Yerel Haberler
Sivas
Sivas’ta Ramazan Bayramı’nda 780 personel görev yapacak
19 Mart 2026 Perşembe - 15:06 Sivas’ta Ramazan Bayramı’nda 780 personel görev yapacak Sivas’ta vatandaşların Ramazan Bayramını huzur ve güven içerisinde geçirebilmeleri için 780 güvenlik görevlisi bayram boyunca görev yapacak. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Ramazan Bayramı arifesinde Ankara yolu üzerinde bulunan uygulama noktasını ziyaret etti. Alınan trafik tedbirlerini yerinde inceleyip güvenlik güçlerinin bayramını tebrik eden Vali Şimşek, yoldan geçen araçlardaki sürücü ve yolculara emniyet kemeri takmaları ve trafik kurallarına uymaları konusunda uyarılarda bulundu. Sürücülerle de sohbet eden ve bayramlarını tebrik eden Vali Şimşek, hayırlı ve güvenli yolculuklar diledi. İl Emniyet Müdürü Ahmet Alaağaçlı ve İl Jandarma Komutanı Adem Taşkın ile birlikte açıklamalarda bulunan Vali Şimşek, mübarek Ramazan ayını geride bırakarak bir bayrama daha kavuşmanın sevinç ve mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Vali Şimşek, "Tüm vatandaşlarımızın, tüm hemşerilerimin Ramazan Bayramı’nı tebrik ediyorum. Sevdikleriyle birlikte güzel bir bayram geçirmelerini diliyorum. Tabii bayramın gelmesiyle birlikte yollarımızdaki yoğunluk da arttı. Gerek şehirlerarası yollarda gerekse şehir içi yollarda bir yoğunluk söz konusu. Bizler de bu yoğunluktan kaynaklanan trafik kazalarını önlemek, vatandaşlarımızın huzur ve güven içerisinde bayramı geçirmeleri, güvenlik içerisinde sevdiklerine kavuşması için gerekli tedbirlerimizi aldık. Bu amaç doğrultusunda 780 personelimiz bayram boyunca sahada olacak. Bunlardan 133’ü trafik ekibi olarak, 186’sı asayiş ekibi olarak, 18’i radar ekibi olarak ve 5’i de dron ekip olarak konumlandırıldı. Bizler de bayram boyunca zaman zaman bu ekiplerimizi ziyaret edeceğiz. Hem onlara kolaylıklar dileyeceğiz hem de vatandaşlarımızın bayramlarını kutlayacağız" ifadelerini kullandı. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, bir sonraki ziyaretini Şehirler Arası Otobüs Terminaline gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Adem Uzun ile birlikte terminalde yolculuk yapmak üzere bulunan vatandaşlarla tek tek sohbet eden Vali Şimşek, yolcuların Ramazan Bayramlarını tebrik etti. Vali Şimşek, otobüs şoförlerine de emniyet kemeri takmaları ve hız kurallarına uymaları konusunda uyarılarda bulundu.
İki evladı vahşice öldürülen anne, bayram öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti
19 Mart 2026 Perşembe - 14:03 İki evladı vahşice öldürülen anne, bayram öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti Sivas’ta geçtiğimiz yıl boğazları kesilerek öldürülen 22 yaşındaki Umutcan Şimşek ve 16 yaşındaki Melisa Şimşek’in acılı annesi Ayşegül Şimşek, Ramazan Bayramı öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti. Gözü yaşlı anne, "Bu yıl ilk kez çocuklarım olmadan bayram geçireceğim" dedi. Geçtiğimiz yıl 6 Mayıs tarihinde Sivas’ta yaşanan olayda anne Ayşegül Şimşek, oğlu Umutcan (22) ve milli sporcu kızı Melisa Şimşek’i (16) evde kanlar içerisinde bulmuştu. İki kardeşin boğazını vahşice keserek öldüren cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez (34) Ankara’da yakalanmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Canice öldürülen Melisa ve Umutcan’ın annesi Ayşegül Şimşek, Ramazan Bayramı öncesi evlatlarının kabrini ziyaret etti. Yukarı Tekke Mezarlığı’nda çocuklarına dua eden Şimşek, gözyaşlarına hâkim olamadı. Acısının tarifsiz olduğunu söyleyen anne Ayşegüş Şimşek, "Bu yıl bayramı ilk kez çocuklarım olmadan geçireceğim. Çok zor ama mecbur. Her zamanki gibi onları burada bırakıp gideceğim. Buraya gelmek zor, gitmek ayrı bir zor. Allah kimsenin başına böyle bir şey vermesin. Onlar için dua ettim. Elimden başka bir şey gelmiyor. Onlar varken biz genellikle köye gider büyükleri ziyaret ederdik. Hep beraber toplanır bayram şenliği yapardık. Ama bu sene olmayacak. Herkesin bayramı mübarek olsun" dedi.
Uzmanından bayramda beslenme uyarısı: "Ani yüklenme sağlığı tehdit ediyor"
19 Mart 2026 Perşembe - 11:00 Uzmanından bayramda beslenme uyarısı: "Ani yüklenme sağlığı tehdit ediyor" Ramazan ayının sona ermesiyle değişen beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiği belirten Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, bayramda ağır ve aşırı tüketimin sindirim sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Ramazan ayı boyunca değişen beslenme alışkanlıklarının ardından bayramla birlikte normal düzene geçiş sürecinde dikkatli olunması gerekiyor. Uzun süreli açlık sonrası öğün sayısının ve tüketilen besin miktarının aniden artması, mide ve sindirim sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Özellikle bayramlarda artan tatlı ve hamur işi tüketimi, sindirim problemlerinin daha sık yaşanmasına neden olabiliyor. Bu süreçte dengeli ve kontrollü beslenme önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, bir anda mideye yükleme yapılmaması gerektiğini belirterek, "Kronik bir hastalığınız varsa diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi ve aniden midemizi hızlı bir şekilde yiyecekler ile doldurursak, kan şekerimizde bozukluklar meydana gelebilir. Sindirim sistemimizde şişkinlik ve kabızlık gibi bozulmalar yaşanabilir" dedi. "Dikkatli olunması gerekiyor" Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Bir aylık süreç içerisinde beslenmemizde bir değişiklik oldu. Ramazan Bayramı’nın birinci günü de bu konudan dolayı dikkatli olmamız gerekiyor. Ramazan Bayramı ile başlayan geçişte yeme içme düzeninize dikkat etmemiz gerekiyor. Öğün sayımız, yeme miktarımız değişti ve geceleri sahura kalktık. Ramazan Bayramı’nda ise yoğun ikramlar ve geleneksel yemekleri yediğimizden dolayı da mide ve sindirim rahatsızlıklarını yaşama ihtimalimiz de artıyor. Bayram sabahında güne hafif bir kahvaltı ile başlayabiliriz. Özellikle tatlılar, hamur işleri ve ağır yiyeceklerden uzak durmalıyız. Geleneksel olarak bayramda bize ikram edilen yiyecekler arasında genellikle çikolata, şerbetli tatlılar ve hazır gıdalar bulunuyor. Bu yüzden de bayram sabahına kendi evimizde hafif bir kahvaltı ile başlamamız gerekiyor. İkramlıklar konusunda ısrarcı olunduğunda ise olabildiğince sakınmalıyız. Eğer alacak olduğumuzda da porsiyonları olabildiğince küçük tutup yavaş tüketmeliyiz. Bayramda özellikle şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlıları ve kuru meyveleri tercih etmeliyiz. Porsiyonları da olabildiğince küçük almalıyız" diye konuştu. "Kalp krizi gibi sonuçlar ortaya çıkabilir" Mideye aniden yüklenmenin sindirim sistemini bozabileceği ve kabızlık gibi sorunlara yol açabileceğini belirten Kurtça, "Eğer yaşlıysak veya kronik bir hastalığınız varsa diyabet, hipertansiyon, kalp hastalığı gibi ve aniden midemizi hızlı bir şekilde yiyecekler ile doldurursak, kan şekerimizde bozukluklar meydana gelebilir. Sindirim sistemimizde şişkinlik ve kabızlık gibi bozulmalar yaşanabilir. Eğer diyabet hastalığı gibi bir hastalığımız varsa, ilerleyen süreçlerde fazla tüketilen tatlılardan dolayı şeker komasına girme gibi sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Tansiyon hastası bir bireysek ve tuzlu, kafein oranı fazla içecekler tüketirsek, yani fazla kahve ve çay gibi tansiyon yükselmesi gibi durumlarla da karşı karşıya kalabiliriz. Eğer kalp hastalığımız varsa, kalbe yeterli kan akışını sağlayamazsak kalp krizi gibi sonuçlarla da karşılaşabiliriz. Bayramda ve bayramdan sonra da öğün geçişlerimiz yumuşak olmalıdır. Öğün sayımızı aniden arttırmamalıyız ve yiyecekleri birden tüketmemeliyiz. Yiyecek seçiminde ise daha çok posalı besinleri tercih etmeliyiz. Sebze ve meyveler muhakkak soframızda olmalı, hazır gıdalardan uzak durmalıyız ve günde 2 ila 3 litre arasında su tüketmeliyiz. Ayran, az şekerli limonata ve taze sıkılmış meyve suları da tüketebiliriz" dedi.
İsmet Taşdemir’den destek çağrısı
18 Mart 2026 Çarşamba - 17:36 İsmet Taşdemir’den destek çağrısı Özbelsan Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, taraftarlara önemli bir çağrıda bulundu. Taşdemir, "Bu süreçte en çok ihtiyacımız olan şey destek ve birliktelik" dedi. Trendyol 1. Lig’in 32. haftasında deplasmanda Manisa FK ile karşılaşacak olan Özbelsan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına devam ediyor. Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 21 Mart Cumartesi günü Manisa FK ile oynayacakları maçı değerlendirerek sözlerine başlayan Taşdemir, takıma destek olunması gerektiğini söyledi. Taşdemir, "Destek olmak lazım. Takımımız zaten sezon başından beri kötü günler yaşadı. Performans açısından hem kendi istediğimiz, oyuncuların da istediği hem de şehrimizin istediği, taraftarlarımızın istediği, yönetimimizin istediği oyunlar oynanamadı. Oynanmaya başlandığı an şanssızlıkla maçlar kaybedildi. Sonuçta bugüne bu noktaya kadar geldik. Geçen maçtan sonra da kısmen belirtmeye çalıştım, taraftarlarımızın hata yapan oyuncularımızın hiç tahammülleri yok. Bu futbol hataları oyunu, hata olacaktır. Bunu yapan da genç oyuncularımız olursa, daha çok sahip çıksınlar benim tek isteğim bu. Bu saatten sonra bizim sadece birbirimize destek olmamız lazım ilk geldiğim gün de söylemiştim. Biz birbirimize destek olursak birbirimizin kötü gününde birbirimizin yanında olursak işte Adana Demirspor mağlubiyeti diyorum ben ona, beraberliği demiyorum. Ondan sonra biz birbirimize sarılırsak daha çabuk büyürüz. İçeride ilk defa mağlup olduk biz geldiğimizden beri. Ben belki yanlış bir oyuncu değiştiriyorum. Onun üzüntüsünü, onun sıkıntısını yaşarken bir de oradan herkesin üstümüze gelmesi oyuncularımız için aynı şekilde doğru değil. Bizi bir yere götürmez. Benim tek istediğim gelin şu son dönemde hatalarımızla beraber birbirimizi sevelim" dedi. "Manisa maçı önemli bir maç" Taraftarları takıma destek olmaları için stadyuma davet eden Taşdemir, "Burada istediğimiz tek şey taraftarlarımız. Manisa maçı önemli bir maç, o da rakibimiz. Biz buradan 3 puan alıp döndüğümüzde ya da 1 puan, veyahut da yenilerek döndüğümüzde de taraftarlarımızdan tek ricam buradaki Erok maçında ben hepsini canı gönülden yanımızda istiyorum. Çünkü şu anda hepimizin birbirine ihtiyacı var. Bizim de en çok taraftarlarımızın desteğine ihtiyacımız var" ifadelerini kullandı. "Rey son 2 maça yetişebilir" Rey Manaj’ın sakatlığı hakkında bilgi veren Taşdemir, "Rey Manaj’ın tedavisine başlandı. Belki en kötü son 2 maça yetişebilir Rey. İnşallah bizde o zamana kadar yarışın içinde olursak, Play-Off potasını yakalarsak belki de Play-Off’ta bizim için yeni bir güç olur" diye konuştu. "Beton gibi bir sahada oynadık" Bir gazetecinin, "Takımda neden çok fazla sakatlık oluyor?" sorusuna Taşdemir, "Bunların hepsinin birincisi fikstür sıkışıklığı. Uğur Çiftçi zaten biz gelmeden önce menüsküstü. Biz geldiğimiz ilk hafta menüsküs ameliyatı oldu. Rey sakatlığı oldu ama takımımızda sezon başından beri sakatlanmayan hiç kimse yok. Sakatlık yaşamayan hiç kimse yok. Bu durumlar normal değil. Ama bunları biz eşeleyecek bir durumumuz da yok. Sadece bir ayda 7 tane maç üst üste gelmesi biraz ağır da gelmiş olabilir. Zeminlerden de şikayet var. Sadece bizim zeminlerimiz değil. Diğer oynadığımız kulüplerin mesela Serik maçından sonra sakatlıklarımız arttı dikkat ederseniz. Çünkü beton gibi bir sahada oynadık. İskenderun’daki saha kısmen iyiydi ama sertlikleri olunca bunlara yol açabiliyor. Dolayısıyla bu noktaya geldik ama sadece şunu söyleyebilirim, ben bu fikstür yoğunluğundan ve aynı oyunculara çok fazla rotasyona gitmeden aynı oyuncularla oynatma zorunluluğundan dolayı da bu sakatlıkların olduğunu düşünüyorum" yanıtını verdi. Çalışmalar devam ediyor Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör İsmet Taşdemir ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra istasyon ve top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla idmanını tamamladı.
Tan: "Amaç, uzayan yaşamı onurlu kılmaktır"
18 Mart 2026 Çarşamba - 16:25 Tan: "Amaç, uzayan yaşamı onurlu kılmaktır" Sivas Numune Hastanesinde görevli Gerontolog Gökçe Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır" dedi. Gerontolog Gökçe Tan, 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Sivas’ta kurulan Darülreha’nın ilk huzurevi olma özelliğini taşıdığını ifade eden Tan, "İnsanlık tarih boyunca hep ölümsüzlüğü aramıştır. Günümüzden yaklaşık 4 bin yıl öncesine dayanan, tarihteki ilk destan olan Gılgamış Destanı, dostunu kaybeden Kral Gılgamış’ın gençlik otunu bulma yolculuğunu anlatır. Yine Anadolu anlatılarında Lokman Hekim’in yılanların şahı Şahmeran’dan ölümsüzlüğün ilacını öğrendiği rivayet edilir. Peki, ölümsüzlüğün mümkün olmadığının anlaşılması, toplumların yaşlı bireylere yaklaşımını nasıl şekillendirdi? Bunun cevabı yarım milyon yıl eskiye dayanan arkeolojik kazılarda saklı. Antik Yunan’da yaşlı bakımıyla ilgili sert kanunlar vardı, öyle ki yaşlılarına bakmayan çocuklar cezalandırılıyordu. Bununla beraber şehirden bakım almanızı sağlayan bir sistem de mevcuttu. Yine Oğuz Boyu’nda yaşlılar bilge, yararlı ve saygın kişiler olarak görülüyordu. Anadolu’da Selçuklular döneminde Sivas’ta kurulan Darülreha, yaşlıları korumaya yönelik hizmetler veren ilk huzurevi özelliğini taşımaktaydı. Yaşlılık yüzyıllar boyunca aile ve topluluk içinde bakım pratikleriyle karşılanmışken; yaşlılığın beraberinde getirdiği sorunların daha görünür hale gelmesi artık tıbbi olarak çözümlenmesi gereken bir süreç haline gelmişti. Özellikle Orta Çağ’da tıbbın babası olarak da bilinen İbn-i Sina da El Kanun Fi’t Tıp kitabında yaşlılık dönemine özgü bedensel değişimleri ve sağlık sorunlarını ele alarak, yaşlılığın tıbbi olarak değerlendirilmesine zemin hazırlamıştır. Bununlar beraber İbni-Sina, yaşlılığın yaşam tarzıyla da ilgili olduğunu vurgulayarak, yaşlanmanın önlenmesi ve geciktirilmesi gibi bir kaygı gütmeden konforlu ve kaliteli yaşamın sırlarını aramıştır" dedi. Geriatri kavramının 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktığını ifaden eden Tan, "Yüzyıllar içinde gelişen tıp ve sosyal bilimler, yaşlanma sürecine olan bu ilgiyi derinleştirerek çok boyutlu bir olgu olarak ele alınmasını isteyen yaşlanma dedektiflerini ortaya çıkarmıştır. Nitekim 20. yüzyılın başlarında Ignatz Leo Nascher tarafından ‘geriatri’ kavramının ortaya konmasıyla yaşlı sağlığı tıbbın ayrı bir uzmanlık alanı haline gelirken; yaşlanma sürecini biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarıyla inceleyen ‘gerontoloji’ de bağımsız bir bilim alanı olarak gelişmeye başlamıştır. Geriatri ve gerontolojinin ‘Nasıl kaliteli ve başarılı yaşlanabiliriz?’ sorusu aktif yaşlanma kavramıyla cevap bulmuştur. Nitekim ilk defa Dünya Sağlık Örgütü tarafından ortaya konan aktif yaşlanma yaklaşımı; bireylerin sağlık, katılım, güvenlik olarak üç temel unsurun birleşimiyle meydana gelmiştir. Bu unsurlar yaşlı bireylerin yalnızca sağlık hizmetlerinden yararlanan pasif bireyler değil, aynı zamanda toplum içinde üretken, katılımcı ve karar süreçlerine dahil olan bireyler olduğunu vurgular" diye konuştu. Tan, "Bugün aktif yaşlanma kavramı, kadim ölümsüzlük arzusunun modern dünyadaki dönüşmüş biçimidir. Ne Kral Gılgamış ölümsüzlük otunu yiyebildi ne de Lokman Hekim gençlik iksirini kullanabildi. Artık amaç sonsuz yaşam değil; uzayan yaşamı anlamlı, katılımcı ve onurlu kılmaktır. Cicero’nun da dediği gibi yaşlılığa karşı en mükemmel ilaç, bilgili ve erdemli olmaktır" açıklamasında bulundu.
Şehit ve gazi yakınlarının yaptığı el emeği tablolar sergilendi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:38 Şehit ve gazi yakınlarının yaptığı el emeği tablolar sergilendi Sivas’ta 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle düzenlenenen törende şehit ve gazi yakınlarının hazırladığı sergi ilgi gördü. Yukarı Tekke Garnizon Şehitliğindeki tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Çelenk sunumu sonrası askeri manga tarafından şehitler anısına saygı atışı gerçekleştirildi. Şeref defterini imzalayan Vali Yılmaz Şimşek, şehitleri rahmet ve minnetle andığını belirterek, "Bugün 18 Mart aziz milletimizin bağımsızlık iradesinin, sarsılmaz inancının ve vatan sevgisinin tarihe altın harflerle yazıldığı Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümüdür. Bugünü Türk milleti olarak büyük bir gurur ile idrar ediyor, şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Şüphesiz Çanakkale imkansızlıklar karşısında dahi esareti kabul etmeyen bir milleti vatanı ve mukaddesatı uğruna canını feda etmekten çekinmeyen kahramanların yazdığı eşsiz bir direniş destanıdır" dedi. Vali Şimşek ve beraberindekiler ardından şehitliğe geçerek kabirlere karanfil bırakıp dua etti. Törene Vali Şimşek, Garnizon Komutanı Zeynel Abidin Alptekin, Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü, gaziler ve şehit yakınları katıldı. "Şehit ve gazi yakınları sergi açtı" Şehitlikteki program sonrası Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü kapsamında şehit yakınları ve gazilerce hazırlanan rölyef tablo ve vitray sergisinin açılışı yapıldı. Sergiyi açan Vali Şimşek beraberindekilerle, eserleri inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Etkinlik kapsamında Kadı Burhanettin Ortaokulu öğrencilerince hazırlanan Çanakkale konulu tiyatro gösterisi ilgiyle izlendi.
Şehit ve gazi yakınlarının yaptığı el emeği tablolar sergilendi
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:29 Şehit ve gazi yakınlarının yaptığı el emeği tablolar sergilendi Sivas’ta 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle tören düzenlendi. Yıl dönümü kapsamında şehit ve gazi yakınları tarafından hazırlanan rölyef tablo ve vitray sergisinin açılışı yapıldı. Sivas’ta 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü nedeniyle kent merkezinde bulunan Yukarı Tekke Garnizon Şehitliğinde tören düzenlendi. Gerçekleştirilen törene Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Garnizon Komutanı Zeynel Abidin Alptekin, Belediye Başkanı Adem Uzun, il protokolü, gaziler ve şehit yakınları katıldı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende protokol üyeleri tarafından şehitler anıtına çelenk sunuldu. Ardından askeri manga tarafından şehitler anısına saygı atışı gerçekleştirildi. Şeref defterini imzalayan Vali Yılmaz Şimşek, şehitleri rahmet ve minnetle andığını belirterek, "Bugün 18 Mart aziz milletimizin bağımsızlık iradesinin, sarsılmaz inancının ve vatan sevgisinin tarihe altın harflerle yazıldığı Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümüdür. Bugünü Türk milleti olarak büyük bir gurur ile idrar ediyor, şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Şüphesiz Çanakkale imkansızlıklar karşısında dahi esareti kabul etmeyen bir milleti vatanı ve mukaddesatı uğruna canını feda etmekten çekinmeyen kahramanların yazdığı eşsiz bir direniş destanıdır" dedi. Konuşmanın ardından Vali Yılmaz Şimşek ve beraberindeki şehitlerin mezarlarına karanfil bırakarak dua etti. "Şehit ve gazi yakınları sergi açtı" Öte yandan şehitlikteki programın ardından katılımcılar Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’ne geçti. Burada Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümü kapsamında şehit yakınları ve gaziler tarafından hazırlanan rölyef tablo ve vitray sergisinin açılışı yapıldı. Sergiyi açan Vali Şimşek ve beraberindekiler, eserleri inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Sergi programının ardından anma etkinlikleri devam etti. Katılımcılar, Kadı Burhanettin Ortaokulu öğrencileri tarafından hazırlanan Çanakkale konulu tiyatro gösterisini izledi.
Görenler gözlerine inanamadı: Köpeğin karnından 140 taş çıktı
18 Mart 2026 Çarşamba - 13:11 Görenler gözlerine inanamadı: Köpeğin karnından 140 taş çıktı Sivas’ta bir köpeğin idrar kesesinden ameliyatla irili ufaklı yaklaşık 140 taş çıkartıldı. Sivas’ta ‘Tarçın’ isimli köpek, uzun süredir devam eden idrar yolu rahatsızlığı nedeniyle Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Hayvan Hastanesi’nde ameliyata alındı. Daha önce farklı kliniklerde tedavi görmesine rağmen rahatsızlığı devam eden Tarçın’ın yapılan muayene ve görüntülemelerinde idrar kesesinde çok sayıda taş olduğu tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonda Tarçın’ın idrar kesesi açılarak, içerisinden irili ufaklı yaklaşık 140 taş çıkarıldı. Ameliyat sonrası durumu iyi olan Tarçın’ın tedavisine hastanede devam ediliyor. "Röntgen çektiğimizde idrar kesesinde birçok taşın olduğunu fark ettik" Başarılı bir ameliyat gerçekleştirdiklerini ifade eden Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Cerrahi Anabilim Dalı Uzmanı Doç. Dr. Tunahan Sancak, "Hastamızın adı Tarçın. Tarçın şehir merkezindeki bir klinikte bir yıldır idrar yolu ile alakalı tedaviler gördükten sonra sağlık sorunları yine aynı şekilde devam ettiğinden dolayı bize getirildi. Biz de yaptığımız muayeneler sonucu karın bölgesinde bir hassasiyet gördük. Bu duruma karşı tepki de veriyordu. Sonrasında röntgen çektiğimizde idrar kesesinde birçok taşın olduğunu fark ettik. İyice emin olmak için de ultrason muayenesi yaptık ve taşları teyit ettikten sonra ameliyat ile almaya karar verdik. Operasyondan önce kan aldık, hemogram ve biyokimya değerlerine baktığımızda değerlerinde bir yükselme vardı. Taşların fazla olmasından dolayı biz yine de bu ameliyatı gerçekleştirme kararı aldık. Ameliyata aldıktan sonra idrar kesesini açtık ve içerisinden irili ufaklı yaklaşık 140 tane taş çıkardık. Daha sonra keseyi düzgün bir şekilde temizledikten sonra kapattık" diye konuştu. "Bu taşları incelemeye yollayacağız" Hayvanlara çeşme sularının verilmemesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Tunahan Sancak, "İdrar taşları genelde ürik asit, kalsiyum ve okzalat gibi maddelerin yoğunlaşıp kristalleşmesiyle oluşur. Hayvanlarda bunun başlıca sebepleri ise az su içme, yüksek proteinli diyetler ve idrar yolu enfeksiyonları gibi durumlardır. Bu süreçte hayvan sahiplerinin idrar çıkışlarına, su içme sıklıklarına dikkat etmeleri ve hayvanları çeşme sularından uzak tutmaları gerekmektedir. Bundan sonraki süreçte medikal tedavi ile birlikte hem mama değişikliği hem de antibiyotik tedavileriyle süreci devam ettireceğiz. Bu taşları incelemeye yollayacağız ve daha sonra bu taşların oluşumunu engelleyecek çözümler üretmeyi, ameliyat sonrası süreçte nasıl bir tedavi yolu izleyeceğimizi belirlemeyi hedefliyoruz. Şu an için süreç gayet güzel ilerliyor, Tarçın da kendine geldi" dedi.