Yerel Haberler
Sivas
Yavru kangal gönlünü Sibirya kurduna kaptırdı
23 Mart 2026 Pazartesi - 11:54 Yavru kangal gönlünü Sibirya kurduna kaptırdı Sivas’ta yaşayan Hüseyin Yıldız, kayıp olan yavru kangalını bir Sibirya kurduyla birlikte buldu. İki hayvanın adeta aşk yaşadığı görüntüleri sosyal medyasından paylaşan Yıldız, büyük beğeni aldı. Sivas’ta yaşayan uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kaybolan yavru kangalını günlerce aramasına rağmen bulamadı. Umudunu kesmeye başladığı sırada arkadaşıyla birlikte araçla seyahat eden Yıldız, yol kenarında bir hayvanın olduğu dikkatini çekti. Yol kenarındaki hayvanın dişi Sibirya kurdu olduğunu fark eden Yıldız, hayvanın yanında bir köpek bulunduğunu gördü. Aracı durdurup yaklaştığında ise yanındaki köpeğin günlerdir aradığı yavru kangal olduğunu anladı. Karşılaştığı manzara karşısında şaşkınlığını gizleyemeyen Yıldız, dişi Sibirya kurdu ile yavru kangalın adeta birbirleriyle oyun oynadığını ve yakınlık kurduğunu fark etti. O anları cep telefonu kamerasıyla kayıt altına alan Yıldız, görüntüleri sosyal medya hesabında paylaştı. Yaşananları anlatan Yıldız, "Sivas’a kangalımız gelin getirdi. Dilsiz canlıların gönül dilleri birbirleriyle gönül bağı kurdu. Birbirlerini sevmeye başladılar" ifadelerini kullandı. "Sivas’a gelin geldi" İki hayvanın birbirlerini sevdiğini söyleyen Hüseyin Yıldız, "Geçtiğimiz günlerde kangal yavrumuzu kaybetmiştik. 3-4 gündür arıyorduk ve bulamamıştık. Arkadaşımla yolda giderken yolun kenarında bir dişi Sibirya kurdu olduğunu gördüm. Daha sonra yaklaştığımızda ise yanında aradığımız yavru kangalı gördüm. Ben de o anları kayıt altına aldım. Yavru kangal, dişi kurdu Sivas’a transfer etmiş diye çektim ve sosyal medyamda yayınladım. Yavru Kangal Sivas’a gelin getirmiş diyebilirim. İnsanlar bir araya gelemezken ve toplumda bazı sıkıntılar varken hayvanlar aleminde böyle güzellikleri görmek insanların yüreğine umut ışığı saçıyor. Biz de bunu görünce çok mutlu olduk. Sibirya kurdu ile kangalın bir araya gelmesinde hiçbir sorun olmadı. Dilsiz canlıların gönül dilleri birbirleriyle gönül bağı kurdu. Birbirlerini sevmeye başladılar" dedi.
Gün boyu insanlar fark etmeden yanından geçiyor, Anadolu’nun en büyük ahisi burada yatıyor
23 Mart 2026 Pazartesi - 10:26 Gün boyu insanlar fark etmeden yanından geçiyor, Anadolu’nun en büyük ahisi burada yatıyor Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Anadolu’da 13. yüzyılda gelişen Ahilik geleneğinin önemli temsilcilerinden Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc’ın hayatı hakkında bilgiler verdi. Sivas’ta yol ortasında bulunan türbeyi çoğu kişi fark etmeden yanından geçiyor. Tarih araştırmacısı ve yazar İbrahim Denizli, Anadolu’nun en büyük ahilerinden biri olarak kabul edilen Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc hakkında önemli bilgiler paylaştı. Sivas’ta yolun tam ortasında bulunan türbeyi ise birçok sürücü ve yaya, günlük hayatın yoğunluğu içerisinde türbenin hemen yanından geçerken, çoğu zaman bu tarihi ve manevi değerin farkına varamıyor. Ahilik geleneğinin 13. yüzyılda Anadolu’da ortaya çıktığını belirten Denizli, bu yapının meslek ahlakı ile tasavvufi değerleri bir araya getiren önemli bir sosyo-ekonomik sistem olduğunu ifade etti. Ahiliğin helal kazanç, dürüstlük ve dayanışma esasına dayandığını vurgulayan Denizli, kaliteli üretim, müşteri memnuniyeti, cömertlik, alçakgönüllülük ve doğruluğun bu sistemin temel ilkeleri arasında yer aldığını kaydetti. Ecdadın asırlar önce kurduğu bu sistemin, günümüzde ‘tüketici hakları’ anlayışıyla benzerlik gösterdiğine dikkat çeken Denizli, Ahiliğin toplumsal düzen ve ekonomik hayat açısından büyük önem taşıdığını söyledi. "Ahi mektebinin önemli temsilcilerindendir" İbrahim Denizli, Ahir Emir’in esnafı manevi bakımdan disipline ettiğini belirterek, "Ahilik, 13. yüzyılda Anadolu’da gelişen, meslek ahlakı ile tasavvufi değerleri birleştiren, helal kazancı, dürüstlüğü ve dayanışmayı esas alan sosyo-ekonomik bir kurumdur. Temel ilkeleri; kaliteli üretim, müşteri memnuniyeti, cömertlik, alçakgönüllülük, doğruluk, yardımlaşma ve ‘elini, dilini, belini bağlı tutmak’ üzerine kuruludur. Ecdadımızın 13. Yüzyılda kurduğu sistemi, biz bugün ‘Tüketici hakları’ olarak hayatımıza yerleştirmiş değiliz. Ahi Emir, Sivas’ın Ahi velilerindendir. Hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur. Eldeki bilgilere göre 1262 yıllarında doğduğu tahmin edilen Ahi Emir Ahmed, muhtemelen Horasan’lıdır. Daha sonra Anadolu topraklarına intikal ederek önce Bayburt’ta yerleşmiş, sonra Sivas’ta karar kılmıştır. Esnafı manevi bakımdan disipline eden Ahilik mektebinin önemli temsilcilerinden olan bu kişinin vakıf kayıtlarında tam ismi ‘Ahi Emir Ahmed Bin Zeynül-Hacc’ olarak belirtilmiştir. 1333 tarihinde vefat ettiği tahmin edilmektedir. Halen Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından onarılan türbesinde yatmaktadır" diye konuştu.
Başkan Uzun: "Biz de hizmetin ve milletin delisiyiz"
22 Mart 2026 Pazar - 18:33 Başkan Uzun: "Biz de hizmetin ve milletin delisiyiz" Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, partisinin bayramlaşma programına katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Büyük Birlik Partisi bayramlaşma törenine katıldı. Bayramlaşma programında birlik ve beraberlik mesajları verildi. Görevdeki ikinci yılını geride bırakan Başkan Uzun, programda yaptığı konuşmada hem yerel hem de küresel gündeme dair önemli mesajlar verirken, kronikleşmiş sorunların çözümüne yönelik atılan adımları paylaştı. "İslam coğrafyası ve mazlum milletler için dua ediyoruz" Konuşmasında küresel ölçekte yaşanan acılara değinen Başkan Uzun, Filistin ve Doğu Türkistan başta olmak üzere İslam coğrafyasında devam eden zulümlere dikkat çekti. Uzun, "Bölgemizde maalesef bir soykırım ve savaş yaşanıyor. Müslüman kardeşlerimizin katledildiği bu zor günlerin bir an önce bitmesini, İslam coğrafyasına huzur, barış ve zafer gelmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum" dedi. Başkan Uzun, 21 Mart’ın hem Nevruz Bayramı hem de büyük ozan Aşık Veysel’in ölüm yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "Aşık Veysel sadece şehrimiz için değil, tüm insanlık için büyük bir değerdir. Biz de onun fikirlerini ve geride bıraktığı eşsiz mirası yaşatmak adına 15 Haziran 2025 tarihinde Aşık Veysel Müzesi’nin açılışını gerçekleştirdik. Açıldığı günden bu yana müzemizi 58 bin kişi ziyaret etti" ifadelerini kullandı. "Altyapıya giren kaybeder dediler, biz hizmeti seçtik" Göreve geldikten sonra geçen iki yıllık süreci değerlendiren Başkan Uzun, Sivas’ın 30-40 yıldır konuşulan ancak çözülemeyen sorunlarına neşter vurduklarını belirtti. Özellikle su yönetimi konusundaki kararlılığına vurgu yapan Uzun, "Gelecekte su, petrolden daha değerli olacak. Göreve gelir gelmez yüzde 53 seviyesindeki kayıp-kaçak oranıyla mücadele etmek için altyapı çalışmalarını başlattık. Bazı arkadaşlarım ’Başkanım, altyapıya giren siyaseten kaybeder’ dedi. Ben bir akademisyenim, veriye bakarım. Bu şehirde su israfına göz yumamazdık. Şehrin geleceğini riske atamazdık. Bu yüzden adımlarımızı kararlılıkla attık ve atmaya da devam ediyoruz" şeklinde konuştu. "Muhsin Başkanımızın emanetini geleceğe taşıyoruz" Ayrıca 25 Mart 2009’da hayatını kaybeden BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nu da rahmetle anan Uzun, "Muhsin Başkanımızı ve onunla şehadete yürüyen dava arkadaşlarımızı rahmetle anıyorum. Onun Türk-İslam dünyasındaki yeri tartışılmaz; bıraktığı boşluk her geçen gün daha net hissediliyor. Bizler, onun siyasi ilkeleriyle yetişmiş Alperenleriz. 31 Mart 2024’te göreve geldiğimiz ilk günden beri, ondan devraldığımız bu mukaddes emaneti daha ileriye taşımak için gecemizi gündüzümüze katıyoruz" dedi. "Hizmetin ve milletin delisiyiz" Belediyecilik anlayışını merhum Yazıcıoğlu’nun bir hatırasıyla bağdaşıran Başkan Uzun, "Muhsin Başkanımızın bir vatandaşımızla olan o meşhur muhabbetini hatırlar mısınız? Vatandaşımız gelip, ’Başkanım, ben bu köyün delisiyim’ diyor. Muhsin Başkanımız ise şu cevabı veriyor: ’Biz de vatan sevmenin ve milletin delisiyiz.’ İşte biz de diyoruz ki Muhsin Başkanımız gibi milletin ve hizmetin delisiyiz" diye konuştu.
Unutulmaya yüz tutan asırlık gelenek yeniden ortaya çıkarıldı
22 Mart 2026 Pazar - 10:25 Unutulmaya yüz tutan asırlık gelenek yeniden ortaya çıkarıldı Sivas’ta asırlardır sürdürülen ancak son yarım asırdır unutulan sancak altında buluşma geleneği yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Şeyhhalil köyünde yaşayan vatandaşlar, Şeyh Halil sancağı altında köy meydanında bayramlaştı. Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı olan ve ilçeye 46, kent merkezine ise 76 kilometre uzaklıkta bulunan Şeyhhalil köyü sakinleri, unutulmaya yüz tutmuş geleneği yeniden yaşatmaya başladı. Asırlar öncesinde başlayan sancak altında buluşma geleneği, yeniden gün yüzüne çıkarıldı. Köyde metfun bulunan Şeyh Halil’e ait olan sancak, 80’li yıllara kadar özel günlerde çıkarılarak altında buluşulup dualar edilirken yaklaşık yarım asırdır uygulanmayan gelenek, muhtar ve imamlar tarafından yeniden uygulanmaya başladı. Ramazan Bayramı’nda köyde bulunan vatandaşlar, mehter marşları ve dualar eşliğinde köy meydanında buluştu. Köy meydanında bayramlaşan köylüler, dualar eşliğinde evlerine dağıldı. "Bu âdeti son 3 yıldır gün yüzüne çıkardık" Köy imam hatibi Abdurrahman Erbaş, "Şeyhhalil köyü köklü bir geçmişe sahip. 14. Yüzyılda köyümüze gelen Anadolu erenlerinden Şeyh Halil hazretlerinin sancağı, 80’li yıllara kadar bayramlarda, hacı karşılamalarında ve yağmur dualarında açılır ve sancağın gölgesinde dualar edilir, bayramlaşırlarmış. Muhtarımız ve köy imamları olarak bu âdeti son 3 yıldır gün yüzüne çıkardık. Bayram namazı 2 camimizde de kılınıyor, tekbirlerle, mehter marşlarıyla köy meydanında buluşuyoruz. Bu o sancağın gölgesinde dualar ediyoruz. İnşallah bu geleneğimiz bizden sonra da devam eder" dedi.
Uzmanı açıkladı: "Bayramda kurulan ilişkiler ruh sağlığını güçlendiriyor"
21 Mart 2026 Cumartesi - 11:52 Uzmanı açıkladı: "Bayramda kurulan ilişkiler ruh sağlığını güçlendiriyor" Sivas Medicana Hastanesi Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, bayram sonrası işe dönüşte yaşanan isteksizliklerin oldukça normal olduğunu söyleyerek, "Psikolojik olarak en sağlıklı bayram, kişinin kendini zorlamadan ama mümkün olduğunca bağ kurduğu, paylaştığı ve anlam bulduğu bayramlardır" dedi. Bayramlarda insanlar günlük hayatın yoğun temposundan uzaklaşarak daha çok sosyal ilişkilerine yöneliyor. Aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar bu dönemlerde artış gösteriyor. İnsanlar bayram süresince paylaşma, yardımlaşma ve birlikte vakit geçirme gibi davranışlara daha fazla önem veriyor. Yeni kıyafetler, hazırlanan ikramlar ve yapılan ziyaretler bayram coşkusunu artırıyor. Bayramlar, toplumda birlik ve beraberlik duygusunun güçlendiği özel zamanlar olarak dikkat çekiyor. Bayramların bireylerin psikolojisi üzerinde genellikle olumlu etkiler oluştururken, bu dönemlerde artan sosyal etkileşim, kişilerin kendilerini bir gruba ait hissetmelerini sağlarken yalnızlık duygusunu azaltıyor. Aynı zamanda paylaşma ve empati gibi duyguların güçlenmesi, bireylerin kendilerini daha anlamlı ve değerli hissetmesine katkı sunuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi’nde görevli Uzman Psikolog Kerime Begüm Özkaya, bayram sonrası uyum sürecine dikkat çekerek, "Bu süreçte bireyin kendini birkaç gün uyum süresi tanıması iş yükünü parçalar haline bölmesi ve günlük rutinini yeniden oluşturmayı adaptasyonu kişide kolaylaştırır. Bu yüzden bu yaşadığımız olumsuzluklarda bayram sonrasında gayet normaldir" dedi. "Pozitif duyguları artırır" Kerime Begüm Özkaya, bayramlarda kişinin aidiyet duygusunun arttığını belirterek, "Bayramlarda insanlar günlük hayatın yoğun temposundan uzaklaşarak daha çok sosyal ilişkilerine yöneliyor. Aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar bu dönemlerde artış gösteriyor. İnsanlar bayram süresince paylaşma, yardımlaşma ve birlikte vakit geçirme gibi davranışlara daha fazla önem veriyor. Yeni kıyafetler, hazırlanan ikramlar ve yapılan ziyaretler bayram coşkusunu artırıyor. Bu süreçte bireyler hem duygusal hem de sosyal açıdan daha yoğun bir dönemden geçiyor. Bayramlar, toplumda birlik ve beraberlik duygusunun güçlendiği özel zamanlar olarak dikkat çekiyor. Bayramlar, ruh sağlığını güçlendiren sosyal köprülerdir. Bayramlar sadece kültürel ve dini günler değil aynı zamanda insanların duygusal dünyasını güçlü şekilde etkileyen sosyal dönemlerdir. Bayramlar insanların psikolojisi üzerine genellikle olumlu ve güçlendirici etkileri oluşturur. Bayram psikolojisi bireylerin aidiyet, paylaşma, mutluluk, özlem ve hüzün gibi yoğun duygularını aynı anda yaşayabildiği bir süreçtir. Psikolojik açıdan değerlendirecek olursak, bayramlar kişilere aidiyet ve bağlılık duygusunu arttırır. Bayramlarda aile ziyaretleri, akraba buluşmaları ve toplu kutlamalar olur. Bu durum kişi de bir yere ait olduğunu ve yalnız değilim duygusunu güçlendirir. Sosyal bağların güçlenmesi psikolojik dayanıklılığı ve pozitif duyguları arttırır" dedi. "Kısa sürelide olsa iş stersiden uzaklaştırır" Özkaya, bayramda insanların geçmişi ile bağ kurduğunu söyleyerek, "Bayramlar günlük hayatın rutininden çıkmayı sağlar. Yeni kıyafetler, ikramlar, ziyaretler ve hediyeler gibi gelenekler dopamin ve serotonin gibi mutluluk hormonlarının artmasına yardımcı olur. Stres ve yorgunluğu azaltır. Bayram tatilleri ve sosyal ortamlar insanların iş ve hayat stresinden kısa süreli de olsa uzaklaşmanızı sağlar. Ruhsal rahatlama ve yenilenme hissini oluşturur. Paylaşma ve empatiyi güçlendirir. Bayramda ihtiyaç sahiplerine yardım etmek, büyükleri ziyaret etmek gibi davranışlar işin empati ve merhamet duygusunu arttırır. Yardım etmek kişinin kendini daha değerli ve anlamlı hissetmesini sağlar. Kişide geçmişi ve hatırlarla bağ kurmayı sağlar. Bayramlar çoğu insanlar için çocukluğunu hatırlatan zamanlardır. Bu da kişide nostaljik ve sıcak duyguların yaşanmasını sağlar. Bayramlar bazı insanlar için de zorlayıcı olabilir. Her zaman herkes için aynı derecede mutlu geçmeyebilir. Yalnız yaşayan kişiler, yakınını kaybetmiş olanlar, aile ilişkileri zor olan kişiler, bayramlarda yalnızlık veya hüzün hissedebilir. Bu da gayet normaldir. Bu nedenle bayramlarda çevremizdeki insanları hatırlamak, bir telefon etmek ya da kısa bir ziyaret gerçekleştirmek bile kişinin kendini daha iyi hissetmesine yardımcı olabilir" diye konuştu. "Bayram dönüşü işte yaşanan isteksizlik normaldir" Bayram sonrası adaptasyon sürecinden bahseden Özkaya, "Psikolojik olarak en sağlıklı bayram kişinin kendini zorlamadan ama mümkün olduğunca bağ kurduğu, paylaştığı ve anlam bulduğu bayramlardır. Ayrıca bahsetmek gerekirse bayram sonrası işe dönüşü yaşama isteksizlik oldukça normaldir. İnsan zihnin dinlenme ve sosyal bağların yoğun olduğu bir dönemden tekrar sorumlulukların olduğu bir ortama geçer. Bu da tabi ki zorlayıcıdır. Bu süreçte bireyin kendini birkaç gün uyum süresi tanıması iş yükünü parçalar haline bölmesi ve günlük rutinini yeniden oluşturmayı adaptasyonu kişide kolaylaştırır. Bu yüzden bu yaşadığımız olumsuzluklarda bayram sonrasında gayet normaldir. Herkese huzurlu, sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum" şeklinde konuştu.
Burası ne Beyoğlu ne de Taksim: Sivas’ta cadde ve sokaklar doldu taştı
19 Mart 2026 Perşembe - 16:10 Burası ne Beyoğlu ne de Taksim: Sivas’ta cadde ve sokaklar doldu taştı Ramazan Bayramı öncesinde gurbette yaşayan Sivaslılar memleketlerine akın etti. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirler boşalırken, Sivas’ta cadde ve sokaklar dolup taştı. İl dışında yaşayan Sivaslıların Ramazan Bayramı dolayısıyla memleketlerine dönüşü kentteki hareketliliği artırdı. Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan binlerce Sivaslı, bayram tatilini geçirmek üzere Sivas’a geldi. Bayram öncesi alışveriş yapmak isteyen vatandaşlar çarşı ve pazarlara akın etti. Kıyafet, tatlı ve bayramlık ihtiyaçlarını karşılamak isteyenler mağazalarda ve tezgâhlarda uzun kuyruklar oluşturdu. Özellikle işlek caddelerde kurulan tezgâhlar yoğun ilgi gördü. Yaya kalabalığının yanı sıra araç trafiğinde de artış gözlendi. Cadde ve sokaklarda oluşan kalabalık, dron ile havadan görüntülendi. "Burası Beyoğlu ve Taksim sokaklarını andırıyor" İstanbul’dan bayram tatili için Sivas’a gelen Volkan Kaplan, çarşının çok kalabalık olduğunu belirterek, "İstanbul’da yaşıyoruz ve memleketimiz Sivas’a bayram ziyareti için geldik. Bugün büyük bir kalabalık var. İnsanlar alışveriş yapıyor, biz de bayram alışverişi için çıktık. Bayramda özellikle bizim gibi gurbetteki vatandaşlar memleketlerine gelmek için can atıyorlar. Biz de onlardan bir tanesiyiz. Memleketimizi böyle kalabalık ve canlı görmek bizim için de çok güzel. Şu anda sokaklarda iğne atsan yere düşmeyecek bir kalabalık var. Çok kalabalık ve herkeste büyük bir bayram coşkusu var. Burası adeta Beyoğlu, Taksim sokaklarını andırıyor" dedi.