Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Samsun
Samsunspor geçen sezonu mumla arıyor
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:19:51
Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, bu sezon ortaya koyduğu performansla geçen yılı aratıyor. Kırmızı-beyazlı ekip, geçen sezon aynı haftalar itibarıyla topladığı puanın oldukça gerisinde kaldı. Süper Lig’de geçen sezonu 3. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarına katılma hakkı elde eden Karadeniz temsilcisi, bu sezon lig, Türkiye Kupası, UEFA Konferans Ligi ve Turkcell Süper Kupa olmak üzere dört kulvarda mücadele etmesine rağmen istikrarlı bir grafik çizemedi. 2024-2025 sezonunda 18 maçta 36 puana ulaşan Samsunspor, bu sezon aynı puana ancak 28 maç sonunda erişebildi. Ligde geride kalan 28 haftada 8 galibiyet, 12 beraberlik ve 8 mağlubiyet alan Samsunspor 32 gol atarken, kalesinde 37 gol gördü. Geçen sezon aynı süreçte ise 15 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyetle 51 puan toplayan kırmızı-beyazlılar rakip filelere 44 gol gönderip, 32 gol yemişti. Sezona "ilk 5" hedefiyle başlayan Samsunspor, 28 hafta sonunda 5. sıradaki Göztepe’nin 10 puan gerisinde kaldı. Karadeniz ekibi, ligin kalan bölümünde sırasıyla Eyüpspor (D), Beşiktaş, Alanyaspor (D), Galatasaray, Başakşehir (D) ve Göztepe ile karşılaşacak. Ayrıca Türkiye Kupası çeyrek finalinde sahasında Trabzonspor ile mücadele edecek.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 10:09
Karadeniz’in incisi Samsun’a yatırım sağanağı
Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından Samsun’a son 23 yılda toplam 59 milyar 316 milyon TL’lik yatırım yapılarak 159 tesis inşa edildi. Kentte suyun etkin yönetimiyle tarımsal üretimden enerjiye kadar birçok alanda önemli kazanımlar sağlandı. DSİ, modern sulama sistemlerini yaygınlaştırmak, arazi toplulaştırma çalışmalarıyla verimliliği artırmak, sağlıklı içme suyunu vatandaşlara ulaştırmak ve taşkın risklerine karşı yerleşim alanlarını korumak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Kurum, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla su kaynaklarının her damlasını korumaya odaklanıyor. Kurumdan yapılan açıklamada, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek, suyun zamansal ve mekansal dağılımındaki belirsizliklerin arttığı, buna bağlı olarak kuraklık ve taşkın gibi afetlerin daha sık ve şiddetli yaşandığı vurgulandı. Bu kapsamda, özellikle depolama tesislerinin hem kurak dönemlerde hem de aşırı yağışlarda kritik rol oynadığı ifade edildi. Su kaynaklarının verimli kullanımı için tarımda modern tekniklerin yaygınlaştırıldığı belirtilen açıklamada, basınçlı borulu sulama sistemleri, yapay zeka destekli sulama otomasyonları ve elektronik ölçüm sistemlerinin kullanımının artırıldığı kaydedildi. Taşkın kontrol tesisleri ve erken uyarı sistemleri sayesinde de can ve mal kayıplarının önüne geçilmesinde önemli mesafe kat edildiği aktarıldı. 23 yılda toplam 59,3 milyar TL’lik yatırım Samsun özelinde yürütülen çalışmalara da yer verilen açıklamada, 17 sulama tesisi ile 1 milyon 209 bin dekar tarımsal arazinin sulamaya açıldığı, böylece çiftçilerin üretim gücünün arttığı belirtildi. Samsun’a son 23 yılda toplam 59 milyar 316 milyon TL’lik yatırım yapılarak 159 adet tesis inşa edildiği, ayrıca 7 baraj ve 1 gölet inşa edilerek toplam 127 milyon metreküp su depolama hacmine ulaşıldığı, 3 barajın ise yapımının sürdüğü ifade edildi. İçme suyu yatırımları kapsamında Samsun’da 3 tesisin tamamlandığı ve yıllık 51 milyon metreküp içme suyu temin edildiği bilgisi paylaşıldı. Taşkın kontrol çalışmaları çerçevesinde ise 122 tesisin hizmete alındığı, bu sayede şehir merkeziyle birlikte 236 yerleşim yeri ve 91 bin 460 dekar alanın koruma altına alındığı, 32 tesisin yapımının devam ettiği bildirildi. 5 HES devreye alındı Arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri kapsamında 4 projenin tamamlandığı ve toplam 334 bin dekar alanın tescil edildiği belirtilirken, enerji alanında ise 5 hidroelektrik santralinin(HES) devreye alınmasıyla yıllık 244 milyon kilovatsaat üretim sağlandığı kaydedildi. 2025 yılı içerisinde Samsun’da toplam maliyeti 507 milyon TL olan 3 su yapısının tamamlanarak hizmete sunulduğu aktarılan açıklamada, su kaynaklarının korunması ve verimli kullanılması yönündeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:51
Aile içi şiddette karanlık gerçek: ’Karakterolojik şiddet’ kalıcı ve yıkıcı olabilir
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Meryem Batık Vural, aile içi şiddeti "durumsal" ve "karakterolojik" olarak ikiye ayırarak önemli uyarılarda bulundu. Karakterolojik şiddetin patolojik bir yapı gösterebildiğini belirten Vural, bu tür vakalarda değişimin her zaman mümkün olmayabileceğini ve sürecin kalıcı ve yıkıcı etkiler taşıyabileceğini ifade etti. Vural, mağdurların güvenlik planı yaparak bireysel destekle güçlenmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı. Ailede şiddetin her zaman önlenemediğine dikkat çeken Doç. Dr. Meryem Batık Vural, şiddet türünü ikiye ayırarak önemli açıklamalarda bulundu. Aile içi şiddetin ölümcül sonuçları da olduğunu belirten Doç. Dr. Meryem Batık Vural, "Durumsal şiddet ve karakterolojik şiddet olarak adlandırılan iki tür şiddeti doğru ayırt etmek oldukça elzem. Durumsal şiddet, öfkeyi kontrol edememe veya başka baş etme yolları bilmeme durumundan kaynaklanır çoğunlukla. Bu şiddetten sonra kişi pişmanlık duyar, bunu değiştirmek için çaba sarf eder. İlişkisinde durumsal şiddet yaşayan çiftler hem bireysel hem de çift terapisi ile bu şiddet türünden kurtulabilir. Karakterolojik şiddet ise patolojik bir boyuttur. Şiddetin yüzde 20’sinin karakterolojik şiddet olduğu belirtiliyor. Karakterolojik şiddeti John Gottman ’kobralar ve pitbullar’ ile açıklar. Kobralar, yüksek düzeyde antisosyal özellikler gösterir, zevk düşkünü ve dürtüseldir. Her istediği şeye tam da istediği anda sahip olmak ister, bunu kendine hak görür. Eşini de kendisine engel olmasın diye döver ve duygusal istismara maruz bırakır. Yakınlığı asgari düzeyde tutarlar ve eşleri daha fazlasını istediğinde tehlikeli kimselere dönüşürler. Terk edilmekten korkmazlar ve tahakküm altına girmezler. Pitbullar ise şiddet uyguladıkları kişileri çoğunlukla aile üyeleriyle sınırlar ve özellikle eşlerine yoğunlaşırlar. Pitbulların suç sicili olması Kobralara göre daha düşük ihtimaldir. Eşlerini dövseler bile Kobraların aksine duygusal olarak eşlerine bağımlıdırlar. En büyük korkuları terk edilmektir. Terk edilme korkusu yoğun kıskançlık krizlerine ve eşlerini bağımsız bir yaşamdan yoksun bırakma girişimlerine yol açar" dedi. "Karakterolojik şiddetin tamamen ortadan kaldırılması mümkün görünmüyor" Kobralar ve pitbullar karakterlerinin özelliklerini anlatan Doç. Dr. Vural, "John Gottman’ın uzun yıllar süren araştırmaları, karakterolojik şiddetin tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını gösteriyor. Kobralar ve pitbullar için bireysel terapi pek sonuç vermiyor, çift terapisi ise oldukça zararlı sonuçlar doğurabilir. Ölümcül olabilen bu şiddet türünün ayırt edilmesi, mağdurun bireysel terapi ile güçlenmesi, yaşadığı durumu adlandırabilmesi ve güvenli kaçış planı yapabilmesi hayati önem taşır. Şiddet gören için istismarcı bir ilişkiyi bitirmek bir süreç işidir, zaman alır. Terk kararı ile terk eylemi arasında belli bir zaman geçer. Mağdurun önce güvende olabilmek (hem kendi güvenliği hem çocukların güvenliği) için bazı planlamalar yapması gerekir. Ekonomik güvenceler elde edebilmek için de yine bazı planlara ihtiyaçları vardır. Ayrıca terk fikrine alışmaları gerekir. En önemlisi de kendi üzerlerinde epey çalışmaları, bu şiddeti hak etmediklerini kendilerine söylemeleri gereklidir. Durumsal şiddeti önlemeye yönelik müdahalelerin karakterolojik şiddetin önlenmesinde kullanılamayacağı, bu nedenle failin engellenmesine ilişkin politikaların geliştirilmesi oldukça önemli görünüyor. Ülkemizde, mağdurun uzun süreli korunması ve güvenli kaçış politikasının uygulanmasına ihtiyaç olduğu görülüyor. Karakterolojik şiddet ve durumsal şiddet evlilik öncesinde de kendini gösterir çoğunlukla ancak romantik aşk evresinde gençlerin istismarı fark etmemesi de muhtemeldir. Partnerlerin evlilik öncesinde çift danışması alması, evlilik öncesi psikoeğitim programlarına katılması farkındalıklar kazandırabilir" diye konuştu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 09:40
56 yaşında okuma-yazma öğrenen baba ile kızının azmi
Samsun’da yaşayan 56 yaşındaki Mustafa Artuç ile 35 yaşındaki kızı Edanur Artuç, okuma-yazma öğrenmek için aynı kursun yolunu tuttu. Baba-kız, İlkadım Mesleki Eğitim Merkezi tarafından açılan kursta birlikte eğitim alarak hem öğrenmenin hem de birlikte başarmanın mutluluğunu yaşıyor. Küçük yaşlarda kendi isteğiyle okuma yazma öğrenmediğini belirten Mustafa Artuç, bugün geldiği noktada bunun pişmanlığını yaşadığını ifade etti. Okumaya karşı büyük bir ilgisi olduğunu dile getiren Artuç, "Okumayı çok seviyorum. Hiçbir şey bilmiyordum. Halk eğitim merkezinden haberim yoktu. Geçmişte kendim okuma yazma öğrenmeye gitmedim. Şimdi pişmanım ama iş işten geçti. Yine de anca şimdi öğreniyorum. Okumak gerçekten güzel. İçimde okuma yazma aşkı var. Zor değil, yazabiliyorum. Kızımla birlikte buradaki kursa geliyoruz" dedi. Kızı Edanur Artuç ise babasıyla birlikte aynı sınıfta eğitim almanın kendisi için anlamlı olduğunu belirterek, "Ben de babamla birlikte okuma yazma öğreniyorum. Buradaki öğretmenlerimizden çok memnunuz. Babama destek oluyorum" diye konuştu. İlkadım Mesleki Eğitim Merkezi’nde açılan kurs sayesinde farklı yaş gruplarından vatandaşlar okuma yazma öğrenme fırsatı bulurken, baba-kızın azmi de görenlere örnek oluyor.
05 Eylül 2025 Cuma - 17:02
Samsun’da 13 ve 15 yıl hapis cezası bulunan 2 kişi polis tarafından yakalandı
Samsun’da haklarında 13 ve 15 yıl hapis cezası bulunan 2 kişi polis tarafından yakalanarak cezaevine teslim edildi. Edinilen bilgiye göre, Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Atakum ilçesinde hakkında "nitelikli cinsel istismar" suçundan kesinleşmiş 15 yıl 5 ay 18 gün hapis cezası ile arama kaydı bulunan M.Ç. düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. İlkadım İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalar sonucunda, hakkında "cinsel istismar" suçundan 13 yıl 4 ay hapis cezası ile aranan M.E., düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Yakalanan 2 ayrı kişi Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine teslim edildi.
05 Eylül 2025 Cuma - 16:24
Samsun’da motosiklet yayaya çarptı: 1 yaralı
Samsun’un İlkadım ilçesinde motosiklet yayaya çarptı. Meydana gelen kazada yaya yaralandı. Kaza, İlkadım ilçesi Çiftlik Mahallesi İstiklal Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.G. yönetimindeki 55 ANJ 627 plakalı motosiklet, H.Ö. adlı yayaya çarptı. Çarpmanın etkisiyle H.Ö. başından yaralandı. Yaralı, olay yerine gelen ambulans ile Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.
05 Eylül 2025 Cuma - 16:05
Samsun’da jandarma 2 kilo 355 gram esrar ele geçirdi: 2 gözaltı
Samsun’da jandarma tarafından düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 2 kg 355 gram kubar esrar ele geçirildi, 2 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre, Samsun İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü, Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Bafra İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ticaretinin önlenmesine yönelik çalışma yürütüldü. Araştırmalar sonucu M.N. (47) ve M.Ş.K. (36) isimli şahısların uyuşturucu bulundurdukları bilgisine ulaşıldı. Şüphelilerin ikametleri ve bahçelerinde yapılan aramalarda 2 kilo 355 gram kubar esrar, 5 kök kenevir bitkisi ve 2 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Olayla ilgili 2 kişi gözaltına alınırken, soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
05 Eylül 2025 Cuma - 15:44
Silahlı saldırgan kız arkadaşının evinde yakalandı
Samsun’da bir kişiyi silahla yaralayan zanlı, kız arkadaşının evinde yakalandı. Olay, Samsun’un Atakum ilçesi Körfez Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, silahlı saldırıya uğrayan M.A., ayağından yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralı tedavi altına alınırken, silahlı saldırgan kaçtı. Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, silahlı saldırıyı düzenleyen C.B.’yi saklandığı kız arkadaşının evinde olayda kullandığı tabancayla birlikte yakalayarak gözaltına aldı. Bugün Samsun Adliyesine sevk edilen C.B. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.
05 Eylül 2025 Cuma - 15:29
Ağabeyini darbedeni bıçakladı: O anlar kamerada
Samsun’da ağabeyini darbeden kişiyi bıçaklayan genç tutuklandı. Kavga ve bıçaklama anı cep telefonu kamerasına yansıdı.
05 Eylül 2025 Cuma - 15:25
Ağabeyini darp edeni bıçakladı: O anlar kamerada
Samsun’da ağabeyini darp eden kişiyi bıçaklayan genç tutuklandı. Kavga ve bıçaklama anı cep telefonu kamerasına yansıdı. Olay, Atakum ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.D. (28) arkadaşı C.H.’den (27) borç verdiği parayı istemeye gitti. Aralarında çıkan tartışma kısa sürede tekme ve yumruklu kavgaya dönüştü. Bu sırada ağabeyinin darp edildiğini gören A.U.D. (20), elindeki bıçakla kavgaya dahil olup C.H.’yi art arda bıçakladı. Yaralanan C.H. kaldırıldığı hastanede tedavi altına alınırken, olay anı cep telefonu kamerasına yansıdı. A.U.D. ise Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen A.U.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.
05 Eylül 2025 Cuma - 14:23
Balonya ilk 6 günde 13 bin 630 çocuğu ağırladı
Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan ve Türkiye’nin en büyük kapalı şişme çocuk oyun alanı olma özelliğini taşıyan "Balonya", 6 günde 13 bin 630 çocuk ile 30 binin üzerinde vatandaşı ağırladı. Sevgi Park’ta 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda kapılarını açan Balonya, ilk günden itibaren yoğun ilgi gördü. Açılış günü sihirbaz gösterileri, bubble şovlar, rengarenk kostümlü palyaçolar, tahta bacaklı animatörler ve yüz boyama etkinlikleriyle şenlenirken, vatandaşlara ikramlar sunuldu, çocuklara özel sürpriz indirimler yapıldı. Her gün 09.30 ile 21.15 saatleri arasında hizmet veren tesiste, 75 dakikalık seanslarla çocuklar güvenli ortamda enerjilerini atma fırsatı buluyor. Dev kaydıraklar, trambolin parkları, top havuzları, labirentler ve farklı temalarda şişme oyun alanlarının yer aldığı Balonya; hem çocukların fiziksel gelişimine katkı sağlıyor hem de sosyalleşmelerine imkân tanıyor. Ayrıca tesiste aileler için oturma bölgeleri ve geniş yeşil alanlar bulunuyor. Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, "Mutlu Çocukların Şehri Samsun’umuzda hayata geçirdiğimiz Balonya’yı, çocuklarımızın enerjilerini güvenle atabilecekleri, gönüllerince eğlenebilecekleri özel bir mekân olarak tasarladık. Bugünlerimizin ve yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımız için böyle bir adım atmak bizler için çok kıymetli. Balonya’nın çocuklarımıza ve hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
05 Eylül 2025 Cuma - 13:33
Haberlerde kullanılan dil bağımlıları tedavi olmaktan uzaklaştırıyor
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Arş. Gör. Dr. Özlem Delal Abanoz, haberlerde kullanılan olumsuz dilin diğer bağımlıları tedavi olmaktan uzaklaştırdığını söyledi. Samsun Sağlık İl Müdürlüğü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti arasındaki iş birliğinde basın mensuplarına yönelik "Bağımlılıkla Mücadelede Basının Rolü" başlıklı program düzenlendi. Çok sayıda gazetecinin katıldığı programda OMÜ İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Arş. Gör. Dr. Özlem Delal Abanoz tarafından uyuşturucu ve bağımlılık haberlerinde yapılan yanlışlar ve yapılması gerekenler hakkında bir sunum gerçekleştirildi. "Bağımlılar yargılanmamak için saklanıyorlar" Haberlerde kullanılan dil ve üslup nedeniyle izleyen diğer bağımlıların tedaviye gitme noktasında çekingenlik gösterdiğini ifade eden Arş. Gör. Dr. Özlem Delal Abanoz, "Bağımlılıkla ilgili haber dilinde hangi hususlara dikkat edilmesi gerekiyor onları anlatacağım. Aslında haber dili deyip geçiyoruz ama bu haber dili oldukça önemli. Çünkü bir anlamda dünyayı şekillendiriyor bunlar. Haberde kullandığımız kelimeler, ifadeler damgalayıcı olabiliyor, ayrıştırıcı olabiliyor ve insanların bununla mücadele etme noktasında işini zorlaştırıcı olabiliyor. Örneğin; aslında ‘uyuşturucu bağımlısı’ demek bir ayrıştırıcı ifade. Onun yerine işte ‘madde kullanımı bozukluğu olan kişi’ ifadesini kullanmamız daha mantıklı olur. Esrarkeş, Eroinman gibi ifadeler oldukça yargılayıcı, insanların yardım aramasını daha zorlaştırıcı bir yere gidiyor olabilir. Bu nedenle bu ifadelere dikkat etmemiz gerekiyor. Haber yaparken biraz daha sansasyonel olma adına ifadeler kullanabiliyoruz, daha böyle tıklansın, daha dikkat çeksin, okunurluğu fazla olsun diye. Televizyonda reyting kaygısı, gazetede tiraj kaygısı ama internette daha fazla bir şekilde tık haberciliği diye bir kavram oluştu. Özellikle haberler noktasında insanlar tıklanmak için haberciler hani bazen bilerek bazen bilmeyerek yanlış ifadeler kullanıyorlar. İfadelerin damgalayıcı olması çok zararlı. İnsanlar yargılanmamak adına, damgalanmamak adına, ötekileştirilmemek adına kendi bağımlılıklarını gizliyorlar, yardım almaları noktasında biraz daha saklanıyorlar. Kadınlar özellikle bu noktada biraz daha hani anne ve eş olarak sunulduğu için biraz daha fazla yargılanmaya açıklar aslında. Bu açıdan da çok önemli. Bu konu biraz daha hassas bir konu ve kullanılan dile çok dikkat etmemiz gerekiyor bu noktada" dedi. "Bağımlılık, tedavi edilebilir bir hastalıktır ve bu vurgulanmalı" Bağımlılığın tedavisinin olduğuna değinen Özlem Delal Abanoz, "Haber dilinin daha birleştirici olması gerekir. Bağımlılık aslında tedavi edilebilir bir hastalık. Bunlar bir kişisel eksiklik ya da bir kusur olarak veriliyor çoğu zaman. Genellikle zaten bağımlılıkla ilgili haberler suçla ilişkilendiriliyor. Bir bağımlı annesini öldürdü, bağımlı soygun yaptı, bağımlı uyuşturucu kullandı, birine zarar verdi ya da kendine zarar verdi gibi suçlarla ilişkilendiriliyor. Onları topluma kazandırmak, o bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulamak gerekiyor. Bağımlılığın belirli sebepleri var. Bu kişisel kusur değil, ahlaki bir kusur değil, çeşitli sebepleri var bağımlılığın. Dolayısıyla tedavi edilebilir bir hastalık. Aslında bir obeziteyi nasıl bir hastalık olarak sunuyorsak bağımlılığı da haberlerde tedavi edilebilir bir hastalık olarak sunmamız gerekiyor" diye konuştu. "Haberlere tedavi yöntemlerini ve tedaviye yönlendirici kaynakları eklememiz gerekiyor" Haberlerde uyuşturucunun diğer suçlarla bağdaştırılmasından öte tedaviye yönlendirici kaynaklara yönelimin vurgulanması gerektiğini belirten Abanoz, şunları söyledi: "Bu kişisel bir tercih değil. Daha çok böyle suç sayfalarında, polis haberlerinde görüyoruz bağımlılıkla ilgili haberleri. Ama bunlar bir sağlık sorunu aslında. Bunu bu şekilde sunduğumuz zaman zaten böyle yani bunu doğru bir şekilde sunduğumuz zaman insanların da yardım araması, tedavi olması, topluma kazanması daha muhtemel oluyor. Bu kişisel bir sorun değil, sadece bireysel bir sorun değil. Aileyi, çevreyi ve toplumun genelini etkiliyor. Çeşitli farklı sonuçları olabiliyor. O yüzden çok önemli bir sorun aslında. Habercilere olarak da biz dilimizi değiştirerek, kullandığımız dile dikkat ederek, yargılayıcı olmadan daha böyle insanı öne çıkaran bir şekilde olayları haberleştirirsek, tedavinin nasıl olduğuna, tedavinin olabileceğine dikkat çekmek gerekiyor. Bu konuya çalışırken bazı haberler gördüm. İşte ‘tedavi şansı çok düşük’, ‘10 bağımlıdan sadece 3’ü tedavi olabiliyor’ gibi daha böyle olumsuz, tedavinin olmayacağına dair mesajlar veriliyor. Aslında böyle bir durum yok. Bu tedavi edilebilir bir hastalık. Bunu vurgulamamız gerekiyor. Haberlere tedavi yöntemlerini ve tedaviye yönlendirici kaynakları eklememiz gerekiyor. Yeşilay’ı, 191 Uyuşturucu Hattı gibi kurumları da vurgulamak gerekiyor. Böylece olumlu sonuçlar alabiliriz diye düşünüyorum." Programda ayrıca İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hatice Öz ve Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Yusuf Ziya Çakır, katılımcılara teşekkür etti.
05 Eylül 2025 Cuma - 13:28
Samsun’da kırtasiye ürünlerine denetim
Samsun Ticaret İl Müdürlüğü tarafından 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesi kırtasiye ve okul ürünlerine yönelik denetim yapıldı. Yeni eğitim öğretim yılı öncesi öğrenci ve velilerin kırtasiye alışverişleri hız kazandı. Evlerde okul hazırlıkları sürerken ürün güvenliğine yönelik denetimler de yoğunlaştırıldı. Bugün yapılan denetimlerde Samsun İl Ticaret Müdürü Kürşat Turpçu ve kurum personeli tarafından ildeki kırtasiyelere yönelik denetim gerçekleştirildi. Ürünlerin üzerinde etiket fiyatlarının bulunup bulunmadığı, etiket fiyatı ile kasa fiyatı arasında fark bulunup bulunmadığı ve etiket fiyatının değişim tarihi ile ürünün önceki fiyatına bakılarak haksız fiyat artışı olup olmadığı kontrol edildi. Denetimlere ayrıca Orta Karadeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne bağlı ürün güvenliği denetim ekipleri de eşlik ederek CE işareti, ilgi üretici ve ithalatçı firmaya ait bilgilerin bulunup bulunmadığı ve teknik mevzuata uygunluğu ile ilgili denetimler gerçekleştirildi.
05 Eylül 2025 Cuma - 13:21
Düğün konvoyunda tehlike saçan çekici sürücüsüne 19 bin 527 TL para cezası
Samsun’da düğün konvoyunda tehlike saçarak trafiği tehlikeye düşüren araç kurtarma çekicisine 19 bin 527 lira para cezası yazıldı. Edinilen bilgiye göre, Samsun’un Terme ilçesinde Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Terme İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, düğün konvoyunda tehlikeli araç kullanan sürücüyü sosyal medyada paylaşılan görüntüler üzerinden tespit etti. Görüntülerde, 55 plakalı araç kurtarma çekicisi sürücüsü K.D.’nin "emniyet şeridini kullandığı", "makas attığı" ve "trafiği tehlikeye düşürecek şekilde araç kullandığı" ortaya çıktı. Polis ekipleri görüntüleri inceleyerek sürücünün kimliğini ve ihlallerini tespit etti. Sürücüye, "emniyet şeridini kullanmak", "makas atmak" ve "trafiği tehlikeye düşürecek şekilde araç kullanmak" fiillerinden toplam 19 bin 527 TL idari para cezası uygulandı.
05 Eylül 2025 Cuma - 12:46
‘Ebeveynlerin anlayışlı ve sabırlı olması, çocukların okul uyumunu kolaylaştırıyor’
Okulların açılmasıyla birlikte birçok çocukta heyecanın yanı sıra kaygının da gözlenebileceğini belirten Klinik Psikolog Enise Öziç, "Tatil döneminde rutinleri bozulan çocuklar, yeniden okul düzenine adapte olmakta zorlanabilir. Yeni sınıfa geçmek, öğretmen değişiklikleri ya da arkadaş ilişkilerindeki belirsizlikler çocukların zihninde soru işaretleri ve kaygılar oluşturabilir. Bu dönemde ebeveynlerin göstereceği anlayış ve sabır, çocuğun okula uyum sürecini doğrudan etkiler" dedi. Liv Hospital Samsun’dan Klinik Psikolog Enise Öziç, okula dönüş kaygısının doğal olduğunu, ebeveynlerin anlayışlı yaklaşımıyla çocukların kısa sürede uyum sağlayabileceğini söyledi. "Rutinlere dönüşte zorlanabilirler" Okulların açılmasıyla birlikte birçok çocukta heyecanın yanı sıra kaygının da gözlenebileceğini söyleyen Psk. Öziç, "Tatil döneminde rutinleri bozulan çocuklar, yeniden okul düzenine adapte olmakta zorlanabilir. Yeni sınıfa geçmek, öğretmen değişiklikleri ya da arkadaş ilişkilerindeki belirsizlikler çocukların zihninde soru işaretleri ve kaygılar oluşturabilir. Bu dönemde ebeveynlerin göstereceği anlayış ve sabır, çocuğun okula uyum sürecini doğrudan etkiler" diye konuştu. "Kaygıyı yok saymak yerine dinleyin" Çocukların yaşadığı kaygıyı yok saymak yerine onları dinlemek ve duygularını anlamaya çalışmanın çok önemli olduğunu vurgulayan Psk. Öziç, "Çocuğunuzun korkularını küçümsemek ya da ‘abartıyorsun’ demek yerine, onun yanında olduğunuzu hissettirmek gerekir. Ebeveynlerin empatik bir yaklaşım sergilemesi çocuğun kaygısını azaltır. Ayrıca rutinlere yavaş yavaş dönmek, uyku saatlerini düzenlemek ve çocuğa okulun olumlu yönlerini hatırlatmak bu süreçte faydalı olur" şeklinde konuştu. "Kendi kaygınızı yansıtmayın" Ebeveynlerin kendi kaygılarını da çocuklara yansıtmaması gerektiğini belirten Psk. Öziç, "Çocuklar anne babalarının tutumlarını çok kolay fark eder. Eğer siz endişeli görünürseniz, çocuğunuz da daha fazla kaygı duyar. Okulun ilk günlerinde çocuklara destek olmak, birlikte küçük hazırlıklar yapmak ve gerektiğinde profesyonel destek almak sürecin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur. Eğer birkaç hafta geçtikten sonra hala okula uyum sürecinde problem yaşanıyorsa mutlaka bir uzmandan yardım alınmalıdır" ifadelerini kullandı. "Kısa sürede uyum sağlayabilirler" Sabır ve anlayışla desteklenen çocukların kısa sürede okula güvenle uyum sağladığını kaydeden Psk. Öziç, ebeveynlere sakin ve destekleyici bir tutum sergilemeleri çağrısında bulundu.
05 Eylül 2025 Cuma - 12:42
Demir eksikliği enfeksiyonlara davetiye çıkarıyor
Dünyada en sık rastlanan kansızlık türü olan demir eksikliğinin bağışıklık sistemini zayıflattığını ve enfeksiyonlara yatkınlığı artırdığını belirten Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Şahin Balçık, "Demir eksikliği anemisi, enfeksiyonlara yatkınlığı artırmakta ve enfeksiyonların ardından iyileşme sürecini uzatmaktadır. Kansızlık şikâyetleri olan hastalarımızın tedavi süreçleri için hekimleri ile görüşmeleri önemlidir" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Hematoloji Kliniği’nden Doç. Dr. Özlem Şahin Balçık, kansızlık hakkında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Balçık, "Kansızlık (anemi), kandaki hemoglobin değerinin yaşa ve cinsiyete göre belirlenmiş normal aralıkların altında olması olarak tanımlanıyor. En yaygın kansızlık türü ise demir eksikliği anemisidir" diye konuştu. "Demir eksikliği anemisi görülebilir" Demir eksikliği anemisi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Özlem Şahin Balçık, demir eksikliğinin kadınların yüzde 35’inde, erkeklerin ise yüzde 20’sinde görülen önemli bir sağlık problemi olduğunu ifade etti. Gebe kadınlarda demir eksikliği oranının yüzde 50’ye kadar çıktığını belirten Doç. Dr. Balçık, "Demir, B12 ve folik asit gibi vitamin ve minerallerdeki eksiklikler, talasemi (Akdeniz anemisi), kanser, romatizma ve böbrek hastalıkları gibi rahatsızlıklarla da ilişkilidir. Demir eksikliği anemisinde halsizlik, yorgunluk, aşırı uyku isteği, saç dökülmesi, tırnak bozukluğu, kaşıntı, baş ağrısı, baş dönmesi, öğrenme güçlüğü, unutkanlık, çarpıntı, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi şikâyetler gözlemlenmektedir" şeklinde konuştu. "Bağışıklık sistemini olumsuz etkiler" Demir eksikliği anemisinin bağışıklık sistemini zayıflattığını vurgulayan Doç. Dr. Balçık, "Demir eksikliği anemisi, enfeksiyonlara yatkınlığı artırmakta ve enfeksiyonların ardından iyileşme sürecini uzatmaktadır. Kansızlık şikâyetleri olan hastalarımızın tedavi süreçleri için hekimleri ile görüşmeleri önemlidir" dedi. "Et tüketimi önerilir" Sağlıklı beslenme konusunda da önerilerde bulunan Doç. Dr. Balçık, "Et ve et ürünleri demir açısından zengin gıdalardır. Hayvansal gıdalardan alınan demirin mideden emilimi daha kolaydır ve kan değerini yükseltmede etkilidir. Kuru baklagiller, ıspanak ve üzüm gibi bitkisel kaynaklı gıdalar da demir içermekte, ancak hayvansal gıdalara göre emilimleri daha düşüktür. Vejetaryen beslenenler ve et tüketimi az olan kişilerde demir eksikliği daha sık görülmektedir. Ancak, demir eksikliği tedavisi gören hastalar, özellikle yüksek kan yağları (kolesterol ve trigliserid) olanlar ve kalp-damar hastalığı bulunanlar, et tüketimini hekimlerinin önerdiği diyet çerçevesinde yapmalıdır" şeklinde konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder