Yerel Haberler
Sivas
Sivas’ta şehitlerin adı fidanlarda yaşatılacak 28 Nisan 2026 Salı - 18:10:42 Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde bini aşkın fidan ve yetişmiş ağaç toprakla buluşturuldu, her bir fidana şehitlerin ismi verildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, binden fazla değerli fidan ve yetişmiş ağacın toprakla buluştuğu "Geleceği Birlikte Yeşertelim" etkinliği gerçekleştirdi. Üniversite yerleşkesinde gerçekleştirilen fidan dikme törenine; Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, Sivas İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, Sivas İl Emniyet Müdür Yardımcısı Doğan Özer, kurum müdürleri, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, şehit aileleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül törende yaptığı konuşmada, "Bugün burada sadece fidanları ve ağaçları toprakla buluşturmuyoruz; aynı zamanda geleceğe umut ekiyoruz. Daha yeşil bir kampüs, daha yaşanabilir bir çevre ve doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek adına önemli bir adım atıyoruz. Diktiğimiz her bir fidanı şehitlerimizin aziz hatırasına ithaf ettik. Onların isimlerini yaşatmak, fedakârlıklarını unutmamak ve her zaman yanlarında olduğumuzu göstermek bizim için büyük bir sorumluluktur. Ayrıca Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerimizi de rahmetle anıyor, onların anısına fidanlarımızı toprakla buluşturuyoruz. Bu fidan ve ağaçlar, hem birer hatıra hem de geleceğe bırakılan yaşam kaynakları olacaktır. Sivas’ta faaliyet gösteren tüm kurumlarımız adına da fidan dikimi gerçekleştirdik. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde Sivaslı iş insanı Mehmet Akif Bağce ve Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı’nın kıymetli destekleri büyük rol oynamıştır. Katkı sunan herkese teşekkür ediyor, bu birlik ve dayanışmanın artarak devam etmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Katılımcılar, dikilen fidanlara can suyu vererek hem doğaya katkı sundu hem de bu anlamlı günün hatırasına ortak oldu. Programın ardından Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, il protokol üyeleri ve şehit ailelerini makamında ağırladı. Gerçekleştirilen görüşmede, bu tür sosyal sorumluluk çalışmalarının önemine değinilerek desteklerin her zaman süreceği vurgulandı.
28 Nisan 2026 Salı - 13:41 Bu yara bandı hem hızlı iyileştiriyor hem de geri dönüşüm kullanılarak yapılıyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde geliştirilen, nanoteknoloji destekli ve antimikrobiyal özellik taşıyan yeni nesil yara bandı, yapılan deneylerde standart ürünlere göre daha hızlı iyileşme sağladı. Prof. Dr. Koray Sayın ise ürünün dünyada benzeri olmadığını belirterek, patent sürecine hazırlandıklarını ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde yürütülen bilimsel çalışma kapsamında, mevcut yara bantlarının yetersizliğinden yola çıkılarak geliştirilen yeni nesil yara bandı, sağlık alanında dikkat çeken bir yenilik olarak öne çıkıyor. Yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özelliklere sahip olarak tasarlanan yara bandının, yapılan deneylerde hem enfeksiyon oluşumunu engellediği hem de iyileşme sürecini önemli ölçüde ise hızlandırıyor. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen hayvan deneylerinde üç farklı grup oluşturuldu. Geliştirilen yara bandının ise deney süresi boyunca hem kontrol grubuna hem de standart yara bandına kıyasla daha başarılı sonuçlar verdiği kaydedildi. Nanoteknoloji ile desteklenen yara bandında, gümüş elementi çevre dostu ’yeşil kimya’ yöntemiyle nano boyuta indirgenerek kullanıldı. Ayrıca çalışmada kullanılan gümüşün atık takılardan elde edilmesiyle, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım olarak görülüyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Sayın, mevcut yara bantlarının enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldıramadığını belirterek, "Bu çalışmaya başlama amacımız, standart yara bantlarının yetersizliğini ortadan kaldırmaktı. Yara bandı kullanılsa dahi enfeksiyon gelişebildiğini gördük. Geliştirdiğimiz yara bandı ise hem yara iyileşmesini hızlandırıyor hem de antimikrobiyal özellik göstererek enfeksiyon riskini azaltıyor" dedi. Sayın, geliştirdikleri proje ile TEKNOFEST 2025’te yer alarak üçüncülük elde ettiklerini de söyleyerek, "Projenin ticarileştirilmesi için ise kısa süre içerisinde patent başvurusu yapmayı planlıyoruz" dedi. "Antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk" Koray Sayın, geliştirilen yara bandının yarayı daha hızlı iyileştirdiğini söyleyerek, "Bu geliştirdiğimiz yara bandının çıkış noktası tamamı ile bizim mevcut standart yara bantlarının yetersizliğini düşünmemizden yola çıkarak ortaya konuldu. Çünkü yara bandı da kullansak enfeksiyon gelişebiliyordu ve bundan ister istemez bir hastaneye yük oluşturuyordu. Bu yükün önüne geçebilir miyiz maksadıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Normal yara bantlarından farkı ise yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk. Bu çalışmada hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz deneyler sonucunda üç gruba ayırdık. İlk olarak kontrol grubu yani hiçbir tedavi sürecini yapmadığımız bir tane standart yara bandı grubudur. Bir de bizim ürettiğimiz yara bandımız var. Yapılan bu çalışmalarda normal açık bırakılan yaranın halk tarafından da bilindiği üzere çabuk iyileştiği aslında çabuk iyileşmediğini fark ettik. Açık bırakılan yaranın üstü kabuk bağlıyor ve derinin büzülmesiyle birlikte yara kapandı gibi görülüyor. Ama altında enfeksiyonun geliştiğini tespit ettik. Bizim geliştirdiğimiz yara bandı toplam deney süresi boyunca hem kontrol hem de standart yara bandına göre hem daha iyi iyileşme sergiledi hem de antimikrobiyal özellik gösterdi. Bu antimikrobiyal özelliği de sergilerken nanoteknolojik bir özellik dahil ettik" dedi. "Çevre dostu bir şekilde ürettik" Bu yara bandının muadilinin şu anda dünyada olmadığını belirten Sayın, "Yara bandına gümüşü yeşil kimya yöntemi ile çevre dostu bir şekilde nano boyuta getirdik ve gümüşü yara bantlarımızda kullandık. Ürettiğimiz bu nano gümüşleri ise atık gümüş takılardan yola çıkarak çalışmamızda kullandık. Yani bir nevi geri dönüştürülebilir bir malzemeyi tekrardan revize ederek, kullanılabilir işlevsel bir özellik haline getirmiş olduk. Üretilen yara bandının muadili şu anda dünyamızda yok. Dünyada gümüş destekli yara bantları var bunu kabul ediyoruz, lakin hem yara iyileşmesini hızlandıran hem de antimikrobiyal özellik sergileyen nanoteknoloji özellikli bir yara bandı bulunmamaktadır. Türkiye’de ve dünyada da ilkiz. Üretim aşamasında ise önce bilgisayar ortamında yaklaşık 150 tane molekül tasarladık. Tasarladığımız molekülleri bilgisayar ortamında analiz ederek, potansiyeli en yüksek olan molekülleri belirledik. Sadece yara iyileşmesini hızlandırma açısından daha sonra bu potansiyeli yüksek moleküllerimizi sentezledik karakterize ettik ve bunları hücre kültüründe ilk etapta deneme fırsatı bulduk" diye konuştu. "Olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik" Paten başvurusunda bulunacaklarını ifade eden Sayın, "Molekülleri hücre kültüründe deneyerek tamamen yara iyileşme özelliğinin hangisinde daha iyi olduğunu tespit ettik. En son aşamada ise yara bantlarımızın prototipini üreterek, hayvanlarda deneme fırsatı bulduk. En sonda da olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik. Teknofest 2025’e katıldık. İstanbul’da beş günlük çok güzel bir organizasyona dahil olduk ve orada bulunmaktan mutlu olduk, gurur duyduk. Birçok kişinin katılmış olduğu bu festivalde bizler de yerimizi alarak, üçüncü olarak hanemize başarı kazandırmış olduk. Yara bandımızın ticarileşmesi konusunda atacağımız ilk adım hemen bir patent başvurusunda bulunacağız. Büyük ihtimal bir veya iki ay içerisinde ilgili ürünlere ve prototipe patent başvurusunu gerçekleştirerek, en azından ticari boyutta da bir anlam kazandırmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Uzmanı uyardı: "Göz sağlığı düzenli olarak kontrol edilmelidir"
09 Ekim 2025 Perşembe - 15:49 Uzmanı uyardı: "Göz sağlığı düzenli olarak kontrol edilmelidir" Dünya Görme Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekerek, "Göz sağlığı doğumdan itibaren yaşamın her döneminde düzenli kontrol edilmelidir" dedi. Her yıl Ekim ayının ikinci Perşembe günü kutlanan Dünya Görme Günü, görme kaybı ve önlenebilir körlük konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla kutlanıyor. Sivas Numune Hastanesinde görev yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mesut Özdemir, bu özel günde yaptığı açıklamada, düzenli göz muayenesinin önemine dikkat çekti. Dünya genelinde her yıl milyonlarca insanın görme kaybı yaşadığını belirten Özdemir, "Dünya Görme Günü, önlenebilir körlük ve görme kusurlarına dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve düzenli göz muayenesinin önemini vurgulamak amacıyla her yıl ekim ayının ikinci Perşembe günü düzenlenmektedir. Önlenebilir görme kaybı sebepleri her yaş grubunda farklılık göstermektedir" dedi. "Erken tespit önemlidir" Yaşamın her döneminde göz muayenesinin önemini vurgulayan Mesut Özdemir, "Yenidoğan bir bebekte ilk ay konjenital katarakt, konjenital glokom ve retinoblastom gibi hastalıkların tespiti, erken çocukluk döneminde miyopi, hipermetropi ve astigmatizma dediğimiz kırma kusurlarının eşlik edebildiği ambliyopi yani göz tembelliğinin ve göz kaymasının tespiti, çocukluk döneminden erişkin yaşa kadar her dönemde kırma kusurlarının tespiti, erişkin yaşta ise katarakt, glokom, yaşa bağlı makula dejenerasyonu ve diyabetik retinopati gibi hastalıkların erken tespiti çok önemlidir. Bu sebeple doğumdan itibaren yaşamın her aşamasında düzenli göz muayenesi önerilmektedir" dedi. "Gözler dünyaya açılan perdedir" Göz sağlığı için önerilerde bulunan Özdemir, "Düzenli göz muayenesinin yanı sıra A vitamini, lutein ve omega 3 yağ asitleri açısından zengin beslenmek göz sağlığı açısından faydalıdır. Bu sebeple balık, havuç ve yeşil yapraklı sebzeler tüketilebilir. UV ışığından korunmak amacıyla güneşli havalarda güneş gözlüğü kullanmak, uzun süreli aralıksız telefon ve bilgisayar ekranına maruz kalmamak ve düzenli egzersiz göz sağlığınızı korumanız açısından önemlidir. Unutmayın, gözlerimiz dünyaya açılan pencerelerimizdir" diye konuştu.
Nefes darlığı şikayeti ile hastaneye gitti, göğsünden 3 kilogramlık tümör çıktı
09 Ekim 2025 Perşembe - 10:33 Nefes darlığı şikayeti ile hastaneye gitti, göğsünden 3 kilogramlık tümör çıktı Sivas’ta nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran hastanın sağ göğüs kafesinde yaklaşık 3 kilogram ağırlığında tümör tespit edildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla nadir görülen soliter fibröz tümör tamamen çıkarıldı. Sivas’ın Gürün ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki hasta, bir süredir devam eden nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda hastanın sağ göğüs kafesi içinde yaklaşık 3 kilogram ağırlığında tümör tespit edildi. Tümörün hem akciğere hem de kalbe baskı yaptığı belirlendi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’nda görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey ve ekibince gerçekleştirilen operasyonla tümör tamamen çıkarıldı. Daha önce yapılan biyopsi sonucunda lezyonun soliter fibröz tümör olduğu tespit edildi. Bu tür tümörlerin genellikle iyi huylu olduğu, ancak büyük boyutlara ulaştığında hayati organlara baskı yaparak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade edildi. Operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Dr. Özbey, "Bu büyüklükte bir tümörü ilk kez çıkardık. Kliniğimiz, bu tür nadir vakaları başarıyla tedavi edebilecek donanıma sahip. Yaklaşık 10 ay önce benzer kanser ameliyatlarına başladık ve başarılı sonuçlar alıyoruz" dedi. Ameliyat sonrası genel durumu iyi olan hastanın yakın zamanda taburcu edilmesinin planlandığı öğrenilirken, bu tür tümörlerin tamamen çıkarılması halinde hastanın iyileşme sürecinin genellikle olumlu seyrettiği vurgulandı.
Nefes darlığı şikayeti ile hastaneye gitti, göğsünden 3 kilogramlık tümör çıktı
09 Ekim 2025 Perşembe - 10:31 Nefes darlığı şikayeti ile hastaneye gitti, göğsünden 3 kilogramlık tümör çıktı Sivas’ta yaşayan bir vatandaş, nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle başvurduğu hastanede göğüs kafesinde yaklaşık 3 kilogramlık tümör tespit edildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla nadir görülen soliter fibröz tümör tamamen çıkarıldı. Sivas’ın Gürün ilçesinde yaşayan 55 yaşındaki hasta, bir süredir devam eden nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkikler sonucunda hastanın sağ göğüs kafesi içinde yaklaşık 3 kilogram ağırlığında büyük bir tümör tespit edildi. Tümörün hem akciğere hem de kalbe baskı yaptığı belirlendi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’nda görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey ve ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla tümör tamamen çıkarıldı. Daha önce yapılan biyopsi sonucunda lezyonun soliter fibröz tümör olduğu tespit edildi. Bu tür tümörlerin genellikle iyi huylu olduğu, ancak büyük boyutlara ulaştığında hayati organlara baskı yaparak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade edildi. Operasyonun ardından açıklamalarda bulunan Dr. Özbey, "Bu büyüklükte bir tümörü ilk kez çıkardık. Kliniğimiz, bu tür nadir vakaları başarıyla tedavi edebilecek donanıma sahip. Yaklaşık 10 ay önce benzer kanser ameliyatlarına başladık ve başarılı sonuçlar alıyoruz" dedi. Ameliyat sonrası genel durumu iyi olan hastanın kısa süre içinde taburcu edilmesinin planlandığı öğrenilirken, bu tür tümörlerin tamamen çıkarılması halinde hastanın iyileşme sürecinin genellikle olumlu seyrettiğini vurgulandı.
SCÜ öğrencileri Gazze için yürüdü
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:57 SCÜ öğrencileri Gazze için yürüdü Sivas’ta üniversite öğrencileri, İsrail’in Gazze’de devam ettirdiği insanlık dışı katliamını gerçekleştirdikleri yürüyüşle protesto ettiler. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri İsrail’in Gazze’de devam ettirdiği katliam ve soykırımı protesto etmek amacıyla bir araya gelerek yürüyüş gerçekleştirildiler. Gazze’ye destek yürüyüşü üniversite hastanesinin önünden başlayarak üniversite yerleşkesi içerisinde bulunan öğrenci yemekhanesinin önünde son buldu. Ellerindeki bayraklar, pankartlar ve sloganlarla yürüyerek İsrail’i protesto eden öğrenciler. Yapılan basın açıklamasının ardından alandan ayrıldılar. "Saldırılarda binlerce masum sivil hayatını kaybetti" Üniversite öğrencisi Ayhan Çiftçi, masum sivillerin ve çocukların ağır bedeller ödediğini dile getirerek, "Filistin’de yılladır süren işgal ve son dönemde artan saldırılar büyük bir insani felakete dönüşmüş durumda. Saldırılarda binlerce masum sivil hayatını kaybetti, yüzbinlercesi evlerinden edildi. Bu ağır bedelleri, hiçbir suçu olmayan çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Siyonist çetesinin bir kanser hücresi gibi Filistin topraklarını içeriden yok ettiği, dünyanın ise bu duruma sessiz kaldığı bir vasatta mücahitler işgale dur demek için şerefli Aksa Tufanı’nı başlattı. Aksa Tufanı’nı sonrasında gelişen olaylar. İnsanlık dışı tarihinin en şerefli ve sebatkâr direnişlerinden birini tüm dünyanın gözleri önüne serdi" dedi.
Sivas’ta mobil kanser tarama aracı sayesinde erken tanı oranı artıyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:57 Sivas’ta mobil kanser tarama aracı sayesinde erken tanı oranı artıyor Sivas Valiliği himayesinde, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmete alınan Mobil Kanser Tarama Aracı, kırsal kesimdeki kadınlar başta olmak üzere tüm Sivaslıların meme kanseri taramalarına erişimini rekor düzeyde artırdı. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, erken tanı ile yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalık olarak öne çıkarken, mobil hizmetle birlikte tarama sayılarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Kırsalda Yaşayanlara Kolay Erişim Sivas İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı’nın kanserle mücadele politikası doğrultusunda mevcut KETEM merkezlerini desteklemek amacıyla, Sivas Valiliği katkılarıyla 2024 yılı Kasım ayında Mobil Mamografi Tarama Aracını hizmete sundu. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran bu uygulama sayesinde, tarama hizmeti vatandaşın ayağına kadar götürüldü. 2025 yılının ilk altı ayında çekilen toplam 5 bin 658 mamografinin 3 bin 205’i (%56,6’sı) mobil araçla gerçekleştirildi. Bu taramaların 1.873’ü doğrudan kırsal alanlarda yapıldı. Taramalar sonucunda 328 kişinin sonucu pozitif çıktı ve bu kişiler ileri tetkik için Sivas Numune Hastanesi Tarama Sonrası Teşhis Merkezi’ne yönlendirildi. "Kadınlarda en çok görülen kanser türüdür" Yıldızeli Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Umut Buluz, mobil tarama aracının ilçe halkı için önemli bir hizmet sunduğunu belirterek, "Valiliğimizin vermiş olduğu mobil kanser tarama aracı; İl Sağlık Müdürlüğümüz, İlçe Sağlık Müdürlüklerimiz ve hastanemiz arasında yapılan organizasyon neticesinde belirli aralıklarla hastanemize gelmektedir. Aracımıza gelen hastalarımıza mamografi testlerini gerçekleştirdikten sonra, rahim ağzı kanseri ve meme kanseri hakkında da bilgi verilmektedir. Meme kanseri, kadınlarda en çok görülen kanser türüdür. Buraya gelen hastalarımıza meme kanseri ve rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler veriyoruz ve hastaların mamografi tetkiklerini araç içerisinde gerçekleştiriyoruz. İsteyen hastalarımıza, rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler verdikten sonra tarama yapmak için hastane içerisine yönlendiriyoruz." dedi. "Haftada 100 kadına kanser taraması gerçekleştiriliyoruz" Dr. Buluz, hizmetin kapsamına ilişkin olarak, "Araç içerisinde meme kanseri taraması yapılan hastaların görüntüleri, uzman hekimler tarafından incelenerek ileri tetkik gerektiren hastaları da il merkezlerine yönlendiriyoruz. Valiliğimizin vermiş olduğu bu mobil kanser tarama aracı ile haftada 80 ila 100 kadının kanser taramasını gerçekleştiriyoruz. İsteyen hastalarımızdan da rahim ağzı kanseri için örnekler alabiliyoruz. Kanser taraması yaptırmak isteyen kadınlar, hastanemize geldikten sonra sekreterlik bölümünden kayıt oluşturarak acil servis önünde bulunan mobil kanser tarama aracında mamografilerini çektirebilirler" ifadelerini belirtti.