Yerel Haberler
Sivas
10 Nisan 2026 Cuma - 12:23 SİDEMİR Masaya yatırıldı STSO Başkan Zeki Özdemir, Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) geleceğine ilişkin olarak TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile görüşerek SİDEMİR’in kayyumda kalmamasını doğru bir işletmeci ile yola devam edilmesini talep etti. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir; Sidemir, e-ticaret, sağlık sektörü ödemeleri, savunma sanayii ve yerel kalkınma hamlesi gibi stratejik konularda önemli açıklamalarda bulundu. Mustafa Kemal Yıldızdağı’nın İsmi Yaşatılıyor Toplantıda, geçtiğimiz günlerde vefat eden meclis üyesi Mustafa Kemal Yıldızdağı bir kez daha rahmetle anıldı. Başkan Zeki Özdemir, Yıldızdağı’nın odaya uzun yıllar boyunca sunduğu kıymetli hizmetlerin bir nişanesi olarak isminin Yönetim Kurulu Toplantı Salonu’na verildiği açıkladı. SİDEMİRİ için Abdullah Güler ile Stratejik Görüşme Başkan Zeki Özdemir, Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) geleceğine ilişkin olarak TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ile birebir görüşme gerçekleştirdiğini belirtti. Özdemir, fabrikanın kayyum sürecinde kalmaması ve güçlü, doğru bir işletmeciyle yola devam etmesi gerektiğini vurguladı. Fabrikanın yeni bir işletmeciye devri sürecinde, yalnızca hurda demire dayalı sınırlı bir üretim modelinin yeterli olmayacağını belirten Özdemir; bölgedeki madenleri işleyebilecek nitelikte bir yatırım garantisinin şehir ekonomisi açısından daha sağlıklı ve sürdürülebilir bir adım olacağını ifade etti. Savunma Sanayiinde BAYKAR Müjdesi Sivas’ın savunma sanayisindeki üretim gücü ve teknik kabiliyetlerini daha ileriye taşımayı hedeflediklerini belirten Özdemir, bu doğrultuda BAYKAR ile önemli ve somut bir adım atıldığını açıkladı. Yapılan girişimlerin neticesinde BAYKAR ile iş birliği sürecinin başlatıldığını belirten Özdemir, bu gelişmenin Sivas sanayisi için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Özdemir ayrıca, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası üyelerinin Baykar’ın tedarik zincirine dâhil olabilmeleri adına yakın zamanda kapsamlı bir bilgilendirme ve eşleştirme programı düzenleneceğini kaydetti. E-Ticaret Dönüşümü ve URGE Projeleri Şehirdeki ticari hayatı dijitalleştirmek adına yeni bir e-ticaret komitesi kurulduğunu belirten Özdemir, ORAN Kalkınma Ajansı ile iş birliği içinde "Sivas’tan Dijital Pazarlara: E-Ticaret Dönüşüm" projesi başlattıklarını ifade etti. Bu kapsamda girişimcilere eğitim ve danışmanlık hizmeti sunulacak. Ayrıca, iklimlendirme ve soğutma sektörüne yönelik hazırlanan üçüncü URGE projesinin onaylandığını, bu sayede Sivas’tan yapılan ihracat rakamlarını artırmayı hedeflediklerini dile getirdi. Sağlık Sektöründeki Ödeme Sıkıntıları Takipte Sağlık ve medikal sektöründeki üyelerden gelen talepler doğrultusunda, üniversite ve devlet hastanelerindeki ödeme gecikmelerini gündeme taşıyan Zeki Özdemir, üniversite hastanesi yönetimiyle çözüm odaklı görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve yaşanan mağduriyetin giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. NACE Kodları ve Şeffaflık NACE kodları ve üye listeleri konusuna özel bir parantez açan Başkan Zeki Özdemir, odada dördüncü dönemini geçirdiğini belirterek geçmişten gelen bazı alışkanlıkları değiştirdiklerini ifade etti. Liste süreçlerinde şeffaflığı esas aldıklarını vurgulayan Özdemir, üye listelerinin artık geciktirilmeden paylaşıldığını dile getirdi. İlk kez kendi dönemlerinde, seçim sürecine girilmeden listelerin üyelerin erişimine sunulduğunu belirten Özdemir, bu uygulamanın üyelerin sürece daha aktif ve bilinçli katılımını sağladığını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası’nda artık daha güçlü ve daha adil bir yapı oluşturduklarını ifade eden Özdemir, "Bizim amacımız, üyelerimizin doğru komitelerde yer almasını sağlamak; her şeye rağmen seçim kazanılsın anlayışıyla hareket etmiyoruz" dedi. Şeffaf, katılımcı ve güvenilir bir seçim süreci için tüm hazırlıkların titizlikle sürdürüldüğünü de sözlerine ekledi.
Sivas’ta 10 öğrenciye hafızlık belgesi verildi
24 Mart 2026 Salı - 16:57 Sivas’ta 10 öğrenciye hafızlık belgesi verildi Sivas İl Müftülüğüne bağlı Kur’an kursları ile Hafızlık Proje İmam Hatip okullarında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için hafızlık belge takdim töreni düzenlendi. Hafızlık belgesi almaya hak kazanan öğrencilere belgeleri, Müftülük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programla verildi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 2026 Yılı 1. Dönem Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olan 2’si erkek, 8’i kız olmak üzere toplam 10 öğrenci, düzenlenen törenle belgelerini aldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Sivas İl Müftüsü Hasan Limon, hafızlığın sadece bir ezber süreci değil, aynı zamanda hayatı Kur’an ile inşa etme yolculuğu olduğunu vurguladı. Limon, "Hafızlık sabır, azim ve büyük bir teslimiyet isteyen müstesna bir gayrettir. Kur’an-ı Kerim’i kalbine nakşeden siz kıymetli evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Rabbimizden niyazımız, muhafaza ettiğiniz ayetleri hayatınıza rehber kılmanız, ahlakınıza yansıtmanız ve Kur’an ile yaşayan, Kur’an ile istikamet bulan kullardan olmanızdır. Sizler, Allah kelamını taşıyan ve onu yaşatarak insanlığa örnek olacak bir emaneti omuzladınız. Bu yolda istikamet üzere olmanızı temenni ediyorum. Sizleri yetiştiren fedakâr ailelerinize ve büyük bir özveriyle emek veren hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Limon’un konuşmasının ardından öğrencilere hafızlık belgeleri takdim edildi.
Veremin tanısı kolay, tedavisi ucuz, ihmali ise ölümle sonuçlanabiliyor
24 Mart 2026 Salı - 16:56 Veremin tanısı kolay, tedavisi ucuz, ihmali ise ölümle sonuçlanabiliyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Şahin, "144 yıl önce Robert Koch tarafından M. Tuberculosis Basilinin keşfedildiği ve hastalığın teşhis ve tedavisinin yolunu açan 24 Mart 1882 gününe ithafen her yıl 24 Mart ‘Dünya Tüberküloz Günü’ olarak anılmaktadır" dedi. Verem hastalığının tanı ve tedavisi hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Özşahin, "Verem mikrobik bir hastalıktır. Tanısı kolay, tedavisi ucuz ve ülkemizde parasızdır. Hastalık kesin olarak tedavi edilebilmektedir. Ancak yine de dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon kişi verem olmakta ve bunların 1/4’ü bu hastalıktan ölmektedir. Yoksulluk, sağlık alt yapısının olmayışı, sağlık personeli eksikliği vb. bu sorunun nedenleridir" diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verem hastalığı için 1993 yılında acil durum ilan ettiğine ve Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini geliştirdiğine dikkat çeken Özşahin, "Balgam incelemesine dayalı kesin tanı, düzenli sağlanan ilaçlar ile en az 6 ay süre tedavi, ilaçların hastaya gözetim altında yutturulması ve uygun bir kayıt kontrol sistemi, bu stratejinin bileşenleridir. DSÖ’nün hedefi 2050 yılında tüberkülozdan arınmış bir dünyaya kavuşmaktır" dedi. Ülkemizde her yıl, her 100 bin kişiden yaklaşık 15’inin vereme yakalandığının altını çizen Özşahin, "Bu hastalar Verem Savaş Dispanserlerinin takibinde tedavi edilmektedir. Ülkemizde nüfus hareketlerinin yoğunluğu bu sorunun günümüzde ve ileride kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Öksürük, balgam çıkarma, iştahsızlık, zayıflama, terleme gibi yakınmaları olan hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmaları tanı ve tedavideki ilk basamaktır" ifadelerini kullandı.
Özdemir: "İşletmeler finansmana erişimde sorun yaşıyor"
24 Mart 2026 Salı - 16:55 Özdemir: "İşletmeler finansmana erişimde sorun yaşıyor" Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, kentte faaliyet gösteren kamu ve özel bankaların temsilcileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Başkan Özdemir, işletmelerin finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek banka temsilcilerine sitemde bulundu. Özdemir, özellikle mevcut ekonomik şartlarda işletmelerin destek beklediğini ifade ederek bankaların daha yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Özdemir, "Üyelerimiz finansmana erişim noktasında önemli zorluklar yaşıyor. Sahadan gelen geri bildirimlerde krediye ulaşmanın her geçen gün daha da zorlaştığını görüyoruz. Bankalarımızın bu süreçte iş dünyasının yanında daha güçlü bir şekilde yer almasını bekliyoruz. İşletmelerimizin yatırım yapabilmesi, üretimini sürdürebilmesi ve istihdamını koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor" dedi. Bankaların reel sektörün en önemli paydaşlarından biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bizler üretmezsek, istihdam oluşturamazsak ve ihracatı artırmayı başaramazsak, bu durum yalnızca sanayiciyi değil bankacılık sektörünü de doğrudan etkiler. Bu nedenle bankalarımızdan üyelerimizin yaşadığı sıkıntılara daha duyarlı yaklaşmalarını ve çözüm konusunda daha fazla inisiyatif almalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Gözleri görmeden hissederek çalıyor
24 Mart 2026 Salı - 10:45 Gözleri görmeden hissederek çalıyor Sivas’ta yaşayan 13 yaşındaki görme engelli öğrenci, bağlamaya olan tutkusu ve azmiyle hem öğretmenlerinin hem de arkadaşlarının takdirini topluyor. Sivas’ta yaşayan 13 yaşındaki Ömer Faruk Erdoğan, üç çocuklu bir ailenin en büyük ferdi olarak dünyaya geldi. Hacı Mehmet Sabancı Anadolu Lisesi 9. sınıf öğrencisi olan Erdoğan, müzikle iç içe bir yaşam sürüyor. Onun için müzik yalnızca bir hobi değil, aynı zamanda hayatının en güçlü ilham kaynağı olarak öne çıkıyor. Okulun müzik öğretmeni Esra Akdağ tarafından açılan bağlama kursuna katılmak isteyen Ömer Faruk’un yeteneği kısa sürede fark edildi. Öğretmeni Akdağ, görme engeline rağmen büyük bir istek ve azim gösteren öğrencisine bağlama çalmayı öğretmeye başladı. Bağlamayı görmeden, tamamen dokunarak ve hissederek öğrenen Ömer Faruk Erdoğan, kısa sürede önemli bir gelişim kaydetti. Azmi ve başarısıyla dikkat çeken öğrenci, bağlama çalmasının yanı sırada türküler söylüyor. Müziğe olan tutkusu sayesinde engelleri aşan Ömer Faruk, hem öğretmenlerinin hem de okul arkadaşlarının takdirini kazanırken, gelecekte de müzik öğretmeni olmayı hedefliyor. "Müzik öğretmeni olmak istiyorum" Görme engeline rağmen hissederek çalmayı öğrendiğini söyleyen Ömer Faruk Erdoğan, "Esra hocam sınıfa geldi ve bağlama kursu açacağını söylemişti. Ben de katılmak istediğimi söylemiştim. Görme engelim var ve buna rağmen hissederek çalmayı öğrendim. Perdelerin yerini ezbere biliyorum. İlerleyen süreçte de müzik öğretmeni olmak istiyorum. Arkadaşlarıma da çok büyük örnek oldum ve ailem de beni destekliyor. Kurslara da çok büyük bir istekle katılıyorum" dedi. "Ömer çok yetenekli" Ömer’in bağlamayı kalbi ile çaldığını belirten Esra Akdağ, "Sınıfa ilk girip Ömer’i gördüğümde çok etkilendim. Bunu ona fark ettiremesem de aşırı duygulandım. Daha sonrasında ise Ömer için ne yapabilirim diye düşündüm. Bağlama kursu açacağımız sırada Ömer’e de katılmak isteyip istemeyeceğini sordum. O da büyük bir heyecanla katılmak istediğini söyledi. Ömer bu konuda yetenekli olduğu için çabucak ilerledi. Ömer’in duyuları o kadar açık ki bağlamayı kalbi ile çalıyor. Onunla daha iyi ilgileniyorum ve hayata bağlanması istiyorum. Görmemek bizim için hiç engel değil" diye konuştu.
Aşık Veysel 53 yıl sonra da unutulmadı
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:39 Aşık Veysel 53 yıl sonra da unutulmadı Dünyaca ünlü halk ozanı Âşık Veysel Şatıroğlu vefatının 53’üncü ölüm yıldönümde Sivas’ın Şarkışla ilçesi Sivrialan köyündeki mezarı başında anıldı. Sivas’ta doğan ve 78 yaşında hayatını kaybeden Aşık Veysel Şatıroğlu’nun 53’üncü ölüm yıldönümü nedeniyle düzenlenen anma programına, Vali Yardımcısı Halil İbrahim Yeşilyurt, Şarkışla Kaymakamı Zekeriya Murat Şahan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, sanatçılar, kurum müdürleri, Âşık Veysel’in torunları ve köy sakinleri katıldı. Programda konuşan Vali Yardımcısı Yeşilyurt, "Gönül dünyamıza ışık tutan, sazıyla ve sözüyle milletimizin hafızasında silinmez izler bırakan büyük ozanımız Âşık Veysel Şatıroğlu’nu rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyor; Yüce Rabbimden rahmet diliyorum. Anadolu’nun bağrından yetişen Âşık Veysel Şatıroğlu; sevgiyi, hoşgörüyü ve insanlığı diliyle ve yüreğiyle insanlara aktaran, yalnızca bir halk ozanı değil; aynı zamanda derin bir irfanın ve güçlü bir gönül dünyasının temsilcisidir. Onun eserlerinde; insan vardır, doğa vardır, hakikat vardır. Ve her şeyden öte, insanı insan yapan değerler vardır. Sivas’ta doğup büyüyen, ancak sesi tüm dünyaya ulaşan Âşık Veysel Şatıroğlu, gönül gözüyle bakmanın ne demek olduğunu bizlere en güzel şekilde göstermiştir" dedi. Konuşmaların ardından heyet Âşık Veysel Müzesi’ni gezdi. Ses sanatçıları Âşık Veysel Şatıroğlu’nun eserlerini seslendirdi.
Yavru kangal gönlünü Sibirya kurduna kaptırdı
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:54 Yavru kangal gönlünü Sibirya kurduna kaptırdı Sivas’ta yaşayan Hüseyin Yıldız, kayıp olan yavru kangalını bir Sibirya kurduyla birlikte buldu. İki hayvanın adeta aşk yaşadığı görüntüleri sosyal medyasından paylaşan Yıldız, büyük beğeni aldı. Sivas’ta yaşayan uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kaybolan yavru kangalını günlerce aramasına rağmen bulamadı. Umudunu kesmeye başladığı sırada arkadaşıyla birlikte araçla seyahat eden Yıldız, yol kenarında bir hayvanın olduğu dikkatini çekti. Yol kenarındaki hayvanın dişi Sibirya kurdu olduğunu fark eden Yıldız, hayvanın yanında bir köpek bulunduğunu gördü. Aracı durdurup yaklaştığında ise yanındaki köpeğin günlerdir aradığı yavru kangal olduğunu anladı. Karşılaştığı manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Yıldız, dişi Sibirya kurdu ile yavru kangalın adeta birbirleriyle oyun oynadığını ve yakınlık kurduğunu fark etti. O anları cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alan Yıldız, görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Yaşananları anlatan Yıldız, "Sivas’a kangalımız gelin getirdi. Dilsiz canlıların gönül dilleri birbirleriyle gönül bağı kurdu. Birbirlerini sevmeye başladılar" ifadelerini kullandı. "Sivas’a gelin geldi" İki hayvanın birbirlerini sevdiğini söyleyen Hüseyin Yıldız, "Geçtiğimiz günlerde kangal yavrumuzu kaybetmiştik. 3-4 gündür arıyorduk ve bulamamıştık. Arkadaşımla yolda giderken yolun kenarında bir dişi Sibirya kurdu olduğunu gördüm. Daha sonra yaklaştığımızda ise yanında aradığımız yavru kangalı gördüm. Ben de o anları kayıt altına aldım. Yavru kangal, dişi kurdu Sivas’a transfer etmiş diye çektim ve sosyal medyamda yayınladım. Yavru Kangal Sivas’a gelin getirmiş diyebilirim. İnsanlar bir araya gelemezken ve toplumda bazı sıkıntılar varken hayvanlar aleminde böyle güzellikleri görmek insanların yüreğine umut ışığı saçıyor. Biz de bunu görünce çok mutlu olduk. Sibirya kurdu ile kangalın bir araya gelmesinde hiçbir sorun olmadı. Dilsiz canlıların gönül dilleri birbirleriyle gönül bağı kurdu. Birbirlerini sevmeye başladılar" dedi.
Gün boyu insanlar fark etmeden yanından geçiyor, Anadolu’nun en büyük ahisi burada yatıyor
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:26 Gün boyu insanlar fark etmeden yanından geçiyor, Anadolu’nun en büyük ahisi burada yatıyor Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Anadolu’da 13. yüzyılda gelişen Ahilik geleneğinin önemli temsilcilerinden Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc’ın hayatı hakkında bilgiler verdi. Sivas’ta yol ortasında bulunan türbeyi çoğu kişi fark etmeden yanından geçiyor. Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Anadolu’nun en büyük ahilerinden biri olarak kabul edilen Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc hakkında önemli bilgiler paylaştı. Sivas’ta yolun tam ortasında bulunan türbeyi ise birçok sürücü ve yaya, günlük hayatın yoğunluğu içerisinde türbenin hemen yanından geçerken, çoğu zaman bu tarihi ve manevi değerin farkına varamıyor. Ahilik geleneğinin 13. yüzyılda Anadolu’da ortaya çıktığını belirten Denizli, bu yapının meslek ahlakı ile tasavvufi değerleri bir araya getiren önemli bir sosyo-ekonomik sistem olduğunu ifade etti. Ahiliğin helal kazanç, dürüstlük ve dayanışma esasına dayandığını vurgulayan Denizli, kaliteli üretim, müşteri memnuniyeti, cömertlik, alçakgönüllülük ve doğruluğun bu sistemin temel ilkeleri arasında yer aldığını kaydetti. Ecdadın asırlar önce kurduğu bu sistemin, günümüzde ‘tüketici hakları’ anlayışıyla benzerlik gösterdiğine dikkat çeken Denizli, Ahiliğin toplumsal düzen ve ekonomik hayat açısından büyük önem taşıdığını söyledi. "Ahi mektebinin önemli temsilcilerindendir" İbrahim Denizli, Ahir Emir’in esnafı manevi bakımdan disipline ettiğini belirterek, "Ahilik, 13. yüzyılda Anadolu’da gelişen, meslek ahlakı ile tasavvufi değerleri birleştiren, helal kazancı, dürüstlüğü ve dayanışmayı esas alan sosyo-ekonomik bir kurumdur. Temel ilkeleri; kaliteli üretim, müşteri memnuniyeti, cömertlik, alçakgönüllülük, doğruluk, yardımlaşma ve ‘elini, dilini, belini bağlı tutmak’ üzerine kuruludur. Ecdadımızın 13. Yüzyılda kurduğu sistemi, biz bugün ‘Tüketici hakları’ olarak hayatımıza yerleştirmiş değiliz. Ahi Emir, Sivas’ın Ahi velilerindendir. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Eldeki bilgilere göre 1262 yıllarında doğduğu tahmin edilen Ahi Emir Ahmed, muhtemelen Horasan’lıdır. Daha sonra Anadolu topraklarına intikal ederek önce Bayburt’ta yerleşmiş, sonra Sivas’ta karar kılmıştır. Esnafı manevi bakımdan disipline eden Ahilik mektebinin önemli temsilcilerinden olan bu kişinin vakıf kayıtlarında tam ismi ‘Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc’ olarak belirtilmiştir. 1333 tarihinde vefat ettiği tahmin edilmektedir. Halen Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılan türbesinde yatmaktadır" diye konuştu.