Yerel Haberler
Sakarya
27 Şubat 2026 Cuma - 22:04 Sakarya’da çayda ‘Azami 100 TL’ kararı tepki çekti: "SATSO, esnafa fırsat verdi" Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Meclisi’nde kabul edilen "Kafe ve Kafeterya İşletmeleri Temel İçecek Grupları Azami Fiyat Tarifesi" çerçevesinde küçük bardak çayın azami satış fiyatının KDV hariç 100 TL olarak belirlenmesi kamuoyunda tartışmalara sebep oldu. Esnafa fırsat verildiğini aktaran Mübeyyen Arça isimli vatandaş, "Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" dedi. Sakarya’da kafe ve kafeterya işletmeleri küçük bardak çayı en fazla 100 TL’den satabilecek. SATSO fiyatları doğrudan belirlemiyor ancak aldığı kararla işletmelere çayı 100 TL’ye kadar satma imkanı tanımış oldu. Bu durum bazı vatandaşlar tarafından "üst sınırın zamanla referans fiyat haline gelebileceği" endişesiyle eleştirildi. Karara ilişkin 5. Meslek Komitesi adına açıklama yapan Meclis Üyesi Gökçe Yıldızlı, "Komite olarak üyelerimizden gelen talepler doğrultusunda, fiyat standardının oluşturulması ve işletmelerin maliyet artışlarına oranla sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla bir tarife hazırladık. Fiyat farkları çok açık. Bizler bir tavan fiyat belirledik ancak bu tavanın altında dileyen dilediği fiyatta satabilecektir. Çünkü işletmeler arasında kira gibi maliyetler değişiklik gösterebilmektedir. Bu sebeple küçük bardak çay 100 TL, büyük/duble çay 150 TL, Türk kahvesi 200 TL, 330 ml Su 50 TL, 500 ml Su ise 60 TL azami olarak komitemiz tarafından belirlenmiştir. Hayırlı olsun" ifadelerini kullanmıştı. Ancak karar, sahada farklı tepkilere yol açtı. Kararın fahiş fiyatların önüne geçme gayesi taşıdığı belirtilse de, belirlenen azami rakamların piyasada nasıl bir etki oluşturacağı ve fiyatların üst sınıra mı yaklaşacağı sorusu kamuoyunda tepkiye yol açtı. Bazı tüketiciler, tavan fiyat uygulamasında bazı işletmelerin işi fırsata çevirip çayı 100 liradan satabileceğine değindi. "Çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi" Karara ilişkin SATSO’nun piyasada açık kapı bıraktığını ve bazı fırsatçı esnafın bu karara dayanarak çayı 100 lira yapabileceğini belirten Çiğdem Kaya, "Çirkin bir durum bugün dışarıda bir çay içemeyecek miyiz? 100 lira bir çaya vermek çok ağır. Bir bardak çay 100 lira olursa, çayın kilosu zaten 298 lira civarında ben alırım bir kilo sabah, öğle ve akşam demler içerim. O açık bırakılan kapıdan içeri girerler" derken Mübeyyen Arça, "Normalde dışarıda çok çay içen biri değilim. Bu çayın azamisi 100 lira olabilir diyen SATSO, esnafa fırsat verdi. Bence bu fırsatı vermemeliydi" dedi. "Esnaf bu durumu değerlendirir" Üniversite öğrenicisi Ceren Eren, "Sakarya pahalı bir şehir, öğrenciler için artı olarak zor. Zaten kafelerde maksimum çay ve kahve içilebiliyor. Esnaf bu durumu değerlendirir, çoğu esnafta bunu 100 lira yapar ve kullanır. Bizde gitmeyiz ve bu şekilde boykot edebiliriz" diye konuştu.
Avrupa standartlarında tesis: Sakarya Büyükşehir, sokak hayvanları için yeni bir dünya kurdu
02 Aralık 2025 Salı - 18:06 Avrupa standartlarında tesis: Sakarya Büyükşehir, sokak hayvanları için yeni bir dünya kurdu Sakarya Büyükşehir Belediyesinin sokak hayvanlarıyla ilgili Türkiye’ye örnek olan 10 bin hayvan kapasitesi, pati kafe, köpek parkı, açık hava amfisi, hayvan kütüphanesi, tedavi merkezlerinin yer aldığı Sokak Hayvanları Doğal Yaşam Kampüsü ve Rehabilitasyon Merkezi, 150 köpeğin kabulünü yaparak kapılarını patili dostlara açtı. İçerisinde sokak hayvanları için konforlu ve keyifli birçok alanı barındıran Avrupa standartlarındaki tesis içerisinde yer alan Doğal Yaşam Alanına da, hayvanlar alınmaya başladı. İçişleri Bakanlığının sokak hayvanlarıyla ilgili Türkiye genelinde hızlandırdığı sürece en hızlı entegre olan şehir de Büyükşehir’in bu adımıyla Sakarya oldu. Kurulan devasa tesis, ilçelerde rehabilitasyona ve tedaviye ihtiyacı olduğu tespitiyle alınan 150 köpeğin kabulünü yaparak kapılarını patili dostlara açtı. Toplamda 105 dönümlük arazi üzerine kurulan kampüs, sokak hayvanlarının tedavi, rehabilite ve sahiplendirme süreçlerinin modern şartlarda yürütülebilmesi için planlandı. Aynı zamanda anne-yavru hayvanlar için özel bölümler, engelli hayvanlar için rehabilitasyon ve bakım üniteleri yer alıyor ve tesisin besleme ihtiyacı Büyükşehir Belediyesi’nin tesiste kurduğu öz üretim faaliyetiyle karşılanıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’la birlikte tesisi ziyaret ederek hazırlanan bölümleri tek tek inceledi. Genel Başkan Yardımcısı Yavuz, Sakarya’nın birçok alanda olduğu gibi bu alanda da bir ilke ev sahipliği yaptığını ve tesisin Türkiye’deki tüm şehirlere örnek olacak nitelikte olduğunu söyledi. "Sakarya, marka şehir olma yolunda her geçen gün yeni adımlar atıyor" Tesisin tedavi ve çocukların hayvan sevgisini deneyimlemesi açısından örnek bir proje olduğunu belirten Yavuz, "Sakarya, marka şehir olma yolunda her geçen gün yeni adımlar atıyor. Şehrimiz birçok alanda ilklere, yeniliklere ve güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Bu güzelliklerden biri de bugün burada gördüğümüz, canlarımız olan kedi ve köpekler için oluşturulan bu kapsamlı yaşam alanıdır. Ameliyathanelerin, bakım ünitelerinin, serbest dolaşım alanlarının bulunduğu, ziyaretçilerin ve çocuklarımızın hayvan sevgisini deneyimleyebileceği bu tesis gerçekten örnek bir çalışma olmuş. 10 bin hayvana ev sahipliği yapabilecek büyük bir kapasiteye sahip. Sokak hayvanlarının alımı da başlamış durumda ve süreç artarak devam edecek. Burası tam anlamıyla bir yaşam alanı haline gelecek. Türkiye’de diğer şehirlere de örnek olacak niteliktedir. İyi ki yaptınız başkanım. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Türkiye’nin değil, Avrupa’nın en detaylı tesislerinden birini Sakarya’mıza kazandırdık" Sakarya Büyükşehir Belediyesi Yusuf Alemdar, "Türkiye’nin değil, Avrupa’nın en detaylı tesislerinden birini Sakarya’mıza kazandırdık. Çocukların, ailelerin ve ziyaretçilerin hayvanlarla iç içe vakit geçirebildiği, sokak hayvanlarının ise sağlıklı, güvenli ve modern bir ortamda yaşamlarını sürdürebildiği örnek bir çalışma ortaya koyduk. Hedefimiz, şehir genelindeki sokak hayvanı sorununu kontrollü şekilde çözmek ve can dostlarımızı en doğru şartlarda yaşatmak. Bu tesiste de bahsettiğimiz kriterleri karşılayan, modern, hayvanların sağlıkla, serbest şekilde, rehabilite vaziyette yaşam sürebilecekleri alanları tesisimizde görebilirsiniz. Tüm yönleriyle bu alanda ülkemizdeki her bir yerel yönetime örnek olduk ve her gün tesisimize ülkenin dört bir yanından ziyaretler gerçekleşiyor. Bu gerçekten bizim için bir gururdur" diye konuştu.
Afetlere hazırlıkta doğru bilgi ve doğru adım
01 Aralık 2025 Pazartesi - 11:24 Afetlere hazırlıkta doğru bilgi ve doğru adım Sakarya Üniversitesi tarafından düzenlenen Bilim Söyleşileri Serisi’nin on ikinci oturumu, "Toplumsal Dirençlilik için Afet Sonrası Doğru Bilgi, Doğru Adım" başlıklı söyleşiyle gerçekleştirildi. Afetlere hazırlığın hayati öneminin vurgulandığı bilim söyleşisinde, doğru bilgi ve doğru planlamanın hayat kurtardığı bir kez daha ortaya kondu. Konuşmacı Doç. Dr. Onur Karakayalı, uzun yıllardır afet sahalarında edindiği tecrübeleri paylaşarak, afetlere hazırlığın yalnızca kurtarma anıyla sınırlı olmadığını, asıl önemli sürecin afet öncesi planlama olduğunu vurguladı. Deprem anında uygulanması gereken doğru davranışlara değinen Karakayalı, çök, kapan, tutun yönteminin her şartta yeterli olmayabileceğini, bazı durumlarda cenin pozisyonunun hayatta kalma şansını artırdığını belirtti. Hangi katta olunduğuna göre planlamanın değişmesi gerektiğini ifade eden Karakayalı, özellikle çıkış yollarındaki aynaların, sabitlenmemiş dolapların ve devrilebilecek eşyaların ciddi yaralanmalara yol açtığını söyledi. Karakayalı, 1999 depreminde ve Hatay depreminde yaşanan örneklerden yola çıkarak, çıkış yollarının mutlaka engellerden arındırılması ve ağır eşyaların sabitlenmesi gerektiğini vurguladı. Deprem çantasının önemine de dikkat çeken Karakayalı, yatak başlarında mutlaka su, düdük, telefon ve powerbank bulundurulması gerektiğini, çocukların da gece uyurken başucunda benzer malzemelerin olması gerektiğini ifade etti. Afet sonrası en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının üst solunum yolu enfeksiyonları, ishal, kronik hastalıklara ait ilaçlara erişememe, karbonmonoksit zehirlenmeleri ve bozulmuş gıdalara bağlı zehirlenmeler olduğunu belirten Karakayalı, açık kapaklı sulardan kesinlikle su kullanılmaması gerektiğini dile getirdi. Susuzluğun, açlıktan çok daha hayati bir risk olduğunun altını çizen Karakayalı, deprem esnasında yemekten daha çok su ihtiyaç olabileceğini açıkladı.