Yerel Haberler
Samsun
Samsun’da 10 yıldır tamamlanamayan site, 100’lerce kişiyi mağdur etti 26 Mart 2026 Perşembe - 12:51:41 Samsun’un Atakum ilçesinde temeli 10 yıl önce atılan ve 543 daireden oluşan dev konut projesi, bitmek bilmeyen inşaat süreciyle yüzlerce aileyi mağdur etti. Sözleşme süreleri dolmasına rağmen evlerini teslim alamayan hak sahipleri, inşaatın durmasına ve muhatap bulamamalarına tepki gösterdi. Atakum ilçesi Çobanlı Mahallesi’nde 10 yıl önce temeli atılan Koruşehir Sitesi, 8 blok ve 543 daire olarak planlandı. Korupark Evleri Koruşehir Sitesi inşaatında bir bloğun temeli atılırken, diğer bloklarda ise belli bir aşamaya kadar inşaat devam etti. Bazı hak sahiplerinin sözleşmeleri gereği 2023 yılında teslim edilmesi zorunlu olan daireler ise teslim edilmedi. 5 aydır da inşaatın durduğunu ifade eden hak sahipleri, çok sayıda kişinin mağdur olduğunu ve inşaatın tamamlanıp dairelerin kendilerine verilmesini istediklerini söyledi. "Dairem 2023’te teslim edilecekti, 5 aydır inşaatta çalışma yok" Hak sahiplerinden Hakkı Apaydın, 5 yıl önce satın aldığı dairenin sözleşme gereği 2023 yılında teslim edilmesi gerektiğini belirterek, "Burası 8 blok ve 543 daireden oluşan bir site. Yaklaşık 10 yıldır inşaat halinde. 5 yıl önce buradan daire aldım. Tüm ödemeleri tamamladım. Sözleşmeme göre 2023’te teslim edilecekti. Eğer teslim edilmezse kira yardımı yapılacaktı. Kira yardımı yapılmadı, bina da tamamlanamadı. Üzerinden 2 yıl 3 ay geçti ve şu anda daireler bitmedi. 5 aydır da inşaatta çalışma yok. Benim gibi çok sayıda mağdur var. Temennimiz burada en kısa sürede çalışmalara başlanıp, dairelerin hak sahiplerine teslim edilmesidir. Firma sahipleri ekonomik sıkıntıları, maliyet artışını ve bölgenin değer kazanmasını bahane gösteriyorlar. İnşaattan daire alanların çoğu şehir veya ülke dışından kişiler. Mağdurlar birbirlerini tanımıyor. O nedenle birçok mağdur olmasına rağmen haberdar olamadığımızdan organize olamadık" dedi. "Bir an önce inşaatın tamamlanmasını istiyoruz" İnşaatın tamamlanıp, dairelerin kendilerine teslim edilmesi gerektiğini belirten Zeki Yaşar ise "Biz de buradan daire satın aldık. 2026 Haziran ayında teslim edilecekti. Şu anda inşaatın durumu ise görüldüğü gibi. Henüz bir gelişme yok. Karşı taraf ile görüştüğümüzde yapacaklarını söylüyorlar ama ne zaman olacağını söylemiyorlar. Bizler bir an önce bu inşaatın tamamlanmasını istiyoruz. İnşaatı bitirip, gereğini yapsınlar. Başka da bir şey istemiyoruz" diye konuştu. Yüzlerce kişinin mağduriyet yaşadığı projeyle ilgili iddiaların odağındaki inşaat firması yetkilileri ise konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Hak sahipleri, yetkili kurumların devreye girmesini ve hukuki süreçlerin hızlandırılmasını bekliyor.
26 Mart 2026 Perşembe - 11:44 Bafra’da minik eller 3 bin fidanı toprakla buluşturdu Samsun’un Bafra ilçesinde Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, minik eller doğaya umut oldu. 21-26 Mart Orman Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen ağaç dikme etkinliği, "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi" çerçevesinde Kuşçular Mahallesi’ndeki Tıbbi Aromatik Bitkiler Üretim Sahası’nda yapıldı. Etkinlikte öğrenciler, doğaya katkı sunmanın heyecanını yaşarken toplam 3 bin fidan toprakla buluşturuldu. Doğa bilincinin küçük yaşta kazandırılmasının hedeflendiği etkinlikte, öğrenciler hem eğlendi hem de çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı. Dikilen fidanlarla birlikte bölgenin yeşil dokusunun güçlenmesi amaçlanırken, etkinlik katılımcılardan da yoğun ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, bu yılki etkinliğin diğerlerinden farklı olduğunu belirterek, ÇEDES projesi kapsamında tüm okulların katılımıyla ortak bir organizasyon planladıklarını ve bu etkinliği hep birlikte hayata geçirdiklerini ifade etti. Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar ise etkinliğe ilişkin yaptığı konuşmada, katıldığı en güzel Orman Haftası programlarından biri olduğunu vurguladı. Öğrencilere hitaben, dikilen ağaçlarla birlikte büyümelerini temenni eden Altınpınar, "Sizleri çok parlak bir gelecek bekliyor. Hayatınız boyunca başarı ve sağlık diliyorum. Bu güzel programa kattığınız renk için hepinize teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Kaymakam Altınpınar, protokol üyeleri ve öğrenciler birlikte fidan dikerek etkinliği tamamladı.
Ödüllü cerrahtan bel fıtığına ameliyatsız çözüm: Algolojik yöntemle 1 saatte taburcu olmak mümkün
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:32 Ödüllü cerrahtan bel fıtığına ameliyatsız çözüm: Algolojik yöntemle 1 saatte taburcu olmak mümkün Geçen yıl ‘yılın en iyi genç beyin cerrahı’ seçilen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Hakan Şahin, bel fıtığı nedeniyle yaşam konforu bozulan ve ameliyat olmak istemeyen hastaların küçük iğneler kullanılarak ameliyatsız bir tedavi yöntemi olan algolojik işlemlerle iyileşebileceklerini söyledi. Yaptığı çalışmalarla yakın süre önce Türkiye’de ‘Yılın En İyi Genç Beyin Cerrahı’ ödülünü alan Medicana International Samsun Hastanesi Doktorlarından Doç. Dr. Mehmet Hakan Şahin, bel fıtığı hastalığının tedavisinde kullanılan ameliyatsız algolojik işlemler hakkında bilgi verdi. Bıçak kesiklerinin risk oluşturduğu şeker hastalarında ve ameliyat olmak istemeyen hastalarda kullanılan yöntemle kısa sürede fıtıktan kurtulmanın mümkün olduğunu dile getiren Doç. Dr. Şahin, ameliyatı, toparlanması ve tedavisi uzun süren fıtık ameliyatına göre bu yöntemin daha dikkat çekici olduğunu vurguladı. "Algolojik işlem, doğru hastada muazzam konfor sağlıyor" Algolojik işlemin, uygulanan doğru hastalarda muazzam bir konfor oluşturduğunu dile getiren Doç. Dr. Mehmet Hakan Şahin, "Bel fıtığı genelde iki omur kemiği arasındaki yastıkların dışarı çıkması sonucu oluşan lezyonlardır. Bunlar sinire bası yaptığı için hastalarımıza bulgu vermektedir. Bizim yaptığımız işlemler de şöyle, fıtığın derecesine göre hastanın medikal veya fizik tedaviden fayda görmediğinde yaptığımız işlemler. Bu işlemler hastayı ameliyattan alıkoyan, onun konforunu sağlayan, fıtığın geri kaçmasını veya geri yerine oturmasını sağlayan işlemler. Çok konforlu ve güzel işlemler. Çünkü hastayı ameliyattan çevirdiğiniz zaman onun cildindeki, kasındaki yaralanmaları, eklemlerindeki yaralanmaları aslında engellemiş oluyoruz. Her hasta için bir çözüm değildir. Çünkü bazı hastalarda fıtığı inanılmaz büyük olduğu için 3. veya 4. derece dediğimiz patlamış fıtıklarda olduğu zaman bu sefer hastalara da bu algolojik işlem fayda vermemekte. Tam tersine zarar bile verebilmekte. Doğru hasta seçimiyle hastaya muazzam bir konfor verirken, yanlış hasta seçiminde ise hastaya eziyet olabilir. Kullanılan yöntem, çok güzel bir yöntem. Çünkü hastalarımızın birçoğu patlamış fıtık olarak gelmiyor. Birinci ve ikinci derece fıtık olarak geldiği için hastalarımızın birçoğuna cevap verebilen güzel bir yöntem" dedi. "Fıtıktan kurtulan hastalar 1 saat içerisinde taburcu edilip, evlerine gidiyor" Hastaların ameliyat sonrası uzun süren iyileşme süreci yerine algolojik işlem sonrası 1 saatte yürüyerek evine gidebildiğine dikkat çeken Şahin, "Bahsi geçen tedavi yöntemi son 5 yılda çok fazla popülerleşti. Bununla ilgili kullanılan iğne yöntemleri bir ilaçtan daha az ya da cihazlara bağımlı bir yöntem. Bu yüzden teknolojik gelişimi de zamanla oturdu. Şimdilik son 5 yıldır çok popüler ama yapan hekim sayısı çok az. Yetkinlik çok az kişide çünkü. Anestezi yan dal uzmanları, algologlar, beyin cerrahlarında ve fizik tedavi uzmanlarında bu yetkinlik var ama bütün hekimler bu yöntemi kullanmıyorlar. Bu yüzden yapan sayısı az. Popüler olmasının bir güzel sebebi de şu: Hastayı ameliyattan alıkoyduğu, ameliyat olmak istemeyen hastaya bir çözüm olduğu için etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkmakta. Ameliyatta, her halükarda hastanın bir anestezi alması lazım. Yaklaşık hasta 1 veya 1,5 saat içinde anestezi altında kalıyor ki, fıtık sayısına göre bu süre 5 saate kadar uzayabilir. Bahsettiğim algolojik yöntemle seviyelerine göre yaklaşık bir seviyeye 10 veya 15 dakikada müdahale edebildiğimiz için 3 seviyede fıtığı olan bir hastada bile en fazla 30-40 dakika içerisinde işlemi tamamlamış oluyoruz. Hasta işlemden yaklaşık 1 saat içerisinde taburcu olarak evine gidiyor" diye konuştu. Operasyonun komplikasyon oranlarının çok düşük olduğunu belirten Dr. Şahin ayrıca şunları söyledi: "Ameliyat ettiğiniz her hastaya bıçak değdiği için yarasının iyileşmesini beklersiniz, kanama ihtimallerini göz ardı edemezsiniz ve takip tedavi süreçleri çok daha uzun oluyor. Ama algolojik işlemlerde takip ve tedavi süreçleri inanılmaz kısa. Bu yüzden hastalara büyük bir konfor veriyor ve cerrahi ile arada kalınan, medikal tedavi ile cerrahi ile arada kalınan hastalarda çok ciddi bir opsiyon olarak karşımıza çıkıyor. Aslında cerrahiye gidecek hastalar içerisinde ise tünelden önceki son çıkışta diyebiliriz. Çok etkili ve güzel bir tedavi yöntemi. 18 yaşından 90 yaşına kadar bütün yaş grupları için aslında uygun bir tedavi yöntemi. Ama fıtık en çok 40 ile 65 yaş arası karşımıza çıktığı için genellikle tedavi ettiğimiz yaş grubu yoğunlukla 40 ile 65 yaş grubu arası." 2024 yılında İstanbul’da düzenlenen 1. Yaşargil Mikronöroşirürji Kongresi’nde, Doç. Dr. Mehmet Hakan Şahin’e ’Yılın En İyi Genç Beyin Cerrahı’ ödülü verilmişti.
İŞKUR Gençlik Programı’ndan Samsun’da 3 bin 619 öğrenci faydalanacak
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:16 İŞKUR Gençlik Programı’ndan Samsun’da 3 bin 619 öğrenci faydalanacak Samsun Çalışma ve İş Kurumu(İŞKUR) İl Müdürü Gökhan Dürümlü, "İŞKUR Gençlik Programı"ndan Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) için 3 bin 238, Samsun Üniversitesi(SAMÜ) için ise 381 öğrencinin programdan faydalanabileceğini açıkladı. Türkiye İş Kurumu tarafından devlet üniversiteleri iş birliğiyle düzenlenen "İŞKUR Gençlik Programı" kapsamında 2025–2026 eğitim-öğretim yılı başvuruları başlıyor. Programla üniversite öğrencilerine hem iş gücü deneyimi hem de gelir desteği sağlanacak. Öğrencilerin istihdam edilebilirliğini artırmak, bilgi, beceri, çalışma alışkanlığı ve disiplin kazanmalarına destek olmak amacıyla yürütülen İŞKUR Gençlik Programı; devlet üniversitelerinde öğrenim gören ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerine yönelik olarak kısmi zamanlı aktif iş gücü programı şeklinde uygulanıyor. Açıköğretim ve uzaktan eğitim öğrencileri ise programdan yararlanamıyor. Programa katılan öğrenciler haftalık en fazla 3 gün çalışabilecek. Katılımcılara günlük bin 83 TL ödeme yapılacak. Buna göre öğrenciler, ayda 5 gün çalışmaları halinde yaklaşık 5 bin 415 TL, 14 gün çalışmaları halinde ise yaklaşık 15 bin 162 TL gelir desteği elde edecek. Ayrıca genel sağlık sigortası ile iş kazası ve meslek hastalığı primleri İŞKUR tarafından karşılanacak. Başvurular başladı Samsun Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Gökhan Dürümlü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi için 3 bin 238, Samsun Üniversitesi için ise 381 öğrencinin programdan faydalanabileceğini belirtti. Dürümlü, başvuruların Samsun Üniversitesi için 16–20 Ekim, Ondokuz Mayıs Üniversitesi için ise 17–21 Ekim 2025 tarihleri arasında alınacağını söyledi. Gençlerin başvurularını İŞKUR Gençlik Platformu veya İŞKUR Mobil Uygulaması üzerinden yapabileceklerini hatırlatan Dürümlü, "Programımıza ilişkin tüm ayrıntılara gençlerimiz genclik.iskur.gov.tr adresinden ulaşabilirler" dedi. Dürümlü, İŞKUR Gençlik Programı’nın öğrencilerin öğrenim sürecinde deneyim kazanmalarına ve iş hayatına hazırlanmalarına katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.
‘Saklı Cennet’te sular çekildi, gerçekler ortaya çıktı: "Sığ göl, ölü toprak, sönük ilçe"
16 Ekim 2025 Perşembe - 10:06 ‘Saklı Cennet’te sular çekildi, gerçekler ortaya çıktı: "Sığ göl, ölü toprak, sönük ilçe" Samsun’un Ayvacık ilçesinde bulunan ve bölgeye "Saklı Cennet" ünvanını kazandıran Suat Uğurlu Barajı’nda bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle su seviyesi dip seviyeye düşürüldü. Suların çekilmesiyle baraj gölünün tabanı gün yüzüne çıktı. Ortaya çıkan manzara, hem doğal yaşamın zayıflığını hem de ilçe ekonomisinin baraj gölüne olan bağımlılığını gözler önüne serdi. "Suat Uğurlu’nun bu derece dolmuş olmasına çok şaşırdık" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, Suat Uğurlu Barajı’nda yapılan boşaltma sonrası oluşan manzarayı değerlendirdi. Prof. Dr. Yılmaz, baraj gölünün tabanında canlı yaşamına dair neredeyse hiçbir iz bulunmadığını belirterek, bunun önemli ve ürkütücü bir durum olduğunu vurguladı. Ortaya çıkan manzaranın oldukça düşündürücü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, "Baraj gölü tabanının büyük ölçüde akarsuyun taşıdığı millerle dolduğunu gördük. Geçmişte akarsu yatağı ’V’ şekilli derin bir vadi iken barajın etkisiyle zaman içinde vadi tabanı dolmuş ve adeta bir ova görünümü almış. Barajda su varken büyük ve hacimli bir göl olarak gördüğümüz vadi yüzeyinin, tabanın dolmasıyla bu kadar sığlaşmış olması bizi endişelendirdi. Bu sığlaşma aynı zamanda barajın ömrünün de kısaldığını bize gösteriyor. Hemen gerisinde Hasan Uğurlu Barajı olmasına ve asıl gelen malzeme bu barajda tutulmasına rağmen Suat Uğurlu’nun bu derece dolmuş olmasına çok şaşırdık" dedi. "Verimli toprak beklentisi boşa çıktı" Baraj tabanında yapılan gözlemlerde, zeminin tarımsal verimlilik açısından da yetersiz olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yılmaz, "Zemine baktığımız zaman bir hayat belirtisi görmedik. Bu tür tatlı su kaynaklarının balıkçılık açısından da önemli olduğunu düşünüyorduk. Ancak ortaya çıkan zemin hiç de buna uygun değil" diye konuştu. Yılmaz ayrıca, "Baraj tabanında biriken toprakların buradan alınıp kıraç arazilere serilmesiyle verimli alanlar oluşturulabilir gibi görüş ve düşüncelerle sık sık karşılaşıyoruz. Oysa burada gördük ki zeminde biriken malzemenin toprak değil, koyu gri renkli bir çamurdan öte bir değeri yok gibi. Fakat yine de fırsattan istifade göl tabanındaki birikintilerin toprak analizleri yapılmalı, varsa kirlilik kaynakları belirlenmeli" şeklinde konuştu. Ayvacık’ın barajla var olduğu ortaya çıktı Suat Uğurlu Barajı Gölü’nün Ayvacık ilçesi için yalnızca doğal güzellik değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal bir kazanım olduğunu söyleyen Yılmaz, "Baraj sayesinde Ayvacık, ‘Saklı Cennet’ ünvanını kazanmıştı. Bugün baktığımızda ise Ayvacık ilçesinin Suat Uğurlu Barajı olmadan hiçbir anlam ifade etmediğini gördük. Buna hem şaşırdık hem üzüldük" ifadelerini kullandı. Turizm için yeni fırsatlar doğabilirdi Bakım çalışmaları sırasında suların çekildiği bu dönemin, kıyılarda yeni turizm yatırımları için bir fırsat olabileceğine de dikkat çeken Yılmaz, "Barajdaki su seviyesi bu şekilde bir süre daha geciktirilecekse, kıyılarda hazır su çekilmişken yeni iskeleler, tesisler yapılabilirdi. Eğer yapılmadıysa, bir dahaki su tahliyesinde bu tür planlamalar mutlaka düşünülmeli" açıklamasında bulundu. 4 büyük barajdan 2’si Yeşilırmak’ta Prof. Dr. Cevdet Yılmaz, Samsun’un Türkiye’deki önemli su kaynaklarına ev sahipliği yaptığına işaret ederek şunları söyledi: "Türkiye’deki en önemli barajlardan dördü Samsun’da. Bunlardan Altınkaya ve Derbent Barajları Kızılırmak; Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu Barajları ise Yeşilırmak Nehri üzerindedir. Bu barajlardan enerji üretimi, turizm, taşkın kontrolü, sulama ve kafes balıkçılığında faydalanılıyor. Bu kadar faydası olan ve Samsun ekonomisi için de büyük değer ifade eden barajlarımızın havza bazında iyi planlanması, mevcut ve muhtemel kirleticilerden korunması, doğal yapılarının muhafaza edilmesi gerekiyor."
Samsun’da uyuşturucu ve kaçak silah operasyonları: 3 gözaltı
16 Ekim 2025 Perşembe - 08:59 Samsun’da uyuşturucu ve kaçak silah operasyonları: 3 gözaltı Samsun’un Çarşamba ilçesinde yapılan operasyonlarda esrar, skunk bitkisi, sentetik hap ve ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, 3 kişi gözaltına alındı. Çarşamba İlçe Jandarma Komutanlığı ve Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekiplerince Beylerce Mahallesi’nde U.S. (44) isimli şahsın iş yerinde arama yapıldı. Yapılan aramada 578,45 gram kubar esrar, 37 kök skunk bitkisi, 1 hassas terazi, 2 uyuşturucu kullanma aparatı ve 5 adet 9 mm tabanca fişeği ele geçirildi. Şahıs, "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti", "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak" ve "6136 sayılı Kanun’a muhalefet" suçlarından gözaltına alındı. Narkotik Suçlarla Mücadele (NSM) Şube Müdürlüğü ekiplerince Çarşamba ilçesi Çay Mahallesi’nde de kurye olarak çalışan E.K. (32) isimli şahsın ikametinde yapılan aramada 96 kutu içerisinde 5 bin 443 adet reçetesiz sentetik ecza ele geçirildi. Gözaltına alınan E.K. hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti" suçundan adli işlem başlatıldı. Son olarak ekiplerce Eğercili Mahallesi’nde A.Y. (65) isimli şahsın evinde yapılan aramada 619,86 gram kubar esrar, 7,32 gram kenevir tohumu, 1 hassas terazi, 1 ruhsatsız tabanca ve 93 adet 9 mm tabanca fişeği ele geçirildi. Gözaltına alınan zanlı, işlemlerinin ardından Çarşamba Adliyesi’ne sevk edildi. Üç ayrı operasyonda gözaltına alınan 3 şüpheli, Çarşamba Adliyesi’nde çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.