Yerel Haberler
Samsun
Muz deposu alevlere teslim oldu: 3 saatte kontrol altına alındı 21 Nisan 2026 Salı - 21:26:48 Samsun’un İlkadım ilçesinde bir muz deposunda çıkan yangın, ekiplerin yaklaşık 3 saat süren yoğun müdahalesinin ardından kontrol altına alındı. Edinilen bilgiye göre, saat 18.00 sıralarında Toybelen Mahallesi Toybelen Caddesi üzerinde bulunan depoda, ilk belirlemelere göre elektrik kontağından yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler tüm yapıyı sararken, ihbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı ekiplerin müdahalesine polis TOMA’ları ve ilçe belediyelerinden gelen su tankerleri de destek verdi. Ekiplerin yoğun çabası sonucu yangın kontrol altına alınsa da depo ve içinde ikamet edilen bölüm tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Deponun yer sahibi Özer Karamağra, yangın hakkında verdiği bilgide, "Burası bizim kendi yerimiz. Arsayı Karagözler Ticaret’e kiralık olarak vermiştik. Sebze-meyve deposu olarak kullanılıyordu. Yangının ilk belirlemelere göre elektrik kontağından çıktığı düşünülüyor. Geçmiş olsun diyoruz. Can kaybının olmamasına seviniyoruz. Buna da şükür. İçerisi tamamen doluydu. Sebze-meyvelerin ziyan olması önemli değil, can kaybı olmadığı için Rabb’imize şükürler olsun" dedi. Mahalle sakinleri de yangının kısa sürede büyüdüğünü dile getirerek, "Yanan yer muz deposuydu. Yangın saat 18.00 sıralarında meydana geldi. Bir anda büyüdü. Her şey yandı. Deponun yanı sıra bölgede aşağıda ve yukarıda da bir ev var" dedi. Yangın, ekiplerin yaklaşık 3 saat süren müdahalesiyle kontrol altına alınırken, bölgede soğutma çalışmaları devam ediyor. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Başkan Kurnaz: "İlkadım’da dolu dolu bir yaz yaşıyoruz"
20 Temmuz 2025 Pazar - 17:13 Başkan Kurnaz: "İlkadım’da dolu dolu bir yaz yaşıyoruz" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, "İlkadım’da yazı yalnızca sıcak günler olarak değil, kültür, sanat ve sporla iç içe geçen bir mevsim olarak yaşıyoruz" dedi. İlkadım Belediyesi tarafından yaz boyunca her yaştan vatandaşa hitap eden etkinliklerle ilçe, adeta bir kültür, sanat ve spor merkezine dönüştü. Çocuklardan gençlere, yetişkinlerden sporseverlere kadar geniş bir kitleye ulaşan programlarla İlkadım’da yaz mevsimi dopdolu geçiyor. İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, ilçede sürdürülen sosyal ve kültürel faaliyetlerin artarak devam edeceğini vurguladı. Kurnaz, "İlkadım’da yaşayan her bir vatandaşımız, bu yaz mutlaka bir etkinlikte kendini buluyor. Kültürün, sanatın ve sporun birleştirici gücüne inanıyoruz. İlkadım’ı yalnızca altyapı ve üstyapı hizmetleriyle değil; yaşamın her alanına dokunan sosyal projelerle de geliştirmeyi sürdürüyoruz. Bizim için hizmet, yalnızca yol yapmak değil; yüzlerde tebessüm oluşturabilmektir. Bu anlayışla yaz mevsimini İlkadım’a yakışır şekilde dolu dolu yaşamaya devam ediyoruz" dedi. ‘Bizim Mahalle’ etkinliği ile her hafta farklı bir mahallede şişme oyun alanları, tiyatro ve sinema gösterimleri, çeşitli ikramlar ve sahne performanslarıyla ailelerin ve çocukların keyifli vakit geçirdiğini kaydeden Başkan Kurnaz, "Ayrıca son olarak düzenlediğimiz İlkadım Yamaç Paraşütü etkinliği ile gençlerimiz ve sporseverler unutulmaz anlar yaşadı. Adrenalin dolu dakikaların yaşandığı bu organizasyon, gökyüzüne uzanmak isteyen onlarca vatandaşımızı bir araya getirdi. Gençlerimizi ekranların başından kaldırıp doğayla, sporla ve gerçek yaşamla buluşturmak istiyoruz. Bu düşüncelerle yaz boyunca etkinliklerimiz kesintisiz şekilde devam edecek" diye konuştu.
Samsun’da ’Uluslararası Halk Oyunları Festivali’ coşkusu
20 Temmuz 2025 Pazar - 13:17 Samsun’da ’Uluslararası Halk Oyunları Festivali’ coşkusu Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 35’incisi düzenlenen Uluslararası Halk Oyunları Festivali vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleşiyor. Samsun’da kültür sanat alanında hayata geçirdiği programlarla örnek olan Samsun Büyükşehir Belediyesi, 35. Uluslararası Halk Oyunları Festivali ile de vatandaşlardan tam not aldı. 17 Temmuz Perşembe günü açılış programı yapılan festival, 25 Temmuz Cuma gününe kadar devam edecek. Her gün yüzlerce vatandaşın yoğun ilgiyle takip ettiği festival programı şehirde kültür sanat rüzgarı estiriyor. Söyleşilerden nokta gösterilerine, ilçe programlarından ana sahne etkinliklerine kadar Büyükşehir Belediyesi dolu dolu bir program akışıyla vatandaşlarla buluşuyor. Programın ana sahnesi ise Çobanlı İskelesi’nde gerçekleşiyor. Her akşam saat 21.00’de Çobanlı İskelesinde halk oyunları ekiplerinin sahneye çıktığı programda vatandaşlar sahnelenen dans performaslarını büyük bir coşkuyla takip ediyor. Farklı coğrafyalar Samsun’da buluşuyor Farklı coğrafyalardan kültürel zenginliklerin bir araya geldiği festivalde 13 ülkeden yüzlerce dansçı yer alıyor. 25 Temmuz Cuma gününe kadar sürecek 9 günlük festivalde Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Hırvatistan, Kuzey Osetya, Arjantin, Meksika, İran, Bulgaristan, Rusya, Moldova, Sırbistan, Karadağ, Letonya olmak üzere 13 ülke yer alıyor. Festival boyunca şehir merkezinde gerçekleşen nokta gösterilerinin yanı sıra Samsun’un çeşitli ilçelerinde de etkinlikler düzenleniyor. Alaçam, Bafra, Vezirköprü, Çarşamba, Terme ve Havza ilçelerinde sahnelenecek halk dansları gösterileri ile festival ruhu tüm Samsun’u sarıyor.
Asar Kale kazılarına yerel destek vurgusu
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 13:11 Asar Kale kazılarına yerel destek vurgusu Samsun’un Bafra ilçesinde sürdürülen Asar Kale arkeolojik kazı çalışmalarına ilişkin yürütülen istişarelerde, kazıların sadece akademik çevrelerle sınırlı kalmaması gerektiği, iş dünyasının da sürece dahil edilmesinin önem taşıdığı belirtildi. Samsun Müze Müdürü Kenan Sürül, Bafra Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Sorumlusu Uzman Müze Araştırmacısı Hasan Dikmen ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Soner Özmen, Bafra Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Sefa Kocabaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyarette, Asar Kale’de yürütülen kazı çalışmaları hakkında bilgi paylaşımında bulunulurken, bu çalışmaların Bafra’nın tarihî ve kültürel değerlerine sağlayacağı katkılar masaya yatırıldı. Kazıların sadece kamu kurumlarıyla sınırlı kalmaması gerektiği ifade edilen görüşmede, yerel esnaf ve iş dünyasının özellikle ekipman temini ve lojistik destek gibi alanlarda kazı çalışmalarına katkı sağlayabileceği vurgulandı. Bafra TSO Yönetim Kurulu Başkanı Serdal Sefa Kocabaş, "İlçemizin tarihî mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması konusunda yapıcı iş birliğine açık olduğumuzu belirtir, bu kıymetli çalışmaların ilçemize hayırlı olmasını dilerim" dedi. Gerçekleşen ziyarette Bafra TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Turgay Özgür Topkaya ile Genel Sekreter Talip Şahin de hazır bulundu.
Sebzede lider, meyvede güçlü, tarımda marka şehir: Samsun
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 13:10 Sebzede lider, meyvede güçlü, tarımda marka şehir: Samsun Yüzölçümünün yüzde 40’ında tarım yapılabilin Samsun’da, her yıl binlerce ton sebze, meyve ve tarla bitkisi üretilerek hem yurt içine hem de yurt dışına gönderiliyor. Kızılırmak ve Yeşilırmak Nehirlerinin suladığı bereketli ovalara sahip Samsun, tarımda bu avantajını üretimle taçlandırıyor. Tarım arazilerinin dağılımına bakıldığında, Samsun’da 221,7 bin hektarlık alanda tahıl ve diğer bitkisel ürünler, 11,6 bin hektarda sebze, 128,1 bin hektarda meyve, içecek ve baharat bitkileri yetiştiriliyor. 23 bin hektarlık alanda ise süs bitkileri üretimi yapılıyor. Nadasa bırakılan alan miktarı ise 19,1 bin hektar. Kızılcık, fındık, kivi ve onlarca meyvenin üretim merkezi Samsun Meyve üretiminde öne çıkan Samsun, kızılcık üretiminde Türkiye 1’incisi, fındıkta 2’nci, kivide 3’üncü, muşmulada 4’üncü, dutta 9’uncu, elmada 13’üncü, böğürtlende 14’üncü, şeftalide 15’inci, incirde 16’ncı ve ayvada da 18’inci sırada yer alıyor. Samsun’da yılda bin 205 ton kızılcık, 114 bin 89 ton fındık, 13 bin 599 ton kivi, 432 ton muşmula, bin 960 ton dut, 2 bin 721 ton elma, 19 ton böğürtlen, 8 bin 119 ton şeftali, bin 422 ton incir ve bin 425 ton da ayva üretiliyor. Lahana, karnabahar, pırasa, barbunya ve turplar Samsun’da üretilip dünyaya gönderiliyor Sebze üretiminde Türkiye’nin demirbaşlarından olan Samsun, lahanada 1’inci, karnabaharda 2’nci, brokolide, pırasada 3’üncü, barbunya, turpta 4’üncü, biberde 7’nci ve taze fasulyede ise 8’inci sırada yer alıyor. TÜİK rakamlarına göre Samsun’da yılda ortalama 327 bin 789 ton lahana, 59 bin 679 ton karnabahar, 12 bin 23 ton brokoli, 19 bin 470 ton pırasa, 5 bin 162 ton barbunya, 6 bin 738 ton turp, 158 bin 570 ton biber ve 15 bin 176 ton da taze fasulye üretiliyor. Öte yandan tarla bitkileri üretiminde Samsun’da çeltikte Türkiye 2’ncisi, kenevirde 3’üncü, işlenmiş tütünde 5’inci, soya fasulyesinde 8’inci, yağlık ayçiçeği üretiminde 14’üncü, buğdayda 19’uncu, kuru fasulyede 23’üncü ve şeker pancarında da 28’inci sırada yer alıyor. Samsun’da yılda ortalama 173,5 bin ton çeltik, 445 ton kenevir, 7 bin 839 ton işlenmiş tütün, 3 bin 376 ton soya fasulyesi, 42 bin 315 ton ayçiçeği tohumu, 266 bin 124 ton buğday, bin 197 ton kuru fasulye ve 143 bin 449 ton şeker pancarı üretiliyor.
Prof. Dr. Özkaya: "5 akıllı kanser ilacının SGK kapsamına alınması dünyaya örnek"
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:50 Prof. Dr. Özkaya: "5 akıllı kanser ilacının SGK kapsamına alınması dünyaya örnek" Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin son toplantısında alınan kararla, ileri evre kanser tedavisinde kullanılan 5 akıllı ilaç SGK ödeme kapsamına alındı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, bu gelişmenin kanserle mücadelede Türkiye’yi dünyaya örnek bir konuma taşıdığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen son kabine toplantısında alınan kararla, ileri evre kanser tedavisinde kullanılan ve dünyada modern tedavi olarak kabul edilen 5 akıllı ilaç, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ödeme kapsamına alındı. Artık hastalar bu ilaçlara ücretsiz ulaşabilecek. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Türkiye akciğer kanserinde dünyaya örnek olmaya devam ediyor. Özellikle ülkemiz dünyada en çok kanser görülen ülkeler arasında bir gruba aittir. Her 100 bin kişide 150 kişi kadar yeni kanser vakası ortaya çıkıyor. Bu vakaların büyük bir çoğunluğu akciğer kanseridir. Bütün dünyada olduğu gibi akciğer kanseri ülkemizde en sık görülen, en çok ölüme neden olan kanserlerin başında geliyor. Hastalarımızın çok kolay bir şekilde görüntüleme yöntemlerine ulaşıyor ve bizler de erken tanı koyabiliyoruz. Ülkemiz bu konuda dünyaya örnek olan bir ülkedir. Özellikle sosyal devlet politikası nedeniyle bütün hastalar bu radyolojik görüntüleme ve tanı yöntemlerine kolayca ulaşabiliyor. Akciğer ve bütün kanser türlerinde erken tanıyı kolayca koyabiliyoruz. Kanserde asıl problem kanseri önlemektir. Akciğer kanseri başta olmak üzere diğer kanserlere yol açan en büyük etken ise sigara olduğunu biliyoruz. Ülkemiz özellikle son 20 yılda cumhurbaşkanımız gayretleriyle sigarayla mücadelede çığır açtı. Toplum taşıma alanlarında, kapalı ortamlarda sigara ile mücadele ederek kanser vakalarına azaltmaya başlıyoruz. Ama yetmiyor. Kanser vakaları görmeye devam ediyoruz. Bunların büyük bir kısmı da ileri evrede geliyor. Kanserde kullanılan akıllı ilaç tedavisi tüm dünyada modern tedavi olarak biliniyor. Hastalar bu ilaçlara bireysel çaba ile ulaşabiliyordu. Cumhurbaşkanımızın son kabine toplantısında yaklaşık 25 kanser türüne etkili olan, dünyada artık modern tedavi haline gelen bu akıllı ilaçların 5 tanesi SGK ödeme kapsamına alındı. Hastalar hangi hastaneye giderse gitsin, bu 5 tane ilaca ücretsiz ulaşabilecekler. Önceden bu ilaçlara para ile ulaşabiliyorlardı veya mahkeme kararı bekleniyordu. İleri evre akciğer kanser başta olmak üzere bu 25 kanser türünün tedavisini devlet artık üstlenecek. Bu tüm dünyaya örnek olacak bir şey" dedi. Akciğer kanserini yenen hastanın uzun yıllar sigara içine pişmanlığı Akıllı ilaç ile akciğer kanserini yenen Neşe Ciğerim ise "4 yıl önce 4. evre akciğer kanseri olarak geldim. Akıllı ilaç önerdiler. Düzelmelerim başladı. Daha sağlıklı olmaya başladım. 34 ünite ilaç aldıktan sonra sağlığıma kavuştum. Akciğerde hiçbir şey kalmadı. İzi bile kalmadı. Eskiden çok sigara içiyordum. Çok pişmanım. Şimdi yolda sigara içenleri görünce durdurarak at şunu elinden diyorum" diye konuştu.
OMÜ’ye YÖKAK’tan 5 yıllık tam akreditasyon
19 Temmuz 2025 Cumartesi - 12:49 OMÜ’ye YÖKAK’tan 5 yıllık tam akreditasyon Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), eğitimde kalite güvencesi ve kurumsal gelişim alanındaki istikrarlı çalışmalarıyla önemli bir başarıya daha imza attı. Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında OMÜ, 5 yıl süreyle "tam akreditasyon" almaya hak kazandı. Bu başarı, üniversitenin kalite odaklı yönetim anlayışının ve sürdürülebilir gelişim hedeflerinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. 46 alt ölçüt üzerinden kapsamlı değerlendirme YÖKAK tarafından Türkiye yükseköğretim sisteminin kalite güvencesini güçlendirmek amacıyla uygulanan Kurumsal Akreditasyon Programı; eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, toplumsal katkı, liderlik-yönetişim ve kalite yönetimi gibi başlıklarda üniversitelerin dış değerlendirmeye tabi tutulmasını içeriyor. Program kapsamında yükseköğretim kurumları; ön ziyaret, saha ziyareti ve toplamda 46 alt ölçüt üzerinden yapılan kapsamlı değerlendirme sürecinden geçiyor. OMÜ, bu süreçte hazırladığı Kurum İç Değerlendirme Raporu (KİDR), stratejik planları, akademik ve idari birim raporları ile paydaş analizlerini değerlendirici ekibe şeffaf ve bütüncül bir yapı içinde sundu. Saha ziyaretleri sırasında gerçekleştirilen görüşmelerde; üniversite yönetimi, kalite komisyonları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve dış paydaşlarla yapılan etkileşimler sayesinde kurumun kalite yönetim kültürünü kurumsal düzeyde içselleştirdiği tespit edildi. Rektör Aydın: "Bu başarı hepimizin ortak emeğidir" Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Kurumsal Akreditasyon sürecini başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu belge, kurum kültürümüze yerleşen kalite anlayışının ve tüm bileşenlerimizin uyumlu çalışmasının bir sonucudur. Kaliteyi yalnızca bir hedef değil, gelişen ve sürekli yenilenen bir süreç olarak görüyoruz. Eğitimde, araştırmada, topluma katkıda ve yönetişimde kalite odaklı ilerlemeye kararlıyız. Bu süreçte emeği geçen Kalite Komisyonumuza, akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize ve tüm dış paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." Kurumsal akreditasyonun avantajları OMÜ’den alınan bilgilere göre kurumsal akreditasyon, Türkiye yükseköğretim sisteminde liderlik-yönetişim-kalite, eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme ve toplumsal katkı alanlarında üniversitelerin belirledikleri hedeflere ulaşıp ulaşmadıklarını değerlendiren ve kalite güvencesi sistemlerinin işlerliğini belgeleyen bir dış değerlendirme süreci. Bu süreç, YÖKAK tarafından yürütülüyor ve üniversitelerin kurumsal kapasitesi, paydaş katılımı ve şeffaflık düzeyleri temelinde ele alınıyor. Kurumsal akreditasyon, yalnızca kalite sistemlerinin varlığını değil; bu sistemlerin etkin şekilde işletildiğini ve sürekli iyileştirme anlayışının kurumsal yapıya yerleştiğini belgeliyor. Tam akreditasyon, bir üniversitenin tüm değerlendirme ölçütlerini yüksek düzeyde karşıladığını ve öğrenci odaklı, hesap verebilir, gelişime açık bir yönetim anlayışını benimsediğini ortaya koyuyor. OMÜ, kalite odaklı vizyonunu güçlendirerek sürdürmeyi amaçlıyor OMÜ, aldığı bu akreditasyonla birlikte; öğrenci memnuniyetini artırma, bilimsel üretkenliği destekleme, topluma daha güçlü katkı sunma yönünde kararlı adımlar atmayı hedefliyor. Kaliteyi bir hedef değil, kurumsal gelişimin sürekliliği olarak benimseyen OMÜ, bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.