Yerel Haberler
Samsun
Samsun’da düzenlenen okçuluk şampiyonası sona erdi 29 Mart 2026 Pazar - 20:18:11 Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu (TGTOF) tarafından düzenlenen Geleneksel Türk Okçuluğu Gençler ve Büyükler Salon Puta Türkiye Şampiyonası, düzenlenen ödül töreni ile sonra erdi. 2026 Bağımsızlık Yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Yeşilay Gençler ve Büyükler Salon Puta Türkiye Şampiyonası’nın ödül töreni gerçekleştirildi. Türkiye Geleneksel Okçuluk Federasyonu ile Yeşilay iş birliğinde "Spor Bağımlılıktan Korur" temasıyla organize edilen şampiyonada bin 388 sporcu 3 gün boyunca ödül için hedefe kilitlendi. İlkadım Okçuluk Tesisleri ev sahipliğinde düzenlenen şampiyona, çekişmeli müsabakalarla dikkat çekti. Organizasyona 73 ilden 159 kulüp ve toplam bin 388 sporcu katıldı. Sporcular, geleneksel okçuluk branşında dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, geleneksel okçuluğun hem kültürel mirasın yaşatılması hem de gençlerin spora yönlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekilerek, bu tür organizasyonların bağımlılıkla mücadelede sporun gücünü ortaya koyduğu ifade edildi. Ödül törenine Vali Orhan Tavlı, Türkiye Geleneksel Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz, Yeşilay Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Hayri Nuroğlu, AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse, MHP İl Başkanı Burhan Mucur, Gençlik ve Spor İl Müdürü Feyzullah Dereci ve Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş katıldı.
29 Mart 2026 Pazar - 14:22 Atakum’da vatandaşlara genel sağlık taraması gerçekleştirildi Samsun’un Atakum ilçesinde, 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik genel sağlık taraması yapıldı. Sağlıklı hayat konusunda vatandaşları bilgilendirmek için düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) işbirliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. Program, toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Programda konuşan OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu, "Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız, tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz" dedi. Sağlık taramaları devam edecek Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek "Burada kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar ise bu etkinliklerin kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından olumlu bulduklarını belirtti. Etkinliklerin devamını beklediklerini söyleyen vatandaşlar, "Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için üniversitemize, Atakum Belediyesi’ne ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdiler.
"Gebelik şekeri bebekte obezite ve tansiyon riskini artırıyor"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:53 "Gebelik şekeri bebekte obezite ve tansiyon riskini artırıyor" Yaklaşık her 10 gebeden 1’inin gebelik şekeri tanısı aldığını belirten Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, "Gebelik şekeri, annede yüksek tansiyon hastalığı gelişme riskini artırır. Ayrıca bebekte yenidoğan döneminde şeker düşüklüğü ve yenidoğan sarılığını tetikleyebilir" dedi. Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Tutal, gebelikte şeker hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Uzm. Dr. Tutal, "Gebelik şekeri, gebelik sırasında tespit edilen kan şekeri yüksekliğidir. Gebelik şekeri annede yüksek tansiyon hastalığı gelişme riskini artırır. Ayrıca bebekte yenidoğan döneminde hipoglisemi (şeker düşüklüğü) ve yenidoğan sarılığını tetikleyebilir. Şeker hastalığı gelişme riskini artıran unsurlar ise ailede şeker hastalığı olması, gebelikten önce kilolu olmak, 4.5 kilogramdan daha ağır bebek doğurmuş olmak, öncesinde erken doğum yapmış olmak, gebelik öncesi gizli şeker hastalığı, 25 yaşın üzerinde gebe kalmak ve polikistik over sendromudur" diye konuştu. "Tanı konma süreci" Hiçbir risk faktörü olmadan da gebelik şekerinin gelişebileceğinin unutulmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Tutal, "Genellikle gebeliğin 24. ve 28. haftaları arasında gebelik şekeri teşhisi konulur. Önceden gebelik şekeri geçirdiyseniz veya doktorunuz riskli olduğunuzu düşünüyorsa, 13. haftadan önce de testler yapılabilir. Gebelik şekeri taraması, oral glukoz tolerans testi (şeker yükleme testi olarak bilinir) ile yapılır. 50 gram glukozlu içecek içildikten 30 dakika sonra alınan kan düzeyine bakılır. Test sonucu anormal ise 100 gram glukoz ile tekrar test yapılır" şeklinde konuştu. "Şeker yükleme testi değil, annede şeker olduğunu bilmemek riskli" Şeker yükleme testi yaptırmanın zararlı olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Tutal, "Test sırasında alınan şeker, 1 bardak şekerli içecek, birkaç dilim tatlı ya da bir tabak pirinç pilavındaki şeker kadardır. Asıl riskli olan durum annede gebelik şekeri olması ve bu durumun bilinmemesidir. Anne kanındaki yüksek şeker, bebeğe geçerek bebekte aşırı miktarda insülin üretilmesine bu da bebeğin aşırı büyümesine neden olur. Aşırı büyük olan bebeklerin doğum travmalarına maruz kalma ihtimalleri artar. Annenin yüksek kan şekeri, erken doğumu tetikleyebileceği gibi bebeğin aşırı büyük olması da erken doğum kararının alınmasına neden olabilir. Gebelik şekeri olan annelerin bebeklerinde doğum erken olmasa bile akciğer gelişimi yetersiz olabilir ve bebek doğduğu zaman nefes almakta zorlanabilir. Kan şekeri kontrolsüz olan annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası kan şekeri düşebilir. Çok ciddi düşüşler bebeğin havale geçirmesine neden olabilir. Derhal kan şekerinin yükseltilmesi gerekir. Gebelik şekeri olan annelerden doğan bebeklerde yaşamlarının ileri dönemlerinde obezite ve tip 2 diyabet hastalığı gelişme riski artmıştır" ifadelerini kullandı. "Anneye verdiği zararlar" Uzm. Dr. Tutal, gebelik şekerinin anneye ve bebeğe yansıyabilecek olumsuz etkilerini şöyle paylaştı: "Gebelik şekeri, yüksek tansiyon riskini arttırır. Ayrıca hem anne hem de bebeğin hayatını tehlikeye sokan preeklampsi riskini arttırır. Gebelik şekeri geçirdiyseniz, bir sonraki gebelikte de muhtemelen gebelik şekeri olacaksınızdır. Ayrıca yaşınız ilerledikçe tip 2 diyabet hastası olma ihtimaliniz de artacaktır. Gebelik şekeri geçiren kadınların yaşam tarzlarında yapacakları sağlıklı beslenme ve egzersiz gibi sağlıklı değişimler, gelecekte şeker hastası olma ihtimallerini azaltır. Diyetle kan şekeri kontrol altına alınamayan hastalarda insülin tedavisi gerekir. Doğum sonrası kan şekeri ölçümüne bir süre daha devam edilmelidir. Doğumdan yaklaşık 2 ay sonra şeker yüklemesi yapılarak şekerin tamamen normale döndüğünden emin olunmalıdır. Daha sonra her 2-3 yılda bir diyabet riskinin değerlendirilmesi gereklidir. Bu hastalığın tedavisi endokrinoloji ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı hekimlerince yapılmaktadır."
Samsun’da kahverengi kokarcaya karşı kışlak seferberliği
08 Ekim 2025 Çarşamba - 11:42 Samsun’da kahverengi kokarcaya karşı kışlak seferberliği Samsun Büyükşehir Belediyesi, Türkiye genelinde hızla yayılan kahverengi kokarcaya (Halyomorpha halys) karşı kışlak mücadelesini başlattı. İlçelerde oluşturulan ekiplerle ilaçlama çalışmalarını sürdüren belediye, tarımsal üretimi tehdit eden zararlıya karşı vatandaş desteğini de önemsiyor. Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün hazırladığı yoğunluk haritası doğrultusunda belirlenen mahallelerde sahaya inen ekipler, kahverengi kokarcanın kış aylarında barındığı alanlarda ilaçlama yaparak popülasyonu kontrol altına almayı hedefliyor. İlk etapta yoğunluğun yüksek olduğu bölgelerde çalışmaları tamamlamayı planlayan ekipler, zararlının tarıma vereceği muhtemel kayıpların önüne geçmek için faaliyetlerine devam ediyor. Kahverengi kokarcayla mücadelede sadece belediye değil; İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ilçe tarım müdürlükleri ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü de iş birliği içinde çalışıyor. Kurumlar arası koordinasyon sayesinde mücadele, bilimsel verilerle desteklenen kapsamlı bir şekilde yürütülüyor. Vatandaşlardan da destek çağrısı Yetkililer, kahverengi kokarcanın yalnızca tarım alanlarında değil; evlerin dış cepheleri, çatı araları ve yapı boşlukları gibi alanlarda da barındığına dikkat çekti. Kışlama döneminde bu alanlara Sağlık Bakanlığı ruhsatlı biyosidal ürünlerin uygulanmasının zararlının etkisiz hale getirilmesinde büyük önem taşıdığı vurgulandı. Belediye, vatandaşların da bu süreçte aktif rol alması gerektiğini bildirdi.
"Meme kanserinde farkındalık, erken teşhisin ilk adımı"
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:54 "Meme kanserinde farkındalık, erken teşhisin ilk adımı" Meme kanserinin erken tanısının hayati önem taşıdığını belirten Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Necati Özen, "Yaşam boyu her 8 kadından biri meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Bu nedenle erken tanı ve düzenli kontroller büyük önem taşıyor. Kadınlar kendi bedenlerini tanımalı, fark ettikleri değişiklikleri gecikmeden hekime danışmalıdır. Farkındalık, erken teşhisin ilk adımıdır" dedi. 1-31 Ekim tarihleri arasında kutlanan Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan VM Medical Park Samsun Hastanesi Prof. Dr. Necati Özen, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirterek farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Özen, "Yaşam boyu her 8 kadından biri meme kanserine yakalanma riski taşıyor. Bu nedenle erken tanı ve düzenli kontroller büyük önem taşıyor" diye konuştu. "Erken tanı hayat kurtarıyor" Prof. Dr. Özen, tümör çapı 2 cm’den küçük ve koltuk altında lenf bezi büyümesi olmayan evre 1 hastalarda tedavi sonrası 5 yıllık sağ kalım oranının yüzde 98’e ulaştığını ifade etti. Prof. Dr. Özen, "Meme kanserinde erken tanı, tedavi sürecinin en kritik basamağıdır. Kitle ne kadar küçükse, tedavi o kadar etkili ve kolay olur" açıklamasında bulundu. "Belirtiler göz ardı edilmemeli" Meme kanserinin bazı belirtilerle kendini gösterebileceğini belirten Prof. Dr. Özen, şu uyarılarda bulundu: "Memede veya koltukaltında ağrısız, sert kitleler, meme şeklinde ve büyüklüğünde belirgin değişiklikler, meme cildinde kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü, meme başından kanlı veya berrak akıntı, meme başında çöküntü veya şekil bozukluğu, düzenli kontrol alışkanlık haline getirilmeli." Kadınların 20 yaşından itibaren her ay kendi kendine meme muayenesi yapması gerektiğini belirten Prof. Dr. Özen, "35-40 yaş arası kadınların en az bir kez dijital mamografi çektirmesi, 40-45 arasında en az 2-3 defa ve 45 yaştan itibaren 75 yaşına kadar her yıl mamografi çektirmesi gerekir" diye konuştu. "Farkındalık, erken teşhisin ilk adımıdır" Meme kanserinde erken tanının tedavi başarısını büyük oranda artırdığını vurgulayan Prof. Dr. Özen, "Kadınlar kendi bedenlerini tanımalı, fark ettikleri değişiklikleri gecikmeden hekime danışmalıdır. Farkındalık, erken teşhisin ilk adımıdır" ifadelerini kullandı.
Komiser arıcıdan bal verimini artıran yerli cihaz
08 Ekim 2025 Çarşamba - 09:39 Komiser arıcıdan bal verimini artıran yerli cihaz Samsun’da görev yapan Komiser Savaş Koç, 15 yıllık arıcılık tecrübesini teknolojiyle buluşturdu. Koç’un iklim değişikliğinin arıcılık üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak ve bal verimini artırmak amacıyla geliştirdiği cihaz, 2 yıllık test sürecinin ardından arıcıların kullanımına sunuldu. Arıcılığa hobi olarak başlayan ancak zamanla profesyonelliğe adım atan Komiser Savaş Koç, bal verimini artırmak amacıyla bir cihaz geliştirdi. Yazılımı ve donanımı tamamen Koç’a ait olan cihaz, lokasyona özel sıcaklık, nem, basınç ve nektar geliş verilerini kaydederek arıcılara önemli bilgiler sunuyor. Cihaz, 2 yıllık test sürecinin ardından arıcıların kullanımına sunuldu. Koç, geliştirdiği cihazla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu cihaz benim için arıcılığa ilk başladığım yıllarda bir hayaldi. Şimdi hayalimi gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Umarım ülke genelindeki tüm arıcılar bu cihazı kullanarak kıt kaynakların verimli kullanımına katkı sağlar" dedi. Cihazın özellikle nektar akışının takip edilmesi, lokasyon değişikliği yapılması ve arı sağlığı açısından önem taşıyan varroa mücadelesinde büyük fayda sağladığını vurgulayan Koç, "Cihaz, ilaçlama zamanını belirlemede bize net ve doğru bilgiler sunuyor. 2 yıldır sahada test ediliyor ve kullanıcılar tarafından oldukça olumlu geri dönüşler alıyorum. Bir adet pille 3-4 ay çalışabiliyor. Verileri internet üzerinden iletebildiği gibi internetin olmadığı bölgelerde bluetooth ile de aktarım yapabiliyor" diye konuştu. Koç, cihaz sayesinde kıt nektar dönemlerinin önceden tespit edilebildiğini belirterek, "Nektar azaldığında ya da bittiğinde lokasyon değiştirerek ya da sağım işlemini başlatarak verimi maksimize edebiliyoruz. Özellikle kestane, meşe ve orman gülü gibi değerli ballarda bu cihaz bize büyük katkı sağlıyor. Emeğimizin boşa gitmesini önlüyor ve daha verimli bir arıcılık yapmamıza imkân tanıyor" dedi.
Bafra Ovası’nda çeltik hasadı yüzleri güldürüyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 08:39 Bafra Ovası’nda çeltik hasadı yüzleri güldürüyor Samsun’un Bafra ilçesinde çeltik hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Verimli ovalarda yetişen Bafra çeltiği, bu yıl hem randıman hem de kalite açısından üreticinin yüzünü güldürdü. Fiyatların da istenilen seviyede olması çiftçiye umut verirken, Bafra pirinci yine Türkiye genelinde büyük ilgi görüyor. Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, bu yıl yaklaşık 157 bin dekar alanda çeltik ekimi yapıldığını, hasadın eylül ayında başladığını ve ekim sonuna kadar süreceğini belirtti. Tosuner, verim ve kaliteye dikkat çekerek, fiyatların da üretici açısından tatmin edici olduğunu söyledi. Tosuner, "Satışlarımız makul fiyatlarla devam ediyor, alıcı firmalar bölgemize yoğun ilgi gösteriyor. Bunun en büyük nedeni, Bafra çeltiğinin yüksek randıman, kalite ve leke içermeyen tanelere sahip olması. Kalın taneli pirincin kilosu 43-44 liraya kadar çıkıyor. Ayrıca çeltiğimizin aroması ve lezzeti de oldukça yüksek. Hasatta yaptığımız pilavda bu fark açıkça görülüyor" dedi. "Bafra pirinci Türkiye’nin gözdesi" Yıllardır çeltik üretimi yapan Ferhat Kurnaz, bu yılki hasattan memnun olduklarını dile getirerek şunları söyledi: "30-40 yıldır bu işin içindeyiz. Şu ana kadar işler yolunda gidiyor. Hem kilo açısından hem de maddi anlamda üreticiyi sevindiren bir sezon geçiriyoruz. Bafra pirinci, Türkiye’nin dört bir yanında tanınan ve beğenilen bir pirinç." "Bafra pirincini dünyaya tanıtmak istiyoruz" Fener Mahallesi’nde yaklaşık bin dönüm arazide çeltik üretimi yapan Halıcı ailesinden Kemal Halıcı ise bu ürünün yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da tanınması gerektiğini söyledi. Halıcı, "Fener Mahallesi, Karadeniz’in Kızılırmak’la buluştuğu eşsiz bir yer. Burada çeltik harmanımıza başladık ve dökümlerimiz oldukça güzel. Fiyatlar da istediğimiz seviyelerde olursa, üreticinin emeği boşa gitmemiş olur. Bafra çeltiği, basit bir pirinç değil. Türkiye’de isim yapmış bir ürün ve biz bunu dünyaya taşımak istiyoruz" diye konuştu. Lezzeti, randımanı ve temizliğiyle öne çıkıyor Üreticiler, Bafra pirincinin en büyük avantajlarının başında tanelerinin temiz ve lekesiz olması, lezzetinin yüksek, randımanının ise oldukça iyi seviyede bulunmasını gösteriyor. Organik üretime yakın şartlarda yetiştirilen çeltik, sofralarda farkını hissettiriyor. Hasadın önümüzdeki haftalarda tamamlanması bekleniyor.