Yerel Haberler
Rize
Ürettiği balın lezzetine kandı, deli bal hastanelik etti
10 Haziran 2025 Salı - 16:09 Ürettiği balın lezzetine kandı, deli bal hastanelik etti Sağımını henüz yeni gerçekleştirdiği deli baldan tadan arıcı ölümden döndü. Olay, Rize merkeze bağlı Karasu köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre arıcılık yapan Miktat Kulaksız, deli bal diye bilinen komar balının sağımını gerçekleştirdi. Kovanından çıkan balın tadına bakmak isteyen Kulaksız ilk önce bir çorba kaşığı yedi. Balı tatlı bulan Kulaksız ikinci kaşağı da alınca başı dönmeye başladı. Balın kendini tuttuğunu anlayan Kulaksız’ın yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine giden sağlık ekipleri Kulaksız’ın tansiyonunun ve nabzının düştüğünü tespit ederek ilk müdahaleyi gerçekleştirdi. Kulaksız burada yapılan müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. 10 saatlik gözetimin ardından sağlığına kavuşan Kulaksız, kendisine müdahale eden doktor ve 112 Acil Sağlık ekiplerine teşekkür etti. "Ölüme kadar varan sonuçlar doğurabilir" Hastaya ilk müdahaleyi yapan Paramedik Oğuzhan Toprak, deli bal sağımının zamanı olduğunu ve bu nedenle arıcıların dikkatli davranması gerektiğini ifade ederek "Nöbetimizde bal tutması tanısıyla bir çağrı düştü. Bizde hızlı bir şekilde olay yerine gittiğimizde hastanın baldan zehirlendiğini, deli bal yediğini saptadık. Buna bağlı olarak kalp fonksiyonları yavaşlamıştı. Nabzı 35’li seviyelerde, tansiyonu 70’e 40 seviyelerindeydi. Buna bağlı hemen tanı koyup ilaç tedavisine geçtik. İlaç uyguladıktan sonra hasta kendine geldi biraz. Bu dönemde deli bal sağımı hastaları etkiliyor. Nabızları düşürüyor, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve alerjiye kadar gidebiliyor. Bu acil bir durumdur müdahale edilmezse ölüme kadar varan sonuçlar doğurabilir. O yüzden hastalarım dikkatli olması gerekiyor" dedi. "Baş dönmesi ve göz kararması yaşadım" Deli balı yedikten sonra yaşadıklarını anlatan arıcı Miktat Kulaksız, "Komar balı yani deli bal üretiminden sonra sağıma geçtik. Sağım yaparken bal çok tatlıydı bir kaşık iki kaşık derken balın tuttuğunu hissettik. Baş dönmesi ve göz kararması yaşadım. Akabinde 112’ yi aradık. 5-6 dakika içerisinde 112 geldi, hastaneye gittik. 10 saat hastanede kaldık. Orada serumlar ve ilaçlar uygulandı, bir 10 saat sonra düzeldim ve sağlığıma kavuştum. 112 ekibine ve devletime teşekkür ediyorum Allah razı olsun" ifadelerine kullandı.
Rize’de Haziran ayında ‘karda kayak’ keyfi
09 Haziran 2025 Pazartesi - 14:43 Rize’de Haziran ayında ‘karda kayak’ keyfi Rize’nin İkizdere ilçesine bağlı Ovit Dağı’nda yaz mevsiminin gelmesine rağmen kar botlarıyla kayak keyfi yaşanıyor. Türkiye’de doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Doğu Karadeniz’in turizm cenneti Rize, kış boyunca tepelerindeki kar kalınlığı ile gündeme gelmişti. Kış aylarında Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ayder Yaylası’ndan havalanan helikopterlerle Kaçkar Dağları’nda yapılan dünyanın en elit sporu Heliski’nin yanı sıra tüm kayak merkezlerini kar kalınlığı ile kış ayı boyunca geride bırakan Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası adından sıkça söz ettirmişti. Kış sporlarıyla dünyanın her köşesinden turist ağırlayan Rize’de şimdi ise gözler Haziran ayı olmasına rağmen kar görüntüleriyle İkizdere ilçesine bağlı 2640 rakımlı Ovit Dağı’na çevrildi. Yaz mevsiminin ilk ayında bile kar örtüsü ile kayak keyfi sunan Ovit Dağı da Rize’nin diğer bölgeleri gibi kış sporlarıyla ilgilenenler için bölgeyi cazibe merkezi haline getiriyor. Türkiye’de oldukça nadir görülen bu durum doğa tutkunlarının dikkatini çekerken aynı bölgede kış sporlarına da ilgiyi arttırıyor. Ayder Yaylası, Handüzü Yaylası ve Ovit Dağı’nın kar kalitesi ile birlikte son yıllarda kurulan 5 kayak kulübünde 150’den fazla sporcu faaliyet yürütüyor. Çaykur Rizespor Kulübü Başkanvekili Adnan Er, Ovit’in sadece kış aylarında karla kaplı olmadığına değinerek "Haziran’da dahi karla kaplı oluşuyla Türkiye’de nadir rastlanan bir doğa harikasıdır. Ulaşımı kolay, altyapısı gelişmeye açık bu bölge, Rize’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olma yolunda hızla ilerliyor" dedi.
Rize’de Haziran ayında ‘karda kayak’ keyfi
09 Haziran 2025 Pazartesi - 14:27 Rize’de Haziran ayında ‘karda kayak’ keyfi Rize’nin İkizdere İlçesine bağlı Ovit Dağı’nda yaz mevsiminin gelmesine rağmen kar kalınlığı kayak için müsait olduğundan kar botlarıyla kayak keyfi yaşanıyor. Türkiye’de doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Doğu Karadeniz’in Turizm cenneti Rize, kış boyunca tepelerinde ki kar kalınlığı ile gündeme gelmişti. Kış aylarında Çamlıhemşin ilçesine bağlı Ayder Yaylası’ndan havalanan helikopterlerle Kaçkar Dağları’nda yapılan dünyanın en elit sporu Heliski’nin yanı sıra tüm kayak merkezlerini kar kalınlığı ile kış ayı boyunca geride bırakan Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası adından sıkça söz ettirmişti. Kış sporlarıyla Dünya’nın her köşesinden turist ağırlayan Rize’de şimdi ise gözler Haziran ayı olmasına rağmen kar görüntüleriyle İkizdere ilçesine bağlı 2640 rakımlı Ovit Dağı’na çevrildi. Yaz mevsiminin ilk ayında bile kar örtüsü ile kayak keyfi sunan Ovit Dağı da Rize’nin diğer bölgeleri gibi kış sporlarıyla ilgilenenler için bölgeyi cazibe merkezi haline getiriyor. Türkiye’de oldukça nadir görülen bu durum doğa tutkunlarının dikkatini çekerken aynı bölgede kış sporlarına da ilgiyi arttırıyor. Ayder Yaylası, Handüzü Yaylası ve Ovit Dağı’nın kar kalitesi ile birlikte son yıllarda kurulan 5 kayak kulübünde 150’den fazla sporcu faaliyet yürütüyor. Çaykur Rizespor Kulübü Başkanvekili Adnan Er Ovit’in sadece kış aylarında karla kaplı olmadığına değinerek "Haziran’da dahi karla kaplı oluşuyla Türkiye’de nadir rastlanan bir doğa harikasıdır. Ulaşımı kolay, altyapısı gelişmeye açık bu bölge, Rize’nin en önemli turizm destinasyonlarından biri olma yolunda hızla ilerliyor" dedi.
Rize’de çay üreticisine "Hasada ara verin" çağırısı
03 Haziran 2025 Salı - 12:18 Rize’de çay üreticisine "Hasada ara verin" çağırısı Çay üreticilerinin teknolojiye ayak uydurmasıyla çay alım yerleri ve fabrikalarda izdiham yaşananınca Rize Ziraat Odası Başkanlığı, üreticilere "Hasada ara verin" çağrısında bulundu. 16 Mayıs itibarıyla başlayan çay sezonu, Çay İşletmeleri (ÇAYKUR) Genel Müdürlüğü’nün de kontenjan uygulaması getirmesi ile sancılı bir hal aldı. Geçmiş dönemlerde makaslarla toplanan çayların teknolojiye ayak uyduran müstahsiller tarafından makinelerle toplanması, çay alım yerleri ve fabrikalarda izdihama yol açtı. Bu nedenle ÇAYKUR tarafından kontenjan dekar başına 25 kilogramlara kadar düşürülürken, özel sektörde de bunu fırsat bilenler fiyatı çay taban fiyatının çok altına çekti. Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan, çay makineleri sayesinde yabancı işçilerin Rize’ye gelmesinin önüne geçildiğini ancak bu kez fabrikaların yoğun hasat nedeniyle sıkıştığını ifade ederek, "Çay sektöründe her yıl yaşadığımız sorunları bu yıl da çok yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Çay hasadı, elle başlayan bir serüvenken önce çay makası, ardından makineli tarımla yoğun bir şekilde hasat ettiğimiz bir hale geldi. Makineli tarım, işçi sorununu en aza indirdi. Evet yabancı işçilere verdiğimiz ücretin yurt dışına çıkmasını engelledik. Fakat makineli tarımla yapılan hızlı hasat, bugün sektörü tıkamış durumdadır. ÇAYKUR’un günlük 9 bin 200 ton olan işleme kapasitesi, özel sektörle birlikte toplamda 16 bin ton seviyelerine ulaşsa da üreticilerimiz tarafından toplanan 25 bin tonun üzerindeki yaş çay işlenemez hale gelmiştir. Bu da özel sektör kapılarında yığılmalara neden olmuş, taban fiyatın altında ciddi fiyat düşüşleri yaşanmıştır. Üreticilerimizin yoğun hasat yapması sonucu oluşan bu problemi fırsata çeviren özel sektörün taban fiyatın altında alımlar yaptığını görmekteyiz. Özel sektöre çok fazla yüklenmek istemiyorum; fakat eğer bu çayı işleyemiyorsanız taban fiyatın altında aldığınızda nasıl işliyorsunuz? Buradan özel sektör firma sahiplerine seslenmek istiyorum. Eğer işleyemiyorsak o gün çay satın almayalım" dedi. Çay üreticilerine çay toplamaya ara verme çağrısında bulunan Arslan, "Üretici de bu durumu fark ederek hasada ara versin. Bu teşkilatlanmayı ÇAYKUR, muhtarlar, ziraat odaları ve üreticiler olarak hep birlikte yürütmeliyiz. Özel sektör, bu yığılmaları düşük fiyattan almaya devam ettiği sürece hem kalitesiz çay üreteceğiz hem de sektör tıkanma noktasına gelecektir. ÇAYKUR, tüm çayı alacağına dair açıklama yapmıştı. Ancak onun da günlük 9 bin tonluk bir işleme kapasitesi var. Eğer biz 20 bin ton çayı ÇAYKUR’a satmaya çalışırsak hem kendi çayımıza hem de yaş çaydan üretilecek kuru çayın kalitesine zarar vermiş oluruz. Biz üreticiler, bu planlamayı yapmak zorundayız. Kendi planlamamızı kendimiz yapmadığımız sürece fırsatçılara zemin hazırlamış oluruz. Bu nedenle lütfen hasat dönemine ara verelim" ifadelerini kullandı. Çay bahçesine girerek çay toplama işlemini hızlıca bitirmenin yanlış olduğunu, bu düşünce ile çayın kalitesinin düşeceğini kaydeden Arslan, "Önümüz Kurban Bayramı; çiftçilerimiz bayrama kadar çayı bitirmek istiyor ancak böyle bir anlayış olmamalı. Bu kadar kısa sürede bu kadar yoğun hasadı işlememiz mümkün değildir. İşleyemediğimiz için hem taban fiyatın altında alımlardan üretici zarar görecek hem de kuru çay kalitesi düşecektir. Burada herkesin sorumluluğu vardır; ÇAYKUR’un, bölge muhtarlıklarının ve ziraat odalarının. Mayıs çayında genellikle bu problemleri yaşamıyoruz. Don nedeniyle rekoltede düşüş olmasına rağmen bugün bu yığılmayı yaşıyorsak, ikinci ve üçüncü sürgün dönemlerinde çok daha büyük problemler yaşayacağız. İkinci sürgün öncesi muhtarlar, ÇAYKUR, ziraat odaları, borsa ve özel sektör hep birlikte bir eylem planı hazırlamalıyız. Bu eylem planı için herkes masaya oturmak zorundadır. Oturmayanlar, özel sektörü ezmek isteyen fırsatçılardır" şeklinde konuştu. "Lütfen üretime ara verelim" Çayın en iyi saklanma şeklinin toplamadan bırakılması olduğunu hatırlatan Arslan, "Şu an yaşadığımız yoğunluk sürecini yalnızca tek bir şekilde atlatabiliriz. Çayı en iyi saklama koşulu dalında saklamaktır. Rizeli hemşehrilerim, değerli çiftçiler lütfen üretime ara verelim. Azami şekilde ÇAYKUR kotaları kadar hasat yapalım ve bu süreci hep birlikte düzlüğe çıkaralım. Eğer biz kotalarımız kadar hasat yapmaz, işleme kapasitesinin üzerinde hasada devam edersek taban fiyatın altında alımlar gerçekleşecektir. Lütfen bir iki gün hasada ara verelim. Eskisi gibi taban fiyat üzerinde alımların gerçekleştiğini hep birlikte göreceğiz. Bu planlamayı ilk olarak biz üreticiler yapmalıyız. Hasat dönemini dalında bekleterek süreyi uzatmak zorundayız. Aksi takdirde fırsatçılar elimizden ekmeğimizi alacaktır" diye konuştu.