Yerel Haberler
Rize
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:31 200 yıllık tarihi kemer köprü yol yapımı çalışmasında gün yüzüne çıktı Rize’de geçmişte üzerinden geçen yol nedeniyle üzeri kapanan tarihi kemer köprü, Rize Belediyesi tarafından gün yüzüne çıkartıldı. Rize Belediyesi tarafından Rize Merkez Cumhuriyet Caddesi’nden başlayarak Kale Mahallesi boyunca Yağlıtaş Mahallesi’ne kadar uzanacak yol çalışması başlatıldı. Başlatılan çalışma kapsamında Atatürk Caddesi’nin Kale Mahallesiyle birleştiren güzergahta bulunan ve 1940’lı yıllarda bir kısmı, 1960’lı yıllarda ise tamamı kapatılan ve ‘Çitanın köprüsü’ olarak bilinen tarihi kemer köprünün üzeri yeniden açılmaya başladı. Köprünün mahallenin yerel halkı tarafından bilindiğini, yol çalışması kapsamında üzerinin açılmasına karar verildiğini ifade eden Rize Belediye Başkanı rahmi Metin "1826 yapımı bir köprü. 200 senedir bilinen bir köprü. Bizim bilmiyor olmamız köprünün bilinmiyor anlamına gelmiyordu. Bende yıllardır ‘Çitanın Köprüsü’ diye bildiğim, Rize’nin 1920-30’lu fotoğraflarında görünen bir köprü. Bende burada doğup büyüdüğüm için bildiğimiz bir köprüydü ama 1940’lı daha sonra 1960’lı yıllarda kot mesafelerinin yükselmesi, şehrin daha üst kotlarda şekil almasıyla beraber yol yapımı dönemlerinde Allah’tan hiç kimse zarar vermemiş yolu üzerinden geçirmişler" dedi. Tarihi kemer köprünün oda içerisine alınacağını ve ziyarete açılacağını dile getiren başkan Metin, üzerinin de cam seyir terası mantığı ile içerisi görünebilecek şekilde yapılacağını kaydederek "120 metrekare bir oda düşünün, o odanın içerisine köprüyü alacağız. 20 santimetre üstten, yanlardan 2’şer metrelik açıklık olacak şekilde odanın içerisine köprüyü almış olacağız. Merdivenlerle köprünün altına iniş olacak. Çok güzel ışıklandırma yapacağız, isteyen fotoğraf çektirebilecek. Bu bölgede o dönemlerden kalan tarihi parçaları da o odanın içerisine koyacağız. Köprünün üzerinde, araçların geçmediği yerleri cam ile kaplayacağız. Yani üstten geçerken de köprüyü aşağıdan seyredebileceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ramazan Bayramı’nı birlik ve beraberlik içinde kutlayalım"
18 Mart 2026 Çarşamba - 23:36 Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ramazan Bayramı’nı birlik ve beraberlik içinde kutlayalım" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nı geçirmek üzere geldiği baba ocağı Rize’de birlik ve beraberlik çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ramazan Bayramı’nı geçirmek üzere bugün havayolu ile Rize’ye geldi. Rize Artvin Havalimanından helikopter yerine karayolu ile Güneysu ilçesine geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada ilçe merkezinde hemşehrileri tarafından karşılandı. Hemşehrilerine otobüsten kısa bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Saygıdeğer hemşehrilerim, sizleri başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedî azaptan kurtuluş olan Ramazan ayı öncesinde en kalbi duygularla selamlıyorum. Öncelikle Rabbim bizleri Ramazan’a kavuşturduğu gibi inşallah Ramazan Bayramı’na da kavuştursun. Artık fazla bir şey kalmadı; inşallah Rabbim bizleri Ramazan Bayramı’na da kavuşturur ve böylece Ramazan’a kavuşturduğu gibi bayramıyla da bizleri müşerref kılar. Sizleri bu duygular içerisinde, inşallah Ramazan Bayramı’nı burada kutlamak için, sizlerle beraber olmak için şu anda aranızdayım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Hep birlikte bir olalım, beraber olalım, iri olalım, kardeş olalım ve Ramazan Bayramı’nı da inşallah burada birlik ve beraberlik içerisinde kutlayalım. Sizleri bu duygular içerisinde selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Sağ olun, var olun" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının ardından otobüsten inerek makam aracıyla evine geçti. Bayram süresince kentte çeşitli ziyaretler gerçekleştirmesi öngörülen Erdoğan’ın, bayram namazını Güneysu ilçesinde kılacağı ve merhum annesinin ismini taşıyan Güneysu Tenzile Erdoğan Devlet Hastanesi’nin de açılışını yapacağı öğrenildi.
Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:00 Çay atığından antibakteriyel ürün geliştirdiler Rize TOBB Fen Lisesi öğrencileri çay atığından yüzde 100’e yakın antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama ürünü geliştirdiler. Türkiye’nin çay başkenti Rize’de, çay atığından yola çıkan lise öğrencileri dikkat çekici bir bilimsel çalışmaya imza attı. Rize TOBB Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Derin Şengül, Çağan Gültekin ve Leyla Omar, bölgede büyük miktarlarda oluşan çay atığını değerlendirerek antibakteriyel özellik taşıyan yenilikçi bir kaplama geliştirdi. Yılda 83 bin ton çay atığı Çay bahçelerinden toplanan yeşil çay filizlerinin fabrikalarda işlenirken ayrılan lifli kalın kısımları; çay atığı veya çay çöpü olarak adlandırılıyor. Araştırmalara göre Türkiye’de çay üretimi sonucunda yılda yaklaşık 83 bin ton çay atığı oluşuyor. Öğrenciler, bu büyük atık kaynağını bilimsel bir fırsata dönüştürerek çay posasındaki doğal bileşenleri kullanıp gümüş nanoparçacıklarla güçlendirilmiş hijyenik bir yüzey kaplama teknolojisi geliştirdi. Gümüşün yeşil yolculuğu "Gümüşün Yeşil Yolculuğu: Atık Çay Polifenolleri ile Güçlendirilmiş Hijyenik Kaplama Teknolojisi" adı verilen proje, yapılan laboratuvar testlerinde yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki göstererek dikkat çekti. Proje aynı zamanda TÜBİTAK 2204A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda binlerce proje arasından ilk 6’ya girerek önemli bir başarı elde etti. Sağlık ve hijyen alanında oldukça önem taşıyan projenin farklı testler yapılarak daha da geliştirilmesi hedefleniyor. Antibakteriyal kalkan Geliştirilen antibakteriyel kaplama, su bazlı vernik ve benzeri kaplama malzemelerine entegre edilerek farklı yüzeylerde kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Boya, vernik ve çeşitli kaplama ürünlerinin içine katılarak duvarlar, masa yüzeyleri, kapı kolları gibi temasın yoğun olduğu alanlarda uygulanabileceği belirtildi. Özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve kuaförler gibi hijyenin kritik olduğu ortamlarda yüzeyleri bakterilere karşı daha güvenli yapacağı ifade edildi. "Sıfır atık kapsamında, çay atığını değerlendirdik" Projenin fikir aşamasını anlatan öğrencilerden Derin Şengül, bakterilerin yüzeylerde oluşturduğu risklerin bu çalışmanın çıkış noktası olduğunu belirtti. Şengül, "Yaptığımız araştırmalarda bakterilerin birçok yüzeyde ciddi sorunlara yol açtığını gördük. Antibakteriyel kaplamaların bu soruna karşı etkili bir çözüm olduğunu fark ettik ancak bu kaplamaların çok yaygın kullanılmadığını gördük. Bu nedenle kendi kaplamamızı geliştirmeye karar verdik. Gümüş nanoparçacıklar geniş yüzey alanı sayesinde güçlü antibakteriyel özellik gösteriyor. Bu yüzden ana ham madde olarak gümüş nanoparçacık kullanmaya karar verdik. Bunun yanında sıfır atık yaklaşımı kapsamında çay atığını değerlendirmeyi hedefledik" şeklinde konuştu. Hastanelerden okullara kadar geniş kullanım alanı Projede yer alan öğrencilerden Leyla Omar ise bakterilerin yalnızca hastanelerde değil günlük yaşamın birçok alanında bulunduğunu söyledi. Omar, "Kaplamayı üretirken çevre dostu yeşil sentez yöntemini kullandık. Ayrıca su bazlı vernik ile gümüş iyonlarını entegre ettik. Bu sayede kokusuz ve renksiz bir kaplama elde ettik. Duvarlar, masa yüzeyleri ve birçok farklı yüzeyde kullanılabilir. Hastaneler ve sağlık kuruluşları, laboratuvarlar, kuaförler, gıda üretim tesisleri, okullar ve toplu yaşam alanları olabilir. Yaptığımız testlerde bakterilerin üremesi için en uygun ortamda bile kaplamanın yüzde 99,5’e varan antibakteriyel etki gösterdiğini gördük. Farklı ortamlarda yaptığımız deneylerde yüzde 100’e varan antibakteriyel etkinlik de gözlemledik" dedi. Zorlu ama başarılı bir süreç Projede yer alan öğrencilerden Çağan Gültekin ise projenin uzun ve zorlu bir çalışma süreci sonunda ortaya çıktığını söyledi. Gültekin, "Proje boyunca ekip olarak sürekli birlikte çalıştık. Bazen derslerle birlikte yürütmek zor oldu, çok yorulduk ve bazı denemelerde başarısız olduk. Ancak pes etmedik. Her başarısızlıktan sonra tekrar denedik ve hatalarımızdan öğrenmeye çalıştık. Sonunda böyle bir proje ortaya çıktı ve projemizin daha da gelişeceğine inanıyoruz" diye konuştu. "Farklı çalışmalar öğrencilerime ilham verdi" Projeye rehberlik eden Rize TOBB Fen Lisesi Kimya Öğretmeni Kadriye Dinç, öğrencilerin yerel bir atıktan yola çıkarak böyle bir teknoloji geliştirmesinin oldukça değerli olduğunu söyledi. Dinç, "Uzun yıllardır öğrencilerle birlikte projeler yaparak onları bilimle tanıştırmaya çalışıyorum. Okulumuzda artık bilimle ilgili bir kültür oluştu diyebilirim. Gerçekten öğrencilerimiz çok meraklı ve bu meraklarının her geçen gün arttığını görüyorum. Onların bu ilgisi bize yansıyınca biz de kayıtsız kalamıyoruz. Sene başında öğrencilerim ’Hocam çok güzel bir proje fikrimiz var’ dediklerinde ben de gerçekten çok heyecanlanmıştım. Projeyi dinlediğimde değerli bir çalışma olabileceğini düşündüm ve öğrenciler araştırmalarına başladılar. Ülkemizde yürütülen sıfır atık politikası ve yeşil sentez yaklaşımı, yani çevreye zarar vermeden faydalı ürünler üretme çabası her geçen gün daha da önem kazanıyor. Öğrencilerimiz de bu yaklaşımın içinde olmak istediler. Çalışmalarında bir atık ürün kullanmayı düşündüler ve bunun yerel bir atık olmasını istediler. Rize’de çok sayıda çay fabrikası var ve bu nedenle oldukça fazla çay atığı oluşuyor. Çay üzerine yapılan farklı çalışmalar da öğrencilerimize ilham verdi. Üniversitemizde ve çeşitli kurumlarda çay atığıyla ilgili çok güzel projeler yapıldığını gördüler. Bunun üzerine ’Öğretmenim biz de çay atığını kullanabiliriz’ diyerek çalışmaya başladık" dedi. "Test sonuçları başarılı çıktı" Projede sağlık alanına yönelik bir çözüm geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Dinç, çalışmanın nanoteknoloji ve çevre dostu üretim anlayışını buluşturduğunu ifade etti. Dinç, "Ne yapabiliriz diye düşünürken sağlık alanına yöneldik. COVID-19 pandemisi ve hastane enfeksiyonları gibi sorunlar öğrencileri bu alanda bir çözüm geliştirmeye yönlendirdi. Gümüş, altın ve çinko gibi parçacıkları değerlendirmeye başladılar. Gümüşün antibakteriyel özelliği biliniyor ancak maliyeti yüksek. Biz de gümüşü çay atıklarıyla birleştirerek nanoteknoloji yardımıyla nano düzeyde üretip kaplama malzemesine entegre ederek antibakteriyel bir ürün elde etmeyi hedefledik. Yaptığımız analizler sonucunda çayın bu çalışma için oldukça uygun bir materyal olduğunu gördük. Öğrenciler su bazlı ve çevre dostu bir vernik kullanarak elde ettikleri nanoparçacıkları kaplamaya entegre ettiler. Böylece yüzeylere uygulanabilecek bir kaplama ürünü ortaya çıktı. Küçük bir prototip oluşturduk ve bunu ilimizdeki ilgili kurumların laboratuvarlarında test ettik. Sonuçlar bizi gerçekten heyecanlandırdı çünkü kaplamanın antibakteriyel özellik gösterdiği görüldü. Proje şu anda geliştirme aşamasında. Ar-Ge çalışmalarıyla ilerletmeyi planlıyoruz. Hastaneler, laboratuvarlar, gıda sektörü ve bakterinin üreyebildiği birçok ortamda kullanılabileceğini düşünüyoruz. TÜBİTAK 2204A yarışmasında binlerce proje arasından önce ilk 6’ya girdik. Bu bizim için çok önemli bir motivasyon oldu. Henüz ticari bir teklif yok ancak proje geliştikçe çok daha güzel sonuçlar ortaya çıkacağına inanıyoruz" diye konuştu. Pandemiler ve bulaşıcı hastalıklar açısından önemi COVID-19 pandemisi, virüs ve bakterilerin yüzeyler üzerinden de hızla yayılabildiğini tüm dünyaya gösterdi. Hastaneler, okullar, toplu taşıma araçları ve kamuya açık alanlarda yüzey hijyeninin ne kadar kritik olduğu bu süreçte daha net ortaya çıktı. Rize TOBB Fen Lisesi öğrencilerinin geliştirdiği antibakteriyel kaplama, bu açıdan önemli bir potansiyel taşıyor. Yüzeylerde bakteri oluşumunu büyük ölçüde engelleyebilen bu teknoloji; özellikle hastaneler, laboratuvarlar, gıda üretim tesisleri ve toplu kullanım alanlarında hijyen seviyesini artırabilecek bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Yerel bir tarım atığı olan çay atığından geliştirilen bu kaplama, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede çevre dostu ve yenilikçi bir yaklaşım sunması bakımından dikkat çekiyor.
Bakan Kacır: "En fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya yükseldik"
17 Mart 2026 Salı - 17:18 Bakan Kacır: "En fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya yükseldik" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin 20. kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmak üzere Rize’ye geldi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin (RTEÜ) 20. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen kutlama programına katılmak üzere Rize’ye geldi. RTEÜ bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi’nin açılışını da gerçekleştiren Kacır’a Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Rize milletvekilleri Harun Mertoğlu ve Muhammed Avcı, Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, RTEÜ Vakfı Başkanı Nusret Bayraktar, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan ile birlikte ilgililer, öğrenciler, akademisyenler eşlik etti. Açılışın ardından 20. kuruluş yıl dönümü programına geçen Kacır, burada yaptığı konuşmada Türkiye’nin bilim ve teknoloji temelli kalkınma yolculuğuna vurgu yaparak "Dünya genelinde en fazla bilimsel yayın üreten ülkeler arasında 22’nci sıradan 14’üncü sıraya yükseldik. 2002’de 414 olan yerli patent başvuru sayısı geçtiğimiz yıl 11 bin 394’e ulaştı. Yerli patent başvurularında dünyada 10’uncuyuz. Kadın buluşçu oranında dünya birincisiyiz. 2002’den bu yana Türkiye’nin Ar-Ge harcamalarını 1,2 milyar dolardan 19,9 milyar dolara yükselttik" dedi. Bakan Kacır konuşmasının devamında, "Kendi insansız hava araçlarını, füzelerini, mühimmatını, jet motorlarını, savaş uçaklarını, helikopterlerini, uydularını, radar ve elektronik harp sistemlerini geliştiren ve üreten bir ülkeyiz. Bizlerden neyi esirgiyorlarsa onun daha iyisini yerli ve milli olarak geliştiriyor, üretiyoruz. Milletimizin 60 yıllık yerli ve milli otomobil özlemini; akıllı ve elektrikli otomobilimiz Togg’la gerçeğe dönüştürdük. 2006’da kurulan Recep Tayyip Erdoğan Üniversitemizin araştırma ve bilim üretme kapasitesi, Anadolu şehirlerimizin Türkiye’nin bilim ve araştırma yolculuğuna güç kattığının en somut göstergesidir. Bugüne kadar TÜBİTAK bursları kapsamında üniversitemizdeki bin 29 öğrenci ve araştırmacıya yaklaşık 227 milyon lira destek verdik. Üniversitemizin 162 projesine 423 milyon lira destek sunduk. DOKAP ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı eliyle projelere 75 milyon lira kaynak sağladık" ifadelerini kullandı. "Hamdolsun epey bir mesafe aldık" Programda konuşan İlim Yayma Cemiyeti Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan ise üniversitenin ilk yıllarında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adına yakışır bir üniversite kurmakta çok zorlanacaklarını düşündüğünü dile getirerek, "Cumhurbaşkanımızın ismi bu üniversiteye değil İstanbul’da bir üniversiteye verilecekti. Doğrusu ben de İstanbul’da bir üniversiteye verilmesini çok arzu ediyordum. Ama Rize daha hızlı hareket etti, senato daha erken karar aldı, biraz emrivaki oldu ve Cumhurbaşkanımız da ’tamam, seve seve’ dedi. Vakfın kurulduğu ilk yıllarda da muhalefet ettim ben. Dedim ki; ’Cumhurbaşkanımızın adına yakışır üniversiteyi Rize’de yapmakta çok zorlanacağız, nasıl olacak bu iş?’ Hamdolsun epey bir mesafe aldık. Cumhurbaşkanımızın adına yakışır bir üniversite olmaya her zamankinden daha yakınız. Çalışmaya devam edeceğiz ve gerçekten Rize’de dünya çapında bir araştırma üniversitesini var etmek için biz vakfımız olarak bütün Rize’nin enerjilerini, Cumhurbaşkanımızın tabii ki desteğini arkamıza alarak harekete geçirmeye çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Program, akademisyenlere ödüller verilmesiyle sona erdi.
Bakan Işıkhan, yerin 320 metre altında maden işçileriyle sahur yaptı
17 Mart 2026 Salı - 09:06 Bakan Işıkhan, yerin 320 metre altında maden işçileriyle sahur yaptı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Rize Çayeli’nde bulunan bakır madenine inerek, yerin 320 metre altında işçilerle birlikte sahur yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Rize’nin Çayeli ilçesinde bulunan bakır madenini ziyaret etti. Işıkhan ve beraberindeki heyet, madenci kıyafeti, baret ve çizme giyerek yerin metrelerce altına inmeden önce iş güvenliğine ilişkin bilgi aldı. Ardından üretim alanına inen Işıkhan, madencilik faaliyetleri hakkında bilgi edindi. Maden işçilerinin çalışma alanına gelen Işıkhan, yerin 320 metre altında bulunan maden yemekhanesinde maden işçileriyle birlikte sahur yaptı ve burada yürütülen çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı. Işıkhan, sahurun ardından sığınma istasyonuna geçerek, acil durumlarda alınan iş güvenliği önlemleri konusunda yetkililerle değerlendirmelerde bulundu. Maden ziyareti çerçevesinde uzaktan kumandalı kepçe kullanımını da izleyen Bakan Işıkhan, bakır madeninin çıkarılma işlemini yerinde gözlemledi. "Rize sadece maden üretmiyor Cumhurbaşkanımız gibi bir cevheri yetiştirdi" Burada basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, tüm İslam aleminin Kadir Gecesi’ni tebrik etti. Işıkhan, Rize’nin bir maden şehri olduğunda sözlerine ekleyerek, "R ize sadece maden üretmiyor. Cumhurbaşkanımız gibi bir cevheri yetiştirdi. Dünya lideri bir cevheri yetiştirdi. Milletvekillerimizi, bakanlarımızı yetiştirdi. Burada bulunmaktan dolayı da büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Işıkhan, Türkiye’nin üretim gücüne ilişkin konuşarak, "Tabii Türkiye Yüzyılı Üretimin Yüzyılı olacak dedik. Üretimin yüzyılını gerçekleştiren, üretimde bulunan emekçi kardeşlerimiz tabii burada. Bizden sonra üretime devam edecekler. Arkamızda bulunan yığını işletecekler" şeklinde konuştu. "Türkiye Yüzyılını emekçilerle, alın teri ile geçinen kardeşlerimizle kuracağız" Madende çalışan işçilere verdikleri emeklerden dolayı teşekkür eden Işıkhan, "Esas teşekkür emekçilerimize. Çünkü Türkiye Yüzyılını Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde emekçilerle, alın teri ile geçiren kardeşlerimizle kuracağız" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Işıkhan, işçilerle bir arada olmaktan mutlu olduğunu da belirterek, "Ben de fabrikalara gittiğimde işte burası bir fabrika, burası bir üretim alanı. İşçiler mutlu oluyor, emekçiler mutlu oluyor. Kardeşlerimizle bir araya geliyoruz. Sahurda Allah ne verdiyse onu paylaşıyoruz, yiyoruz. Bu da bizi, hani millet olarak da en güçlü kılan özelliklerden bir tanesi" ifadelerine yer verdi. Bakan Işıkhan’a ziyareti kapsamında Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Yunus Elitaş, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü Samet Güneş, Çalışma Genel Müdürü Oğuz Tuncay ve Çayeli Bakır İşletmeleri Genel Müdürü Murat Güreşçi eşlik etti.