Yerel Haberler
Samsun
Sel felaketinin yaşandığı ilçede araç mezarlığı oluştu 13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:11:31 Samsun’da selin vurduğu Havza ilçesinde hasar gören araçların çekildiği yediemin otoparkı adeta araç mezarlığına döndü. Sel sularının sürüklediği, camları patlayan ve kullanılamaz hale gelen onlarca araç yan yana dizilirken, ortaya çıkan manzara felaketin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. İlçede dün akşam etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası taşan Hacı Osman Deresi, birçok mahallede hayatı olumsuz etkiledi. Selin ardından cadde ve sokaklardan kaldırılan araçlar yediemin otoparkına çekildi. Otoparkta yüzün üzerinde aracın bulunduğu öğrenilirken, araçların büyük bölümünün ağır hasarlı olduğu görüldü. Sel sularının sürüklediği otomobillerin bazılarının kaportalarının parçalandığı, camlarının patladığı ve iç kısımlarının tamamen çamurla dolduğu dikkat çekti. Araç sahipleri ise otoparkta araçlarını görünce büyük üzüntü yaşadı. "Yeni almıştım, 20 bin kilometredeydi" Selde aracı zarar gören Selahattin Akkaya, "Aracımın durumu iyi değil. Her tarafı vurulmuş, kırılmış. Camları patlamış. Sel arabayı 200 metreden fazla sürüklemiş. Aracı yeni almıştım. 20 bin kilometredeydi" dedi. Aracı kullanılamaz hale gelen Arif Değirmenci ise, "Aracım tam selin geldiği yolun üstündeydi. Kurtarmaya çalıştım ama maalesef sel suyu çok hızlı geldiği için yetişemedim. Araç bu hale geldi" diye konuştu.
13 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:02 Sel felaketinin yaşandığı ilçede araç mezarlığı oluştu Samsun’un Havza ilçesinde etkili olan sel felaketinin ardından hasar gören araçların çekildiği yediemin otoparkında adeta araç mezarlığı oluştu. Sel sularının sürüklediği, camları patlayan ve kullanılamaz hale gelen onlarca araç yan yana dizilirken, ortaya çıkan manzara felaketin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. İlçede dün akşam etkisini sürdüren sağanak yağış sonrası taşan Hacı Osman Deresi, birçok mahallede hayatı olumsuz etkiledi. Selin ardından cadde ve sokaklardan kaldırılan araçlar yediemin otoparkına çekildi. Otoparkta yüzün üzerinde aracın bulunduğu öğrenilirken, araçların büyük bölümünün ağır hasarlı olduğu görüldü. Sel sularının sürüklediği otomobillerin bazılarının kaportalarının parçalandığı, camlarının patladığı ve iç kısımlarının tamamen çamurla dolduğu dikkat çekti. Araç sahipleri ise otoparkta araçlarını görünce büyük üzüntü yaşadı. "Yeni almıştım, 20 bin kilometredeydi" Selde aracı zarar gören Selahattin Akkaya, "Aracımın durumu iyi değil. Her tarafı vurulmuş, kırılmış. Camları patlamış. Sel arabayı 200 metreden fazla sürüklemiş. Aracı yeni almıştım. 20 bin kilometredeydi" dedi. Aracı kullanılamaz hale gelen Arif Değirmenci ise "Aracım tam selin geldiği yolun üstündeydi. Kurtarmaya çalıştım ama maalesef sel suyu çok hızlı geldiği için yetişemedim. Araç bu hale geldi" diye konuştu.
Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmak ve solaryum cilt kanseri riskini artırıyor
04 Nisan 2025 Cuma - 11:30 Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmak ve solaryum cilt kanseri riskini artırıyor Dermatoloji Uzmanı Dr. Enkhjargal (Egi) Losol, cilt kanserinden korunmak için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmamasının ve solaryumdan uzak durulması gerektiğini söyledi. VM Medical Park Samsun Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Enkhjargal (Egi) Losol, bazal hücreli karsinom (BHK) hakkında bilgilendirmede bulundu. Uzm. Dr. Losol, "Ciltte en sık rastlanan kanser türüdür. Bu kanser türü, ciltteki eskimiş hücrelerin yerini alacak yeni hücreleri üreten bazal hücre tabakasının kanserleşmesi sonucu ortaya çıkar. Genellikle ilk belirtisi, ciltte hafif şeffaf bir kabarıklık olarak gözlemlenir ve ekseriyâ baş, boyun, kulak ve ense gibi güneşe maruz kalan bölgelerde gelişir. Bazal hücreli karsinom, uzun süreli ultraviyole (UV) ışınlarına maruz kalmak, kontrolsüz güneş yanıkları ya da solaryum kullanımı sonucu gelişir. Güneşten korunmak ve uygun bir güneş koruyucu krem kullanmak, bu kanser türünden korunmaya yardımcı olabilir" dedi. "Güneşte uzun kalma ce solaryum, cilt kanseri riskini artırıyor" BHK’nın, genellikle güneşe maruz kalan bölgelerde ortaya çıkmakla birlikte nadiren gölgede kalan bölgelerde de gelişebileceğini belirten Uzm. Dr. Losol, "En yaygın belirtiler yüzde oluşan ince damarlanmalı, inci beyazı, pembe ya da şeffaf bir şişlik olarak karşımıza çıkar. Daha koyu ten rengine sahip bireylerde bu lezyonlar genellikle daha koyu renkte olabilir. Şeffaf olmasına rağmen kabarık kenarları, pulsu ve kırmızı alanlarıyla dikkat çeken lezyonlarda kahverengi, siyah ya da mavi renge çalan koyu noktaların bulunması da risk taşır. Yeni ortaya çıkan ya da iyileşmeyen yaraların mutlaka bir dermatolog tarafından değerlendirilmesi gerekir. Güneşe uzun süre maruz kalma, solaryum kullanımı, ciddi güneş yanıkları, açık ten rengi, renkli gözler, ailede deri kanseri geçmişi ve bağışıklığı baskılayan hastalıklar gibi faktörler riski artırır" diye konuştu. Korunma yolları, tanı ve tedavi Hastalığın tedavi edildikten sonra dahi sıkça tekrarlayabildiğini dile getiren Uzm. Dr. Losol, "Bu durum, bireyin başka deri kanserlerine yakalanma riskini de artırıyor. Tedavi edilmediği durumlarda nadiren de olsa diğer organlara yayılma riski bulunur. Bu nedenle tedavi sonrası düzenli dermatolog muayenesi önem taşıyor. Güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamak, en az 30 SPF’lik güneş koruyucular kullanmak ve bu koruyucuları 2-3 saatte bir yenilemek korunmada etkili adımlar olarak gösterilir. Ayrıca, solaryumdan uzak durmak ve ciltteki değişiklikleri düzenli olarak kontrol etmek büyük önem taşır. Tedavide ise kanserli dokunun tamamen çıkarılması amaçlanır. Cerrahi yöntemler, kriyoterapi, elektrokoter, radyoterapi, kemoterapi ya da lokalize krem tedavisi gibi alternatifler kullanılır. Tedavi seçenekleri, kanserin türüne ve evresine bağlı olarak değişiklik gösterebilir" şeklinde konuştu. Tedavi sonrası hastaların yüzde 33’ünde ilk yılda, yüzde 50’sinde ikinci yılda ve yüzde 66’sında üçüncü yılda nüks gözlemlenebildiğini söyleyen Losol, "Bu yüzden ilk 5 yıl boyunca 6 aylık aralıklarla kontrol önerilir. Sağlığınızı korumak için erken tanı ve düzenli kontrollerin önemini unutmayın. Güneşe karşı alınacak basit önlemlerle bazal hücreli karsinomdan korunabilirsiniz" ifadelerini kullandı.
Samsunspor, Antalyaspor karşısında kötü gidişata ‘dur’ demek istiyor
04 Nisan 2025 Cuma - 11:14 Samsunspor, Antalyaspor karşısında kötü gidişata ‘dur’ demek istiyor SAMSUN (İHA) – Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 5 maçta sadece 1 galibiyet alabilen Samsunspor, Antalyaspor’u yenerek kötü gidişatı sonlandırmak istiyor. Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında maç fazlasıyla Beşiktaş’ın 4 puan önünde 3. sırada yeni haftaya giren Samsunspor, yarın deplasmanda Antalyaspor ile karşılaşacak. Son 5 maçta sadece küme düşmesi kesinleşen Adana Demirspor’a karşı galip gelebilen Karadeniz temsilcisi, bu süreçte kendi sahasında Çaykur Rizespor ve Kasımpaşa’ya yenilirken Göztepe ve Fenerbahçe ile de deplasmanda berabere kaldı. Kırmızı-beyazlılar, Antalyaspor’u deplasmanda yenerek Avrupa umutlarını taze tutmak istiyor. Samsunspor, bu maça kadar 28 karşılaşmada 15 galibiyet, 6 beraberlik ve 7 mağlubiyet alarak 51 puan topladı. Rakip filelere 44 gol gönderen Karadeniz ekibi kalesinde de 32 gol gördü. Akdeniz temsilcisi Antalyaspor ise 28 maçta 10 galibiyet, 6 beraberlik ve 12 mağlubiyet alarak 36 puan topladı. Rakip filelere 32 gol gönderen Antalyaspor, kendi kalesinde ise 52 gol gördü. Zorlu müsabakada Samsunspor üst sıralara tutunmak, Antalyaspor ise küme düşme hattındaki takımlardan uzaklaşmak için mücadele verecek. Yarın saat 19.00’da Antalyaspor’un sahasında oynanacak karşılaşmaya Teknik Direktör Thomas Reis idaresindeki Samsunspor’un kalede Okan Kocuk, Kingsley Schindler, Lubo Satka, Rick Van Drongelen, Soner Gönül, Ait Bennasser, Soner Aydoğdu, Emre Kılınç, Nany Dimata, Carlo Holse ve Marius Mouandilmadji ilk 11’i ile çıkması bekleniyor. Celil Yüksel’in sakatlık nedeniyle forma giymesi beklenmezken, kaleci Okan Kocuk ve kanat oyuncusu Arbnor Muja ise 3’er sarı kart ile ceza sınırında bulunuyor. Antalyaspor - Samsunspor mücadelesini hakem Ümit Öztürk yönetecek. Öztürk’ün yardımcılıklarını da Süleyman Özay ve Mehmet Kapluhan yapacak.
Thomas Reis: "Bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler"
03 Nisan 2025 Perşembe - 15:10 Thomas Reis: "Bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler" Samsunspor Teknik Direktörü Thomas Reis, yabancı hakem talebinde bulunanların haklı olabileceğini söyledi. Samsunspor, Trendyol Süper Lig’in 30. haftasında cumartesi günü Antalyaspor’a konuk olacak. Mücadele öncesinde Nuri Asan Tesisleri’nde karşılaşmaya hazırlanan Karadeniz ekibinde Teknik Direktör Thomas Reis basın toplantısı düzenledi. İç sahada kaybettikleri Kasımpaşa maçı nedeniyle üzgün olduklarını dile getiren Reis, "Ebetteki bunlar futbolda olabiliyor. Öncelikle Antalyaspor karşılaşmasında performansımızı değiştirmemiz gerekiyor. Antalyaspor iyi bir rakip. İyi bir rakibe karşı oynayacağız. Oyunu geriden pas oyunuyla kurmaya çalışan bir takım. İkili mücadelelerde daha iyi olmamız gerekiyor. Daha fazla savaş vermemiz gerekiyor. Ne yazık ki son haftalarda defansın arkasına koşulan koşularda olsun, uzun koşularda olsun, sahada savaşma ruhunu kaybetmede olsun bazı eksikliklerimiz oldu. Bunları bu karşılaşmada kesinlikle yapmamamız lazım" dedi. "Bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler" Fenerbahçe - Galatasaray derbisini yöneten hakem Cihan Aydın’ın, Marius Mouandilmadji’ye verdiği kartın aynısını Victor Osimhen’e vermediğine değinen Thomas Reis, "Bizim Fenerbahçe maçının hakemi de Cihan Aydın’dı. Fenerbahçe - Galatasaray maçında Victor Osimhen hakeme elle dokundu ve kart görmedi. Bizim oyuncumuz da Fenerbahçe maçında ona dokunmuştu hatta daha hafif bir dokunuş olmasına rağmen sarı kart gördü. Hakemler hakkında konuşmayı sevmem. Büyük takımlara ayrıcalıklı davranılıyor demek istemiyorum ama bazı takımların arasındaki fark diyebilirim. Sonuç olarak aynı hakemdi. Osimhen’in teması bence Marius’un temasından daha sert olduğunu düşünüyorum. Ancak Osimhen’e her hangi bir kart verilmedi. Marius ise sarı kart görüp cezalı duruma düştü. Bu yüzden bazı insanlar yabancı hakem talebinde bulunuyor ve haklı olabilirler. Umarım gelecekte bu tür kararlar adil bir şekilde verilir" diye konuştu. Takımdaki sakatlıklar ve eksikler hakkında da bilgi veren Reis, "Satka’nın antrenmanlara katılmasına çok mutlu oldum. Sakatlığı tamamen geçti, 11’de oynatabilirim. Celil’in kart cezası bitti ancak henüz antrenmanlara başlamadı, sakatlığı devam ediyor. Marius’un da cezası bitti. Bazı oyuncularımız olmadığında dar kadromuzla bazen sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Çünkü o oyuncularının pozisyonlarını doldurma anlamında sıkıntı yaşıyoruz. Bazen bu zorluklar bize istemediğimiz performanslar göstermeye itebiliyor. Bazı oyuncularımız da sakat şu anda onlarla ilgili soru işaretleri de var. Bu oyuncuların durumu yarın netleşecek ve nasıl bir 11 ile Antalyaspor karşısına çıkacağız bunu değerlendireceğiz" şeklinde konuştu.
Nöroloji uzmanı uyardı: "Huzursuz bacağın nedeni beyindeki dopamin dengesizliği"
03 Nisan 2025 Perşembe - 15:09 Nöroloji uzmanı uyardı: "Huzursuz bacağın nedeni beyindeki dopamin dengesizliği" Huzursuz bacak sendromunun nedenlerine dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, "Esas neden beyindeki dopamin dengesizliğidir. Bu durum beyinden kas hareketlerini kontrol edecek mesajların gönderilememesine yol açar. 40 yaş öncesi hastalarda görülen huzursuz bacak sendromu genelde genetiktir. Fakat her yaşta başlayabilir ve yaşla birlikte kötüleşme eğilimindedir" dedi. Liv Hospital Samsun Nöroloji Uzm. Dr. Hikmet Dolu, huzursuz bacak sendromu hakkında açıklamalarda bulundu. Genellikle geceleri bacaklarda ortaya çıkan, tam tarif edilemeyen ve uykuya dalmaya engel olan, farklı bir duyu hissinin huzursuz bacak sendromu olarak tanımlandığını vurgulayan Uzm. Dr. Dolu, "Bacakları hareket ettirmek için karşı konulamaz bir dürtüye neden olan yaygın bir sinir sistemi rahatsızlığıdır. Bu farklı his, genellikle bacakların derinlerinde hissedilen yanma, ağrı, kramp, diken batması, karıncalanma ve sıkıntı hissi gibi tanımlanan rahatsız edici bir histir. Huzursuz bacak sendromu yaşamı tehdit edici bir hastalık değildir fakat hastaların uyku problemine yol açarak yaşam konforunu düşürür. Daha ileri vakalarda psikolojik semptomlara ve işgücü kaybına neden olabilir" diye konuştu. "Genetik olabilir" Huzursuz bacak sendromunun nedenlerinden bahseden Uzm. Dr. Dolu, "Esas neden beyindeki dopamin dengesizliğidir. Bu durum beyinden kas hareketlerini kontrol edecek mesajların gönderilememesine yol açar. 40 yaş öncesi hastalarda görülen huzursuz bacak sendromu genelde genetiktir. Fakat her yaşta başlayabilir. Yaşlanmayla birlikte kötüleşme eğilimindedir. Hastalığın en belirgin belirtileri arasında ayak veya bacaklarda ağrı, kramp, karıncalanma ve uyuşma, yanma ve ürperme-irkilme hissi, bacakları hareket ettirme ihtiyacı hissetme sayılabilir. Huzursuz bacak sendromu yaşadığınızdan şüpheleniyorsanız, sinir sistemini etkileyen durumlarda uzmanlaşmış bir nöroloğa görünebilirsiniz" şeklinde konuştu. "Gebelik döneminde benzer semptomlar görülebilir" Huzursuz bacak sendromuna benzer bazı klinik tablolar olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Dolu, "Bazı farklı hastalıklar HBS’na benzer yakınmalara neden olur, bu durum ayırıcı tanı açısından önemlidir. Özellikle gebeliğin son trimestrinde anne adaylarında benzer semptomlar başlayabilir. Bu belirtiler gebelik sona erdiğinde kendiliğinden geçerler. Anemi ve eksikliğinin eşlik ettiği böbrek yetmezliği, el ve ayak sinirlerin hasar görmesine neden olan periferik nöropati, alkol kullanan kişiler ve diyabet hastalarında nöropatiye bağlı benzer yakınmalar görülebilir. Demir eksikliği, omurilik lezyonu ya da lomer diskopatiler, serotonin miktarını yükselten sertalin, fluoksetin gibi antidepresan ilaçların ve haloperidol gibi antipsikotik ilaçların düzenli kullanımı ve antihistaminikler de huzursuz bacak sendromuna benzer yakınmalara yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Alınabilecek önlemler" Huzursuz bacak sendromundan korunmak için alınması gereken önlemlere değinen Uzm. Dr. Dolu, şu önerilerde bulundu: "Koyu yeşil yapraklı sebzelere ağırlık vererek çeşitli taze meyve ve sebzeleri beslenmenize ekleyin. Yağsız et gibi demir açısından zengin çeşitli yiyecekler yiyin. Diyetinize tohumları, ağaç yemişlerini (badem, ceviz, fındık, kaju, antep fıstığı, çam fıstığı ve kestane gibi) ve baklagilleri ekleyin. Kilo almanıza neden olabilecek işlenmiş gıdalardan, şekerden ve kızarmış yiyeceklerden kaçının. Ayrıca aşağıdaki önerileri de alışkanlık haline getirmek semptomlarınızı hafifletmeye yardımcı olabilir. Düzenli bir uyku saati belirleyin, yatmadan önce ılık banyo alın, egzersizi alışkanlık haline getirin, uzun süre oturur pozisyonda durmamaya özen göstererek bacaklarınıza masaj yapmayı deneyebilirsiniz. Alkol, nikotin ve kafein kullanımından kaçının veya bunları azaltın" açıklamasında bulundu. "Kadınlarda risk daha fazla" Huzursuz bacak sendromunun herkesin hayatının bir döneminde yaşayabileceği yaygın bir rahatsızlık olduğunu belirten Dr. Dolu, "Ancak kadınların huzursuz bacak sendromuna yakalanma olasılığı erkeklere göre iki kat daha fazladır. Orta yaşlarda daha sık görülür ancak belirtiler çocukluk çağı da dahil olmak üzere her yaşta ortaya çıkabilir. Huzursuz bacak sendromunun tedavisinde birçok ilaç kullanılmakla birlikte ilk olarak ayırıcı tanının yapılması ve metabolik bozuklukların saptanması ve tedavisi gerekmektedir. Huzursuz bacak sendromuna benzer bir tablonun ortaya çıkmasına sebep olan herhangi bir hastalığın olup olmadığını araştırmak önemlidir. Örneğin, diyabet, artrit ve demir eksikliği gibi hastalıklar bunlar arasındadır. Huzursuz bacak sendromunun orta ve şiddetli düzeyde seyrettiği hastalarda ilaç tedavisi başlanır. Yakından takip edilen bu hastalarda doz ayarlaması yapılarak hastalığın aktivitesi baskılanır. İlaç tedavisiyle hastaların çoğunda oldukça yüz güldürücü sonuçlara ulaşılması mümkündür."
MKE Çarşamba Kampüsü’ndeki çalışmalar değerlendirildi
03 Nisan 2025 Perşembe - 12:43 MKE Çarşamba Kampüsü’ndeki çalışmalar değerlendirildi Samsun’da Çarşamba ilçesinde kurulacak Makine ve Kimya Endüstrisi’nin (MKE) üretim kampüsünü ziyaret eden protokol üyeleri, yürütülen çalışmaları değerlendirdi. MKE Genel Müdürü İlhami Keleş ve Genel Müdür Yardımcısı İrfan Özsert, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı ziyaret etti. Ziyarette Türk savunma sanayinin dünya markası, milli gücü MKE’nin 2 milyar TL’lik yatırımla savunma sanayisi üretim merkezine dönüştürerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaç duyduğu stratejik ürünleri yerli imkanlarla üreteceği ve geçen hafta sahada başlatılan MKE Çarşamba Üretim Kampüsü’nde yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Samsun Valiliği’nden yapılan açıklamada, "Faaliyetlerini tarihinden aldığı güç ve milli görev bilinci ile sürdürmeye devam eden MKE A.Ş.’nin bağımsızlığımızı pekiştirecek ve geleceğe daha güçlü yürümemizi sağlayacak olan bu önemli yatırımı gelişen sanayisi, büyüyen ekonomisi, genç ve yetenekli iş gücü, yatırım, üretim, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejisiyle Türkiye Yüzyılı’na önemli katkılar sağlayan Samsun’umuzun gücüne güç katacak, Samsun yüzyılına büyük bir ivme kazandıracaktır" denildi. Ziyarete, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan da katıldı.
HPV’den korunma yolları
03 Nisan 2025 Perşembe - 11:44 HPV’den korunma yolları Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Suat Bolat, human papilloma virüsünden (HPV) korunma yolları hakkında açıklamalarda bulundu. HPV’nin cilt temasıyla bulaşan bir enfeksiyon olduğunu belirten Bolat, "HPV virüsü hastalarda ciltten cilde temas eden ve sonra devam eden enfeksiyonlardır. Cansız bir taşıyıcının üzerinde kaldıktan bir süre sonra temas edildiğinde aktif bir enfeksiyona sebep olmuyor" dedi. HPV’nin tanısı ve tedavi yöntemleri üzerine bilgi veren Medicana International Samsun Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Suat Bolat, HPV virüsü insanlardan ağırlıklı olarak birbirlerine bulaşır. Bu bulaşma en fazla cinsel aktivite sırasında görülür ve toplumda önemli bir sağlık sorunu haline gelir" diye konuştu. Enfekte kişinin genital sıvılarının, sağlıklı kişiye bulaşmasıyla HPV’nin yayılabildiğini ifade eden Bolat, virüsün genellikle semptom vermeden vücut tarafından bertaraf edilebileceğini ancak bazen bağışıklık sistemi zayıf kişilerde ciltte küçük siyah noktalarla kendini gösterebileceğini söyledi. Ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor HPV’nin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten Bolat, "HPV virüsü sadece genital bölgede değil, anüs çevresi, boğaz ve ağız içinde de görülebilir. Özellikle bazı HPV türlerinin kanserle ilişkili olduğu bilinmektedir. HPV tip 16, 18 ve 45’in kanserle doğrudan ilişkisi vardır. Bu virüs tiplerine sahip kişilerde kanser gelişme olasılığı yüksektir. Ancak her HPV taşıyıcısında kanser gelişeceği anlamına gelmez" şeklinde konuştu. HPV’nin tedavi yöntemleriyle ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Bolat, "HPV tedavisinde, hastayı etraflıca muayene ediyor ve lezyonları temizliyoruz. Bazı hastalarda merhem veya krem tedavisi uygulanabilirken, büyük lezyonlar sıvı azot veya elektrik enerjisiyle yok edilebilir. Çok büyük olgularda ise cerrahi müdahale gerekebilir" açıklamasında bulundu. HPV’den korunma yolları HPV’den korunmak için cinsel temas sırasında koruyucu önlemler almanın gerektiğini belirten Bolat, "Prezervatif kullanımı, HPV’den korunmak için yeterli olmayabilir çünkü virüs, korunan bölgenin dışında da bulaşabilir" uyarısında bulundu. Ayrıca, halk arasında sıkça sorulan "Başkalarının kullandığı havlularla bulaşabilir mi?" sorusuna da yanıt veren Bolat, "HPV virüsü ciltten cilde temasla bulaşır, cansız bir taşıyıcı üzerinde kalan virüs, temasa geçmeden aktif enfeksiyon oluşturmaz" dedi. HPV aşısı Doç. Dr. Bolat, dünya genelinde HPV’ye karşı aşılama tedavisinin yaygınlaştırıldığını ve Türkiye’de de farkındalığın arttığını belirtti. Hem erkek hem de kız çocuklarının bu aşıdan faydalanması gerektiğini söyleyen Bolat, "HPV aşısı, cinsel olarak aktif erkeklere önerilmektedir. 45 yaşına kadar uygulanabilir. 9’lu HPV aşısı, 3 doz şeklinde yapılır ve hastanın enfekte olup olmadığı kontrol edilerek aşılama tamamlanır" ifadelerini kullandı.