Yerel Haberler
Samsun
14 Mart 2026 Cumartesi - 15:27 Samsun’da eğitime 1,8 milyar liralık yatırım Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından, Milli Eğitim Bakanlığı destekleriyle 2023-2025 yılları arasında yaklaşık 1 milyar 879 milyon TL bütçeli 162 eğitim yatırımı Samsun’a kazandırılarak öğrenciler ve öğretmenler için daha modern ve güvenli eğitim ortamları oluşturuluyor. Samsun’da eğitim altyapısının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen yatırımlar kapsamında yaklaşık 1 milyar 879 milyon TL bütçeli 162 proje hayata geçiriliyor. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın destekleriyle Samsun Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) tarafından 2023-2025 yılları arasında yürütülen çalışmalarla kentte eğitim alanında önemli yatırımlar gerçekleştirildiği belirtildi. Açıklamada, derslik sayısının artırılması, okulların modernize edilmesi ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi amacıyla kapsamlı bir yatırım sürecinin sürdüğü ifade edildi. Yapılan açıklamaya göre söz konusu yatırımların 31’i temel eğitim, 8’i devlet yatırımı ve 123’ü güçlendirme yatırımlarından oluşuyor. Anaokulu, özel eğitim anaokulu, ilkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokullarını kapsayan temel eğitim yatırımlarının 22’si tamamlanırken, 6’sının inşaatının devam ettiği, 3’ünün ise proje ve ihale aşamasında olduğu bildirildi. Fen lisesi ve pansiyon, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, özel eğitim okulu, imam hatip lisesi ve pansiyon, mesleki teknik atölye, spor salonu ile öğretmenevi ve akşam sanat okulu gibi devlet yatırımlarının da hayata geçirildiği ifade edildi. Güçlendirme yatırımları kapsamında ise 109 projenin tamamlandığı, 3’ünün inşaatının sürdüğü, 11 yıkım işinin ise proje ve ihale aşamasında bulunduğu kaydedildi. Ayrıca 3 okulun güçlendirme için 2025 yılında tahkik kapsamına alındığı belirtildi. 133 okul ve kurumun bakım ve onarımının planlandı YİKOB tarafından yürütülen 12 milyon 638 bin TL bütçeli 7 eğitim yatırımının 6’sının tamamlandığı, 1’inin yapımının devam ettiği bildirildi. 2025 yılı büyük onarım çalışmaları kapsamında ise 133 okul ve kurumun bakım ve onarımının planlandığı, 90 milyon TL ödenekle 107 okul ve kurumun onarımının tamamlandığı, 26 okul ve kurumda çalışmaların sürdüğü aktarıldı. Açıklamada ayrıca 2026-2028 dönemi için 17 temel eğitim ve 13 devlet yatırımının teklif edildiği ve söz konusu projelerin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından değerlendirme aşamasında olduğu ifade edildi. Valilik açıklamasında, Samsun’a yapılan yatırımlar dolayısıyla başta Cumhurbaşkanı olmak üzere Milli Eğitim Bakanı, ilgili bakanlar, milletvekilleri ve emeği geçen tüm kişi ve kurumlara teşekkür edildi.
14 Mart 2026 Cumartesi - 14:46 14 Mart’ta hekimlere anlamlı teşekkür Samsun 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen özel etkinlikte hekimlerin sağlık hizmetine sunduğu özverili çalışmalar vurgulandı. "Yol gösteren bir çift gözün ışığında" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte hekimlere, emeklerine teşekkür amacıyla Samsunspor’dan ilhamla hazırlanan atkı ve şapka hediye edildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında hekimlerine yönelik anlamlı bir teşekkür etkinliği düzenledi. "Yol gösteren bir çift gözün ışığında" temasıyla gerçekleştirilen etkinlikte, hekimlerin insan hayatına dokunan özverili çalışmalarına dikkat çekildi. Sağlık hizmetinin en önemli yapı taşlarından olan hekimlerin fedakârlık ve sorumlulukla yürüttükleri mesleğin değerine vurgu yapılan etkinlikte, hastane yönetimi tarafından hekimlere anlamlı bir hediye takdim edildi. Şehrin simgelerinden biri olan ve Atatürk’lü armasıyla gurur duyulan Samsunspor’dan ilhamla hazırlanan atkı ve şapka, hekimlere teşekkür amacıyla sunuldu. "Hekimlerimiz toplum için umut ve güven kaynağı" VM Medical Park Samsun Hastanesi Genel Müdürü Dr. Şafak Aygül, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada hekimlerin toplum sağlığı için üstlendiği kritik role dikkat çekti. Dr. Aygül, "Yol gösteren bir çift gözün ışığında ilerleyen hekimlerimiz, yalnızca hastalarını tedavi eden değil; aynı zamanda topluma umut olan, güven veren ve insan hayatına dokunan en kıymetli meslek grubudur. Büyük bir özveriyle yürüttükleri bu onurlu meslekte hastanemize ve toplum sağlığına kattıkları değer için tüm hekimlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Biz büyük bir aileyiz ve hekimlerimiz bu ailenin en kıymetli parçalarıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘yol gösteren bir çift göz’ sözünden ilhamla hazırladığımız bu küçük armağanla emekleri için kendilerine teşekkür etmek istedik. Hekimlerimizin Atatürk’ün ışığında daha nice hayatlara dokunmaya devam edeceğine yürekten inanıyorum" diye konuştu. 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikte, hekimlerin mesleki emekleri ve toplum sağlığı için verdikleri mücadele bir kez daha takdirle anıldı.
Bağımlılıktan kurtulmak isteyen 219 kişi YEDAM’a başvurdu
06 Aralık 2025 Cumartesi - 11:59 Bağımlılıktan kurtulmak isteyen 219 kişi YEDAM’a başvurdu Samsun’da 2025 yılının ilk 11 ayında 219 kişi Yeşilay Danışmanlık Merkezi’ne (YEDAM) tütün, alkol, madde, internet ve kumar bağımlılığından kurtulmak için başvurdu ve destek aldı. Yeşilay, kurulduğu günden beri topluma bağımlılıkla ilgili önleyici ve koruyucu hizmetleri yürütüyor. Değişen şartlar, yapılan araştırmalar ve toplumdan gelen talepler neticesinde Yeşilay, 2013 yılında tüzüğünde yaptığı değişiklikle yürütmekte olduğu önleyici ve koruyucu çalışmalara tedavi ve rehabilitasyon faaliyetlerini ekledi. Türkiye’de 81 ilde ve KKTC’de olmak üzere 105 Yeşilay Danışmanlık Merkezi hizmet veriyor. YEDAM’la amaçlanan alkol, madde bağımlısı olan bireylerin hayata tekrar kazandırılması, günlük hayatlarını devam ettirirken hayat kalitelerinin yükseltilmesiyle sosyal hayata uyum sağlama sürecinde gerekli sosyal hizmet desteğinin verilmesi ve kişinin temiz kalmaya teşvik edilmesi. Bu kapsamda da YEDAM kadrosundaki uzman klinik psikologlar ve sosyal hizmet uzmanlarının iş birliğinde bağımlılık sorunu olan bireylere ücretsiz psikososyal destek veriliyor. Bağımlılık sorunu olan bireylere yeni bir dünya yerine kendi dünyalarını yaşanılır kılacağı bir seçenek sunuluyor. Tütün, alkol, madde, internet ve kumar bağımlılığı alanında problem yaşayan bireylere ücretsiz ve gizlilik esasıyla çalışarak psikolojik ve sosyal hizmet desteği sağlamanın yanı sıra bireylerin ailesine de destek vererek bozulan yaşam düzenlerinin onarılmasını ve ilişkilerinin sağlıklı devam etmesi amaçlanıyor. YEDAM’dan destek almak isteyen kişiler 115 numaralı danışma hattını arayarak başvuru yapabiliyorlar. Samsun’da 2020’de hizmet vermeye başlayan YEDAM’da açıldığı günden bu yana toplam 1041 ilk başvuru alındı. 2025 yılının ilk 11 ayında ise toplam 219 yeni danışan başvurusu alınıp, 273 danışanın psikoterapi ve sosyal hizmet görüşmelerine düzenli olarak devam edildi. Ayrıca bu süre zarfında 127 aile ile aile görüşmeleri yürütüldü, 31 atölye ve 35 grup terapisi düzenlendi.
Havza OSB, Karadeniz’in en büyüğü oldu
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:59 Havza OSB, Karadeniz’in en büyüğü oldu Samsun Valiliği, Havza Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) hızla büyüyerek Karadeniz Bölgesi’nin en büyük OSB’si haline geldiğini duyurdu. Liman, havalimanları ve demiryolu hatlarına yakın konumuyla önemli bir lojistik merkez olma özelliği taşıyan Havza OSB’de parsel tahsisleri tamamen dolmuş durumda. Valilikten yapılan açıklamada, Samsun Limanı, Merzifon ve Çarşamba Havalimanlarına yakınlığı ile demiryolu yükleme rampasına sahip olmasının yatırımcılara hızlı, güvenli ve maliyet avantajı sağlayan lojistik erişim sunduğu vurgulandı. Mevcut 965 dönümlük alanın 8 bin 3 dönümlük genişleme sahasıyla birleşmesiyle Havza OSB’nin kısa sürede bölgenin en büyük OSB’si konumuna geldiği belirtildi. Doluluk oranı yüzde 100’e ulaştı Açıklamaya göre, mevcut imar planında toplam 61 parsel oluşturuldu. Bunların 41’i sanayi tesisleri için ayrılırken, geri kalan parseller arıtma tesisi, idari ve sosyal tesisler, depolama alanları, lojistik destek birimleri, yeşil alanlar ve demiryolu yükleme sahası gibi destek birimlerine tahsis edildi. Havza OSB’de parsel tahsisleri tamamen dolmuş durumda. Yeni firmalara ön tahsisler 2025’te başladı Genişleme alanındaki altyapı çalışmalarının hızla devam ettiği bildirilen açıklamada, 2025 yılı itibarıyla yeni ön tahsislerin yapılmaya başlandığı, 10 firmaya toplamda 774 bin metrekare alanın yeni yatırımcılara tahsis edildiği kaydedildi. Aralık ayı itibarıyla tahsis süreçlerinin sürdüğü ve Samsun başta olmak üzere ulusal ve uluslararası yatırımcılardan yoğun talep geldiği ifade edildi. OSB’yi çok yönlü lojistik merkez yapacak yatırımlar devam ediyor Açıklamada Havza OSB’nin Samsun-Ankara-İstanbul karayoluna sınır konumda olması sayesinde iç pazarlara kesintisiz ulaşım sağlandığına dikkat çekilirken; bölgeden geçen demiryolu hattı ve TCDD ile imzalanan protokolle yapılacak 140 bin metrekarelik yükleme-boşaltma merkezinin OSB’nin lojistik gücünü artıracağı belirtildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından planlanan Delice–Çorum–Samsun hızlı tren hattının da bölgeye ulaşım sürelerini kısaltarak lojistik maliyetlerini düşürmesinin beklendiği aktarıldı. Enerji altyapısı güçleniyor 2024 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından genişleme alanında yapılması planlanan 100 MVA Trafo İndirme Merkezi için 28 dönümlük alan tahsis edildi. Yer seçimi ve etüt çalışmaları tamamlandı. Bu yatırımın OSB’nin enerji güvenliğini ve büyük sanayi yatırımlarına uygun altyapı kapasitesini önemli ölçüde artıracağı ifade edildi. "Havza OSB bölgenin yükselen yıldızı" Samsun Valiliği açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Geleceğin sanayi haritasında Karadeniz’in yükselen yıldızı olan Havza OSB, yeni endüstriyel yatırımlar, yüksek standartlı üretim tesisleri ve sürdürülebilir sanayi anlayışıyla hem yatırımcılara hem de bölge ekonomisine yüksek katma değer sunmaya devam etmektedir."
Yüksel Yıldırım: "Samsunspor asla kimseye diz çökmez ve çökmeyecek"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 10:09 Yüksel Yıldırım: "Samsunspor asla kimseye diz çökmez ve çökmeyecek" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, uzatma dakikalarında yedikleri golle kaybettikleri Galatasaray maçının ardından takımının kimseye diz çökemeyeceğini söyledi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, 14 maçlık namağlup serisinin ardından Galatasaray deplasmanında uzatma dakikalarında yediği golle sahadan 3-2 mağlup ayrıldı. Maçın son anlarında Samsunspor lehine verilmeyen penaltı pozisyonundan sonra geç saatlerde sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Başkan Yıldırım, duruma tepki gösterdi. "Türk futbolunun kara günü" Hakem kararları ile maçın skoruna etki edildiğini vurgulayan Yıldırım, "Tüm Türkiye’nin gözleri önünde, skoru ve emeği direkt etkileyecek olan son dakika penaltısını vermeyenler ve o pozisyonu VAR odasında görmek istemeyenler, sadece Samsunspor’umuzun hakkını değil, Türk futbolunun adaletini de gasp etmiştir. Bu 5 Aralık Cuma günü Türk futbolunun kara bir günü olarak tarihe geçmiştir. Biz Samsunspor olarak bu açık haksızlık karşısında susmayacağız! Bu kararın arkasındaki tüm sorumluların hesap vermesi için elimizden gelen en sert tepkiyi vereceğiz. Büyük Samsunspor taraftarı merak etmeyin, bu kirli oyuna en güzel cevabı, birlikte daha sıkı kenetlenerek ve gelecek maçlarda zaferler kazanarak vereceğiz. Birlikte başaracağız ve birlikte yükseleceğiz! Unutmayın, Samsunspor asla kimseye diz çökmez ve çökmeyecektir" dedi.
Kahverengi kokarca savaşçıları: 2025’te 3 bin sülün doğaya salındı
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:56 Kahverengi kokarca savaşçıları: 2025’te 3 bin sülün doğaya salındı 2025 yılında Samsun ve çevre illerine doğaya bırakılan 3 bin sülün, fındık ve tarım alanlarında ciddi zararlara yol açan kahverengi kokarcaya karşı ekosistemin "doğal savaşçıları" olarak görev yapıyor. Samsun’un Tekkeköy ilçesindeki Gelemen Sülün Üretim Merkezi, kuruluşundan bu yana toplam 392 bin 720 sülünü doğaya kazandırarak Türkiye’nin biyolojik çeşitliliğine önemli katkılar sağladı. Merkezde yalnızca 2025 yılında 3 bin adet sülün üretildi ve başta Ordu, Samsun, Karabük, Sinop ve Bartın olmak üzere çeşitli illerde doğal yaşama bırakıldı. Bu sülünler özellikle kahverengi kokarcayla biyolojik mücadelede sağladıkları faydayla öne çıkıyor. "Özel olarak yetiştiriliyor" Doğa Koruma ve Millî Parklar 11. Bölge Müdürü Resul Doğan, Gelemen Sülün Üretim Merkezi’nin kuruluş amacının, Karadeniz kıyı kesimlerinde doğal olarak bulunan Kafkas sülünü popülasyonunun çevresel nedenlerle azalması üzerine türü koruma altına almak olduğunu belirtti. Sülün üretim sürecinin Mart ayında başladığını ifade eden Doğan, yumurtaların kuluçka süreçlerinin ardından civcivlerin büyütme kafesleri ve kapalı kümeslerde bakım gördüğünü, yaklaşık 17–18 haftalık gelişim döneminin sonunda doğal ortama uyum sağlayabilecek düzeye gelen bireylerin planlı şekilde doğaya salındığını aktardı. "Kapasite yıllık 15 bine çıkacak" Merkezin kuruluşundan bugüne kadar yüzbinlerce sülünün doğal yaşama bırakıldığını hatırlatan Doğan, sadece Samsun’da 67 bin 206 adet sülünün doğaya salındığını belirtti. 2026 ve sonrası hedeflere de değinen Doğan, yıllık 15 bin adet üretim kapasitesine ulaşmak istediklerini; mevcut alanın yetersiz kalması nedeniyle faaliyetlerin bakanlık tarafından Terme’de yapımı tamamlanan, yeni sülün üretme merkezine taşınacağını ifade ederek, "Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürlüğümüz yatırım ödenekleri ve DOKAP desteğiyle yapılacak tadilatların tamamlanmasının ardından üretim kapasitesinin yıllık 15 bine adede çıkarılması mümkün olacak" dedi. "Kahverengi kokarca mücadele" Sülünlerin ekosisteme katkılarına dikkat çeken Doğan, yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda türün kahverengi kokarcayla beslendiğinin tespit edildiğini, bu nedenle sülünlerin tarım alanlarında zararlı popülasyonunun baskılanmasına doğal bir destek sunduğunu söyledi. Doğan, "Bilindiği üzere Kahverengi kokarca yöremizde fındık arazilerine ve tarım alanlarına ciddi zarar veriyor. Bununla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığımız çok ciddi çalışmalar yürütmektedir. Biyolojik mücadele için Konya Selçuk Üniversitesinde ve İstanbul Polenezköy Sülün Üretme İstasyonunda yapılan bilimsel çalışmalar akabinde, bazı denemeler yapılmış ve sülünün kahverengi kokarcayla beslendiği tespitleri yapılmıştır. Sülünler, ekosistemlerin sürdürülebilirliği açısından önemli bir tür olup; böcek, larva, tohum ve çeşitli bitkisel materyallerle beslenmeleri sayesinde doğal dengenin korunmasına destekleyici katkılar sağlamaktadır. Bu kapsamda, özellikle tarımsal üretim alanlarında zararlı organizmaların baskılanmasına yönelik biyolojik mücadele süreçlerine dolaylı katkı sundukları değerlendirilmektedir" diye konuştu. Vatandaşlardan en önemli beklentilerinin doğaya bırakılan sülünlerin avlanmaması, rahatsız edilmemesi ve özellikle üreme ile adaptasyon dönemlerinde yaşam alanlarına müdahale edilmemesi olduğunu belirten Doğan, bu hassasiyetin gösterilmesinin türün doğada kalıcı bir popülasyon oluşturması için büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.
Karadeniz’in en büyük incir projesi: 50 milyon TL gelir kız çocuklarına verilecek
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:56 Karadeniz’in en büyük incir projesi: 50 milyon TL gelir kız çocuklarına verilecek Samsun’un Tekkeköy ilçesinde 100 dönümlük araziye dikilen incir fidanlarıyla başlatılan dev proje, bölgenin tarımsal üretim kapasitesini artırırken aynı zamanda genç kızların eğitimine destek olmayı hedefliyor. Beş yıl içinde yaklaşık 250 ton ürün verecek incir bahçesinden elde edilmesi beklenen 50 milyon TL’lik gelirin tamamı, üniversiteye yeni başlayan kız öğrencilere burs olarak aktarılacak. Tekkeköy Belediyesi, Amasya Orman Bölge Müdürlüğü ile birlikte Kababürük Mahallesi’ndeki atıl dikenlik alanı 100 dönümlük incir bahçesine dönüştürerek yöreye özgü 4 bine yakın mor patlıcan inciri dikti. Beş yıl sonra tam verimde 250 ton ürünle yaklaşık 50 milyon TL gelir sağlanması beklenen bu bahçenin tüm geliri, üniversiteyi yeni kazanan kız öğrencilere burs olarak verilecek. İncirlerin dikiminde son ağaçların yerleştirmesini proje ortaklarından Tekkeköy Belediye Başkanı Mustafa Candal, Tekkeköy Kaymakamı Enver Hakan Zengince, Amasya Orman Bölge Müdürü Ferdi Özer, Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü Kemal Yılmaz ile birlikte yaptı. Candal: "Elde edilen gelirle, kız öğrenciler eğitim alacak" Projede dikilen ağaçların yakın zamanda patenti alınacak mor patlıcan inciri olduğuna dikkat çeken Başkan Mustafa Candal, "İlk yola çıkarken, ‘bir el tut, o el senin hayatını kurtarsın’ demiştik. Bu sloganla başladık biz. Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve ilgililere bu konudan bahsettiğimizde onlar da en az bizler kadar heyecanlandılar ve hep beraber kolları sıvadık. Bugün burada kamu eliyle yapılan bir sosyal proje, Karadeniz’in en büyüğü, aşağı yukarı 100 bin metrekare, 100 dönüm araziye biz Tekkeköy’ün patentinde almak üzere olduğu ’Tekkeköy mor patlıcan inciri’ fidanını diktik. Buradan elde edilen gelirlerimizi inşallah üniversite okuyacak, ihtiyaç sahibi kız çocuklarımıza burs olarak vereceğiz" dedi. Özer: "Gelir getirici tür ağaçlandırması kapsamında Karadeniz Bölgesi’nin en büyük projesi" Karadeniz’in en büyük incir projesini hayata geçirdiklerine dikkat çeken Ferdi Özer, "Burası yaklaşık 100 dönümlük bir ormanlık arazi. Atıl durumda olan dikenlik bir araziydi. 100 dönümlük ormanlık araziye gelir getirici tür ağaçlandırılması adı altında ince ağaçlandırılması yaptık belediyemizle birlikte. Bu proje, Karadeniz Bölgesi’nin en büyük projesi. Gelir getirici tür ağaçlandırması anlamında hakikaten bölgedeki en büyük proje. Belediyemizle buraya 10 yıllık bir protokol yaptık. İnşallah buranın korumasını, bakımını belediyemiz 10 yıl boyunca yapacak. Bu projemizde öyle ümit ediyoruz ki bugünkü fiyatlarla yöredeki orman köylüsüne, vatandaşlarımıza ortalama 50 milyon TL gibi bir gelir sağlayacak. Yine bu sahanın bitişinde yaklaşık 85 dönümlük bir araziye de inşallah ’İncir Orman Parkı’ adı altında bir yer yapacağız. Söz konusu alan gelecekte doğal ve çok güzel bir alan olacak" diye konuştu. Yılmaz: "Üretim şehri Samsun" Türkiye’nin üretim şehri konumundaki Samsun’un bu projeyle de tarımsal üretimdeki yerini koruduğuna dikkat çeken Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz ise "Üretim şehri Samsun’da güzel bir projeye hep birlikte şahitlik ediyoruz. Bu alanda elde edilen incirin geliri kız çocuklarına burs olarak verilecek. Burada üretimden elde edilen gelir, geleceğin üreticileri olacak kız çocuklarımıza, burs olarak verilecek ve onların eğitimlerini rahat bir şekilde sürdürmeleri sağlanacak. Çok güzel bir sosyal proje. Ben emeğe geçen herkese teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. 5 yıl sonra tam randıman vermesi beklenen yaklaşık 4 bin incir ağacından 250 ton mor patlıcan inciri elde edilmesi ve buradan elde edilen gelirin de üniversiteyi kazanan kız öğrencilere burs olarak verilmesi amaçlanıyor.
Profesör açıkladı: "Antioksidan ve vitamin takviyeleri ömrü kısaltıyor"
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:38 Profesör açıkladı: "Antioksidan ve vitamin takviyeleri ömrü kısaltıyor" Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, son yıllarda yaygın şekilde kullanılan antioksidan ve vitamin takviyeleriyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özkaya, sağlıklı yaşam ve yaşlanmayı geciktirme amacıyla kullanılan bu takviyelerin tam tersine, yaşam süresini kısalttığının bilimsel olarak kanıtlandığını söyledi. Antioksidanların A vitamini, E vitamini, koenzim Q10, beta-karoten ve asetil-sistein gibi maddeler içerdiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, uzun yıllardır bu maddelerin serbest radikalleri yok ederek yaşlanmayı geciktirdiği yönünde yaygın bir inanış olduğunu, ancak bunun bilimsel çalışmalarla çürütüldüğünü ifade etti. "Ömrü uzatmıyor, hatta bazıları ömrü kısaltıyor" Özkaya, son 20 yılda yapılan büyük ölçekli araştırmaların, antioksidanların yaşlanmayı yavaşlatmadığını ve ölüm oranını düşürmediğini net şekilde ortaya koyduğunu söyledi. The Journal of the American Medical Association (JAMA) dergisinde yayımlanan kapsamlı meta-analize dikkat çeken Özkaya, şu bilgileri paylaştı: "Araştırmada beta-karoten, A, C ve E vitaminleri ile selenyum gibi en sık kullanılan antioksidan takviyeleri incelendi. Antioksidan takviyesi alan kişilerde ölüm riskinin, plasebo alanlara göre yüzde 4 daha yüksek olduğu tespit edildi. Beta karoten, E vitamini ve yüksek doz A vitamini alanlarda ölüm riski daha da artıyor. C vitamini ve selenyum için ise herhangi bir yarar gösterilemedi." "Bazı takviyeler kanser riskini artırıyor" Prof. Dr. Özkaya, özellikle E vitamini takviyesinin erkeklerde prostat kanseri riskini artırdığına, A vitamini takviyelerinin ise kemik kırığı riskini yükselttiğine dair bilimsel bulgular olduğunu hatırlattı. Antioksidanların bazı durumlarda tehlikeli olabileceğine vurgu yapan Özkaya, özellikle kanser hücrelerinin metabolizmaları gereği fazla serbest radikal ürettiğini belirterek, "Antioksidanlar bu serbest radikalleri etkisiz hale getirince kanser hücrelerinin yararına çalışabiliyor. Bu nedenle kanser hastalarına genellikle antioksidan takviyeleri önerilmez" diye konuştu. "Yaşlanma çok daha karmaşık bir süreç" Antioksidanların yaşlanmayı yavaşlattığı inancının basitleştirilmiş bir yaklaşım olduğunu söyleyen Özkaya, yaşlanmanın sadece oksidatif hasardan ibaret olmadığını, birçok farklı biyolojik mekanizmanın sürece dahil olduğunu ifade etti. "Sağlıklı bireylerin takviye alması için bir neden yok" Prof. Dr. Özkaya, antioksidan eksikliği olan kişilerin hekim kontrolünde bu maddeleri almasının faydalı olabileceğini ancak sağlıklı bireylerin yüksek doz takviye kullanmasının hiçbir yarar sağlamadığını vurguladı Özkaya, "Beta karoten, A vitamini ve E vitamini tek başına veya diğer antioksidanlarla birlikte kullanıldığında ölüm oranını artırıyor. C vitamininin ömrü uzattığına dair hiçbir kanıt yok. Dünya genelinde milyonlarca kişinin kalp-damar hastalıklarını ve kanseri önleme amacıyla bu ürünleri kullandığı düşünülürse, bulgular halk sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Antioksidan takviyeleri ne hayat kurtarıyor ne de insanları daha sağlıklı yapıyor" şeklinde konuştu. "Sağlıklı Hayat Merkezleri ücretsiz hizmet veriyor" Vatandaşların sağlıklı yaşamı desteklemek için kontrolsüz takviyelere yönelmek yerine Sağlık Bakanlığı’nın sunduğu ücretsiz hizmetlerden yararlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özkaya şunları söyledi: "Sağlık Bakanlığı’nın Sağlıklı Hayat Merkezleri artık hemen hemen her ilçede bulunuyor. Vatandaşlar bu merkezlere giderek diyetisyen, psikolog, fizyoterapist gibi uzmanlardan ücretsiz destek alabiliyor. Bu merkezlerde sağlığı güçlendirecek, hastalıklardan korunmayı sağlayacak tedbirleri almak mümkün."
Samsun Şehir Hastanesi randevularında "hizmet binası karışıklığı"na dikkat
06 Aralık 2025 Cumartesi - 09:30 Samsun Şehir Hastanesi randevularında "hizmet binası karışıklığı"na dikkat Samsun Şehir Hastanesi için Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden alınan randevularda, muayenenin gerçekleştirileceği ek hizmet binasının harita ekranında ana hastane olarak görünmesi nedeniyle yaşanan karışıklıklara karşı vatandaşlar uyarıldı. Randevu sahiplerinin, MHRS ekranından muayene yerine ait doğru binayı kontrol etmeleri istendi. "Randevu aldıktan sonra hizmet binasını kontrol edin" Samsun İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, "1 Aralık tarihi itibariyle Eğitim ve Araştırma Ana Bina, Atakum Polikliniği / Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları ve Onkoloji Ek Hizmet Binalarımızın MHRS randevuları Samsun Şehir Hastanesi bünyesinde hizmet vermeye başlamaları nedeniyle bu hastanemiz üzerinden alınacaktır. MHRS Randevu ekranında randevu alınan kurum olarak ’Samsun Şehir Hastanesi’ muayene olunacak yer olarak da ilgili ek hizmet binamız belirtilmektedir. Ancak randevu ekranının konum gösteren harita bölümünde ek hizmet binasında alınan randevularda da konum olarak ana hastane olan Samsun Şehir Hastanesinin bilgilerine yer verilmesi nedeniyle, vatandaşlarımızın ek hizmet binalarımızdan aldıkları randevular için de Canik ilçemizde yeni hizmete giren ana binamıza gittikleri bilgisi tarafımıza ulaşmıştır. An itibarıyla Canik ilçemizdeki Samsun Şehir Hastanemizde sadece ’göğüs kliniğimiz’ hizmet vermektedir. Diğer ek hizmet binalarımız peyderpey Samsun Şehir Hastanemize taşınacağından, bu süreçte kendi binalarında hizmet vermeye devam edeceklerdir. Bu nedenle vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için Samsun Şehir Hastanemiz üzerinden muayene randevusu aldıktan sonra MHRS randevu ekranındaki bölümden muayeneye gidecekleri hizmet binasını kontrol etmeleri ve muayene için bu binamıza gitmeleri büyük önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.
Atakum’da Toprak Günü paneli
05 Aralık 2025 Cuma - 18:26 Atakum’da Toprak Günü paneli Samsun’un Atakum Belediyesi tarafından Toprak Günü nedeniyle düzenlenen panelde konuşan akademisyenler, tarımsal toprakların hızla azaldığına dikkat çekti. Atakum Belediyesi tarafından 5 Aralık Dünya Toprak Günü nedeniyle ‘Sürdürülebilir Gelecek için Toprak Bilinci’ temalı panel gerçekleştirildi. Programda Ziraat Yüksek Mühendisi Ender Pekşen ‘Kara Toprak’, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Zeki Acar ‘Toprak ve İnsan’ ve Prof. Dr. Orhan Dengiz de ‘Toprak ve Tarım’ başlıklarıyla sunum yaptı. Ziraat Yüksek Mühendisi ve Fotoğraf Sanatçısı Ender Pekşen, programda ünlü halk şairi Aşık Veysel’in Kara Toprak türküsünden adını alan fotoğraf sunumu gerçekleştirdi. Pekşen’in Samsun’un kırsalını fotoğraflarla anlattığı sunum, katılımcıların beğenisini topladı. Aşık Veysel’in Kara Toprak türküsü eşliğinde köy yaşantısını anlatan kareler, seyircilere duygusal anlar yaşattı. Prof. Dr. Acar: "Yok olmadan değerini bilmek gerekir" Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Acar, ‘Toprak ve İnsan’ başlıklı sunumunda tarihten müziğe ve edebiyata toprağın toplumsal kültürdeki yerini anlattı. Prof. Dr. Acar, toprağın insanların kültürel kimliklerin oluşmasında son derece önemli olduğunu ifade ederek, "Dünyada, savaşların büyük bir kısmı toprak yüzünden çıkıyor, sadece ülkeler arası savaşlardan bahsetmiyorum. Aile içi, insanlar arası örneğin miras nedeniyle, çıkan sorunların büyük kısmının toprak yüzünden olduğunu görüyoruz. Toprak bu kadar değerli bir şey. Vatan olarak toprak dediğimiz zaman Büyük Önderimizin Kurtuluş Savaşı sırasında söylediği ‘Vatan toprağı kutsaldır, kaderine terk edilemez.’ sözü, tüm insanlara toprağın değerini anlatıyor. Ayrıca, toprakla iç içe yaşayan insanların kültürel kimliklerinin oluşumunda en belirleyici unsurlardan biridir. Toprak, var oluşumuzdan yok oluşumuza kadar bizim için değerli olan bir şey. Kaybettiğimiz zaman, değerini anlıyoruz. O nedenle toprağın kıymetini aslında yok olmadan bilmek gerekiyor" dedi. Prof. Dr. Dengiz: "Üretim ortamı elimizden gidiyor" Prof. Dr. Orhan Dengiz ise ‘Toprak ve Tarım’ başlığıyla yaptığı konuşmada, "İnsanoğlu, gıdasının neredeyse yüzde 95’ini topraktan sağlıyor. Toprak tek cümleyle, karasal ekosistemin yaşam kaynağıdır. Baktığımızda ülkemizde ve dünyada topraklarımızın hemen hemen yüzde 33’ünü bozulmuş durumda. Bir yandan da insanoğlu çoğalmakta. Dünya şu anda 7,5-8 milyar nüfusa sahip. 2050 yılına yönelik hesaplamalar yapıldığı zaman, tarım üretimini yüzde 65 artırmamız gerekir. Ülkemiz yüzölçümü bakımından 78 milyon hektara sahip ve yüzölçümüne göre dünyanın 13. büyük ülkesi. Ülkemizde 1980’li yılların sonunda 28 milyon hektara ulaşan tarım arazileri, 2016 yılı verilere göre 24 milyon hektara düşmüş. Ülkemizde her yıl tarım arazilerinden 100 bin hektar alan, amaç dışı kullanımı nedeniyle farklı kullanım alanlarına dönüşmektedir. 85 milyon nüfusumuz var, tarım arazilerimizdeki süreç daha da geriliyor. Toprak bozulması nedeniyle su kıtlığı, gıda ve besin yetmezliği yaşanıyor. Güvenilir gıdaya ulaşmadaki süreçlerden bir tanesi üretim değil midir? Üretim ortamı, elimizden gidiyor" diye konuştu.