Yerel Haberler
Sakarya
Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu 01 Mart 2026 Pazar - 23:09:52 Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 katlı binanın zemin katında yer alan ve kime ait olduğu kesin olarak bilinmeyen türbe, görenlerin dikkatini çekiyor. Binanın inşaat sürecinde yaşandığı rivayet edilen gizemli olaylar nedeniyle dokunulamayan ve koruma altına alınan türbe, mahalle sakinleri tarafından "mahallenin koruma kalkanı" olarak görülüyor. Adapazarı ilçesinde bulunan bir binanın giriş katındaki dükkanların hemen yanında yer alan türbe, alışılmışın dışındaki görüntüsüyle merak uyandırıyor. Apartman sakinleri ve çevre esnafı, inşaat döneminden bu yana kulaktan kulağa yayılan efsanelerle türbeyi muhafaza etmeye devam ediyor. "Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" Bölgede 2018 yılından bu yana esnaflık yapan Erdal Şekerci, türbenin korunma sürecine dair anlatılanları dile getirerek, "Burası ile ilgili sadece kulaktan duyma bilgilerim var. Anlatılanlara göre; bu bina inşaat halindeyken müteahhit hasta olmuş, kazalar geçirmiş. İnşaat esnasında kepçelerin zarar gördüğü söyleniyor. Bu gibi aksilikler meydana gelince burası kazılamamış. Burada bir şehit olduğu, rahatsız edilmek istemediği kanaati oluşunca da bölge koruma altına alınmış. Binayı türbenin etrafını çevirerek inşa etmişler. Biz de zarar görmemesi için dışına demir korumalar yaptık. Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" dedi. "Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var" 22 senedir aynı mahallede esnaflık yapan Turgay Lüleci ise, türbede yatan zatın Kurtuluş Savaşı şehitlerinden biri olduğunun rivayet edildiğini belirtti. Lüleci, "Söylentilere göre kendisi burada şehit düşmüş. Yıllar sonra bina yapılmak istenince varlığı ortaya çıkmış. Kazı çalışmalarında kepçelerin kırılması gibi çeşitli alametler olduğu anlatılıyor. Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var. Buraya yeni birisi taşındığında ya da dükkan açtığında, ilk gece onları karşıladığı söylenir. İnsanlar kapılarının açıldığını ve içeriye çok güzel kokular geldiğini anlatıyor. Mübarekler bulundukları bölgenin koruma kalkanıdır. Ayette de buyurduğu gibi ’Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler’" diye konuştu.
01 Mart 2026 Pazar - 23:02 Sakaryaspor - Sarıyer maçının ardından Trendyol 1. Lig 28. haftasında oynanan Sakaryaspor-Sarıyer maçının ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig 28. haftasında Sakaryaspor sahasında Sarıyer ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı, rakiplerin puan kaybettiği haftada fırsat teptiklerini ifade ederken; Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin ise, puan farkını korudukları için memnun olduklarını dile getirdi. "Üretkenlik anlamında etkili olamadık" Kazanmaları gereken bir maçtan beraberlikle ayrıldıkları için üzgün olduğunu belirten Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı, "Böylesine muhteşem bir ambiyansta, rakiplerimizin de kaybettiği bir haftada kazanmak adına aslında bir fırsattı. Maça coşkulu başladık, oyun ve top bizde gibi duruyordu ama gerçekçi olmak lazım; ön tarafta çok üretken olamadık. Baskılı oynadığımız son 20 dakikayı 90 dakika boyunca göstermeliydik. Oyuncularım ciddi bir mücadele verdi ama skor anlamında etkili olamadık. İşimiz zorlaştı ancak son maça kadar bu şehir için gereken mücadeleyi vereceğiz" dedi. "Küme düşme barajı 42-45 puan arası olur" Ligde kalma barajı hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Dalcı, "42 ile 45 arasında küme düşme barajının olacağını düşünüyorum. Alttaki takımların birbiriyle oynayacağı maçlar bu durumu biraz daha etkileyebilir. İki puan eksik ya da fazla olabilir" diye konuştu. "Puan farkını korumuş olduk" Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin ise hafta boyu çalıştıkları stratejinin sahaya yansıdığını belirterek, "Oyuncularımız hafta boyunca çalıştığımız şeyleri harfiyen yerine getirdiler. Sakaryaspor adına bir final maçıydı, bunun bilincindeydik. Doğru durup pozisyon alarak gol yememeyi hedefledik. Tek eksiğimiz, topu kazandığımızda rakip arkasına sarkamamaktı. Bu pozisyonları yakaladık ama değerlendiremedik. Önemli bir maçtı, mağlup olmayarak puan farkını korumuş olduk. Bir puan bile bizim için önemli" şeklinde konuştu.
Serdivan’da bir bina çökme riski ile karşı karşıya: Müdür, "Bir saniye" diyerek mağdur kadını susturmaya çalıştı
25 Nisan 2025 Cuma - 13:59 Serdivan’da bir bina çökme riski ile karşı karşıya: Müdür, "Bir saniye" diyerek mağdur kadını susturmaya çalıştı SAKARYA (İHA) – Sakarya’nın Serdivan ilçesinde bir inşaatın temel kazısının yanında bulunan 4 katlı binanın istinat duvarı çöktü, bina ise çökme riski ile karşı karşıya kaldı. Hasarın boyutu ise gün ağarınca ortaya çıktı. Binada yaşayan ve evlerini terk eden vatandaşlar, yaşananlara tepki gösterdi. Göz göre göre yaşanan ihmalkarlıkta mağduriyetini anlatan kadına ise Serdivan Belediyesi Fen İşleri Müdürü engel olmaya çalıştı. Dün gece saatlerinde Serdivan ilçesi 32 Evler Mahallesi 825. Sokak’taki inşaat temeli kazısının yanında bulunan bir binanın istinat duvarı çökmeye başladı. Sesleri duyan bina sakinleri korkuyla binayı boşalttı. Olayın ardından bölgeye gelen ekipler, çökme tehlikesi altındaki binanın elektrik, su ve doğalgaz bağlantılarını kesti. Yaşanan olayın boyutu ise gün ağarınca ortaya çıktı. Binada yaşayan vatandaşlar, temeli atılan yer ile alakalı 9 Nisan tarihinde Serdivan Belediyesi’ne şikayette bulunduklarını ancak yetkilerin herhangi bir önlem almadığını iddia etti. 23 Nisan günü İstanbul’da yaşanan ve Sakarya’da da hissedilen 6.2 büyüklüğündeki depremin ardından yaşanan bu durum ise vatandaşı iyice tedirgin etti. Bina sakinleri çileden çıktı, ilçe belediyesinin Fen İşleri Müdürü sigara yaktı Polis ve Sakarya Büyükşehir Belediyesi Zabıta ekipleri bölgede geniş güvenlik önlemi alırken yapımına başlanan binanın temel alanı yanındaki istinat duvarındaki kırık ve vatandaşların tahliye ettiği apartman önündeki çökmeler hasarın boyutunu gözler önüne serdi. Tehlikenin büyüdüğü bölgede vinç ile önlem alındı. Bin bir emekle para biriktirip ev alan ve yaşanan olay sonrası evlerinden tahliye edilen vatandaşlar bölgede sinir krizleri geçirerek bölgeye gelen Serdivan Belediyesi yetkililerine sitem etti. Bir bina sakini bölgede çalışma yapılmamasına ilişkin, "Çalışma için adam yok ben mi adam bulayım" sözleriyle tepki gösterirken Serdivan Belediyesi Fen İşleri Müdürü Mustafa Çekiç’in ise bölgede sigara içmesi dikkatlerden kaçmadı. Öte yandan, binanın akıbetinin ise yapılacak incelemelerin ardından belli olacağı öğrenildi. Mağduriyetini anlatan kadına Serdivan Belediyesi Fen İşleri Müdürü engel oldu Bölgede yaşananları haberleştirmek isteyen basın mensuplarına mağduriyetini anlatmak isteyen Sevinç Çamlıbel’in açıklama yaptığı esnada Serdivan Belediyesi Fen İşleri Müdürü Mustafa Çekiç, "Bir saniye, ortalığı fazla germeye gerek yok. Vinçler geliyor şurayı sakinleştirelim" diyerek Çamlıbel’in açıklamasına engel olmaya çalıştı. İnşaatın başlamasından sonra kaymaların olduğunu dile getiren Çamlıbel, "Bu şekilde bekliyoruz sadece. Böyle bir alana imar veriliyor. Evimize giremiyoruz ve yaklaşık 1 ay kadar da giremeyeceğimiz söyleniliyor. Bir an önce bize çözüm lazım. İnsanlara iftira atmak istemiyorum ama denetimde eksiklik var her şey gözler önünde, burada sizce 4 katlı bir bina olabilir mi? Belediyeye burasıyla ilgili şikayette bulunduk ve onlardan gelen cevapta, ‘Sizin ne kadar metrekareniz varsa, onların da var’ oldu. Gözle görülür şekilde yok. Ben bu evi daha yeni aldım, Çanakkale’de dairemizi satıp buraya geldik. Müteahhit burada çalışmayı başlattığından beri toprak kayması oluyordu biz fark ediyorduk, belediyeye durumu ilettik. Buranın hacmi belli, gece sesler gelmeye başladı ve şu anda son durum gözler önünde. Saniyeler ile yarışıyoruz. Herkesin eti ile tırnağı ile biriktirip aldığı emekleri gözümüzün önünde kayıp gidiyor" dedi. "Çocuklar okula gidecek kalem, kitap, defter ve bütün eşyalarımız evde kaldı" Bina sakini Atakan Akbulut ise "Bizim binamızda yapısal hiçbir problem yoktu. Temeli atılan yerin sahibinin uzun bir arsası vardı ve Serdivan Belediyesi ile istimlak problemi yaşıyordu. Bizim yolumuz yoktu 825. Sokak kapalıydı, adamın arsası olduğu için. Sonrasında bir anda yol açıldı, bizde belediyeye gittik bunun nasıl olduğunu sorduk. Belediye bize, ‘belediyeye terk etti vatandaş’ yanıtını verdi. Devamında hemen buranın temeli kazıldı. Ve bizim istinat duvarının altına kadar girildi, normalde bizden 3 metre çekmeleri lazım. Bu sebeple doğal olarak istinat duvarı geldi. Evimizden de hiçbir şey alamadık. Çocuklar okula gidecek kalem, kitap, defter ve bütün eşyalarımız evde kaldı" diye konuştu.
"Hep Otuz Üç Yaşında" filmine yoğun ilgi
24 Nisan 2025 Perşembe - 16:33 "Hep Otuz Üç Yaşında" filmine yoğun ilgi Sakarya’da düzenlenen etkinlikte vatandaşlara "Hep Otuz Üç Yaşında" isimli film izletildi. Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenerek hazırlanan film, vatandaşların ilgisini çekti. Etkinlik, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve İl Müftülüğü ortaklığında, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlendi. İslam’ın 15 asırlık mirasına ışık tutan bir ansiklopedi ve iki kuşağın kesişen hikayesini ele alan; Niyaz ve Ekmel isimli iki karakteri anlatan ve farklı kıssalarla derin mesajlar veren "Hep Otuz Üç Yaşında" filmi, SAÜ’de beyaz perdeye yansıdı. Gerçek bir hayat hikayesinden esinlenen yapım, düşünce dünyasına sunduğu katkı ve etkileyici görsel diliyle sanatseverlerin ilgisini çekti. "Zamanla yarışan bir yolculuğa tanıklık ediyorsunuz" Filmin yapımcısı Halil Kardaş, yönetmeni Murat Pay ve senaristi Selman Kılıçaslan da gösterime katılarak izleyicilerle buluştu. Sanatseverler, filmle ilgili merak ettiklerini dile getirirken, yapım sürecine dair detaylı bilgi edinme fırsatı da buldu. Selman Kılıçaslan, "Bu hikayeyi oluştururken en başından beri derdimiz, bir kişiyi ya da belli bir dönemi anlatmak değil, anonim bir ses yakalayabilmekti. Karakterlerin gençliğiyle yaşlılığını, umutla yılgınlığı aynı anda göstermek istedik. Onları izlerken aslında tek bir insanın iç dünyasında, zamanla yarışan bir yolculuğa tanıklık ediyorsunuz" dedi. "Bu filmde en çok önemsediğimiz şeylerden biri, zaman duygusunu doğru kurmaktı" Film çekimlerinde en çok önem verdiği noktalara değinen Yönetmen Murat Pay, "Bu filmde en çok önemsediğimiz şeylerden biri, zaman duygusunu doğru kurmaktı. Geçmişle bugün arasında düz bir çizgi değil, katmanlı bir ilişki var, biz de o katmanları göstermek istedik. Mekanlar, karakterler, hatta sessizlikler bile zamanın izini taşıyor. İzleyicinin, bu zaman katmanları arasında kendi yolculuğunu yapmasını çok değerli buluyoruz" diye konuştu. Yapımcı Halil Karadaş ise "Gerçekten çok meşakkatli bir süreçti. Bu film, 2020 ile 2022 arasında gerçekleştirdiğimiz sözlü tarih çekimlerine dayanıyor. İki yıl boyunca onlarca kayıt, görüşme, transkript derken, hikâyenin temelini oluşturduk. Sonrasında ise yaklaşık altı-yedi ay süren bir yapım ön hazırlığımız oldu. Pek çok detayı titizlikle ele aldık. Nihayetinde böyle bir iş çıktı ortaya" diye konuştu.
12 yıllık eşini öldüren müzisyen kocanın itirafları kan dondurdu
24 Nisan 2025 Perşembe - 13:49 12 yıllık eşini öldüren müzisyen kocanın itirafları kan dondurdu Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde 12 yıllık eşini öldüren müzisyen koca, ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, "Sinirlendim bıçağı sapladım, bıçak kırıldı. Araçtan indikten sonra Simge yerde yatıyordu. Gözüm döndü, araca dönüp tornavidayı aldım ve sapladım. Olayın nasıl olduğunu hatırlamıyorum" dedi. Reisler Göleti mevkisinde 30 Aralık 2024’de meydana gelen olayda, emniyete gelen İ.K. (42), 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı (31) öldürdüğünü itiraf etti. Yapılan araştırma neticesinde de boyun bölgesinde delici alet yarası bulunan kadının cesedine ulaşıldı. Müzisyen eşi tarafından öldürülen Simge Kodalak’ın cenazesi, Erenler ilçesi Çaykışla Mahallesi Merkez Cami’de kılınan namazın ardından defnedildi, şüpheli koca ise tutuklandı. Sanık İ.K.’nın Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince yargılanmasına başlandı. Duruşmaya İ.K., taraf avukatları ve maktul Simge Kodalak’ın babası H.Ç. katıldı. "Sinirlendim bıçağı sapladım, bıçak kırıldı" Savunması için söz hakkı verilen sanık İ.K., eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini belirterek, "Şüphe duydum, gözümle bir şey görmedim. Olay günü sabah evde bu konuları konuşurken tartıştık. Yüksek ses olunca dışarı çıkmaya karar verdik. ’Bilmem gereken bir şey varsa söyle’ dedim, inkar etti. O ara kavga etmeye devam ediyorduk. Sinirlendim bıçağı sapladım, bıçak kırıldı. Araçtan indikten sonra Simge yerde yatıyordu. Gözüm döndü araca dönüp tornavidayı aldım ve sapladım. Olayın nasıl olduğunu hatırlamıyorum. Sonra karakola gittim ve ’Eşime müdahale edilmesini istiyorum’ dedim" ifadelerini kullandı. Sanık ve maktulün kızının mektubu okundu: "O adam annemi katletti" Simge Kodalak’ın babası H.Ç. de, kızı ile sanık arasında problem yaşandığına şahit olmadığını ifade ederek, şikayetçi oldu. Duruşmada söz alan müşteki avukatı, sanık ile maktulün kızlarının gönderdiği mektuptan, "Annem çok iyi kalpli bir masumdu. Annemin bütün iyiliklerini çöp etti, o adam annemi katletti. Anneme yaşattıklarını bir ben bilirim, bir de Allah bilir" bölümünü okuyarak, şikayetçi olduklarını kaydetti. Sanığın avukatı ise İ.K’nin, maktulün ve kızlarının telefonlarının incelenmesi, HTS kayıtlarının getirilmesi, müvekkili hakkında akıl sağlığı raporu alınması ve tahliye edilmesini talep etti. Görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
12 yıllık eşini öldüren müzisyen kocanın itirafları kan dondurdu:"Bıçak kırılınca tornavida sapladım"
24 Nisan 2025 Perşembe - 13:44 12 yıllık eşini öldüren müzisyen kocanın itirafları kan dondurdu:"Bıçak kırılınca tornavida sapladım" Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde 12 yıllık eşini öldüren müzisyen koca, ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, "Sinirlendim bıçağı sapladım, bıçak kırıldı. Araçtan indikten sonra Simge yerde yatıyordu. Gözüm döndü, araca dönüp tornavidayı aldım ve sapladım. Olayın nasıl olduğunu hatırlamıyorum" dedi. Reisler Göleti mevkisinde 30 Aralık 2024’de meydana gelen olayda, emniyete gelen İ.K. (42), 12 yıllık eşi Simge Kodalak’ı (31) öldürdüğünü itiraf etti. Yapılan araştırma neticesinde de boyun bölgesinde delici alet yarası bulunan kadının cesedine ulaşıldı. Müzisyen eşi tarafından öldürülen Simge Kodalak’ın cenazesi, Erenler ilçesi Çaykışla Mahallesi Merkez Cami’de kılınan namazın ardından defnedildi, şüpheli koca ise tutuklandı. Sanık İ.K.’nın Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince yargılanmasına başlandı. Duruşmaya İ.K., taraf avukatları ve maktul Simge Kodalak’ın babası H.Ç. katıldı. "Sinirlendim bıçağı sapladım, bıçak kırıldı" Savunması için söz hakkı verilen sanık İ.K., eşinin kendisini aldattığından şüphelendiğini belirterek, "Şüphe duydum, gözümle bir şey görmedim. Olay günü sabah evde bu konuları konuşurken tartıştık. Yüksek ses olunca dışarı çıkmaya karar verdik. ’Bilmem gereken bir şey varsa söyle’ dedim, inkar etti. O ara kavga etmeye devam ediyorduk. Sinirlendim bıçağı sapladım, bıçak kırıldı. Araçtan indikten sonra Simge yerde yatıyordu. Gözüm döndü araca dönüp tornavidayı aldım ve sapladım. Olayın nasıl olduğunu hatırlamıyorum. Sonra karakola gittim ve ’Eşime müdahale edilmesini istiyorum’ dedim" ifadelerini kullandı. Sanık ve maktulün kızının mektubu okundu: "O adam annemi katletti" Simge Kodalak’ın babası H.Ç. de, kızı ile sanık arasında problem yaşandığına şahit olmadığını ifade ederek, şikayetçi oldu. Duruşmada söz alan müşteki avukatı, sanık ile maktulün kızlarının gönderdiği mektuptan, "Annem çok iyi kalpli bir masumdu. Annemin bütün iyiliklerini çöp etti, o adam annemi katletti. Anneme yaşattıklarını bir ben bilirim, bir de Allah bilir" bölümünü okuyarak, şikayetçi olduklarını kaydetti. Sanığın avukatı ise İ.K’nin, maktulün ve kızlarının telefonlarının incelenmesi, HTS kayıtlarının getirilmesi, müvekkili hakkında akıl sağlığı raporu alınması ve tahliye edilmesini talep etti. Görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, sanığın tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.