Yerel Haberler
Samsun
Samsun’da kızların akran zorbalığında tutuklu sayısı 5 oldu 07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:49:02 Samsun’da 17 yaşındaki kız çocuğunun, akranları tarafından darbedildiği anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Şiddet görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından başlatılan soruşturmada tutuklu sayısı 5’e çıktı.Olay, 30 Nisan akşam saatlerinde bir ortaokulun bahçesinde ders dışında meydana geldi. İddiaya göre, aralarında daha önceden husumet bulunan öğrenciler, 17 yaşındaki D.A.’yı okul bahçesinde darbetti ve o anları cep telefonu kamerasına kaydetti.Görüntülerde, D.A.’nın saçlarından sürüklendiği, tekme ve yumruklarla darbedildiği, başının defalarca yere vurulduğu anlar yer aldı. Olay sırasında çevrede bulunan bazı öğrencilerin şiddeti engellemek yerine yönlendirdiği ve yaşananların cep telefonu kamerasıyla kaydedildiği görüldü.Darbedilen öğrenci D.A., önce İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giderek şikayetçi oldu, 5 Mayıs’ta da darp görüntülerini polise teslim etti. Görüntülerin incelenmesinin ardından Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma genişletildi.Soruşturma kapsamında olaya karışan kızlardan önce N.S. (19) tutuklandı. Mahkemeye sevk edilen S.G. (17), B.G. (14), H.K. (15) ve S.T.(14) de akşam saatlerinde tutuklanarak cezaevine gönderildi.Aileye destekÖte yandan, darbedilen kız çocuğu ve ailesine, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekiplerince sosyo-ekonomik ve psikososyal destek sağlandığı öğrenildi.
Gençlik merkezini Metavers’e taşıdı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 16:44 Gençlik merkezini Metavers’e taşıdı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim Fakültesi son sınıf öğrencisi Hüseyin Güneş, Çarşamba Gençlik Merkezi’ni dijital ortama taşıyarak dikkat çeken bir projeye imza attı. İletişim ve tasarım bölümü son sınıf öğrencisi Hüseyin Güneş, Çarşamba Gençlik Merkezi ile iş birliği içerisinde yürüttüğü çalışmada, merkezi 3 boyutlu olarak modelleyerek Metavers’e evrenine aktardı. Böylece cep telefonu, tablet ya da bilgisayar üzerinden erişim sağlanabilen sanal merkez, kullanıcıların etkinlikleri inceleyebileceği bir dijital alan haline geldi. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Hüseyin Güneş, "Gençlik Merkezinde gönüllü gençlik lideri olarak yürüttüğümüz projemizde Çarşamba Gençlik Merkezini Metavers’e evreninde 3 boyutlu ortama aktardık. Böylelikle isteyen herkes telefon, tablet veya bilgisayardan bir link vasıtasıyla gençlik merkezine ulaşabilecek. Gençlik merkezine fiziksel olarak gelemeyen bireylerin de etkinliklerden haberdar olmasını ve bu ortamı tanımasını istedim. Aynı zamanda merkezin dijital tanıtımına katkı sağlamayı hedefledim" dedi. Yaklaşık üç ay süren modelleme süreci sonunda sanal merkezin tamamlandığını kaydeden Güneş, daha önce de Yozgat’ta tarihi ve kültürel yapılar ile Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı kampları dijital ortamda modellediğini ifade etti. Çarşamba Gençlik Merkezi Müdürü Ramazan Katoğlu da projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Her eğitim-öğretim dönemi başında okullara giderek gençlik merkezimizi tanıtıyoruz ancak ulaşamadığımız öğrenciler de oluyor. Gençlik merkezinin ne tür faaliyetler yaptığını bilemeyen gençlerimiz vardır düşüncesiyle genç gönüllü kardeşimizin yaptığı bu çalışmayı çok yerinde ve değerli buluyoruz. Bu programı hazırlayan ve emek veren genç kardeşimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Darbelerden şiirlere uzanan yolculuk
08 Mayıs 2025 Perşembe - 16:38 Darbelerden şiirlere uzanan yolculuk Samsun Çarşambalı yazar emekli öğretmen Hasan Topuz, uzun yıllara dayanan yazarlık serüvenini ve son çıkan şiir kitabı "Mayalanmış Sevdalar"ı anlattı. Yazarlık hayatının öğretmenlik yıllarına dayandığını belirten Topuz, "Yazarlık serüvenim çok eski zamanlara dayanıyor. Hatıralar yazdım, gittiğim illerdeki sosyal ve kültürel olayları kaleme aldım. İlk kitabım ’Tarla Kuşu’ adlı şiir kitabımdı. 1990-1995 yılları arasında yazdım" dedi. Muhsin Yazıcıoğlu’na özel şiirler Kitaplarında kültürel olaylar ve kendisine etki eden insanlara da yer verdiğini ifade eden Topuz, "Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’nu gençliğinden itibaren tanırım. Ölümü beni derinden sarstı. Kitaplarımda ona dair şiirler de var" şeklinde konuştu. Yazarlık sürecinde toplumsal sorunlara da değinen Topuz, yolsuzluk, hırsızlık gibi konuların yanı sıra darbelerle ilgili yaşadıklarını da kitaplarında işlediğini belirtti. 1945 doğumlu olan Topuz, "Ortaokulu 1961 yılında darbelerin yaşandığı dönemde okudum. 12 Eylül’de gözaltında kaldım. 28 Şubat’ta kızlarım baskı gördü. Bütün darbelerden zarar gördüm. Bunların tümü dış etkilerle Türk milletinin bağımsızlığına karşı yapılmıştır" diye konuştu. Genç yazarlara yönelik mesajlar veren Hasan Topuz, "Çok okusunlar. Bir tarafa bağlı kalmasınlar. Fikirleri olabilir ama karşı tarafı da iyi tanımak gerekir ki gerçek anlamda yazar olabilsinler" diyerek, geniş bir okuma alışkanlığının önemine değindi. Son olarak, "Mayalanmış Sevdalar" adlı şiir kitabının seçilmiş şiirlerden oluştuğunu belirten Topuz, 19-27 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan kitap fuarındaki imza günlerinde okuyucularıyla bir araya geleceğini de sözlerine ekledi.
Erişkin otizm işlevsellik taraması sonuçları: Yüzde 52’si lise eğitimini tamamlayabiliyor
08 Mayıs 2025 Perşembe - 16:34 Erişkin otizm işlevsellik taraması sonuçları: Yüzde 52’si lise eğitimini tamamlayabiliyor Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Miraç Barış Usta, Türkiye Erişkin Otizm İşlevsellik Taraması çalışmasının sonuçlarını açıklayarak, "18 yaşını geçmiş otizmli bireylerin yarısı lise eğitimini bir şekilde bitirebilecek seviyeye geliyorlar. Yüzde 5’inin üniversite öğrencisi olduğu görmekteyiz. Evlilik öyküsü olan yok, yüzde 1,7’si ehliyet sahibi" dedi. Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da "Otizm ve Kaynaştırma Eğitim Paneli" düzenlendi. Panelde Doç. Dr. Miraç Barış Usta erişkin otizmlilere yönelik yapılan çalışmanın sonuçlarını paylaştı. Çocukluk döneminde otizm spektrum bozukluğu tanısı almış bireylerin erişkinlik dönemindeki işlevsellik düzeylerinin incelendiği araştırma, dikkat çekici veriler ortaya koydu. Doç. Dr. Miraç Barış Usta panelde yaptığı konuşmada, "Ülkemizde 29 bin 873 otizm tanılı çocuğumuz var. Bunların 18 yaş altındaki kısmı 26 bin 243’tür. 18 yaş üstünde ise 3 bin 636 kayıtlı insanımız bulunuyor. Nüfusumuz artmasına rağmen erişkin çağda çok az sayıda otizmli bireyle yaşıyoruz. Türkiye genelindeki 3 bin 636 kişiden bin 500’üne ulaşabildik. Otizme erişebilir bir toplum sayılabiliriz. Hekime ulaşma konusunda başarılıyız. Otizm spektrum bozukluğunda en önemli başarının erken tanıdır. Ömür boyu rehabilitasyon gerektiren, eğitimin her bölümünde farklı bir ihtiyacı olan gruptan bahsediyoruz" diye konuştu. Yapılan çalışma sonuçları Doç. Dr. Miraç Barış Usta, "Çalışmada elde edilen verilere göre, 18 yaşını geçmiş otizmli bireylerin yüzde 52’si lise eğitimi görmekte ya da mezun durumda. Yüzde 5’i üniversite öğrencisi. Yüzde 36,9’u tek başına yaşayabiliyor, yüzde 24’ü tek başına alışveriş yapabiliyor, yüzde 17’si şehir içi ulaşımı yalnız kullanabiliyor. Sadece yüzde 1,7’si ehliyet sahibi. Yüzde 3,7’sinin romantik ilişki öyküsü bulunurken, evlilik öyküsü olan birey tespit edilemedi. 161 kişi ise iş gücüne katılabilmiş durumda" şeklinde konuştu. Usta, otizm tanısı alan bireylerin ve ailelerinin sürecin başında büyük bir depresyona girdiklerini belirterek, "Çocuğum bunu yapabilecek mi, konuşabilecek mi, iletişim kurabilecek mi? gibi sorularla karşı karşıya kalıyorlar. Ancak bugün geldiğimiz noktada, bu bireylerin yarısı lise eğitimini tamamlayabilecek seviyeye geliyor" ifadelerini kullandı. "Eğitim, her birey için kanunlarla güvence altına alınmış yasal bir haktır" Panelde konuşan Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcı Mehmet İrfan Yetik ise şunları söyledi: "İlimizdeki halk eğitim merkezlerine, otizm spektrum bozukluğu olan öğrenciler (özellikle mezun öğrenciler) ile ilgili kurs sayısının arttırılmasına yönelik talep yazısı yazıldı. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında rehber öğretmenlerin okullarında uygulaması amacıyla otizmli öğrencilerin sınıfta arkadaşları tarafından kabullerinin desteklenmesi, kapsayıcı eğitim uygulamaları ve diğer öğrencilerde farkındalık geliştirmeye yönelik dramatizasyon, eğitsel oyun vb. etkinlikler üzerinde çalışılmaktadır. Eğitim, her birey için kanunlarla güvence altına alınmış yasal bir haktır. Bu hakkın bir gereği olarak özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerimizin eğitimlerini performansları doğrultusunda, özelliklerine uygun olarak düzenlenen ortamlarda sürdürmelerini sağlamak biz eğitimcilerin en temel görevidir. Kaynaştırma yoluyla eğitim uygulamaları yetersizliği olmayan öğrencilerin de özel eğitim ihtiyacı olan bireyleri tanımasına, anlamasına ve bireysel farklılıkları daha kolay kavramalarına imkan sağlamaktadır. Sonuçta toplumsal yaşamın birlikte paylaşılacağı unutulmamalı, bakış açımız farklılık çerçevesinden farkındalık yönüne doğru değişmelidir. Çocukların tutumları üzerinde yetişkin tavır ve davranışlarının etkisi unutulmamalıdır. Otizmli öğrencinin eğitimini sürdüreceği sınıfta ders okutan tüm öğretmenlerin özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin özellikleri ve eğitim ihtiyaçları, özel eğitim alanında kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri, sınıf yönetimi ve davranış değiştirme teknikleri, öğretim uyarlamaları ve ortam düzenlemeleri gibi konularda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Okul idaresi tarafından düzenlenecek toplantılarla yapılabileceği gibi konu ile ilgili video kayıtları ya da filmler izletilmesi, özel eğitim okul/kurumları ile özel eğitim sınıflarının ziyaret edilmesi, okuma materyalleri temin edilmesi ya da bu içerikli seminerler düzenlenmesi yoluyla da gerçekleştirilebilir. Ayrıca aile de sürece dâhil edilerek çocuğunun durumu hakkında bilgilendirme yapması istenebilir." Panel toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Canik’ten 4 ayda 56 söyleşi programı
08 Mayıs 2025 Perşembe - 15:47 Canik’ten 4 ayda 56 söyleşi programı Samsun’un Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, 2025 yılının ilk 4 ayında ilçede 56 söyleşi programı düzenlediklerini, alanında uzman isimleri öğrencilerle ve vatandaşlarla buluşturmaya devam ettiklerini söyledi. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, ilçede eğitim, yapay zekâ, bilim, teknoloji, siber güvenlik sağlık ve kişisel gelişim başta olmak üzere birçok farklı alanda söyleşi programları düzenlemeye devam ettiklerini dile getirdi. Canik’te gerçekleştirdikleri söyleşi programlarına vatandaşların yoğun ilgiyle katıldığını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde gerçekleştirdiğimiz söyleşi programlarıyla alanında uzman isimleri hemşehrilerimizle ve öğrencilerimizle buluşturmaya devam ediyoruz" dedi. 2025 yılında 56 söyleşi Canik Halk Kütüphanesi ve Etüt Merkezi, Canik Belediyesi Hanım Konakları ve Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde 2025 yılının ilk 4 ayında toplam 56 söyleşi programı gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imizde birçok farklı konu başlığında söyleşi programları gerçekleştiriyoruz. Söyleşi programlarımızla alanında uzman isimleri öğrencilerimizle ve hemşehrilerimizle buluşturuyoruz. Yapay zekâ ve siber güvenlik söyleşi programlarımızın akabinde ise atölye etkinlikleri de gerçekleştiriyoruz. 2025 yılının ilk 4 ayında ilçemizde 56 söyleşi programı gerçekleştirdik. Canik’imizde alanında yetkin isimlerin katılımıyla söyleşi programları gerçekleştirmeye devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Bu hastalığın tek ilacı: Ömür boyu glütensiz beslenmek
08 Mayıs 2025 Perşembe - 15:40 Bu hastalığın tek ilacı: Ömür boyu glütensiz beslenmek Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Samsun Çölyak ve Glütensiz Beslenme Derneği ile Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ‘Glütensiz Yaşam Paneli’ düzenlendi. OMÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl, çölyak hastalığının tek tedavisinin ömür boyu glütensiz beslenmek olduğunu belirtti ve glütensiz olarak ürettikleri baklaşekeri için de patent başvurusu yaptıklarını açıkladı. OMÜ Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen Glütensiz Yaşam Paneli’nde OMÜ Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Gören ‘Çölyak Tanı ve Tedavisi’, Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Pınar Sökülmez Kaya ‘Çölyak ve Beslenme’, Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Münir Anıl ‘Bilimsel Çalışmalar’ konusunda sunumlar gerçekleştirdi. Glütensiz gıdaların da ikram edildiği panelde açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Münir Anıl, çocukların da dikkatini çekecek cips, kek, baklaşekeri gibi ürünleri de glütensiz bir şekilde ürettiklerini söyledi. "Glütensiz baklaşekeri için patent başvurusunda bulunduk" Birçok ürünü glütensiz olarak ürettiklerine dikkat çeken Prof. Dr. Münir Anıl, "OMÜ olarak çölyak ile ilgili çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. 2 ay önce bir tezimizi bitirdik. 3 ay önce daha bir tezimiz. En son bitirdiğimiz tez glütensiz cips üzerindeydi. Çocuklarımıza neşeli gıdalar üretmemiz lazım. Bazı şekilde insanlar onların kıvamlarını arttırabilmek, yapışkanlığını azaltmak veya onların tutkunluğunu arttırmak için buğday onu kullanmak durumunda. Hani patates cipsi diyorsunuz, mısır cipsi diyorsunuz. Bunların hepsinde bulaşıklar olabiliyor, özellikle katılan durumlar olabiliyor. Teknolojiyi, kaliteyi arttırmak adına ama bu durumdaki, bu gruptaki insanlar için glutenin kilogramda 20 miligramı, zerre kadar bir şey çok zararlı etki gösteriyor. Yani hayatlarını zorlaştırıyor açıkçası. Bunların haricinde kek de yaptık. Bu ürünleri yaparken de aromatik ürünler kullanmaya gayret ediyoruz. Tarhana çok güzel bir besin ama biz bunu glutenli olduğundan tüketemiyoruz. Biz de bunu baklagillerden yaptık, mısır unundan yaptık. Bir baklaşekerimiz var. Onun da patentini almak için gerekli çalışmaları başlattık" dedi. "Leblebi tozundan yapılan kek beğeni topladı" Glütensiz ürünlerin lezzetsiz olmadığını, sağlıklı insanlar tarafından da beğenilerek tüketildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Anıl, "Günlük beslenmemizde miktar ve çeşit vardır. O çeşitleri sağlamak lazım. Hep tarhana çorbası tüketemeyiz. Keke de ihtiyacımız var. Özellikle çocukluk çağındakiler. Cipse de ihtiyacımız var. Şekerlemeye de ihtiyacımız var. O yüzden de tarhanayla ilgili iki tane çalışmamız var. Mısırlı ve baklagil tarhanaları olarak. Bunlar yüksek lisans tezi. Çok değerli şeyler. Her birinin arkasında üç yıllık emek var. Yine bir bakla şekerimiz var. Tatlı formatında çünkü neşeli bir ürün. Hem de bakıyoruz kestane şekeri gerçekten fiyat olarak çok yüksek ama bakla şekeri çok daha uygun, çok güzel bir formatta hem de glütensiz olarak üretiyoruz. Bunun yanında yine bir cipsimiz var. Bizler bile neşeyle tüketiyoruz. Bir şey izlediğimizde televizyon karşısında bir çerez türü bir şeye ihtiyacımız var. Öyle bir ürünümüz. Keki de leblebi unundan, kırık leblebilerden ürettik Bir taraftan artık değerlendirmiş olduk. Biz bunu bir aromatik ürün olarak kullandık. Çünkü glütensiz ürünlere baktığında gerçekten tadım noktasında, duyusal noktasında, beğeni noktasında gerçekten düşük ürünler. O yüzden biz bunlara biraz daha değer katalım. Bunları daha çok tüketilir hale getirelim. Hatta yaptığımız çalışmada glutensiz beslenmekten değil, normal insanlar bile çok beğendiler. ‘Aa bu ne kadar güzel bir şey’ dediler. Çünkü leblebinin kendine has bir aroması var. Yaptığımız kekteki proses de buna katkı veriyor ve sonuçta çok güzel şeyler çıktı. Üniversite olarak çölyakla ilgili katkı veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz" diye konuştu. "Çölyak konusunda toplum da bilinçli olmalı" 20 yıldır çölyak hastası olduğunu ifade eden Samsun Çölyak ve Glütensiz Beslenme Derneği Başkanı Sara Kosif, "Arkadaşlarım ‘azıcık tat ne olur’ diyorlar. Kesinlikle yanlış. Tatmamak gerekiyor çünkü o tamamen bizim bağırsak sindirim sistemimizi bozuyor. Dolayısıyla önemli bir hastalık kötü bir hastalığa kadar yol açabiliyor. Sindirim sistemi hastalığı olduğu için bağırsaklar o gıdayı zehre dönüştürüyor. Yani kesinlikle ‘birazcık ye bir şey olmaz’, olmamalı, yenmemeli, öyle bir şey söylenmemeli. Yani bu konuda toplumun da bilinçli olması gerekiyor. Beslenirken glüten içeren içerikleri, yemekleri, yiyecekleri yememeleri gerekiyor. Bunlar da unlu gıdalar, simit. Mesela simit bizim için çok önemli ama simit maalesef tadamıyoruz, yiyemiyoruz. Ama glütensiz tabii ki tüketebilirler. Glütenli hiçbir şey ömür boyu yenmemesi gerekiyor besinlerimizde" şeklinde konuştu. Doğuştan ve sonradan çölyak hastalığına yakalananlar da glütensiz beslenmeye geçtikten sonra hiçbir sağlık sorunuyla karşılaşmadıklarını, vücut gelişimlerinin de normal şekilde devam ettiğini belirterek, glütensiz beslenmenin önemine değindiler.
OMÜ’nün 50. Yıl Şenliği Emre Aydın konseri ile başlıyor
08 Mayıs 2025 Perşembe - 15:37 OMÜ’nün 50. Yıl Şenliği Emre Aydın konseri ile başlıyor Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin (OMÜ) 50. Yıl Şenliği, Emre Aydın konseri ile başlayacak. OMÜ, kuruluşunun 50. yılını "OMÜ 50. Yıl Şenliği" ile kutlamaya hazırlanıyor. 9-10-11 Mayıs 2025 tarihlerinde OMÜ Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilecek etkinliklerde öğrenciler, akademik ve idari personel festival havasında üç gün geçirecek. 9 Mayıs Cuma günü saat 16.00’da OMÜ Modern Müzik Topluluğu’nun sahne almasıyla başlayacak şenliklerde, ardından Dance Of Arena dans gösterisi gerçekleştirilecek. Akşam saatlerinde DJ Tolga As & DJ Uluç Ersun ft. MC Gökhan Dursun performansıyla coşku artacak. Gecenin finalinde ise ünlü sanatçı Emre Aydın, OMÜ Yaşam Merkezi Meydanı’nda konser verecek. 10 Mayıs Cumartesi günü OMÜ Modern Müzik Topluluğu ile başlayacak etkinlikler, DJ performanslarıyla sürecek ve Roller Coaster grubunun konseriyle sona erecek. Şenliklerin son günü olan 11 Mayıs Pazar’da yine OMÜ Modern Müzik Topluluğu sahne alacak. Alternatif müzik grubu "Bugünlük"ten sonra DJ performansı gerçekleşecek. Kapanışta ise "Erka Orkestra ft. Sinem ve Emrah Sonel", OMÜ’nün 50. yılını müzikle taçlandıracak. Tüm etkinliklerin ücretsiz olduğu şenliklere, OMÜ öğrenci ve personel kartı ile OMÜ Mezun Kartı sahipleri katılabilecek. Etkinliklere ayrıca Samsun Üniversitesi öğrencileri ve personeli de kartlarını göstererek giriş yapabilecek.