Son Dakika
|
Trump: "İran bugün çok ağır darbe alacak"
Dubai Uluslararası Havalimanına İHA saldırısı
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
Azerbaycan, İran'daki tüm diplomatik personelini geri çekiyor
İran, Kuveyt'te ABD üssünü hedef aldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İtalya Başbakanı Meloni ile telefonda görüştü
Savaş sonrası İranlılar ülkelerine dönüyor
FETÖ firarisi Şadan Sakınan’ın ifadesi ortaya çıktı!
İran, Bahreyn'de otel ve 2 konutu hedef aldı
Bakan Gürlek'ten 'Umut Hakkı' açıklaması!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
İspanya Başbakanı Sanchez: "Türk sosyal medya topluluğuna selamlar olsun"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Barzani ile telefonda görüştü
Büyükelçi Yılmaz, Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani ile bir araya geldi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı heyetini kabul etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan Birleşik Krallık Başbakanı Starmer ile telefonla görüştü
Beşiktaş’ta gece kulübü kundaklandı: Mekan sahibi öldürüldü
Hande Yener hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ soruşturması
SAĞLIK
Kadın sağlığı ve iyi yaşam Güven Hastanesi’nde buluştu
07 Mart 2026 Cumartesi - 15:34:44
Güven Hastanesi’nde düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinde kadın sağlığı ve iyi yaşam üzerine uzmanlar tarafından seminer verildi. Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen ‘Kadının En İyi Hali’ etkinliğinin kapsamında düzenlenen 2 günlük seminer, kadın sağlığını ve iyi yaşamı bütüncül bir bakış açısıyla ele aldı. 2 gün boyunca katılımcılar bir yandan uzmanların gerçekleştirdiği seminerlere katılırken diğer yandan etkinlik alanında kurulan deneyim alanlarını keşfetme fırsatı buldu. Etkinlik kapsamında oluşturulan deneyim alanlarında katılımcılar; bütünleştirilmiş vücut analizi, cilt analizi, saç analizi, profesyonel cilt bakımı ve yüz jimnastiği uygulamalarını deneyimledi. Uzmanlar eşliğinde gerçekleştirilen analizlerle katılımcılar kendi sağlık ve bakım ihtiyaçlarına dair kişisel değerlendirmeler aldı. "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır" Güven Çayyolu Tıp Merkezi’nden Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Sera Kayhan ise konuşmasında cilt yenilemede kullanılan ileri teknolojilere ve ameliyatsız gençleşme yöntemlerine değinerek, "Cilt sağlığı yalnızca estetik bir konu değil, genel sağlığın da önemli bir parçasıdır. Günümüzde gelişen teknolojiler sayesinde cilt kalitesini artırmak ve yaşlanma etkilerini azaltmak mümkün. Ancak en önemli nokta doğru değerlendirme ve kişiye özel planlamadır" diye konuştu. "Farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu" Güven Hastanesi Medikal Estetik Hekimi ve Fonksiyonel Tıp Hekimi Mert Yiğitbaşı ise 8 Mart kadınlar günü için güzel bir deneyim alanı oluşturduklarını belirterek, "Hem kadınların sağlığı açısından hem de güzellik işlemleri açısından danışanlarımızın ve misafirlerimizin deneyimleyebileceği cilt analizleri, saç analizi, cilt bakımları ve farklı uygulamaların dahil olduğu güzel bir etkinlik alanı oluşturuldu. Bu da hem sağlık hem doğal hem de kalıcı bir şekilde iyi yaşlanma işlemleri için danışanlarımıza güzel hizmetler verdiğimizi düşünüyoruz. Herkesin 8 Mart kadınlar günü kutlu olsun" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır" Uzm. Dyt. Melis Bengisu Demirci ise sağlıklı beslenmenin yaşam kalitesi üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, "Sağlıklı yaşamın temelinde dengeli ve sürdürülebilir beslenme alışkanlıkları yer alır. Bedenimizi doğru beslemek yalnızca kilo kontrolü için değil, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve genel sağlığın korunması için de büyük önem taşır" dedi. Ayrıca Demirci, tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Etkinliğin seminerler bölümünde ise kadın sağlığı, estetik, dermatoloji ve yaşam deneyimlerine uzanan geniş bir perspektifte uzman isimler katılımcılarla buluştu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 13:05
Bayburt’ta aile hekimlerine ruh sağlığı eğitimi verildi
Bayburt’ta aile hekimlerine yönelik düzenlenen eğitimde, ruh sağlığı alanında tanıdan tedaviye güncel yaklaşımlar ele alındı. Sağlık Bakanlığının ‘Koruyan Sağlık’ ve ‘Geliştiren Sağlık’ yaklaşımı kapsamında aile hekimlerine ’Tanıdan Tedaviye Güncel Yaklaşımlar Ruh Sağlığı’ eğitimi verildi. Mesleki gelişimi desteklemek ve klinik entegrasyon süreçlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen eğitim, hastanede görev yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Fatma İlhan, Psikiyatri Uzmanı Büşra Köroğlu ile Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Furkan Erbay tarafından gerçekleştirildi. Eğitim programında, ruh sağlığı alanında güncel tanı ve tedavi yaklaşımlarına ilişkin bilgi paylaşımında bulunuldu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:56
Bayburt’ta bağımlılıkla mücadele çalışmaları değerlendirildi
Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu’nun 2026 yılı ilk toplantısında, bağımlılıkla mücadele kapsamında il genelinde yürütülen çalışmalar ele alındı. Vali Yardımcısı Yunus Coşkun başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, bağımlılıkla mücadelede kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun önemi vurgulandı. Toplantıda, İl Sağlık Müdürlüğü ile Yeşilay tarafından sunum yapıldı ardından ilgili kurum müdürleri tarafından kurumların gerçekleştirdiği faaliyetler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:46
Koklear İmplant ile bebekler de yaşlılar da duyabiliyor
Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, işitme kaybının erken teşhis ve doğru tedaviyle büyük ölçüde çözülebildiğini söyledi. Özüer, koklear implantın hem doğuştan işitme kaybı yaşayan bebeklerde hem de ileri yaşta ortaya çıkan işitme kayıplarında başarıyla uygulanabildiğini belirtti. Prof. Dr. Özüer anne babalara seslenerek "Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce belirlemek mümkün." dedi. Acıbadem Kent Hastanesi Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Ziya Özüer, yaptığı açıklamada her bin bebekten 1-3’ünün işitme kaybıyla dünyaya geldiğine dikkat çekti. Özüer, Türkiye’de 2008 yılından bu yana tüm yeni doğanlara işitme taraması yapıldığını, doğumdan hemen sonra yapılan taramalar sayesinde işitme kaybının erken dönemde belirlenebildiğini söyledi. Tarama sonucu işitme kaybı tespit edilen bebeklerin öncelikle işitme cihazı ile desteklendiğini belirten Özüer, cihazdan yeterli fayda sağlanamayan ileri derecede işitme kayıplarında ise koklear implant ameliyatının devreye girdiğini ifade etti. İç kulaktaki hücreleri Bypas ederek siniri uyarıyor Koklear implantın çalışma prensibi konusunda bilgi veren Prof. Dr. Özüer, şöyle konuştu: "Koklear implant, ses enerjisini alıp bir işlemciden geçirerek elektrik enerjisine dönüştüren bir yöntemdir. İç kulakta işitmeden sorumlu tüylü hücreler hasarlı olduğunda bu hücreleri baypas ederek doğrudan işitme sinirini uyarır. Böylece ses sinyalleri doğrudan beyne iletilir. Bu yöntem sayesinde ileri derecede işitme kaybı olan çocuklar yaşıtları gibi konuşabilir, okula gidebilir ve sosyal hayata katılabilir, topluma kazandırılır. Her ne kadar ülke genelinde tarama yapılsa da bazı durumlarda işitme kaybı daha geç fark edilebiliyor. O nedenle aileler uyanık olmalı. Erken teşhis çocukların dil gelişimi ve eğitim hayatı açısından büyük önem taşıyor. Bebek yüksek sese tepki vermiyorsa, ismi söylendiğinde dönüp bakmıyorsa ya da iki yaşına geldiği halde konuşmuyorsa mutlaka bir uzmana başvurulmalı. Günümüzde işitme kaybını bir yaşından önce tespit etmek mümkün." Yetişkin ve yaşlılarda da uygulanıyor Öte yandan, koklear implantın sadece çocuklara yönelik bir uygulama olmadığını belirten Prof. Dr. Özüer, erişkin ve ileri yaş hastalarda da ameliyatın başarıyla yapıldığını söyledi. Özüer, "Ani işitme kaybı, otoskleroz, Meniere hastalığı ya da kronik orta kulak iltihabı gibi nedenlerle gelişen ileri derecede işitme kayıplarında da koklear implant uygulanabiliyor. İşitme cihazından fayda görmeyen yetişkin ve yaşlı hastalarımız da bu yöntemle yeniden duyabiliyor. Gelişen teknoloji sayesinde artık hem bebekler hem de ileri yaştaki bireyler işitme kaybı nedeniyle sosyal hayattan kopmak zorunda kalmıyor" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mart 2026 Cuma- 13:47
400 yataklı hastane yapımı için zemin etüt çalışmaları başladı
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 01:15
Erzincan İl Sağlık Müdürlüğü personeline temel ilk yardım eğitimi verildi
3
07 Mart 2026 Cumartesi- 11:14
Onkoloji’nin genç doktorları Antalya’ da buluşuyor
4
06 Mart 2026 Cuma- 16:05
Bu hastanenin çalışanlarının yüzde 63’ü kadın
5
07 Mart 2026 Cumartesi- 08:55
Kanserle savaşmıyor ’misafir’ gibi karşılıyor
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:39
Aydın’a 30 yataklı AMATEM kazandırılıyor
Bağımlılıkla mücadelede önemli bir merkez olacak 30 yataklı Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi’nin (AMATEM) inşaat sürecine başlandı. Aydın’da bağımlılıkla mücadelede önemli bir adım daha atıldı. 30 yataklı Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) inşaat sürecine başlandı. Hayata geçirilecek olan AMATEM projesiyle, alkol ve madde bağımlılığıyla mücadelede etkin bir tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunulması hedeflenirken, merkez modern altyapısı ve uzman kadrosuyla hem hastalara hem de ailelerine destek olacak. Projenin en kısa sürede tamamlanarak hizmete açılmasının planlandığını belirten Aydın İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "30 yataklı Alkol ve Uyuşturucu Madde Bağımlıları Tedavi ve Araştırma Merkezi (AMATEM) inşaat sürecine başlanmıştır. Bağımlılıkla mücadelede önemli bir merkez olacak bu projenin ilimize hayırlı olmasını diliyoruz" ifadeleri yer aldı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:32
Uzmanı dondurucu soğuklara karşı uyardı: "Geç kalınırsa uzuv kaybı olabilir"
Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, soğuk havaların etkili olmasıyla birlikte özellikle el, ayak ve kulak gibi uç bölgelerin ciddi risk altında olduğunu belirterek, geç kalınan müdahalelerin kalıcı hasarlara ve uzuv kayıplarına yol açabileceğini vurguladı. Havaların soğumasıyla birlikte uzun süre soğuğa maruz kalan kişilerde donma vakaları görülmeye başlandı. Özellikle açık havada çalışanlar, yaşlılar, çocuklar ile diyabet ve kalp hastalığı bulunan bireyler risk grubunda yer alıyor. Soğuğa uzun süre maruz kalınması durumunda ilk olarak el ve ayak parmaklarında uyuşma, karıncalanma ve renk değişikliği oluşuyor. İlerleyen süreçte cilt soluk beyaz bir hal alırken, müdahale edilmediğinde morarma ve doku kayıpları meydana gelebiliyor. Donma, başlangıç aşamasında fark edilmemesi halinde hasar derinleşiyor ve kalıcı sorunlara yol açabiliyor. Islak eldivenler, sıkı ayakkabılar ve uzun süre hareketsiz kalmak donmayı hızlandıran etkenler arasında yer alıyor. Donma şüphesi olan durumlarda el ve ayakların ani şekilde sıcak suya sokulmaması, yavaş ve kontrollü bir şekilde ısıtılması gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümünde görevli Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, donmaya müdahale edilmezse kalıcı sorunların ortaya çıkabileceğini söyleyerek, "Çok ciddi donma vakalarında el ve ayak parmakları, hatta kulak gibi bölgeler donmanın seviyesine göre kesilmek zorunda kalınabilir" dedi. "Ampütasyon yapılabilir" Donma şüphesi varsa el ve ayakları direkt olarak sıcak suya sokmanın doğru olmadığını belirten Neşe Kurt Özkaya, "Uzun süre maruz kalındığında soğuk dokulara zarar verebilir. El ve ayak parmakları soğuğa karşı en savunmasız bölgelerimizdir. Donma genelde önce uyuşma, karıncalanma ve renk değişikliğiyle başlar. Cilt soluk beyaz olur, ilerleyen zamanlarda morarmaya başlar. Bu aşamada müdahale edilmezse doku hasarı derinleşir ve kalıcı sorunlara yol açabilir. Özellikle açık havada çalışanlar, uzun süre soğukta kalanlar, yaşlılar, diyabet ve kalp gibi hastalıkları olanlar ile çocuklar daha yüksek risk altındadır. Islak eldiven ve sıkı ayakkabılar donmayı hızlandırır. Öncelikle korunma önemlidir. Eldiven ve sıcak tutan, kuru kalmayı sağlayan ayakkabılar kullanılmalıdır. El ve ayaklar kuru tutulmalı, uyuşma hissedildiğinde ‘nasıl olsa geçer’ denmeden hemen sıcak bir ortama geçilmelidir. Donma şüphesi varsa el ve ayakları aniden sıcak suya sokmak doğru değildir. Nazikçe, yavaş yavaş ısıtılmalı ve mutlaka bir sağlık kuruluşunda tedavi olunmalıdır. Erken fark edilen donmalar tamamen tedavi edilebilir. Geç fark edilenlerde ise cerrahi müdahale gerekebilir. Kalp ve diyabet hastalığı olanlarda uzun süre soğuğa maruz kalmak, aynı yanık hastalarında olduğu gibi ciddi hasarlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hastalar donma ile geldiğinde, biz onları yanık tedavisine benzer şekilde yatırarak tedavi ediyoruz ve maalesef gerekli görülürse ampütasyon işlemleri de yapılabiliyor. Çok ciddi donma vakalarında el ve ayak parmakları, hatta kulak gibi bölgeler donmanın seviyesine göre kesilmek zorunda kalınabilir" ifadelerini kullandı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:26
Uzmanı dondurucu soğuklara karşı uyardu: "Geç kalınırsa uzuv kaybı olabilir"
Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, soğuk havaların etkili olmasıyla birlikte özellikle el, ayak ve kulak gibi uç bölgelerin ciddi risk altında olduğunu belirterek, geç kalınan müdahalelerin kalıcı hasarlara ve uzuv kayıplarına yol açabileceğini vurguladı. Havaların soğumasıyla birlikte uzun süre soğuğa maruz kalan kişilerde donma vakaları görülmeye başlandı. Özellikle açık havada çalışanlar, yaşlılar, çocuklar ile diyabet ve kalp hastalığı bulunan bireyler risk grubunda yer alıyor. Soğuğa uzun süre maruz kalınması durumunda ilk olarak el ve ayak parmaklarında uyuşma, karıncalanma ve renk değişikliği oluşuyor. İlerleyen süreçte cilt soluk beyaz bir hal alırken, müdahale edilmediğinde morarma ve doku kayıpları meydana gelebiliyor. Donma, başlangıç aşamasında fark edilmemesi halinde hasar derinleşiyor ve kalıcı sorunlara yol açabiliyor. Islak eldivenler, sıkı ayakkabılar ve uzun süre hareketsiz kalmak donmayı hızlandıran etkenler arasında yer alıyor. Donma şüphesi olan durumlarda el ve ayakların ani şekilde sıcak suya sokulmaması, yavaş ve kontrollü bir şekilde ısıtılması gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi bölümü Doç. Dr. Neşe Kurt Özkaya, donmaya müdahale edilmezse kalıcı sorunların ortaya çıkabileceğini söyleyerek, "Çok ciddi donma vakalarında el ve ayak parmakları, hatta kulak gibi bölgeler donmanın seviyesine göre kesilmek zorunda kalınabilir" dedi. "Ampütasyon yapılabilir" Donma şüphesi varsa el ve ayakları direkt olarak sıcak suya sokmanın doğru olmadığını belirten Neşe Kurt Özkaya, "Uzun süre maruz kalındığında soğuk dokulara zarar verebilir. El ve ayak parmakları soğuğa karşı en savunmasız bölgelerimizdir. Donma genelde önce uyuşma, karıncalanma ve renk değişikliğiyle başlar. Cilt soluk beyaz olur, ilerleyen zamanlarda morarmaya başlar. Bu aşamada müdahale edilmezse doku hasarı derinleşir ve kalıcı sorunlara yol açabilir. Özellikle açık havada çalışanlar, uzun süre soğukta kalanlar, yaşlılar, diyabet ve kalp gibi hastalıkları olanlar ile çocuklar daha yüksek risk altındadır. Islak eldiven ve sıkı ayakkabılar donmayı hızlandırır. Öncelikle korunma önemlidir. Eldiven ve sıcak tutan, kuru kalmayı sağlayan ayakkabılar kullanılmalıdır. El ve ayaklar kuru tutulmalı, uyuşma hissedildiğinde ‘nasıl olsa geçer’ denmeden hemen sıcak bir ortama geçilmelidir. Donma şüphesi varsa el ve ayakları aniden sıcak suya sokmak doğru değildir. Nazikçe, yavaş yavaş ısıtılmalı ve mutlaka bir sağlık kuruluşunda tedavi olunmalıdır. Erken fark edilen donmalar tamamen tedavi edilebilir. Geç fark edilenlerde ise cerrahi müdahale gerekebilir. Kalp ve diyabet hastalığı olanlarda uzun süre soğuğa maruz kalmak, aynı yanık hastalarında olduğu gibi ciddi hasarlara neden olabilmektedir. Bu nedenle hastalar donma ile geldiğinde, biz onları yanık tedavisine benzer şekilde yatırarak tedavi ediyoruz ve maalesef gerekli görülürse ampütasyon işlemleri de yapılabiliyor. Çok ciddi donma vakalarında el ve ayak parmakları, hatta kulak gibi bölgeler donmanın seviyesine göre kesilmek zorunda kalınabilir" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 21:11
Kar temizlerken damdan düştü, ekipler hastaneye yetiştirdi
Siirt’in Şirvan ilçesinde kar temizlerken damdan düşerek ağır yaralanan 16 yaşındaki çocuk, karla mücadele ekipleri tarafından kurtarılarak hastaneye yetiştirildi. Siirt’in Şirvan ilçesine bağlı Yamaçlı köyü Haleniz mezrasında, kar temizlerken damdan düşerek ağır yaralanan 16 yaşındaki M.E., Siirt İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri tarafından kurtarılarak 112 acil servis ekiplerine sevk edildi. Olayın bildirilmesinin ardından bölgeye ulaşan ekipler, zor arazi ve hava şartlarına rağmen kısa sürede müdahale ederek yaralı genci sağlık ekiplerine teslim etti. Çocuğun tedavisinin, Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanes’nde devam ettiği öğrenildi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:34
Asansör görevlisiyle hasta yakını arasında ’hasta asansörü’ tartışması
Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi sedyeli hasta asansöründe, asansör görevlisi ile hasta yakınları arasında tartışma yaşandı. Olay, dün saat 14.15 sıralarında Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşandı. İddiaya göre, hasta taşıma asansörüne hasta yakınlarının binmesi üzerine asansör görevlisi ile hasta yakınları arasında tartışma yaşandı. Hasta yakınlarından birinin babasının beyin ameliyatı geçirdiği ve tomografi çekimi için götürülmesi gerektiğini söylediği belirtildi. Hasta için asansör beklendiği sırada, görevli personelin karşı asansörden gelerek yüksek sesle bağırdığı, küfür ile hakaretler de bulunduğu öne sürüldü. Asansör görevlisinin hasta yakınlarına yönelik davranışı çevrede bulunan vatandaşlar ve hasta yakınları tarafından tepkiyle karşılandı. Yaşanan tartışma sırasında hasta yakınlarından birinin yaşananları cep telefonu kamerasıyla kaydetmeye başlaması üzerine tartışmanın daha da arttığı öğrenildi. Hasta yakının şikayet edeceğini söylemesi üzerine de görevlinin, "edersen et" diyerek tepki gösterdiği, ardından diğer asansöre doğru koşarak "o asansör de bana ait" ifadelerini kullandığı ileri sürüldü. Olayın ardından hasta yakınlarının başhekimliğe yazılı şikâyette bulunduğu belirtildi. Yaşanan olayla ilgili hastane yönetimi tarafından henüz açıklama yapılmadı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:32
Endometriozis her yaşta görülebilir
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Seher Sarı Kayalarlı, "Ağrı, kanama, gebe kalmada zorluk endometrioziste en sık karşılaşılan yakınmalardır. Hastalık her yaşta görülebilmekle birlikte, en çok 30-40 yaşları arasında yaygındır" dedi. Endometriozisin rahim iç tabakasının normalde olması gereken yer dışında vücudun başka yerlerinde bulunması ile karakterize, östrojen bağımlı bir hastalık olduğunu belirten Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nden Opr. Dr. Seher Sarı Kayalarlı, endometriozisin kanser olmamasına rağmen, kanser gibi ilerleyici bir yapısı olduğunu ve kontrol altına alınıp tedavi edilmesi gerektiğine işaret ederek, "Dünyada yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen kronik bir hastalıktır. Endometriozis yaklaşık 10 kadından birinde görülmektedir. Ancak bazı sorunları olan kişilerde daha fazla görülebilmektedir. Örneğin, gebe kalma sorunu olan kadınlarda yüzde 40’lar civarında, ilaç tedavisine cevap vermeyen süreğen kasık ağrılı adölesan (ergenlik) çağındaki kızlarda ise yüzde 75’ler civarında görülebildiği gösterilmiştir" diye konuştu. "Birçok belirtisi var" Endometriozisin ilk keşfedildiği dönemlerde hep üreme çağının hastalığı olarak bilindiğini ancak özellikle son yıllardaki tüm araştırmaların hastalığın kız çocuklarından menopoz sonrası kadınlara dek her yaşta görülebileceğini gösterdiğinin altını çizen Opr. Dr. Kayalarlı, "Hatta 38 haftalık hamilenin karnındaki kız bebekte kist, doğum sonrasında alındığında çikolata kisti olarak bile raporlandı. Yani hastalık her yaşta görülmekle birlikte en çok 30-40 yaşları arasında görüldüğünün de altını çizmek gerekir. Endometriozisin yerleşim yerine göre pek çok farklı belirtisi olmakla birlikte, hastaneye başvuruya neden olan 3 temel şikayeti vardır; ağrı, kanama, gebe kalmada zorluk. Endometrioziste ağrı en sık karşılaşılan yakınmalardandır. Adet sancısı (dismenore), süreğen kasık ağrısı (kronik pelvik ağrı), ilişkide derinde hissedilen ağrı (disparöni), idrar yaparken ağrı (dizüri), dışkılamada ağrı (diskezi) en sık ifade edilen ağrılardır. Ağrılar genellikle çok şiddetlidir ve genellikle ilk adet görmeye başladıktan itibaren başlar. Ağrı nedeniyle sık ağrı kesici kullanma ve hatta acil servise başvurma gerekebilir. Endometrioziste en sık rastlanan kanama sorunları iki şekildedir: Çok aşırı kanama (hipermenore) ve adet önü-sonu lekelenmeler (pre-post menstrüel spotting)" şeklinde konuştu. "Tanı alma süreci çok uzun" Endometriozisin varlığının gebe kalmayı imkansız kılmadığını ancak gebe kalmada zorluklara neden olabileceğini ifade eden Opr. Dr. Kayalarlı, "Bunun başlıca sebepleri; yumurta rezervinin azalması, yapışıklıklar nedeniyle tüplerin tıkanması, tüp-yumurtalık ilişkisinin bozulması, üreme hücreleri (sperm ve yumurta) üzerine olumsuz etki eden kimyasal maddelerin endometrioz odaklarından salınması, yine bu nedenle embriyonun rahime tutunma sıkıntısı olarak sayılabilir" ifadelerini kullandı. Hastalığın tanı alma süresinin 8-12 yıla kadar uzayabildiğini, hasta doğru teşhis ve tedavi alana kadar yıllar geçebildiğini aktaran Kayalarlı, "Bu sürede tedavisiz kalan kişinin endometriozis hastalığı ilerlemiş olabiliyor. Hastalığın teşhisi konulduktan sonra tedavi şekline kişiye göre, yani yaşı, yumurtalık rezervi, çocuk isteği olup olmaması, ek hastalıkların varlığı ve endometriozisin evresine göre şekillendirilir" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:23
İzmir’de rahim ağzı kanserine dikkat çekmek için pedal çevrildi
İzmir Demokrasi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve İzmir İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle "Serviks (Rahim Ağzı) Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında etkinlik düzenlendi. Konak’tan Alsancak Gündoğdu Meydanı’na kadar pedal çeviren katılımcılar, erken teşhisin önemine dikkat çekti. Dünyada kadınlar arasında kanser kaynaklı ölümlerin en sık nedenlerinden biri olan serviks kanserine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla bisiklet turu gerçekleştirildi. Etkinlikte, serviks kanserinin simgesi olan yeşil şapkalar takan katılımcılar, Konak Meydanı’ndan başlayarak Gündoğdu Meydanı’na kadar bisiklet sürdü. Etkinlikte, erken tanının hayat kurtarıcı etkisi vurgulandı. "Geçen yıl 192 kadına tanı koyduk" Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Birim Sorumlusu Ümit Altıntığ, Ocak ayının tüm dünyada rahim ağzı kanseri farkındalık ayı olduğunu hatırlattı. Altıntığ, "Halkımızda farkındalık oluşturmak amacıyla böyle bir etkinlik planladık. Serviks kanserinin rengi olan yeşil şapkalarımızı giyerek buradayız. Serviks kanseri, kadın kanserleri içerisinde ölümcül türler arasında üst sıralarda yer almaktadır. Ülkemizde Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 2014 yılından beri ücretsiz olarak taramalar yapmaktayız. İlimizde geçtiğimiz yıl tarama kapsamında 220 bin kadınımıza ulaştık. Bu taramalar sonucunda 192 kadına tanı koyduk." dedi. "Vakaların yüzde 80’i erken evrede yakalandı" Erken teşhisin önemine değinen Altıntığ, yakalanan vakaların büyük çoğunluğunun tedavi edilebilir aşamada olduğunu belirtti. Altıntığ, "Tespit ettiğimiz vakaların yüzde 80’inden fazlası, henüz kanser oluşmadan veya erken tanı evresinde yakalanan hastalardan oluşuyor. Bu sonuçlar taramanın ne kadar hayati olduğunu göstermektedir." ifadelerini kullandı. 30-65 yaş grubuna tarama çağrısı Serviks kanserinin, HPV-DNA testi ile riskini azaltmanın mümkün olduğu bir hastalık olduğuna dikkat çeken Altıntığ, vatandaşları ücretsiz tarama noktalarına davet etti. Altıntığ, "30-65 yaş aralığındaki tüm kadınlarımızı Aile Hekimliklerine, Sağlıklı Hayat Merkezlerine (SHM) ve Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezlerine (KETEM) rahim ağzı kanseri taramasını yaptırmak için bekliyoruz. Tarama periyodu 5 yılda birdir. Bu durum kadınlarımız için büyük bir kolaylık sağlamaktadır ve testler ücretsiz olarak yapılmaktadır." şeklinde konuştu. Uzmanlar, serviks kanserinin erken dönemde yakalandığında tedavi başarısının yüksek olduğunu ve tanı konduktan sonraki 5 yıllık sağ kalım oranının yüzde 92 düzeylerinde seyrettiğini belirtiyor.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 16:14
Nemrut Dağı eteklerinde hasta kurtarma operasyonu
Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Nemrut Dağı eteklerinde hastalanan bir vatandaş, düzenlenen operasyonla kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Edinilen bilgilere göre, Nemrut Dağı eteklerinde böbrek ağrısı nedeniyle karlı dağlık alanda mahsur kalan 40 yaşındaki Cihan Kan isimli vatandaş, rahatsızlandı. Böbrek ağrısı şikayetiyle fenalaşan Cihan Kan, 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak yardım istedi. Durum üzerine olay yerine UMKE, AFAD ile sağlık ekipleri sevk edildi. Yolların karla kaplı olmasından dolayı paletli arama kurtarma aracı kullanıldı. Cihan Kan’a ulaşan ekipler burada hastaya ilk müdahalede bulundu. Ekiplerin yoğun çabası sonucu kurtarılan hasta Kahta Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 15:00
Muş’ta hasta, ambulansa iş makinesiyle ulaştırıldı
Muş’un Korkut ilçesine bağlı Tanköy köyünde rahatsızlanan 78 yaşındaki hasta, yoğun kar yağışı nedeniyle kapanan yolun açılmasının ardından iş makinesiyle ambulansa taşındı. Korkut ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı, sağlık hizmetlerine ulaşımı zaman zaman zorlaştırırken, ekiplerin çalışmasıyla hasta kadının hastaneye sevki sağlandı. Kent merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan Korkut ilçesine bağlı Tanköy köyünde yaşayan tansiyon, şeker ve kalp hastası olduğu öğrenilen 78 yaşındaki Fatma Ensarioğlu rahatsızlandı. Yakınlarının durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmesi üzerine sağlık ekipleri harekete geçti. Ancak köy yolunun yoğun kar yağışı nedeniyle kapalı olması sebebiyle Muş İl Özel İdaresi karla mücadele ekipleri bölgeye sevk edildi. Karla mücadele ekipleri, sağlık ekiplerine öncülük ederek köy yolunu ulaşıma açtı. Yolun açılmasının ardından hasta, iş makinesine bindirilerek ambulansın bulunduğu noktaya ulaştırıldı. Ambulansta ilk müdahalesi yapılan Fatma Ensarioğlu, daha sonra hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Ekiplerin koordineli çalışması sayesinde hastanın sağlık kuruluşuna güvenli şekilde sevki sağlandı.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:30
MUSKİ, 40 yıllık içme suyu hatları değişiyor
MUSKİ Genel Müdürlüğü, Marmaris ilçesi Karaca Mahallesi’nde vatandaşların özel mülkiyetlerinden geçen ve arızalara müdahaleyi zorlaştırarak kesinti sürelerinin uzamasına neden olan yaklaşık 40 yıllık içme suyu şebeke hatlarını kamusal alana taşıyor. Çalışmayla birlikte, yıllardır yaşanan su kesintilerinin önüne geçilmesi, muhtemel arızalara daha hızlı müdahale edilmesi ve daha sürdürülebilir bir içme suyu altyapısının oluşturulması amaçlanıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatları doğrultusunda, il genelinde içme suyu altyapı sistemlerinin güçlendirilerek sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik yatırımlarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Karaca Mahallesi’nde kapsamlı bir içme suyu hattı yenileme çalışması yürütüyor. Çalışma kapsamında, vatandaşların mülkiyetinden geçen ve yaklaşık 40 yıllık olan 2 bin metre uzunluğundaki içme suyu hatları kamusal alana alınarak bölgedeki içme suyu sorununun çözülmesi planlanıyor. Muhtemel arızalara daha hızlı müdahale edilecek MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, mahallede özel mülkiyetlerden geçen ve yaklaşık 40 yıl önce döşenen içme suyu şebeke hatları kadastral yol güzergâhına alınıyor. Böylece, özellikle tarım arazileri ve seraların içinden geçen hatlar nedeniyle yaşanan müdahale zorlukları ortadan kaldırılacak; oluşabilecek arızalara daha hızlı müdahale edilerek kesinti süreleri en aza indirilecek. Çalışmalar kapsamında toplam 2 bin metre uzunluğunda içme suyu şebeke hattı imalatı gerçekleştiriliyor. Ayrıca, 30 abonenin bağlantı hattı yenilenerek, hem abone arızalarının hem de su kayıplarının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yürütülen çalışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan MUSKİ Marmaris Su Kanal İşletme Şefi Murat Merdan Yücel, "Marmaris ilçesi Karacasöğüt Mahallesi’nde özel mülkiyetlerden geçen içme suyu şebekesi hatlarının kadastral yollardan hattı yapım işidir. Kış aylarında özellikle arıza oluştuğu zaman iş makineleriyle tarlalardaki arızalara müdahale edemiyorduk, arıza süresi uzuyordu. Bu yapım için 2 bin metre şebeke hattı ile birlikte bu sorunun önüne geçmiş olacağız" dedi. Yapılan çalışmanın mahalle için büyük bir kazanım olduğunu belirten Karaca Mahallesi Muhtarı Ferdi Tosun, "Şimdi dikim yaptığımız için ekimlerde patlıyordu, kepçeyi sokamıyorduk. Şimdi yol kenarına alındığı için yenilenmiş olacak. Yani patlama azalmış olacak" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 13:12
Kayseri’de bin kişi sigarayı bırakmak için başvurdu
Kayseri’de geride kalan 2025 yılında yaklaşık bin kişi sigara bırakmak için Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne başvururken, Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigarayı Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görevli Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker, "Sigarayı bırakmak için en doğru zaman bugündür. Yaş, sigara içme süresi ya da daha önceki başarısız denemeler bırakmak için bir engel değildir" dedi. Sigara kullanımı, günümüzde önlenebilir hastalık ve ölümlerin en önemli nedenleri arasında yer alıyor. Kayseri’de de İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulan Sağlıklı Hayat Merkezleri, sigarayı bırakmak isteyenlere destek olurken, Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Tedavisi Polikliniği’nde görevli Uzman Doktoru Ayşegül Yılmaz Türker, 2025 yılında yaklaşık bin kişinin sigarayı bırakmak için polikliniklere başvurduğunu söyledi. Sigara bağımlılığının bir alışkanlık değil, nikotine karşı gelişen kronik ve tekrarlayıcı bir hastalık olduğunu vurgulayan Türker, "Sigara kullanımı, günümüzde önlenebilir hastalık ve ölümlerin en önemli nedenlerinden biridir. Kalp ve damar hastalıklarından birçok hastalığa, kansere kadar pek çok hastalığın temelinde sigara yer almaktadır. Sigara bağımlılığı tedavi edilebilir bir durumdur. Sigara bağımlılığı yalnızca bir alışkanlık değildir, nikotin maddesine karşı gelişen, kronik ve tekrarlayıcı bir hastalıktır. Bu nedenle sigarayı bırakmakta zorlanmak, irade eksikliği ya da başarısızlık değildir. Profesyonel destek alan bireylerin sigarayı bırakma oranlarının, kendi başına bırakmaya çalışanlara kıyasla belirgin şekilde daha yüksek olduğu gösterilmektedir. Sigarayı bırakmakta zorlanan ve bırakmak isteyen bireylere, sigara bırakma tedavisi polikliniğine başvurmalarını öneriyorum. Bu polikliniklerin nerede olduğunu Alo 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı’nı arayarak öğrenebilirler. Ayrıca MHRS üzerinden bu polikliniklere randevu alabilirler. Kişilere özel bireysel danışmanlık hizmeti veriyoruz, psiko-sosyal destek uyguluyoruz ve bağımlılıkla mücadelede bu desteğin önemi oldukça büyüktür. Uygun görülen durumlarda bireylere ilaç tedavisi konusunda da yardımcı oluyoruz. Ayrıca online danışmanlık ile uzaktan değerlendirme yapabiliyoruz, böylece ilk başvuru ya da kontrol için gelecek kişiler, merkeze gelmeden de danışmanlık alabiliyorlar" dedi. Her yeni günün sigarayı bırakmak için bir fırsat olduğunu aktaran Türker, "Sigarayı bırakmak için en doğru zaman bugündür. Yaş, sigara içme süresi ya da daha önceki başarısız denemeler bırakmak için bir engel değildir. Her yeni bir gün, bırakmak için bir fırsattır" ifadelerini kullandı. Kendilerine başvuranların yaklaşık yüzde 40’ının sigarayı bıraktığını sözlerine ekleyen Türker, "Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Tedavisi Polikliniği’ne 2025 yılında yaklaşık bine yakın hastamız başvurmuştur. Bunların arasında danışmanlık alanların yaklaşık yüzde 20’si, uygun medikal tedavi alanların ise yaklaşık yüzde 40’ı sigarayı bırakma başarısı göstermiştir" şeklinde konuştu. "Motivasyon çok önemli" Sigarayı bırakmada kişinin motivasyonunun önemli olduğunu belirten Ayşegül Yılmaz Türker, "Sigarayı bırakmak için motivasyon çok önemlidir. Bu durumu en çok etkileyen faktör ise kişinin psikolojik durumudur. Çoğu zaman sigara kullanan bireyler, başına kötü bir hastalık gelmeden, kalp krizi geçirmeden ya da kanser gibi ciddi bir hastalığa yakalanmadan bırakmakta zorlanmaktadır. Oysa bu tür hastalıklar ortaya çıkmadan bırakmak, bırakma motivasyonunu artırmaktadır. Kanser tanısı aldıktan sonra başvuran hastalarımız da mevcuttur. Bu kişilere de uygun şekilde motivasyon vererek bırakma motivasyonlarını artırmayı amaçlıyoruz" dedi. Kayseri’de sigara bırakma polikliniği hizmetinin, İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı olarak Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi ile birlikte Kızıklı, İldem ve Servet Başkal Sağlıklı Hayat Merkezleri’nde sunulduğunu ifade eden Uzman Dr. Ayşegül Yılmaz Türker, ayrıca Kayseri Şehir Hastanesi ve Erciyes Üniversitesi Hastaneleri’nde de sigara bırakma polikliniklerinin hizmet verdiğini söyledi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 12:47
Yoğun kar ve zorlu şartlara rağmen hayat kurtaran müdahale
Ağrı’nın Patnos ilçesinde kar yağışı ve tipi nedeniyle yolu ulaşıma kapanan mezradaki yaşlı diyaliz hastası ekiplerce hastaneye ulaştırıldı. Patnos’a bağlı Tanyeli Köyü Yaylalar mezrasında etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle 80 yaşındaki İbrahim Kaya için yakınları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı. İhbarın ardından Patnos İlçe Özel İdaresi ekipleri, olumsuz hava şartlarına rağmen hızla harekete geçti. İş makineleriyle kapanan yolu açmak için seferber olan ekipler, zamanla yarışarak yolu ulaşıma uygun hale getirdi. Ardından sağlık ekipleri mezraya ulaşarak diyaliz hastası Kaya’ya ilk müdahaleyi olay yerinde yaptı. Ardından ambulansla Patnos Devlet Hastanesi’ne sevk edilen Kaya’nın tedavisine başlandığı öğrenildi. Vatandaşlar, zorlu kış şartlarında büyük bir özveriyle görev yapan İlçe Özel İdaresi ve 112 sağlık personeline gayret ve fedakârlık için teşekkürlerini iletti. Yetkililer, kış ayları boyunca özellikle kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların mağdur olmaması için yol açma ve acil müdahale çalışmalarının aralıksız sürdürüleceğini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder