Yerel Haberler
Sivas
Hemcinsleri tırnaklarını boyarken o duvarları boyamayı tercih etti 07 Mart 2026 Cumartesi - 11:20:20 Sivas’ta kendi evininin mutfağını boyayarak adım attığı boyacılığı, kazandığı tecrübelerle mesleğe dönüştüren Gökçek, boyadığı yaklaşık 400 evle erkek ustalara taş çıkarttıyor. Sivas’ta yaşayan 42 yaşındaki 3 çocuk annesi Handan Gökçek, 5 yıl önce boyaya ihtiyaç duyan mutfak duvarları için kolları sıvadı. Kendi mutfağını kendisi boyayan Gökçek, daha sonra tüm evi boyayarak tecrübe kazandı. Bu alandaki yeteniğini fark eden evhanımı, boyacağılı meslek haline getirmeye karar verdi. Zamanla kendisi gibi kadınlardan bir ekip kurarak, özellikle evini boyatmak isteyen kadınların tercihi oldu. 5 yılda yaklaşık 400 ev boyayan Gökçek, adeta erkek meslektaşlarına taş çıkarttı. Erkek mesleği olarak görülsede boyacağını kendine meslek haline getiren Gökçek, hem çalışma hayatına girdi hemde aile bütçesine önemli bir katkı sağladı. Genç kadının cesareti bir çok kadına da örnek oldu. Gökçenin çalışmalarının yer aldığı sosyal medya paylaşımları milyonlara ulaştı. En fazla takipçileri yine kendisi gibi kadınlardan oluşuyor. En büyük mutluluğu ise hem cistlerinden aldığı destek içerikli mesajlar. Erkek ustalara göre daha titiz Titizlikle yürütülen çalışmalar sayesinde boyanan evlerde yalnızca duvarlar değil, yaşam alanları da yenileniyor. Gökçek, boya işlemi tamamlandıktan sonra ortamın temizlenmesine de özen gösterildiği belirtilirken, bu durumun ev sahipleri tarafından memnuniyetle karşılandığı ifade etti. Erkek egemen bir meslekte çalıştığını belirten Handan Gökçek, kadınların isterse yalnızca bir evi değil hayatlarını da baştan sona yenileyebileceğini belirterek, kadın emeğinin görünür olduğu ve desteklendiği bir dünya temennisinde bulundu. Erkek egemen bir mesleği sürdüren Handan Gökçek, "Kendi evimi boyayarak başladım, boya bende bir tutku haline geldi. Sonrasında evini boyatmak isteyenler oldu, onları boyaya boyaya bunu bir meslek haline getirdim. Bugüne kadar Sivas’ta 400 evi yeniledim. Sosyal medyada paylaştığımız videolar milyonlarca kez izlendi, çok güzel tepkiler alıyoruz. Kadınların bu işe olan ilgileri arttı; kendi evlerini boyamak istiyorlar, meslek olarak yapmak istiyorlar. Türkiye’nin birçok ilinde ekibim var, hep birlikte çalışıyoruz ve gayet iyi bir şekilde ilerliyoruz. Aslında erkek mesleği olarak görülen boyacılığı kadınların da yapabileceğini gösterdik ve bu konuda oldukça başarılı ve titiziz, çok güzel sonuçlar elde ediyoruz. Boya yaptığımız evden çıkarken damlattıklarımızı ve döktüklerimizi de topladığımız için ev sahibinin de hoşuna gidiyor. Kadının ruhundan en iyi yine kadın anladığı için biz onlara iş bırakmadan çıkmış oluyoruz. Hemcinslerimiz tırnaklarını boyarken biz evleri boyamayı tercih ettik. 8 Mart sadece bir kutlama günü değil, kadınların emeğinin, cesaretinin ve mücadelesinin hatırlandığı bir gündür. Ben erkek egemen bir meslekte çalışıyorum ve şuna inanıyorum: Bir kadın isterse sadece bir evi değil, hayatını da baştan sona yenileyebilir. Kadınların emeğinin görünür olduğu ve desteklendiği bir dünya diliyorum" dedi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:32 Sivas’ta eğitim alanında yürütülen çalışmalar ele alındı Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı, Sivas’ta ilçe milli eğitim müdürleri ve temel eğitime bağlı merkez okul müdürleri ile istişare toplantısında bir araya geldi. İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan’ın da katılımıyla Sivas BİLSEM konferans salonunda gerçekleştirilen toplantıda il genelinde temel eğitim alanında yürütülen çalışmalar, eğitim-öğretim süreçleri, akademik başarıyı artırmaya yönelik uygulamalar ve okullarda gerçekleştirilen projeler ele alındı. Toplantıda ayrıca eğitim ortamlarının geliştirilmesi, okul dışı öğrenme ortamları, öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerinin desteklenmesi ile eğitimde niteliğin artırılmasına yönelik yürütülen faaliyetler değerlendirildi. Toplantıda konuşan Genel Müdür Savaşçı, temel eğitimin öğrencilerin eğitim hayatının en önemli basamaklarından biri olduğunu belirterek bu kademede yürütülen çalışmaların büyük bir titizlikle planlanmasının önemine dikkat çekti. Okullarda gerçekleştirilen uygulamaların sahadaki yansımalarının yakından takip edilmesinin eğitim politikalarının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi açısından önemli olduğunu ifade eden Savaşçı, eğitim yöneticilerinin koordinasyon içinde çalışmasının eğitimde başarıyı artıracağını sözlerine ekledi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:31 Kur’an-ı Kerim’i güzel okumak için yarıştılar Sivas’ta Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile çeşitli öğrenci topluluklarının iş birliğinde "2. Geleneksel Uluslararası Kur’an-ı Kerim’i Yüzüne Güzel Okuma Yarışması" gerçekleştirildi. İl Müftülüğü ve çeşitli derneklerin katkılarıyla düzenlenen yarışma farklı ülkelerden Sivas’a gelerek üniversitenin çeşitli bölümlerinde eğitim gören 13 uluslararası öğrencinin katılımıyla gerçekleştirildi. Komor Adaları, Çad, Tanzanya, İran, Mısır, Libya, Moritanya ve Afganistan başta olmak üzere farklı coğrafyalardan Sivas’a eğitim için gelen öğrenciler, Kur’an-ı Kerim tilavetindeki maharetlerini sergiledi. Yarışma, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halis Demir’in komisyon başkanlığında Öğr. Üyesi Cafer Kelkit ve Arş. Gör. Ömer Faruk Ayvaz’ın jüri üyeliğinde gerçekleştirildi. Yarışmacılar, tecvid, mahreç ve tilavet usulüne uygunluk kriterleri çerçevesinde değerlendirildi. Yarışma sonunda yapılan değerlendirme neticesinde Fransız Dili ve Edebiyatı öğrencisi Komor Adaları’ndan Maoulida Ahamada Abdoulhalim birinci, Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencisi Mısırlı Abdelrahman Reda Hassan ikinci, İktisat Fakültesi öğrencisi Libyalı Aban Aldail ise üçüncü oldu. Müftü Vekili Mehmet Koç, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek yarışmaya katılan öğrencileri tebrik etti. Program sonunda öğrencilere hediye takdim edildi.
07 Mart 2026 Cumartesi - 10:30 Acil servisler poliklinik gibi kullanılıyor, hasta yoğunluğu artıyor Sivas Numune Hastanesi’nde görev yapan Acil Tıp Uzmanı Dr. Sedat Özbay, acil servislerin işleyiş ve kullanım detayları ile ilgili bilgilendirmelerde bulundu. Acil durumları "hastanın hayatını tehlikeye atan, çok acil şekilde tıbbi müdahale gerektiren, tanı ve tedavisinde çok hızlı davranılması gereken durumlar" olarak tanımlayan Özbay, "Bu uzun süredir kamuoyunda lanse ediliyor. Biz de bütün platformlarda acil servislerin nasıl kullanılması gerektiğiyle ilgili, hangi durumlarda kullanılması gerektiğini deklare ediyoruz. Travmalar, kardiyovasküler yetmezlikler, ani bilinç kayıpları, göğüs ağrıları, kalp krizi gibi hayatı tehdit eden durumlarda hastaların acil servise başvurması gerekmektedir" dedi. "Gerçek acil vakaların hastaneye ulaşımı zorlaşmakta" Acil servislerin poliklinik gibi kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Özbay, "Maalesef acil servisler son zamanlarda normal poliklinik gibi kullanılmaya başlandığından dolayı acil servisteki hasta yükü artmakta ve gerçek acil vakaların hastaneye ulaşımı zorlaşmakta ya da acil servisteki hizmetlerinden faydalanma imkânı giderek azalmaktadır. Bu durum aynı zamanda acil serviste öngörülemez bir iş gücü artışına, bununla beraber tıbbi hatalara yol açma riskine, fiziksel olarak şiddete dönüşme potansiyeline ve dolayısıyla sağlık personeli ve hekimlerde tükenmişlik sendromuna neden olmaktadır" ifadelerine yer verdi. Sivas Numune Hastanesi’nde acil servise başvuran hastalara da değinen Özbay, "Artık rutine binmiş bir hasta skalamız var. Bu dönemde en sık tansiyon yükseklikleri, şeker düzensizlikleri ve bununla beraber iftar sonrasında aşırı yemeye bağlı hazımsızlık, karın ağrısı, ishal gibi gastrointestinal problemler karşımıza çıkmaktadır" ifadelerine yer verdi.
Kurusunun 100 gramı ile bir öğünlük yemek pişiyor
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:27 Kurusunun 100 gramı ile bir öğünlük yemek pişiyor Sivas’a özgü toplaması kadar kurutması da zahmetli madımak otunun 100 gramlık kurusu ile bir öğünlük yemek yapılıyor. Kış aylarının vazgeçilmez lezetlerinden kuru madımak, vakumlanarak yurt dışına da gönderiliyor. Sivas’ta türkülere konu olan sofraların vazgeçilmezi madımağın kurusu tezgâhlarda yerini aldı. Nisan ve haziran ayları arasında kırsal alanlarda kendiliğinden yetişen ve kadınlar tarafından tek tek sabırla toplanan madımak, kurutulmuş haliyle de oldukça rağbet görüyor. Kuruduğu zaman kilosu düşen ve fire veren madımağın 10 kilogram yaşından 1 kilogram kuru madımak elde ediliyor. Sezonunda kilosu 100 liradan başlayan yaş madımağın bin bir zahmetle kurutulan kurusu ise 800 liradan tezgâhlarda yer buluyor. 1 kilogram yaş madımaktan bir öğün yemek yapılırken, 100 gram kuru madımaktan da aynı oranda yemek yapılabiliyor. Özellikle yaş madımak sezonuna yetişemeyen gurbetçiler tarafından tercih edilen uzun ömre sahip kuru madımak, vakumlanarak yurt dışına da gönderiliyor. "1 kilogram kuru madımaktan yaklaşık 10 defa yemek yapılabilir" Aktar Hayrettin Bozdağ, bazı müşterilerinin kuru madımağı almayı daha mantıklı bulduklarını ifade ederek, "Madımak asırlardır Sivas’a özgü bir bitkidir. Yaş olarak toplanır ve daha sonra kurutulur. Nisan ayında yaş madımak kadınlar tarafından toplanmaya başlar ve yaş olarak da tüketilebilir. Mayıs ayının ortasında da toplanan madımaklar kurutulmaya başlanır. Kurutulduktan sonra bizlere getirirler, biz de satışa sunarız. 10 kilogram yaş madımaktan yaklaşık 1 kilogram kuru madımak elde edilir. Kuruduğu zaman fire veriyor ve bu yüzden de fiyatı artıyor. Yaşının kilosu sezonunda 100 lirayken şu an bizde kuru madımağın kilosu 800 lira. Yaş madımağın 1 kilogramından bir yemek çıkarken, kuru madımağın ise 100 gramından aynı oranla bir yemek çıkar. 1 kilogram kuru madımaktan yaklaşık 10 defa yemek yapılabilir. Bu yüzden dolayı da hemen hemen aynı hesaba denk gelir. Bazı müşterilere kuru madımağı almak daha mantıklı geliyor. Atalarımızın bir sözü vardır ‘Kuruya kurt düşmez’ diye. O yüzden kuru madımağın raf ömrü daha uzun olduğu için bozulmaz. Evlerde derin dondurucuya attığınızda 2 yıl sonra da olsa çıkarıp tüketebilirsiniz. Sivas’ta madımak bir kültürdür ve evlerde olmazsa olmazlarımızdandır" diye konuştu. "Gurbetçiler Sivas’a geldikleri zaman yaşını bulamadıkları için kuru madımak alıyorlar" Bozdağ, madımağın birden fazla yemeğinin yapıldığını belirterek, "Yerli halkımız madımak zamanını bildiği için nisan, mayıs aylarında alırlar. Gurbetçilerimiz ise o aylarda burada olmadıkları için yazın geldiklerinde kuru madımaklarını alırlar. Bu aylarda bundan dolayı bizim satışlarımız da hızlanıyor. Gurbetçiler Sivas’a geldikleri zaman yaşını bulamadıkları için kuru madımak alıyorlar. Bize vakum yaptırıyorlar ve o şekilde götürüp orada tüketiyorlar. Madımağın sulu yemeği yapılır ve içine pastırma, sucuk katılınca da lezzetli güzel yemekleri yapılır. Önümüz kış, madımak özellikle kış aylarının vazgeçilmezidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara karşı korur ve fazlaca güneşe maruz kaldığı için C ve D vitamini de bolca mevcuttur. Madımağı kış gelmeden alıp, bu aylarda da tüketmemiz gerekiyor" dedi.
Kurusunun 100 gramı ile bir öğünlük yemek pişiyor
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:19 Kurusunun 100 gramı ile bir öğünlük yemek pişiyor Sivas’ta doğada kendiliğinden yetişen toplaması kadar kurutması da zahmetli olan madımak otunun, yaşının 1 kilogramından bir defa yemek yapılırken kurusunun 100 gramından bir yemek yapılabiliyor. Sivas’ta türkülere konu olan ve yaz kış sofraların vazgeçilmezi, madımağın kurusu tezgâhlarda yerini aldı. Nisan ve haziran ayları arasında kırsal alanlarda kendiliğinden yetişen ve kadınlar tarafından tek tek sabırla toplanan madımak, kurutulmuş haliyle de oldukça rağbet görüyor. Kuruduğu zaman kilosu düşen ve fire veren madımağın 10 kilogram yaşından 1 kilogram kuru madımak elde ediliyor. Sezonunda kilosu 100 liradan başlayan yaş madımağın, bin bir zahmetle kurutulan kurusu ise 800 liradan tezgâhlarda yer buluyor. 1 kilogram yaş madımaktan bir öğün yemek yapılırken, 100 gram kuru madımaktan da aynı oranda yemek yapılabiliyor. Özellikle yaş madımak sezonuna yetişemeyen gurbetçiler tarafından tercih edilen, uzun ömre sahip kuru madımak vakumlanarak yurt dışına da gönderiliyor. "1 kilogram kuru madımaktan yaklaşık 10 defa yemek yapılabilir" Aktar Hayrettin Bozdağ, bazı müşterilerinin kuru madımağı almayı daha mantıklı bulduklarını ifade ederek, "Madımak asırlardır Sivas’a özgü bir bitkidir. Yaş olarak toplanır ve daha sonra kurutulur. Nisan ayında yaş madımak kadınlar tarafından toplanmaya başlar ve yaş olarak da tüketilebilir. Mayıs ayının ortasında da toplanan madımaklar kurutulmaya başlanır. Kurutulduktan sonra bizlere getirirler, bizde satışa sunarız. 10 kilogram yaş madımaktan yaklaşık 1 kilogram kuru madımak elde edilir. Kuruduğu zaman fire veriyor ve bu yüzden de fiyatı artıyor. Yaşının kilosu sezonunda 100 lirayken şuan bizde kuru madımağın kilosu 800 lira. Yaş madımağın 1 kilogramından bir yemek çıkarken, kuru madımağın ise 100 gramından aynı oranla bir yemek çıkar. 1 kilogram kuru madımaktan yaklaşık 10 defa yemek yapılabilir. Bu yüzden dolayı da hemen hemen aynı hesaba denk gelir. Bazı müşterilere kuru madımağı almak daha mantıklı geliyor. Atalarımızın bir sözü vardır ‘Kuruya kurt düşmez’ diye o yüzden kuru madımağın raf ömrü daha uzun olduğu için bozulmaz. Evlerde de difrize attığınız da 2 yıl sonra da olsa çıkarıp tüketebilirsiniz. Sivas’ta madımak bir kültürdür ve evlerde olmazsa olmazlarımızdandır" diye konuştu. "Gurbetçiler Sivas’a geldikleri zaman yaşını bulamadıkları için kuru madımak alıyorlar" Bozdağ, madımağın birden fazla yemeğinin yapıldığını belirterek, "Yerli halkımız madımak zamanını bildiği için nisan, mayıs aylarında alırlar, gurbetçilerimiz ise o aylarda burada olmadıkları için yazın geldiklerinde kuru madımaklarını alırlar. Bu aylarda bundan dolayı bizim satışlarımız da hızlanıyor. Gurbetçiler Sivas’a geldikleri zaman yaşını bulamadıkları için kuru madımak alıyorlar. Bize vakum yaptırıyorlar ve o şekilde götürüp orada tüketiyorlar. Madımağın sulu yemeği yapılır ve içine pastırma, sucuk katılınca da lezzetli güzel yemekleri yapılır. Önümüz kış, madımak özellikle kış aylarının vazgeçilmezidir. Bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara karşı korur ve fazlaca güneşe maruz kaldığı için C ve D vitamini de bolca mevcuttur. Madımağı kış gelmeden alıp bu aylarda da tüketmemiz gerekiyor" dedi.
Mineraller ve endemik bitkileri harmanladı, Sivas’ın kokularını tablete sığdırdı
18 Eylül 2025 Perşembe - 10:33 Mineraller ve endemik bitkileri harmanladı, Sivas’ın kokularını tablete sığdırdı Sivas’ta bir vatandaş, kimyasal madde kullanmadan Sivas’ın bitkilerini kille birleştirdi. Doğadaki bitkiler ve mineralleri bir araya getiren Yıldıray Aluç, hem koku yayan hem de nem alan tabletler ortaya çıkardı. Sivas’ta yaşayan ve Jeoloji Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Yıldıray Aluç, Sivas’ı adım adım gezdi. Jeolojinin yanı sıra bitkilere de merak salan Aluç, endemik türdeki bitkileri araştırmaya başladı. Doğada kendiliğinden yetişen ve kokusu ile mest eden bitkileri toplamaya başlayan Aluç, onlarca minerali harmanlayarak koku üretti. Nane, adaçayı, dağ çayı, kekik gibi ürünleri damıtarak kil ile buluşturan Aluç, kendine has kokular ortaya çıkarttı. Bitkilerin kokusu ile minerallerin nem alma özelliğini kullanan Yıldıray Aluç’un ortaya çıkardığı ürün, ilgi görmeye başladı. "Sivas, endemik bitkiler açısından çok zengin" Doğa meraklısı olduğunu ifade eden Jeoloji Mühendisi Yıldıray Aluç, "Sivas’ta doğayla alakalı, jeolojiyle alakalı ne varsa bunları üretime nasıl geçirebiliriz, bunlar insanlara nasıl faydalı olabilir onun araştırması içerisindeyim. Sivas’ın Divriği, Zara gibi yerlerinde daha önce çalıştım. Sivas, endemik bitkiler açısından çok zengin. Daha önce zaten Divriği’deki Ulu Cami’de kullanılan bitkiler olsun, endemik bitkiler olsun, diğer şifalı bitkiler olsun, bizim merkezdeki şifahanede kullanılan bitkiler olsun. Araştırdım ve sonra o bitkileri kendim de topladım. Sonra Sivas’tan topladığımız minerallerle, kil grubu, zeolit grubu, kalsiyum karbonat grubu ve onlarca minerali bir araya getirdik. Bitkilerle mineralleri birleştirdik, yoğurduk, harmanladık, kalıplara dökerek nem ve koku alıcı üretime dönüştürdük. Bunun özelliği hem nemi hem kokuyu alması hem de dışarıya bu dağlardan topladığımız bitkilerin kokusunu vermesidir" dedi. "Nem alırken dışarıya hoş bir koku veriyor" Kullandığı hammaddelerin özelliklerinden bahseden Aluç, "Benim amacım bu bitkilerle mineralleri buluşturmak. Bitkilerin kokusundan ve tutuculuğundan yararlanıyoruz, minerallerin de nem alma ve koku çekme özelliğinden faydalanıyoruz. Nem alırken dışarıya hoş bir koku veriyor. Sivas sürekli maden şehri olarak anılıyor, bu vurgulanıyor. Ancak baktığımızda Sivas’ta madencilik üretim var ama endüstriyel alanda; böyle küçük ölçekli üretimler yapılmıyor. Ben de bu eksiklikten yola çıkarak madenlerle bitkileri buluşturup ne yapabilirim diye düşündüm ve bu ürünü ortaya çıkardım. Burada yaptığım her şey aslında hobi amaçlı. Kendim üretmeye çalışıyorum. Bitkilerden, minerallerden ne yapabilirim diye düşünüp denemeler yapıyorum. Yaptığım şeyleri paketliyorum, eşe dosta hediye ediyorum" şeklinde konuştu. "Tamamen organik ve doğal bir çalışmadır" Kokuların birçok alanda kullanılabileceğini ifade eden Aluç, "Bu ürünler araçların aynalarına asılıyor; hem kokusunu hem nemini alıyor hem de araca aromatik bir koku veriyor. Elbise dolaplarında, gardıroplarda, buzdolaplarında, ayakkabılıklarda, çocuk odalarında ve oturma odalarında kullanılabiliyor. Yani bütün evin kokusunu ve nemini alıyor, çok güzel bir aromatik Sivas kokusu veriyor. Bunların hiçbiri rastgele değil; hepsi bilimsel makalelere dayalı bitkiler ve mineraller. Bu ürünler doğayı kirletmiyor. Çöpe atsanız bile doğaya geri dönüyor, taş ve kayaya dönüşüyor. En büyük avantajı sürekli kullanılabilir olması. Bu çalışma tamamen organik ve doğal bir çalışmadır" ifadelerine yer verdi.