Yerel Haberler
Samsun
10 Mayıs 2026 Pazar - 13:35 İlaçlamacılar Mesul Müdürler ve Uygulamacılar Derneği dualarla açıldı Samsun’da ilaçlama sektörünün bir araya geldiği İlaçlamacılar Mesul Müdürler ve Uygulamacılar Derneği düzenlenen törenle faaliyetlerine başladı. Dernek Başkanı Hayati Çelebi, kaçak ve ruhsatsız ilaçlamaya karşı savaş açtıklarını belirterek, "Amacımız halk sağlığını korumak ve sektöre güven aşılamak" dedi. İlaçlama sektöründeki eksiklikleri gidermek, halk sağlığını korumak ve merdiven altı uygulamaların önüne geçmek amacıyla kurulan İlaçlamacılar Mesul Müdürler ve Uygulamacılar Derneği’nin açılışı için tören düzenlendi. İlkadım ilçesi Çiftlik Mahallesi Gürbüz Sokak üzerindeki dernek binası önünde gerçekleşen tören yapılan dualar ile başladı. Ardından sektör temsilcilerinin katılımıyla kurdele kesimi yapılarak derneği resmi açılışı gerçekleştirildi. "Ortak hareket etmeye davet ediyoruz" Açılış konuşması gerçekleştiren Dernek Başkanı Hayati Çelebi, "27 yıldan beri sektörün içerisindeyim. İlaçlamayla ilgili gördüğümüz eksikleri gidermek ve halk sağlığına hitap etmek amaçlı bu derneği kurmaya çalıştık ve şu anda başardık. Üye sayımız da gün geçtikçe artmakta. 12 kişiyle başladık. 37 üyemiz var şu anda. Bugünde üyelerimizle beraber açılışımızı yaptık. Şu andan itibaren Türkiye genelinde bu sektördeki bütün arkadaşlarımızı bizimle beraber ortak hareket etmeye davet ediyoruz" dedi. "Kaçak ilaçlama ölümlere yol açıyor" Derneği kurma amaçlarına değinen Çelebi, "Son zamanlarda resmiyeti olmayan ve ruhsatsız ilaçlama yapan kişiler nedeniyle maalesef ölüm vakalarıyla karşılaşıyoruz. Bu zararı tamamen ortadan kaldırmak, halkımıza gerçekten en iyi şekilde hizmet etmek, halkımızın ilaçlamacı diye tabir etmiş olduğumuz kişilerin daha rahat ve güvenilir bir şekilde hizmet almalarını sağlamak amaçlı bu derneği kurduk. Bu arkadaşlarımızla hızlı bir şekilde ilerliyoruz. Halkımıza sağlıklı bir hizmet vermek, bu alanda çalışan bütün personel, mesul müdür ve uygulamacı arkadaşlarımızın emeğini korumak ve hepsiyle beraber Türkiye’de güzel bir şekilde birleşmek amaçlı çalışacağız. Farklı illerde temsilciliklerle de büyümeyi amaçlıyoruz" diye konuştu. Açılış töreni yemek ikramı ve fotoğraf çekimi ile son buldu. Törene Samsun Temizlik ve Hijyen Dayanışma Yardımlaşma Derneği Başkanı Nahit Albayrak da katıldı.
Samsun, iklim değişikliğine uyum stratejisinde Türkiye’ye ışık olacak
15 Nisan 2025 Salı - 16:50 Samsun, iklim değişikliğine uyum stratejisinde Türkiye’ye ışık olacak 2030 dönemini kapsayan İklim Değişikliği Uyum Eylem Planında çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan 12 sektörle ilgili 100 eylem belirlendi. Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi Tanıtım Toplantısı Samsun’da bir otelde yapıldı. Yararlanıcı kurumu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yürütücü kuruluşu Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı olan ve Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nce ortaklaşa finanse edilen "Türkiye’de İklim Değişikliğine Uyum Eyleminin Güçlendirilmesi Projesi" kapsamında özellikle sektör ve kent ölçeğinde iklim değişikliğine uyumun güçlendirilmesi yoluyla toplumsal direncin artırılması hedefleniyor. Toplantıda sunum yapan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Türkiye Ülke Ofisi (UNDP) Türkiye Proje Yöneticisi Gizem Bal, "Projenin özel amaçları; iklim dirençli sürdürülebilir kalkınma için karar alma araçlarının güçlendirilmesi, yerel düzeyde iklim değişikliğine uyum planlarının geliştirilmesi, iklim değişikliğine uyum eylemi için kapasitenin güçlendirilmesi ve iklim değişikliğine uyum hibe programı ile uygulama kapasitesinin artırılmasıdır. Proje kapsamında 4 pilot ilde (Samsun, Sakarya, Konya, Muğla) 2025-2030 dönemi için Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejileri ve Eylem Planları (YUSEP) hazırlanmıştır. Bu bağlamda Samsun Yerel İklim Değişikliğine Uyum Stratejisi ve Eylem Planı’nın tanıtımı ile iklim finansmanına ilişkin eğitim programı düzenlenmesi planlanmaktadır. Söz konusu eğitimlerin ilki 3 gün boyunca Samsun’da gerçekleştirilecek" dedi. "Süper güçler yadsımaya çalışsa da iklim değişikliği bilimsel bir gerçek" İklim değişikliğinin olmadığını savunan dünyadaki süper güçlere değinen Samsun Vali Yardımcısı Vekili/Atakum Kaymakamı Kemal Yıldız, "1973 doğumluyum, benden yaşlı ve biraz genç olanlar bir takım iklim olaylarını çok iyi biliyoruz. Şu anda da yaşıyoruz fakat bizim çağımızdakiler hortum olayını hiç bilmez. Türkiye’de hortum görmeye başladık. Seller eskiden de olurdu ancak ülkemizde insanların çok daha fazla sayıda bu sellerden etkilenmeye başladığını, heyelanlardan etkilenmeye başladığını görmeye başladık. İklim değişikliği bilimsel bir gerçek. Bunu son zamanlarda süper güçler yadsımaya çalışsa da bu gerçek. Bu durumda ülkelerin yapması gerekenler var. Bu gerçeği kabul etmek, gerçekle ilgili iklim değişikliğinin nasıl önlenmesine yönelik eylemler yapılması gerekiyor. Ayrıca mevcut iklim değişikliğine toplumların nasıl uyum sağlaması gerektiğine yönelik çalışmalar yapılması gerekir. Mevcut dezavantajlar nasıl avantajlara çevrilebilir ve bununla nasıl yaşayabiliriz ile alakalı tedbirler alınması gerekiyor. Türkiye de bu sürecin içerisinde. Özellikle son 20 yılda sürdürülebilir bir kalkınma içerisinde. Çevreyi kirletmeyecek enerji kaynaklarına yönelerek GES ve RES gibi projelerde çok büyük bir ivme yakaladık. Kat edilecek çok mesafe var ama öncelikle sorunun sorun olduğu kabul etmek lazım. Bu anlamda bu alandaki çalışma ve Samsun’un da bu konuda öncü olması çok önemli. Seçilen 4 ildeki çalışmalar Türkiye’nin tamamına sirayet edecek, önemli kararlar alınacak. Bu kararlar alınırken de neler yapılabilir, hangi projeler üretilebilir herkesin fikirlerinin çok açık bir gönülle söylemesi gerekiyor. O nedenle 3 gün sürecek buradaki çalışmaların faydalı olacağını düşünüyorum" diye konuştu. "Dünya yüzeyinin yüzde 2’sini kaplayan kentler, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 70’inden fazlasını üretiyor" Kentlerin çevre üzerindeki etkilerine yönelik konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı Şube Müdürü Esra İnce, "İklim değişikliği küresel bir sorun ama etkilerini ise en somut düzeyde kentlerde yani yerelde hissettirmekte. Ülkeler arası yapılan paylaşımlar da bu etkilerin ileride daha büyük boyutta karşımıza çıkacağını göstermekte. Kentler dünya üzerinin yalnızca yüzde 2’sini kaplamasına rağmen küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 70’inden fazlasını üretmekte. Aynı şekilde enerji tüketiminin de yüzde 70’inden fazlası yine kentlerde gerçekleşiyor. Paris Antlaşmasında taraf olmamızın akabinde Cumhurbaşkanımız 2053 yılı için ‘sıfır emisyon’ hedefimizi açıkladı. Ancak gerek küresel gerekse ulusal düzeyde bu hedefimize ulaşsak bile ani sel, aşırı yağışlar, sıcak hava, kuraklık, taşkınlar gibi iklim değişikliğinin etkilerini görmeye devam edeceğiz. Bu nedenle iklimle ilgili eylemler sadece küresel ya da ulusal düzeyde değil, özellikle yerel, kent ölçeğinde de planlanıp, uygulanmalı. Kentler çözümün merkezi konumunda. Kentler, iklim değişikliği ile mücadelede potansiyel çözüm merkezleri. Samsun YUSEP, 4 plandan birisi. Samsun iline özel 11 temel sektör ve bir de yatay kesen alan olmak üzere 12 sektörde 100 tane eylem belirledik. Bu eylemler şiddeti ve sıklığı artan iklim değişikliğine karşı Samsun kentinin uyum kapasitesini ve direnç kapasitesini yükseltmeye yönelik eylemler olarak planlandı. Ana planın uygulanabilirliği ve izlenebilirliği de en az içeriği kadar önemli. Bu kapsamda çevrimiçi izleme sistemi de kurduk. Bu sistem ile eylem kurallarını 3 temel gösterge üzerinden izleyeceğiz. Bu göstergeler riskler, risklere karşı yanıtlar ve sonuçları izlemeye yönelik göstergeler. Bu sistem ile kurumlar arasında koordinasyon sağlamanın yanı sıra karar vericilere geriye dönük izleme ve karar verme imkanı sağlayacak. Bugünden sonra önemli olan bu planların stratejik plan ve imar planları gibi süreçlere entegre edilmesi, yatırım süreçlerinde dikkate alınması ve tüm paydaşların hayata geçirmesidir. İlkim değişikliğine uyum sadece teknik bir süreç değil, yönetişimsel bir dönüşümü de gerektiriyor. Eylem planının etkin bir şekilde uygulanmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. "Plan kapsamında 12 sektörle ilgili 100 eylem belirlendi" Küresel iklim değişikliği ile mücadelede 12 sektörde 100 eylemin belirlendiğinin altını çizen Samsun Büyükşehir Belediyesi İklim değişikliği ve Sıfır Atık Daire Başkanı Ali Tulumen ise "Yakın zamanda Samsun’da Sürdürülebilir Enerji Eylem Planını tartıştık. Samsun’un 2030, 2050 yılı hedeflerini görüştük. Samsun’da iklim değişikliğine uyum anlamında çok güzel çalışmalar yapıyoruz. Ayrıca enerji yoksunluğu ile ilgili de çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda ilimizde sosyal yardım amaçlı olarak hala kömür kullanan 250 hanenin doğalgaz dönüşümü de yapılıyor. 2025-2030 dönemini kapsayan İklim Değişikliği Uyum Eylem Planında çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan 12 sektörle ilgili 100 eylem belirlendi. Bu eylemlerin İklim Portalı üzerinden takip edilecek olması da çok önemli ve anlamlı. Samsun pilot il olmasıyla yakın zamanda onaylanacak İklim Kanunu’ndan sonra il koordinasyon kurulu oluşturulduğunda il olarak bu kanuna hazır olacağız. Sadece hangi komisyon ve başlıklarda ne tür işlem yapılacağını görüşeceğiz. Bu da bizi aksiyon almadaki sürecimizi çok hızlandıracaktır. İklim değişikliğine uyum sadece bir çevre meselesi değil, ortak bir sorumluluk, toplumsal seferberlik gerektiren bir durumdur. Böyle bir durumda maalesef İklim Yasasına karşı yapılan paylaşımlar oldukça endişe vericidir. Böyle bir meseleyi bir ayrım aracı olarak değil bilim dalına olan haksızlık olarak görüyoruz. Bugün yapılmayacak her bir eylemde gelecek neslin çocukları çok daha büyük risklerle karşı karşıya bırakılacaktır" ifadelerini kullandı. Toplantılar, 3 gün boyunca çeşitli sunum ve bilimsel çalışmalar ile devam edecek.
Coğrafya uzmanı: "Kuzey Anadolu Fayı 1943’te büyük ölçüde enerjisini boşalttı"
15 Nisan 2025 Salı - 16:39 Coğrafya uzmanı: "Kuzey Anadolu Fayı 1943’te büyük ölçüde enerjisini boşalttı" Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır, 4,6 büyüklüğündeki Taşova depremini değerlendirerek, "1943 yılın Lâdik merkezli büyük bir deprem yaşandı. Bu depremde Orta Karadeniz bölümünde Kuzey Anadolu Fayı büyük ölçüde enerjisini boşalttı. Bu sahada çok büyük bir deprem olacak demek çok doğru bir yaklaşım olmaz" dedi. Amasya’nın Taşova ilçesinde meydana gelen 4,6 büyüklüğündeki deprem Samsun’da da hissedildi. Bu deprem akıllara, "Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerindeki şehirlerde deprem olacak mı, olursa etkileri nasıl olur?" sorularını getirdi. Depremle ilgili değerlendirmelerde Doç. Dr. Muhammet Bahadır, "Deprem dediğimiz olay çok büyük bir doğal afettir. Ülkemiz aktif tektonik hatlar üzerinde yer alan bir ülke durumundadır. Ülkemizin birçok yeri deprem açısında risk barındırıyor. Kuzey Anadolu Fayı, Doğu Anadolu Fayı ve Batı Anadolu Fay zonları başta olmak üzere, çok büyük ölçekli depremler yaşayabiliyoruz. Son yaşanan Taşova depremi ise küçük ölçekli bir depremdir. Ortaya çıkarmış olduğu ise küçük bir enerji birikimidir. Burada önemli olan nokta ise ’Kuzey Anadolu Fayı’nın bu segmentinde büyük bir deprem olur mu?’ sorusunu akıllara getiriyor. 1943 yılın Lâdik merkezli büyük bir deprem yaşandı. Bu depremde Orta Karadeniz bölümünde Kuzey Anadolu Fayı büyük ölçüde enerjisini boşalttı. Kuzey Anadolu Fayı’nın şöyle bir özelliği var: Kronolojik bir deprem silsilesi görüyoruz. Bu sahada çok büyük bir deprem olacak demek çok doğru bir yaklaşım olmaz. Türkiye’nin her an her bölgesinde belirli bölgelerimiz hariç, büyük bir deprem yaşama ihtimalimiz var. Şu an elimizdeki mevcut teknolojik verilere bakıldığında depremin yeri ve zamanını maalesef net olarak belirlemek mümkün değil. Onun için yapabileceğimiz en önemli şey, depreme hazırlıklı olmalıyız. Bunun için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yaptığı önemli bir çalışma var. Samsun geneline baktığımızda 2 bin 188 riskli yapı var. Bu oldukça yüksek bir rakam. Normalde şehirlerimizi kentsel dönüşüme sokuyoruz. Eski binalarımızı yıkıyoruz. Yerine yenisini yapıyoruz. Bu oldukça maliyetli bir iş. Bu nedenle yapacağımız binaları kuralına ve kanuna uygun olarak yaparsak, binaların hem ömrü uzayacak hem de deprem gibi doğal afetlerden etkilenme oranı azalacaktır" diye konuştu.
Samsun’daki huzurevi yangını
15 Nisan 2025 Salı - 15:16 Samsun’daki huzurevi yangını Samsun’da huzurevinin çamaşır dairesinde çıkan yangın nedeniyle tahliye edilen yaşlılar, diğer huzurevlerine nakledildi. Yangın, Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne bağlı Atakum Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde saat 13.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çamaşır dairesindeki kurutma makinesinin alev alması sonucu yangın çıktı. Sirenlerin çalmasının ardından huzurevi personeli tarafından yaşlıların tahliyesi başlatıldı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Yangın, ekiplerin hızlı müdahalesiyle büyümeden kontrol altına alındı. Huzurevinde can kaybı yaşanmazken, güvenlik önlemleri çerçevesinde bina tamamen boşaltıldı. Yürüyemeyecek durumda olan yaşlılar ambulanslarla, durumu iyi olanlar ise minibüslerle diğer huzurevlerine sevk edildi. Kaymakam Yıldız’dan açıklama Olayla ilgili açıklama yapan Samsun Vali Yardımcısı Vekili/Atakum Kaymakamı Kemal Yıldız, yangının ilk belirlemelere göre çamaşır dairesinden çıktığını söyledi. Yıldız, "Beypınar Mahallemizde Atakum Huzurevi’nde ufak çaplı bir yangın meydana geldi. 13.35’te meydana gelen yangına hemen itfaiye ekiplerimiz gerekli müdahaleyi gerçekleştirdi. Huzurevi personeli de yaşlıları derhal tahliye etti. İlk belirlemelere göre yangının çamaşırhanede çıktığını düşünüyoruz. Elektrik nedeniyle ufak bir yangın meydana geldi. Çamaşırların yanması neticesinde bir miktar duman çıktı. Onun için yaşlılar endişe etmesin diye o duman nedeniyle sakinleri tahliye ettik. Tedbir amaçlı da Çarşamba Huzurevi’ne naklediyoruz. Toplam 88 yaşlımız mevcut. Bunun 75’inin tahliyesini gerçekleştirdik. Kalan 13 kişi de izinli ve dışarıdaydı. Yangın ve duman nedeniyle hiçbir vatandaşımız etkilenmedi. Tüm görevlilerimize zamanında müdahale gerçekleştirdiği için teşekkür ederim" dedi. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
Bowling Genç Milli Takımı’nın gözü Avrupa şampiyonluğunda
15 Nisan 2025 Salı - 12:40 Bowling Genç Milli Takımı’nın gözü Avrupa şampiyonluğunda Bowling Milli Takım Antrenörü Gülhan Aksular, Avrupa Bowling Gençler Şampiyonası’nda altın madalya ya da derece almak istediklerini söyledi. Avrupa Bowling Gençler Şampiyonası, 12 Nisan Cumartesi günü İlkadım Bowling Akademi’de başladı. Deneme ve ısınma atışlarının ardından bireysel ve takım halinde yarışmalar hız kesmeden devam ediyor. Erkeklerde milli takım sporcularından 2’si, ilk 16’da madalya mücadelesine devam ederken, Kadın Milli Takım sporcuları da bugün madalya için yarışmaya devam etti. Bowling Milli Takım Antrenörü Gülhan Aksular, turnuvada geride kalan müsabakaları ve hedeflerini İhlas Haber Ajansı’na (İHA) değerlendirdi. "Avrupa şampiyonluğu ya da ilk 3 dereceden birisini almak istiyoruz" Şampiyon olmak ya da derece almak için mücadele verdiklerine dikkat çeken Aksular, "Hem organizasyon ekibi hem salon hem de Samsun olarak çok hazırlandık. Sporcularımız da gayet iyi hazırlandılar. Uzun bir kamp ve antrenman sürecinden sonra turnuvaya geldik. Ev sahibi olmanın avantajını kullanmak istiyoruz. İnşallah bu turnuvada Avrupa şampiyonluğu ya da ilk 3 dereceden birisini almak istiyoruz" dedi. 8 sporcuyla katıldıkları turnuvayı başarılı bir şekilde tamamlamak istediklerinin altını çizen Aksular, "Turnuva çok uzun soluklu bir turnuva. O nedenle sonuçlar hafta sonuna kadar belli olmayacak. Her gün oynanan oyunlarda alınan puanlar toplana toplana turnuva sonuna kadar gidecek. O nedenle şu an sıralama için bir şey söylemek adına erken diyebiliriz ama umutluyuz. Türk Milli Takımı, turnuvaya 4 kız 4 de genç erkek sporcu ile katıldı. Hedefimiz ilk 16 içerisinde yer almak. Dün ilk tur erkekler müsabakaları başlamıştı. O müsabakalar sonucunda şu anda 1 erkek sporcumuz 7. sırada bulunuyor. Çok büyük umut vadediyor. Diğer bir sporcumuz da ilk 16 içerisinde yer alıyor. Üstüne puanlar toplayarak hafta sonuna kadar gideceğiz" diye konuştu. 25 ülkeden 158 sporcunun madalya mücadelesi verdiği turnuva, 21 Nisan’da son bulacak.