Yerel Haberler
Samsun
Samsunspor Basın Sözcüsü Suat Çakır: "Hak ve adalet arıyoruz" 25 Nisan 2026 Cumartesi - 13:54:36 Samsunspor Basın Sözcüsü Suat Çakır, Ziraat Türkiye Kupası’nda oynadıkları Trabzonspor maçının ardından TFF’nin kendilerini ceza kuruluna sevk ettiğini ve bunu hak etmediklerini belirterek, "Hak ve adalet arıyoruz" dedi. Samsunspor’da kulübün Basın Sözcüsü Suat Çakır, TFF’nin kendilerini ceza kuruluna sevk etmesiyle alakalı açıklamalarda bulundu. Çakır, "Başkanımızın yaptığı açıklamalar, taraftarımızın gösterdiği tepkiler ve paylaşım sonrası TFF bizi ceza kuruluna sevk etti. Hem de ağır bir şekilde. Biz, Rizespor maçından sonra federasyona bu hakemle ilgili bir yazı yazdık. Trabzonspor maçı açıklanınca yazı yazdık ve ‘Bu hakemi alın’ dedik. Sanki bugünleri bilecekmiş gibi bu yazıyı federasyonun yönetim kuruluna gönderdik. Ceza kuruluna verildik. Verilirken haksız nedenlerle verildik. Trabzonspor maçı sonrası kulübümüz sosyal medyada bir resim paylaştı ve iki tane de cümle vardı. Bizim ifade özgürlüğümüzü engelleyecek şekilde yasak olduğu için bizi ceza kuruluna verdiler. Ne vardı orada? Bir şey yok. Hak ve adalet arıyoruz. Verdiğimiz her tepki ifade özgürlüğü sınırları içinde. Söz konusu paylaşım, anayasal bir hak olan ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında kalmaktadır. Somut bir suçlama içermiyor. Sadece iki cümleden ibarettir. Bu dosya üzerinde kulübümüze bir ceza verilmesi durumunda bizlere ne yazık ki ‘artık eleştiride bulunmayın’ demek istiyor" diye konuştu. "Eleştirileri kabul etmeyip, ağır bir şekilde ceza kuruluna sevk ettiler" Sevklerin ağır bir şekilde yapıldığına dikkat çeken Suat Çakır, "Federasyonun artık eleştiriye hiç tahammülünün kalmadığı görülüyor. Bu da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin içtihatlarına ve hukuk devleti ilkelerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Hiç mi demokratik eleştiri hakkımız olmayacak? Kulübün bütün her şeyini veren Başkan Yüksel Yıldırım, bu kulübün sahibidir. Bütün her şeyi Yüksel Yıldırım kendinden karşılamaktadır. Ve bu ülkeye hizmet etmektedir. Bu sene Avrupa’da yaşadıklarımızı defalarca söylüyoruz. Avrupa’da yaşadıklarımız bu ülkeye bir hizmettir. Türk sporuna bir hizmettir. Ama başkanın eleştiri düzeyinde olan ifadelerini kabullenmeyip ağır bir şekilde TFF Ceza Kurulu’na sevk ettiler" şeklinde konuştu. "Trabzonspor ile aramızda sorun yok, sorun hakemler ve federasyonun adaletsizliği" Rakip camia ile aralarında sorun olmadığının altını çizen Suat Çakır, "Trabzonspor kulübü ile hiçbir zaman Süper Lig’e çıktıktan sonra hiçbir konuda bir sorun olmadı, olmuyor. Biz ezeli rakip, ebedi dost diyoruz zaten. Onlar da aynısını söylüyorlar. Onlar bizi ağırlıyorlar, biz onları ağırlıyoruz. Trabzonspor’un şahsında kulübüyle, şehriyle bir sorunumuz yok. Sorunumuz burada hakemlerin ve federasyonun adaletsizliği" ifadelerini kullandı. "Alanyaspor’u yenip 5.’lik şansımızı devam ettirmek istiyoruz" Ligdeki 5.’lik şanslarını son maça taşımak için Alanyaspor maçından 3 puanla ayrılmak istediklerini belirten Çakır, "Alanyaspor maçı için yarın yola çıkıyoruz. Emre Kılınç, Celil Yüksel ve Jauress Assaomou sakatlıkları nedeniyle maç kadrosunda olmayacak. Galibiyet için gidiyoruz, her maçta olduğu gibi. 5.’lik şansımız az da olsa devam ediyor. O şansı korumak için mutlaka galip gelmemiz lazım. Galip gelmek için gidiyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.
25 Nisan 2026 Cumartesi - 10:15 Ekran bağımlılığı alarm veriyor: 2050’de her 2 kişiden biri miyop olabilir Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, artan ekran kullanımının göz sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, mevcut alışkanlıkların devam etmesi halinde 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının miyop olabileceğini söyledi. Teknolojinin hayatın merkezine yerleşmesiyle birlikte ekran bağımlılığı bebeklikten yetişkinliğe kadar her yaş grubunda yaygınlaşırken, uzun süre yakına odaklanmanın gözlerde kalıcı sorunlara yol açabileceği ifade ediliyor. Medicana International Samsun Hastanesi Göz Hastalıkları Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Özgür, özellikle ekran karşısında geçirilen sürenin giderek artmasının göz sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Günlük yaşamda insanların büyük bölümünün saatlerce yakın mesafeye odaklandığını belirten Özgür, bu durumun özellikle yetişkinlerde göz kuruluğu, yanma, batma, kızarıklık ve geçici bulanık görme gibi şikayetlere yol açtığını dile getirdi. Bu sorunların yaşam kalitesini düşürdüğünü kaydeden Özgür, ekran kullanımının mümkün olduğunca sınırlandırılması gerektiğini söyledi. Dr. Özgür, "Ekran süresi hepimizde olduğu gibi dünyada da gerçekten saatler açısından müthiş bir artış gösterdi. Neredeyse hiçbirimiz uzaklara bakmıyoruz. Genelde uzak deyince bir araç kullanımı geliyor aklımıza. Onun dışında hepimizin günlük pratikte 4-5 saat, 8-10 saat belki yakınla ilgili geçirdiğimiz zaman var. Bu yakınla geçirdiğimiz zaman çoğu zaman da ekranlarla ilgili geçirilen zaman. Çocuklarda ve yetişkinde buradaki zararlar değişiyor. Yetişkinler de geniş bir hasta grubunu oluşturuyor. Çağrı merkezi çalışanları, muhasebe, bankacı gibi meslek grupları eğer uzun süre ekrana bakıyorsak biz numara anlamında bozulmadan ziyade göz kuruluğuyla alakalı şikayetler var. Ama bu da ciddi yaşam kalitesini etkiler. Yanmalar, batmalar, kızarıklıklar, bulanık görmeler, geçici de olsa bunlar. Ekran süreleriyle ilgili olabildiğince mecbur olanın dışında azaltmak, bilgisayarda geçirdiğimiz zamanın dışında telefonla geçirdiğimiz zamanı kısıtlamak ve suni gözyaşlarıyla desteklemek diyoruz. Kalıcı bir sorun oluşturmaz ama konforumuzu etkiler, yaşam kalitesini etkiler" dedi. "Ekran süreleri bu şekilde devam ederse 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak" Artan ekran bağımlılığının büyük bir toplum sağlığı sorunu olmaya çok yaklaştığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Özgür, "Çocuklarda iş değişiyor. Çocuklarda göz gelişimi devam ettiği için uzun süre yakına bakmak, hele ki bu parlak ekransa ve yakındaki mesafe yaklaştıkça miyopi ile ilgili riskler artıyor. Bununla ilgili geleceğe dönük projeksiyonlar var. Mesela eğer bu ekran süreleri bu şekilde devam ederse ki herkes artık yakına bakıyor, ekranlara 2050 yılında dünya nüfusunun yarısının miyop olacağı hesaplanıyor. Bu gerçekten çok büyük bir oran. Çünkü ben hastalarıma diyorum onu, artık uzakta işimiz yok, hepimiz yakına bakıyoruz. Çocuklarda bu ekran süresi artarak devam ediyor, çok da yakından bakıyor çocuklar. Ne kadar yakına uzun süre bakıyorsak, ne kadar yakından bakıyorsak ve bu ekransa bu yakına baktığımız, miyop ile ilgili riskler artıyor. Yani uzağa görememeyle alakalı problemler ve numaralı gözlükler kullanılmaya başlanıyor" diye konuştu. "Ekranın dibine girmeden 35-40 santim uzaktan izlenmeli" Zorunlu durumlarda dahi ekrana çok yakından bakılmaması gerektiğinin altını çizen Özgür, "Miyop’un da derecesi önemli bizde. 3 numaraya kadar hafif miyop sayarız. 3-5 arası, 3-6 arası orta miyop gibidir. Eğer 5-6 numarayı geçiyorsa ileri yüksek miyoplara dönüyor. İleri yüksek miyoplar gözlükle görebilir ama retinayla alakalı, gözün kendi sağlığıyla alakalı ciddi problemler olabilir. İleriye dönük ve bu hesaplanan 2050’de dünya nüfusunun yarısı miyop olacak. Bunun yüzde 10’unun da yüksek miyop olacağı, yani 5-6 numaranın üzerinde olacağı hesaplanıyor. O zaman genel toplum sağlığında ciddi riskler içeriyor. İşin özü ekranla ilgili süreleri mecburiyet yoksa olabildiğince kısıtlamak lazım. Çocuklarımızda da ekstradan buna dikkat etmemiz lazım. Belli süreleri aşmaması lazım mecburi olanların dışında. Bakıyorsa da en azından dibine girmeden 35-40 santim koruyarak ve aralıklı, arada uzağa bakarak, gözünü dinlendirerek geçirmek lazım bu süreyi" şeklinde konuştu. "Bir gözde olan bozukluk anlaşılamayabilir, rutin muayene bu yüzden önemli" Rutin muayenelerin göz sağlığındaki öneminden de bahseden Özgür, ayrıca şunları söyledi: "Biz yenidoğanla birlikte muayenenin başlamasını öneririz. İlk 3 ayda mümkünse yaptırmak lazım. Sonrasında bir sorun yoksa yıllık kontroller öneririz. Asıl 5 ve 7 yaşları, hele ki okul çağları daha da önemli bizim için. Çünkü miyopi genelde ilkokul çağında başlar. Bir gözde olup bir gözde olmayabilir. Hipermetrop için de aynısı geçerlidir. Çocuğun bir gözü iyi görüyorsa diğer gözünün az görüp görmediğini anlama ihtimali çok düşüktür. Rutin taramalarla veya bizim muayenelerimizde ortaya çıkabilir. Onun için özellikle ilkokul çağında muhakkak yılda bir kontrol yaptırmak lazım."
Bocce Ümit Milli Takımı’nın tamamı Alaçamspor’dan
08 Temmuz 2025 Salı - 19:11 Bocce Ümit Milli Takımı’nın tamamı Alaçamspor’dan Mersin’de, 2-5 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen Bocce Ümit Milli Takım seçmelerinde büyük bir başarıya imza atıldı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen 36 sporcunun katıldığı seçmelerde, Alaçamspor Bocce Takımı fırtına gibi esti. Bayanlarda Alaçamspor’dan Merve Deniz, Semra Akyol ve Melike Coşguner, yoğun ve çekişmeli geçen müsabakaların ardından Bocce Ümit Milli Takımı’na seçilerek 3-5 Ekim tarihlerinde İspanya’da düzenlenecek Ümit Milli Takımlar Avrupa Petank Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı. Alaçamspor’un beden eğitimi öğretmeni ve aynı zamanda Bocce Milli Takım Antrenörü Gökhan Bozdemir, seçmeler öncesinde aylar süren yoğun bir antrenman programı yürüttüklerini belirterek şunları söyledi: "Ümit Milli Takım’ın tamamının Alaçam gibi küçük bir ilçeden çıkması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Sporcularımızın hepsi köy çocukları; yaz aylarında çobanlık yapıyor ya da tarlada çalışarak ailelerine destek oluyorlar. Hepsiyle ayrı ayrı gurur duyuyorum. En büyük arzumuz, İspanya’da bayrağımızı dalgalandırmak ve İstiklal Marşımızı kürsüde okutmak." Alaçamspor, bu yıl Türk Milli Takımı’na toplam 7 milli sporcu kazandırarak dikkatleri üzerine çekti. İngiltere’de yapılacak Çim Topu Avrupa Şampiyonası’na 2 sporcu, İrlanda’daki Çim Topu Dünya Şampiyonası’na 1 sporcu, Mersin’de düzenlenecek Volo Avrupa Şampiyonası’na 1 sporcu gönderilirken, İspanya’daki Ümit Bayan Milli Takım kadrosunun tamamı Alaçamspor’dan oluşuyor.