Yerel Haberler
Sakarya
10 Şubat 2026 Salı - 11:54 Son veda yürek yaktı: Küçük kız babasını tebessümle uğurladı Sakarya’nın Hendek ilçesinde evinde silahını temizlediği sırada meydana gelen kazada hayatını kaybeden 36 yaşındaki polis memuru, törenle son yolculuğuna uğurlanırken küçük kızının babasının Türk bayrağına sarılı tabutuna sevgiyle dokunduğu anlar yürekleri dağladı. Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Umut Sıbıç (36), ikametinde silahını temizlediği sırada silahın ateş alması neticesinde göğüs bölgesinden yaralandı. Durumun haber verilmesi üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Olay yerinde yapılan ilk müdahale sonrasında hastaneye sevk edilen polis memuru, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden polis memuru için Hendek İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde cenaze töreni düzenlendi. Törende, polis memurunun annesi, eşi ve yakınları ayakta durmakta güçlük çekti. Polisin Türk bayrağına sarılı tabutunu seven kızı ve yakınlarının tabuta sarılarak feryat etmesi yürekleri dağladı. Evli ve 1 çocuk babası olan Umut Sıbıç’ın cenazesi, ilçe emniyet müdürlüğü bahçesinde düzenlenen tören sonrasında memleketi Zonguldak’a gönderildi. Hayatını kaybeden polis memuru, Uzun Mehmet Camisinde İkindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından İnağzı Mahallesi Dilek Sokak’ta ki aile mezarlığına defnedilecek.
Sakarya Üniversitesinde tanıtım günleri yoğun ilgiyle tamamlandı
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:32 Sakarya Üniversitesinde tanıtım günleri yoğun ilgiyle tamamlandı Sakarya Üniversitesinde 2025-YKS tercih sürecine yönelik olarak düzenlenen tanıtım günleri sona erdi. 30-31 Temmuz ve 1 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen program kapsamında, üniversitenin akademik ve idari birimleri aday öğrenciler ve aileleriyle bir araya geldi. Üç gün boyunca süren tanıtım günleri yoğun katılımla gerçekleşti. Aday öğrenciler, tercih sürecinde doğru karar verebilmek adına fakülteler, yüksekokullar ve meslek yüksekokullarının açtığı stantlardan bölümlere dair bilgi aldı. Akademisyenler ve görevliler tarafından yapılan yönlendirmelerle öğrencilere eğitim içerikleri, çift anadal imkanları, Erasmus+ programları, kariyer fırsatları, hazırlık eğitimi süreci, yurt ve burs imkanları ile kampüste yaşam hakkında ayrıntılı bilgiler sunuldu. Tanıtım günlerinde, öğrencilerin yanı sıra aileler de akademik birimler ve kampüs imkanları hakkında bilgilendirildi. Öğrenci Dekanlığı, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı, Araştırma Dekanlığı, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığı, Türk Dili Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezi (TÖMER), Mezun İlişkileri Koordinatörlüğü, Engelsiz Yaşam ve Destek Koordinatörlüğü, Kariyer Geliştirme Koordinatörlüğü, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ve İletişim Koordinatörlüğü de stantlarda yer alarak üniversitenin öğrenci odaklı hizmetlerini tanıttı. Sakarya Üniversitesi, tanıtım günleriyle aday öğrencilere ve ailelerine açık, erişilebilir ve kapsamlı bir bilgilendirme ortamı sundu. Öğrencilerin tercih sürecinde de fakülte temsilcileri, fakülteleri ziyaret eden aday öğrencilere ve velilerine rehberlik etmeye devam edecek. Fakülte temsilcileri, öğrencilere eğitim programları, akademik kadro ve imkanlar hakkında bilgi vermeyi sürdürecek. Böylece adaylar yalnızca tanıtım günlerinde değil, tercih süreci boyunca da fakülteleri yakından tanıma fırsatı bulacak.
SAÜ ile Libya Tıp Uzmanlık Kurulu arasında iş birliği anlaşması
02 Ağustos 2025 Cumartesi - 14:26 SAÜ ile Libya Tıp Uzmanlık Kurulu arasında iş birliği anlaşması Sakarya Üniversitesi ile Libya Tıp Uzmanlık Kurulu arasında lisansüstü tıp eğitimi ve uzmanlık alanlarında iş birliği protokolü imzalandı. Üç yıl süreyle geçerli olacak anlaşma, klinik uzmanlık kapasitesini geliştirmeyi, akademik değişimi kolaylaştırmayı ve kanıta dayalı tıp uygulamalarını teşvik etmeyi hedefliyor. Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Rektörü Prof. Dr. Hamza Al ve Libya Tıp Uzmanlık Kurulu Yetkilisi Dr. Abdul Hakim Elia arasında imzalanan protokol çerçevesinde, Libya’dan gelen lisansüstü öğrenciler Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesinin akredite birimlerinde Genel Cerrahi, İç Hastalıkları, Pediatri, Kadın Doğum ve Anestezi gibi branşlarda eğitim alabilecek. Ortak araştırma ve yayın çalışmaları da protokolün önemli başlıklarından biri olarak dikkat çekiyor. Taraflar, hakemli tıp dergilerinde ortak yayınları teşvik edecek, ortak seminerler düzenleyecek ve hibe başvurularını destekleyecek. Ayrıca, Sakarya Üniversitesi öğretim üyeleri Libyalı öğrencilerin tezlerinde eş-danışman olarak görev alacak. İş birliği çerçevesinde sürekli tıp eğitimi programları, bilimsel sempozyumlar ve yan dal çalıştayları düzenlenecek. Bunun yanında, ortak e-öğrenme modülleri, çevrim içi eğitim kursları ve simülasyon materyalleri hazırlanarak iki kurumun kullanımına sunulacak. Tarafların eşit temsilinden oluşan Ortak Lisansüstü İş Birliği Komitesi, öğrenci seçiminden program yapısına, değerlendirme standartlarından kalite güvencesine kadar tüm süreçleri denetleyecek. Üç yıllık süreyle geçerli olan anlaşma, tarafların mutabakatı ile yenilenebilecek. Her iki kurum da iş birliği süresince kendi masraflarını karşılayacak, ev sahibi kurumlar ise öğrencilere ve akademisyenlere vize ve konaklama desteği sağlayacak. Protokol törenine; Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Libya Tıp Uzmanlık Kurulu Yetkilisi Dr. Abdul Hakim Elia’nın yanı sıra Libya ekibi, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Altıntoprak, Uluslararası Ofis Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Tuba Tatar, Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Emrah Akın, Doç. Dr. Necattin Fırat ve SEAH Genel Cerrahi Kliniğinden Op.Dr. Alp Ömer Cantürk katıldı. Protokolün, iki kurum arasındaki akademik ilişkileri güçlendirmesi ve lisansüstü tıp eğitiminde yeni fırsatlar sunması bekleniyor.
Yan yana toprağa verilen iki kardeşin ardından yürek burkan detaylar kaldı
01 Ağustos 2025 Cuma - 18:59 Yan yana toprağa verilen iki kardeşin ardından yürek burkan detaylar kaldı Sakarya’nın Söğütlü ilçesindeki feci kazada hayatını kaybeden 13 ve 14 yaşındaki iki kardeş, son yolculuklarına uğurlandı. Çocukların babaları ise cenazeye tutuklu bulunduğu cezaevinden geniş güvenlik önlemleriyle getirildi. Evlatlarını son kez gören babanın, feryadı yürekleri dağlarken iki kardeşten geriye kalan acı detaylar ise yürek burktu. Feci kaza, Yeniköy Mahallesi mevkiinde dün yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 14 yaşındaki Ozan Kaya yönetimindeki 41 EU 251 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak beton direğe çarptı. Çarpmanın etkisiyle araç adeta kağıt gibi ezildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Araçta sıkışan Ozan Kaya ile kardeşi Yusuf Orhan Kaya (13), itfaiye ekiplerince bulundukları yerden çıkarıldı. Yapılan kontrollerde iki kardeşin de yaşamını yitirdiği belirlendi. Çocukların cenazeleri Ferizli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. "Bugün maçları vardı o maç bugün oynanmayacak" Kazanın ardından yürek burkan detaylar ortaya çıktı. Feci kazada hayatını kaybeden kardeşlerin, annelerinin çalıştığı ve dedelerinin ise fındıklıkta oldukları esnada otomobili evden aldıkları öğrenildi. Dedelerine ait otomobil ile yola çıktıktan kısa bir süre sonra kazaya karışan iki kardeş olay yerinde hayatını kaybetti. Cenazede gözyaşları sel olurken, kardeşlerin yaz Kur’an Kursları çerçevesinde düzenlenen futbol turnuvasında aynı takımda oynadıkları, ancak acı olay sebebiyle bugün oynanacak olan maçın iptal edildiği öğrenildi. Cenaze namazı öncesi durumu anlatan cami imamı, "Şu anda aramızda camilerimizde beraber oldukları öğrenci arkadaşları var. Ozan ve Yusuf yavrumuz, Müftülük olarak yapmış olduğumuz Yaz Kur’an Kursları Futbol Turnuvası’nda oynuyorlardı. Bugün de maçları vardı o maç bugün oynanmayacak. Ve beraber oldukları takım arkadaşları da burada" dedi. Baba cezaevinden cenazeye geldi Çocukların babası, tutuklu bulunduğu cezaevinden geniş güvenlik önlemleri altında mezarlığa getirildi. Evlatlarını yan yana son yolculuklarına uğurlayan baba, güçlükle ayakta durabilirken feryatları yürekleri dağladı. Kardeşlerin cenazesi, Söğütlü ilçesi Yeniköy Mahallesinde ikindi namazına müteakip kılınan namazın ardından Yeniköy Mahalle Mezarlığı’nda gözyaşları arasında yan yana toprağa verildi.
Türkiye’de ikinci: SAÜ’de Siber Güvenlik Mühendisliği bölümü açıldı
01 Ağustos 2025 Cuma - 18:48 Türkiye’de ikinci: SAÜ’de Siber Güvenlik Mühendisliği bölümü açıldı Sakarya Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesinden (İTÜ) sonra Siber Güvenlik Mühendisliği lisans programı açan ikinci grup üniversite oldu. 2014 yılında siber güvenliği tematik alan olarak belirleyen ve bu alanda 11 yıllık birikim ve tecrübe edinen Sakarya Üniversitesi, 2025’te ilk öğrencilerini kabul edecek. Sakarya Üniversitesinde 2025-2026 akademik yılında ilk öğrencilerini alacak olan Siber Güvenlik Mühendisliği bölümüne bu yıl 25 kontenjan ayrıldı. Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, 11 yıldır süren çalışmalar, kritik altyapıların kurulması ve akademisyenlerin özverili katkılarıyla üniversitenin siber güvenlikte güçlü bir konuma ulaştığını belirterek emeği geçen herkese teşekkür etti. Prof. Dr. Al, "Bu ülkenin güvenliğine hizmet etmenin onurunu ve ayrıcalığını yaşıyoruz. Siber Güvenlik Mühendisliği bölümümüz hayırlı olsun" dedi. 11 yıllık profesyonellik Sakarya Üniversitesinin siber güvenlik faaliyetleri, 2014 yılında tematik alan ilan edilmesiyle başladı. Bu süreçte SauSiber öğrenci topluluğunun kurulması, yüksek lisans programlarının açılması, laboratuvar altyapılarının oluşturulması, TÜBİTAK yetkinlik raporlarında üst sıralarda yer alınması ve YÖK tarafından "Bilgi Güvenliği" alanında uzmanlaşan üniversite seçilmesi gibi birçok başarıya imza atıldı. Kritik altyapılar için ulusal merkez Üniversite, Savunma Sanayi Başkanlığı ve Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş (STM) iş birliğiyle 2021 yılında açılan Kritik Altyapılar Ulusal Test Yatağı Merkezi ile de Türkiye’de bir ilke imza attı. Merkez, enerji sektöründen haberleşmeye kadar kritik alanlarda eğitim, test ve denetim faaliyetleri yürütüyor. Yeni öğrencilerini bekliyor Siber Güvenlik Mühendisliği lisans programı bu yıl 25 öğrenci kontenjanıyla açıldı. Öğrencilerin yerleşmesiyle birlikte taban ve tavan puanlar netleşecek. Fakülte bünyesinde görev yapan akademik kadro, ulusal ve uluslararası uzmanlarla daha da zenginleştirilecek.
Feci kazada hayatını kaybeden iki kardeşten geriye kalan acı detaylar yürek burktu
01 Ağustos 2025 Cuma - 18:48 Feci kazada hayatını kaybeden iki kardeşten geriye kalan acı detaylar yürek burktu Sakarya’nın Söğütlü ilçesindeki feci kazada hayatını kaybeden 13 ve 14 yaşındaki iki kardeş, son yolculuklarına uğurlandı. Çocukların babaları ise cenazeye tutuklu bulunduğu cezaevinden geniş güvenlik önlemleriyle getirildi. Evlatlarını son kez gören babanın, feryadı yürekleri dağlarken iki kardeşten geriye kalan acı detaylar ise yürek burktu. Feci kaza, Yeniköy Mahallesi mevkiinde dün yaşandı. Edinilen bilgiye göre, 14 yaşındaki Ozan Kaya yönetimindeki 41 EU 251 plakalı otomobil, kontrolden çıkarak beton direğe çarptı. Çarpmanın etkisiyle araç adeta kağıt gibi ezildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Araçta sıkışan Ozan Kaya ile kardeşi Yusuf Orhan Kaya (13), itfaiye ekiplerince bulundukları yerden çıkarıldı. Yapılan kontrollerde iki kardeşin de yaşamını yitirdiği belirlendi. Talihsiz çocukların cenazeleri Ferizli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kahreden detaylar: "Bugün maçları vardı o maç bugün oynanmayacak" Kazanın ardından yürek burkan detaylar ortaya çıktı. Feci kazada hayatını kaybeden kardeşlerin, annelerinin çalıştığı ve dedelerinin ise fındıklıkta oldukları esnada otomobili evden aldıkları öğrenildi. Dedelerine ait otomobil ile yola çıktıktan kısa bir süre sonra kazaya karışan iki kardeş olay yerinde hayatını kaybetti. Cenazede gözyaşları sel olurken, kardeşlerin yaz Kur’an Kursları çerçevesinde düzenlenen futbol turnuvasında aynı takımda oynadıkları, ancak acı olay sebebiyle bugün oynanacak olan maçın iptal edildiği öğrenildi. Cenaze namazı öncesi durumu anlatan cami imamı, "Şu anda aramızda camilerimizde beraber oldukları öğrenci arkadaşları var. Ozan ve Yusuf yavrumuz, Müftülük olarak yapmış olduğumuz Yaz Kur’an Kursları Futbol Turnuvası’nda oynuyorlardı. Bugün de maçları vardı o maç bugün oynanmayacak. Ve beraber oldukları takım arkadaşları da burada" dedi. Baba cezaevinden cenazeye geldi Çocukların babası, tutuklu bulunduğu cezaevinden geniş güvenlik önlemleri altında mezarlığa getirildi. Evlatlarını yan yana son yolculuklarına uğurlayan baba, güçlükle ayakta durabilirken feryatları yürekleri dağladı. Kardeşlerin cenazesi, Söğütlü ilçesi Yeniköy Mahallesinde ikindi namazına müteakip kılınan namazın ardından Yeniköy Mahalle Mezarlığı’nda gözyaşları arasında yan yana toprağa verildi.
Sapanca Gölü için kırmızı alarm: Milyonlarca kişinin içme suyu kaynağı kuruyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:52 Sapanca Gölü için kırmızı alarm: Milyonlarca kişinin içme suyu kaynağı kuruyor Sakarya ve Kocaeli’de milyonlarca vatandaşın içme su ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü, kritik seviyenin altına indi. SASKİ verilerine göre, 29.87 kotuna düşen gölde tehlike çanları çalıyor. Gölün bazı bölümlerinde kayıkların karaya oturduğu alanlar ise havadan da görüntülendi. Milyonlarca kişinin içme su ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü’nde su seviyesi, son yılların en düşük seviyesi olan 29.87 metre olarak ölçüldü. Suyun metrelerce geriye çekildiği gölde birçok kayık karaya oturdu. Kuraklık, artan nüfus, bilinçsiz kullanım ve göl havzasında yaşanan su kayıpları sebebiyle kritik seviyeye gerileyen göldeki manzara korkuttu. Suyun çekildiği alanlar havadan dron ile de görüntülendi. SASKİ ise bu korkutan manzara karşısında gölün 29,70 seviyesinden sonra önlem olarak şehrin geleceğini korumak için park-bahçe ile tarımsal sulamada içme suyu kullanımı, turistik yerlerde havuzların doldurulması yasaklayarak ve tüketimi yüksek olan ticari ve konut abonelikleri takibe alacak. Buna göre, üzerinde su kullanım hakkı olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na, Tarım ve Orman Bakanlığı’na, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü’ne, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ne ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne resmi olarak yazı gönderilecek. "Maalesef her yıl kuraklığı daha şiddetli bir şekilde yaşıyoruz" Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit ise tehlike çanlarının çaldığı Sapanca Gölü için kritik değerlendirmelerde bulundu. Karasu ve Hendek ilçelerinde planlı su kesintilerinin yapılmasına ilişkin konuşan Gümrükçüoğlu, "Maalesef her yıl kuraklığı daha şiddetli bir şekilde yaşıyoruz. Doğada her şey birbirine bağlı; orman yoksa toprak yok, toprak yoksa su yok. Su yoksa gıda yok, gıda yoksa zaten insanın hayatının devam etmesi mümkün değil. Göl görünen su dolu bölgeden ibaret değil, yer altı suyu ve dereler ile besleniyor. Sadece yağışın olmamasıyla bu hale gelmiyor. Bizim de yanlış kullanımımız var bunun içerisinde. Binlerce bungalovun havuzlarını doldurmak için de buradan su kullanılıyor. Şu yanlışa düşülüyor her zaman. ’Biz yer altı suyu kullanıyoruz, kuyumuzu açtık dolayısıyla gölden su almıyorum’ deniliyor. Onlarca su şişeleme fabrikası var. Şu anda Sapanca Gölü’nün suyunu buradan şişeliyorlar, Londra’da Sapanca suyunu içebiliyorsunuz mesela. Bu hakikaten vahim bir durum. İnsanlar kendi su kaynaklarının bir damlasını bile ’Daha iyi nasıl korurum?’ diye tedbirler almaya çalışıyorlar ama biz her derenin üzerine bir HES yapmak için uğraşıyoruz. Ormanlarımızı yakıyoruz, ormanlar yandığı zaman zaten suyu tutmamız mümkün değil. Ormanları keselim maden çıkaralım diye uğraşıyoruz. Dolayısıyla bu su kaynağının burada var olabilmesi için gerekli olan su döngüsünü ortadan kaldırdığımızda yapılabilecek bir şey kalmıyor ve karşımıza çıkan manzara bu oluyor ne yazık ki" dedi. "Suyu tasarruflu kullanmayı bilmiyoruz" Su tüketimi hakkında konuşan Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, "Suyu tasarruflu kullanmayı bilmiyoruz zaten. Evsel kullanımdaki tasarruftan da bahsetmiyorum, ’Gölde su yok’ diyoruz ama hala insanlar araba yıkamaya da devam ediyorlar, fabrikalardan doldurulan sular şişelerle farklı bölgelere gönderiliyor. Bu havzalar arası su nakli ile eş değer bir durum. Kent içerisindeki peyzajda sulama hala devam ediyor. Ne yazık ki tarımsal sulamada hala tasarruflu su kullanmayı beceremiyoruz. Tabii gıda için sulamaya ihtiyacımız var ama bir yerde yazı okudum, tarımsal sulamaya amaç dışı kullanım olarak bakılıyor. Elbette tarımda su kullanılacak ama tasarruflu kullanıp, doğru bitkileri ekmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Birçok şey iklim değişikliğine bağlanıyor. Evet iklim değişikliğinden etkileniyoruz bu doğru. Madem iklim değişikliği sebebi ile bu kuraklığı yaşıyoruz o zaman buna göre davranmamız ve buna göre tedbirleri almamız gerekiyor" diye konuştu. "Bu bir ekosistem, su dolu bir çanak değil" Su tüketiminde alınabilecek tedbirlere ilişkin ise Gümrükçüoğlu Yiğit, "Bu bir ekosistem, su dolu bir çanak değil. Dolayısıyla hem su içerisindeki sucul canlıların hem de suyun etkilediği diğer alanlardaki bütün canlıların bundan etkilenmesi kaçınılmaz. Sucul canlılarda sudaki oksijenin azalması ile birlikte zaman içerisinde elbette etkilenecekler bundan. Bu durumda herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor, belediyeler başta olmak üzere. Belediyeler hem şehir içerisindeki kurakçıl peyzaja geçmek, peyzajı sulamaktan vazgeçmek kayıp-kaçak oranlarını azaltmak, insanlara tasarruflu su kullanabilmeleri için birtakım tedbirler açısından onları desteklemek gibi birçok faaliyette bulunabiliyorlar. İklim değişikliğine uyum sağlamak istiyorsak bunu yapmak mecburiyetindeyiz. Aynı şey diğer kurumlar için de geçerli. Tarımda yapılması gerekenler var, bunun yanı sıra turizm adı altında yapılan birçok yanlışın önlenmesi gerekiyor. Bunun elbette ekonomik bir getirisi var ama götürüsü çok büyük. Yapmamız gereken şeyler aslında son derece net. Bütün yanlışlarımızı görüp bu yanlışlardan vazgeçmek. Ormanı, toprağı ve suyu da ancak hep bir arada düşünerek koruyabiliriz. Bu kuraklıklar çok sık olmaya başladı ve daha da fazlalaşacak. Dolayısıyla su kaynaklarımızın her bir damlasını çok iyi korumamız gerekiyor. Bu bir değiştirilemez değil, biz bunun önüne geçebiliriz, önlemlerimizi alarak yaptığımız yanlışlardan vazgeçtiğimiz sürece" şeklinde konuştu. "Göl bu durumdayken zaman zaman da olsa Yuvacık Barajı’na su çekiliyor" Sanayi üretiminde suyun kullanımına ve tüketimine de dikkat çeken Yiğit, "Bir de sanayiyi eklemek gerekiyor, sanayi kullanımı da önemli burada. Bu tür kuraklık dönemlerinde sanayi su çekiminin de kontrol altına alınması gerekiyor. Hatta bu kadar kıymetli bir içme suyu elde edilen gölden sanayi çekiminin zaten tamamen durdurulması gerekiyor. Çünkü sanayide gri veya deniz suyunu arıtarak kullanabilirsiniz. Tabii bunlar ekonomik yatırımlar gerektirdiği için bunun yerine buradan suyu almayı tercih ediyorlar açıkçası. Bunun özellikle kuraklık dönemlerinde mutlaka kontrol altına alınması gerekiyor. Göl bu durumdayken zaman zaman da olsa Yuvacık Barajı’na su çekiliyor olması da vahim bir durum. İçme suyu gölünden bir baraja su çekilmesi de Dünyada çok az örneği olan bir şey açıkçası. Bundan da vazgeçilmesi gerekiyor kesinlikle" ifadelerini kullandı.