Yerel Haberler
Sakarya
Sakarya’da açık kürsü kuruldu: Ombudsman halkın şikayetlerini dinledi 11 Şubat 2026 Çarşamba - 18:04:59 Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Mehmet Akarca ve beraberindeki heyet, "Ombudsman Halkla Buluşuyor" programı kapsamında Sakarya’da vatandaşlarla bir araya geldi. Orhangazi Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda vatandaşlar, kamu kurumları ile yaşadıkları sorunları ve şikayetlerini açık kürsüde doğrudan Başdenetçi Akarca’ya iletti. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) işleyişini anlatmak ve vatandaşın idareyle olan uyuşmazlıklarını yerinde dinlemek amacıyla düzenlenen programa; Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, denetçiler, Sakarya protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programın ilk bölümünde Kamu Denetçiliği Kurumu’nun yapısı ve yürüttüğü çalışmalar hakkında sunum yapılarak, kurumun vatandaş için bir "hak arama kapısı" olduğu vurgulandı. Tanıtım bölümünün ardından geçilen "Açık Kürsü" kısmında söz alan Sakaryalı vatandaşlar; yerel yönetimler, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi çeşitli alanlarda kamu kurumları ile yaşadıkları aksaklıkları dile getirdi. Başdenetçi Mehmet Akarca ve heyeti, dile getirilen her şikayeti tek tek not alarak çözüm yolları hakkında bilgilendirmede bulundu. Gerçekleşen programın ardından Akarca, protokol üyelerini ve Sakarya Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyarette bulundu. "Ombudsmanlık sistemi de çok büyük bir görev icra ediyor" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, "Bizler devlet olarak çok farklı kamu hizmetleri sunuyoruz, hayatın her alanında varız. Halkımızın memnuniyetini de en büyük esas olarak kabul ediyoruz. Bu memnuniyet ve memnuniyetsizliği bize geri dönüşleri kamu kurum ve kuruluşları değerlendiriyor ve vatandaşlarımıza geri dönüş yapıyoruz. Bununla ilgili devlet tarafından oluşturulan mekanizmalar var ve en bilindik olanı CİMER sistemi var. Ama Ombudsmanlık sistemi de çok büyük bir görev icra ediyor. Hem dünyada hem de Avrupa’da olan bu sistemin ülkemizde de var olması halkımızın hakkını arama açısından bir yol olarak bulunmasıdır" dedi. "2025 yılında bin 86 başvuruyu sonuçlandırdık" Kamu Başdenetçisi Mehmet Akarca, "Kamu hizmetlerimiz çok çeşitli alanlarda hizmet veriyorlar. Eskisi gibi değil şimdi yüzlerce kalem hizmet sunulurken eksiklikler, aksaklıklar ve bunlardan idarenin bilgisi olmayabilir. Bu yönden bize talepte bulunulduğunda biz öncelikle idarelerimizi dostane çözüme davet ediyoruz. Bizim kamu denetçisi arkadaşlarımız ve uzmanlarımız, ilgili idare yöneticileriyle görüşüyor ve bu sorunu çözmeye çalışıyoruz. Sadece 2025 yılında bin 86 başvuruyu sonuçlandırdık. İdari yollara başvuru yapılmamışsa biz onu incelemelerimizde görüyoruz ve ayrıntılı bir yazı yazarak dilekçesiyle birlikte idareye gönderiyoruz, buna da gönderme kararı diyoruz. Bu gönderme kararı üzerinde de vatandaşlarımızın 956 sorununu çözülmüş oldu. Bunun dışında 901 dosyada tavsiye kararı verdik, 313 dosyada kısmen tavsiye, kısmen ret kararı verdik. Bir konu mahkemenin yetkisine giriyorsa, mahkemeye dava açılmışsa ya da yasama faaliyetlerine ilişkinse biz o takdirde inceleme yapmıyoruz" diye konuştu. "Vatandaş ile devlet kurumları arasında bir köprü görevi gören bir kurumdur" Akarca, "Tavsiye kararlarına uyma oranında dünya ortalaması üzerinde Avrupa ortalamasının altında. Buna dostane çözüm yollarını da eklediğimizde son derece memnuniyet verici olduğunu belirtmek isterim. Her geçen gün idarelerimiz tarafından Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kararları tanınıyor, biliniyor, tavsiye kararlarına uyuluyor. Bize 7’den 70’ herkes başvuru yapabiliyor. Kamu Denetçiliği Kurumu, bir hak arama, hizmet veren, vatandaş ile devlet kurumları arasında bir köprü görevi gören bir kurumdur" şeklinde konuştu.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 16:57 Sahilde 2 gün önce cansız bedeni bulunan balıkçının teknesi de aynı karaya vurdu Sakarya’nın Karasu ilçesinde pazartesi günü cansız bedeni sahilde bulunan balıkçı Mustafa Ünlü’ye ait tekne, parçalanmış halde karaya vurdu. Olayın ardından açıklama yapan su ürünleri kooperatifi yetkilileri, bölgedeki mendireğin yetersizliğine dikkat çekerek, balıkçıların can güvenliğinin tehlikede olduğunu savundu. Karasu Yenimahalle mevkiinde geçtiğimiz pazartesi günü sabah saatlerinde Mustafa Ünlü’nün (63) cansız bedeninin bulunmasının ardından, talihsiz balıkçının teknesine de ulaşıldı. Tekne parçaları, cansız bedenin bulunduğu bölgeye 150 metre uzaklıkta, Karasu Limanı ile mendirek arasında kıyıya vurmuş halde bulundu. "Tekne sığ suya oturdu" Olay yerinde incelemelerde bulunan Karasu Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Atilla Bıçakcı, balıkçının Sakarya Nehri’ne giriş yapmaya çalışırken kaza yapmış olabileceğini belirterek, "Bölgedeki su derinliği genel olarak bir metre civarında. Kanal dediğimiz dar alanda ise derinlik 1 metre 80 santimetreye kadar çıkıyor. Burayı çok iyi bilmeyenlerin güvenli geçiş yapması oldukça zor. Tahminimizce Mustafa Ünlü sığ suya oturdu, sesini duyuramadı ve tekne taşlara vurarak battı" dedi. "Mendirek tehlike arz ediyor" Mendireğin mevcut yapısının balıkçı tekneleri için risk oluşturduğunu ifade eden Başkan Bıçakcı, "Bu boğaz mevcut haliyle tüm balıkçılar için tehlike arz etmeye devam ediyor. Mendirek yapıldıktan sonra nehir giriş ve çıkışları bir hayli zorlaştı. Mendireğin daha da uzatılması gerekiyor. Bu çalışma yapılmadığı sürece benzer kazaların yaşanma riski sürecektir" diye konuştu.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:50 Bu kedi altınların arasında uyuyor Sakarya’nın tarihi Uzun Çarşı’sında yarım asrı aşkın süredir esnaflık yapan Recep Odabaş’ın dükkanında, görenleri şaşırtan bir dostluk yaşanıyor. 3 yıl önce sakat bir haldeyken bulunup tedavi edilen ‘Şaziye’ isimli kedi, emektar kuyumcuyu her sabah kapıda karşılıyor ve dükkan açılır açılmaz vitrindeki altınların arasına girerek mesaiye başlıyor. Sakarya’nın en eski ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da dedesinden kalan kuyumculuk mesleğini sürdüren 3. kuşak esnaf Recep Odabaş, dükkanının önünde 3 yıl önce yaralı halde bulduğu bir kediyi sahiplendi. Sakatlığını giderip karnını doyurduğu kediye ‘Şaziye’ ismini veren Odabaş, o günden sonra kedinin kendisini hiç bırakmadığını anlattı. Her sabah dükkanı açmak için gelen Odabaş’ı kapıda bekleyen Şaziye, kapı açılır açılmaz içeri koşarak vitrindeki altın takıların arasında kendine yer ediniyor. "Sabahları geldiğimde beni burada oturmuş bekliyor" Mesleğe 10 yaşında başladığını belirten Recep Odabaş, "Bu çarşıya 10 yaşında geldim, hala burada çalışıyorum. 3. kuşağız, dededen toruna devam ediyoruz. Şaziye, sabahları geldiğimde beni burada oturmuş bekliyor. Dükkana benden önce koşa koşa giriyor. Bu hayvanı ilk gördüğümüzde sakatlanmıştı. Sakatlığını giderdik, karnını doyurduk, sonra bizi hiç bırakmadı" dedi. "Müşteriler ’çok şanslı’ diyor" Müşterilerin vitrindeki altınların arasında uyuyan kediyi gördüğünde büyük şaşkınlık yaşadığını ifade eden Odabaş, "Müşteriler şaşırıyor, ’altınların içinde uyuyan kedi çok şanslı’ diyorlar. Ürünlerimize hiçbir zararı yok, karnı doysun ona yetiyor. Altınla işi yok. Bu hayvan sevgisi başka bir şey. Hayvan sevgisi olmayanın insan sevgisi de olmaz diye düşünüyorum. Dilsiz varlıklar, her şeyi kabullenen canlılar onlar. Biz de besliyoruz, vicdanen rahatlıyoruz" diye konuştu.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 15:47 Otomobilinde silahlı saldırıya uğradı, hayatını kaybetti Sakarya’nın Karasu ilçesinde park halindeki otomobilinde silahlı saldırıya uğrayan Zafer Şeyban hayatını kaybetti. Şeyban’ın 14 Ekim 2025’deki sosyal medya paylaşımı ise dikkat çekti. Edinilen bilgiye göre, gece saat 03.30 sıralarında Yeni Mahalle 7. Cadde’de park halinde bulunan 54 YU 777 plakalı otomobilde bir kişinin kanlar içinde hareketsiz durduğunu görenler durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık personelinin yaptığı kontrolde, araçtaki Zafer Şeyban’ın (47) silahla vurularak hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerinde inceleme yapan polis ekipleri, görgü tanıklarının ifadeleri doğrultusunda cinayet şüphelisinin S.Ö. (34) olduğunu tespit etti. Ekipler, olay sonrası 54 ACJ 562 plakalı otomobille kaçan zanlının yakalanması için geniş çaplı çalışma başlattı. Öte yandan, hayatını kaybeden Zafer Şeyban’ın 14 Ekim 2025 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı, "Siz benimle uğraşmaya devam edin. Beni bitirmeye uğraşıyorsunuz ya. Sıra size de gelecek" şeklindeki paylaşımı dikkati çekti. Ayrıca, yapılan incelemede, hayatını kaybeden Zafer Şeyban’ın ’kasten yaralama’, ’mala zarar verme’ ve ’hakaret’ başta olmak üzere 5, şüpheli S.Ö.’nün ise ’tehdit’ ve ’kasten yaralama’ suçlarından 2 kaydı bulunduğu tespit edildi.
Sakarya’da yangınlar sonrası temizlik: Ormandan çıkanlar şaşırttı
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:18 Sakarya’da yangınlar sonrası temizlik: Ormandan çıkanlar şaşırttı Sakarya’nın Hendek ilçesindeki Dikmen Yaylası’nda mahalle sakinleri, orman yangınları sonrasında çevre temizliği yapmak için bir araya geldi. Temizlik sırasında cam şişe, teneke kutu, plastik atıkların yanı sıra yatak ve yastık gibi eşyaların bulunması görenleri hayrete düşürdü. Sakarya’nın farklı bölgelerinde 20 Temmuz’dan itibaren çıkan orman yangınlarının ardından Hendek ilçesine bağlı Dikmen Yaylası’nda vatandaşlar, doğaya sahip çıkmak için temizlik çalışması başlattı. Yaklaşık 5 kişilik gönüllü grup tarafından yapılan temizlikte ormanlık alanda cam şişe, plastik, teneke kutu, yatak ve yastık gibi çevreye zarar veren birçok atık toplandı. Mahalle sakinleri, gördükleri manzara karşısında büyük üzüntü yaşarken duruma tepki gösterdi. Bölgede küçükbaş hayvan otlatan Ersan Köse, ormanlık alanda gezen hayvanların kırık camların üzerine bastığını ve bu nedenle topalladıklarını söyledi. "İnsanlar Dikmen Yaylası’na geldiği zaman sadece ayak izlerini bıraksın" Ormanda çevre temizliği yapan Fedai Arısoy, "Vatandaşlar buraya gelerek kamp yapıyorlar ve çöplerini buraya bırakıyor. Atıklarını ormanın tam içinde bırakan vatandaşlarımız, yangın riskine davetiye çıkarıyor çünkü yangın riski taşıyan bir bölge burası. Bizde orman yangınlarının çıkması sonrasında ‘Çevre temizliği yapalım’ dedik ama görmüş olduğumuz manzara gerçekten içler acısı. İnsanlar Dikmen Yaylası’na geldiği zaman sadece ayak izlerini bıraksın, organik gıdalar bıraksın istiyoruz ama yorgan, yastık ve şişe bırakmasınlar. Tüm kurumlar uyarıyor ama maalesef görmüş olduğumuz manzara kötü" dedi. "Geliyorlar, geziyorlar, eğleniyorlar ve çöplerini bize bırakıyor" Ormanlık alanlarda çöplerini bırakan vatandaşlara sitem eden Aydın Ulusoy, "Ciğerlerimiz yanıyor. Şuanda orman yangınları Türkiye için bir baş belası. Devletin gücü yetmez, her yerde orman yangınları var. Şu rezalete bak, şişe bırakmışlar. Bu şişe yangın çıkarabilir. Buraya sadece tatil gayesiyle gelsinler, yesinler, içsinler ama çöplerini de toplayıp atsınlar. Çöpleri biz topluyoruz ve onların çöplerini toplamak zorunda değiliz. Geliyorlar, geziyorlar, eğleniyorlar ve çöplerini bize bırakıyor. Hem tehlike hem de pislik yapıyorlar" diye konuştu. "Ürünler nasıl marketten alınıyorsa araca koyuluyorsa çöpleri de aynı şekilde araca koyulabilir" Bölgede hayvan otlatan Ersan Köse ise "Ormanlık alana atılan şişe illaki kırılıyor ince yapısından kaynaklı olarak ve koyunların ayağını kesiyor. Vatandaşlar poşet atıyor ve içinde kalan yemekleri yemeye çalışan koyunlar poşetleri yutuyor. Poşetler hayvanı tıkıyor, hasta oluyor ve ölüyorlar. Koyunlar topal değil, ormana atılan cam kırıkları ayaklarını kesiyor. Vatandaşlar ormanlık alana teneke atıyor ve hayvanlar onu bile yemeye çalışıyor. Bu ürünler nasıl marketten alınıyorsa araca koyuluyorsa çöpleri de aynı şekilde araca koyulabilir ve çöp kutusuna atılabilir" şeklinde konuştu.
Yaz mevsiminde bronşit uyarısı: Klimalar tehlike saçabilir
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 12:10 Yaz mevsiminde bronşit uyarısı: Klimalar tehlike saçabilir Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Tuncel, yaz mevsiminde sıklıkla karşılaşılan bronşit vakalarına karşı vatandaşları uyardı. Klima kullanımı, ani ısı değişimleri ve yeterli sıvı tüketilmemesi gibi faktörlerin alt solunum yolu enfeksiyonlarını tetikleyebildiğini belirten Dr. Tuncel, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin daha dikkatli olması gerektiğini belirtti. Yaz sıcaklarında serinlemek için başvurulan klimalar ve ani ısı değişimleri, nefes alma zorluğu ile sonuçlanabilecek tehlikeli bir hastalığa zemin hazırlayabiliyor. Halk arasında bronşitin yalnızca kış hastalığı olarak bilindiğini ancak yaz aylarında da sıkça karşılaşıldığını ifade eden Özel Adatıp Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Tuncel, "Halk arasında bronşit genellikle soğuk havalarla ilişkilendirilse de, yaz aylarında da ciddi oranda bronşit vakası görüyoruz. Özellikle klima altında uzun süre kalmak, terli vücutla rüzgara maruz kalmak, havuzdan çıkar çıkmaz serin ortama geçmek gibi durumlar solunum yollarını etkileyerek bronşit gelişimine zemin hazırlıyor" dedi. "Hastaneye yatış gerektiren ciddi tablolarla sonuçlanabilir" Yaz bronşitinin genellikle kuru öksürük, göğüste baskı hissi, nefes darlığı ve halsizlik ile kendini gösterdiğini söyleyen Dr. Tuncel, bu semptomların ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Tuncel, "Özellikle kronik akciğer hastalığı olan bireylerde yaz bronşiti, alt solunum yolu enfeksiyonlarına dönüşebilir. Bu da hastaneye yatış gerektiren ciddi tablolarla sonuçlanabilir. Bu sebeple erken tanı ve tedavi önemlidir" diye konuştu. "Klima kullanımı ve nem dengesine dikkat" Dr. Tuncel, yaz aylarında yaşam alanlarında kullanılan klimaların temizliğine de dikkat edilmesi gerektiğini hatırlatarak, "Filtreleri uzun süre temizlenmeyen klimalar, küf ve bakteri oluşumuna sebep olabilir. Bu da solunum yollarında irritasyona ve enfeksiyon riskine yol açar. Ayrıca ani ısı değişimlerinden kaçınmak, yeterli sıvı almak ve bağışıklığı güçlü tutmak yaz bronşitinden korunmada etkili olacaktır" ifadelerini kullandı.
Sakarya Üniversitesi, İDEF’te geleceğin teknolojilerini inceledi
28 Temmuz 2025 Pazartesi - 11:40 Sakarya Üniversitesi, İDEF’te geleceğin teknolojilerini inceledi Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Türkiye’nin ve bölgenin en önemli savunma sanayi etkinliklerinden biri olan İDEF 2025-Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nı ziyaret etti. Fuara Mühendislik, Fen ile Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi öğretim üyeleri de katılım sağladı. Savunma sanayiinin güncel gelişmelerinin ve teknolojik yeniliklerinin sergilendiği fuarda, Sakarya Üniversitesi heyeti, sektördeki öncü firmalarla temaslarda bulunarak üniversite-sanayi iş birliğine yönelik önemli temaslarda bulundu. Yerli ve milli üretimlerin yerinde incelendiği ziyarette, Ar-Ge potansiyelini artıracak iş birliği alanları değerlendirildi. Fuarla ilgili açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hamza Al, savunma sanayiindeki güncel gelişmeleri üniversite-sanayi iş birliklerini ileriye taşıyacak stratejik bir adım olarak nitelendirdi. Sakarya Üniversitesinin, bilimsel üretim gücünü milli teknoloji vizyonuyla harmanlamayı amaçladığını belirten Prof. Dr. Al, üniversitenin savunma sanayiine katkı sunacak nitelikli insan kaynağı yetiştirme ve özgün Ar-Ge projeleriyle sektörel dönüşüme yön verme hedefini sürdürdüğünü ifade etti. Sakarya Üniversitesinin akademik birikimini sektörel gelişmelerle buluşturma ve mühendislik vizyonunu ileriye taşıma açısından önemli olduğunu vurgulanan fuar kapsamında, yapay zeka tabanlı sistemler, otonom teknolojiler, ileri malzeme uygulamaları, siber güvenlik çözümleri ve platform tabanlı savunma sistemleri gibi birçok alandaki yerli ve milli üretimler incelendi. Öğretim üyeleri, hem akademik araştırmalarla sektörel ihtiyaçların nasıl buluşturulabileceğine dair değerlendirmelerde bulundu hem de öğrenciler için staj, proje ve kariyer imkanlarına yönelik bilgi alışverişi gerçekleştirdi.
İstanbul’un fethi yolunda şehit düşen sahabe: Hazreti Malik Bin Ebi Havli
27 Temmuz 2025 Pazar - 14:01 İstanbul’un fethi yolunda şehit düşen sahabe: Hazreti Malik Bin Ebi Havli Sakarya’nın Akyazı ilçesi rivayetlere göre, İstanbul’un fethi için çıktığı yolculuk sırasında şehit düşen Hazreti Malik bin Ebi Havli adlı sahabenin mezarına ev sahipliği yapıyor. Tarihi ve manevi değeri büyük olan bu türbe, halk arasında Hazreti Abdülkerim (r.a.) olarak da biliniyor. Akyazı ilçesi Pazarköy Mahallesi’nde türbesi bulunan ve halk arasında "Abdülkerim" adıyla da anılan Hazreti Malik bin Ebi Havli’nin, Medineli sahabelerden biri olduğu ve İslam’ın ilk dönemlerinde Müslüman olduğu ifade ediliyor. Rivayetlere göre, Peygamber Efendimiz’in "Konstantiniyye mutlaka fetholunacaktır" hadisine mazhar olmak gayesiyle yola çıkan ordular arasında yer alan Hazreti Malik bin Ebi Havli, Pazarköy’de çıkan bir çatışmada şehit düştü ve buraya defnedildi. Pazarköy Mahallesi’nde yer alan türbe, yıllar boyunca bölge halkı ve çevre illerden gelen ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördü. Her ne kadar Hazreti Malik bin Ebi Havli’ye dair bilgiler İslam tarihi kaynaklarında sınırlı olsa da, halk arasında sahabe olduğuna olan inanç güçlü şekilde yaşatılıyor. Bu yönüyle türbe, hem dini hem de kültürel miras olarak önemini koruyor. Ziyaretçiler, türbede dualar ederken, Ramazan ve kandil gecelerinde de manevi bir merkez haline geliyor. Birçok kez revize edilen türbe son olarak İhlas Holding tarafından yenilenerek bugünkü haline kavuşturuldu. Gerçekleştirilen düzenlemelerle birlikte türbe, ziyaretçilere daha uygun ve bakımlı bir ortam sunacak şekilde restore edildi. Türbe hakkında bilgi veren tarihçi İhsan Uzungüngör, muhacir olan Hazreti Malik bin Ebi Havli’nin fazilet sıralamasına göre Ensar olan Eyüpsultan’dan önce geldiğini aktardı. "Bu türbe yaklaşık 300 yıldan beri biliniyor" Türbe hakkında bilgiler aktaran tarihçi İhsan Uzungüngör, "Bu zatın esas ismi Hazreti Malik Bin Ebi Havli ama halk arasında Kerim Baba diye anılmış türbesinde ise Abdülkerim yazmışlar. Ama Abdülkerim diye bir sahabe ismi tarih kitaplarında kayıtlı değil. Bu zat Pazarköy’e kervan mallarının satıldığı yer gelince burada çıkan çatışmada şehit düşüyor. Bir komutan komutasında bulunan ordunun içinde er olarak İstanbul’un fethi için savaşa gidiyordu. Bu türbe yaklaşık 300 yıldan beri biliniyor. Devamlı olarak halk tarafından ziyaret ediliyor. Hatta eskiden hastalar bu türbenin içinde 2-3 gün yatırılıyordu ve iyileşiyorlardı. Burası kergir bir şekilde duruyordu, Çerkeşler burada türbedarlık yaparken etrafında çıra yakarken burası yanmış. Birkaç kere daha yeniden yapılan bu türbeyi en son İhlas Holding, revize ederek bu görünümüne kavuşturdu. Burayı ziyarete gelenler bölge halkından daha çok Kuzuluk’ta bulunan İhlas Holding’in kaplıcalarındaki misafirler, onlar buraya daha çok geliyor" dedi.