Yerel Haberler
Samsun
Çizgiyle anlatılan ‘kadın’ teması sanatseverlerle buluştu 23 Mart 2026 Pazartesi - 22:51:45 Samsun’un Atakum ilçesinde, "Çizgi ve Kadın" temalı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Eski öğretim üyesi Hasbi Aslan’ın 7’nci kişisel sergisi, Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Kurdele kesimiyle açılan sergide, sanatçının çizgi üzerinden kadın imgesini ele aldığı eserler yer aldı. Bugüne kadar çok sayıda ulusal ve uluslararası sergide yer alan Aslan, çalışmalarında çizginin sanatsal ifade gücünü ön plana çıkararak toplumsal bir anlatı kurduğunu belirtti. Çizginin tarih boyunca görsel iletişimin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Aslan, "Çizgi bir ifade ve iletişim aracı olarak tüm zamanlarda yerini korumuştur. Mağara duvarlarından günümüze kadar her çağda görsel anlatımın ilk unsuru olmuştur. Sanatçılar da bu güçlü anlatım aracını eserlerinde ustalıkla kullanmıştır" dedi. Sergide kadın temasını merkeze aldığını ifade eden Aslan, kadını toplumun özü olarak nitelendirerek, bu özü resim sanatının özü olan çizgiyle anlatmaya çalıştığını söyledi. Renklerin görsel bir haz sunduğunu ancak esere ruh kazandıranın çizgi olduğunu dile getiren Aslan, resimde dengeyi ve biçimi oluşturan temel unsurun da çizgi olduğuna dikkat çekti. Sanatseverleri eserlerini görmeye davet eden Aslan, serginin kadına ve annelere verilen değerin önemine dikkat çekmek amacıyla hazırlandığını sözlerine ekledi. Serginin açılışına OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç, Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hale Günaydın, Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ ile birlikte akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 21:07 Samsun’da İlaçlamacılar Mesul Müdürler ve Uygulamacılar Derneği kuruldu Samsun’da halk sağlığını korumak ve merdiven altı işletmelerle mücadele etmek amacıyla İlaçlamacılar Mesul Müdürler ve Uygulamacılar Derneği kuruldu. Yeni yapılanan derneğin ilk kamuoyu açıklamasında sağlığı tehlikeye atan uygulamalara karşı ortak hareket etme kararlılığı vurgulandı. Samsun’da halk sağlığını tehdit eden ehliyetsiz kişilere ve korsan işletmelere karşı mücadele etmek amacıyla kurulan ve hızla yapılanma sürecine giren İlaçlamacılar Mesul Müdürler ve Uygulamacılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Dernek yönetimi en son örneğinin İstanbul Fatih’te Böcek ailesinin ölümüyle görüldüğü, sektörde yaşanan acı olayların önüne geçmek için düğmeye bastıklarını, "pompacı" olarak tabir edilen sertifikasız ruhsatsız kişilere karşı savaş açtıklarını ilan etti. Derneğin toplantısına Samsun Temizlik ve Hijyen Dayanışma Yardımlaşma Derneği yönetimi de katılarak destek mesajı verdi. "Ruhsatsız çalışan insanlarla mücadele etmek istiyoruz" Kuruluş aşamasında olduklarını ve ilk etapta 18 üyeye ulaştıklarını belirten İlaçlamacılar Mesul Müdürler ve Uygulamacılar Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Hayati Çelebi, derneğin kuruluş amacını ve verecekleri mücadeleyi anlattı. Çelebi, "Son zamanlarda Türkiye’de ölümler gerçekleşti. Burada ’pompacı’ diye tabir ettiğimiz ve işi bilmeyen insanlarla, ruhsatsız çalışan insanlarla mücadele etmek istiyoruz. Birinci asli görevimiz olarak bunu görüyoruz. İkincisi Türkiye çapında bu işi hızlandırıp bu işin resmi olan firmalar tarafında yapılması gerektiğini, insanlarımızın ve sağlık açısından gerçekten güvenli gıdaların ulaşmasını sağlamak için elimizden gelen bütün gayreti sarf etmek için bu derneği kurduk. Derneğimizin amacı bundan sonraki Türkiye çapında inşallah ölümlerin gerçekleşmemesi için ve ilaçlama adı altında herhangi bir vakanın oluşmaması için düğmeye basmaya gayret edeceğiz" dedi. "Bilinçsiz kişiler tarafından yapılan ilaçlama zehirleyebiliyor" İşi bilmeyen insanlarca yapılan ilaçlamanın insan sağlığına zarar verebileceğini dile getiren Çelebi, "Bizim ilaçlarımıza çok kolay ulaşılabiliyor. Ulaşıldığı için de sonuç itibarıyla halkımız ya da bu işi bilmeyen kişiler tarafından ulaşılan bu ilaçlar insan sağlığına zarar verebiliyor. Bilinçsiz kişiler tarafından yapılan ilaçlama zehirleyebiliyor. Ayrıca insan sağlığı ile oynanırken kayıtsız vergisiz iş yapılarak ekonomiye de zarar veriyorlar" diye konuştu. Buluşmada yeni kurulan ilaçlama derneğini yalnız bırakmayan Samsun Temizlik ve Hijyen Dayanışma Yardımlaşma Derneği Başkanı Nahit Albayrak, temizlik sektöründe faaliyet gösteren Samsun il ve ilçeleri olmak dahilinde toplamda 150’ye yakın temizlik firmasının olduğunu belirtti. Albayrak, bunların hizmet vermiş olduğu binalarda ilaçlama gerektiği takdirde bu işleri daha düzenli ve resmi olarak yapan ilaçlama firmalarına yönlendirme yaptıklarını bildirdi.
Canik’te gençler tecrübe yolculuğunda buluşuyor
27 Ekim 2025 Pazartesi - 14:53 Canik’te gençler tecrübe yolculuğunda buluşuyor Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ‘Kütüphanede Kuşak Buluşmaları’ programıyla gençleri ve vatandaşları farklı alanlarda uzman isimlerle bir araya getirdiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede sürdürdükleri ’Kütüphanede Kuşak Buluşmaları’ programına gençlerin ve vatandaşların yoğun ilgiyle katılmaya devam ettiklerini kaydetti. 2 yıldır devam ettirdikleri ’Kütüphanede Kuşak Buluşmaları’ programıyla kendi alanlarında önemli çalışmalar gerçekleştiren uzman isimleri gençlerle ve vatandaşlar buluşturmayı sürdürdüklerini dile getiren Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde kültür ve sanat programlarımızı hız kesmeden sürdürüyoruz" dedi. ’Kütüphanede Kuşak Buluşmaları’ programının farklı konuklar ve konularla devam ettiğine işaret eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Kütüphanede Kuşak Buluşmaları programımız gençlerimizin ve hemşehrilerimizin yoğun ilgisiyle devam ediyor. Canik Halk Kütüphanesi ve Etüt Merkezimizde sürdürdüğümüz programımızla bugüne değin binlerce gencimizi ve hemşehrimizi alanında uzman isimlerle bir araya getirdik. Programımız çerçevesinde konuklarımızı atölye etkinlikleriyle buluşturduk. Bu programımızla kütüphanelerimizin sadece gençlerimizin ders çalışmak için veya kitap okunulan bir mekândan öte, yaşamın merkezinde yer alan mekânlar olarak toplumumuzda yer edinmesine katkılar sunduk" diye konuştu. Başkan İbrahim Sandıkçı, ayrıca Canik Halk Kütüphanesi ve Etüt Merkezi’nde zengin kitap çeşitliliğiyle ve özel ders çalışma alanlarıyla 7’den 70’e tüm vatandaşları ağırlamaya devam ettiklerini sözlerine ekledi.
"İmparatorluktan Cumhuriyet’e Eğitim" konferansı
27 Ekim 2025 Pazartesi - 14:48 "İmparatorluktan Cumhuriyet’e Eğitim" konferansı Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) "İmparatorluktan Cumhuriyet’e Eğitim" başlıklı konferans düzenlendi. OMÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırmaları ve Uygulamaları Merkezi tarafından organize edilen konferansın açılış konuşmasını Merkez Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan yaptı. Çağlayan, "Cumhuriyet, Türk milletine çok şey kazandırmıştır. Öncelikle üzerinde özgürce yaşadığımız vatanımızı, millet olarak şahsiyetimizin temeli olan Türklüğümüzü, kendi geleceğimizi belirleme fırsatı sağlayan demokrasimizi, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan güçlü ordumuzu, modern eğitim kurumlarında yetişen nitelikli Türk gençliğini, kadını ve erkeği ile eşitlik statüsünde yaşayan toplumsal yapımızı sağlamıştır" dedi. Eğitimin temel amacı: Kimliğin sürekliliği Konferansa konuşmacı olarak katılan İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nedim İpek ise "Devletler sistemlerine göre farklı yöntemlerle değişik eğitim kuruluşları oluşturmuşlardır. Sistemler farklı olmakla birlikte hepsinin temel amacı toplumsal kimliğin sürekliliğini sağlamaktır. Osmanlı eğitim sistemini kaba bir tasnifle iki gruba ayırabiliriz. Geleneksel dönemde eğitimin temel amacı her toplumun kendi kimliğini gelecek nesle aktarmasıdır. Bunun için Müslümanlar vakıflar vasıtasıyla kurdukları mektep ve medreselerle; gayrimüslimler kilise veya cemaat mektepleriyle bu işi gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Osmanlı, Tanzimat’ın ilanı ile geleneksel devlet anlayışından modern devlet anlayışına tedrici bir şekilde geçmek amacıyla bir dizi reform ve değişiklikler yaptı. Bu amaçla Maarif Nezareti kuruldu. Bu süreçte mevcut okullar varlığını korurken, ibtidai, rüştiye, sultani, darülfünun adı altında okullar açıldı. Bu okulların öncelikli hedefi topluma Osmanlı kimliğini kazandırmaktı. Cumhuriyet döneminde Tevhid-İ Tedrisat Kanunu’yla geleneksel döneme ait mektepler tasfiye edildi, modern mekteplerin nitelik ve nicelikleri arttırılmaya çalışıldı. Bu amaçla bir taraftan alfabe değişikliğine gidilirken, diğer taraftan geleneksel dönemle kültürel bağları sağlamak amacıyla Türk Dil Kurumu (TDK) ve Türk Tarih Kurumu (TTK) kuruldu. Cumhuriyet dönemi eğitim sisteminin temel hedefi de Türk kimliğinin sürekliliğini sağlamaktı. Gerek Osmanlı gerekse Cumhuriyet döneminde okulların ikinci hedefi mevcut bilgiyi öğretmek ve özgün bilgi üretmektir. ‘Türk toplumu bu hedefe ne ölçüde ulaştı?’ Bu soruyu herkesin kendisine sorması ve cevaplandırması gerekmektedir" diye konuştu. İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen konferans, Prof. Dr. Nedim İpek’e, katkılarından dolayı Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan tarafından teşekkür belgesi takdim edilmesiyle son buldu.
"Eklem koruyucu cerrahi ile doğal hareket korunabilir"
27 Ekim 2025 Pazartesi - 14:07 "Eklem koruyucu cerrahi ile doğal hareket korunabilir" Günümüzde gelişen biyolojik ve cerrahi yöntemler sayesinde, eklemi onarmanın ve korumanın mümkün olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Kliniği’nden Opr. Dr. Barış Özgürol, "Bu nedenle uzun süren eklem ağrısı, takılma veya hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerin zaman kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurması, hem tedavi başarısını hem de yaşam kalitesini artıran en önemli adımdır" dedi. Liv Hospital Samsun Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nden Opr. Dr. Barış Özgürol, eklem koruyucu cerrahiler hakkında bilgilendirmede bulundu. Eklemlerin vücudumuzun hareket merkezi olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nden Opr. Dr. Barış Özgürol, "Diz, kalça, omuz ve ayak bileği gibi büyük eklemler günlük yaşamda en çok yük taşıyan yapılardır. Ancak zamanla aşırı kullanım, spor yaralanmaları, yanlış egzersiz, kilo fazlalığı veya yaşa bağlı kıkırdak aşınmaları bu yapılarda hasara yol açar. Eklemlerde ağrı, takılma hissi, şişlik veya hareket kısıtlılığı başladığında, bu genellikle bir ’alarm’ işaretidir. Erken tanı konulmadığında bu sorunlar ilerleyerek kalıcı eklem dejenerasyonuna, hatta protez ameliyatı ihtiyacına kadar gidebilir" diye konuştu. "Tedavi, hasarın boyutuna göre yapılmalıdır" Uzmanların erken dönemde fark edilen eklem problemlerinde her zaman cerrahi dışı tedavilerin öncelikli olduğunu vurguladığını kaydeden Dr. Özgürol, "Bu aşamada fizik tedavi, eklem çevresi kas güçlendirme egzersizleri, PRP veya kök hücre gibi biyolojik enjeksiyonlar, ağrı azaltıcı eklem içi uygulamalar ve kilo kontrolü oldukça etkili yöntemlerdir. Bu tedaviler eklemdeki yükü azaltır, kanlanmayı artırır ve kıkırdak dokunun korunmasına yardımcı olur. Ancak hasar derinleştiğinde yalnızca bu yöntemlerle kalıcı iyileşme sağlanamayabilir. İşte bu noktada ’eklem koruyucu cerrahi’ devreye girer. Bu cerrahiler, eklemi tamamen değiştirmek yerine, mevcut dokuları onarmayı ve yük dağılımını düzeltmeyi amaçlar. Örneğin menisküs yırtıklarında tamir ameliyatı, kıkırdak hasarlarında mikro kırık veya kıkırdak nakli işlemleri, diz çevresindeki eğriliklerde düzeltici osteotomiler ya da kalça sıkışma sendromunda yapılan artroskopik girişimler eklem koruyucu cerrahilere örnektir. Bu ameliyatlar genellikle ’kapalı yöntem’ dediğimiz artroskopik tekniklerle, yani küçük kesilerden kamera eşliğinde yapılır" bilgisini paylaştı. "Erken müdahale ile tedavi başarısı artar" Erken müdahalenin öneminden bahseden Özgürol, şunları söyledi: "Modern cerrahi yaklaşımlar sayesinde hastalar hem kendi doğal eklemlerini koruyabilir hem de yıllarca protez gerektirmeden aktif yaşamlarına devam edebilir. Eklem koruyucu cerrahiler, doğru hasta seçimi ve deneyimli ortopedi cerrahlarının elinde uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar verir. Cerrahi sonrası erken fizik tedavi ve kontrollü egzersizle, çoğu hasta birkaç hafta içinde ağrısız yürüyebilir, hatta spora dönebilir." "Herkeste protez çözüm olmayabilir" Sonuç olarak, eklem ağrısı çeken herkesin çözümünün protez olmadığının altını çizen Opr. Dr. Özgürol, "Günümüzde gelişen biyolojik ve cerrahi yöntemler sayesinde, eklemi onarmak ve korumak çoğu zaman mümkündür. Bu nedenle uzun süren eklem ağrısı, takılma veya hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerin zaman kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurması, hem tedavi başarısını hem de yaşam kalitesini artıran en önemli adımdır" şeklinde açıklamasını sonlandırdı.
Yüksek antioksidan kapasiteye sahip yeni domates geliştirilecek
27 Ekim 2025 Pazartesi - 12:09 Yüksek antioksidan kapasiteye sahip yeni domates geliştirilecek Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümünden Arş. Gör. Dr. Bayram Ali Yerlikaya yürütücülüğünde, Prof. Dr. Musa Kavas’ın araştırmacı olarak yer aldığı proje, TÜBİTAK 1002-A Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje kapsamında, CRISPR teknolojisi kullanılarak domates bitkisinde antosiyanin birikiminin artırılmasıyla, hem gen dönüşümünün hızlı ve düşük maliyetli biçimde görsel olarak tespiti hem de yüksek antioksidan kapasiteye sahip yeni domates hatlarının geliştirilmesi hedefleniyor. "CRISPR teknolojisiyle yerli ve yenilikçi bir belirteç sistemi" Proje kapsamında, antosiyanin biyosentezini baskılayan bir hedef genin CRISPR/Cas9 teknolojisi ile susturulması planlanıyor. Bu sayede, domates bitkisinde antosiyanin birikimi artırılarak hem transformasyon başarılarının hızlı ve düşük maliyetli biçimde görsel olarak tespiti hem de yüksek antioksidan kapasiteye sahip yeni domates hatlarının geliştirilmesi amaçlanıyor. Projeyle geliştirilecek sistem, klasik floresan belirteçlerin (GUS, GFP) aksine ekipman gerektirmeyen, çıplak gözle ayırt edilebilen yerli bir görsel marker oluşturmasıyla özgün bir nitelik taşıyor. Böylece, bitki ıslahı ve biyoteknoloji araştırmalarında zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan, sürdürülebilir ve yenilikçi bir tarım teknolojisi ortaya konmuş olacak. "Antosiyaninler hem bitki hem insan sağlığı için önemli" Proje yürütücüsü Arş. Gör. Dr. Bayram Ali Yerlikaya, antosiyaninlerin bitkilerde mor, kırmızı ve mavi renklenmeden sorumlu doğal bileşikler olduğunu belirterek, "Antosiyaninler yalnızca bitkilerde stres toleransını artırmakla kalmıyor, aynı zamanda güçlü antioksidan özellikleri sayesinde insan sağlığı açısından da büyük önem taşıyor. Bu nedenle, domateste antosiyanin birikimini artırmak hem bilimsel hem de uygulamalı açıdan değerli bir hedef. Proje sonuçlarının, uluslararası hakemli dergilerde yayımlanması ve uluslararası bilimsel konferanslarda sunulması planlanıyor. Bu sayede, üniversitemizin tarımsal biyoteknoloji alanındaki uluslararası görünürlüğü ve bilimsel katkısı daha da güçlenecek. Üniversitemiz olarak, bilimsel üretkenlikleriyle önemli bir başarıya imza atan proje ekibini tebrik ediyor, araştırma faaliyetlerinde başarılarının devamını diliyoruz" dedi.