Yerel Haberler
Sakarya
Hakan Kutlu: "Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" 02 Ocak 2026 Cuma - 17:54:04 Sakaryaspor Teknik Direktörü Hakan Kutlu, "Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" dedi. Sakaryaspor, Trendyol 1. Lig’in 20. haftasında sahasında oynayacağı Bandırmaspor maçının hazırlıklarına yaptığı antrenmanla devam etti. Rüstemler Tesisleri’nde gerçekleşen idman öncesi takımın yeni Teknik Direktörü Hakan Kutlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kutlu, "Önemli bir camiaya geldiğimizin farkındayız. Her şeyin güzel olacağını umuyoruz. Çalışmalarımız da bu yönde olacak. Ligin ilk yarısında bazı sıkıntılar yaşamış bir takım ama halledilemeyecek problemler olduğunu düşünmüyorum. Yeni bir yönetim, yeni bir teknik ekip. Heyecanlıyız. Her takımda olduğu gibi Sakaryaspor’da da şu anda bazı transfer ihtiyacı olabilir ama biz daha çok takım içindeki problemleri çözmeye çalışacağız, ihtiyacımız olan transferleri de yapacağız" diye konuştu. "Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" Sakaryaspor ile ilk antrenmanına çıkan Kutlu, önceliğin kulüp içerisindeki problemleri çözmek olduğunu dile getirerek, "Sakaryaspor, önemli bir futbolcu grubuna sahip. Bazen birliktelik sağlanamadığı zaman ne kadar iyi bir futbolcu olursanız olun, geçmişinizde ne kadar başarılı olursanız olun bunu sahaya yansıtamıyorsunuz. Futbolcularla ilk konuşmamız da bu oldu, o birlikteliği sağladığımız zaman bu futbolcu grubunun tüm eksikleri tamamlayabileceğini düşünüyorum. Birlikteliği hem taraftarlarla hem şehirle, teknik ekip ve yönetimle bu birlikteliği sağlayıp Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" diye konuştu. Kutlu’nun açıklamaları ardından gerçekleşen idman, düz koşu ile başladı. Isınma hareketleri ve dar alanda pas ile devam eden antrenman taktik çalışmayla sona erdi. Yeşil-siyahlılar, 10 Ocak Cumartesi günü saat 19.00’da Bandırmaspor’u ağırlayacak.
02 Ocak 2026 Cuma - 17:23 Otizmli Yarınlara Dokunmak projesi hayata geçirildi SUBÜ Sağlıklı ve Analitik Düşünce Topluluğu tarafından hazırlanan ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ÜNİDES programı çerçevesinde desteklenen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ başlıklı proje ile eğitimden sanata, saha araştırmalarından teknik gezilere kadar geniş bir yelpazede otizm farkındalığı oluşturuldu. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal farkındalık oluşturma yönündeki çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda 15-20 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ projesinin açılış programı, SUBÜ Sakarya Meslek Yüksekokulu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES 5. Dönem Proje Desteği kapsamında hayata geçirilen proje, otizme yönelik ön yargıları kırmayı ve kapsayıcı bir toplum bilinci oluşturmayı hedefliyor. Projenin yürütücülüğünü üstlenen SUBÜ Sağlıklı ve Analitik Düşünce Topluluğu Akademik Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Berrin Sarıtunç, öğrencilerin bu süreçte sadece akademik bilgi değil aynı zamanda proje üretme ve topluma katkı sunma noktasında önemli yetkinlikler kazandığını vurguladı. Sarıtunç, projenin temel amacının otizm konusunda bilinçli bir nesil yetiştirmek olduğunu ifade etti. Projenin en dikkat çeken etkinliklerinden biri, otizmli genç sanatçı Ceren Gökçe’nin ‘Kalplerimiz Aynı Atıyor, Yarınlarımıza Hep Birlikte Dokunalım’ temalı resim sergisi oldu. Sanatçının sevdiği anime karakterlerini canlı renklerle yorumladığı 25 özgün eserden oluşan sergi, katılımcılar tarafından beğeni topladı. Sanatçı Gökçe, eserlerinin üniversite öğrencileriyle buluşmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Teori uygulamalı eğitimlerle desteklendi Hafta boyunca süren etkinlik dizisinde otizm; tıbbi, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla ele alındı. Deneyimlerini paylaşan ODED-DER Başkanı Tolga Gökçe, bir ebeveyn olarak eğitimin dönüştürücü gücüne dikkat çekti. SUBÜ Otizm Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Gizem Karakaş, katılımcıların otizmli bireylerin dünyasını anlamalarını sağlayan uygulamalı bir empati parkuru çalışması gerçekleştirdi. Eğitmen Ahmet Keskin ‘Otizm Dostu Eğitim’, Klinik Psikolog Mavi Çınar ‘Psikolojik Yaklaşımlar’ ve Dr. Öğretim Üyesi Gülsüm Öztürk Emiral ise ‘Halk Sağlığı ve Otizm’ konularında sunumlar yaptı. Saha çalışmaları ve teknik gezi Proje, sadece kampüs sınırları içerisinde kalmayarak sahaya ve farklı şehirlere de taşındı. İletişim süreçlerine Hasan Malit’in destek verdiği çalışmada, gerçekleştirilen anket ve röportajlarla proje çıktıları bilimsel bir zemine oturtuldu. Programın final aşamasında ise Eskişehir’e teknik bir gezi düzenlenerek Anadolu Üniversitesi Engelsiz Araştırma Enstitüsü ziyaret edildi. Heyet, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile bir araya gelerek projenin çıktılarını paylaştı. Güçlü paydaş desteği Toplumsal duyarlılığa güzel bir örnek teşkil etmeyi hedefleyen projeye kamu ve özel sektörden pek çok kurum destek verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Hendek Belediyesi ve çeşitli yerel işletmelerin katkılarıyla şekillenen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ projesi, kapsayıcı bir toplum hedefi doğrultusunda yürütüldü.
Hakan Kutlu: "Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz"
02 Ocak 2026 Cuma - 17:54 Hakan Kutlu: "Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" Sakaryaspor Teknik Direktörü Hakan Kutlu, "Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" dedi. Sakaryaspor, Trendyol 1. Lig’in 20. haftasında sahasında oynayacağı Bandırmaspor maçının hazırlıklarına yaptığı antrenmanla devam etti. Rüstemler Tesisleri’nde gerçekleşen idman öncesi takımın yeni Teknik Direktörü Hakan Kutlu, basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kutlu, "Önemli bir camiaya geldiğimizin farkındayız. Her şeyin güzel olacağını umuyoruz. Çalışmalarımız da bu yönde olacak. Ligin ilk yarısında bazı sıkıntılar yaşamış bir takım ama halledilemeyecek problemler olduğunu düşünmüyorum. Yeni bir yönetim, yeni bir teknik ekip. Heyecanlıyız. Her takımda olduğu gibi Sakaryaspor’da da şu anda bazı transfer ihtiyacı olabilir ama biz daha çok takım içindeki problemleri çözmeye çalışacağız, ihtiyacımız olan transferleri de yapacağız" diye konuştu. "Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" Sakaryaspor ile ilk antrenmanına çıkan Kutlu, önceliğin kulüp içerisindeki problemleri çözmek olduğunu dile getirerek, "Sakaryaspor, önemli bir futbolcu grubuna sahip. Bazen birliktelik sağlanamadığı zaman ne kadar iyi bir futbolcu olursanız olun, geçmişinizde ne kadar başarılı olursanız olun bunu sahaya yansıtamıyorsunuz. Futbolcularla ilk konuşmamız da bu oldu, o birlikteliği sağladığımız zaman bu futbolcu grubunun tüm eksikleri tamamlayabileceğini düşünüyorum. Birlikteliği hem taraftarlarla hem şehirle, teknik ekip ve yönetimle bu birlikteliği sağlayıp Sakaryaspor’u yakışan yerlere getireceğimize inanıyoruz" diye konuştu. Kutlu’nun açıklamaları ardından gerçekleşen idman, düz koşu ile başladı. Isınma hareketleri ve dar alanda pas ile devam eden antrenman taktik çalışmayla sona erdi. Yeşil-siyahlılar, 10 Ocak Cumartesi günü saat 19.00’da Bandırmaspor’u ağırlayacak.
Otizmli Yarınlara Dokunmak projesi hayata geçirildi
02 Ocak 2026 Cuma - 17:23 Otizmli Yarınlara Dokunmak projesi hayata geçirildi SUBÜ Sağlıklı ve Analitik Düşünce Topluluğu tarafından hazırlanan ve Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ÜNİDES programı çerçevesinde desteklenen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ başlıklı proje ile eğitimden sanata, saha araştırmalarından teknik gezilere kadar geniş bir yelpazede otizm farkındalığı oluşturuldu. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), sosyal sorumluluk projeleriyle toplumsal farkındalık oluşturma yönündeki çalışmalarına devam ediyor. Bu doğrultuda 15-20 Aralık 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ projesinin açılış programı, SUBÜ Sakarya Meslek Yüksekokulu’nda yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES 5. Dönem Proje Desteği kapsamında hayata geçirilen proje, otizme yönelik ön yargıları kırmayı ve kapsayıcı bir toplum bilinci oluşturmayı hedefliyor. Projenin yürütücülüğünü üstlenen SUBÜ Sağlıklı ve Analitik Düşünce Topluluğu Akademik Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Berrin Sarıtunç, öğrencilerin bu süreçte sadece akademik bilgi değil aynı zamanda proje üretme ve topluma katkı sunma noktasında önemli yetkinlikler kazandığını vurguladı. Sarıtunç, projenin temel amacının otizm konusunda bilinçli bir nesil yetiştirmek olduğunu ifade etti. Projenin en dikkat çeken etkinliklerinden biri, otizmli genç sanatçı Ceren Gökçe’nin ‘Kalplerimiz Aynı Atıyor, Yarınlarımıza Hep Birlikte Dokunalım’ temalı resim sergisi oldu. Sanatçının sevdiği anime karakterlerini canlı renklerle yorumladığı 25 özgün eserden oluşan sergi, katılımcılar tarafından beğeni topladı. Sanatçı Gökçe, eserlerinin üniversite öğrencileriyle buluşmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. Teori uygulamalı eğitimlerle desteklendi Hafta boyunca süren etkinlik dizisinde otizm; tıbbi, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla ele alındı. Deneyimlerini paylaşan ODED-DER Başkanı Tolga Gökçe, bir ebeveyn olarak eğitimin dönüştürücü gücüne dikkat çekti. SUBÜ Otizm Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Gizem Karakaş, katılımcıların otizmli bireylerin dünyasını anlamalarını sağlayan uygulamalı bir empati parkuru çalışması gerçekleştirdi. Eğitmen Ahmet Keskin ‘Otizm Dostu Eğitim’, Klinik Psikolog Mavi Çınar ‘Psikolojik Yaklaşımlar’ ve Dr. Öğretim Üyesi Gülsüm Öztürk Emiral ise ‘Halk Sağlığı ve Otizm’ konularında sunumlar yaptı. Saha çalışmaları ve teknik gezi Proje, sadece kampüs sınırları içerisinde kalmayarak sahaya ve farklı şehirlere de taşındı. İletişim süreçlerine Hasan Malit’in destek verdiği çalışmada, gerçekleştirilen anket ve röportajlarla proje çıktıları bilimsel bir zemine oturtuldu. Programın final aşamasında ise Eskişehir’e teknik bir gezi düzenlenerek Anadolu Üniversitesi Engelsiz Araştırma Enstitüsü ziyaret edildi. Heyet, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ile bir araya gelerek projenin çıktılarını paylaştı. Güçlü paydaş desteği Toplumsal duyarlılığa güzel bir örnek teşkil etmeyi hedefleyen projeye kamu ve özel sektörden pek çok kurum destek verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Hendek Belediyesi ve çeşitli yerel işletmelerin katkılarıyla şekillenen ‘Otizmli Yarınlara Dokunmak’ projesi, kapsayıcı bir toplum hedefi doğrultusunda yürütüldü.
Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor
02 Ocak 2026 Cuma - 12:41 Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi.
Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor
02 Ocak 2026 Cuma - 12:30 Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi. (ACK-OK-