Yerel Haberler
Samsun
17 Mart 2026 Salı - 14:53 12 yıldır bitmeyen konut çilesi: Hak sahipleri tapu bekliyor Samsun’da 2010 yılında ihalesi tamamlanan ve 136 daire ile 11 dükkandan oluşan binadan ev satın alan vatandaşlar, aradan geçen 12 yıla rağmen ne tapularına ne de dairelerine kavuşabildiklerini belirterek mağduriyet yaşadıklarını dile getirdi. Hak sahipleri ayrıca bazı dairelerin sözleşme ve inşaatçı ipoteği yöntemiyle birden fazla kişiye satıldığını öne sürdü. Arsası Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan Baruthane Mahallesi’ndeki Haznedar Konakları’nın ihalesi 2010 yılında yapıldı. 12 yıl önce büyük oranda tamamlanan konutlarda birçok taşeron firma işi bırakırken, mağdurlar dairelerine kavuşamadıkları için zaman zaman çeşitli eylemler yaptı. Son olarak mağdur olduğunu iddia eden Birkan İpoğlu, binaya pankart asarak duruma tepki gösterdi. Yapıdan 8 daire almak için anlaştığını ve şu anda da dairede kaldığını ifade eden İpoğlu, "İhale 2010’da yapıldı. 4 bölge müdürü emekli oldu, yine de bitmiyor. Hakkımı vakfetmiyorum, etmeyeceğim. Gitmediğimiz yer kalmadı, mağduruz" yazılı pankartı asarak tepkisini dile getirdi. "Sözleşmemde 8 daire olarak anlaştık, inşaatçı ipoteğiyle gönderilmek isteniyoruz" İnşaatın büyük bölümünü yapan taşeronlardan biri olduklarını belirten Birkan İpoğlu, "2018’de taşeron olarak bu inşaata başladık. Benim gibi 30 taşeron daha var. O dönemki müteahhit, Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nden hak ediş karşılığı tapuları alıp bize vereceğini söyledi. 25 tapu alındı ve dağıtıldı. Bize ise ‘bugün, yarın’ denilerek oyalandık. 8 yıldır kendi öz kaynaklarımla binaya yatırım yaptım. Borçlanma sonucu binaya tedbir kararı getirildi. İnşaatçı ipoteği ile bizi garanti altına alacaklarını söylediler. İpotekleri yaptık, o dönemde para değerliydi. Enflasyona göre şu anda o para pul oldu. Benim sözleşmemde buradan 8 daire alma anlaşmam var. Dairelerimiz verilmeden, inşaatçı ipoteğimiz gerekçe gösterilerek bugünün parasıyla 8-10 milyon TL ödenip buradan çıkarılmak isteniyoruz. 4 dairemde şu anda ailemiz oturuyor. İş güvenliği bahanesiyle binanın elektrik, su ve doğalgazı da kapatıldı. 13 hane daha burada kalıyor. Arazi Vakıfların. 2018’den sonra asıl müteahhit vefat edince mahkeme kayyum atadı. Dava süreci devam ediyor" dedi. Binanın şu anda bakımsız olduğunu, istinat duvarının sağlam yapılmadığını ve sorunların giderilemediğini dile getiren İpoğlu, "Binanın arazi sahibi Vakıflar Bölge Müdürlüğü. Ana firmadan yüzde 98 iş bitirme, yani geçici kabul işlemi yaptık. Yüzde 2’lik tamamlanmayan kısım var. Binanın bir cephesi Amisos Tepesi’ne bakıyor. 11 dükkânın arkasında drenaj hatası var. İstinat duvarı eğreti yapıldı. İnce çıtaların üzerine betopan geçirildi. Orada yüzlerce aile yaşayacak. O duvar patlasa can kaybı olmaması mümkün değil. Bu haksızlıklara tepki göstermek için pankart astım. Yetkililerden destek bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum" Binanın 8’inci katından 6 yıl önce daire aldığını ancak dairenin kendisinden önce ve sonrasında başkalarına da satıldığını ve mahkeme sürecinin devam ettiğini belirten Nermin Çapkın ise "Bu binanın güzel görünüşüne aldandık. 8’inci katta bir daireyi beğendik ve 2020’de aldık. ‘Bugün, yarın teslim olacak’ derken öğrendik ki bizden önce aynı daire başka birine daha satılmış. Tapu verilme işlemi de ‘bugün, yarın’ denilerek ertelendi. 6 yıldır ne tapumuz var ne de bina tamamlanmış durumda. Mahkeme devam ediyor. Herkes gibi biz de mağduruz. Dairemi ne kiraya verebiliyorum ne oturabiliyorum ne de satabiliyorum. Elektrik, su, doğalgaz yok. Şu anda da kirada oturuyorum. Her türlü mağduruz" diye konuştu. Diğer hak sahipleri, satın aldıkları dairelerin birden fazla kişiye satıldığını ve mahkeme sürecinin sürdüğünü belirtti. Vakıflar Bölge Müdürlüğü ise konu hakkında açıklamada bulunmazken, kayyum ile hak sahibi olduğunu iddia eden diğer taraflar arasında mahkeme süreci devam ediyor.
17 Mart 2026 Salı - 13:23 Hayvancılara kritik uyarı: Kuzu ve buzağı bakımında ilk saatler hayati önemde Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, hayvancılık işletmelerinde verimliliğin artırılması, sürü sağlığının korunması ve yavru kayıplarının en aza indirilmesi amacıyla yetiştiricilere yönelik önemli uyarılarda bulundu. Yetkililer, kuzular ve buzağıların doğumdan itibaren uygun bakım, besleme ve sağlık uygulamalarıyla yetiştirilmesinin hem hayvan sağlığı hem de işletme verimliliği açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Doğum sonrası ilk saatlerin kritik öneme sahip olduğuna dikkat çekilerek, hayvanların ağız ve burunlarının temizlenmesi, göbek kordonunun uygun şekilde kesilip dezenfekte edilmesi ve sıcak, kuru ve cereyansız bir ortamda tutulmasının yaşamsal önem taşıdığı belirtildi. Yavrunun kısa sürede ayağa kalkarak annesini emmesi ve gerekli durumlarda desteklenmesi gerektiği aktarıldı. Doğum ağırlığı, doğum tipi, annenin yaşı ve beslenmesi, cinsiyet ve mevsim gibi faktörlerin hayatta kalma şansını etkilediği bildirildi. Ağız sütü (kolostrum) uygulamasının bağışıklık sistemini güçlendirmede vazgeçilmez olduğuna işaret edildi. Buzağı ve kuzuların doğum sonrası ilk 2 saat içinde ağız sütü almasının zorunlu olduğu, ilk 24 saatte canlı ağırlığının yaklaşık yüzde 10’u kadar verilmesi gerektiği kaydedildi. Fazla doğum yapmış sağlıklı annelerden kolostrum sağılarak uygun şekilde saklanabileceği ve gerektiğinde yavrulara vücut ısısında verilmesi gerektiği hatırlatıldı. Beslenme sürecinde ise buzağıların ve kuzuların ilk haftalarda anne sütü ile beslenmesi, sonraki haftalarda süt ikame yemleri veya başlangıç yemleri ile desteklenmesi önerildi. Temiz ve taze içme suyunun sürekli sağlanması, yem kaplarının ve barınak ortamının düzenli temizlenmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, yavrular doğum ağırlığının en az 3–4 katına ulaşmadan sütten kesilmemeli. Barınak koşullarının temiz, kuru ve iyi havalandırılmış olması, altlıkların düzenli değiştirilmesi ve aşırı kalabalıktan kaçınılmasının hastalık riskini azalttığı ifade edildi. Sağlık kontrollerinde iştah, hareketlilik ve dışkı durumunun takip edilmesi, ishal, halsizlik, öksürük veya solunum güçlüğü gibi belirtilerde vakit kaybetmeden veteriner hekime başvurulması gerektiği bildirildi. Aşılama programlarının bölgesel riskler ve veteriner hekim önerilerine göre uygulanması gerektiği kaydedildi. Enterotoksemi, şap, koyun-keçi vebası (PPR), koyun çiçeği ve buzağılarda septisemi gibi hastalıklara karşı aşıların uygun yaşlarda yapılması gerektiği belirtildi. İç ve dış parazitlere karşı düzenli koruyucu uygulamaların önemine dikkat çekildi. Yetkililer, tüm bakım ve sağlık uygulamalarının düzenli kayıt altına alınmasının sürü yönetimi ve hastalıkların erken teşhisi açısından kritik olduğunu vurguladı. Ayrıca, buzağı ve kuzu gibi tüm yavruların doğumdan itibaren en geç sırasıyla 6 ve 12 aylık yaşa kadar kimliklendirilmesi gerektiği hatırlatıldı.
17 Mart 2026 Salı - 13:05 ’Bayramda aşırı tatlı tüketmek bağırsak sağlığını riske atabilir’ Bayram sofralarının vazgeçilmezi tatlıların kontrolsüz tüketimi, sağlık sorunlarını beraberinde getirebilir. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Esra Tutal, özellikle kısa sürede fazla miktarda tatlı tüketiminin bağırsak sağlığını riske atarak bayram sevincini gölgeleyebileceğini söyledi. Liv Hospital Samsun Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Esra Tutal, bayramda tatlı tüketiminde dikkat edilmesi gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu. Bayramda tatlı tüketiminin artabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Tutal, "Ramazan Bayramı denilince akla ilk gelen oruçlu geçirilen bir ayın ardından afiyetle tüketilecek birbirinden leziz tatlılar, börekler ve et yemekleridir. Bayramda alışılmışın dışında yapılan bu beslenme değişikliği herkesi etkilese de özellikle şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalığı ya da böbrek hastalığı gibi kronik hastalığı olan kişilerde sağlık üzerinde olumsuz etkiler yapar. Bayram ziyaretlerinde şeker oranı yüksek hamur işleri, bol şekerli veya mısır şurubu ile tatlandırılmış tatlılar, aşırı tuzlu et yemekleri kan şekerinde aşırı yükselmeler ve düşmelere, tansiyonda yükselme, göğüs ağrısı gibi problemlere yol açabilmektedir. Ayrıca kısa sürede fazla miktarda tatlı tüketilmesi bağırsak enfeksiyonu, ishal, bulantı, kusmaya neden olarak bayramı kabusa çevirebilir" dedi. "Bayram sabahı sağlıklı kahvaltı önemli" Bayram sabahı kahvaltının önemini vurgulayan Uzm. Dr. Tutal, "Bayram sabahı güne kızartma, börek gibi ağır yiyeceklerden ziyade peynir, zeytin, sebze gibi yiyeceklerden oluşan bir kahvaltı ile başlamak uygun olacaktır" şeklinde konuştu. "Tatlı porsiyonları küçük tutulmalı" Bayramda tatlı porsiyonlarının küçük tutulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Tutal, "Birçok evde bayram tatlıları çoktan yapıldı, porsiyonlarımızı küçük tutarak bayram ziyaretlerinde ikram edilen her tatlıyı yememek daha faydalı olacaktır. Tüketilen çay ve kahveyi azaltarak ve mümkünse şekersiz içerek, öğünleri tatlı veya böbrek gibi yiyecekler nedeniyle atlamayarak ve yeterli miktarda su tüketerek bayram dönemi rahat bir şekilde geçirilebilir" ifadelerini kullandı. "Kronik hastalar dikkat etmeli" Bayramda kronik hastaların beslenme düzenine ve sağlık durumlarına dikkat etmesi gerektiğini dile getiren Uzm. Dr. Tutal, "Hastalarımız beslenmeyi özellikle dikkatlice yaparak, sağlık durumlarını önemsemeli. Ayrıca kronik hastaların bu yoğun dönemde ilaç tedavilerini aksatmamaları da büyük önem taşır" dedi.
Doğudan batıya yeşil dönüşüm için güç birliği
25 Kasım 2025 Salı - 12:32 Doğudan batıya yeşil dönüşüm için güç birliği Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) liderliğinde, Romanya TSO ortaklığı ile yürütülecek Avrupa Birliği hibe destekli, yaklaşık 170 bin euro bütçeli, "Sustainability Bridge from East to West / Doğudan Batıya Sürdürülebilirlik Köprüsü" projesinin sözleşmesi Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi’nde imzalandı. Proje kapsamında karbon emisyon ölçümleri, sürdürülebilirlik analizleri, çalıştaylar, danışman yetiştirme programı, Türkiye ve Romanya’da çalışma ziyaretleri ve ikili iş görüşmelerinden oluşan kapsamlı faaliyetler gerçekleştirilecek. Avrupa Birliği’nin karbon emisyonlarının azaltılması politikalarına uyumu desteklemeyi, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamındaki sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin farkındalıklarını ve uyum kapasitelerini artırmayı hedeflemek amacıyla Samsun TSO tarafından hazırlanan, "Sustainability Bridge from East to West / Doğudan Batıya Sürdürülebilirlik Köprüsü" projesinin protokolü Hazine ve Maliye Bakanlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi’nde düzenlenen törenle imzalandı. Ayrıca, Türkiye–Romanya odaları arasında sürdürülebilirlik odaklı bir iş birliği ağı oluşturulması da planlanan protokole imzayı projenin liderliğini yürütecek Samsun TSO adına Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ve Genel Sekreter Süleyman Karabük imza attı. Adana Sanayi Odası’nın da ortak olarak yer alacağı Avrupa Birliği hibe destekli, toplam 168 bin 618,85 Euro bütçeli proje 15 Ocak 2026 tarihinde başlayacak ve 15 ay sürecek. İş birliği ağı kurulacak Protokol töreninde proje hakkında açıklamalarda bulunan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, "Bugün imzasını attığımız proje, AB’nin karbon emisyonlarının azaltılması politikalarına uyumu desteklemeyi, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamındaki sektörlerde faaliyet gösteren KOBİ’lerin farkındalıklarını ve uyum kapasitelerini artırmayı hedefliyor. Ayrıca Türkiye–Romanya odaları arasında sürdürülebilirlik odaklı bir iş birliği ağı oluşturulacak. Proje kapsamında ise, 20 KOBİ’nin karbon emisyon ölçümleri, analizleri ve eylem planları hazırlanacak, SKDM sektörlerinde mevcut durum analizi ve yol haritası oluşturulacak. Bunun yanı sıra düzenleyeceğimiz çalıştaylarla, Türkiye-Romanya İş Forumu’yla farkındalık artırılacak. Proje kapsamında sürdürülebilirlik danışmanları da yetiştirilecek" dedi. Murzioğlu: "Yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz" KOBİ’lerin yeşil dönüşüm sürecine öncülük ettiklerini kaydeden Salih Zeki Murzioğlu "Bugün burada, Samsun’un ve bölgemizin geleceğini birlikte inşa etmek adına çok anlamlı bir adıma imza attık. Şehrimiz, lojistik, üretim ve ihracat kapasitesiyle Türkiye’nin kuzeye açılan kapısıdır. 170’ten fazla ülkeye ihracat yapan, 11 organize sanayi bölgesi bulunan güçlü bir üretim merkeziyiz. Bu noktadan hareketle, sürdürülebilirlik, çevreye duyarlı üretim, dijital dönüşüm gibi alanlarda yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz. KOBİ’lerimizin yalnızca kâr etmek değil, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak adına da faaliyet göstermesi gerekiyor. Odalarımız ve iş dünyamızla birlikte "Doğudan Batıya Sürdürülebilirlik Köprüsü" gibi projeler sayesinde karbon emisyonlarının azaltılması, yeşil dönüşüm, sınırda karbon düzenlemelerine hazırlık gibi konularda sahada gerçek adımlar atacağız" diye konuştu. Hedef, bölgeyi sürdürebilir kalkınmanın merkezi haline getirmek Projenin önemine vurgu yapan Murzioğlu, "Samsun, Adana ve Romanya arasındaki bu iş birliği ağı, sadece bir protokol değil; Türk ve Avrupa iş dünyası arasında köprü kuran, yeni yatırım ve ortaklık kapıları aralayan, sürdürülebilirlik vizyonunu pratiğe geçiren bir misyondur. Bizim gücümüz birlikteliğimizdir. Şehrimizdeki işletmeler, üyelerimiz, genç/kadın danışman adaylarımızla beraber çalışarak; üretimde, ihracatta, teknolojiyle entegre dönüşümde öncü olmaya, çevreye saygılı, kaynaklarını verimli kullanan, rekabetçi bir Samsun oluşturmaya kararlıyız. Hedefimiz açık: Bölgeyi sürdürülebilir kalkınmanın merkezi haline getirmek; yerel değerleri küresel pazara taşımak, yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırmak ve bunu başaracağımıza inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Samsun’da kadına şiddete karşı farkındalık etkinliği
25 Kasım 2025 Salı - 11:46 Samsun’da kadına şiddete karşı farkındalık etkinliği Samsun’da Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, "25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü" kapsamında farkındalık etkinliği ve el emeği sergisi düzenledi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından AVM meydanında gerçekleştirilen etkinlikte, kamu kurumları, STK’lar, kadın kooperatifleri ve kursiyerlerin hazırladığı el emeği ürünler sergilendi. STK temsilcileri, kamu kurumları, kolluk kuvvetleri, kadın kooperatifleri ve kursiyerlerinin el emeği ürünlerinin de yer aldığı serginin açılışı, Samsun Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk, Samsun İl Müftüsü Seyfullah Çakır ve Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kemal Gümrükçü tarafından yapıldı. Serginin açılışının ardından açıklamada bulunan Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Sultan Bulut, "Ülkemizde ve dünyada 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak her yıl kutlanıyor. Biz de bu amaçla farkındalık oluşturmak ve kadınları güçlendirmek için etkinlik düzenledik. Kadınlarımızın 6284 sayılı Kanun çıktıktan sonra bir takım kazanımları oldu. Bu kapsamda Türkiye genelinde şiddete izleme ve önleme merkezleri açıldı. Ayrıca emniyet müdürlükleri içerisinde aile içi şiddet büroları oluşturuldu. Bizler de bu kapsamda çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bugün de farkındalık amaçlı kamu kurumları tanıtım yapıyor. STK’lar, kadın kooperatifleri ve kadın kursiyerlerin el emeği ürünlerinin sergilendiği stantlar da var. Sergimiz, akşama kadar açık olacak. Hava muhalefeti nedeniyle etkinliğimizi 1 gün olarak düzenledik ancak kadına yönelik şiddeti önleme farkındalık çalışmalarımız yıl boyunca sürüyor" dedi. Bir gün açık olacak sergi ve stantlara vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.
’Amazon Kadınları Girişimci Köyü Projesi’nde final heyecanı: Girişimci kadınlar sertifikalarını aldı
25 Kasım 2025 Salı - 11:39 ’Amazon Kadınları Girişimci Köyü Projesi’nde final heyecanı: Girişimci kadınlar sertifikalarını aldı Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) tarafından desteklenen "Amazon Kadınları Girişimci Köyü Projesi" kapsamında 50’den fazla kadın girişimci ve girişimci adayı, markalaşma ve tasarım odaklı yoğun bir eğitim programını tamamladı. Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Teknik Destek Programı kapsamında desteklenen ve Karadeniz İlleri Kadın Platformu Derneği tarafından yürütülen proje, kadın girişimcilerin üretim, tasarım ve marka geliştirme süreçlerindeki kapasitelerini artırmayı hedefledi. Bu kapsamda katılımcılar, 28 gün boyunca toplam 90 saatlik eğitim sürecine katıldı. Eğitimlerde; markalaşma stratejilerinin geliştirilmesi, tasarım ve satış kanallarının güçlendirilmesi, fikri mülkiyet hakları ve marka tescili, marka yönetimi, sürdürülebilirlik gibi başlıklarda kapsamlı içerikler ele alındı. Final projeleri jüri tarafından değerlendirildi Katılımcılar tarafından hazırlanan final projeleri, 22 Kasım’da gerçekleştirilen oturumda jüri üyelerine sunuldu. Jüri değerlendirme sürecinde OKA Sosyal Kalkınma ve Girişimcilik Birim Başkanı Sümer Çakır da görev aldı. Projeler; marka hikâyesi ve sunum videosu, ürün tasarımı, ambalaj ve sunum bütünlüğü, ölçeklenebilir pazarlarda ticari konumlandırma, farklılaşma stratejileri, ticari başarı potansiyeli kriterleri çerçevesinde değerlendirildi. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılara sertifikaları, OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle tarafından takdim edildi. Danışmanlık süreci aralık ayında tamamlanacak Proje kapsamında ayrıca 20 katılımcıya toplam 60 saatlik birebir ve grup danışmanlığı sağlanması planlanmakta olup danışmanlık faaliyetlerinin Aralık ayı içerisinde tamamlanması hedefleniyor.
Başkan Sandıkçı’dan öğretmenlere güneydoğu sürprizi
25 Kasım 2025 Salı - 10:22 Başkan Sandıkçı’dan öğretmenlere güneydoğu sürprizi Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, Öğretmenler Günü’nde ilçedeki öğretmenleri ağırlayarak "Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa turu" hediye etti. Sandıkçı, "Canik’imizde eğitim seferberliğimizi sürdürüyor, her daim öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. 24 Kasım Öğretmenler Günü vesilesiyle Canik’teki öğretmenlerle bir araya gelen Başkan İbrahim Sandıkçı, yoğun katılımla gerçekleşen programda hem yeni eğitim projelerini istişare etti hem de öğretmenlere unutulmaz bir sürpriz yaptı. Sandıkçı, öğretmenlere 2025 yılı içinde eşleriyle birlikte gerçekleştirecekleri Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa turu hediye etti. Öğretmenlerin toplumun geleceğini inşa eden birer değer taşıyıcısı olduğuna dikkat çeken Başkan Sandıkçı, "Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı sevgiyle yetiştiren, bizlere rehberlik eden tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyorum" ifadelerini kullandı. "Eğitim dostu belediye" Konuşmasında öğretmenlerin nesilleri bilgi ve erdemle donatma görevine vurgu yapan Başkan Sandıkçı, "Canik’imizde eğitim seferberliğimizi sürdürüyor, her daim öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. ’Eğitim dostu belediye’ ünvanımızla eğitime dair örnek projelere imza atıyor, öğretmenlerimize ve öğrencilerimize yönelik programlarımızı sürdürüyoruz. Öğretmenlerimiz, milli ve manevi değerlerimizi geleceğe taşıyan gönül elçileridir. Görevi başında şehadet mertebesine ulaşan tüm öğretmenlerimizi rahmetle anıyorum" diye konuştu. Öğretmenlere Güneydoğu turu Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Canik Kaymakamı Şeref Aydın, İlçe Milli Eğitim Müdürü Zahit Köseoğlu, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Tunsel Aslankoç ve şube müdürleri de katıldı. Coşkulu geçen programda Başkan Sandıkçı’nın tur müjdesi salonda büyük alkış aldı. Öğretmenler, program sonunda hem verilen hediyeler hem de eğitim projelerine sağlanan desteklerden dolayı Başkan Sandıkçı’ya teşekkür ederek hatıra fotoğrafı çektirdi.
Başkan Kurnaz: "Yollarımızın konforu ve güvenliği önceliğimiz"
25 Kasım 2025 Salı - 10:08 Başkan Kurnaz: "Yollarımızın konforu ve güvenliği önceliğimiz" İlçede yapımı devam eden yol yapım çalışmalarını yerinde inceleyen İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "Yollarımızın konforlu ve güvenli olmasına özen gösteriyoruz" dedi. Başkan İhsan Kurnaz, ilçede devam eden yol yapım çalışmalarını yerinde inceleyerek hem ekiplerden bilgi aldı hem de mahalle sakinleriyle sohbet etti. Hürriyet Mahallesi’ndeki sıcak asfalt çalışmalarını takip eden Kurnaz, saha çalışmalarının vatandaş talepleri doğrultusunda sürdüğünü söyledi. Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin yol yapım, bakım ve onarım çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini belirten Başkan Kurnaz, "Mahallelerimizde belirlenen ihtiyaç noktalarında trafik ve yaya güvenliğini sağlamak için yoğun bir mesai yürütüyoruz. Ulaşım konforunu artırmak için gece gündüz çalışan ekiplerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. "94 milyon TL tasarruf ettik" Göreve geldikleri günden bu yana çalışmaların tasarruf tedbirlerine uygun şekilde sürdürüldüğünü vurgulayan Başkan Kurnaz, "Fen işleri çalışmalarımızda bugüne kadar yaklaşık 94 milyon TL tasarruf sağladık. Bu tasarruf sonrası kasamızda kalan tutar aslında İlkadımlı hemşehrilerimizin cebinde kalmış oldu. Bu kaynaklarla ilçemize çok daha fazla yatırım ve hizmet kazandıracağız. İlçenin her noktasına eşit hizmet götürme anlayışıyla çalışmalarımız devam edecek" şeklinde konuştu.
Doğru budama ile 500 metrekareden alınan fındık, 10 dönümlük bahçeden alınan fındığı solluyor
25 Kasım 2025 Salı - 09:43 Doğru budama ile 500 metrekareden alınan fındık, 10 dönümlük bahçeden alınan fındığı solluyor SAMSUN (İHA) – Ziraat yüksek mühendisi Gökhan Ayar, dip sürgünü temizliği, uç budaması ve seyreltme uygulamaları sayesinde fındık bahçelerinde birim alandan alınan verimin, doğru budama yapılmamış bahçelere göre çok daha yüksek olduğunu söyledi. Bu sene fındık rekoltesinde Türkiye’de birinci sırada yer alan Samsun’da Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından üreticilere çeşitli eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerinden biri de fındık bahçelerinin olmazsa olmazı arasında yer alan ama üreticiler tarafından bilinçli yapılmayan budama olarak dikkat çekiyor. Halk Eğitim Müdürlüğü kursları ile üreticilere budama teknikleri öğretilirken, doğru budama yapılan fındık bahçelerinde dal sayısı azalsa da elde edilen meyvenin arttığı üreticilere vurgulanıyor. Terme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nde görevli Ziraat Yüksek Mühendisi Gökhan Ayar, ilçedeki en çok rekolteli fındık veren bahçede çiftçilere budamanın nasıl yapılacağı konusunu uygulamalı olarak gösterdi. "Güneş görmeyen dallar fındık vermez, gölgedeki dalın fındığı olmaz" Fındık ocaklarında her daldan meyve almak için tüm dalların güneş aldığından emin olunması gerektiğini ifade eden Gökhan Ayar, "Fındık meyvesi, ağaçlardaki tomurcukların karanfile dönüşmesinden oluşuyor. Bu dişi çiçekler fındıkta aralık ve şubat ayları arasında oluşur. Bu tomurcukların karanfile dönüşmesi için fosfor ve güneş çok önemli. Güneşi görmeyen tomurcuklardan karanfil elde edemezsiniz. Bu sebeple karanfillerin güneş görmesi gerekiyor. Fındıkta budamanın asıl amacı da karanfilleri arttırmak için güneşlenmeyi artırmaktır. Dallar birbirini gölgelemesin, üst üste gelmesin istiyoruz. Dallar başka dalları gölgelediğini oradan karanfil elde edilemeyeceği gibi fındık da elde edilemiyor. Bir daldaki karanfillerin yüzde 80’i tek yıllık sürgünlerden elde edilir. Yeni sürgünlerin bir karış ya da 15 santimden büyük olması yeterlidir. 10 santimin altına düşen sürgünlerde gelişim zayıf demektir. Fındıkta verimin alınması için yıllık sürgünün artırılması gerekir. Yıllık sürgünün artmasında da en önemli unsur; budama ve sulamadır. Bu şekilde 35-40 santime kadar yeni sürgünler elde edilebilir. Aldığımız fındıkların yüzde 80’ini yıllık sürgünlerden alırız. Doğru budama da yıllık sürgünde önemli. Özellikle uç budamaları yıllık sürgünlere olumlu etki eder. 8-10 sene sonra verimli olmayan dallar yedek olarak bekletilebiliyor. Aslında sadece uç budamasıyla yıllık sürgün gelişimi artırılabilir" dedi. "Dip sürgünü yapmazsanız, odun beslemiş olursunuz" Ocaklardaki dallardan verim almak için işe yaramayan ve gereksiz besin tüketen dip sürgünlerinin budanması gerektiğini dile getiren Gökhan Ayar, "Budama; dip sürgünü, seyreltme ve uç budaması olarak 3’e ayrılır. Dip sürgünü temizliğinde dip sürgünleri; daha genç olduğundan gübre, su gibi besinleri fındık alınacak daldan daha fazla faydalanıyorlar. Hızlı gelişmek için diğer dallardan daha fazla besleniyorlar. Ana dalı, fındık verecek dalı besleyeceğimize dip budaması yapmazsak bir işe yaramayacak dip sürgünlerini, yani odun beslemiş oluyoruz. Dip sürgünü temizlikleri kışa girmeden yapılmalı. Hastalıklardan korunmak için de dip sürgünü budaması önemli. Küllenme dip sürgününden başlar. Zararlılar için konak alanıdır. Bundan dolayı fındık ocaklarında dip sürgünü bırakmamamız gerekiyor. Gübrelemeden önce dip sürgününün yapılması gerekiyor. Fındık ocakları ne kadar kalabalık olursa orada hastalık olma ihtimali artacaktır. Dip sürgünlerini budarken yüksekten yapılmayacak. Toprağın biraz daha altından odunları kesmek gerekiyor. Dip sürgünlerini ilk başta toprağın az altından kessek ileride sıkıntı yaşanmaz. Tek gövde bile fındık yetiştirilir" diye konuştu. "Doğru budama yapılan 500 metrekarelik bahçeden alınan fındık, budama yapılmayan 10 dönümlük fındık bahçesinden alınamıyor" Verimi artırmak için daha çok alan ve dala ihtiyaç olmadığını, yeteri kadar sağlıklı daldan çok iyi şekilde verim alınabileceğini vurgulayan Ayar, "Seyreltme de budamada önemli bir yöntem. Dallar, tüm dallar güneşten faydalanacak şekilde seyreltilecek. Birbirine gölge etmeyecek, ortası boş kalacak ve iyi bir hava sirkülasyonu sağlanacak. Bu sirkülasyon küllenmeyi önler. Çok sık fındık ocakları hastalığa daha açık. Az değil, yeteri kadar dal, daha fazla verim demektir. Birim alandan daha fazla dal istenir ama olması gerektiği kadar. Fındık ocaklarında ortada dal olmamalı. Bu dal tüm dalları gölgeler. Köşeden gelip, ortaya gelerek diğer dalları gölgeleyen dallar da kabul görmüyor. Fındık ocaklarının dallarının dışa doğru açılması gerekiyor. Hastalıklı ve zararlı dalların da ocaklardan çıkartılması gerekiyor. Önce bu dallar çıkartıldıktan sonra seyreltmeye geçilmeli. Üreticiler, ‘Dalkıranları çıkartırsam bahçemde dal kalmayacak’ diyor. Gerekirse kalmayacak, başka türlü bununla başa çıkılmaz. Örnek bahçelerde dalkıran sorunu 2 yılda hallettik. Bunu bahçede dalkıran hastalığına yakalanan dal bırakmayarak bunu başardık. Fındık kendi kendini yenileyen bir bitkidir. Yaralarını iyileştirebilir. Biz bu budama işlemini örnek bahçelerimizde uyguluyoruz. Terme Ortasöğüt Mahallesi’nde bir bahçemizde budama işlemi gerçekleştirdik. Budama yapılan bahçede 500 metrekareden aldığı fındığı, geri kalan 10 dönümlük fındık bahçesinden alamıyor" şeklinde konuştu. Ayar ayrıca budamanın üçüncü kısmını oluşturan uç budama işleminin inceliklerini de şu sözlerle aktardı: "Uç budaması da fındıkta verimliliği artırmak için olmazsa olmaz. Fındık ocaklarında kökten uca kadar giden dala ‘lider dal’ denir. Lider dal üzerinde yapılan her budama uç budamadır. Uç budaması; lider dalın en uç kısmından dışarıya bakan kısmından 10 santim gerisinden bir kesim yaptığımız takdirde verimli olacaktır. Uç budaması yumuşak dokudan değil, odunlaşmanın başladığı yerde yapılır. Uç budamasında budanan göz nereye bakıyorsa dalın büyümesi o yöne doğru olacaktır. İçeri giren dal istenmediğinden budamada gözlerin dışarı bakması çok önemli bir husustur."
OMÜ Eğitim Fakültesi, Öğretmenler Günü’nü emekli hocalarıyla kutladı
24 Kasım 2025 Pazartesi - 21:32 OMÜ Eğitim Fakültesi, Öğretmenler Günü’nü emekli hocalarıyla kutladı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü fakülteye uzun yıllar emek vermiş 33 emekli akademisyeni onur konuğu olarak ağırlayarak kutladı. Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen programda hem akademik geçmişe vefa gösterildi hem de Öğretmenler Günü’nün anlam ve önemine vurgu yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, Öğretmenler Günü’nün tarihsel önemine değinerek, "Pek çok ülkede Öğretmenler Günü 5 Ekim’de kutlanırken, Türkiye’de 24 Kasım tarihinin seçilmesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 1928’de ‘Millet Mektepleri Başöğretmeni’ ünvanını aldığı güne dayanır. 1981’den bu yana bu tarih, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Bu vesileyle tüm öğretmenlerimizin gününü kutluyor; ebediyete irtihal eden ve görevi başında şehit olan tüm öğretmenlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Son üç yıldır bu özel günü daha anlamlı hâle getirmek için üzerimizde emeği olan emekli hocalarımızı fakültelerine davet ediyoruz. Davetimizi kırmayarak katılan değerli hocalarımızı burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz" dedi. Programda, 2025 yılı Mart ayında vefat eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Aydın Kaptan da anıldı. Merhum akademisyenin oğlu Prof. Dr. Ata Yakup Kaptan, babasının fakülteye katkılarını ve akademik mirasını anlattı. Açılış konuşmalarının ardından halk oyunları gösterisi, OMÜ Eğitim Fakültesi Marşı, Öğretmen Marşı video gösterimi, emekli öğretim üyeleriyle yapılan röportajların yer aldığı kısa film ve "Uzaktan Öğretmen" drama gösterisi izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Etkinlik, solistler Gökhan Çakır ve Baran Vural ile müzisyenler Sami Ünal, Can Çavuş ve Ege Durmazdan oluşan grubun verdiği Anadolu Rock konseri ile devam etti. Etkinliğe; OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, Samsun Fidanlık Müdürü Alpaslan Kadı, emekli akademisyenler, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Program toplu hatıra fotoğrafı çekimi ile sona erdi.
Vezirköprü’de 24 Kasım’a özel Maarif Korosu konseri
24 Kasım 2025 Pazartesi - 21:24 Vezirköprü’de 24 Kasım’a özel Maarif Korosu konseri Samsun’un Vezirköprü ilçesinde 24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından oluşturulan Maarif Korosu konser verdi. Vezirköprü Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen konser saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Açılış konuşmasını yapan İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, koroda görev alan öğretmenlere teşekkür ederek tüm öğretmenlerin 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutladı. Maarif Korosu sahne alarak Öğretmenler Günü’ne özel hazırlanan eserleri seslendirdi. Koro Şefi Sertan Turan, yaptığı konuşmada, "Vezirköprü’de ilk kez gerçekleştirdiğimiz bu organizasyonda bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Korunun oluşum sürecinde destek verenlere minnettarız. Bütün meslektaşlarımın öğretmenler gününü kutluyorum" dedi. Kaymakam Özgür Kaya ise konuşmasında, öğretmenlere verilen değerin önemine dikkat çekerek, "Öğretmenlere değer verildiğinde, öğrencileriyle birlikte neler başarabileceklerine burada şahit oluyoruz. İlçemizde bin 625 öğretmen görev yapıyor. Başta Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere hayatını kaybeden tüm öğretmenlerimize Allah’tan rahmet, hayatta olanlara uzun ömürler diliyorum" ifadelerini kullandı. Program, İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Burak Akça ve Koro Şefi Sertan Turan’a plaket, koro üyelerine ise teşekkür belgesi takdim edilmesiyle sona erdi.