Yerel Haberler
Samsun
Terme’de makamın kapısı açık, söz milletin 27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:43:47 SAMSUN (İHA) – Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, şeffaf belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği "Halk Günü" buluşmalarında vatandaşlarla bir araya gelmeye devam ediyor. Her hafta pazartesi günü saat 09.00 ile 12.00 arasında kapılarını halka açan Başkan Kul, "Vatandaşın sorunu, bizim sorunumuzdur" diyerek talepleri bizzat yerinde dinliyor. Terme Belediyesi bünyesinde kurumsallaşan Halk Günleri, mahalle muhtarlarından esnafına, gencinden yaşlısına tüm ilçe sakinlerinin sorunlarını doğrudan birinci ağızdan iletebildiği bir çözüm merkezi haline geldi. Randevu engeline takılmadan Başkan Kul ile yüz yüze görüşme imkanı bulan vatandaşlar, Terme’nin geleceğine dair önerilerini bizzat paylaşıyor. Halk Günü’nde vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Başkan Şenol Kul, belediyecilikte iddialı olduklarının altını çizerek, "Biz halkın içinden geldik, gücümüzü de halkımızdan alıyoruz. En büyük sorumluluğumuz hemşehrilerimize verdiğimiz sözleri bir bir yerine getirmektir. Bu kutlu yolda ne bir santim eğildik ne de bir adım geri attık. Bizim asıl görevimiz dertlere derman olmak, Terme’nin her bir ferdinin talebini baş tacı etmektir" dedi. Başkan Kul, Terme’de kimsesizlerin kimsesi olacaklarını belirterek, "Halkımızla iç içe olmanın, onların sorunlarına bizzat çözüm üretmenin huzurunu yaşıyoruz. Şunu net ifade edeyim: Terme’de hiçbir vatandaşımız kendini yalnız, sahipsiz hissetmeyecek. Kimin ne ihtiyacı, ne derdi varsa belediyemizin kapısı da, bizim gönlümüz de onlara sonuna kadar açıktır. Vatandaşlarımız randevu almaksızın buraya gelip dertlerini paylaşıyor. Biz de talepleri yerinde alıp, çözümü anında üretiyoruz. Terme gelişimini bu birliktelikle sürdürecek. Şeffaf ve ulaşılabilir belediyecilik anlayışımızdan asla taviz vermeyeceğiz" diye konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:08 Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:33 Atakum’da "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri Samsun’un Atakum Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlediği "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri ile sanatseverlere unutulmaz bir gece yaşattı. Salih Gündoğdu ve Sinan Ayyıldız, Ata Sahne’de seslendirdikleri türkülerle izleyenleri adeta Anadolu’nun dört bir yanına götürdü. Atakum Belediyesi tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin(TBMM) 106. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Ulusal Egemenlik Yolunda Türkülerimiz" konseri, Ata Sahne Sanat Merkezi’nde yoğun katılımla düzenlendi. Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde akademik çalışmalarını sürdüren sanatçılar, farklı yörelere ait seçkin eserleri güçlü yorumlarıyla seslendirdi. ‘Ayaş Yolları’, ‘Altım Üstüm Kaç Kuruşluk’ ve ‘Divaneyim’ gibi eserlerin yanı sıra bağlama resitalleri de dinleyicilerden büyük alkış aldı. Konser sırasında konuşan Salih Gündoğdu, izleyicilerle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, uzun süredir birlikte sahne aldıkları Sinan Ayyıldız ile müziğin akışına kendilerini bıraktıklarını ifade etti. Ayyıldız ise yıllar sonra memleketinde sahne almanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını vurgulayarak, dünyanın farklı noktalarında konserler verdiklerini ancak bu topraklarda aynı duyguları paylaşmanın çok daha özel olduğunu söyledi. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel konuşmasında "23 Nisan programımız kapsamında Türk halk müziğine değerli katkılarda bulunan Samsunlu iki büyük sanatçımızı halkımızla buluşturduk. Akademik ve sanatsal çalışmalarıyla, halk müziğine kattıkları değerlerle gönüllerimizde taht kuran, Anadolu ezgilerini dünyaya tanıtan Dr. Öğr. Üyesi Salih Gündoğdu ve Doç. Dr. Sinan Ayyıldız ile ne kadar gurur duysak azdır. Muhteşem bir konsere imza attılar ve 23 Nisan coşkusunu bir kez daha yaşattılar. Sanatçılarımıza, halkımıza ve organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Atakum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç ise konserin kendilerinde derin izler bıraktığını dile getirerek, sanatçıları her zaman ağırlamak istediklerini söyledi.
OMÜ Ziraat Fakültesi’nden yarım asırlık başarı: 7 bin 500 mezunla tarıma güç kattı
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:41 OMÜ Ziraat Fakültesi’nden yarım asırlık başarı: 7 bin 500 mezunla tarıma güç kattı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi, 50’nci yılında 150 yeni mezun daha vererek toplamda 7 bin 500’den fazla ziraat mühendisi yetiştirmenin gururunu yaşadı. Ziraat Fakültesi 2024-2025 Mezuniyet Töreni, Yaşam Merkezi’nde coşkulu bir atmosferde gerçekleştirildi. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra konuşmalara geçildi. İlk olarak konuşmasını yapan fakültesi birincisi Emre Bayrak, "Artan bu gıda ihtiyacının karşılanmasında temel görevi ziraat mühendislerine düşmektedir. Yaşadığımız pandemi sürecinde tarım ürünlerinin, gıdanın ve beslenmenin önemi daha iyi anlaşılmıştır. Bizler de bu önemin bilincinde olarak ’milli ekonominin temeli ziraattir’ sözünün gerektirdiği gibi, tarımımızın daha ileriye gitmesi için milletimizin efendisi olan çiftçimizle omuz omuza verip daha çok çalışmaya kararlıyız. Mesleğimizin, insanlığın geleceği açısından büyük bir öneme sahip olduğunu bilerek, ülkemiz ve milletimiz için elimizden gelenin en iyisini yapmayı ve ülkemize yararlı birer ziraat mühendisleri olmayı hedefledik. Bu amaçla eğitim sürecinde bu hedefime ulaşmak için çalıştık" dedi. "Ziraat Fakültemiz, bugüne kadar 7 bin 500 ziraat mühendisi yetiştirdi" Mezuniyet töreninde konuşma yapan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Özcan, "Fakültemiz 137 akademik ve 47 idari olmak üzere 184 personel ile 9 bölümde lisans ve lisansüstü düzeyde eğitim-öğretim ve araştırma faali faaliyetlerini sürdürmektedir. Fakültemiz, akademik kadrosunun yetkinliğiyle birlikte ulusal ve uluslararası projeleriyle ülkemizin önde gelen ziraat fakültelerinden bir tanesidir. Fakültemiz öğrencilerinin bu yönden çok şanslı olduklarını bilmelerini ve bu şansı mezuniyet sonrasında da iyi kullanabilmelerini diliyorum. Halen aktif bin 450 öğrencisi bulunan Ziraat Fakültemiz, bugüne kadar 7 bin 500 ziraat mühendisi yetiştirmenin haklı gururunu taşımaktadır. Bu sayıya, bugün mezun olan 150 öğrencimizi de eklememiz gerekmektedir. Fakültemizde, 25 farklı ülkeden gelen 130 uluslararası öğrenci de lisans öğrenimi görmektedir. Fakültemiz, lisans yanında lisansüstü öğrenimde de uluslararası öğrencileri mesleki bilgilerle donatmaya çalışmaktadır" diye konuştu. "Ülke ekonomisine, ülkenin geleceğine ışık tutan bir fakültemizdir" OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz ise "Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Ziraat Fakültemiz 50. yılını kutlayan köklü bir çınardır. Ziraat Fakültemiz bu 50 yıllık süreç içerisinde mezunlar veren, mühendisler yetiştiren, ülke ekonomisine, ülkenin geleceğine ışık tutan bir eğitim kurumumuzdur" şeklinde konuştu. Tören sonunda dereceye giren öğrencilere hediyeleri ve başarı belgeleri takdim edildi. Yeminin ardından keplerini fırlatan öğrenciler, aileleriyle birlikte mezuniyetin coşkusunu yaşadı.
Samsun ile Özbekistan arasında sağlık turizmi köprüsü
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:33 Samsun ile Özbekistan arasında sağlık turizmi köprüsü Özbekistan’daki Alfraganus Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenleri, Samsun’da hastane ziyareti gerçekleştirdi. Ziyarette iki ülke arasındaki sağlık turizmi işbirliği projeleri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Özbekistan’daki Alfraganus Üniversitesi Tıp Fakültesi akademisyenleri Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ozod Kuliev, Travmatoloji Uzmanı Dr. Bobir Khoshimov, Radyoloji Uzmanı Dr. Munojaat Shodieva, Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Kamola Erkinova ve Endokrinoloji Uzmanı Dr. Nazira Rikhsieva, VM Medical Park Samsun Hastanesi’ni ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyarette, iki ülke arasındaki sağlık turizmi potansiyeli ele alınarak iş birliği imkânları değerlendirildi. VM Medical Park Samsun Hastanesi’nin sunduğu sağlık hizmetleri, uluslararası hasta kabul süreçleri ve tedavi imkanları hakkında heyete kapsamlı bir sunum yapıldı. "Uluslararası sağlık hizmetlerinde bölgesel merkez olma hedefindeyiz" Ziyaret kapsamında açıklamalarda bulunan VM Medical Park Samsun Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, sağlık turizmi ve hastanelerinin hizmet kapasitesiyle ilgili şunları söyledi: "VM Medical Park Samsun Hastanesi, Karadeniz Bölgesi’nde 3. basamak özel sağlık hizmeti sunan bir hastane. Bu nedenle yalnızca Türkiye’de değil, çevre ülkelerde de sağlık alanında referans merkezi olmayı hedefliyoruz. Özbekistan’dan gelen değerli heyeti ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu ziyaretin, iki ülke arasında sağlık turizmine yönelik kalıcı ve sürdürülebilir iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz. Samsun, hem coğrafi konumu hem de sağlık altyapısı ile uluslararası hasta hizmetleri için ideal bir merkez konumunda. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirerek, bölgeye ve komşu ülkelere sağlık alanında katma değer sağlamayı sürdüreceğiz."
Gezen tavuktan çileğe: Doğal üretim serüveni sürüyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:32 Gezen tavuktan çileğe: Doğal üretim serüveni sürüyor Samsun’un Alaçam ilçesine bağlı Soğukçam Mahallesi’nde yaşayan Kazım Yüksel, 12 yıl önce başladığı gezen tavuk yetiştiriciliğini, şimdi çilek tarımıyla taçlandırıyor. Üretim yaptığı alanı sadece bir bahçe değil, aynı zamanda bir yaşam alanı haline getiren Yüksel, özellikle çocuklu ailelerin uğrak noktası haline geldi. Maydanozla başladı, çilekle devam ediyor Geçmişte maydanoz ve dereotu gibi farklı ürünleri denediğini söyleyen Kazım Yüksel, "Çilek daha zahmetsiz ve verimi yüksek. Özellikle albion türünü yetiştiriyoruz" dedi. Alaçam İlçe Tarım Müdürlüğü’nden aldığı destekle üretimini çeşitlendiren Yüksel, hem tavuk hem çilek yetiştiriciliğini birlikte sürdürüyor. Bahçede dalından çilek, kümesten yumurta Ziyaretçilerin bahçeye geldiklerinde doğrudan dalından çilek topladığını, kümesten yumurta aldığını söyleyen Yüksel, "Çilek ve yumurtayı ücretli satıyoruz, ama o anda bahçede başka meyve varsa ya da semaverde çayımız demlenmişse, bunlardan ücret almıyoruz. Misafirlerimi müşteri gibi değil, evime gelen dostlar gibi karşılıyorum" ifadelerini kullandı. Çocuklar için doğal bir oyun alanı Yüksel’in bahçesi özellikle çocuklu ailelerin uğrak noktası olmuş durumda. Çocuklar bahçede ağaçlara tırmanıyor, hayvanlarla vakit geçiriyor ve toprağı tanıyor. "Hayvan sevgileri gelişiyor, doğayla bağ kuruyorlar. Bu sadece alışveriş değil, aynı zamanda doğayla iç içe bir yaşam biçimi" diyen Yüksel, ziyaretçilere hem üretim sürecini gösteriyor hem de doğayla güçlü bir bağ kurmalarına imkân tanıyor. Doğaya dönüş çağrısı Doğal yaşamı ve üretimi paylaşım kültürüyle harmanlayan Kazım Yüksel, "İnsanlarla vakit geçirmeyi, onlara yardımcı olmayı seviyorum. Herkesin rahat hissedeceği bir ortam oluşturmak istiyorum" diyerek, doğayla iç içe yaşamanın önemine vurgu yaptı.
Alaçamlılar, ’Şıhlar Türbesi’ için Kültür Bakanlığı’ndan destek bekliyor
26 Haziran 2025 Perşembe - 12:08 Alaçamlılar, ’Şıhlar Türbesi’ için Kültür Bakanlığı’ndan destek bekliyor Samsun’un Alaçam ilçesine bağlı Yukarı Soğukçam Mahallesi’nde yer alan ve halk arasında "Şıhlar Türbesi" olarak bilinen mezarlık alanı, yıllardır yöre halkı tarafından şifa ve umut kapısı olarak ziyaret ediliyor. Ancak türbenin tarihi kimliği hala netlik kazanmazken, mahalle sakinleri yapının özgün haliyle korunarak restore edilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan destek bekliyor. Tarihi rivayetlere dayanıyor Mahallenin eski muhtarı Eyüp Yüksel’in verdiği bilgilere göre, türbe Selçuklu’nun sonu ile Osmanlı’nın ilk dönemlerinde bölgeye ilim yaymak amacıyla geldiği düşünülen bir zata ait. Yüksel, "Ne zaman yaşadığı ve kim olduğu net değil ama halk arasında üç kardeşten biri olduğu söyleniyor. Diğer kardeşlerin mezarlarının da çevre köylerde olduğu rivayet ediliyor" dedi. Köyde kullanılan "Şıhlar" adının da bu manevi şahsiyetle bağlantılı olduğu düşünülüyor. Türbe çevresindeki mezarlar ve halk arasında aktarılan anlatılar bu görüşü destekliyor. Eyüp Yüksel, geçmişte türbede kılıç ve kama gibi tarihi eşyaların bulunduğunu ancak zamanla bu emanetlerin kaybolduğunu belirtti. Türbe bugüne kadar resmi olarak koruma altına alınmadığı için tarihi nitelik taşıyabilecek pek çok unsurun yok olduğu ifade ediliyor. Şıhlar Türbesi yıllardır yürüyemeyen çocuklardan çocuğu olmayan kadınlara kadar birçok kişi tarafından ziyaret edilerek dua edilen bir alan olarak biliniyor. Vatandaşlar burada namaz kılıyor, adaklar adıyor, dilek tutuyor. Türbe, halk nezdinde manevi önemi büyük bir yapı olarak görülmeye devam ediyor. "Sekizgen form bozulmadan restore edilmeli" Yüksel, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunduğunu, ancak türbeye ait resmi arşiv bilgisi bulunamadığını belirtti. Yine de halkın talebi, türbenin özgün sekizgen mimarisi korunarak restore edilmesi yönünde. Tarihi belgelenemedi ama umudu yaşatıyor Yüzlerce yıldır ayakta duran bu manevi yapı, resmi kimliği tam olarak belirlenemese de, Alaçamlı vatandaşlar için umut ve şifa için dua mekanı olmaya devam ediyor. Mahalle sakinleri, kültürel mirasın korunarak gelecek kuşaklara aktarılması için yetkililerin harekete geçmesini istiyor.
Eti Bakır’ın yeni gübre tesisi üretime başladı
26 Haziran 2025 Perşembe - 10:38 Eti Bakır’ın yeni gübre tesisi üretime başladı Eti Bakır, Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi’ne entegre olarak 300 milyon dolar yatırımla kurduğu gübre tesisinde üretime başladı. 450 bin tonluk üretim kapasitesine sahip tesisle birlikte şirketin toplam DAP gübre üretimi yıllık 850 bin tona yükselecek. Katma değerli sanayinin önde gelen şirketlerinden biri olan Eti Bakır, Türkiye’de tarım sektörüne sağladığı desteklere bir yenisini daha ekledi. Şirketin Samsun İzabe ve Elektroliz Tesisi’ne entegre olarak 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirdiği gübre tesisi, üretime başladı. İhtiyaca göre yılda 450 bin ton diamonyum fosfat (DAP) ya da 720 bin ton NPK kompoze gübresi üretebilecek tesis, Türk çiftçisine destek olacak. ’’Çiftçiyi desteklemeye devam edeceğiz’’ Gübrenin Türkiye için stratejik bir ürün olduğunu belirten Eti Bakır Genel Müdürü Asım Akbaş, "Gübre tesisi yatırımlarımızda ilk ve en önemli hedefimiz Türk çiftçisine ve ülkemiz tarımına destek olmak. Türkiye’de 6 milyon ton civarında bir gübre pazarı var, bunun 650 bin tona yakınını DAP gübre oluşturuyor. Bizim Samsun ve Mazıdağı tesislerimiz bu iki gübreyi de üretebilecek niteliklere sahip. Dolayısıyla pazar, hangi gübreye ihtiyaç duyuyorsa biz onu üretmeye hazır olacağız" diye konuştu. Akbaş, şöyle devam etti: "Türkiye gibi potansiyeli yüksek bir ülke için gübre üretimi ve etkili kullanımı, tarımın sürdürülebilirliği için kritik öneme sahip. Diğer yandan gübre, yerli üretimin yetersizliği sonucu hem talebi karşılayamayan arzı hem de fiyatıyla gündemden düşmüyor. Biz tam da bu alana odaklanan ve çiftçilerimizin yerli gübreye ekonomik fiyatlarla ulaşması için yatırımlarını artıran şirketlerden biriyiz. Mardin ve Samsun tesislerinde yerli gübre üretimiyle tarım ekonomisinin kalkınmasına katkı sağlamakla birlikte döngüsel ekonomi modelimizle ürettiğimiz gübreyi uygun fiyatla piyasaya sunarak, çiftçiyi desteklemeye devam ediyoruz. Sürdürülebilir tarımda gelişimin; Türk çiftçisinin uygun fiyatlarla gübreye ulaşmasıyla artacağına inanıyoruz." Dört kademeli arıtma sistemi Yapılan açıklamaya göre, 70 bin metrekare kapalı alana sahip yeni gübre tesisi, günde 2 bin ton gübre üretebilecek. 2 gübre depolama, silo depolama, değirmen, yardımcı üniteler, DAP binası, fosforik asit alanı, şalt binası, giyinme odası ve paketleme olmak üzere 10 bölümden oluşan tesis, kullanılan son teknolojiler sayesinde verimliliğiyle öne çıkıyor. Gübre tesisine entegre olarak kurulan konveyör hatlarıyla limandan gelen hammadde, tam otomatik bantlar üzerinden üretim hattına aktarılıyor. İhtiyaç durumunda gübrenin ihraç edilmesi de yine bu konveyör hattı aracılığıyla yapılacak. Yeni gübre tesisinin 4 kademeli arıtma sistemi sayesinde baca gazı emisyonu, Avrupa normlarının da altında değerlerde tutuluyor. Tesisin hammadde depolama alanı yine son teknoloji ile üretilen silolardan oluşuyor. Bu silolar sayesinde hammaddenin çevreye yayılımı ve toz taşınımının önüne geçiliyor.