Yerel Haberler
Sakarya
21 Şubat 2026 Cumartesi - 11:30 Düşme potasındaki Sakaryaspor’da teknik direktör istikrarsızlığı Sezon içinde yaşanan kulüp başkanı, teknik direktör değişiklikleri ve ara transfer dönemindeki takviyelere rağmen ikinci yarıda galibiyet sevinci yaşayamayan Sakaryaspor’da Teknik Direktör Hakan Kutlu ile de yollar ayrıldı. Trendyol 1. Lig’de 26. hafta sonunda 24 puanla 18. sırada bulunan Sakaryaspor, küme düşme hattında yer alıyor. Sezona ilk 8 haftada 2 galibiyet, 4 mağlubiyet ve 2 beraberlikle başlayan yeşil siyahlı ekip, bu süreçte 8 puan topladı. Ardından oynadığı 3 karşılaşmayı kazanarak sezon içindeki tek galibiyet serisini yakalayan ekip, puanını 17’ye çıkardı. Sonraki 8 haftalık periyotta yalnızca 17. haftada Hatayspor karşısında sahadan galibiyetle ayrılan Sakaryaspor, bu bölümde 5 mağlubiyet ve 2 beraberlik aldı. Yeşil-siyahlılar ilk devreyi 22 puanla 16. basamakta tamamladı. İkinci devrede tablo ağırlaştı Ligin ikinci yarısında ise yapılan 10’dan fazla transfere rağmen Sakaryaspor galibiyet elde edemedi. İkinci devrede oynanan 7 maçta 5 yenilgi ve 2 beraberlik alan ekip, ikinci yarının ilk haftasında Bandırmaspor ile 1-1 berabere kaldıktan sonra 17. sıraya gerileyerek düşme hattına girdi. Son 10 lig maçında ise yalnızca 1 kez kazanan Sakaryaspor, bu süreçte 7 mağlubiyet ve 2 beraberlik yaşadı. Söz konusu karşılaşmalarda 5 gol atan yeşil-siyahlılar, kalesinde ise 14 gol gördü. Yönetim iki kere el değişti Kulüpte sezon içerisinde yönetim değişikliği de gerçekleşti. 8 Haziran 2025’te yapılan olağanüstü genel kurulda başkanlığa Muhammet Kıratlı seçildi. Beklenen sonuçların alınamamasının ardından kongre kararı alındı. Ekim 2025’te yapılması planlanan kongrede aday çıkmaması nedeniyle mevcut yönetim görevine devam etti. Kıratlı’nın istifa açıklamasının ardından 28 Aralık 2025’te yapılan seçimli olağanüstü genel kurulda başkanlık görevine Enes Zengin getirildi. Sezon içinde 4 farklı teknik adam görev yaptı Sezona Teknik Direktör İrfan Buz ile başlayan yeşil-siyahlı ekipte dün yapılan açıklama sonrası Hakan Kutlu ile de yollar ayrıldı. Böylelikle yeşil-siyahlılarda bu sezon 4 teknik direktör değişikliği yapıldı. Buz, ligde toplam 10 karşılaşmada takımın başında yer aldı. Bu süreçte Sakaryaspor 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 5 mağlubiyet aldı. Buz’un ardından göreve gelen Serhat Sütlü, 12 lig maçında takımı çalıştırdı. Sütlü döneminde 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 5 mağlubiyet elde edildi. Sütlü sonrası geçici olarak takımın başına geçen Furkan Köseoğlu, ilk yarının kalan 3 maçında görev yaptı. Bu periyotta 1 galibiyet alınırken 2 karşılaşma mağlubiyetle sonuçlandı. Devre arasında göreve getirilen Hakan Kutlu ise 52 günlük görev süresinde 7 lig maçında takımın başında sahaya çıktı. Kutlu yönetiminde Sakaryaspor galibiyet alamazken 2 beraberlik ve 5 mağlubiyet yaşadı. Yeşil-siyahlı ekip ile 16. basamaktaki Sarıyer arasında 7 puanlık fark bulunuyor. Sakaryaspor, ligin 27. haftasında 23 Şubat Pazartesi günü Sivasspor deplasmanında sahaya çıkacak.
SAÜ’nün kano takımı Avrupa Şampiyonu oldu
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 11:00 SAÜ’nün kano takımı Avrupa Şampiyonu oldu Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Beton Kano Takımı, 2025 yılında düzenlenen uluslararası yarışmalarda büyük bir başarıya imza attı. "Rector’s Special Award" ve "Team Presentation" kategorilerinde Avrupa birincisi olan takım, SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al’ı makamında ziyaret etti. Takım üyeleri, yarışma sürecinde sağlanan akademik ve teknik destekler için Prof. Dr. Hamza Al’a teşekkürlerini iletti. Ziyarete, takım üyelerinden Büşra Bal, Simay Okutan ve Batuhan Çevirgen’in yanı sıra, takımın akademik danışmanlarından Araştırma Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emiroğlu da katıldı. Ziyaret kapsamında konuşan Prof. Dr. Hamza Al, "Milli Teknoloji Atölyeleri tamamlandığında, böyle başarılı öğrenci takımlarımız için çok daha geniş ve donanımlı fiziki çalışma alanları sunacağız. Gençlerimize sunduğumuz her imkan, onların hayal gücü ve azmiyle birleşince dünya çapında başarılara dönüşüyor. Beton Kano Takımımızın bu büyük başarısı, üniversitemizin yetenekli mühendislerini ve güçlü akademik altyapısını bir kez daha ortaya koydu. Sakarya Üniversitesinin adı, sizlerin bu tür uluslararası başarılarıyla daha da yükselecek" diye konuştu. Farklı mühendislik disiplinlerinden öğrencilerin bir araya gelerek oluşturduğu ve akademik danışmanlığını Araştırma Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emiroğlu ile birlikte Arş. Gör. İrfan Ş. Öztürk’ün yürüttüğü Beton Kano Takımı, çalışmalarını İnşaat Mühendisliği Bölümüne bağlı Yapı Malzemesi Mustafa Kazak Laboratuvarı’nda sürdürüyor. Takım üyeleri, yarışmalarda sadece dayanıklı ve yüzebilir beton kanolar üretmekle kalmayıp, aynı zamanda mühendislik tasarımı, sunum becerisi ve takım çalışması konularında da yüksek performans sergiliyor. 2024 yılında Türkiye birinciliği elde ederek dikkatleri üzerine çeken takım, 2025’te ulaştıkları uluslararası başarıyla adını Avrupa’ya duyurdu. Takım, önümüzdeki dönemde yeni projelerle hem ulusal hem de uluslararası yarışmalara hazırlanmaya devam edecek.
Türkçe sevdalısı gençler SUBÜ’de eğitim görüyor
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 10:59 Türkçe sevdalısı gençler SUBÜ’de eğitim görüyor Yunus Emre Enstitüsü’nün 12 farklı ülkedeki merkezlerinde kendi istekleriyle Türkçe öğrenen gençler, yaz dil eğitimlerini SUBÜ’de alarak Türk kültürünü öğreniyor. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, yaz dönemi için Dil Eğitim-Öğretim Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde (SADEM) Türkçe öğrenen uluslararası öğrencileri ağırladı. Düzenlenen programda SADEM Müdürü Doç. Dr. Serhat Küçük ile Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Canan Beşli de hazır bulundu. Öğrenciler, Üniversite Lokali’nde düzenlenen programın ardından SUBÜ Stüdyoları ile Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü’nü de ziyaret ederek yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi edindi. Türk kültürüne ilgi duydukları için Yunus Emre Enstitüsü’ne kayıt yaptıran öğrenciler, derslerine SADEM’de devam ediyor. Aralarında Japonya, Çin, Ruanda, Burundi, Tanzanya, Venezuela, Irak, Umman, Endonezya, Macaristan, Romanya ve Libya’nın bulunduğu 12 farklı ülkeden gelen uluslararası öğrenciler, dil eğitimlerinin yanı sıra SADEM’de gerçekleştirilen sosyal faaliyetler ve kültürel geziler aracılığıyla Türk kültürünü yakından tanıma fırsatı da buluyor. Farklı kültürlerden öğrencileri ağırlamaktan mutluluk duyduklarını dile getiren SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, "Bu öğrencilerin kendi istekleriyle Türkçeyi öğrenmeleri çok kıymetli. Bu talebi karşılayan Yunus Emre Enstitüsü’nün birçok ülkedeki varlığı ise takdire şayan. Bu nedenle biz de dil eğitiminin yanı sıra kültürümüzü yerinde görmeleri, değerlerimizi tanımaları ve bu birikimi kendi ülkelerine taşıyarak bir kültür köprüsü kurmaları için gayret ediyoruz. SUBÜ olarak bu tür projelere her zaman kapımız açık. Misafir öğrencilerimize SADEM’in çok yönlü eğitim ayrıcalığını yaşatıyoruz" diye konuştu.
Geleceğin denizcileri mesleki disiplinle yetiştiriliyor
18 Temmuz 2025 Cuma - 13:24 Geleceğin denizcileri mesleki disiplinle yetiştiriliyor SUBÜ Denizcilik MYO Deniz Ulaştırma ve İşletme Programı öğrencileri, mesleki disiplinin kazanılması ve sorumluluk bilincinin yerleşmesi için üniforma ile eğitim alıyor. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Denizcilik Meslek Yüksekokulu Deniz Ulaştırma ve İşletme Programı, denizcilik sektörüne nitelikli çalışanlar yetiştirmek için eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürüyor. Sektörün ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan program, öğrencileri hem teorik bilgi hem de pratik becerilerle donatarak onları ulusal ve uluslararası denizcilik sektörüne hazırlıyor. Disiplinli ve mesleki kimlik odaklı bir eğitim modeli sunan Deniz Ulaştırma ve İşletme Programı’nda öğrencilerin eğitim boyunca üniforma giymesi zorunlu tutuluyor. Bu uygulamanın bir giyim kuralı olmanın ötesinde olduğunu belirten Denizcilik MYO Müdürü Prof. Dr. Nuri Akkaş, "Aynı zamanda öğrencilerimize mesleki disiplin, aidiyet duygusu ve profesyonellik kazandırmayı da hedefliyoruz. Denizcilik sektörünün kendine özgü hiyerarşik yapısını ve kurallarını göz önüne aldığımızda üniforma kullanımı öğrencilerimizin sektöre adım atmadan önce gerekli ciddiyet ve sorumluluk bilincini edinmelerine yardımcı oluyor. Böylece öğrencilerimiz, mezuniyet sonrası iş hayatında karşılaşacakları disiplinli ortama şimdiden adapte olabiliyor" dedi.
Sakarya’da yüzlere tebessüm olan en lezzetli yemekler bu kazanda pişiyor
18 Temmuz 2025 Cuma - 13:24 Sakarya’da yüzlere tebessüm olan en lezzetli yemekler bu kazanda pişiyor Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Aşevi’nde kaynayan kazanlar, her biri birbirinden lezzetli olan sıcak aşla şehrin dört bir yanında yüzlerde tebessüm oluyor. Güçlü kadrosu, kapsayıcı organizasyonuyla durumu olmayan, yaşlı olan, yalnız yaşayan, ihtiyaç sahibi olan ve hasta bulunan hanelere tek tek ulaşan Büyükşehir, en lezzetli yemekleri sıcak haliyle sofralara taşıyor. Özenle hazırlanan yemekler Sakarya’nın dört bir yanındaki ihtiyaç sahibi vatandaşların kapısına kadar ulaştırılıyor. Dayanışma ve paylaşmanın en özel örneklerinin bulunduğu Aşevi’nde, Büyükşehir’in usta aşçıları adeta bir anne edasıyla yemekleri hazırlıyor ve çeşit çeşit lezzetler büyük bir özenle paketleniyor. Kimsesizler, Büyükşehir’in uzattığı el ile huzur buluyor ve sıcak aşla doyuyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan yemek pişirme mesaisi, gün boyu sürüyor ve Sakarya’nın dört bir yanında binlerce haneye her gün hem sabah hem de akşam sıcak aş gidiyor. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın çalışmasıyla ayrıca her hafta pazar günleri hariç binlerce kişi Aşevi’nde kurulan kardeşlik sofralarında buluşuyor. Bu çatı altında da talep eden herkese 3 öğün yemek sunuluyor. Tüm öğrencilerin sağlıklı beslenme haklarını korumak için de projeler geliştiren Büyükşehir, okul döneminde ihtiyaç bildiren gençlere de sıcak aş götürüyor ve ayrıca yemek malzemesi de ulaştırıyor.
Yapay zekanın eğitimcilerin yerini alma ihtimali SAÜ’de konuşuldu
18 Temmuz 2025 Cuma - 11:40 Yapay zekanın eğitimcilerin yerini alma ihtimali SAÜ’de konuşuldu Sakarya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi bünyesinde gerçekleştirilen Bilim Söyleşileri serisinin altıncı konuğu Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. M. Barış Horzum oldu. "İnsan mı öğretir, makine mi? Geleceğin sınıfında kim var?" başlığıyla gerçekleştirilen söyleşide, yapay zekanın öğretmenler üzerindeki etkisi konuşuldu. Şehit Erol Olçok Anadolu Lisesinde gerçekleştirilen programa, Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu, Sakarya İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Bakırtaş, akademisyenler ve öğretmenler katıldı. Yapay zekanın kullanımının artışıyla birlikte sınıflardaki değişimlerden bahseden Prof. Dr. Horzum, tarihi süreçteki teknolojik gelişmelerden örnekler vererek, yeni gelişmelerin ortaya çıktığı ilk zamanlarda tehdit olarak görüldüğünü hatırlattı. Pandemi süreciyle birlikte dijitalleşmenin hayatın merkezine oturduğunu hatırlatan Horzum, bu dönemin aynı zamanda teknolojiye olan hazır bulunuşluk seviyesini küresel ölçekte yükselttiğini belirtti. Yapay zekanın sunduğu tüm ihtimallere rağmen öğretmenin sınıftaki yerinin hiçbir zaman değişmeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Horzum, teknoloji ne noktaya gelirse gelsin insanın bulunmadığı hiçbir alanda kalıcı bir sonucun mümkün olmayacağını söyledi. Öğrenci-öğretmen etkileşiminin öğrenme sürecindeki belirleyici rolüne değinen Horzum, yapılan araştırmaların, öğrencilerin en çok sevdikleri öğretmenlerin derslerinde daha başarılı olduklarını ortaya koyduğunu hatırlattı ve bu güçlü iletişimin yapay zeka ile tam anlamıyla kurulamayacağını vurguladı. Yapay zekayla ilgili yapılan araştırmalardan veriler paylaşan Prof. Dr. Horzum, yapay zekayı yardımcı unsur olarak kullanan bireylerin hem akademik başarılarının arttığını hem de zihinsel ve bilişsel özelliklerinde herhangi bir olumsuz değişim yaşanmadığını aktardı. Yapay zekaya tamamen güvenen bireylerin zihinsel kapasitesinde gerileme yaşandığını da belirten Horzum, bu konuda dikkatli olunması gerektiğini dile getirdi. Eğitimde fırsat eşitliği çerçevesinde yapay zekanın nerede konumlandığını da değerlendiren Prof. Dr. Horzum, bu noktada teknolojinin ne kadar erken ya da geç benimsenmesinin avantaj ve dezavantajlarını iyi analiz etmenin önemine dikkati çekti. Teknolojinin beraberinde getirdiği olumsuzlukların önüne geçilmesinde en etkili yolun eğitim olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Horzum, bu süreçte en büyük sorumluluğun öğretmenlerde olduğunu ve yapay zeka konusunda kaygı taşımadığını ifade ederek sözlerini tamamladı.
SAÜ’de 15 Temmuz’un toplumsal ve politik boyutu tartışıldı
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:56 SAÜ’de 15 Temmuz’un toplumsal ve politik boyutu tartışıldı Sakarya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen Bilim Söyleşileri serisinin sekizinci programında, "15 Temmuz Darbe Girişiminin Toplumsal ve Politik Anatomisi" başlıklı panel gerçekleştirildi. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) ülke genelindeki üniversitelerde başlattığı "Bilim Kafe" etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen panelde, 15 Temmuz’un tarihsel, toplumsal ve siyasal yönleri kapsamlı şekilde ele alındı. Panelin açılış konuşmasını yapan Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Türkiye’nin yer aldığı Orta Doğu coğrafyasının tarihsel ve stratejik sorumluluklar barındırdığını vurguladı. Bu zorlu coğrafyada güçlü bir ordu, sağlam bir ekonomi, dinamik bir toplum ve çağdaş teknolojilere sahip olmanın hayati önem taşıdığını belirtti. Sivil-asker ilişkilerinin Türkiye’de geçmişte sorunlu bir alan olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Al, bazı ayrışmalar olsa da 15 Temmuz’un, 12 Eylül’ün ve 28 Şubat’ın da bu dengesizliğin ürünü olduğunu ifade etti. Rektör Al, "Demokrasinin gereği olarak her kurum sınırlarını korumalı, kurumlar kendi işine odaklanmalıdır. Üniversiteler kendi işini, ordu kendi görevini yapmalıdır. Biz işimizi iyi şekilde yaparak bu ülkeye ve demokratik düzene katkı yapmaya çalışıyoruz" dedi. Sakarya Üniversitesi’nin eğitim, araştırma ve topluma katkı alanlarında üstlendiği sorumluluğa dikkat çeken Rektör Al, üniversitelerin güçlü ve özerk yapısının ülkenin kalkınmasına, istikrarına ve demokrasisine katkı sunduğunu belirtti. 15 Temmuz’un ortaya çıkardığı birlik ve dayanışma ruhunun yaşatılması gerektiğini vurgulayan Rektör Al, bu süreçte daha sağlıklı bir zemine oturan sivil-asker ilişkilerinin kalıcı olması temennisinde bulundu Panelin moderatörlüğünü yapan Prof. Dr. Özer Köseoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin yalnızca güncel bir olgu değil; tarihsel kökenleri olan, ordu-siyaset ve ordu-toplum ilişkilerinin dönüşümünü yansıtan bir süreç olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Kemal İnat konuşmasında, 15 Temmuz 2016’da yaşananların yalnızca bir darbe girişimi değil; aynı zamanda terör örgütü tarafından gerçekleştirilen kapsamlı bir saldırı olduğunu ifade etti. Bu yönüyle 15 Temmuz’un, önceki darbe girişimlerinden ayrıştığını dile getiren İnat, olayın hem darbe hem de terör eylemi niteliği taşıdığını söyledi. Türkiye’nin son yıllarda benimsediği bağımsız dış politika çizgisi ve İsrail’le yaşanan gerilimlerin, saldırının hedeflerini anlamada önemli ipuçları sunduğunu belirten İnat, dış müdahalelerin Türkiye üzerindeki tarihsel etkisine dikkat çekti. Sivil-asker ilişkilerinin dönüşümüne de değinen Prof. Dr. Kemal İnat, kamuoyunda Genelkurmay Başkanı’nın isminin dahi bilinmemesinin bu dönüşümün önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. 1990’lı yıllarda belirgin şekilde hissedilen askeri vesayetin büyük ölçüde geride bırakıldığını söyleyen İnat, bu dönüşümde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen reformların etkili olduğunu ifade etti. Ancak bu kazanımların kalıcılığının yalnızca yapısal değişikliklerle değil, aynı zamanda güçlü siyasi irade ve toplumsal bilinçle mümkün olabileceğini vurguladı. Uluslararası ilişkiler bağlamında, devletler arası ilişkilerin çoğu zaman hukuk değil, güç temelli ilerlediğini de sözlerine ekledi. Prof. Dr. Mustafa Kemal Şan ise, 15 Temmuz’un Türkiye’deki darbe geleneğinden farklı bir karaktere sahip olduğunu ifade etti. Bu kalkışmanın yalnızca mevcut siyasi iktidarı değil, doğrudan Türkiye Cumhuriyeti’nin temel yapısını hedef aldığını vurgulayan Şan, FETÖ yapılanmasının uzun yıllar boyunca farklı kesimlerle kurduğu ilişkiler sayesinde meşruiyet kazandığını, bu nedenle tehdit boyutunun geç fark edildiğini dile getirdi. Konuşmasında 15 Temmuz’un dini yapılar üzerindeki etkilerini değerlendiren Prof. Dr. Mustafa Kemal Şan, FETÖ yapılanmasının dini değerleri istismar ettiğini, bu durumun hem laiklik ilkesine bakışı hem de dini gruplara yönelik toplumsal algıyı olumsuz etkilediğini söyledi. FETÖ’nün mahremiyet ihlalleri ve şantaj mekanizmaları üzerinden yürüttüğü faaliyetlerin, İslam kurumuna da zarar verdiğini vurgulayan Şan, bu durumun hem seküler kesimlerin dine yaklaşımında mesafe oluşturduğunu hem de muhafazakar grupların kendilerini ifade etme biçimlerinde kırılmalar oluşturduğunu dile getirdi.