Yerel Haberler
Rize
24 Mayıs 2026 Pazar - 12:53 Mesleğinde 30 yılı doldurdu, plaketini Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı Ardeşen TSO Genel Sekreteri Zeynep Dalbastı Ayata, 30 yıllık hizmetinin ardından ödülünü düzenlenen törende Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alarak büyük gurur yaşadı. 30 yıllık meslek hayatıyla örnek bir başarıya imza atan Ardeşen Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Zeynep Dalbastı Ayata, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ödül aldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni’nde ödüllendirilen Ayata, Türkiye genelinde 30 yıl boyunca genel sekreterlik görevini sürdüren sayılı isimler arasında yer aldı. Uzun yıllardır Ardeşen iş dünyasına katkı sunan Ayata’ya ödülü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi. 18 yaşından itibaren Ardeşen Ticaret Odası’nda görev yaptığını dile getiren Ayata, "18 yaşında başladım burada göreve. Burada büyüdüm, birçok tecrübeleri burada kazandım. Üyelerimle iyi bir diyalog içerisinde olduğumu düşünüyorum. Hepsi benim için ayrı ayrı kıymetli. Birçok başkanla çalıştım ve hepsiyle uyumlu bir biçimde görevimi yerine getirmeye çalıştım. Ardeşen Ticaret ve Sanayi Odası’nın da adını orada duyurmak benim için ayrıca bir onurdu" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden ödül almanın kendisini onurlandırdığını sözlerine ekleyen Ayata, "Cumhurbaşkanımızın elinden de plaketimi almak beni onurlandırdı. Herkese bu anlamda teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımızın elinden plaket almak beni inanılmaz derecede heyecanlandırdı ve gurur duydum. 30 yılı aşkın 5 tane genel sekreterimiz vardı, onlardan da bir tanesi bendim. O da ayrıca bir onurdu benim için. Çok heyecanlı, çok güzel bir anıydı. Anı defterime bir tanesini daha eklemiş oldum" ifadelerini kullandı. Ardeşen Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Muhammet Hacısüleymanoğlu ise büyük bir gurur yaşadıklarını kaydederek "10, 20 ve 30 yılını tamamlamış, ticaret ve sanayi odası emektarlarına, cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirilen törene Zeynep hanımı götürerek orada 30 yılın emeklerinin karşılığı olan, bir takdir belgesi, bir teşekkür belgesi, bir minnet belgesini içeren böyle bir önemli bir plaket verilmiştir. Bunu sayın cumhurbaşkanımızın elinden alması ayrıca gurur verici bir durum" diye konuştu.
Rize’nin demir yumruğu Rize’de gerçekleşecek şampiyonaya hazırlanıyor
28 Nisan 2026 Salı - 10:49 Rize’nin demir yumruğu Rize’de gerçekleşecek şampiyonaya hazırlanıyor Rize’de düzenlenecek olan U23 Erkekler-Kadınlar Türkiye Boks Şampiyonası için hazırlanan Alperen Yılmaz, şehrini en iyi şekilde temsil etmek için hazırlanıyor. Türkiye Boks Federasyonu faaliyet programında yer alan U23 Erkekler-Kadınlar Türkiye Boks Şampiyonası’nın bu yıl Rize’de yapılması planlanıyor. Gerçekleşecek şampiyona için de Rizeli boksörler hız kesmeden çalışmalarını sürdürüyor. Rize’de yapılacak olan turnuva için en iyi şekilde hazırlanıp şehrini gururlandırmak istediğini ifade eden 19 yaşındaki milli sporcu Alperen Yılmaz "34.’sü düzenlenen Ahmet Cömert turnuvasında 3. oldum. Yarı finalde elendim. Şimdi Rize’de U22 şampiyonası düzenlenecek. Bende ona hazırlanıyorum. 3 ayımız kaldı. Ona göre çalışmalarımızı yürütüyoruz. Hedefim şampiyon olmak. Rizelileri gururlandırmak istiyorum. Şampiyona Rize’de olacak ve şehrimi en güzel şekilde temsil etmeyi hedefliyorum" dedi. Alperen Yılmaz’ın da antrenörü olan Çaykur Rizespor ve Boks Milli Takım Antrenörü Aydın Sakal, ilk kez katıldıkları turnuvada rakiplerinin tecrübesinden söz ederek "Senenin başında ilk kez katıldığımız Büyükler Türkiye Şampiyonası, Büyük Erkekler Türkiye Boks Şampiyonası oldu. Bizim ilk kez katıldığımız bir turnuva. Buradaki rakiplerimiz bizden çok tecrübeli, yaş olarak da bizden büyükler. Orada bir Türkiye üçüncülüğü oldu. Ondan sonraki süreçte milli takım kampları başladı. Bu kamplardan sonra iki tane turnuva gördük. İki turnuvanın bir tanesinde istediğimiz sonucu alamadık. İkinci turnuvada, İstanbul’da ev sahibi olduğumuz turnuvada, orada yarı finaldeki rakibimize kaybederek turnuvayı üçüncü olarak tamamladık" ifadelerini kullandı. Bu yıl Rize’de yapılması planlanan U23 Türkiye Boks Şampiyonası’nda Rize’yi en güzel şekilde temsil etmek istediklerini sözlerine ekleyen Sakal "Türkiye Boks Federasyonu faaliyet programında yer alan U23 Erkekler-Kadınlar Türkiye Boks Şampiyonası Rize’de olacak. Ev sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü sonuçta bu çocuklar yıllardan beri Rize için hizmet veriyor. Burada katılacağımız Türkiye Şampiyonası’nın Rize’de olması bizim için çok heyecan verici bir olay oldu. Burada bütün Rize halkını gururlandırmak istiyoruz. Tabii ki öncelikli hedeflerimiz var burada. Ev sahibi olduğumuz turnuvada çok detaya girmeyeceğim ama Rize halkını burada fazlasıyla gururlandıracağımızı düşünüyorum" şeklinde konuştu.
Rize’den Almanya’ya uzanan yaşanmış hikaye kitap oldu
27 Nisan 2026 Pazartesi - 13:23 Rize’den Almanya’ya uzanan yaşanmış hikaye kitap oldu Rizeli gazeteci-yazar Aytekin Kalender, Rize’den başlayarak Almanya’ya uzanan gerçek bir yaşam hikayesini kaleme alarak ilk kitabını çıkardı. Rize’de uzun yıllardır gazetecilik ve medya alanında faaliyet gösteren Aytekin Kalender’in kaleme aldığı "Yeşil ve Gri" adlı roman yayımlandı. Gerçek bir yaşam hikâyesinden ilham alınarak hazırlanan eser, okurlarla buluştu. Karadeniz’in zorlu doğasından Avrupa’nın gurbet hayatına uzanan çarpıcı bir hikâyeyi konu alan kitap; aşk, ayrılık, özlem ve yıllara yayılan bir yüzleşmeyi merkezine alıyor. Rize’nin yamaçlarında başlayan ve Almanya’nın Frankfurt kentine kadar uzanan bu yolculuk, okuyucuya duygusal ve derinlikli bir anlatı sunuyor. Yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın ürünü olan "Yeşil ve Gri" isimli eseri kaleme alan Aytekin Kalender "Rize’de yaşanmış gerçek bir olayı bir vatandaşımızdan dinledim ve ben çok etkilendim bu hikayesinden. Bunu yazmaya karar verdim. Rize’de başlayan bir Rize coğrafyasına, Rize’nin zorlu şartında, Rize’nin zorlu yaşantısında başlayan bir hikaye 1990’lı yılları anlatıyor. Bu hikaye bir kayboluşla başlıyor. Vatandaş eşini kaybediyor ve 10 yıl sonra kaybettiği eşinin tekrar yaşadığını, Almanya’da yaşadığını öğreniyor. Rize’den başlayan serüvenimiz Almanya’ya gidiyor. İçinde aşk var, sevgi var, ihanet var, zorluklar var, Rize’nin zor coğrafyası var. Böyle bir hikaye. Okuyuculardan da iyi dönüşler almaya başladık. İlk kitabım inşallah sonrakilere de vesile olur. Şehrin hikayelerini anlatmayı seviyorum. Tekrar bu çalışmalara da devam etmeyi düşünüyorum" dedi.
Anzerli Başkan’dan ’sahte Anzer balı’ sitemi
26 Nisan 2026 Pazar - 13:51 Anzerli Başkan’dan ’sahte Anzer balı’ sitemi Rize’nin dünyaca ünlü Anzer balının, sahte ürünlerin artışı ve üretici kooperatiflerin birlik sağlayamaması nedeniyle hem güven hem de marka değerini hızla kaybettiğine dikkat çekildi. Her yıl bu zamanlarda sezon hazırlıklarına başlanan ve yaz sonunda satışa çıkan dünyaca ünlü Anzer balı sahteleri nedeniyle güven kaybetmeye başladı. Artık ülkenin hemen her bölgesinde ’Anzer balı’ ibaresiyle birçok balın piyasaya sürüldüğünden şikayet eden Anzer balı kooperatifleri, insan sağlığının tehlikeye atıldığını ifade ediyor. Anzer Çiçekli Köy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı İsak Yılmaz, Anzer Balı üreticilerinin kooperatiflerinin bir araya gelemediği için piyasada çok sayıda balın Anzer balı gibi satılmasına neden olduğunu dile getirerek sitem etti. Bu durumun Anzer balı markasına zarar verdiğini öne süren Yılmaz "Dünya markası, çöp markası oldu" dedi. Anzer balı üreticilerini bağlı olduğu 12 kooperatif olduğunu ancak bu kooperatiflerin ballarının marka değerini korumak için bir araya gelemediğini dile getiren Yılmaz "Anzer’de 12 tane kooperatif var, yakında 112 tane olurlar. 12 kooperatif bir araya gelemiyoruz. Neden bir araya gelemiyoruz? Sıkıntı ne? Gelelim bir araya bu işleri hep beraber çözelim. Şu an yanımda iki muhtar da yok. Neredesiniz? Gelin yanımıza, beraber mücadele verelim. Hukuki süreçte bir araya toplanamadık. 12 kooperatif olarak da bir araya gelemedik dedi. "Bir insan biraz düşünecek ya; bu kadar Anzer balı bu Türkiye’de olur mu?" Anzer Yaylası’nda üretilen 18 ton balın analizden geçtiğini ancak piyasada 200 tona yakın Anzer balı diye bal satıldığını sözlerine ekleyen Yılmaz, "Anzer’den 12 kooperatiften 18 tona yakın Anzer balı analizden geçti. Türkiye’de toplam Anzer balı 200 tona yakın vardır. Her mağazada 81 ilde Anzer balı var, her ilçede Anzer balı var; o yetmemiş gibi Kuzey Irak’a sıçradı. Bir insan biraz düşünecek ya; bu kadar Anzer balı bu Türkiye’de olur mu? Bu neyin nesi? Türkiye’de bu kadar reçel yok ya biraz mantıklı olacak, insan hesap kitap yapacak. Kooperatiflerde de bal bitmiyor. Ne yapıyor bunlar? Dünya markası çöp markası oldu işte buyur" ifadelerini kullandı. "Anzer balının marka değerine sahip çıkılsın" Anzer balının marka değerine sahip çıkılması gerektiğini ve Türk Patent Enstitüsü’nün Anzer balını çağrıştıracak hiçbir ibareye izin vermemesi gerektiğini ifade eden Yılmaz sözlerini devamında, "Biz ne yaptık? Güzel bir dilekçe hazırladık. Bu dilekçelerimizde ’Anzer balı’nı çağrıştıracak hiçbir kişi ya da kuruma patent vermemesi için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.’ Dilekçelerimizi güzel bir şekilde hazırladık. Muhtarlara diyorum ki; ya beraber çıkalım bakanımızın yanına bu Anzer ibaresini bir koruma altına alalım. Bunu da kabul etmediler. Bir araya gelelim yeter! Rize’mizin markası. Sahte coğrafi işaret var, Anzer ibaresi var. 260 tane Anzer ibaresi var; bu 260 tane Anzer ibareli balın içerisindeki 150 tanesi Anzer’in içindeki aracıların, 100 tanesi de dışarıdaki Malatyalının, Urfalının başka bölgelerin" şeklinde konuştu.
Bakan Çiftçi: "Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir"
24 Nisan 2026 Cuma - 16:26 Bakan Çiftçi: "Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Özellikle gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılık; sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman dilimindeyiz. Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi ziyaret ve açılışlara katılmak üzere geldiği Rize’de Valiliği ziyareti sonrasında Rize Sahil Camii’nde cuma namazını kıldı. Bakan Çiftçi, ardından Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç ve Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ile birlikte Yeşilay Yaşam Kampüsü’nün açılışına katıldı. Açılışta konuşan Çiftçi, bugün artık cebe taşınan, evin içine kadar giren ekranın oluşturduğu bağımlılığa vurgu yaptı. Bakan Çiftçi, "Özellikle gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılık; sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman dilimindeyiz. Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir. Aileyi etkiler, eğitim hayatını sekteye uğratır, suça zemin hazırlar ve nihayetinde toplumun huzurunu tehdit eder. Yeşilay, yüz yılı aşkın köklü geçmişiyle bu mücadelenin en önemli yapı taşlarından bir tanesidir. Önleme, farkındalık ve rehabilitasyon alanlarında yürüttüğü çalışmalarla sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da örnek gösterilen bir model ve çalışmalar ortaya koymaktadır. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, eğitim programları, gençlik faaliyetleri ve bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz kampüsler, bağımlılıkla mücadelede insan odaklı, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımın neticesidir. Yeşilay yalnızca bağımlılıkla mücadele eden bireyleri değil, onların ailelerine de destek vermekte, rehberlik etmektedir. Bugün Rize’de muhterem Cumhurbaşkanımızın memleketinde açılan bu kampüs de işte bu anlayışın bir tezahürüdür. Burada gençlerimiz bilinçlenecek, destek alacak, sosyal ve kültürel faaliyetlerle güçlenecek ve hayata daha sağlam adımlarla hazırlanacaktır inşallah" diye konuştu. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriye "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bağımlılıkla mücadeleyi çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyoruz" diyen Bakan Çiftçi, "Bir yandan güvenlik güçlerimizle uyuşturucu üretimi, ticareti ve dağıtımına karşı kesintisiz operasyonlar yürütürken, zehir tacirlerine de göz açtırmıyoruz. Diğer yandan özellikle gençlerimizi hedef alan risklere karşı önleyici çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Emniyet ve jandarma birimlerimiz aracılığıyla okullarımızda, mahallelerimizde ve üniversitelerimizde bilgilendirme faaliyetleri yürütüyor, ailelerimize rehberlik ediyoruz. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriyelerimizle çocuklarımızı ve gençlerimizi korumaya yönelik çalışmalarımızı da her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Ayrıca diğer bakanlıklarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde rehabilitasyon, sosyal uyum ve yeniden topluma kazandırma süreçlerini de destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Çiftçi, dualarla yapılan açılışın ardından Yeşilay Yaşam Kampüsü’nü gezerek, yetkililerden bilgi aldı.
Bakan Mustafa Çiftçi: "Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir"
24 Nisan 2026 Cuma - 16:24 Bakan Mustafa Çiftçi: "Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılığın sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman diliminde olduğumuzu belirterek "Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bugün bir dizi ziyaret ve açılışlara katılmak üzere Rize’ye geldi. Rize Valiliği’ni ziyareti sonrasında Rize Sahil Camii’nde Cuma Namazı’nı kılan Bakan Mustafa Çiftçi ardından Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç ve Rize Valisi İhsan Selim Baydaş ile birlikte Yeşilay Yaşam Kampüsü’nün açılışına katıldı. Açılışta konuşan Bakan Mustafa Çiftçi, bugün artık sadece sokakta karşılaşılan bir tehlikeden değil, cebimizde taşıdığımız bir cihazın, evimizin içine kadar giren bir ekranın oluşturduğu bağımlılığa vurgu yaptı. Bakan Çiftçi "Özellikle gençlerimiz arasında hızla yayılan dijital bağımlılık; sosyal medya, oyun ve kontrolsüz internet kullanımı üzerinden zamanın, dikkatin ve hatta kimliğin aşındığı bir zaman dilimindeyiz. Bağımlılık yalnızca bireyleri ilgilendiren bir zafiyet değil, aynı zamanda toplumsal bir meseledir. Aileyi etkiler, eğitim hayatını sekteye uğratır, suça zemin hazırlar ve nihayetinde toplumun huzurunu tehdit eder. Yeşilay, yüz yılı aşkın köklü geçmişiyle bu mücadelenin en önemli yapı taşlarından bir tanesidir. Önleme, farkındalık ve rehabilitasyon alanlarında yürüttüğü çalışmalarla sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da örnek gösterilen bir model ve çalışmalar ortaya koymaktadır. Yeşilay Danışmanlık Merkezleri, eğitim programları, gençlik faaliyetleri ve bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz kampüsler; bağımlılıkla mücadelede insan odaklı, bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımın neticesidir. Yeşilay yalnızca bağımlılıkla mücadele eden bireyleri değil, onların ailelerine de destek vermekte, rehberlik etmektedir. Bugün Rize’de, Muhterem Cumhurbaşkanımızın memleketinde açılan bu kampüs de işte bu anlayışın bir tezahürüdür. Burada gençlerimiz bilinçlenecek, destek alacak, sosyal ve kültürel faaliyetlerle güçlenecek ve hayata daha sağlam adımlarla hazırlanacaktır inşallah" diye konuştu. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriye "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bağımlılıkla mücadeleyi çok boyutlu bir yaklaşımla ele alıyoruz" diyen Çiftçi "Bir yandan güvenlik güçlerimizle uyuşturucu üretimi, ticareti ve dağıtımına karşı kesintisiz operasyonlar yürütürken zehir tacirlerine de göz açtırmıyoruz. Diğer yandan özellikle gençlerimizi hedef alan risklere karşı önleyici çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Emniyet ve jandarma birimlerimiz aracılığıyla okullarımızda, mahallelerimizde ve üniversitelerimizde bilgilendirme faaliyetleri yürütüyor, ailelerimize rehberlik ediyoruz. Dijital dünyada artan tehditlere karşı siber devriyelerimizle çocuklarımızı ve gençlerimizi korumaya yönelik çalışmalarımızı da her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Ayrıca diğer bakanlıklarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla iş birliği içerisinde rehabilitasyon, sosyal uyum ve yeniden topluma kazandırma süreçlerini de destekliyoruz" ifadelerini kullandı. Bakan Mustafa Çiftçi, yapılan açılışın ardından Yeşilay Yaşam Kampüsü’nü gezerek yetkililerden bilgi aldı.
Rize Valisi Baydaş’a Yeşilay’dan ’Bağımsızlık Neferleri Üstün Hizmet Madalyası’
24 Nisan 2026 Cuma - 10:45 Rize Valisi Baydaş’a Yeşilay’dan ’Bağımsızlık Neferleri Üstün Hizmet Madalyası’ Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, bağımlılıkla mücadeleye sunduğu katkılar ve Yeşilay çalışmalarına verdiği desteklerden dolayı, Yeşilay tarafından ilk kez verilen ’Bağımsızlık Neferleri Üstün Hizmet Madalyası’na layık görüldü. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Yeşilay tarafından düzenlenen Yeşilay Şube Başkanları İstişare Toplantısı’na katıldı. Program kapsamında, bağımlılıkla mücadele alanındaki çalışmaları ve Yeşilay faaliyetlerine sunduğu katkılar dolayısıyla Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’a "Bağımsızlık Neferleri Üstün Hizmet Madalyası" takdim edildi. Söz konusu madalya, Yeşilay tarafından bugüne kadar ilk kez verildi. Yeşilay Kampüsü Türkiye’de örnek olacak Toplantıda konuşan Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, 2026 yılının Rize genelinde "Bağımsızlık ve Yeşilay Yılı" ilan edildiğini belirterek Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Valilik koordinasyonunda hayata geçirilen ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan Yeşilay Yaşam Kampüsü hakkında bilgi verdi. Vali Baydaş ayrıca, Rize’de bağımlılıkla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar ile Yeşilay işbirliğinde gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç ise toplantıda yaptığı konuşmada "Sayın Valimiz İhsan Selim Baydaş, Yeşilay çalışmalarına güçlü bir vizyon kazandırarak özellikle Yeşilay Kampüsü projesiyle Türkiye’ye örnek bir model ortaya koymuştur. 2026 yılında Rize’de yürütülen faaliyetlerle önemli bir farkındalık oluşturulmuş, bağımlılıkla mücadelede değerli adımlar atılmıştır. Bu katkılarından dolayı kendilerine teşekkür ediyor, ilk kez takdim ettiğimiz ‘Bağımsızlık Neferleri Üstün Hizmet Madalyası’nı sunmaktan onur duyuyoruz" diye konuştu. Rize Valisi İhsan Selim Baydaş’ın Rize genelinde "Bağımsızlık ve Yeşilay Yılı" kapsamında yıl boyunca çeşitli farkındalık etkinlikleri gerçekleştirdi. Bu kapsamda düzenlenen SNX Türkiye Yeşilay Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası ve Yeşilay Zirve Kupası Türkiye Dağ Kayağı Şampiyonası gibi organizasyonlarla gençlere yönelik bilinçlendirme çalışmaları ön plana çıktı.
Rize’de tarihi değirmenler yerini elektrikli değirmenlere bırakıyor
23 Nisan 2026 Perşembe - 09:14 Rize’de tarihi değirmenler yerini elektrikli değirmenlere bırakıyor Rize’de geçmişte geçim kaynağı olan mısır ve su değirmenleri unutulmaya yüz tutarken, sahilde kurulu geleneksel değirmen bu kültürü yaşatmaya devam ediyor. Geçmişte derelerin üzerinde köylülerin kooperatifle yaptırdığı değirmenler şimdilerde unutulmaya yüz tuttu. Derenin akış hızı ile dönen değirmenlerde ise üretilen mısırlar artık şehirlerde elektrikli değirmenlerde üretilmeye başladı. Rize merkez Sahil Dolgu Alanı’nda bulunan dev çay bardağının altında kurulu taş evde yer alan değirmen de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini oldukça çekiyor. Değirmenin işletmecisi Emin Yıldız, çaydan önce Rize’nin geçim kaynağının mısır olduğuna dikkat çekerek "Burada mısır unu değirmenimiz var. Burada taze ürünümüzü yapıyoruz ve Rize’ye özgü, Rize’nin coğrafi işareti olan ürünlerimizi yapıyoruz. Mısır ununda glüten yok. Tertemiz, mis gibi. Rize’mizde zaten çay gelmeden önce tarlalarımız tamamen mısırdı. Rize’mizin gelir kaynağı mısırdı. Derelerin üzerinde yapılan su ile çalışan değirmenlerimiz olurdu ama çay geldikten sonra yavaş yavaş tarlalarımızı çaya çevirdik. Mısır kalmadığı için Değirmenlere de fazla iş düşmedi" dedi. Mısır ununun beyaz una nazaran daha sağlıklı olduğunu dile getiren Yıldız, "Beyaz un glüten olduğu için şekere çok zararlıdır. Katkı maddeleri içeriyor. Mısır unu da hiçbir katkı maddesi katılmayan bir üründür. Doyurucudur, hazmedicidir, diğer un gibi mideye oturmaz, sağlıklıdır" ifadelerini kullandı.
Recep Uçar: "Hafta sonu bizi en az Fenerbahçe maçı kadar zor bir maç bekliyor"
22 Nisan 2026 Çarşamba - 15:24 Recep Uçar: "Hafta sonu bizi en az Fenerbahçe maçı kadar zor bir maç bekliyor" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında oynayacağı Kayserispor karşılaşmasının önemine dikkat çekerek, "Şunu söylemeliyim ki hafta sonu bizi en az Fenerbahçe maçı kadar zor bir maç bekliyor" dedi. Çaykur Rizespor, Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında oynayacağı Kayserispor karşılaşmasının çalışmalarını sürdürdü. Mehmet Cengiz Tesisleri’nde gerçekleşen antrenman sonrası Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar gazetecilerin sorularını yanıtladı. Recep Uçar, Kayserispor ile oynayacakları maçın zor geçeceğine değinerek, "Fenerbahçe maçı sonrası dünden hazırlıklarımıza, hafta sonu Kayseri maçı için yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Bugünkü antrenmanımızı tamamladık. Evet, Fenerbahçe maçını oynadık. Bizim için sonucunda mutlu olduğumuz bir maç oldu. Daha iyisi olabilir miydi? Kesinlikle daha iyisi de olabilirdi ama şu an itibarıyla son haftalarda yakaladığımız momentumu devam ettirmek istiyoruz. Şimdi hafta sonu maçımız Kayseri ile. Benim daha önce de görev yaptığım bir kulüp, şehir. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bizi en az Fenerbahçe maçı kadar zor bir maç bekliyor hafta sonunda. Son 4 maç artık, ligin telafisi olmayan haftalarını oynuyoruz. Onların son 4 maçın üçünü içeride oynayacak olmaları onlar adına bir avantaj. Dolayısıyla o şehri, o takımı iyi bilen birisi olarak da bizi nasıl bir ambiyansın, nasıl bir oyunun beklediğinin de farkında olan bir insanım. Ama hem fiziksel hem zihinsel anlamda da Fenerbahçe maçı kadar en az zor olacak bir maç bence. Ama biz yoğun bir şekilde hazırlıklarımızı en iyi şekilde yapıp oraya da gidip son haftalarda yakaladığımız momentumu da devam ettirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Yakaladıkları serinin devam etmesini istediklerini sözlerine ekleyen Uçar, "Son 4 maçımızı evimizde oynadık ve kazandık. Bu bizim adımıza güzel. Deplasmanlarda da son haftalarda kötü sonuçlar almıyoruz; bu da iyi. Ama her ne kadar onların kendilerine göre bir düşmeme, ligde kalma hedefi varsa da Çaykur Rizespor olarak biz de hedefleri olan bir takımız. Şu an itibarıyla 37 puanla ligin 8. sırasında yer almaktayız. Bu seneki net amacımız ligi en azından bulunduğumuz yeri koruyabilmek. 3 puanlı sistemde baktığımızda kulübümüzün 8. sırada bugüne kadar bitirmediği bir durumdu. Oyuncularımızla beraber bu hedefe ulaşmak istiyoruz, bunu başarmak istiyoruz. İnşallah amacımız en güzel şekilde hazırlanıp yakaladığımız momentumu devam ettirip taraftarımızın yüzünü de hafta sonu güldürüp hedefimize bir adım daha yaklaşmak" cümlelerine yer verdi.