Yerel Haberler
Sakarya
Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu 01 Mart 2026 Pazar - 23:09:52 Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 katlı binanın zemin katında yer alan ve kime ait olduğu kesin olarak bilinmeyen türbe, görenlerin dikkatini çekiyor. Binanın inşaat sürecinde yaşandığı rivayet edilen gizemli olaylar nedeniyle dokunulamayan ve koruma altına alınan türbe, mahalle sakinleri tarafından "mahallenin koruma kalkanı" olarak görülüyor. Adapazarı ilçesinde bulunan bir binanın giriş katındaki dükkanların hemen yanında yer alan türbe, alışılmışın dışındaki görüntüsüyle merak uyandırıyor. Apartman sakinleri ve çevre esnafı, inşaat döneminden bu yana kulaktan kulağa yayılan efsanelerle türbeyi muhafaza etmeye devam ediyor. "Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" Bölgede 2018 yılından bu yana esnaflık yapan Erdal Şekerci, türbenin korunma sürecine dair anlatılanları dile getirerek, "Burası ile ilgili sadece kulaktan duyma bilgilerim var. Anlatılanlara göre; bu bina inşaat halindeyken müteahhit hasta olmuş, kazalar geçirmiş. İnşaat esnasında kepçelerin zarar gördüğü söyleniyor. Bu gibi aksilikler meydana gelince burası kazılamamış. Burada bir şehit olduğu, rahatsız edilmek istemediği kanaati oluşunca da bölge koruma altına alınmış. Binayı türbenin etrafını çevirerek inşa etmişler. Biz de zarar görmemesi için dışına demir korumalar yaptık. Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" dedi. "Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var" 22 senedir aynı mahallede esnaflık yapan Turgay Lüleci ise, türbede yatan zatın Kurtuluş Savaşı şehitlerinden biri olduğunun rivayet edildiğini belirtti. Lüleci, "Söylentilere göre kendisi burada şehit düşmüş. Yıllar sonra bina yapılmak istenince varlığı ortaya çıkmış. Kazı çalışmalarında kepçelerin kırılması gibi çeşitli alametler olduğu anlatılıyor. Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var. Buraya yeni birisi taşındığında ya da dükkan açtığında, ilk gece onları karşıladığı söylenir. İnsanlar kapılarının açıldığını ve içeriye çok güzel kokular geldiğini anlatıyor. Mübarekler bulundukları bölgenin koruma kalkanıdır. Ayette de buyurduğu gibi ’Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler’" diye konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 23:02 Sakaryaspor - Sarıyer maçının ardından Trendyol 1. Lig 28. haftasında oynanan Sakaryaspor-Sarıyer maçının ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig 28. haftasında Sakaryaspor sahasında Sarıyer ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı, rakiplerin puan kaybettiği haftada fırsat teptiklerini ifade ederken; Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin ise, puan farkını korudukları için memnun olduklarını dile getirdi. "Üretkenlik anlamında etkili olamadık" Kazanmaları gereken bir maçtan beraberlikle ayrıldıkları için üzgün olduğunu belirten Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı, "Böylesine muhteşem bir ambiyansta, rakiplerimizin de kaybettiği bir haftada kazanmak adına aslında bir fırsattı. Maça coşkulu başladık, oyun ve top bizde gibi duruyordu ama gerçekçi olmak lazım; ön tarafta çok üretken olamadık. Baskılı oynadığımız son 20 dakikayı 90 dakika boyunca göstermeliydik. Oyuncularım ciddi bir mücadele verdi ama skor anlamında etkili olamadık. İşimiz zorlaştı ancak son maça kadar bu şehir için gereken mücadeleyi vereceğiz" dedi. "Küme düşme barajı 42-45 puan arası olur" Ligde kalma barajı hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Dalcı, "42 ile 45 arasında küme düşme barajının olacağını düşünüyorum. Alttaki takımların birbiriyle oynayacağı maçlar bu durumu biraz daha etkileyebilir. İki puan eksik ya da fazla olabilir" diye konuştu. "Puan farkını korumuş olduk" Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin ise hafta boyu çalıştıkları stratejinin sahaya yansıdığını belirterek, "Oyuncularımız hafta boyunca çalıştığımız şeyleri harfiyen yerine getirdiler. Sakaryaspor adına bir final maçıydı, bunun bilincindeydik. Doğru durup pozisyon alarak gol yememeyi hedefledik. Tek eksiğimiz, topu kazandığımızda rakip arkasına sarkamamaktı. Bu pozisyonları yakaladık ama değerlendiremedik. Önemli bir maçtı, mağlup olmayarak puan farkını korumuş olduk. Bir puan bile bizim için önemli" şeklinde konuştu.
Yıkılmayla karşı karşıya kalan binaya kaya ve topraklı önlem
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:30 Yıkılmayla karşı karşıya kalan binaya kaya ve topraklı önlem Sakarya’nın Serdivan ilçesinde, bir inşaatın temel kazısının yanında bulunan 4 katlı binanın çöken istinat duvarı toprak ve kayalarla desteklendi. Olay günü tahliye edilen aileler, alınan önlemlerin ardından yeniden evlerine döndü. Dairesinde oturan bina sakini, "Kendim için değil, çocuklarım için tedirginim. Burada temel kazılana kadar bizim hiçbir sıkıntımız yoktu. İstinat duvarımızın yapılmasını, korkusuz ve huzurlu şekilde yaşamak istiyoruz" dedi. Olay, 25 Nisan gecesi 32 Evler Mahallesi 825. Sokak’ta meydana geldi. Bir inşaat alanında temel kazısı sırasında, hemen yanındaki 4 katlı binanın istinat duvarı çökmeye başladı. Sesleri duyan vatandaşlar korkuyla binayı boşalttı. Olayın ardından bölgeye gelen ekipler, çökme tehlikesi altındaki binanın elektrik, su ve doğalgaz bağlantılarını kesti. Çökmenin ardından geçen 3 gün içinde, istinat duvarının daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla inşaat temelinin olduğu bölgeye kaya ve toprak dökülerek önlem alınmaya çalışıldı. "Tedirginim" Bina sakinlerinden Atakan Akbulut, dairesine tedirginlikle geri döndüğünü belirterek, "Yetkililer, istinat duvarının öne gelmemesi için yaklaşık 50 kamyon ağır malzeme yüklediler. Üniversitelerden akademisyenler geldi, istinat duvarının yenilenmesi için çalışmalar başladı. Çalışmaların akabinde duvarı yenileyecekler. Binayı çok sayıda bilirkişi inceledi ve bir problem olmadığını söylediler, oturulabilir kararı verdiler ama toprakla beraber bizim alt yapımızda çöktü. Elektrik, su, doğal gaz yapıdan ayrıldı, onlarda bir iki gün içinde yapıldı. Dün akşamdan itibaren herkes kedi evinde kaldı. Şuanda istinat duvarının yenilenmesi gündemde ve onun yapılmasını bekliyoruz" dedi. "Buraya ne olacağı belli değil" Tedirginliğinin özellikle çocukları için olduğunu vurgulayan Akbulut, "Buraya ne olacağı belli değil. Bina olacak mı olmayacak mı buna yetkililer karar verecek. Şu anda 8 dairede yaklaşık 42 kişi yaşıyor. 1999 depremini gördük, alışkınız ama kendim için değil çocuklarım için tedirginim. Neticede istinat duvarı tam yapılmış durumda değil. Temel kazılana kadar bizim hiçbir sıkıntımız yoktu. İstinat duvarımızın yapılmasını, korkusuz ve huzurlu şekilde yaşamak istiyoruz" diye konuştu.
INCSOS 25’, SUBÜ’nün de iş birliği ile Mısır’da gerçekleştirildi
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:23 INCSOS 25’, SUBÜ’nün de iş birliği ile Mısır’da gerçekleştirildi 9’uncu Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi (INCSOS 25’); SUBÜ, AASTMT ve Turkish Studies iş birliği ile Mısır’ın İskenderiye şehrinde düzenlendi. 200’ün üzerinde akademisyen ve araştırmacının katıldığı kongrede, sosyal bilimlerin birçok farklı disiplininden 177 özet bildiri sunuldu. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ), Arap Bilim Teknoloji ve Deniz Taşımacılığı Akademisi (AASTMT) ile Turkish Studies iş birliği ile Mısır’ın İskenderiye şehrinde 9’uncu Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi (INCSOS 25’) düzenlendi. TBMM 29’uncu Dönem Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop’un onursal başkanı olduğu kongre, 3 gün sürdü. Arap Bilim Teknoloji ve Deniz Taşımacılığı Akademisi’nde düzenlenen kongrenin açılış törenine; TBMM 29’uncu Dönem Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop, TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve Ordu Milletvekili Prof. Dr. Mahmut Özer, Mısır Arap Cumhuriyeti Milli Eğitim Eski Bakanı Yousry El Gamal, Türkiye Cumhuriyeti Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, AASTMT Öğrenci İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Alaa A. Abdel Bary, INCSOS 25’ Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mehmet Dursun Erdem, akademisyenler, araştırmacılar, diplomatlar ve bürokratlar katıldı. Bilimin insanlığın ortak dili olduğunu, coğrafyaları, sınırları ve zamanları aştığını kaydeden SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, "Bilimin ışığında, farklı kültürlerin buluştuğu, bu anlamlı atmosferde bulunmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu tür uluslararası buluşmalar; sadece bildiri sunulan etkinlikler değil, aynı zamanda insanlığın ortak değerlerini büyüttüğümüz platformlar oluyor. Yükseköğretim Kurulu da (YÖK) uluslararasılaşmanın önemini özellikle vurguluyor. Kültürlerarası iletişimin böylesine zengin bir çerçevede kurulması; gelecekteki dostluklar, akademik iş birlikleri ve yapılacak uluslararası ortak projeler açısından çok kıymetli. Bu yılki kongremizin Mısır’da, insanlık tarihinin en köklü uygarlıklarından birine ev sahipliği yapmış topraklarda gerçekleşmesi ise başlı başına anlamlı. Bu nedenle kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen organizasyon komitesine, ev sahibi AASTMT’ye, katkı sunan tüm üniversitelere ve kurumlara gönülden teşekkür ediyorum. Başta Onursal Başkanımız Prof. Dr. Mustafa Şentop ve Prof. Dr. Mahmut Özer olmak üzere, teşrif eden milletvekillerimize, rektörlerimize, bürokratlarımıza, üniversite temsilcilerine ve tüm katılımcılara şükranlarımı sunuyorum" dedi. Günümüz dünyasının artık tek bir disiplinden beklenen çözümlerle yönetilemeyecek kadar karmaşık bir yapıda olduğunu belirten Sarıbıyık, "Bu nedenle sosyal bilimlerle mühendislik, bilişim, sağlık ve çevre bilimleri gibi teknik alanların iş birliği artık bir seçenek değil, bir zorunluluk. Örneğin yapay zekâ gibi çığır açan teknolojiler sadece algoritmalarla değil; etik, hukuk, sosyoloji ve felsefe gibi alanlarla birlikte düşünüldüğünde insanlığa fayda sağlayabilir. Akıllı şehirler tasarlarken mühendislik hesapları kadar, bu şehirlerde yaşayan bireylerin davranış biçimlerini, kültürel değerlerini ve toplumsal ilişkilerini anlamak da bir o kadar önemli. Burada yaptığımız her sunum, kurduğumuz her iletişim ve başlattığımız her iş birliği; yarının daha adil, daha bilinçli ve daha dayanışmacı dünyasına bir adım olacak. Bu ortam, sadece bilim üretmek için değil; aynı zamanda insani değerleri büyütmek için de çok kıymetli. Akademik sınırları aşan, kültürel ve ahlaki sorumluluk taşıyan bu yaklaşım, hepimizin ortak vizyonu olmalı" diye konuştu. Türkiye ve Mısır cumhurbaşkanlarının riyasetiyle iki ülke arasındaki iş birliklerinin her geçen gün arttığını vurgulayan TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Mahmut Özer, "Şu anda Türkiye ve Mısır arasındaki iş hacmi 8 milyar dolar. Önümüzdeki dönemde 15 milyar dolara çıkartılması bekleniyor. Ekonomik iş birliklerini arttırmanın yolu eğitim, kültür, yükseköğretim ve gençler arasındaki iş birliği köprülerini atmaktan geçiyor. Çünkü bu köprüleri atmadığımız müddetçe gençliğin de kültürün de eğitimin de sürdürülebilirliğini sağlamamız mümkün değil. İnanıyorum ki bugünkü kongre bu iş birliklerinin tahkim edilmesi çerçevesinde çok büyük katkılar sağlayacak. Burada sadece bildiriler sunulmayacak, birlikte çalışabilmenin önünü açacak iş birliği adımları atılacak. Türkiye, akademi ile iş birliği yapma açısından önemli bir potansiyele sahip. Türkiye 208 üniversitesi ve 7 milyonun üzerindeki ulusal ve uluslararası üniversite öğrencisiyle sadece kendi beşeri sermayesini tahkim eden bir yükseköğretim sistemine değil, ayrıca gönül coğrafyasındaki her beşeri sermayenin de niteliğini arttırmak için gayret gösteren bir yükseköğretim sistemine sahip. Kongrenin Türkiye ve Mısır iş birliğinin tahkimine katkı vermesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Konuşmasını sadece bir milletin temsilcisi değil bir medeniyetin sesi olarak yaptığını vurgulayan TBMM 29’uncu Dönem Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop ise, "Türkiye ile Mısır arasında kurulacak her yeni köprü yalnızca iki ülke arasında değil ortak medeniyetimizin ruh köklerinde yankı bulacaktır. İki ülke muhteşem medeniyetimizin birbirini tamamlayan büyük kutbudur. Anadolu’dan Nil vadisine uzanan kültürel bağ yalnızca haritalarda değil, kalplerde ve gönüllerde çizilmiş bir çizgidir. Tarih boyunca bilim adamlarımız birbirlerine ilham vermişlerdir. Kimi zaman Kahire’den İstanbul’a kimi zaman Edirne’den İskenderiye’ye uzanan düşünce akımları; alimlerin, mutasavvıfların, sanatkârların birbirlerine ilham verdiği çağları yaşatmıştır. Bugün bu derin birlikteliğin verdiği güvenle diyoruz ki; Türkiye-Mısır ilişkilerinin güçlendirilmesi sadece bu iki ülkeye değil İslam dünyasına, Afrika’ya Akdeniz’e ve tüm insanlığa katkı sağlayacaktır. Bu bizim için sadece stratejik bir tercih değil tarihi ve insani bir sorumluluktur. Özellikle bir devlet değil terör örgütü gibi hareket eden İsrail’in gerçekleştirdiği soykırım ve Gazze’de yaşanan insanlık dramı, vicdan sahibi herkes için kırılma noktasıdır. Bu noktada Türkiye ve Mısır gibi güçlü ülkelerin birlikte hareket etmesi, barış ve adalet adına hayati bir öneme sahiptir" ifadelerini kullandı. İki ülke ilişkilerinde geçmişin yüküyle değil geleceğin ümidiyle hareket edilmesi gerektiğini söyleyen Şentop, "Tarihi sorunlar ancak irade varsa aşılabilir. Türkiye-Mısır ilişkileri, bu irade ve basirete sahip iki ülkenin ortak çabalarıyla örnek bir iş birliğine dönüştü. Ancak diplomatik adımların kalıcı olması, akademik ve kültürel ilişkilerle desteklenmek zorundadır. Bu çerçevede akademik iş birliği, kültürel projeler, eğitim alanındaki değişim programları ve bölgesel meselelerdeki ortak inisiyatifler ilişkilerimizin derin ve sağlam temeller üzerine inşa edilmesine yardım edecektir. Bu kongrenin tam da bu anlayışa hizmet edeceğine yürekten inanıyorum. Kongre aynı zamanda farklı ülkelerden bilim insanlarının bir araya gelerek küresel meselelere dair birlikte düşünmesini, birlikte üretmesini teşvik etmektedir. Bilim diplomasiyle, kültür siyasetle, vicdan güçle buluştuğunda dünya daha yaşanabilir bir yer olacaktır. İnanıyorum ki kongrede kurulacak her dostluk, ortaya konulacak her fikir bu yönde bir tutum olacak, insanlık için küçük ama anlamlı bir adım haline gelecektir. Bilim adamları ile diplomatlar arasındaki en önemli fark şudur; diplomatlar günü, bilim adamları geleceği düşünürler. Ama bu iki güç bir araya geldiğinde hem günü hem geleceği inşa etmek mümkün hale gelecektir. Kongre ise böyle bir birlikteliğin örneğidir" dedi. Kongrede sosyal ve beşeri bilimler başta olmak üzere; eğitim, hukuk, filoloji, güzel sanatlar, ilahiyat, sağlık ve spor bilimleri gibi farklı disiplinlerden özet bildiriler sunuldu. 2 oturum ve 15 salonda toplam 165 sunum, online olarak ise 2 oturumda toplam 12 sunum Türkçe, Arapça ve İngilizce dillerinde yapıldı. İskenderiye’de yapılan açılış programı ve sunumların ardından kongrenin galası Kahire’de gerçekleştirildi. Kongre kapsamında sunulan bildiriler, ISBN’li bildiri kitaplarında yayımlanacak. Yazarlar makalelerini uluslararası dergilerde yayımlatma imkânı da bulacak. Sosyal bilimler alanında yeni ufuklar açmayı hedefleyen kongre ile ilgili detaylı bilgilere http://www.incsos.net adresinden ulaşılabiliyor.
Başkan Alemdar, Tarihi Uzunçarşı için müjdeli haberi paylaştı
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:16 Başkan Alemdar, Tarihi Uzunçarşı için müjdeli haberi paylaştı Tarihi Uzunçarşı’da 3. etap çalışmaları için 8 Mayıs Perşembe günü ihaleye çıkacaklarını açıklayan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, "Tarihi Çarşı’nın kuzey tarafından (Unkapanı) çalışmalarımızı başlatacağız. İlk adımda 40 binamızın restorasyonunu gerçekleştireceğiz. Hayırlı olsun" dedi. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Sakarya’nın en eski ticaret merkezlerinden olan Tarihi Uzunçarşı’nın 3. Etap 1. Kısım yapım ihale tarihini açıkladı. Tarihi çarşının 3. Etap projesi kapsamında Unkapanı tarafındaki 40 yapıyı kapsayan 1. kısmı için 8 Mayıs Perşembe günü ihaleye çıkacaklarını açıkladı. Başkan Alemdar açıklamasında, "Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi çarşımızı geleceğe taşıyacak önemli bir adım atıyoruz. Uzunçarşı’nın tarihi dokusunu bozmadan, özgünlüğünü artırmayı hedefliyoruz. İnşallah daha önce de açıkladığımız gibi Unkapanı tarafından 3. Etap çalışmalarımızı başlatıyoruz. Esnaflarımızın ticaretini aksatmadan işlemleri sürdürecek ve hızla restore edeceğiz" ifadelerine yer verdi. Başkan Alemdar, "3. Etap dönüşüm çalışmalarını kısım-kısım gerçekleştireceğiz. 8 Mayıs Perşembe günü yapım ihalemizle Tarihi Çarşı’nın kuzey tarafından (Unkapanı tarafından) çalışmalarımızı başlatacağız. İlk adımda 40 adet binamızın restorasyonunu tamamlamış olacağız. Buradaki çalışmalar bittiğinde de diğer kısımlarda dönüşüm için gerekli adımları atacağız. Sakarya’mıza hayırlı olsun" diye konuştu.
Sakarya Üniversitesinde RACONF25 Siber Güvenlik Zirvesi
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:13 Sakarya Üniversitesinde RACONF25 Siber Güvenlik Zirvesi Sakarya Üniversitesinde RACONF25 Siber Güvenlik Zirvesi, akademik ve sektörel alanda önemli isimleri bir araya getirdi. Siber Güvenlik Öğrenci Topluluğu tarafından Turgut Özal Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen programda konuşmacı olarak Besim Altınok, Soner Solak, Mücahit Karadağ ve Erkan Erdoğan yer aldı. Siber güvenliğin öneminin konuşulduğu konferansın açılış konuşmaları, Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özer Köseoğlu ve Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. İbrahim Özçelik tarafından yapıldı. Prof. Dr. Köseoğlu, bilgi güvenliği konusunda Sakarya Üniversitesinin güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ve bu alanda söz sahibi üniversiteler arasında yer aldığını ifade etti. İlk oturumda konuşan Besim Altınok, "Siber Güvenliğe Başlarken" başlıklı sunumunda, siber güvenlik sektöründe kariyer planlaması üzerine bilgiler verdi. Altınok, dijitalleşmenin artması ve siber tehditlerin çoğalmasıyla birlikte siber güvenliğin daha fazla gündeme geldiğini belirterek bu alanda çalışmak isteyenlerin sahip olması gereken temel özellikler, analitik düşünme yeteneği ve müşteri iletişiminin önemi üzerine öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Soner Solak ise "Endüstride Dijital Dönüşüm; Kritik Altyapılar ve OT Güvenliği" konulu sunumunda, IT (Bilgi Teknolojileri) ve OT (Operasyonel Teknolojiler) arasındaki farklardan, bu alanlardaki risklerden ve güvenlik önlemlerinden söz etti. Konferansın ikinci oturumu, Mücahit Karadağ’ın "Network ve AD Güvenliğinde Merkezi Yönetimden Gelen Tehditler" başlıklı sunumuyla başladı. Karadağ, Active Directory (AD) tarafında güvenliğin nasıl sağlanabileceğini ve özellikle son yıllarda SCCM isimli merkezi yönetim sistemi üzerinde ortaya çıkan güvenlik açıklarını anlattı. Konferansın son konuşmacısı, Erkan Erdoğan oldu. Erdoğan, "Siber Güvenlikte Kariyer Yolculuğu" başlıklı sunumunda, kendi kariyer deneyimlerinden yola çıkarak öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Ayrıca kritik altyapılar ve endüstriyel kontrol sistemleri siber güvenliği hakkında da önemli bilgiler paylaştı. Etkinlik, plaket takdimiyle sona erdi.
Sakarya Büyükşehir TUBİS’leri rengarenk yaz günleri için hazırladı
28 Nisan 2025 Pazartesi - 16:11 Sakarya Büyükşehir TUBİS’leri rengarenk yaz günleri için hazırladı Sakarya Büyükşehir Belediyesi, çevreci ve ekonomik ulaşım çözümleri çerçevesinde hizmete sunduğu Turuncu Bisikletler (TUBİS) yaz sezonuna hazırlandı. Tüm bakım ve kontrolleri tamamlanan TUBİS’ler artık 12 aya kadar kiralanabilecek. Şu ana kadar 3 bin 600’ü aşkın vatandaşın faydalandığı sistem, geniş yaş aralığına hitap eden yapısıyla şehir içi ulaşımda çevreci bir alternatif sunuyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, turuncu bisikletler (TUBİS) yaz sezonuna hazırlandı. Tüm bisikletler detaylı bakım ve kontrolden geçirildi. Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde hizmet veren noktada, bisikletlerin mekanik aksamları, fren sistemleri, lastikleri ve ekipmanları titizlikle incelendi. Kilit, sepet, kask ve çocuk koltuğu gibi ekipmanlar kontrol edilerek eksiksiz hale getirildi. TUBİS çerçevesinde daha önce sunulan 1, 3 ve 6 aylık kiralama seçeneklerine ek olarak, artık 12 aylık kiralama dönemi de başladı. Kiralama işlemleri yalnızca www.sakarya.bel.tr adresinden online olarak gerçekleştiriliyor. Başvuru sonrası bisiklet teslimatı Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nden yapılıyor. Kiralama yapan vatandaşlara kilit ve sepet ücretsiz olarak veriliyor. Talep eden kullanıcılar kask ve çocuk koltuğu gibi ek aparatlardan da uygun fiyatlarla yararlanabiliyor. Ayrıca kullanım süresi boyunca meydana gelebilecek lastik patlaması, zincir kopması gibi teknik arızalar, Büyükşehir Belediyesi tarafından ücretsiz olarak gideriliyor. TUBİS sistemi, her yaş grubundan vatandaşın yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Günlük ulaşımın yanı sıra sağlıklı yaşam için de tercih edilen turuncu bisikletler, çevreci yapısıyla doğaya katkı sunarken, şehir yaşamına hareket ve yaşam kalitesine değer katıyor. Bisikletli yaşam kültürünü teşvik eden sistem, sürdürülebilir ulaşım alışkanlıklarının yaygınlaşmasına da katkı sağlıyor.