Yerel Haberler
Sakarya
Sakarya’da vatandaşlar bayramın ilk gününde tabiat parklarına akın etti 27 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:27:12 Sakarya’da Kurban Bayramı’nın ilk gününde güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, soluğu doğanın kalbinde aldı. Büyükşehirlerin stresinden kaçan tatilcilerin de rotasına giren tabiat parklarında oluşan yoğunluk havadan görüntülendi. Arifiye ve Adapazarı ilçelerinde yer alan ormanlık alanlar ve tabiat parkları, bayramın birinci gününde hem Sakaryalıların hem de çevre illerden gelen ziyaretçilerin akınına uğradı. Sıcak havayı ve bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar, aileleri ve sevdikleriyle birlikte yeşil ve mavinin buluştuğu eşsiz manzarada doğanın tadını çıkardı. "Sakin bir tatil geçirmek istedik" Akraba ziyareti ve tatil için İstanbul’dan Sakarya’ya gelen Kadir Eren, doğanın içinde sakin bir tatil geçirmek istediklerini belirterek, "İstanbul’un kalabalığından uzaklaşıp yeşille buluşmak istedik. Hem akraba ziyaretinde bulunuyoruz hem de eşimle birlikte bu doğayı, bu güzelliği fırsat bilerek hoş vakit geçiriyoruz. Buranın tadını çıkartıyoruz. Hayvanlar, doğa, her şey çok güzel" dedi. Ailesiyle birlikte rahat bir nefes almak için tabiat parkını tercih etiğini belirten Hakan Bayrakçı ise, uzun bayram tatilini değerlendirdiklerini ifade ederek şunları söyledi: "Biz de İstanbul’dan geliyoruz. Orada ailemizle gidip rahatça gezebileceğimiz bu şekilde alanlar yok. Çocuklar için de güzel olacağını düşündüğümüz için buraya kaçtık. Burası ailemizle keyifli vakit geçirebileceğimiz çok güzel ve huzurlu bir yer oldu."
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:24 Sakarya’da bayramda cankurtaranların hayat nöbeti Sakarya’nın Karadeniz’e kıyısı olan Karasu ve Kocaali ilçelerinde vatandaşların huzur ve güven içinde denize girebilmesi amacıyla cankurtaranların hayat nöbeti başladı. Kurban Bayramı’nın birinci gününden itibaren sahillerde konuşlanan ekipler, bayram tatili boyunca yaşanabilecek muhtemel boğulma vakalarının önüne geçmek için teyakkuza geçti. Yaz sezonunun açılması ve bayram tatilinin başlamasıyla birlikte tatilcilerin akın ettiği Karasu ve Kocaali sahillerinde güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarıldı. Sahilde hazır beklemeye başlayan cankurtaran ekipleri, jet skiler ve uzman personeliyle iki ilçenin sahil şeridinde zorlu nöbet mesaisine start verdi. "İnsanlar bayramı rahat geçirsinler diye" Sezon hazırlıkları ve bayram tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, vatandaşlara belirlenen güvenli alanlarda denize girmeleri konusunda hayati uyarılarda bulundu. Karaca, "Yaz sezonu için hazırlıklarımız başladı. Seçmelerimizi yaptık, takviye ekip yapmaya çalışıyoruz. Bayram süresi boyunca da hazırladığımız 20 kişi ile beraber Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın aldığı kararla sahilde nöbet tutacağız. Karasu’da 5 kulede nöbet tutacağız. Vatandaşlarımızdan ricamız, bu belirlenen 5 kulenin yakınlarında denize girmeleri. Geri kalan yerlerde cankurtaran olmuyor. Bayram boyunca insanların canının yanmaması için kulelerde nöbet tutacağız. Toplam 5 kulede, 3 jet ski ile birlikte nöbet tutacağız ki bayramı insanlar rahat geçirsinler diye. Önlemlerimizi almış olduk. Kocaali’de de bir ekimiz olacak. Orada da 6 cankurtaranımız var. 1 jet ski ile birlikte tek bölgede nöbet tutulacak" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:05 Sakarya’da bayramın 1. günü cankurtaranların hayat nöbeti başladı Sakarya’nın Karadeniz’e kıyısı olan Karasu ve Kocaali ilçelerinde, vatandaşların huzur ve güven içinde denize girebilmesi amacıyla cankurtaran ekiplerinin hayat nöbeti başladı. Kurban Bayramı’nın birinci gününden itibaren sahillerde konuşlanan ekipler, bayram tatili boyunca yaşanabilecek muhtemel boğulma vakalarının önüne geçmek için teyakkuza geçti. Yaz sezonunun açılması ve bayram tatilinin başlamasıyla birlikte tatilcilerin akın ettiği Karasu ve Kocaali sahillerinde güvenlik önlemleri üst seviyeye çıkarıldı. Sahilde hazır beklemeye başlayan cankurtaran ekipleri, jet skiler ve uzman personeliyle iki ilçenin sahil şeridinde zorlu nöbet mesaisine start verdi. "İnsanlar bayramı rahat geçirsinler diye" Sezon hazırlıkları ve bayram tedbirlerine ilişkin açıklamalarda bulunan Sakarya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Cankurtaran Grup Amiri Samet Karaca, vatandaşlara belirlenen güvenli alanlarda denize girmeleri konusunda hayati uyarılarda bulundu. Karaca, "Yaz sezonu için hazırlıklarımız başladı. Seçmelerimizi yaptık, takviye ekip yapmaya çalışıyoruz. Bayram süresi boyunca da hazırladığımız 20 kişi ile beraber Büyükşehir Belediye Başkanlığımızın aldığı kararla sahilde nöbet tutacağız. Karasu’da 5 kulede nöbet tutacağız. Vatandaşlarımızdan ricamız, bu belirlenen 5 kulenin yakınlarında denize girmeleri. Geri kalan yerlerde cankurtaran olmuyor. Bayram boyunca insanların canının yanmaması için kulelerde nöbet tutacağız. Toplam 5 kulede, 3 jet ski ile birlikte nöbet tutacağız ki bayramı insanlar rahat geçirsinler diye. Önlemlerimizi almış olduk. Kocaali’de de bir ekimiz olacak. Orada da 6 cankurtaranımız var. 1 jet ski ile birlikte tek bölgede nöbet tutulacak" dedi.
Sakarya Valiliğinden iki ilçedeki barınak görüntülerine ilişkin açıklama
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:50 Sakarya Valiliğinden iki ilçedeki barınak görüntülerine ilişkin açıklama Sakarya Valiliği, Geyve ve Pamukova ilçelerindeki hayvan barınaklarına ilişkin sosyal medyada yer alan görüntülerin ardından sorumlular hakkında adli ve idari işlem başlatıldığını duyurdu. Sakarya’nın Geyve ve Pamukova ilçelerinde bulunan belediyeye ait hayvan barınaklarından paylaşılan görüntüler üzerine Sakarya Valiliği harekete geçti. Sosyal medya mecralarında yer alan ve hayvanların barınma şartları ile görevlilerin müdahale yöntemlerine ilişkin iddiaları içeren paylaşımların ardından ilgili birimler denetimler için sahaya indi. Yapılan ilk incelemeler sonrasında Sakarya Valiliği, gerekli kişi ve görevliler hakkında adli işlemlerin başlatıldığı ve sürecin titizlik ile incelendiğini duyurdu. Sakarya Valiliğinin açıklaması Konuya ilişkin Valilik tarafından yapılan yazılı açıklamada, "Sosyal medya hesaplarında, Geyve ve Pamukova ilçelerimizde bulunan hayvan barınaklarında paylaşılan görüntülere ilişkin olarak Valiliğimize ulaşan paylaşımlar üzerine, Valiliğimiz tarafından yetkili birimlerimiz ivedilikle görevlendirilmiş ve denetim ekipleri olay yerine sevk edilmiştir. Söz konusu barınaklarda yapılan inceleme ve denetimlerde; hayvanların bakım, beslenme ve barınma şartları ile tesislerin genel durumu yerinde değerlendirilmiş, iddialara konu hususlar detaylı şekilde araştırılmıştır. Yapılan ilk tespitler doğrultusunda sorumluluğu bulunduğu değerlendirilen kişi ve görevliler hakkında gerekli idari ve adli işlemler başlatılmış olup, sürece ilişkin inceleme titizlikle ve çok yönlü olarak sürdürülmektedir" ifadelerine yer verildi.
Kadınlar bu kursta hem öğreniyor, hem ailelerine destek oluyor
03 Mart 2026 Salı - 15:35 Kadınlar bu kursta hem öğreniyor, hem ailelerine destek oluyor Sakarya’nın Hendek ilçesinde maddi imkansızlıklar sebebiyle dezavantajlı konumda bulunan kadınlar, Kaymakamlık bünyesinde faaliyet gösteren aşçılık ve pastacılık kursları sayesinde yalnızca meslek edinmiyor, aynı zamanda kendi ayakları üzerinde durmanın özgüvenini kazanıyor. Hendek ilçesinde Kaymakamlık bünyesinde faaliyet gösteren Aile Destek Merkezi ve Sosyal Dayanışma Merkezi’nde aşçılık ve pastacılık kurslarına katılan kursiyerler, eğitim süreci boyunca hem maddi destek alıyor hem de profesyonel mutfak tekniklerini öğreniyor. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika imkanının sunulduğu bu merkezlerde, mesleki eğitimin yanı sıra aile ve sağlık konularında bilgilendirme seminerleri de verilerek kadınların toplumsal hayata katılımı güçlendiriliyor. "Kursun gayesi, kadınları bir araya getirmek ve aynı zamanda meslek edindirmek" Kursların katılımcılarından ve eğitimlerin gayesinden bahseden Sosyal Yardımlaşma Vakfı Müdürü İbrahim Baylan, "İlçemizdeki kadınlara yönelik meslek edindirme ve halk eğitim merkezlerinden verilen belgeler aracılığıyla bu mesleklerini ileriki aşamalara taşımak için çalışma yapıyoruz. Şu an içinde bulunduğumuz kurslarda bunlardan bir tanesidir. Burada kadınların çok iyi şekilde yaptıkları yemekleri, daha profesyonel olarak nasıl yapılabildiği, ileride bir aşçı adayı veya bir pastacı adayı olmasıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu kursun gayesi, kadınları bir araya getirmek ve aynı zamanda meslek edindirmek. Biz genelde maddi konuda yoksun vatandaşlarımıza öncelik tanıyoruz. Diğer vatandaşlarımızın da talepleri olduğunda bu durumu Halk Eğitim Merkezi ile istişare ediyoruz" dedi. "Kendimizi geliştirmemiz için ben çok faydalı buluyorum" Kursta farklı türlerde yemekler ve tatlılar yapmayı öğrendiğini belirten Kursiyer Melek Turan, "Hocamız güzel yemekler öğretiyor, daha önce tatmadığımız lezzetleri öğrendik. Bu kursun açılması biz ev hanımları için güzel oldu. Kreş bölümünün olması da ayrı bir güzellik. Kendimizi daha çok geliştirip yükselebiliriz" derken kursiyer Emine Dülger, "4 aydır geliyoruz ve çok değişik lezzetler öğrendik. Farklı yörelerden, farklı tekniklerle yemek yapmayı öğrendik. Gerçekten ben çok faydalı buldum. Basit bir hamur yoğuruyorsun ama onun püf noktalarıyla yoğurmayı öğrendik. Ayrıca sosyal anlamda ortamında çok güzel olduğunu düşünüyorum. Hendek ilçesinde kadınlar için bir faaliyet alanı yok bu kurs bizim için çok önemli. Bilgi alışverişi, kendimizi geliştirmemiz için ben çok faydalı buluyorum" diye konuştu. "Bazıları iş hayatına atılacak, bazıları kendi yerlerini bile açabilecek" Katılımcıların eğitimlerini tamamladıktan sonra yapabileceklerinden bahseden Kursun pasta koordinatörü Sedanur Okumuş, "Hendek Kaymakamlığı’na bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın iş birliğiyle düzenlenen bir kurstayız. Aktif şekilde kursa gelen 11 öğrencimiz var. Arkadaşlarımız daha da ilerleyecekler, belgelerini aldıklarında da bazıları iş hayatına atılacak, bazıları kendi yerlerini bile açabilecek ve hali hazırda evlerinde butik pasta yaparak aile ekonomilerine katkı sağlayan arkadaşlarımızda var" şeklinde konuştu. "Malzeme desteği ve belirli aralıklarla arkadaşlarımıza teşvik ödemeleri yapıyoruz" Kursun aşçılık koordinatörü Zübeyna Öner ise "Aşçılık kursumuzda hali hazırda 16 öğrencimiz var. Genellikle kurslarımızda dezavantajlı gruplara eğitim veriyoruz. Malzeme desteği ve belirli aralıklarla arkadaşlarımıza teşvik ödemeleri yapıyoruz. Bunun dışında kadınlarımızın sosyal açıdan gelişmeleri için eğitimlerimiz de oluyor. Ayrıca 3-6 yaş arası çocuklar için de oyun odamız var" ifadelerini kullandı.
Kadınlar bu kursta hem öğreniyor, hem de ailelerine destek oluyor
03 Mart 2026 Salı - 15:33 Kadınlar bu kursta hem öğreniyor, hem de ailelerine destek oluyor Sakarya’nın Hendek ilçesinde maddi imkansızlıklar sebebiyle dezavantajlı konumda bulunan kadınlar, Kaymakamlık bünyesinde faaliyet gösteren aşçılık ve pastacılık kursları sayesinde yalnızca meslek edinmiyor; aynı zamanda kendi ayakları üzerinde durmanın özgüvenini kazanıyor. Hendek ilçesinde Kaymakamlık bünyesinde faaliyet gösteren Aile Destek Merkezi ve Sosyal Dayanışma Merkezinde Aşçılık ve pastacılık kurslarına katılan kursiyerler, eğitim süreci boyunca hem maddi destek alıyor hem de profesyonel mutfak tekniklerini öğreniyor. Milli Eğitim Bakanlığı onaylı sertifika imkanının sunulduğu bu merkezlerde, mesleki eğitimin yanı sıra aile ve sağlık konularında bilgilendirme seminerleri de verilerek kadınların toplumsal hayata katılımı güçlendiriliyor. "Kursun gayesi, kadınları bir araya getirmek ve aynı zamanda meslek edindirmek" Kursların katılımcılarından ve eğitimlerin gayesinden bahseden Sosyal Yardımlaşma Vakfı Müdürü İbrahim Baylan, "İlçemizdeki kadınlara yönelik meslek edindirme ve halk eğitim merkezlerinden verilen belgeler aracılığıyla bu mesleklerini ileriki aşamalara taşımak için çalışma yapıyoruz. Şuan içinde bulunduğumuz kurslarda bunlardan bir tanesidir. Burada kadınların çok iyi şekilde yaptıkları yemekleri, daha profesyonel olarak nasıl yapılabildiği, ileride bir aşçı adayı veya bir pastacı adayı olmasıyla ilgili çalışmalar yapılıyor. Bu kursun gayesi, kadınları bir araya getirmek ve aynı zamanda meslek edindirmek. Biz genelde maddi konuda yoksun vatandaşlarımıza öncelik tanıyoruz. Diğer vatandaşlarımızın da talepleri olduğunda bu durumu Halk Eğitim Merkezi ile istişare ediyoruz" dedi. "Kendimizi geliştirmemiz için ben çok faydalı buluyorum" Kursta farklı türlerde yemekler ve tatlılar yapmayı öğrendiğini belirten Kursiyer Melek Turan, "Hocamız güzel yemekler öğretiyor, daha önce tatmadığımız lezzetleri öğrendik. Bu kursun açılması biz ev hanımları için güzel oldu. Kreş bölümünün olması da ayrı bir güzellik. Kendimizi daha çok geliştirip yükselebiliriz" derken kursiyer Emine Dülger, "4 aydır geliyoruz ve çok değişik lezzetler öğrendik. Farklı yörelerden, farklı tekniklerle yemek yapmayı öğrendik. Gerçekten ben çok faydalı buldum. Basit bir hamur yoğuruyorsun ama onun püf noktalarıyla yoğurmayı öğrendik. Ayrıca sosyal anlamda ortamında çok güzel olduğunu düşünüyorum. Hendek ilçesinde kadınlar için bir faaliyet alanı yok bu kurs bizim için çok önemli. Bilgi alışverişi, kendimizi geliştirmemiz için ben çok faydalı buluyorum" diye konuştu. "Bazıları iş hayatına atılacak, bazıları kendi yerlerini bile açabilecek" Katılımcıların eğitimlerini tamamladıktan sonra yapabileceklerinden bahseden Kursun pasta koordinatörü Sedanur Okumuş, "Hendek Kaymakamlığına bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın iş birliğiyle düzenlenen bir kurstayız. Aktif şekilde kursa gelen 11 öğrencimiz var. Arkadaşlarımız daha da ilerleyecekler, belgelerini aldıklarında da bazıları iş hayatına atılacak, bazıları kendi yerlerini bile açabilecek ve hali hazırda evlerinde butik pasta yaparak aile ekonomilerine katkı sağlayan arkadaşlarımızda var" şeklinde konuştu. "Malzeme desteği ve belirli aralıklarla arkadaşlarımıza teşvik ödemeleri yapıyoruz." Kursun aşçılık koordinatörü Zübeyna Öner ise , "Aşçılık kursumuzda hali hazırda 16 öğrencimiz var. Genellikle kurslarımızda dezavantajlı gruplara eğitim veriyoruz. Malzeme desteği ve belirli aralıklarla arkadaşlarımıza teşvik ödemeleri yapıyoruz. Bunun dışında kadınlarımızın sosyal açıdan gelişmeleri için eğitimlerimiz de oluyor. Ayrıca 3-6 yaş arası çocuklar için de oyun odamız var" ifadelerini kullandı. (ACK-
15 yaşında bir tahta parçasıyla başladığı mesleğinde 34 yıldır notalara şekil veriyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:56 15 yaşında bir tahta parçasıyla başladığı mesleğinde 34 yıldır notalara şekil veriyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Suat Güzel, 15 yaşında başladığı enstrüman yapımını 34 yıldır ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Kazak dombrası ve klasik kemençe imalatında uzmanlaşan Güzel’in atölyedeki en büyük yardımcısı ise 9 yaşındaki oğlu Nizamettin. Müziğe küçük yaşlarda enstrüman çalarak başlayan, ardından konservatuvar eğitimiyle işin mutfağına giren Suat Güzel, el emeğiyle ürettiği nadir enstrümanlarla sektörde adından söz ettiriyor. Kazak dombrası ve klasik kemençe imalatında uzmanlaşan Güzel, mesleğinin inceliklerini 9 yaşındaki oğlu ve aynı zamanda çırağı olan Nizamettin’e öğretiyor. Küçük bir tahtayı oyarak başladı, şimdi hayatı enstrüman oldu Enstrüman yapımına küçük yaşlarda tahta oyma hevesiyle başladığını belirten Güzel, "15 yaşlarımdayken okulda düzenlenen bir müsamerede arkadaşımın elinde tahta parçası ve çakı gördüm, ’Biraz da ben oyalanayım mı?’ diyerek elinden aldım ve tahtayı oymaya başladım. Bir süre sonra baktığımda elimde küçük bir bağlama oluştu. Ardından bunun biraz daha büyüğünü yaptım ve cesaret geldi, bir enstrüman yapmaya karar verdim. İlk yaptığım enstrüman Laz kemençesidir. Daha sonraki dönemlerde bağlama yapımına da iyice dahil oldum ve sonraki yıllarda klasik kemençe imalatıyla meşgul oldum. Yaklaşık 10 yıldır da Kazak dombrası yapımıyla meşgulüm. Kemençe ve dombrayı özellikle sürekli olarak yapıyorum. Diğer sazları da isteyen olursa özel sipariş şeklinde hazırlıyorum" dedi. "Selvi kokusu beni direkt hocamın atölyesine götürür" Atölyesine olan bağlılığını ve ağaç sevgisini dile getiren Suat Güzel, "Klasik kemençe enstrümanın göğüs tahtası olarak kullandığımız selvi ağacının çok özel bir kokusu vardır. O koku beni direkt hocamın atölyesine götürür. Üniversitedeyken imalat eğitimi aldığım hocamdır kendisi. Her ağacın farklı bir kokusu vardır. O kokuları duymaya o kadar alışmışım ki, beni atölyeme kapatsanız, ’Bir hafta yemek ve su yasak’ deseniz ağzımı açıp itiraz etmem. Biraz abartı ancak bu şekilde ifade edebilirim. Atölyemi çok seviyorum" diye konuştu. "Nizamettin bizzat çırağımdır" Mesleğinin geleceği konusunda endişelerini de anlatan Güzel, şöyle devam etti: "En çok karşılaştığımız olumsuzluklardan birisi maalesef gençlerin bir hedefinin olmayışı. Caydırıcı sebepler olarak seri imalat yapan büyük atölyeleri örnek gösterebiliriz. Büyük atölyeler çok sayıda üretim yaptıkları için tercih sebebi oluyorlar çünkü ürünleri el yapımı ürünlere göre çok daha ucuz. Ben de kendi çocuklarıma öğretmeye çalışıyorum. Meslek seçimlerine karışmamakla birlikte mutlaka elimdeki bu mesleği onlara az da olsa vermeye çalışıyorum. Oğlum 3’üncü sınıfa gidiyor şuan. Bilfiil çırağımdır. Ağabeyini de çalma kısmında eğittim. Sonrasında güzel sanatlardaki hocalarına teslim ettik. Fakat iki numara Nizamettin bizzat çırağımdır." "Babamla vakit geçirmek hoşuma gidiyor" Babasının izinden giderek atölyede zımpara yapan ve malzeme taşıyan 9 yaşındaki Nizamettin Güzel ise "Babama yardım ediyorum, ’Şunu getir’ dediğinde getiriyorum, zımpara yapıyorum. Babamdan tahta istemiştim, o tahtayla kemençe kesip arkadaşıma hediye ettim. Birazcık uğraştım. Burada babamla müzik aleti yapıp vakit geçirmekte hoşuma gidiyor" ifadelerini kullandı.
15 yaşında bir tahta parçasıyla başladığı mesleğinde 34 yıldır notalara şekil veriyor
02 Mart 2026 Pazartesi - 12:50 15 yaşında bir tahta parçasıyla başladığı mesleğinde 34 yıldır notalara şekil veriyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 49 yaşındaki Suat Güzel, 15 yaşında başladığı enstrüman yapımını 34 yıldır ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Kazak dombrası ve klasik kemençe imalatında uzmanlaşan Güzel’in atölyedeki en büyük yardımcısı ise 9 yaşındaki oğlu Nizamettin. Müziğe küçük yaşlarda enstrüman çalarak başlayan, ardından konservatuvar eğitimiyle işin mutfağına giren Suat Güzel, el emeğiyle ürettiği nadir enstrümanlarla sektörde adından söz ettiriyor. Kazak dombrası ve klasik kemençe imalatında uzmanlaşan Güzel, mesleğinin inceliklerini 9 yaşındaki oğlu ve aynı zamanda çırağı olan Nizamettin’e öğretiyor. Küçük bir tahtayı oyarak başladı, şimdi hayatı enstrüman oldu Enstrüman yapımına küçük yaşlarda tahta oyma hevesiyle başladığını belirten Güzel, "15 yaşlarımdayken okulda düzenlenen bir müsamerede arkadaşımın elinde tahta parçası ve çakı gördüm, ’Biraz da ben oyalanayım mı?’ diyerek elinden aldım ve tahtayı oymaya başladım. Bir süre sonra baktığımda elimde küçük bir bağlama oluştu. Ardından bunun biraz daha büyüğünü yaptım ve cesaret geldi, bir enstrüman yapmaya karar verdim. İlk yaptığım enstrüman Laz kemençesidir. Daha sonraki dönemlerde bağlama yapımına da iyice dahil oldum ve sonraki yıllarda klasik kemençe imalatıyla meşgul oldum. Yaklaşık 10 yıldır da Kazak dombrası yapımıyla meşgulüm. Kemençe ve dombrayı özellikle sürekli olarak yapıyorum. Diğer sazları da isteyen olursa özel sipariş şeklinde hazırlıyorum" dedi. "Selvi kokusu beni direkt hocamın atölyesine götürür" Atölyesine olan bağlılığını ve ağaç sevgisini dile getiren Suat Güzel, "Klasik kemençe enstrümanın göğüs tahtası olarak kullandığımız selvi ağacının çok özel bir kokusu vardır. O koku beni direkt hocamın atölyesine götürür. Üniversitedeyken imalat eğitimi aldığım hocamdır kendisi. Her ağacın farklı bir kokusu vardır. O kokuları duymaya o kadar alışmışım ki, beni atölyeme kapatsanız, ’Bir hafta yemek ve su yasak’ deseniz ağzımı açıp itiraz etmem. Biraz abartı ancak bu şekilde ifade edebilirim. Atölyemi çok seviyorum" diye konuştu. "Nizamettin bizzat çırağımdır" Mesleğinin geleceği konusunda endişelerini de anlatan Güzel, şöyle devam etti: "En çok karşılaştığımız olumsuzluklardan birisi maalesef gençlerin bir hedefinin olmayışı. Caydırıcı sebepler olarak seri imalat yapan büyük atölyeleri örnek gösterebiliriz. Büyük atölyeler çok sayıda üretim yaptıkları için tercih sebebi oluyorlar çünkü ürünleri el yapımı ürünlere göre çok daha ucuz. Ben de kendi çocuklarıma öğretmeye çalışıyorum. Meslek seçimlerine karışmamakla birlikte mutlaka elimdeki bu mesleği onlara az da olsa vermeye çalışıyorum. Oğlum 3’üncü sınıfa gidiyor şuan. Bilfiil çırağımdır. Ağabeyini de çalma kısmında eğittim. Sonrasında güzel sanatlardaki hocalarına teslim ettik. Fakat iki numara Nizamettin bizzat çırağımdır." "Babamla vakit geçirmek hoşuma gidiyor" Babasının izinden giderek atölyede zımpara yapan ve malzeme taşıyan 9 yaşındaki Nizamettin Güzel ise, "Babama yardım ediyorum, ’Şunu getir’ dediğinde getiriyorum, zımpara yapıyorum. Babamdan tahta istemiştim, o tahtayla kemençe kesip arkadaşıma hediye ettim. Birazcık uğraştım. Burada babamla müzik aleti yapıp vakit geçirmekte hoşuma gidiyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu
01 Mart 2026 Pazar - 23:09 Sakarya’da sokak arasındaki sırrı çözülemeyen türbe merak konusu oldu Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 5 katlı binanın zemin katında yer alan ve kime ait olduğu kesin olarak bilinmeyen türbe, görenlerin dikkatini çekiyor. Binanın inşaat sürecinde yaşandığı rivayet edilen gizemli olaylar nedeniyle dokunulamayan ve koruma altına alınan türbe, mahalle sakinleri tarafından "mahallenin koruma kalkanı" olarak görülüyor. Adapazarı ilçesinde bulunan bir binanın giriş katındaki dükkanların hemen yanında yer alan türbe, alışılmışın dışındaki görüntüsüyle merak uyandırıyor. Apartman sakinleri ve çevre esnafı, inşaat döneminden bu yana kulaktan kulağa yayılan efsanelerle türbeyi muhafaza etmeye devam ediyor. "Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" Bölgede 2018 yılından bu yana esnaflık yapan Erdal Şekerci, türbenin korunma sürecine dair anlatılanları dile getirerek, "Burası ile ilgili sadece kulaktan duyma bilgilerim var. Anlatılanlara göre; bu bina inşaat halindeyken müteahhit hasta olmuş, kazalar geçirmiş. İnşaat esnasında kepçelerin zarar gördüğü söyleniyor. Bu gibi aksilikler meydana gelince burası kazılamamış. Burada bir şehit olduğu, rahatsız edilmek istemediği kanaati oluşunca da bölge koruma altına alınmış. Binayı türbenin etrafını çevirerek inşa etmişler. Biz de zarar görmemesi için dışına demir korumalar yaptık. Gelip dua edenler, temizliğini yapanlar oluyor" dedi. "Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var" 22 senedir aynı mahallede esnaflık yapan Turgay Lüleci ise, türbede yatan zatın Kurtuluş Savaşı şehitlerinden biri olduğunun rivayet edildiğini belirtti. Lüleci, "Söylentilere göre kendisi burada şehit düşmüş. Yıllar sonra bina yapılmak istenince varlığı ortaya çıkmış. Kazı çalışmalarında kepçelerin kırılması gibi çeşitli alametler olduğu anlatılıyor. Bu mübareğin mahalleye çok hürmeti var. Buraya yeni birisi taşındığında ya da dükkan açtığında, ilk gece onları karşıladığı söylenir. İnsanlar kapılarının açıldığını ve içeriye çok güzel kokular geldiğini anlatıyor. Mübarekler bulundukları bölgenin koruma kalkanıdır. Ayette de buyurduğu gibi ’Onlara ölü demeyiniz, onlar diridirler’" diye konuştu.
Sakaryaspor - Sarıyer maçının ardından
01 Mart 2026 Pazar - 23:02 Sakaryaspor - Sarıyer maçının ardından Trendyol 1. Lig 28. haftasında oynanan Sakaryaspor-Sarıyer maçının ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig 28. haftasında Sakaryaspor sahasında Sarıyer ile golsüz berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı, rakiplerin puan kaybettiği haftada fırsat teptiklerini ifade ederken; Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin ise, puan farkını korudukları için memnun olduklarını dile getirdi. "Üretkenlik anlamında etkili olamadık" Kazanmaları gereken bir maçtan beraberlikle ayrıldıkları için üzgün olduğunu belirten Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı, "Böylesine muhteşem bir ambiyansta, rakiplerimizin de kaybettiği bir haftada kazanmak adına aslında bir fırsattı. Maça coşkulu başladık, oyun ve top bizde gibi duruyordu ama gerçekçi olmak lazım; ön tarafta çok üretken olamadık. Baskılı oynadığımız son 20 dakikayı 90 dakika boyunca göstermeliydik. Oyuncularım ciddi bir mücadele verdi ama skor anlamında etkili olamadık. İşimiz zorlaştı ancak son maça kadar bu şehir için gereken mücadeleyi vereceğiz" dedi. "Küme düşme barajı 42-45 puan arası olur" Ligde kalma barajı hakkındaki bir soruyu da yanıtlayan Dalcı, "42 ile 45 arasında küme düşme barajının olacağını düşünüyorum. Alttaki takımların birbiriyle oynayacağı maçlar bu durumu biraz daha etkileyebilir. İki puan eksik ya da fazla olabilir" diye konuştu. "Puan farkını korumuş olduk" Sarıyer Teknik Direktörü Servet Çetin ise hafta boyu çalıştıkları stratejinin sahaya yansıdığını belirterek, "Oyuncularımız hafta boyunca çalıştığımız şeyleri harfiyen yerine getirdiler. Sakaryaspor adına bir final maçıydı, bunun bilincindeydik. Doğru durup pozisyon alarak gol yememeyi hedefledik. Tek eksiğimiz, topu kazandığımızda rakip arkasına sarkamamaktı. Bu pozisyonları yakaladık ama değerlendiremedik. Önemli bir maçtı, mağlup olmayarak puan farkını korumuş olduk. Bir puan bile bizim için önemli" şeklinde konuştu.