Yerel Haberler
Samsun
10 yıldır tamamlanamayan 543 dairelik sitede Karadeniz fıkrası gibi durum: Tapu var, bina yok 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:31:06 Samsun’un Atakum ilçesinde 10 yıl önce yapımına başlanan 543 dairelik dev konut projesinin tamamlanamaması yüzlerce aileyi mağdur etti. Teslim tarihleri yıllar önce geçmesine rağmen evlerine kavuşamayan hak sahipleri ilk kez toplu şekilde basın açıklaması yaptı. Ortada bulunmayan bazı dairelerin tapularının verilmesi ve hak sahiplerinin bu dairelere ait vergileri ödemesi ise "Karadeniz fıkrası gibi durum" yorumlarına neden oldu. Çobanlı Mahallesi’nde 2016 yılında temeli atılan Korupark Evleri Koruşehir Sitesi, 8 blok ve 543 bağımsız bölümden oluşacak şekilde planlandı. Projede bazı blokların yalnızca temeli atılırken, bazı bloklarda ise inşaat belli bir seviyeye kadar ilerledi. Hak sahipleri, sözleşmelere göre 2023 yılında teslim edilmesi gereken dairelerin halen teslim edilmediğini, inşaatın ise yaklaşık 7 aydır tamamen durduğunu ileri sürdü. Mağdurlar ilk kez toplanıp, basın açıklaması yaptı İlk kez toplu şekilde bir araya gelen mağdurlar adına açıklama yapan hak sahibi Tarık Çalık, yaklaşık 400 vatandaşın tüm ödemelerini yıllar önce tamamlamasına rağmen evlerine kavuşamadığını söyledi. Çalık, "Yapımına 2016’da başlanan 8 blok 543 bağımsız bölümden oluşan Koruşehir Sitesi, aradan geçen 10 yıla rağmen yaklaşık yüzde 50 seviyesinde kalmış ve hala tamamlanamamıştır. Bu süreçte konut alan vatandaşlar tüm ödemelerini seneler önce tamamlamalarına rağmen ne evlerine kavuşabilmiş ne de hak ettikleri tapuları alabilmiştir. Bu süreçte aileler mağdur edilmiş, ciddi maddi ve manevi kayıtlar yaşamıştır. Bununla birlikte herhangi bir olumsuzluk olmamasına rağmen tüm ödemelerini yapan 200 kişiye de tapuları verilmemiştir. Bunlardan daha da vahimi, müteahhit firmanın kalan inşaatı devam ettirmek için hak sahiplerinden 3 milyon TL daha ekstra ücret talep etmesidir. Talep edilen ekstra ücret hak ve hukuka aykırıdır" dedi. "354 tüketici buradan daire satın aldı" Hak sahiplerinin avukatı Ahmet Eren, "2016’da başlayan inşaatta temelden itibaren daire satışları başladı. 354 tüketici buradan daire satın aldı. Bunlardan 202’si borçlarını tamamen ödemesine rağmen tapuları tescil edilmemiştir. Tapuları tescil edilmeyen bu kişiler aynı zamanda çeşitli bahanelerle oyalanmışlardır. Bu kişilere tapuları verilmezken, 2025 yılında ise bazı kişilere tapu tescili yapılmıştır" diye konuştu. "14. kattaki dairemin tapusu var ancak inşaat 11. katta durdu" Yıllardır olmayan kattaki dairenin tapusuna sahip olduğunu ancak inşaatın bir türlü ilerlemediğine değinen mağdur Hacı Şakir Duran, "Benim tapum var ama evim yok. Arkamdaki yarım kalan binada 14. katta dairemin tapusu var ama evim yok. İnşaat 11. katta tıkanmış. Tapusu olmayanlar tapu tescil davası açsınlar. Yarın öbür gün bu şirket iflas ettiğinde tapusu olmayanların mal varlığı müteahhidin üstüne geçecek ve hak sahibi olmada sıkıntı yaşayacaklar" şeklinde konuştu. "Olmayan dairenin tapusu var ve vergisini ödüyorum" Hak sahiplerinden Ebuzer İnan ise, "Tapuyu 2020’de aldım. Tapuyu almam üzerinden 6 yıl geçti ama hala bina yok. Olmayan dairenin tapusu var ve ben olmayan dairenin vergisini ödüyorum. Bizlere sahip çıkılsın istiyoruz. Mağduriyetimiz giderilsin. Birçok inşaatta bu tarz sıkıntılar var fakat benimki trajikomik bir durum. Benim dairemin olduğu bina hiç ortada yok" ifadelerini kullandı.
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 15:19 Rumeli kadınlarının göç hikâyeleri Samsun’da sergide buluştu Balkan Türkleri Derneği tarafından Anneler Günü’ne özel hazırlanan "Hatıralarıyla Rumeli Kadınları Sergisi"nin açılışı Samsun Müzesi’nde gerçekleştirildi. Göçle gelen Rumeli kadınlarının hayat hikâyelerini konu alan sergi, ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. 10 ve 11 Mayıs tarihlerinde de ziyarete açık olacak sergide, mübadele ve göçle Anadolu’ya gelen Rumeli kadınlarının hayat hikâyeleri; fotoğrafları ve özel eşyaları eşliğinde ziyaretçilere sunuluyor. Balkan Türkleri Derneği Başkanı Adem Tuğral, serginin uzun süredir hazırlıkları yapılan özel bir çalışma olduğunu belirterek, "Memleketten gelen 1. kuşak kadınlarımızın hayata tutunuş hikâyeleri ile aile albümlerimizde yer alan az sayıdaki fotoğraflarından ve onların çocukları olan 2. kuşak kadınlarımızın gençlik yıllarından eğitim ve iş hayatına atılmalarına kadar geçirdikleri değişimi anlatan fotoğraflardan oluştu" dedi. Serginin yalnızca Rumeli kadınlarının değil, Anadolu kadınlarının da izlerini taşıdığını ifade eden Tuğral, dönem fotoğrafları, eski Türkçe’den çevrilen fotoğraf arkası yazılar, Rumeli şivesiyle kullanılan kadın isimleri ile mübadele üzerine eser veren edebiyatçıların kitaplarından alıntıların da sergide yer aldığını söyledi. Rumeli evlerinin simgesi sardunyaların paslı teneke kutular ve memleket toprağı içerisinde sergilenmesi ise ziyaretçilere duygusal anlar yaşattı. "Sessiz mücadeleyi Anneler Günü’nde görünür kılmak istedik" Projeyi hazırlayan Proje Koordinatörü Sevda Tanyıldız ise serginin, "Asırlık Mübadil Lezzetler" yemek projeleri sırasında ortaya çıkan hikâyelerden ilham alınarak hazırlandığını belirtti. Tanyıldız, "Yemeklerini yediğimiz, tariflerini yazdığımız kadınlarımızın çileli göç yolculuklarını çok az anlattıklarını, çoğunun bir fotoğrafının bile olmadığını gördük. Ailelerini bir arada tutmak ve çocuklarını doyurabilmek için verdikleri sessiz mücadeleyi Anneler Günü’nde görünür kılmak ve aziz hatıralarını saygıyla anmak istedik" diye konuştu. Rumeli kadınlarının Cumhuriyet değerlerine bağlılıklarına da dikkat çeken Tanyıldız, kültürel mirasın korunmasının önemine vurgu yaptı. Sergide gelinlikler, içlikler, feraceler, el işleri, cepkenler, dikiş makineleri ve kadınların kullandığı çok sayıda dönem eşyası da yer alıyor. Ziyaretçilere adeta tarih içinde yolculuk sunan sergi, üç gün boyunca Samsun Müzesi’nde ziyaret edilebilecek. Serginin açılışına CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, Tekkeköy Belediye Başkan Yardımcısı Mümin Vural, İlkadım AK Parti İlçe Başkanı Ersin Kasap, İlkadım CHP İlçe Başkanı Umut Alkaç, AK Parti Büyükşehir Meclis Üyesi Mustafa Boyacı, CHP Büyükşehir Meclis Üyesi Fikret Pekal, Tekkeköy İYİ Parti İlçe Başkanı Ali Çalık ile çok sayıda davetli katıldı.
Uzm. Dr. Uras: "Sezaryen doğum tercihi değil, bir ameliyattır"
22 Nisan 2025 Salı - 14:37 Uzm. Dr. Uras: "Sezaryen doğum tercihi değil, bir ameliyattır" SAMSUN (İHA) – Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Doğal Olan Normal Doğum Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada sezaryenin bir doğum tercihi olmadığını ve ameliyat olduğunun altını çizdi. Sağlık Bakanlığı tarafından, normal doğumun özendirilmesi, tıbbi olarak zorunlu olmadığı sürece sezaryen oranlarının azaltılması ve nüfus artış hızının sürdürülebilir bir seviyede tutulması amacıyla "Normal Doğum Eylem Planı" hazırlandı ve uygulamaya konuldu. Bu kapsamda Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nün öncülüğünde, kadın sağlığının ve normal doğumun önemini vurgulamak amacıyla Doğal Olan Normal Doğum Sempozyumu düzenlendi. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salonda başlayan sempozyumda, alanında uzman hekimler ve akademisyenler, doğum tercihlerini etkileyen faktörlerden normal doğumun anne ve bebek üzerindeki etkilerine kadar pek çok önemli konuyu ele aldı. Sempozyumda "Sevgiyle, Güvenle, Doğanın Ritmiyle" sloganıyla normal doğumun doğal ve sağlıklı süreci detaylı bir şekilde katılımcılara aktarıldı. "Sezaryen doğum tercihi değil, bir ameliyattır" Programın açılışında konuşan Uzm. Dr. Mustafa Uras, "Gerek Cumhurbaşkanlığımız gerek Sağlık Bakanlığımız, doğal doğumun teşvik edilmesini güçlü sağlıklı nesillerin temeli olarak görmektedir. Normal doğum, anne ve bebek sağlığına olan katkılarıyla birlikte sağlık sistemimizin sürdürülebilirliği açısından da büyük bir değere sahiptir. Bu konuda atılan her adım hem annelerimizin hem de toplumumuzun geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bilindiği üzere aslında sezaryen bir doğum tercihi değildir. Sezaryen bir nevi ameliyattır. Ne zaman anne ve bebek sağlığı açısından bir tehdit olduğu zaman doktor tarafından verilen bir karardır. Ama maalesef son yıllarda anne adaylarımızın gerek adaylarımızın kararı olsun gerek toplum tarafından farklı açıdan gösterilmesi kaynaklı maalesef insanlar artık biri doğum tercihi olarak görmeye başladı. Şunu bir hekim olarak rahatlıkla söyleyebilirim. Sezaryende, sonuç olarak ameliyat alıyorsunuz. Bağırsak yapışıklığı ve buna benzer ve ameliyatta oluşabilecek çeşitli komplikasyonlar oluşabiliyor. Aynı zamanda doğumdan sonra çocuk yaşaması gereken fizyolojik ritmi yaşamadığı zaman bir anda anne karnından dış dünyayla karşılaştırıyoruz. Tabii bunun da bir sürü sıkıntılar oluyor. İşte yeni doğan yoğun bakımında yatması süreci gibi" dedi. Sempozyuma ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Vekili/Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, doktorlar, hemşireler, ebeler, sağlık çalışanları ve anne adayları katıldı. Programın sonunda normal doğum konusunda çalışmalar yürüten hekimlere plaket takdim edildi. Sempozyum, 2 oturum halinde uzman hekimlerin alanlarındaki sunumlar ve soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
Samsun TSO, TSE kalite belgesini tekrar tescilledi
22 Nisan 2025 Salı - 14:07 Samsun TSO, TSE kalite belgesini tekrar tescilledi Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın ‘TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistem Belgesi’ TSE uzmanlarınca yapılan denetimlerinin ardından tekrar yenilendi. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın mevcut olan TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi-Genel Şartlar Standartları, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) uzmanlarınca yapılan tetkiklerin ardından yenilerek, geçerliliği uzatıldı. Samsun TSO’nun belgelerin tekrar değerlendirilip, üç yıl süre ile yenilenmesinin ardından belge takdim töreni düzenlendi. Yeniden düzenlenen belge TSE Karadeniz Bölge Koordinatörü Erol Kaygı tarafından Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’na takdim edildi. Kaygı’dan devamlılık vurgusu Törende konuşan Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Karadeniz Bölge Koordinatörü Erol Kaygı, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nın kalite yönetim ve müşteri yönetim sistemlerini uzun yıllardan beri başarı ile yerine getirdiğini belirterek, Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu nezdinde emeği geçenleri tebrik ederek kutladı. Kalite sisteminin kurulmasından çok, devamlılığının önemli olduğuna vurgu yapan Kaygı, "Standardizasyon ve kaliteye önem vermek, gelişimi için yatırım yapmak; uzun soluklu rekabete dayanıklı kurum ve kuruluşlara ülke olarak sahip olmamızı sağlıyor. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası da kalite sistemlerini sürekli geliştirip üyelerinin hizmetine sunarak, bu yolda emin adımlarla ile ilerlemeye devam ediyor. Odamıza bu konuya verdiği ehemmiyetten dolayı teşekkür ediyorum" diye konuştu. Hizmet kalitesi planlı ve programlı şekilde devam ediyor Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu da yaptığı konuşmada, denetimi başarıyla geçerek belgeyi tekrar almalarından dolayı duyduğu memnuniyeti ifade etti. Oda hizmet kalitesini en üst seviyeye tutmak adına yürüttükleri çalışmaların planlı ve programlı bir şekilde devam ettiğini belirten Başkan Murzioğlu, "Ulusal ve uluslararası uygulanan Kalite ve Müşteri Yönetim Sistem Standartları uzun yıllardır Odamız tarafından başarı ile uygulanmakta. Bu tarz çalışmaların dönemsel değil, uzun soluklu ve sürdürülebilir olması çok önemli. Kalite yönetim sistemi ilgili yönetmelik ve mevzuatlar çerçevesinde, sürekli gelişme ve iyileştirmeyi sağlamak en önemli temel kalite politikamız olmaya devam edecek. Bu duygu ve düşüncelerle tüm çalışma arkadaşlarımızı başarılarından dolayı tebrik ediyorum" diye konuştu.
Estetik uzmanı açıkladı: "Kök hücre ve kolajen kombinasyonu cildin yenilenmesini destekler"
22 Nisan 2025 Salı - 14:06 Estetik uzmanı açıkladı: "Kök hücre ve kolajen kombinasyonu cildin yenilenmesini destekler" Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Emre Kıymık, "Kök hücre ve kolajen kombinasyonu, cildin hem yapısal hem de yüzeysel anlamda yenilenmesini destekler. Ameliyatsız bir çözüm arayan, doğal sonuçlar isteyen bireyler için güçlü bir alternatiftir" dedi. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Emre Kıymık, kök hücre ve kolajen destekli uygulamalar hakkında bilgi verdi. Estetik ve gençleşme uygulamalarında son yılların en dikkat çeken yeniliklerinden birinin, kök hücre ve kolajen destekli tedaviler olduğunu ifade eden Opr. Dr. Emre Kıymık, "Bu yöntemler, vücudun kendi yenileyici gücünü harekete geçirerek cilt sağlığını destekler ve yaşlanma belirtilerini doğal yollarla azaltmayı hedefler. Kök hücre destekli uygulamalarda genellikle kişinin kendi yağ dokusundan elde edilen kök hücreler kullanılır. Bu hücreler, yenilenme potansiyelleri yüksek olduğu için cilt altına enjekte edildiğinde doku onarımını, elastikiyet artışını ve hücre yenilenmesini teşvik eder. Özellikle yüz gençleştirme, cilt kalitesini artırma, yara izlerinin iyileştirilmesi gibi birçok alanda tercih edilmektedir. Kolajen destekli uygulamalar ise ciltte zamanla azalan kolajen miktarını yerine koyarak cildin daha sıkı, parlak ve sağlıklı görünmesini sağlar. Kolajen içerikli enjeksiyonlar veya mezoterapi benzeri destek tedaviler, ciltte doğal bir lifting etkisi oluşturabilir. Bu uygulamalar genellikle ince kırışıklıklar, nem kaybı, mat görünüm gibi yaşlanma belirtileri üzerinde oldukça etkilidir" diye konuştu.
CANİKFEST 24 Nisan’da başlıyor
22 Nisan 2025 Salı - 11:43 CANİKFEST 24 Nisan’da başlıyor CANİKFEST 24, 25 ve 26 Nisan 2025 tarihlerinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü’nde ziyaretçilerini ağırlayacak. Canik Belediyesi tarafından hazırlanan, Karadeniz Bölgesi’nin ilk ve tek büyük ölçekli bilim şenliği olma özelliğini taşıyan Canik Bilim, Kültür ve Sanat Festivali (CANİKFEST) 24 Nisan 2025 tarihinde kapılarını ziyaretçilerine açıyor. 24, 25 ve 26 Nisan 2025 tarihlerinde Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Şenlik Alanı’nda düzenlenecek olan CANİKFEST’te bilim, teknoloji ve sanat alanlarında 14 temada 75 etkinlik yer alıyor. 3 gün boyunca devam edecek olan festivalde vatandaşlar bilim söyleşileri, deney ve gözlem etkinlikleri, teknoloji, yapay zekâ, siber güvenlik, robotik kodlama atölyeleri ile geleneksel ve modern sanat etkinlikleriyle bir araya gelecek. Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, tüm vatandaşları CANİKFEST’e davet etti. CANİKFEST ile bir ilke daha imza attıklarını ifade eden Başkan İbrahim Sandıkçı, "CANİKFEST’le bilim ve teknoloji rüzgârı Canik’ten esiyor. Karadeniz Bölgesi’nin ilk ve tek büyük ölçekli bilim şenliği olan CANİKFEST’te bilim, teknoloji ve sanat yolculuğunda gençlerimizle, çocuklarımızla ve hemşehrilerimizle buluşacağız. CANİKFEST 24, 25 ve 26 Nisan 2025 tarihlerinde 3 gün boyunca Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Şenlik Alanı’nda devam edecek. Bilimin ışığında yeni nesil teknolojilerle tanışacağımız CANİKFEST’e tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programları kapsamında desteklenen CANİKFEST’te bilim, teknoloji ve sanat alanlarında 14 temada 75 etkinlik gerçekleştirilecek. Vatandaşların sürpriz hediyelerle buluşacağı CANİKFEST’te, festival süresince alanında uzman isimlerin katılımıyla atölye çalışmaları ve bilim söyleşileri gerçekleştirilmeye devam edecek. Canik Özdemir Bayraktar Keşif Kampüsü Şenlik Alanı’nda gerçekleşecek olan CANİKFEST’e 60 binin üzerinde vatandaşın katılım sağlaması bekleniyor.
Çocuklarda diş hekimi korkusunu önleyecek öneriler
22 Nisan 2025 Salı - 10:13 Çocuklarda diş hekimi korkusunu önleyecek öneriler Çocukların ağız ve diş sağlığını korumak amacıyla uzman hekimler tarafından yürütülen diş tedavilerinde, minik hastaların hiçbir şekilde ağrı ve korku yaşamadan, tüm işlemleri tek seansta gerçekleştirilebildiğini belirten Çocuk Diş (Pedodonti) Uzmanı Yeşim Sağır, "Özellikle şiddetli diş hekimi korkusu olan, bulantı veya öğürme refleksi bulunan çocuklarda; sedasyon ya da genel anestezi ile yapılan diş tedavileri daha güvenli, başarılı ve konforlu hale gelmektedir" dedi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Çocuk Diş (Pedodonti) Uzmanı Yeşim Sağır, diş hekimi korkusu olan çocuklarda uygulanabilecek bazı tedavi süreçleri hakkında açıklamalarda bulundu. Diş Hekim Yeşim Sağır, "Çocuk diş hekimlerinin en önemli hedeflerinden biri; çocuklarda diş çürüğü ve buna bağlı ağrılar gelişmeden önce, herhangi bir şikayet olmadan çocuklarla tanışmaktır. Bu sayede, hem klinik ortam çocuklara tanıtılmakta hem de doğru beslenme ve ağız hijyenine dair erken dönemde rehberlik sağlanmaktadır. Ancak toplumda yaygın olarak ilk diş hekimi ziyareti ağrı oluşana kadar ertelenmekte, bu da çocukların hekimlere karşı fobi geliştirmesine neden olmaktadır" diye konuştu. "Bulantı veya öğürme refleksi bulunan çocuklarda tercih edilebilir" Diş tedavilerinde çocukların rahatlatılmasının, tedavi başarısı açısından kritik öneme sahip olduğunu dile getiren Sağır, "Özellikle şiddetli diş hekimi korkusu olan, bulantı veya öğürme refleksi bulunan çocuklarda; sedasyon ya da genel anestezi ile yapılan diş tedavileri daha güvenli, başarılı ve konforlu hale gelmektedir. 5 yaş altındaki çocuklar başta olmak üzere bazı özel durumlarda, hastaların tedaviye uyum sağlaması için bu yöntemlere başvurulmaktadır. Elbette her çocuk için bu yöntemler gerekli olmayıp, karar çocuk diş hekimi ve anestezi uzmanının birlikte değerlendirmesiyle verilmektedir" şeklinde konuştu. "Sedasyon ve genel anestezinin kullanım alanları" Sedasyon ve genel anestezi hakkında bilgi veren Uzm. Dt. Sağır, "Sedasyon, hastanın yarı uyku halinde olduğu, bilincin açık kaldığı ve ağrının hissedilmediği kısa süreli bir rahatlatma yöntemidir. Hasta, işlem sonrasında operasyonu hatırlamaz ve doğal solunumunu sürdürebilir. Genel anestezi ise bilinç kaybı oluşturularak, ağrılı uyarılara dahi yanıt verilmediği derin bir uyku halidir. Bu yöntem sırasında hastaya solunum desteği sağlanır ve özellikle çok sayıda işlem yapılacaksa tercih edilir" ifadelerini kullandı. "Tedavi süreci" Genel anestezi altında yapılan diş tedavilerinin süresinin, işlemin kapsamına göre değişmekte olduğunu ifade eden Sağır şunları söyledi: "Tedavi sonrasında çocuk hastalar ortalama 1-2 saat gözlem altında tutulmakta, sonrasında taburcu edilmektedir. Sistemik hastalığı bulunan çocuklar ise bir gün süreyle hastanede takip edilebilir. Hem sedasyon hem de genel anestezi uygulamaları, uzman anestezi hekimleri tarafından tam donanımlı hastane ortamında gerçekleştirildiğinde güvenli ve etkili yöntemlerdir. İşlem öncesi gerekli tüm tetkikler yapılarak çocuğun sağlık durumu değerlendirilir ve işlem süresince hayati fonksiyonları sürekli izlenir. Bazı küçük yaştaki çocuklar, lokal anestezi sonrası oluşan uyuşukluk hissi ya da diş çekimi sonrası oluşan boşluk nedeniyle kısa süreli huzursuzluk yaşayabilir. Gerekli görülen durumlarda tedavi sonrası ağrı kontrolü için ilaç desteği sağlanmaktadır."