelikle organik olmayan çayın organikmiş gibi satılmasının önüne geçilmiş olacak. Bazı iyi niyetli olmayan vatandaşların normal çayı organik çay gibi satma düşüncesine karşı yeni bir sistem geliştirildiğinin altını çizen Alim, “Üreticilerimizin hepsini kapsamasın, yani yanlış bir şekilde bir şey söylemiş olmayayım ama hani konvansiyonel alıp organik diye satmak gibi isteyen kişiler olabiliyordu. Biz dekara destek vererekten hiç kimseyi o yola yönlendirmek istemedik. Hani herkes çayını verecek. Az da verse, çok da verse dekar başı destek alacak. Bu da geçen sene verdiğimiz desteğin altında kalmayacak. Zaten bu hemen mayıs ayında belirlenmiyor. Mesela geçen sene de bunu biz 7-8 yıldır, toplanan çayın akabinde iki ay geçiyor. 2 ay sonra teşvikini ödüyoruz. Her sene böyle” dedi. “Zammı biz de bekliyoruz” Yaş çay taban fiyatı ile açıklanması beklenen kuru çay zammının henüz açıklanmadığının hatırlatılması üzerine Alim, “Yaş çayla kuru çay zammı aynı anda açıklanıyordu. Biz bir denge kurmuştuk, gidiyorduk. Bu sene de aynı şekilde arz ettik. Talebimiz doğrudan karşılandı, değerlendiriliyor. Muhtemelen olacaktır. Ama biz de bekliyoruz. Vakti saatini bilmiyorum. Bugün zam olsa önceki seneden kalan çayımızı da zamlı satmış olacağız. Biz şu anda önceki yıldan kalan çayımızı satıyoruz. Hani bu seneki çayı henüz pakete koymadık. Bunu koyunca zararlı olacak. Bu seneki üretim girdi mi zarar tabii ki ister istemez gözükebilir ama açıklanacağı zaman artık aradaki farkı kapatırız” şeklinde konuştu.