Yerel Haberler
Rize
Rize’nin yeni gözdesi: Baklava görünümlü çay bahçesi
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:32 Rize’nin yeni gözdesi: Baklava görünümlü çay bahçesi Rize’de genç kızın paylaşımıyla keşfedilen baklava görünümlü çay bahçesi yoğun ilgi görmeye başladı. Rize merkeze bağlı Ambarlık Köyü Alibey’in Sırtı olarak adlandırılan Türütler Mevkii’nde düzeni ile baklavaya benzeyen çay bahçesi sosyal medyada yoğun ilgi gördü. Alibey’in Sırtı’nda yer alan çay bahçesi Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı eski adı ‘Çeçeva’ yeni adı ile Haremtepe köyünde bulunan ve her gün yüzlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen bahçeye benzetilse de şehir merkezine olan yakınlığı ile de dikkat çekiyor. Hüseyin Türüt’ün kendi emeği ile hazırladığı çay bahçesine çay toplamak için ondan başkası giremiyor. Artık köyün sembolü haline gelen çay bahçesinin hazırlanmasında Hüseyin Türüt’ün bahçeye zarar gelmemesi için kendilerini dahi çay bahçesine sokmadığını ifade eden baba Hasan Türüt, "Burayı bizim uşak yapmış, bizi bile buraya sokmadı kendi kesti bu çay bahçesine böyle güzel olsun diye. Çocuklar da atmışlar sosyal medyaya güzel görünüyor diye, çok arayan var gelip görelim diye. Biz yaparsak bozulur diye 4-5 yıldır oğlum bizi buraya sokmuyor. Kendi yapıyor bu çay bahçesini. Motorla düzeltip kesiyor bu çay bahçesini" dedi. "Fotoğraf çekinmeye gelen çok oldu" Bahçenin görüntüsünü sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra bir anda herkesin yoğun bir ilgi gösterdiğini ve görüntünün bir anda bir çok sosyal medya hesabında paylaşıldığını dile getiren Fatmagül Türüt, "Burası halamın çaylığıdır. Çayı bitirdik dedim ki sosyal medyaya video çekeyim ve çektiğim görüntüyü paylaştım. Herkes ‘Burası Çeçeva mıdır? Burası daha güzel gibi’ yorumlar geldi. Paylaştığım videom başka hesaplarda yayınlandı ve patladı gitti. Yazan, soran çok oluyor burası neresi diye. Ambarlık, Rize diyorum. Fotoğraf çekinmeye gelen çok oldu. Buraya gelip fotoğraf çekip paylaşım yapıyorlar" ifadelerini kullandı. "Çok emek verildi buraya" Ambarlık köyünde yer alan ve görüntüsüyle ilgi çeken çay bahçesinin Çeçeva’ya benzerliğinin verilen emekten kaynaklı olduğunu dile getiren köy sakinlerinden Sinan Türüt ise "Burada yıllarca akrabalarımızın bizim verdiğimiz emek sonucunda el emeğiyle burada ufaktan güzel bir şekilde bir çay bahçesi yaptık. Çok emek verildi buraya. Bunu da bizim akrabalarımız sosyal medyaya attığında baya bir ilgi gördü. Onun sonucunda buraya gelenler fotoğraf çekilenler var. Çeçeva da el emeği verilmiş bir yerdir, burada da bir emek verilmiş. Rakip değiliz, orada da bir güzellik var burada da bir güzellik var. Görmek isteyen vatandaşlarımızı da halkımızı da bekleriz. Rize’mize kazandırılmış bir güzellik" diye konuştu. "Manzarası çok güzel bir yer" Sosyal medyada gördüğü görüntü üzerine bölgeye gelerek fotoğraf çekildiğini ifade eden Aleyna Zaimoğlu isimli vatandaş ise "Sosyal medyada gördüm burayı, arkadaşımla beraber geldik. Çeçeva’da da bu şekilde bir çay bahçesi vardı ama buranın yolları ulaşım açısından daha iyi. Burada fotoğraflar çekildik, manzarası çok güzel bir yer. Ulaşım açısından da çok rahat, kolaylıkla bulabilirsiniz" şeklinde konuştu.
Rize’nin yeni gözdesi: Baklava görünümlü çay bahçesi
14 Haziran 2025 Cumartesi - 12:03 Rize’nin yeni gözdesi: Baklava görünümlü çay bahçesi Rize’de genç kızın paylaşımıyla keşfedilen baklava görünümlü çay bahçesi yoğun ilgi görmeye başladı. Rize merkeze bağlı Ambarlık Köyü Alibey’in Sırtı olarak adlandırılan Türütler Mevkii’nde düzeni ile baklavaya benzeyen çay bahçesi sosyal medyada yoğun ilgi gördü. Alibey’in Sırtı’nda yer alan çay bahçesi Rize’nin Çayeli ilçesine bağlı eski adı ‘Çeçeva’ yeni adı ile Haremtepe köyünde bulunan ve her gün yüzlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilen bahçeye benzetilse de şehir merkezine olan yakınlığı ile de dikkat çekiyor. Hüseyin Türüt’ün kendi emeği ile hazırladığı çay bahçesine çay toplamak için ondan başkası giremiyor. Artık köyün sembolü haline gelen çay bahçesinin hazırlanmasında Hüseyin Türüt’ün bahçeye zarar gelmemesi için kendilerini dahi çay bahçesine sokmadığını ifade eden baba Hasan Türüt, "Burayı bizim uşak yapmış, bizi bile buraya sokmadı kendi kesti bu çay bahçesine böyle güzel olsun diye. Çocuklar da atmışlar sosyal medyaya güzel görünüyor diye, çok arayan var gelip görelim diye. Biz yaparsak bozulur diye 4-5 yıldır oğlum bizi buraya sokmuyor. Kendi yapıyor bu çay bahçesini. Motorla düzeltip kesiyor bu çay bahçesini" dedi. "Fotoğraf çekinmeye gelen çok oldu" Bahçenin görüntüsünü sosyal medya hesabından paylaştıktan sonra bir anda herkesin yoğun bir ilgi gösterdiğini ve görüntünün bir anda bir çok sosyal medya hesabında paylaşıldığını dile getiren Fatmagül Türüt, "Burası halamın çaylığıdır. Çayı bitirdik dedim ki sosyal medyaya video çekeyim ve çektiğim görüntüyü paylaştım. Herkes ‘Burası Çeçeva mıdır? Burası daha güzel gibi’ yorumlar geldi. Paylaştığım videom başka hesaplarda yayınlandı ve patladı gitti. Yazan, soran çok oluyor burası neresi diye. Ambarlık, Rize diyorum. Fotoğraf çekinmeye gelen çok oldu. Buraya gelip fotoğraf çekip paylaşım yapıyorlar" ifadelerini kullandı. "Çok emek verildi buraya" Ambarlık Köyü’nde yer alan ve görüntüsüyle ilgi çeken çay bahçesinin Çeçeva’ya benzerliğinin verilen emekten kaynaklı olduğunu dile getiren köy sakinlerinden Sinan Türüt ise, "Burada yıllarca akrabalarımızın bizim verdiğimiz emek sonucunda el emeğiyle burada ufaktan güzel bir şekilde bir çay bahçesi yaptık. Çok emek verildi buraya. Bunu da bizim akrabalarımız sosyal medyaya attığında baya bir ilgi gördü. Onun sonucunda buraya gelenler fotoğraf çekilenler var. Çeçeva da el emeği verilmiş bir yerdir, burada da bir emek verilmiş. Rakip değiliz, orada da bir güzellik var burada da bir güzellik var. Görmek isteyen vatandaşlarımızı da halkımızı da bekleriz. Rize’mize kazandırılmış bir güzellik" diye konuştu. "Manzarası çok güzel bir yer" Sosyal medyada gördüğü görüntü üzerine bölgeye gelerek fotoğraf çekildiğini ifade eden Aleyna Zaimoğlu isimli vatandaş ise "Sosyal medyada gördüm burayı, arkadaşımla beraber geldik. Çeçeva’da da bu şekilde bir çay bahçesi vardı ama buranın yolları ulaşım açısından daha iyi. Burada fotoğraflar çekildik, manzarası çok güzel bir yer. Ulaşım açısından da çok rahat, kolaylıkla bulabilirsiniz" şeklinde konuştu. (HFD-
Çayda kimyasal gübre tehdidi
13 Haziran 2025 Cuma - 17:01 Çayda kimyasal gübre tehdidi ÇAYKUR Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, "Kimyasal gübrede diyoruz ki ’dekarına 50-60 en fazla 70 kilo vermemiz lazım’ ama bizim büyüklerimiz ’sen bilmiyorsun 200-300 kilo verirsen daha çok çay verir’ mantığıyla tabiri caizse tüm bahçelerimizi kimyasallarla yıkıyoruz. Her taraf gübre oluyor. Hayvanlar bile kaçıyor çay bahçelerinden" dedi. Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürü Yusuf Ziya Alim, Rize Aktif Gazeteciler Derneği’ni ziyaret ederek 2025 çay sezonunu değerlendirdi. Sezonun yanı sıra çayın geleceğini olumsuz etkileyen bilinçsiz gübrelemeye de değinen Alim, üreticilerin kendi eliyle çay bahçelerine kimyasal gübre ile zarar verdiğine vurgu yaptı. Toprak kalitesinin düştüğüne de değinen Alim, hayvanların bile kimyasal gübre nedeniyle çay bahçelerinden kaçtığını ifade etti. Bu yıl çay sezonunun erken tamamlanacağına dikkat çeken Genel Müdür Alim "Birinci sürgünün sonuna geliyoruz. 5-10 günlük bir şey kaldı ama bu 10 günü bile bulmayabilir. Daha kısa sürede de tamamlanabilir. Geçen yıl mayıs ayında aldığımız çayın birazcık üzerine çıkacak şekilde alımlarımız devam ediyor. Bugün itibarıyla 6-7 bin ton civarında düşme oldu. Randevulu sistem kaldırıldı. Kontenjan dediğimiz kilogramı da 100’e çıkardık. Sanırım 5-10 gün içerisinde tamamıyla birinci sürgün bitmiş olacak. 16 Mayıs’ta kampanyayı açtık, 20-25 Mayıs gibi yoğun alım başladı. Yani 20 gün olmadan çay bitti gibi bir durum var" dedi. "Üreticilerimiz acele ediyor" Üreticilerin acele ederek çayını bir an evvel bitirmek istediğine vurgu yapan Alim, "Üreticilerimiz acele ediyor, aslında etti de. Normal şartlarda çaylarımızın hasadını yapacak olursak, makinelerle çay toplamak daha rahat olmalıyken biz bunu çayı erkenden bitirmek için kullanıyoruz. Yarım gün toplayıp, dinlenerek bayram havasında toplasak hem değeri aşağıya düşmeyecek hem normal şartlarda olması gereken 25-30 günde çay bitecek. Hem de özel sektör, kamu, üretici, çalışan hiç kimse sıkıntı çekmeden bitirebileceğiz" ifadelerini kullandı. "Geçen sene motorla çay hasadı oldukça arttı. Bu sene daha da ileriye gitti" Çay motorları ile bilinçsizce yapılan hasadın rekolteyi düşürdüğünü kaydeden Alim, "Rekoltenin düşmesi sadece hava şartları kaynaklı değil. Geçen sene motorla çay hasadı oldukça arttı. Bu sene daha da ileriye gitti. Çaylıklar görüyorsunuz, yeşil bir tabaka kalması lazım ki, çay kendine gelebilsin. Güzel sürgünler gelsin. Motorla derin kesim yapıldığında çayın yeşil tabakası kalmıyor. Kalmayınca verim ve kalite kaybı yaşanıyor. Biraz daha dikkat edersek aslında ’bindiğimiz dalı kesiyoruz’ diye bir durum var. Sadece hava koşullarına bağlı değil, toplama tekniğiyle ilgili gerilemeler daha önemli bence" dedi. "Haftaya tamamıyla birinci sürgünü bitirmiş oluruz" Çay sezonu açıldığından bugüne 188 bin tonun üzerinde çay aldıklarının altını çizen Alim, "Bugün itibarıyla 188 bin 500 ton alım yapmış olduk. Bugün de 6-7 bin ton bir alım bekliyoruz. Haftaya da tamamıyla birinci sürgünü bitirmiş oluruz. ÇAYKUR üreticinin teminatıdır, çayın tamamını alacağız diye söylemlerimiz de var üreticiyi mağdur etmemek adına alım yapacağız. Geçen sene 213 bin ton yaş çay almıştık, bu sene de sanırım 200 bini geçeceğiz. Çay satışı açısından bugün itibarıyla 35 bin ton satışımız var. Çay satışında geçen seneye göre gerideyiz. Bu da normal piyasanın seyrine göre etkilenmiş oluyor" dedi. "Çalışmayı yaptık herkese bildirdik ama bahçeyi kim kazacak sıkıntı burada" Bilinçsiz gübreleme ve toprak bakımsızlığı nedeniyle çayın tehlikede olduğuna vurgu yapan Genel Müdür Alim sözlerinin devamında, "Toprak analizleri yaptırdık. Toprağımızın her geçen gün daha kötüye gittiğini de söylüyoruz. pH düştü. Diğer yapısal özellikleri kaybolmaya başladı. Bakmazsak, ilgilenmezsek daha kötü günler bizi bekliyor olacak ama zararın neresinden dönersek kardır. Üreticilerimize biz bunu her defasında anlatıyoruz. Toprağın havalandırılması lazım. Bakım yapılması ve gübre verirken çay bitkisinin etrafına dikkat etmek lazım. Birçok etkenler var bunların hepsini kendi içinde değerlendirdiğimiz de bu sıkıntı oluyor. Kimyasal gübrede diyoruz ki dekarına 50-60 en fazla 70 kilo vermemiz lazım ama bizim büyüklerimiz ’sen bilmiyorsun 200-300 kilo verirsen daha çok çay verir’ mantığıyla tabiri caizse tüm bahçelerimizi kimyasallarla yıkıyoruz. Her taraf gübre oluyor. Hayvanlar bile kaçıyor çay bahçelerinden. O anlamda kimyasalı biz kararında vermiş olsak zararı yok. Ortasını bulmak lazım. Hepsi bir yana hiç kimyasal gübre vermesek, organik gübre de vermesek sadece toprağı havalandırmakla bile yeterli fayda sağlanıyor. Toprak yapısıyla ilgili 2 yıldır çalışılıyor. Artvin bölgesi, Rize bölgesi, Trabzon bölgesi ayrı olarak toprağa ne verilmesi lazım, hangi maddelerin kaldırılması lazım, pH kaç olması lazım diye çalışma yürütülüyor. Mesela 2-7 olan var ona göre tarım kireci vermek lazım. Tarım kirecini de verdiğin zaman üstten atmayla olmuyor. Verdiğin yeri de kazıp toprağa karıştırman gerekiyor. İşte bunu yapmamız lazım. Yapmadıktan sonra bizim anlatmamız bir şey değiştirmiyor. Çalışmayı yaptık herkese bildirdik ama bahçeyi kim kazacak sıkıntı burada" şeklinde konuştu.
Sahte Anzer Balları’na yönelik hukuki mücadele başlatıldı
13 Haziran 2025 Cuma - 09:32 Sahte Anzer Balları’na yönelik hukuki mücadele başlatıldı Dünyaca ünlü ‘Anzer Balı’nın’ sahteleri hakkında hukuki mücadele başlatıldı. Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Anzer Yaylası’nda üretilen ve ismini yetiştiği yayladan alan dünyaca ünlü Anzer Balı, alınan önlemlere rağmen taklit edilmeye devam ediliyor. Kavanozu saran güvenlik şeridi, metal kooperatif mührü, kare kodun yanı sıra ‘Coğrafi İşaretli ürün’ olmasına rağmen halen taklit edilen bal nedeniyle kooperatifler ve Anzerli üreticiler de mağdur ediliyor. Asıl mağduriyeti ise balı alan tüketiciler yaşıyor. Sağlık amaçlı alınan ve tedavi için kullanılan bu balın taklitlerini alan tüketiciler hem sağlıklarından hem de ceplerindeki paradan oluyor. Bunun üzerine harekete geçen Anzer Ballı Köy Muhtarlığı sahte ballar hakkında suç duyurusunda bulunarak tespit ettikleri ballar hakkında yasal işlem yaptırıyor. İnternette ‘Anzer Balı’ adı altında satılan ballara tüketicilerin dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Rize Muhtarlar Federasyonu Başkanı ve Anzer Ballı Köy Muhtarı Remzi Güzel, "Dünyaca meşhur olan Anzer Balımız, yıllık olarak üç ve beş ton arasında üretilen bir baldır ama maalesef Türkiye’de 81 ilde tonlarca bal satılmaktadır. Biz Türk kamuoyuna ‘Kandırılmayın gerçek Anzer balının üzerinde logosuyla birlikte bunu siz alabilirsiniz’ diyoruz. Basın açıklamalarında sürekli olarak bunu bildirdik. Dolayısıyla internet alışveriş sitelerinde insanlar kandırılıyorlar. Biz bu kandırılma noktasında sürekli basın aracılığıyla birlikte kamuoyunu bilgilendirmek istiyoruz" dedi. "Sahte Anzer balına 67 bin liraya kadar fiyat veriliyor" Sahte Anzer Balı’nın 10 kat daha fazla fiyatta internet sitelerinde alıcı bulduğunu hatırlatan Güzel "Anzer Balı şifa için alınıyor, insanlar bunu kahvaltı için almıyor. Maalesef internet sayfalarında 67 bin liraya kadar hiç alakası olmayan balların fiyatlarıyla karşılaşmış olduk. Türkiye’nin 81 ilinde raflarda ve turizm merkezlerinde satılan balların gerçek Anzer Balı olma ihtimali yoktur. Bu bilgilendirmeyi yapmamızın sebebi insanlarımız kandırılmasın. Sahte balları tüketicilerimiz aldığı zaman, bundan şüphelendiklerinde mutlaka Tarım İl Müdürlüğüne şikayetlerinde bulunsunlar" ifadelerini kullandı. Mahkeme süreci devam ediyor "Satıcılara karşı önlemler, yaptırımlar uygulansın. İşlem başlatılmış ve dava süreci devam eden mahkemelerimiz var. Geçen yılda baro başkanımızla beraber bu süreci başlatmıştık. Coğrafi işaret taklidi yapıyorlar. Mutlaka kare kodu ve coğrafi işaretiyle birlikte bunları takip etsinler. Gerçek Anzer Balına Rize’de ki kooperatiflerimiz aracılığıyla ulaşabilirler. Şu anda Muğla’da köyümüzün adıyla taklit yapılmış kooperatifler var. Yaklaşık 180 tane Anzer markası adı altında Türkiye’de bal satan firmalar oluştu. Bu noktada tüketicilerimizin sahte Anzer Balıyla ilgili dikkatli olmalarına çağrıda bulunuyorum" şeklinde konuştu.
Sahte Anzer Balları’na yönelik hukuki mücadele başlatıldı
13 Haziran 2025 Cuma - 09:31 Sahte Anzer Balları’na yönelik hukuki mücadele başlatıldı Dünyaca ünlü ‘Anzer Balı’nın’ sahteleri hakkında hukuki mücadele başlatıldı. Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Anzer Yaylası’nda üretilen ve ismini yetiştiği yayladan alan dünyaca ünlü Anzer Balı, alınan önlemlere rağmen taklit edilmeye devam ediliyor. Kavanozu saran güvenlik şeridi, metal kooperatif mührü, kare kodun yanı sıra ‘Coğrafi İşaretli ürün’ olmasına rağmen halen taklit edilen bal nedeniyle kooperatifler ve Anzerli üreticiler de mağdur ediliyor. Asıl mağduriyeti ise balı alan tüketiciler yaşıyor. Sağlık amaçlı alınan ve tedavi için kullanılan bu balın taklitlerini alan tüketiciler hem sağlıklarından hem de ceplerindeki paradan oluyor. Bunun üzerine harekete geçen Anzer Ballı Köy Muhtarlığı sahte ballar hakkında suç duyurusunda bulunarak tespit ettikleri ballar hakkında yasal işlem yaptırıyor. İnternette ‘Anzer Balı’ adı altında satılan ballara tüketicilerin dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Rize Muhtarlar Federasyonu Başkanı ve Anzer Ballı Köy Muhtarı Remzi Güzel, "Dünyaca meşhur olan Anzer Balımız, yıllık olarak üç ve beş ton arasında üretilen bir baldır ama maalesef Türkiye’de 81 ilde tonlarca bal satılmaktadır. Biz Türk kamuoyuna ‘Kandırılmayın gerçek Anzer balının üzerinde logosuyla birlikte bunu siz alabilirsiniz’ diyoruz. Basın açıklamalarında sürekli olarak bunu bildirdik. Dolayısıyla internet alışveriş sitelerinde insanlar kandırılıyorlar. Biz bu kandırılma noktasında sürekli basın aracılığıyla birlikte kamuoyunu bilgilendirmek istiyoruz" dedi. "Sahte Anzer balına 67 bin liraya kadar fiyat veriliyor" Sahte Anzer Balı’nın 10 kat daha fazla fiyatta internet sitelerinde alıcı bulduğunu hatırlatan Güzel "Anzer Balı şifa için alınıyor, insanlar bunu kahvaltı için almıyor. Maalesef internet sayfalarında 67 bin liraya kadar hiç alakası olmayan balların fiyatlarıyla karşılaşmış olduk. Türkiye’nin 81 ilinde raflarda ve turizm merkezlerinde satılan balların gerçek Anzer Balı olma ihtimali yoktur. Bu bilgilendirmeyi yapmamızın sebebi insanlarımız kandırılmasın. Sahte balları tüketicilerimiz aldığı zaman, bundan şüphelendiklerinde mutlaka Tarım İl Müdürlüğüne şikayetlerinde bulunsunlar" ifadelerini kullandı. Mahkeme süreci devam ediyor "Satıcılara karşı önlemler, yaptırımlar uygulansın. İşlem başlatılmış ve dava süreci devam eden mahkemelerimiz var. Geçen yılda baro başkanımızla beraber bu süreci başlatmıştık. Coğrafi işaret taklidi yapıyorlar. Mutlaka kare kodu ve coğrafi işaretiyle birlikte bunları takip etsinler. Gerçek Anzer Balına Rize’de ki kooperatiflerimiz aracılığıyla ulaşabilirler. Şu anda Muğla’da köyümüzün adıyla taklit yapılmış kooperatifler var. Yaklaşık 180 tane Anzer markası adı altında Türkiye’de bal satan firmalar oluştu. Bu noktada tüketicilerimizin sahte Anzer Balıyla ilgili dikkatli olmalarına çağrıda bulunuyorum" şeklinde konuştu.