Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Sakarya
Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor
02 Ocak 2026 Cuma - 12:41:11
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:33
Sakarya’da kamyonet takla attı: Baba ve oğlu yaralandı
Sakarya’da kontrolden çıkan kamyonetin takla atıp yoldan çıkması neticesinde baba ve oğlu yaralandı. Adapazarı-Kaynarca yolu Büyükhataplı Mahallesi mevkiinde meydana gelen olayda, M.C. idaresindeki 54 NC 155 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yoldan çıkarak takla attı. Kazada araç sürücüsü M.C. ile yanında bulunan oğlu B.C. yaralandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan yaralılar, Yenikent Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Kaza sebebiyle kamyonette bulunan meyve ve sebzeler yola saçılırken, araç kullanılamaz hale geldi. Kazaya ilişkin inceleme başlatıldı.
02 Ocak 2026 Cuma - 12:30
Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor
Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi. (ACK-OK-
02 Ocak 2026 Cuma - 11:09
Büyükşehir Basketbol parkeye çıkıyor: Hedef 11’de 11
Türkiye Erkekler Basketbol 2. Ligi’nde yoluna namağlup lider devam eden Büyükşehir Basketbol, ikinci yarının ilk haftasında 3 Ocak Cumartesi günü saat 18.00’de Güngören Doruk’a konuk olacak. Türkiye Erkekler Basketbol 2. Ligi’nin ilk yarısını namağlup lider tamamlayan Sakarya Büyükşehir Belediyesi Basketbol Takımı, ikinci yarının ilk haftasında deplasmanda Güngören Doruk’a konuk olacak. Yeni yılın ilk mücadelesi olacak karşılaşma, 3 Ocak Cumartesi günü İstanbul’daki Güngören Spor Kompleksinde oynanacak. Saat 18.00’de başlayacak müsabakada Büyükşehir Basketbol, galibiyet serisini sürdürmenin hesaplarını yapıyor. Başantrenör Sinan Çambel yönetiminde yakaladığı başarılı ivmeyi ikinci yarıya taşımak isteyen yeşil-siyahlı ekip, bu mücadeleyi kazanarak namağlup serisini 11 maça çıkarmayı hedefliyor.
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:14
Erenler’de kokarcaya yönelik etkili mücadele sürüyor
Erenler Belediyesi kahverengi kokarca böceğine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Belediyeden yapılan açıklamada, "Tarım alanlarımızı tehdit eden ve ürün verimliliğini olumsuz etkileyen kahverengi kokarca böceğine karşı çalışmalarımızı sürdüreceğiz" denildi. Erenler Belediyesi, kahverengi kokarca böceğine yönelik ilaçlama çalışmalarını titizlikle sürdürmeye devam ediyor. İlçe genelinde devam eden ilaçlama çalışmalarını ekipler titizlikle yürütüyor. Erenler Belediyesinden yapılan açıklamada tedbirin elden bırakılmayacağı açıklandı. Çalışmalar hakkında belediyen yapılan açıklamada, "Kıymetli hemşehrilerimiz; kahverengi kokarca böceğine yönelik ilaçlama çalışmalarımız ekiplerimiz ve Erenler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli şekilde titizlikle devam ediyor. Tarım alanlarımızı tehdit eden ve ürün verimliliğini olumsuz etkileyen kahverengi kokarca böceğine karşı çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadeleri yer aldı.
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:12
Sakarya’da gıda bilimi buluşması: Tüketici zihninde "organik" algısı münazara edildi
Sakarya Üniversitesinde düzenlenen 15. Türkiye Gıda Kongresi, gıda bilimi ve tüketici davranışları üzerine yapılan güncel araştırmalara ev sahipliği yapıyor. Kongrede sunum yapan Bursa Uludağ Üniversitesi Pazarlama ve Reklamcılık Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Fatih Bilici, "Tüketici Zihninde Organik Süt: Geleneksel İmgeler, Estetik Stajyerler ve Güven Problemi" adlı projesinde tüketicilerin organik ürünlere yönelik algısını inceledi. Uzun yıllardır pazarlama alanında çalışan Bilici, bu çalışmada tüketicilerin organik ürünlere bakışını anlamak amacıyla 12 kişiyle derinlemesine görüşmeler yaptıklarını belirtti. Görüşmeler, tüketicilerin organik ürünleri nasıl tanımladıklarını ve neye güven duyduklarını ortaya koydu. Organik süt algısının hangi unsurlarla şekillendiği sorusuna Bilici, insanların ürünleri değerlendirirken genellikle görsel sadelikten ve doğallıktan etkilendiklerini söyleyerek cevap verdi. Katılımcıların pastel tonlarda, üzerinde dağ ya da inek görseli bulunan ve az yazılı ambalajları organik olarak algıladıklarını belirtti. Organik ürünlerin yalnızca sağlıkla ilişkilendirilmediğine de dikkat çeken Bilici, yapılan görüşmelerde nostalji duygusunun güçlü biçimde öne çıktığını söyledi. Katılımcıların organik ürün dendiğinde köyde büyüklerinin yaptığı süt, yoğurt ya da balı hatırladıklarını aktardı. Bu ürünlerin, tüketiciler için yalnızca bir gıda değil, geçmişe ve doğaya duyulan özlemin simgesi haline geldiğini ifade etti. Ambalaj üzerindeki sertifika işaretleri ve kodlar konusundaki soruya ise Bilici, birçok tüketicinin bu bilgileri gördüğünü ancak anlamlandıramadığını belirterek cevap verdi. Bunun, bilgi ve eğitim eksikliğinden kaynaklandığını vurguladı. İnsanların teknik terimleri çözümleyemedikleri için organikliğe dair yargılarını daha çok ambalajın görsel unsurlarına göre oluşturduklarını söyledi. Bilici, araştırmanın neticesinde organik ürünlerdeki güven probleminin yalnızca üretim süreçlerinden değil, markaların iletişim biçimlerinden de beslendiğini ifade etti. Tüketici güvenini güçlendirmek için sade, anlaşılır ve şeffaf bir iletişim dilinin önemine dikkat çekti.
09 Ekim 2025 Perşembe - 12:12
Kahverengi kokarca böceği toruna hasret bıraktı: "Böcekler olmasa gelecekler ama korkuyorlar"
Türkiye'de ilk kez 2017 yılında Artvin ve İstanbul'da görülen kahverengi kokarca böceği, Sakarya'nın Ferizli ilçesindeki bir mahalleyi adeta istila etti. Evlerin duvarlarını ve ağaçları saran, tarıma da ciddi zarar veren böcekler, aile ziyaretlerini bile engeller hale geldi. Böceklere karşı ilaçla mücadele etmeye çalışan çiftçi Ahmet Gezer, "Torunlarım böcek korkusundan yanımıza gelemiyor, torun hasreti çekiyoruz" dedi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 10:28
Sakarya’da 1 haftada 42 silah ele geçirildi
Sakarya’da polis ekiplerince yapılan 21 haftalık denetim ve kontrollerde 42 silah ve 371 fişek ele geçirildi. İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ve ilçe emniyet müdürlükleri, şehirde denetim ve kontrollerini sıklaştırdı. Bu çerçevede, son 1 haftada yapılan denetim ve kontrollerde 7 tüfek, 23 ruhsatsız tabanca, 8 kuru sıkı tabanca, 4 kesici alet ile 371 fişek ele geçirildi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:33
Akyazı’nın iki önemli güzergahı yeni bir yüze kavuştu
Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü asfalt mesaisi çerçevesinde Akyazı’nın iki önemli güzergahı olan Yuvalak ve Düzyazı’da 6 bin 100 metre uzunluğundaki grup yolu ve diğer hatlar 3 bin ton asfaltla yepyeni bir yüze kavuştu. Sakarya Büyükşehir Belediyesi yol yapım, yenileme ve yeni güzergahların inşası konusunda 16 ilçenin tamamında yoğun bir mesai harcıyor. Vatandaşların daha konforlu ve güvenli bir yolculuk imkanı bulması ve ulaşım alt yapısının güç kazanması için yürütülen asfalt mesaisi Akyazı Yuvalak ve Düzyazı’da devam etti. İlçe merkezi ve şehir merkezine ulaşım için önemli olan Akyazı’nın kırsalındaki 6 bin 100 metrelik iki farklı güzergâh 3 bin 100 ton asfaltla yepyeni bir yüze kavuştu. Bu adımla birlikte bölgedeki ulaşım güvenli, konforlu hale geldi, Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi (YOLBAK) ekipleri her bir noktayı tablo gibi işledi. YOLBAK’tan yapılan açıklmada, "Şehrimizde eş zamanlı olarak sürdürdüğümüz asfaltlama işlemleri tüm ilçelerimizde aralıksız olarak sürdürülmektedir. Çalışmalar kapsamında Akyazı ilçesinde bulunan Yuvalak ve Düzyazı Mahallesi devam eden asfaltlama işlemlerinde 6 bin 100 metrelik grup yolu ve yan güzergahların 3 bin 100 metrelik kısmı tamamlanmıştır. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte vatandaşlarımızın daha güvenli bir seyahat imkanına ulaşacak olan güzergahın ilçemize hayırlı olmasını dileriz" ifadeleri yer aldı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:09
Güçlü Aile Akademisi’nin ilk konuğu Prof. Dr. Erol Göka oldu
Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından "2025 Aile Yılı" çerçevesinde toplumun temel yapı taşı olan aile kurumunu güçlendirmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen ‘Güçlü Aile Akademisi: Aile Konferansı Serisini’ ilk oturumu gerçekleştirdi. Psikiyatrist Prof. Dr. Erol Göka’nın konuşmacı olarak katıldığı konferansta vatandaşlar merak ettiği soruları sorma fırsatı buldu. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, "2025 Aile Yılı" çerçevesinde toplumsal farkındalığı artırmak adına çalışmalarına devam ediyor. Bu çerçevede Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve alanında uzman isimlerin katılımlarıyla gerçekleştirilen "Güçlü Aile Akademisi: Aile Konferans Serisi" başladı. Her ay birbirinden değerli uzman isimlerin vatandaşlarla buluşacağı konferanslarda, aile yapısını güçlendirmek katılımcılara önemli bilgiler aktarılacak. Adapazarı Sosyal Gelişim Merkezinde (SGM) yoğun katılımla gerçekleşirken, konferansa konuşmacı olarak Psikiyatrist Prof. Dr. Erol Göka katıldı. Konferansta konuşan Psikiyatrist Prof. Dr. Erol Göka, "Aile toplumun temelidir. Toplumun en küçük birimidir. İnsan, insan olmayı ailede öğrenir. İnsan, toplum kültürünü ailede öğrenir. Aile, yeni nesillerin topluma yararlı işler yapmasını öğretir. Gençlerimize daha net ve anlamlı şeyler söyleyelim ki ailenin önemini anlasınlar. Tarih boyunca aile içinde neler olmuş diye baktığımızda birçok şey görüyoruz. Birçok aile yapısı var. Her toplum kendine göre aile biçimi geliştirmiş. Biz aile yılı diye hepsini mi savunuyoruz. Ya da savunduğumuz çekirdek aile mi? Bu açıdan baktığımızda ve tarih boyunca aile dedikten sonra değişmeyen tek şey mahremiyet biçimidir. Mahremiyet ilk olarak ailede öğretiliyor. Aileyi var eden en temel özelliklerde bile riskler var artık. Hafızamızın almasında güçlük çektiğimiz konular akademi de konuşuluyor. Ben bunu çok kıymetli buluyorum" ifadelerine yer verdi.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:08
Sakarya’da ele geçirildi: Piyasa değeri 2 milyonun üzerinde
Sakarya’nın Serdivan ilçesinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda iki farklı kamyonette, piyasa değeri 2 milyon 25 bin TL olan 1 ton 440 kilogram kaçak nargile tütünü ele geçirildi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılık suçları ile mücadele çerçevesinde Serdivan ilçesinde S.İ. (29) ve M.H.U. (23) isimli sürücülerin idaresindeki 2 ayrı kamyonette arama gerçekleştirildi. Aramalarda; piyasa değeri yaklaşık 2 milyon 25 bin TL olan 1 ton 440 kilo kaçak nargile tütünü ele geçirildi. Gözaltına alınan iki şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:05
OSM’de Sakaryalılara Gazze’yi anlattı
Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin kültür takvimine konuk olan Yazar Turan Kışlakçı, Ofis Sanat Merkezi’nde (OSM) yaptığı "Büyük İmtihan Gazze" söyleşisinde 7 Ekim 2023’ten bu yana bölgede sistematik bir şekilde uygulanan soykırımı, katliamı anlattı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen "Büyük İmtihan Gazze" konulu söyleşi programının konuğu Yazar Turan Kışlakçı oldu. Ofis Sanat Merkezi’nde (OSM) düzenlenen programda, iki yıldır Gazze’de devam eden işgale dair konuşan Kışlakçı, Filistin davasının önemine dikkat çekti. Programda konuşan Yazar Turan Kışlakçı, "Filistin denilince konuşacak çok şey var. Bizim Gazze ile imtihanımız 7 Ekim itibariyle üçüncü yılına girdi ancak 80 yıldır büyük bir işgalle karşı karşıyayız. Filistinlilerin 80 yıldır kendilerine sordukları bir soru var. Vatan nedir. Genelde tanım olarak vatan bir toprak parçası olarak anlatılır. Filistinlilere sorduğunuzda ise vatan bir göz yaşıdır" dedi. Yazar Kışlakçı, "İsrail 7 Ekim’de Gazze’ye işgal planını başlatırken uluslararası medyaya bin bir türlü yalanlar söyledi. Çocuklarının öldürüldüğünü dahi iddia ettiler. Ancak işin gerçeği bu değildi. İsrail sadece Gazze’yi işgal için kendine bahane aradı. 2 yıl geçti ve İsrail’in bazı verilere göre 300 bin insanın katlettiği belirtiliyor. Daha da önemlisi öldürülenlerin yüzde 60’ı çocuklar ve bebekler. Şunu çok net bir şekilde ifade etmek gerekir ki, İsrail şu anda Gazze’de eşi benzeri görülmemiş bir barbarlık ve katliam gerçekleştiriyor" diye konuştu. Programın son bölümünde katılımcıların bölgeye dair sorularına cevap veren Kışlakçı, "Bizim üzerimize büyük bir görev düşüyor. Şartlar ne olursa olsun Filistin davasına sonuna kadar sahip çıkmalıyız. Gerçek adalet sağlanana kadar hayatımızın her alnında Filistin’e yer açmalı, bu kutlu davanın bir neferi olmalıyız" ifadelerini kullandı. Yazar Kışlakçı, bölgede 7 Ekim 2023’ten bu yana uygulanan sistematik katliamı tüm detaylarıyla anlattı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:05
Sakarya’da ele geçirildi: Piyasa değeri 2 milyonun üzerinde
Sakarya’nın Serdivan ilçesinde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda iki farklı kamyonette, piyasa değeri 2 milyon 25 bin TL olan 1 ton 440 kilogram kaçak nargile tütünü ele geçirildi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince kaçakçılık suçları ile mücadele çerçevesinde Serdivan ilçesinde S.İ. (29) ve M.H.U. (23) isimli sürücülerin idaresindeki 2 ayrı kamyonette arama gerçekleştirildi. Aramalarda; piyasa değeri yaklaşık 2 milyon 25 bin TL olan 1 ton 440 kilo kaçak nargile tütünü ele geçirildi. Gözaltına alınan iki şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı. (BCT-
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:03
SGM’de işaret dili kurslarına yoğun ilgi
Sakarya Büyükşehir Belediyesi, toplumda işitme engelli bireylerle iletişimi güçlendirmek ve farkındalığı artırmak amacıyla başlattığı Türk İşaret Dili Kursu büyük ilgi görüyor. Katılımcılara Türk işaret dili ile ikinci seviye işaret dili öğreticiliği ve tercümanlık eğitimi veriliyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, erişilebilir ve kapsayıcı bir toplumun inşası için çalışmalarını ara vermeden sürdürüyor. Bu çerçevede Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen işaret dili eğitimleri yoğun bir ilgiyle devam ediyor. İşitme engelli bireylerle sağlıklı iletişim kurabilmek ve toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla açılan kurslarda katılımcılara birinci seviye Türk işaret dili ile ikinci seviye işaret dili öğreticiliği ve tercümanlık eğitimi veriliyor. Programda, kursiyerlerin temel düzeyde işaret dili bilgisi edinmeleri, işitme engelli bireylerle sağlıklı iletişim kurabilmeleri ve toplumsal duyarlılık bilincini geliştirmeleri amaçlanıyor. Sosyal Gelişim Merkezi’nde (SGM) düzenlenen kurslarda katılımcılar işaret dilinin yapısını ve temel kurallarını öğrenerek günlük iletişim becerilerini geliştiriyor. Aynı zamanda empati duygusunu güçlendiren bu eğitimlerle, engelli bireylerin toplumsal yaşama daha aktif katılımı hedefleniyor.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 15:02
Alifuatpaşa’da 11 yıllık hasret bitti, yüzler gülüyor
Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Geyve Alifuatpaşa’da 11 yıl önce kapatılan hemzemin geçidi yeniden açarak hasreti bitirdi. Bölgede yaşayan vatandaşlar, bu hamleden dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade ederek Başkan Alemdar ve ekibine teşekkür etti. İki yakayı birbirine bağlayan Büyükşehir, bölgede ticareti canlandırdı, ulaşım süresini kısalttı ve öncesinde üst geçitle yapılan geçişleri kolaylaştırdı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehir genelinde ulaşım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Bu çerçevede Geyve Alifuatpaşa’da, 11 yıl önce kapatılan hemzemin geçit yeniden açıldı ve mahallede hasret sona erdi. Bölge halkının büyük bir sevinçle karşıladığı geçit, mahallede yıllardır süregelen ulaşım sorununu ortadan kaldırdı, iki yakayı birleştirdi ve bölgedeki ticareti canlandırdı. Bölge halkı ise çalışmadan dolayı memnun. Başkan Alemdar ve ekibine teşekkür eden mahalleli, dünden bugüne yaşanan değişimi anlattı. "İşlerimiz açılacak ve bereketlenecek" Serhat Çelik, "Yaşlılar, çocuklar ve biz çok zorlanıyorduk. Üst geçit ve köprüyü artık hayatımızdan çıkardık. Artık herkes dükkanımızın önünden geçecek, işlerimiz açılacak ve bereketlenecek" dedi. Tuğba Turan, "11 yıldır mahallemizde durgunluk vardı. Bu anı özlemle bekliyorduk. Açılış işlerimize olumlu yönde katkı sağlayacak. Çok mutluyuz, teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Çok mutluyuz" Kadir Sanal, "Esnaf olduğumuz için geçidin açılması bizim için çok önemli. Artık mahalle dışından gelenler de geçidi kullanacak, bu da işlerimize katkı sağlayacak. Kapalıyken çok zorlanıyorduk, Yusuf Alemdar Başkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Mahalleli Meriç Gün ise, "Önceki halini bildiğimiz için açılmasına çok sevindik. Eskiden daha bereketli işlerimiz oluyordu. Alifuatpaşa’nın belli bir potansiyeli var, dışarıdan gelenlerle birlikte yeniden hareketlenecek" şeklinde konuştu. "Geçit kapanınca ikiye ayrıldık" Hasan Selvan, "Geçit kapanınca işlerimiz durgunlaştı, gelen giden kalmadı. Şimdi esnafa büyük faydası olacak. Geçit bizi ikiye ayırınca milletçe nereden gideceğimizi şaşırdık" dedi. Bölgeden Mehmet Nuri Baş ise, "Emlak ofisimiz var, araçlar yeniden bu yolu kullanacak. Bu durum işlerimiz açısından oldukça yararlı olacak" ifadelerini kullandı. Akif Acar ise, "Çocuklarımız artık güvenli şekilde geçecek. Yaşlılar sağlık ocağına, pazara rahatça gidebilecek. Tüm mahalle halkı için büyük kolaylık olacak" dedi ve Muhammet Sait Gökçe, "Geçidin açılmasıyla okula gidip gelmem çok kolaylaşacak. Emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. "Kışın yol yürümekten kurtulacağız" Eşref Kara, "Yapandan da yaptırandan da Allah razı olsun. Ekmek almak için bile kilometrelerce yürüyorduk. Şimdi 5 dakikada karşıya geçebileceğiz" dedi. Tolgahan Dalay, "Geçidin açılmasıyla esnafımızın işleri canlanacak. Çocuklar kışın soğukta uzun yol yürümekten kurtulacak. Alifuatpaşa ikiye bölünmüştü, şimdi yeniden kavuştu" derken, Muzaffer Akçıl’da, "Geçidin açılması trafik akışını da olumlu etkileyecek. Eskiden tırlar dönüşlerde büyük sıkıntı yaşıyordu, artık sorun kalmadı. Mahallemize büyük hayır getirdi" dedi. Muhlise Akkılıç ise, "Yaşlıyız, sağlık ocağına gitmek bizim için çok zordu. Artık pazara da sağlık ocağına da rahatlıkla gidebileceğiz. Şimdi sağlıkla geçidimizi kullanma vakti" şeklinde konuştu. Alifuatpaşalıların üst geçit mecburiyeti sona erdi ve ulaşım güvenliği artırıldı.
08 Ekim 2025 Çarşamba - 14:57
Güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insan ölüyor
Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ev sahipliğinde başlayan Türkiye 15. Gıda Kongresi’nde gündem gıda güvenliği. Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, güvenli olmayan gıdadan her yıl 420 bin insanın öldüğüne dikkat çekti. Gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim ve inovasyon temalarıyla öne çıkan Türkiye 15. Gıda Kongresi, Sakarya Üniversitesinde başladı. Üç gün sürecek kongrede gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, inovasyon, lezzet bilimi, mikrobiyoloji, gıda israfı, ambalaj teknolojileri ve bitkisel bazlı ürünler gibi temalar ele alınacak. Ayrıca Codex Alimentarius, postbiyotik uygulamaları, yapay zeka destekli üretim sistemleri, fonksiyonel gıdalar ve gıda israfının önlenmesi gibi güncel konularda davetli akademisyenler ve sektör temsilcileri sunum yapacak. Kongre, Devlet Konservatuvarı Müzik Araştırmaları Topluluğundan Triofon Müzik Grubu’nun dinletisiyle başladı. Açılış konuşmalarını Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, Gıda Teknolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır ile Tarım ve Orman Bakanlığı, Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü, Gıda ve Yem Kontrol Daire Başkanı Mehmet Menderes yaptı. "Gıda teknolojisi geleceği güvence altına alan stratejik bir alan" Sakarya Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suzan Öztürk Yılmaz, Türkiye 15. Gıda Kongresinin açılışında yaptığı konuşmada, gıda biliminin yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda toplumların ekonomik, sosyal ve kültürel gelişiminin en önemli belirleyicilerinden biri olduğunu vurguladı. Kongrenin sadece bir açılış etkinliği değil, aynı zamanda gıda biliminin geleceğini şekillendirecek fikirlerin, araştırmaların ve iş birliklerinin başlangıcı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yılmaz, gıdanın, insan yaşamının devamı için vazgeçilmez bir unsur olmasının yanı sıra doğa üzerindeki etkileriyle de stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtti. 2050 yılında dünya nüfusunun 10 milyara ulaşmasının öngörüldüğünü hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, bu büyümenin gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, iklim değişikliğine uyum ve kaynak verimliliği gibi alanlarda bilimsel çalışmaların artırılmasını zorunlu kıldığını dile getirdi. "Gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik geleceğin önceliği" Gıda üretiminde sürdürülebilir sistemlerin geliştirilmesi, kaynakların verimli kullanılması ve gıda israfının önlenmesinin önemine değinen Prof. Dr. Yılmaz, dünyada her yıl yaklaşık 600 milyon insanın güvenli olmayan gıdalar nedeniyle hastalandığını ve 420 bin kişinin bu nedenle hayatını kaybettiğini belirterek, gıda güvenliğinin yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Akademi, sanayi ve toplum iş birliklerinin, gıda alanındaki araştırmaları besleyeceğini ve yenilikçi çözümler için temel oluşturacağını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, üniversitelerin bilgi birikiminin sahaya aktarılmasının sektörün gelişimi açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Konuşmasının sonunda öğrencilere de seslenen Yılmaz, bu tür bilimsel etkinliklerin genç araştırmacılar için önemli bir deneyim alanı sunduğunu ve edindikleri bilgi ile bağlantıların kariyerlerinde değerli bir basamak oluşturabileceğini belirtti. "60 üniversite ve 57 kuruluş kongrede buluştu" Gıda Teknolojisi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır, konuşmasına etkinliğin amacının yalnızca geçmiş kazanımları paylaşmakla sınırlı olmadığını belirterek başladı. Prof. Dr. Çakır, üniversite, gıda sanayisi ve özel sektör arasında iş birliğini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. Derneğin 1978’den bu yana kongreler düzenlediğini ve köklü bir sivil toplum kuruluşu olduğunu hatırlatan Çakır, bu yıl 60 farklı üniversite ile 57 kamu ve özel sektör kuruluşunun destek verdiğini, yaklaşık 450 katılımcının kongrede yer aldığını belirtti. Başkan Çakır, yoğun geçecek iki buçuk günlük programın, bilimsel bilgi alışverişi açısından büyük bir fırsat sunduğunu dile getirdi. Sakarya Üniversitesinin organizasyondaki katkılarından övgüyle söz ederek Gıda Mühendisliği bölümünün gösterdiği performansın son derece başarılı olduğuna dikkati çeken Çakır, konuşmasına son verirken dernek ve sponsorların katkılarına teşekkürlerini iletti. Tarladan sofraya uzanan güvenli gıda zinciri Tarım ve Orman Bakanlığını temsilen konuşan Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Mehmet Menderes, güvenilir gıdanın Türkiye’nin dünya ile rekabetinde belirleyici bir unsur olduğunu vurguladı. Menderes, Tarım ve Orman Bakanlığı olarak "tarladan sofraya" uzanan gıda zincirinin her aşamasında denetim ve kontrol faaliyetlerini titizlikle sürdürdüklerini belirtti. Türkiye’nin gıda güvenilirliği alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Menderes, 2024 yılında 1 milyon 300 binden fazla denetim gerçekleştirdiklerini, 2025 yılı başından itibaren ise 950 bini aşkın denetimle bu çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini aktardı. Bu denetimler sonucunda 22 binden fazla uygunsuzluk tespit edildiğini dile getiren Menderes, yaklaşık 2 milyar lira tutarında idari para cezası uygulandığını ve 400’ün üzerinde işletme hakkında Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulduğunu ifade etti. Menderes ayrıca, vatandaşların denetim süreçlerine daha kolay erişebilmesi için karekod uygulaması geliştirdiklerini, gıdada taklit yapan firmaların artık anlık olarak bakanlığın internet sitesinde yayımlandığını söyledi. Konuşmasının sonunda Menderes, gıda güvenliğinin Türkiye’nin tarım ve gıda ürünlerindeki rekabet gücünün temel anahtarı olduğunu belirterek, üniversitelerle yürütülecek ortak çalışmaların bu alanda büyük önem taşıdığını vurguladı. Menderes sözlerini, kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Kongre Başkanı Prof. Dr. İbrahim Çakır ve tüm akademik kadroya teşekkür ederek tamamladı. Gıda Kongresi’nin açılış programı sponsor firmalara ve Prof. Dr. Kadir Halkman’a plaket takdimiyle sona erdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder