Yerel Haberler
Sivas
26 Mayıs 2026 Salı - 14:14 Güler, CHP’de yaşanan sürecin CHP’nin iç meselesi olduğunu söyledi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP)yaşadığı hukuki sürecin partinin iç meselesi olduğunu, AK Parti ile bir ilgili olmadığını belirtip, grup başkanı seçilen Özel’in parti tüzüğü gereği genel başkana bağlı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Sivas’ta basın mensupları ile bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP’de yaşanan hukuki süreçle ilgili sorulara verdiği yanıtta, yaşananların AK Parti ile ilgisi bulunmadığını, CHP’nin iç meselesi olduğunu hatırlatarak, "Cumhuriyet Halk Partisindeki yaşanan olayda bizi bir şekilde işin içerisine katmaya çalışıyorlar ama bizimle alakası olan şeyler değil. Bunu hep söyledik. Yargıdan farklı kararları bekleyebilirler, isteyebilirler. Türkiye Cumhuriyeti; Anayasa ve hukuk devletidir. Bağımsız ve tarafsız yargıya erişim, herkesin hakkı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu dava yıllar önce açılmış. Talep edenler Cumhuriyet Halk Partisi delegeleri, il başkanları, belediye başkanları, kendi içlerinde. Yerel mahkeme ret kararı vermiş. Sonra istinafta başka bir karar çıkmış. Bizimle alakası yok ki. Yargının kararını beğenmeyebilirsiniz, birileri de beğenebilir. Beğenmeyenler için Yargıtay var. Bu konuda haklarınızı arayabilirsiniz. Karar sizin açınızdan doğru olmayabilir, yanlış buluyor olabilirsiniz. Bunun takip edileceği yer yargı mercileridir. Sizin siyaseten söyleyeceğiniz şeylerin önemi yok ki. Önemli olan toplumsal huzuru bozmadan, herhangi olumsuz bir görüntüye sebebiyet vermeden aklı selim bir şekilde yargı sürecini takip etmek ve bu konuda gerekli duruşu sergilemek daha kıymetlidir. Şu anda mahkemenin verdiği karar eski yönetimin Cumhuriyet Halk Partisi’ne geldiğidir" dedi. Grup başkanı genel başkana bağlı olmalı Güler, Özgür Özel’in Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını kabul etmeyerek, grup başkanlığını nasıl yürüteceği yönündeki bir soruya ise, "Partinin genel başkanı milletvekili değilse, mecliste temsilen grup başkanı ve grup başkanvekilleri seçilir. Ben de grup başkanıyım. Çünkü genel başkanımız milletvekili değil Cumhurbaşkanı. Parti tüzüğümüz gereğince Grup Başkanı, Genel Başkana bağlı olarak çalışır. Yani talimat ve emirleriyle mesuldür. Bu; AK Parti tüzüğünde de böyledir, Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünde de böyledir. Siz burası benim kendi alanım diyorsanız parti tüzüğüne göre genel başkanı gerekli kararı verir. Ya o haliyle kabul eder, ya da görevden alır. Ama şunu herkes bilsin ki grup başkanları genel başkana bağlı olarak çalışır, onun talimatı ve bilgisi dahilinde görev yaparlar" şeklinde cevap verdi.
Güler, CHP’de yaşanan sürecin CHP’nin iç meselesi olduğunu söyledi
26 Mayıs 2026 Salı - 14:14 Güler, CHP’de yaşanan sürecin CHP’nin iç meselesi olduğunu söyledi AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP)yaşadığı hukuki sürecin partinin iç meselesi olduğunu, AK Parti ile bir ilgili olmadığını belirtip, grup başkanı seçilen Özel’in parti tüzüğü gereği genel başkana bağlı hareket etmesi gerektiğini söyledi. Sivas’ta basın mensupları ile bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, CHP’de yaşanan hukuki süreçle ilgili sorulara verdiği yanıtta, yaşananların AK Parti ile ilgisi bulunmadığını, CHP’nin iç meselesi olduğunu hatırlatarak, "Cumhuriyet Halk Partisindeki yaşanan olayda bizi bir şekilde işin içerisine katmaya çalışıyorlar ama bizimle alakası olan şeyler değil. Bunu hep söyledik. Yargıdan farklı kararları bekleyebilirler, isteyebilirler. Türkiye Cumhuriyeti; Anayasa ve hukuk devletidir. Bağımsız ve tarafsız yargıya erişim, herkesin hakkı. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu dava yıllar önce açılmış. Talep edenler Cumhuriyet Halk Partisi delegeleri, il başkanları, belediye başkanları, kendi içlerinde. Yerel mahkeme ret kararı vermiş. Sonra istinafta başka bir karar çıkmış. Bizimle alakası yok ki. Yargının kararını beğenmeyebilirsiniz, birileri de beğenebilir. Beğenmeyenler için Yargıtay var. Bu konuda haklarınızı arayabilirsiniz. Karar sizin açınızdan doğru olmayabilir, yanlış buluyor olabilirsiniz. Bunun takip edileceği yer yargı mercileridir. Sizin siyaseten söyleyeceğiniz şeylerin önemi yok ki. Önemli olan toplumsal huzuru bozmadan, herhangi olumsuz bir görüntüye sebebiyet vermeden aklı selim bir şekilde yargı sürecini takip etmek ve bu konuda gerekli duruşu sergilemek daha kıymetlidir. Şu anda mahkemenin verdiği karar eski yönetimin Cumhuriyet Halk Partisi’ne geldiğidir" dedi. Grup başkanı genel başkana bağlı olmalı Güler, Özgür Özel’in Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını kabul etmeyerek, grup başkanlığını nasıl yürüteceği yönündeki bir soruya ise, "Partinin genel başkanı milletvekili değilse, mecliste temsilen grup başkanı ve grup başkanvekilleri seçilir. Ben de grup başkanıyım. Çünkü genel başkanımız milletvekili değil Cumhurbaşkanı. Parti tüzüğümüz gereğince Grup Başkanı, Genel Başkana bağlı olarak çalışır. Yani talimat ve emirleriyle mesuldür. Bu; AK Parti tüzüğünde de böyledir, Cumhuriyet Halk Partisi tüzüğünde de böyledir. Siz burası benim kendi alanım diyorsanız parti tüzüğüne göre genel başkanı gerekli kararı verir. Ya o haliyle kabul eder, ya da görevden alır. Ama şunu herkes bilsin ki grup başkanları genel başkana bağlı olarak çalışır, onun talimatı ve bilgisi dahilinde görev yaparlar" şeklinde cevap verdi.
Güler, gündemlerinde af olmadığını açıkladı
26 Mayıs 2026 Salı - 13:59 Güler, gündemlerinde af olmadığını açıkladı AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas’ta yaptığı açıklamada, gündemlerinde af olmadığını, asla af gibi bir düşünceleri olmayacağını söyledi. Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelen AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Ceza infaz sistemi içerisinde ‘af’ la ilgili bir çalışmaları olup olmayacağı yönündeki soruya, Güler, keskin ifadelerle kesinlikle af gibi bir düşünceleri olmadığı yanıtını verdi. Güler, affın mağduriyeti ortadan kaldırmayacağını belirtip, ""Bizim gibi toplumlarda temel mesele aftan öte eylem ve suç açısından değerlendirildiğinde, caydırıcı yeterli ceza verilip verilemediğidir. Cezasızlık algısının konuşulması lazımdır aslında. Çünkü biz biliyoruz ki bir kişinin haksız yere öldürülmesi halinde, inancımız gereği tüm insanlığın öldürüldüğü varsayarız. Haksız yere öldürmeyi tüm insanlığa yönelik bir eylem olarak kabul ederiz. Toplumu korumanın, bireyi korumanın, aileyi korumanın yolu da, her hangi bir eylem ortaya konulduğunda bunun adil yargılamasının yapılarak toplumu meşruiyeti ve kamu vicdanı açısından hak ettiği cezaya çarptırılmasıdır. Af olamaz, af dediğimiz hadise uğranan mağduriyeti ortadan kaldıran bir şey değildir." dedi. Rahşan affının işe yaramadığı görüldü Güler, 1999 yılındaki Rahşan affının işe yaramadığını ifade ederek, "Sadece bizim ülkemizde değil, gelişmiş batı toplumlarına da baktığımızda gerçekleştirilen afların bir fayda salamadığı, suçların artış gösterdiğini görüyoruz. En son Türkiye’de teknik olarak olmasa da uygulama olarak 1999 yılındaki merhum Rahşan Ecevit ve Bülent Ecevit döneminde çıkartılan bir infaz düzenlemesi var. Orada tahmile edilen kişilerin 3 yıl içerişimde yüzde 67’sinin geri döndüğünü gördük. Yani af bir işe yaramadı. Usulen toplumun o anki beklentisi karşılanmış toplumsal sonuç üretme yönünde hiçbir işe yaramamıştır" şeklinde konuştu. Rehabilite ile erken tahliyeler çalışılabilir Güler, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat getirilen kişilerin erken tahliye edilebileceğinin altını çizerek şunları söyledi. "Biz affı değil bizim insanların pişmanlığı ile birlikte, varsa sağlık sorunları tedavi edilmeleri, psikolojik destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceklerine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu saclı verme şartlarının iyileştirilmesi, bizim buna çalışmamız lazım. Öyle bir çalışma yapmamız lazım ki ömrü hayatında bir kez suç işlemiş kişi, işlediği suçun sonradan farkına varmıştır. Pişmanlığına ermiştir, kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimle serbestlikle birlikte, koşullu salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir. Asla af olmaz. Asla af gibi bir düşüncemiz yok. İnfaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi, suç ayrımı olmaksızın her türlü mahkûmiyet halinin desteklenmesi çalışmalarını önemseriz" (GF-
Uzmanı uyardı: "Kurban keserken aşırı efor kalp krizini tetikleyebilir"
26 Mayıs 2026 Salı - 10:33 Uzmanı uyardı: "Kurban keserken aşırı efor kalp krizini tetikleyebilir" Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi gibi faaliyetlerde, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir" dedi. Kurban Bayramı öncesi kalp hastalarına yönelik önemli uyarılar yapıldı. Bayram sürecinde değişen beslenme alışkanlıkları, uzun yolculuklar ve kurban kesimi sırasında harcanan yoğun fiziksel efor kalp hastaları açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, kalp ve tansiyon hastalarının ilaç kullanımını aksatmaması gerektiğini ifade ederek, "Özellikle kan sulandırıcı kullanan kişilerin kendilerini yaralama konusunda çok dikkatli olmaları lazım. Çünkü bu kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor" dedi. "Aşırı efor kalp krizine neden olabilir" Erdoğu, kurban kesimi sırasında kalp hastalarının dikkatli olması gerektiğini ve yoğun fiziksel eforun kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, "Özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin kurban kesimi gibi ağır fiziksel güç gerektiren işlerde geri planda kalmalarında fayda var. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor kalp krizine neden olabilir" diye konuştu. "Dikkatli olmaları gerekiyor" Seyahat edecek kişilerin mutlaka kalp ilaçlarını yanlarına almaları gerektiğini söyleyen İsmail Erdoğu, "Birkaç gün boyunca ilaçların alınmaması ya da atlanması bile kalp hastalığı açısından sıkıntılı süreçlerin oluşmasına neden olabilir. Kurban kesme merasimleri sırasında kalp hastalarının aşırı efor sarf etmemeleri ve kan sulandırıcı kullandıkları için kendilerini yaralama konusunda dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü kan sulandırıcı kullanan kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Et tüketimi, özellikle tansiyon hastaları ve kronik böbrek yetersizliği olan kişiler için ciddi bir sorun oluşturabiliyor. Ayrıca toplumumuzda et genellikle fazla tuzla birlikte tüketiliyor. Bu durum tansiyonun yükselmesine, tansiyon yükseldiğinde ise kalp krizinin tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle et tüketilecekse, az tuzlu tüketilmesi gerekiyor" dedi. "Göğüs ağrıları ciddiye alınmalı" Erdoğu, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Kişiler nerede olurlarsa olsunlar başlayan bir göğüs ağrısını mutlaka ciddiye almak gerekir. Kalp hastalıklarında göğüs ağrısı başladıktan sonra hastaneye ulaşmak için geçirilen zaman çok kıymetlidir. Hayatta kalmayı ve sağlıklı olmayı belirleyen en önemli unsur, aslında bu süredir. Göğüste oluşacak ciddi yanma, baskı ve benzeri şikayetlerde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi ve benzeri faaliyetlerde, özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda vardır. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir. Nitekim kurban kesimi sonrasında kalp krizi geçiren hastalarla karşılaştık. Çünkü bu süreç ciddi bir fiziksel efor gerektiriyor. Eğer kişiler kurban kesimini kendileri yapacaklarsa, bu konuda daha sağlıklı ve genç bireylerin aktif görev alması daha doğru olacaktır" şeklinde konuştu.
Uzmanı uyardı: "Kurban keserken aşırı efor kalp krizini tetikleyebilir"
26 Mayıs 2026 Salı - 10:31 Uzmanı uyardı: "Kurban keserken aşırı efor kalp krizini tetikleyebilir" Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi gibi faaliyetlerde, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir" dedi. Kurban Bayramı öncesi kalp hastalarına yönelik önemli uyarılar yapıldı. Bayram sürecinde değişen beslenme alışkanlıkları, uzun yolculuklar ve kurban kesimi sırasında harcanan yoğun fiziksel efor kalp hastaları açısından ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, kalp ve tansiyon hastalarının ilaç kullanımını aksatmaması gerektiğini ifade ederek, "Özellikle kan sulandırıcı kullanan kişilerin kendilerini yaralama konusunda çok dikkatli olmaları lazım. Çünkü bu kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabiliyor" dedi. "Aşırı efor kalp krizine neden olabilir" Erdoğu, kurban kesimi sırasında kalp hastalarının dikkatli olması gerektiğini ve yoğun fiziksel eforun kalp krizini tetikleyebileceğini belirterek, "Özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin kurban kesimi gibi ağır fiziksel güç gerektiren işlerde geri planda kalmalarında fayda var. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor kalp krizine neden olabilir" diye konuştu. "Dikkatli olmaları gerekiyor" Seyahat edecek kişilerin mutlaka kalp ilaçlarını yanlarına almaları gerektiğini söyleyen İsmail Erdoğu, "Birkaç gün boyunca ilaçların alınmaması ya da atlanması bile kalp hastalığı açısından sıkıntılı süreçlerin oluşmasına neden olabilir. Kurban kesme merasimleri sırasında kalp hastalarının aşırı efor sarf etmemeleri ve kan sulandırıcı kullandıkları için kendilerini yaralama konusunda dikkatli olmaları gerekiyor. Çünkü kan sulandırıcı kullanan kişilerde kanamanın durmaması ya da fazla miktarda kan kaybı gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Et tüketimi, özellikle tansiyon hastaları ve kronik böbrek yetersizliği olan kişiler için ciddi bir sorun oluşturabiliyor. Ayrıca toplumumuzda et genellikle fazla tuzla birlikte tüketiliyor. Bu durum tansiyonun yükselmesine, tansiyon yükseldiğinde ise kalp krizinin tetiklenmesine neden olabilir. Bu nedenle et tüketilecekse, az tuzlu tüketilmesi gerekiyor" dedi. "Göğüs ağrıları ciddiye alınmalı" Erdoğu, özellikle sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda olduğunu belirterek, "Kişiler nerede olurlarsa olsunlar başlayan bir göğüs ağrısını mutlaka ciddiye almak gerekir. Kalp hastalıklarında göğüs ağrısı başladıktan sonra hastaneye ulaşmak için geçirilen zaman çok kıymetlidir. Hayatta kalmayı ve sağlıklı olmayı belirleyen en önemli unsur, aslında bu süredir. Göğüste oluşacak ciddi yanma, baskı ve benzeri şikayetlerde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Kurban Bayramı’nda yoğun efor gerektiren kurban kesimi ve benzeri faaliyetlerde, özellikle yoğun sigara kullanan ya da kalbinde stent bulunan kişilerin biraz daha geri planda kalmalarında fayda vardır. Bu kişilerde oluşabilecek aşırı efor, kalp krizine neden olabilir. Nitekim kurban kesimi sonrasında kalp krizi geçiren hastalarla karşılaştık. Çünkü bu süreç ciddi bir fiziksel efor gerektiriyor. Eğer kişiler kurban kesimini kendileri yapacaklarsa, bu konuda daha sağlıklı ve genç bireylerin aktif görev alması daha doğru olacaktır" şeklinde konuştu. (YÇ-ELF-
Uçurumun ucundaki türbenin kayalıklarında ıslah çalışmaları sürüyor
25 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:47 Uçurumun ucundaki türbenin kayalıklarında ıslah çalışmaları sürüyor Sivas’ta inanç turizminin önemli merkezlerinden biri olan Yukarı Tekke’de bulunan Abdülvahabi Gazi Türbesi’nin üzerindeki kayalık alanda başlatılan kaya ıslah çalışmaları devam ediyor. Valilik koordinesinde yürütülen 76 milyon liralık proje kapsamında, profesyonel dağcılar eşliğinde riskli kayalar kontrollü şekilde düşürülürken, çelik ağ ve ankraj sistemiyle bölgedeki kaya düşme tehlikesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Sivas’ta inanç turizmi açısından önemli ziyaret noktalarından biri olan Yukarı Tekke’de bulunan Abdülvahabi Gazi Türbesi çevresinde başlatılan kaya ıslah çalışmaları devam ediyor. Türbenin üzerinde bulunan kayalık alanda oluşabilecek kaya düşmesi riskine karşı Valilik koordinesinde, İl Özel İdaresi iş birliği ve AFAD Başkanlığı’nın destekleriyle çalışma yürütülüyor. Proje kapsamında tehlike oluşturduğu değerlendirilen gevşek kayalıkların temizlenmesi ve çelik ağ sistemleriyle kaya düşmelerinin önlenmesi amaçlanıyor. Çalışmalar kapsamında ise profesyonel dağcılar eşliğinde riskli ve boşta bulunan kayalar kontrollü şekilde düşürülüyor. Ayrıca dağ yüzeyinde çelik halatlarla örtüleme işlemi yapılırken, risk azaltma çalışmaları çerçevesinde 2 metre aralıklarla 4 metre uzunluğunda ankraj uygulaması gerçekleştiriliyor. Riskli alanlarda güvenli olmadığı değerlendirilen taşların kontrollü olarak temizlendiği bölgede, muhtemel kaya düşmelerinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Yukarı Tekke’nin şehir açısından önemli bir ziyaret noktası olduğunu ve Ocak 2026 tarihinde yer teslimi yapılarak başlanan projenin 300 gün içerisinde tamamlanmasının planlandığını belirterek, "Bununla da hedefimiz, bu türbeyi ziyarete gelen, inanç turizmi nedeniyle şehrimizi ziyaret eden ziyaretçilerimizi daha iyi şartlarda ağırlamak, burada daha hoş vakit geçirmelerini sağlamaya yönelik olacaktır" dedi. "Çalışma başlattık" Vali Yılmaz Şimşek, yürütülen proje kapsamında çevrede oluşabilecek riskleri azaltmayı hedeflediklerini belirterek, "Yukarı Tekke bilindiği üzere manevi açıdan şehrimizin önemli mekânlarından birisi. İnanç turizmi açısından önem arz eden bir yer. Çünkü burada çok önemli bir manevi şahsiyet var. Peygamberimizin sancaktarı olarak bilinen ve İslam tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olarak kabul edilen Abdülvahabi Gazi Türbesi burada. Türbe, hem tarihî kimliği hem de taşıdığı manevi atmosferle şehrimizin en önemli ziyaretçi noktalarından birisi ve bu mübarek mekân asırlardır il içinden, il dışından birçok ziyaretçiyi ağırlıyor. Ancak bu türbenin üzerinde bulunan kayalık, malumunuz risk arz ediyordu. Bu anlamda Valiliğimiz koordinesinde, İl Özel İdaremiz iş birliği ve AFAD Başkanlığımızın destekleriyle bir çalışma başlattık. Yürütülen proje kapsamında kaya düşmesi tehlikesine karşı çevrede oluşabilecek riskleri ortadan kaldırarak kapsamlı bir risk azaltmayı hedefliyoruz. Böylece tarihî ve manevi değeri yüksek olan bu bölgede hem ziyaretçilerimizin güvenliğini sağlamayı hem de tarihî ve manevi mirasımızı daha güvenli bir çevreye kavuşturmayı hedefliyoruz. Proje kapsamında tehlike oluşturan gevşek kayalıkların temizlenmesi ve modern çelik ağ sistemleri kullanılarak kaya düşmelerinin önlenmesi hedefleniyor" dedi. "Çalışmalar titizlikle sürdürülüyor" Şimşek, ziyaretçilerin daha hoş bir vakit geçirmesini hedeflediklerini söyleyerek, "Bu doğrultuda çalışmalar, bilimsel yöntemler ve teknik kriterler esas alınarak titizlikle sürdürülmektedir. Ocak 2026 tarihinde yer teslimi yapılarak başlanan projenin süresi 300 gün olarak planlanmıştır. Toplam sözleşme bedeli 76 milyon lira olan projede çalışmalar aralıksız şu anda devam ediyor. İhale kapsamındaki işlerin yaklaşık yüzde 20 ile yüzde 25’lik kısmı da tamamlanmış durumda. Bu önemli onarım projesinin başlamasından dolayı başta AFAD Başkanlığımıza, İl Özel İdaremize ve emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Projenin hem şehrimize hem ülkemize hayırlı uğurlu olmasını şimdiden diliyorum. Biz bu projeyle sadece burada kaya düşmelerini önlemekle kalmıyoruz. Bu projemiz bitince hemen üst mekânda da bir çevre düzenlemesi ve sağlıklaştırmasını hedefliyoruz ve bu projeyi başlatacağız inşallah. Bununla da hedefimiz, bu türbeyi ziyarete gelen, inanç turizmi nedeniyle şehrimizi ziyaret eden ziyaretçilerimizi daha iyi şartlarda ağırlamak, burada daha hoş vakit geçirmelerini sağlamaya yönelik olacaktır" diye konuştu.