Yerel Haberler
Samsun
15 Mart 2026 Pazar - 15:07 Samsun’da, ‘Bisiklet Bir Ulaşım Hakkıdır’ çalıştayı Samsun’da, Avrupa Birliği destekli ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda, bisikletin yalnızca bir spor aracı değil, aynı zamanda bir ulaşım hakkı olduğu hatırlatıldı. Samsun’da Ekolojik Yaşam Bisiklet Derneği (EKOBİD) tarafından Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı kapsamında yürütülen ‘Samsun Bisikletli Hakları İzleme ve Katılım Ağı’ projesi çerçevesinde çalıştay gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı programda şehirde bisikletli ulaşımın geliştirilmesi için yapılabilecek çalışmalar ele alındı. "Bisiklet sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır" Program, EKOBİD Başkanı Tanju Subaşı’nın açılış konuşması ile başladı. Bisikletin sadece bir spor aracı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Subaşı, "Bisiklet sağlıklı, çevreci ve sürdürülebilir bir ulaşım aracıdır. Samsun’da bisikletli ulaşımın gelişebilmesi için kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi büyük önem taşıyor" dedi. Çalıştayda Samsun’da bisikletli ulaşımın mevcut durumu değerlendirilirken, bisikletli güvenliği, kent içi bisiklet yolları, bisikletli hakları ve katılımcı karar alma süreçleri gibi başlıklar ele alındı. Katılımcılar görüş ve önerilerini paylaşarak şehirde bisiklet kullanımının artırılması ve daha güvenli hale getirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulundu. Çalıştayda ortaya çıkan önerilerin proje kapsamında yürütülecek izleme çalışmalarına katkı sunması hedefleniyor. Moderatörlüğünü Muhlis Dilmaç’ın yaptığı programda konuşmacı olarak yer alan Tarık Torun ise bisikletli ulaşım konusunda Türkiye ve dünyadan iyi uygulama örneklerini katılımcılarla paylaştı. Programın sonunda katılımcılar iftar programında bir araya gelerek Ramazan ayının birlik ve dayanışma ruhunu paylaştı. Çalıştaya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden Şube Müdürü Yılmaz Köksal, Samsun Büyükşehir Belediyesi’nden Şube Müdürü Yunus Cebeci, Terme Belediyesi’nden Nuri Karadeniz, İlkadım Belediyesi AR-GE Müdürlüğü’nden Sümeyye Çöl ve Gülşah Çakır, Canik Belediyesi’nden Adem Duman, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nden Dr. Kadir Tekin Ertekin ile Atakum Belediyesi’nden Elif Ceren Yılmaz ve Cansu Ergül katıldı.
Kaza süsüyle eşini ve çocuğunu öldürdükten sonra intihar eden doktor Samsun’da toprağa verildi
02 Aralık 2025 Salı - 13:41 Kaza süsüyle eşini ve çocuğunu öldürdükten sonra intihar eden doktor Samsun’da toprağa verildi Samsun’da kaza süsüyle eşini ve çocuğunu öldürdükten sonra kaldığı Elazığ Ceza İnfaz Kurumu’nda intihar eden doktor Serdar Kıyak, Samsun’da toprağa verildi. Samsun’un Bafra ilçesinde otomobilin Kızılırmak Nehri’ne uçtuğu kazada anne ile 3 yaşındaki çocuğu hayatını kaybetmiş, olaya kaza süsü veren Dr. Serdar Kıyak ise tutuklanmıştı. Bafra Kapalı Cezaevinde kendini asarak intihar teşebbüsünde bulunan ve ardından Elazığ Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edilen Kıyak, burada intihar etti. Akabinde Samsun’a getirilen Dr. Kıyak’ın cenazesi Büyük Cami’de kılınan cenaze namazının ardından Derecik Mezarlığı’na defnedildi. Olayın geçmişi Olay, 12 Eylül 2025 tarihinde Samsun’un Bafra ilçesi Asarkale mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Dr. Serdar Kıyak’ın kullandığı otomobil, yaklaşık 30 metre yükseklikten Kızılırmak Nehri’ne uçtu. Araçtan atlamayı başaran Serdar Kıyak, hafif yaralı olarak kurtuldu. Ancak araçta bulunan eşi Gülşah Karaman Kıyak ile 3 yaşındaki çocukları otomobille birlikte suya gömüldü. Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye dalgıcı tarafından anne ve çocuğun cansız bedenleri sudan çıkarıldı. Diğer gün anne ve oğlu son yolcuğuna uğurlanmış, cenaze töreninde baba Serdar Kıyak bebeğinin battaniyesine sarılarak ağlamış ve "Oğlum" diye feryat etmişti. Olayın ardından ekiplerin yaptığı inceleme ve soruşturma neticesinde, gözaltına alınan Dr. Serdar Kıyak’ın 16 Eylül 2025 günü çıkarıldığı Bafra Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince ’Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme ve çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak altsoya karşı tasarlayarak kasten öldürme’ suçlarından tutuklanmasına karar verilmişti. Tutuklanarak Bafra Kapalı Cezaevine gönderilen Kıyak, kendini asarak intihara teşebbüs etmesinin ardından Elazığ Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na sevk edildi. Kıyak, Elazığ’daki cezaevinde intihar etti.
Samsun’da 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırıyla ilgili 7 kişi adliyeye sevk edildi
02 Aralık 2025 Salı - 12:34 Samsun’da 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırıyla ilgili 7 kişi adliyeye sevk edildi Samsun’da 1’i ağır 2 kişinin yaralandığı silahlı saldırıyla ilgili gözaltına alınan 7 kişi adliyeye sevk edildi. Olay, Canik ilçesi Gaziosmanpaşa Mahallesi’nde pazar günü meydana geldi. 4 motosikletle olay yerine gelen saldırganların 2 ayrı tabancayla ateş açması sonucu Kadirhan Y. (20) ile Yusuf İ.Ç. (18) yaralandı. Saldırıda yaralanan 2 genç, ambulanslarla Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kadirhan Y.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu öğrenilirken, kurşunların bina giriş kapısına, ayakkabı dükkanının vitrin camına ve gençlerin üzerinde oturdukları motosiklete de isabet ettiği belirlendi. Polis, yaptığı araştırmada silahlı saldırı olayına 1’i yaşı 18’den küçük, 7 kişinin karıştığını tespit etti. Kavganın devamı olarak olay yerine 4 motosiklet ile gelen saldırganların silahlı saldırı düzenleyip kaçtıkları ortaya çıktı. Olaya karışan E.İ. (22), A.S. (24), K.R. (18), Y.S. (26), S.E.Ç. (18), G.S. (20) ve 15 yaşındaki B.S., Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ve Canik İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. 15 yaşındaki çocuk, Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. Cinayet Büro Amirliği’ndeki sorgulanması tamamlanan 6 kişi ile çocuk polisindeki işlemleri tamamlanan 1 çocuk ile birlikte toplam 7 kişi bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi.
Başkan Kurnaz: "Maksat hayvan sevmek değil, siyaset yapmak"
02 Aralık 2025 Salı - 12:30 Başkan Kurnaz: "Maksat hayvan sevmek değil, siyaset yapmak" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, geçen günlerde telef olan 9 köpek hakkında açıklamada bulunan CHP’li meclis üyelerine tepki göstererek, "Maksat hayvan sevmek değil, siyaset yapmak" dedi. Geçen günlerde İlkadım ilçesinin Kadamut Mahallesi’nde 9 köpek bir çöp konteynerinde telef olmuş halde bulunmuştu. Konu hakkında hem valilik hem de savcılık tarafından başlatılan soruşturma sürerken, köpeklerden alınan örnekler de adli tıp kurumunda incelemeye alındı. 5 gündem maddesinin görüşüldüğü İlkadım Belediye Meclisi Aralık Ayı Toplantısı’nda konuyu meclise taşıyan CHP’li meclis üyeleri, "Sorumlular bulunsun" yazılı afiş göstererek, köpeklerin neden öldüğünü sordular. Başkan İhsan Kurnaz da yaptığı açıklama ile iddialara cevap verdi. "Maksat hayvan sevmek değil, siyaset yapmak" Konunun CHP’liler tarafından siyaset malzemesi yapıldığına dikkat çeken Başkan İhsan Kurnaz, "Muhalefetin açıklamalarını esefle dinledim. Uzun süredir birbirimizi tanıyoruz. Nasıl gayret ettiğimizi siz de biliyorsunuz. Üzülerek şunu gördüm ki; maksat hayvan sevmek değil, siyaset yapmak. Orada 9 canımızın görüntüsü sizden fazla beni üzdü. Gördüm ki maksat hayvanları korumak değil. Maksat, ‘böyle bir şey yakaladık, bunun üstüne çullanalım, bunun üstünden siyaset yapalım.’ Bu hayvanlara hiçbir katkı sağlamaz. 17 ilçe içerisinde sokak hayvanlarını soğuktan, açlıktan, perişan olmaktan kurtaralım diyen bir belediyeyiz. 20 gün önce meclis üyeleri barınağa götürüldü. Oradaki şartları gördüler. Biz mükemmel bir şey yaptık demedik. Yeni başladık. İlgili kurumlar hayvan misafir etmeye başlayabileceğimizi söylediler, biz de başladık. Eksiklerimiz olabilir, çünkü tecrübemiz yok. Ama bu hayvanlarımız için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Hayvanlarımızı sokaklarda sefil olmaktan kurtaracağız. Eksiklerimizi de tamamlayacağız. Bunlar konuşuldu. Ancak o gün sanki burada bir hayvan katliamı yapılıyor gibi göstermek, insanları oraya toplayıp bir basın açıklaması yapmak beni çok üzmüştür. Benim olduğum yerde hiçbir canlıya kimsenin zarar veremeyeceğini siz de benim kadar biliyorsunuz. Siyaseten bunu yaptınız ve buna çok üzüldüm" diye konuştu. "Hayvanları SBB barınağına sevk ettik, rehabilite çalışmalarının ardından geri alacağız" Barınaktan kaçan hayvanların olduğunu ve barınakta gerekli yenilikleri yapmak için kurumların görüşleri neticesinde yenileme çalışmaları başlattıklarını belirten Kurnaz, "Bu görüntüler tabii ki hoş değil. Eğer personelimizden kaynaklı bir ihmal olmuşsa, valilik ve savcılık olayı soruşturuyor. Bu soruşturmalar bittiğinde hepsini bir araya getireceğiz. Kimin ne ihmali varsa sonunu kadar onun cezasını çekecektir. Asla buna müsamaha etme durumu söz konusu değildir. Sanki burada sistemli bir şekilde hayvanlara kötü muamele yapılıyormuş gibi lanse etmek doğru değil. Oraya getirdiğimiz hayvanlara gözümüz gibi bakıyoruz. Biz o hayvanları işkence yapalım diye mi topluyoruz oraya? Böyle bir şey mümkün mü. Hayvanlara mama aldık. Her sokak hayvanı yem yemiyor diye mama veriyoruz. Veterinerlik ve üniversitenin ilgili fakültesinin önerileri ile yeniden bir rehabilitasyon çalışması başlattık. Hayvanlarımızı SBB barınağına sevk ettik. Yakın zamanda 1 ay içerisinde tamamlayıp, tekrardan hayvanlarımızı misafir etmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Meclis, 5 maddenin ilgili komisyonlara sevk edilmesinin ardından sona erdi.
Vücudu köpek tarafından parçalanan Yunus enfeksiyonu atlattı, kolunu rahatça kullanmaya başladı
02 Aralık 2025 Salı - 12:18 Vücudu köpek tarafından parçalanan Yunus enfeksiyonu atlattı, kolunu rahatça kullanmaya başladı Samsun’da geçen yaz bir köpeğin saldırısı sonucu omzunun bir bölümü kopan 11 yaşındaki Yunus Aksoy, aylar süren tedavi ve enfeksiyonla mücadelenin ardından yeniden sağlığına kavuştu. Derin doku enfeksiyonu nedeniyle kolunu kullanamayan ve felç riski bulunan Yunus, başarılı cerrahi müdahaleler ve antibiyotik tedavisiyle iyileşti. Samsun’da köpek saldırısında omzunun bir bölümü kopan 11 yaşındaki Yunus Aksoy, geçirdiği operasyonlar ve uzun süren tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Yaklaşık 6 hafta süren antibiyotik tedavisiyle enfeksiyonu atlatan Yunus, kolunu yeniden rahatlıkla kullanmaya başladı. Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Beyhan Bülbül ve ortopedi doktorlarının uyguladığı tedavi sayesinde yeniden şifa bulan Yunus, kendisini iyileştiren doktorlara teşekkür etti. "Ek bir komplikasyon gelişmedi ve enfeksiyonu atlatmış durumda" Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Beyhan Bülbül, Yunus hakkında bilgi vererek, "Yunus, sağ omzunda derin doku enfeksiyonu gelişen köpek ısırığı şikâyetiyle bize başvurmuştu. Ortopedi bölümü yara yerine ameliyathane şartlarında müdahale etti, temizledi. Yara alanı oldukça enfekte görünüyordu. Yara kültüründe dirençli bir mikroorganizma üredi. Altı haftalık antibiyotik tedavisinin ardından yara tamamen iyileşti. Yunus şu anda okuluna devam ediyor. Ek bir komplikasyon gelişmedi ve enfeksiyonu atlatmış durumda. Herhangi bir şikâyeti de yok" dedi. "Voleybol oynamaya başladı" Yunus Aksoy ise saldırı sonrası yeniden sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını aktararak şunları söyledi: "Şu an durumum çok iyi. Arkadaşlarımla oyun oynayabiliyorum. Voleybol maçlarına gidiyoruz. Omzum iyileşti; yazı yazabiliyorum, ders yapabiliyorum. Okul voleybol takımımla Çarşamba ilçe birincisi olduk. Kendimi çok iyi hissediyorum. Arkadaşlarımla yeniden birlikte olduğum için çok mutluyum." Olayın geçmişi 25 Temmuz Cuma günü meydana gelen olayda Yunus Aksoy, arkadaşının evinin önünde top oynadıktan sonra bisikletiyle evine dönerken sahipli bir köpeğin saldırısına uğramıştı. Köpek, kaçmaya çalışan çocuğu önce kalçasından, ardından sırtından ve son olarak da omzundan ısırmıştı. Saldırı sırasında Yunus’un omzundaki et parçasının koptuğu ve çocuğun ağır yaralandığı ifade edildi. Olay sonrası Yunus önce Çarşamba Devlet Hastanesi’ne kaldırılmış, akabinde ise Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştı.
‘Gelecek 10 yılda 7,7 milyon kişi HIV’den ölebilir’
02 Aralık 2025 Salı - 11:40 ‘Gelecek 10 yılda 7,7 milyon kişi HIV’den ölebilir’ Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, dünyada gelecek 10 yıl içerisinde 7,7 milyon kişinin HIV enfeksiyonundan öleceğinin tahmin edildiğini söyledi. İnsan bağışıklık yetmezliği virüsünün (HIV) dünyada ciddi sağlık problemi olmaya devam ettiğini açıklayan Prof. Dr. Mustafa Sünbül, dünyada 2020 yılı itibarıyla 1,8 milyonu çocuk olmak üzere 38 milyon HIV hastasının olduğu tahmin edildiğini, bu hastaların yaklaşık 5’te birinin maalesef hasta olduğunu bilmediğini kaydetti. Dünyanın hemen her ülkesinde HIV’in görüldüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Sünbül, "Hastalığın ilk tespit edildiği günden bu güne kadar 75,7 milyon kişi hastalığa yakalanmış ve bunlardan 32,7 milyonu ölmüştür. Geçtiğimiz yıl 690 bin kişi HIV enfeksiyonundan hayatını kaybetmiştir. Diğer yandan yine aynı yıl 1,5 milyon kişi hastalığa yakalanmıştır. Dünyada her gün 4 bin 500 kişiye hastalık bulaşmaktadır ve bunların da yüzde 59’u sahra altı Afrika’da yaşamaktadır. Gelecek 10 yıl içerisinde 7,7 milyon kişinin HIV enfeksiyonundan öleceği tahmin edilmektedir. HIV hastalığı bağışıklık sistemini etkileyerek bulaştığı kişiyi enfeksiyonlara ve kanserlere karşı savunmasız hale getirir. Virüs bağışıklık sisteminin hücrelerini bozup harap ettiği için hastaların bağışıklık sistemi çöker. Hastalık yıllar içerisinde ilerleyerek AIDS aşamasına geçer. Hastaların HIV aşamasından AIDS kliniğine gelmesi yaklaşık 2-15 yıl sürmektedir. AIDS dönemi bazı kanserlerin ve ‘fırsatçı’ diye tanımlanan diğer enfeksiyonların tabloya eklendiği ileri aşamadır" dedi. "Grip benzeri bulgular görülebilir" HIV semptomlarının enfeksiyonun aşamasına göre değiştiğini ifade eden Liv Hospital Samsun Enfeksiyon ve Mikrobiyoloji Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sünbül, "Hastalık mikrobu kişiye bulaştıktan birkaç hafta sonra ya hiçbir belirti olmaz veya ateş, baş ağrısı, ciltte döküntü ve boğaz ağrısı gibi grip benzeri bulgular ortaya çıkar. Daha sonra enfeksiyon ilerler ve bağışıklık sistemi gittikçe zayıflar. Lenf bezlerinde şişme, kilo kaybı, ateş, ishal ve öksürük başlar. Tedavi edilmeyen hastalarda ise verem, menenjit, ciddi diğer enfeksiyonlar ve kanserler ortaya çıkar" diye konuştu. "Gebelikte anneden bebeğe de geçebiliyor" Bulaşma yolları ve risk gruplarından da bahseden Prof. Dr. Sünbül, "HIV hasta kişinin kan, süt, semen gibi vücut sıvıları ile bulaşır. Gebelikte anneden bebeğe geçer. Hasta kişi cinsel partnerine bulaştırır. Korunmasız ilişkide bulunanlar, damar içi uyuşturucu kullananlar, hastalık virüsünü taşıyan kişinin kan veya organının verildiği kişiler, steril olmayan aletlerle vücuduna dövme gibi uygulamalar yaptıranlar risk altındadır. Sifiliz, bel soğukluğu gibi cinsel yolla bulaşan hastalığı olanlarda risk artmaktadır. Ayrıca kaza ile hasta kişiye kullanılan iğnenin batması sonucu sağlık çalışanlarına da hastalık bulaşabilmektedir" şeklinde konuştu. "Aynı gün sonucu çıkan testle tanı konabilir" Prof. Dr. Mustafa Sünbül, hastalığın tanı ve tedavisi hakkında ise şunları söyledi: "Günümüzde HIV tanısı aynı gün sonuçlanan testlerle konulabilmektedir. Bu ise erken tanı ve tedaviyi kolaylaştırmaktadır. Hastalık mikrobu alındıktan sonraki ilk 28 gün içerisinde antikor pozitif olur. Tanı testleri vücutta gelişen antikoru tespit eder. İlk basamak testi pozitif çıkan hastanın doğrulama testi yapılmalıdır. Ayrıca HIV’in genetiğini (HIV-RNA) tespit eden ve daha erken hastalık tanısını koymaya yarayan pahalı testler de vardır. Ancak bu test daha çok tedavinin takibinde kullanılmaktadır. HIV hastalığında erken tanı ve erken tedavi çok önemlidir. Günümüzde hastalık değişik tedavi rejimleri ile tedavi edilebilmektedir. Bu tedaviler virüsün çoğalmasını engellemekte, böylece hastanın bağışıklık sisteminin düzelmesine ve güçlenmesine yardım etmektedir. Sonuçta virüsün bulaştığı kişinin (konak) bağışıklık sistemi fırsatçı enfeksiyonlar ve kanserle mücadele kapasitesini yeniden kazanmaktadır. Yapılan çok sayıda çalışmaya rağmen hastalık için henüz etkili bir aşı geliştirilememiştir."
Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesi’nin 10 bin kitaplık mirası bilim dünyasına kazandırıldı
02 Aralık 2025 Salı - 11:04 Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesi’nin 10 bin kitaplık mirası bilim dünyasına kazandırıldı Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesi’nde yer alan yaklaşık 10 bin eser, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) tarafından desteklenen proje kapsamında bilimsel yöntemlerle incelenerek literatüre kazandırıldı. Proje, hem kapsamlı bir akademik kitap ortaya çıkardı hem de binlerce eserin araştırmacılara dijital erişime açılmasını sağladı. OMÜ tarafından desteklenen "Kültürel Miras Değerinde Olan Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesinin Sosyal Bilimler Literatürüne ve Samsun’a Kazandırılması" başlıklı proje başarıyla tamamlanmış ve iki önemli çıktı kamuoyuyla paylaşıldı. Proje, OMÜ Bölgesel Kalkınma ve Stratejik Araştırmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Ladik Akpınar Fen Lisesi Müdürlüğü arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütüldü. Projenin yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Cuma Yıldırım üstlenmiş; Prof. Dr. Nuray Ertürk Keskin, Prof. Dr. Ahmet Mutlu, Doç. Dr. İlyas Sucu, Doç. Dr. Aslı Yönten Balaban ve Doç. Dr. Hakkı Göker Önen araştırmacı olarak görev aldı. Kataloglama çalışmalarına OMÜ Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanlığından Nagehan Sarıoğlu uzmanlık desteği vermiş; araştırma Ladik Akpınar Fen Lisesi’nde yürütüldü. Eser, Köy Enstitüleri’nin düşünsel mirasını günümüze taşıyan nitelikli bir kaynak Proje kapsamında Samsun Ladik Akpınar Köy Enstitüsü Kütüphanesi’nde yer alan yaklaşık 10 bin eser bilimsel yöntemlerle incelenmiş ve bu çalışma sonucunda kapsamlı bir akademik eser kitap olarak yayımlandı. Kitap, Akpınar Kütüphanesi’nin raflarından yola çıkarak Cumhuriyet’in bilgiyle kurduğu ilişkiyi, köy enstitülerinin eğitim vizyonunu ve bu vizyonun tarım, çevre, sanat, sosyoloji, siyaset bilimi, kalkınma ve modernleşme gibi alanlara uzanan çok katmanlı etkilerini ele alıyor. Alanında uzman akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan bu eser, köy enstitülerinin düşünsel mirasını günümüze taşıyan nitelikli bir kaynak niteliği taşıyor. 9 bin 479 eser, araştırmacıların kullanımına sunulmak üzere erişime açıldı. Projenin ikinci çıktısı olarak kütüphane koleksiyonunun ayrıntılı biçimde kataloglanması tamamlanmış ve toplam 9 bin 479 eser, araştırmacıların kullanımına sunulmak üzere Ladik Akpınar Fen Lisesi’nin web sayfası üzerinden erişime açıldı. Bu proje ile köy enstitülerinin bilgi birikiminin görünür kılınması, Samsun’un kültürel mirasına katkı sunulması ve sosyal bilimler alanında yeni araştırmalara ilham verilmesi amaçlanıyor.
OMÜ yönetimi Çarşamba’da iş birliği için sahada: "Kampüs yatırımları planlandığı gibi ilerliyor"
02 Aralık 2025 Salı - 10:37 OMÜ yönetimi Çarşamba’da iş birliği için sahada: "Kampüs yatırımları planlandığı gibi ilerliyor" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, üniversite üst yönetimiyle birlikte Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette hem üniversite–belediye iş birliği olanakları değerlendirildi hem de Mustafa Kemal Güneşdoğdu Kampüsü’ndeki devam eden inşaatlar yerinde incelendi. Rektör Aydın ve beraberindeki Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ayşe Pınar Sumer, Prof. Dr. Alper Kesten, Prof. Dr. Çetin Kurnaz ile Genel Sekreter Prof. Dr. Erhan Burak Pancar; kampüsteki projelerin tamamlanması, ortak çalışma alanlarının geliştirilmesi ve ilçedeki üniversite varlığının güçlendirilmesine ilişkin Başkan Dündar’la görüş alışverişinde bulundu. Heyete daha sonra İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Onur Bekiroğlu ve akademisyenler de katıldı. Kampüsteki sosyal yaşam yatırımları incelendi Ziyaretin ardından heyet, kampüs içinde yapımı süren Sosyal Tesisler, Kültür Merkezi ve çeşitli sosyal alanların inşaatlarını yerinde inceledi. Çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi alan Rektör Aydın, projelerin takvime uygun ilerlediğini belirterek memnuniyetini dile getirdi. İncelemelerde, kampüsün öğrenciler için daha modern, yaşanabilir ve donanımlı bir eğitim alanına dönüştürülmesine yönelik adımlar değerlendirildi. Karşılıklı destek vurgusu Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, ilçedeki yerleşkeler ve öğrenci yaşamının güçlendirilmesi için üniversite ile uyumlu şekilde çalışmayı sürdüreceklerini ifade etti. Rektör Aydın ise belediyenin desteğinin kampüs yatırımları ve bölgesel gelişim açısından önem taşıdığını vurguladı. Ziyaret, karşılıklı iş birliği mesajları ve iyi niyet temennileriyle sona erdi.
Samsun’da 2026 Şap Aşılama Programı başladı
02 Aralık 2025 Salı - 10:32 Samsun’da 2026 Şap Aşılama Programı başladı Samsun’da 2026 yılı Şap Aşılama Programı 1 Aralık itibarıyla başlarken, büyükbaş hayvan sevklerinde SAT 1 serotipli şap aşısı zorunlu hale getirildi. İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, yetiştiricilere mağduriyet yaşamamaları için aşılarını zamanında yaptırmaları çağrısında bulundu. Samsun’un 2026 yılı Şap Aşılama Programı üç dönem halinde uygulanacak. Programın ilk dönemi 1 Aralık 2025’te başlayıp 31 Ocak 2026’da sona erecek. Konuya ilişkin açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Kemal Yılmaz, şap hastalığının hem uluslararası hayvan ticaretini hem de yetiştiricilerin ekonomisini etkileyen, çift tırnaklı hayvanlarda görülen oldukça bulaşıcı bir viral hastalık olduğunu belirtti. Yılmaz, hastalıktan korunmada aşılama çalışmalarının büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Bu hastalığa sığır, manda, koyun, keçi ve domuzların yanı sıra yabani çift tırnaklı hayvanlar da duyarlıdır. 2025 yılı içerisinde 19 Haziran’dan itibaren SAT 1 tipi şap hastalığına karşı aşılama çalışmalarına başlanmış ve toplam 349 bin 131 büyükbaş hayvan aşılanmıştır. 1 Aralık 2025 itibarıyla iller arası büyükbaş hayvan sevklerinde, iki aylıktan küçük buzağılar hariç, SAT 1 serotipli şap aşısı yapılmamış hayvanlara Veteriner Sağlık Raporu düzenlenmeyecektir. Sevk için hayvanların son 6 ay içinde aşılanmış olması ve aşılama üzerinden en az 21 gün geçmiş bulunması gerekmektedir. Üreticilerimiz mağduriyet yaşamamak adına aşılarını mutlaka yaptırmalıdır. 5996 sayılı Kanun gereğince aşı yaptırmayan yetiştiriciler hakkında 2025 yılı için 105 bin 274 TL idari para cezası uygulanacaktır" dedi. Aşılama programının ilçe tarım ve orman müdürlüklerince yürütüleceği bildirildi. Üreticilerin SAT 1 tipi şap aşılarını zamanında yaptırmaları ve detaylı bilgi için il ve ilçe müdürlüklerine başvurmaları istendi. Yetiştiricilerin göstereceği ilginin, Samsun’da şap hastalığıyla mücadeleyi kolaylaştıracağı vurgulandı.