Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Sivas
Yaz aylarının korkulu rüyası kenelere karşı hem havadan ve hem karadan mücadele başladı
29 Nisan 2026 Çarşamba - 10:49:06
Kelkit vadisi ve çevresinde yaz aylarının korkulu rüyası olan keneler ölümlere neden olmaya başladı. Bu sezonda bir kişinin öldüğü Sivas’ta hem havadan hem de karadan kenelere karşı mücadele başladı. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, kene riskine karşı park, mesire alanı ve kırsal bölgelerde hem karadan hem havadan ilaçlama çalışmalarını sürdürüldüklerini belirterek, ilaçlama çalışmalarında doğal dengeyi de koruduklarını söyledi. Havaların ısınması ile birlikte kene vakalarında artış olmaya başladı. Özellikle kırsal bölgelerde görülen ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski taşıyan kenelere karşı Sivas Belediyesi harekete geçti. Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri şehir genelinde parklar, yeşil alanlar, mesire alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde düzenli olarak ilaçlama yapıyor. Haşerelerin yayılımını önlemek amacıyla yürütülen çalışmalarda, hem karadan hem de havadan müdahale gerçekleştiriliyor. Aracın ve ekiplerin giremediği yerlere dron ile yapılan ilaçlama çalışmaları ise dikkat çekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, belediye olarak kapsamlı bir mücadele yürüttüklerini ve ilaçlama çalışmalarında doğadaki dengenin korunmasına da özen gösterdiklerini belirterek, "Sivas Belediyesi olarak mesire alanlarında ve mahallelerde ilaçlama çalışmalarını yapıyoruz. İlaçlama çok önemli ama doğada bir denge var. Bu dengeyi korumak gerekiyor. Biz ilaçlama yaparken arılar, karıncalar gibi canlılara dikkat ediyoruz. Bu yüzden ilaçlama çalışmalarını belirli bir dozda gerçekleştiriyoruz" ifadelerine yer verdi. "Gece ve gündüz ilaçlama çalışmaları yapılıyor" Adem Uzun, ekiplerin yoğun bir şekilde ilaçlama çalışmaları yaptıklarını belirterek, "Havaların ısınması ile birlikte veteriner işlerimize bağlı ekip arkadaşlarımız yoğun bir şekilde ilaçlama çalışmalarına başladılar. Mesire alanlarında, mahallelerde gece ve gündüz ilaçlama çalışmaları yapıyorlar. Bu ilaçlama çalışmalarımız hem kenelere karşı hem de diğer haşerelere karşı etkilidir. Kene vakalarının görüldüğü bölgelere baktığımızda yüksek bölgelerde, nem, yağışın ve otun olduğu bölgelerde fazla olduğunu görüyoruz. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, kene ile mücadele oldukça tecrübeliler. Çevre illerden keneye yakalanan vatandaşlarımız Sivas Cumhuriyet Üniversite Hastanesine giderek, burada kendilerine müdahale ediliyor. Bu müdahalelerin büyük bir kısmı başarı ile sonuçlanmakta. Vatandaşlarımızın keneyi kendi müdahalesi sonrasında çıkartmasında olumsuz durumlar yaşanabiliyor" dedi. "Havadan ve karadan müdahale ediyoruz" İlaçlamaların belirli bir dozda yapılması gerektiğini söyleyen Uzun, "Sivas Belediyesi olarak mesire alanlarında ve mahallerde ilaçlama çalışmalarını yapıyoruz. Geçmiş senelerde herhangi bir olumsuz durumlarla karşılaşmadık. İnşallah bu sene de olumsuz durumlarla karşılaşmayız. İlaçlama çok önemli ama doğada bir denge var. Bu dengeyi de korumak gerekiyor. Biz ilaçlamayı yaparken etrafta yaşayan arılar, karıncalar gibi canlılara dikkat ediyoruz. Bu yüzden ilaçlama çalışmalarını belirli bir dozda yapıyoruz. Dozundan fazla ilaçlama ise karınca ve arı gibi canlılara zarar verecek. Biz haşereler ile müdahale ederken, bir yandan da doğanın dengesini korumak zorundayız ve buna belediye olarak çok dikkat ediyoruz. Belediyemiz bünyesine ilaçlama için dron aldık. Su birikintilerini fazla olduğu bölgelerde dron ile ilaçlamalar yapıyoruz. Araçla ve ekiplerimizin bireysel olarak giremediği yerleri dron ile ilaçlıyoruz. Bir yandan havadan bir yandan karadan lavra, haşere ve kenelerle mücadele ediyoruz" diye konuştu.
28 Nisan 2026 Salı - 22:15
Sivas’ta bitkin halde bulunan ağaçkakan, tedavi edilip doğaya salındı
Sivas’ta bitkin halde bulunan alaca ağaçkakan, Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerince teslim alınarak tedavi edildi. 4 günlük bakımın ardından sağlığına kavuşan kuş, yeniden doğal yaşam alanına bırakıldı. Kent merkezinde yorgun ve hareketsiz halde ağaçkakan bulan duyarlı bir vatandaş, durumu Doğa Koruma ve Milli Parklar Sivas Şube Müdürlüğü ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, alaca ağaçkakanı teslim alarak tedavi altına aldı. Yetkililer tarafından 4 gün boyunca bakımı ve tedavisi yapılan ağaçkakanın sağlık durumunun iyiye gitmesi üzerine, doğal yaşam alanına salındı.
28 Nisan 2026 Salı - 18:10
Sivas’ta şehitlerin adı fidanlarda yaşatılacak
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde bini aşkın fidan ve yetişmiş ağaç toprakla buluşturuldu, her bir fidana şehitlerin ismi verildi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, binden fazla değerli fidan ve yetişmiş ağacın toprakla buluştuğu "Geleceği Birlikte Yeşertelim" etkinliği gerçekleştirdi. Üniversite yerleşkesinde gerçekleştirilen fidan dikme törenine; Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, Sivas İl Jandarma Komutanı Albay Adem Taşkın, Sivas İl Emniyet Müdür Yardımcısı Doğan Özer, kurum müdürleri, Sivas Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Başkanı Fatih Deveci, şehit aileleri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül törende yaptığı konuşmada, "Bugün burada sadece fidanları ve ağaçları toprakla buluşturmuyoruz; aynı zamanda geleceğe umut ekiyoruz. Daha yeşil bir kampüs, daha yaşanabilir bir çevre ve doğaya karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek adına önemli bir adım atıyoruz. Diktiğimiz her bir fidanı şehitlerimizin aziz hatırasına ithaf ettik. Onların isimlerini yaşatmak, fedakârlıklarını unutmamak ve her zaman yanlarında olduğumuzu göstermek bizim için büyük bir sorumluluktur. Ayrıca Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden öğrencilerimizi de rahmetle anıyor, onların anısına fidanlarımızı toprakla buluşturuyoruz. Bu fidan ve ağaçlar, hem birer hatıra hem de geleceğe bırakılan yaşam kaynakları olacaktır. Sivas’ta faaliyet gösteren tüm kurumlarımız adına da fidan dikimi gerçekleştirdik. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde Sivaslı iş insanı Mehmet Akif Bağce ve Cumhuriyet Üniversitesi Vakfı’nın kıymetli destekleri büyük rol oynamıştır. Katkı sunan herkese teşekkür ediyor, bu birlik ve dayanışmanın artarak devam etmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Katılımcılar, dikilen fidanlara can suyu vererek hem doğaya katkı sundu hem de bu anlamlı günün hatırasına ortak oldu. Programın ardından Rektör Prof. Dr. Ahmet Şengönül, il protokol üyeleri ve şehit ailelerini makamında ağırladı. Gerçekleştirilen görüşmede, bu tür sosyal sorumluluk çalışmalarının önemine değinilerek desteklerin her zaman süreceği vurgulandı.
28 Nisan 2026 Salı - 13:41
Bu yara bandı hem hızlı iyileştiriyor hem de geri dönüşüm kullanılarak yapılıyor
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde geliştirilen, nanoteknoloji destekli ve antimikrobiyal özellik taşıyan yeni nesil yara bandı, yapılan deneylerde standart ürünlere göre daha hızlı iyileşme sağladı. Prof. Dr. Koray Sayın ise ürünün dünyada benzeri olmadığını belirterek, patent sürecine hazırlandıklarını ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde yürütülen bilimsel çalışma kapsamında, mevcut yara bantlarının yetersizliğinden yola çıkılarak geliştirilen yeni nesil yara bandı, sağlık alanında dikkat çeken bir yenilik olarak öne çıkıyor. Yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özelliklere sahip olarak tasarlanan yara bandının, yapılan deneylerde hem enfeksiyon oluşumunu engellediği hem de iyileşme sürecini önemli ölçüde ise hızlandırıyor. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen hayvan deneylerinde üç farklı grup oluşturuldu. Geliştirilen yara bandının ise deney süresi boyunca hem kontrol grubuna hem de standart yara bandına kıyasla daha başarılı sonuçlar verdiği kaydedildi. Nanoteknoloji ile desteklenen yara bandında, gümüş elementi çevre dostu ’yeşil kimya’ yöntemiyle nano boyuta indirgenerek kullanıldı. Ayrıca çalışmada kullanılan gümüşün atık takılardan elde edilmesiyle, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım olarak görülüyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Sayın, mevcut yara bantlarının enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldıramadığını belirterek, "Bu çalışmaya başlama amacımız, standart yara bantlarının yetersizliğini ortadan kaldırmaktı. Yara bandı kullanılsa dahi enfeksiyon gelişebildiğini gördük. Geliştirdiğimiz yara bandı ise hem yara iyileşmesini hızlandırıyor hem de antimikrobiyal özellik göstererek enfeksiyon riskini azaltıyor" dedi. Sayın, geliştirdikleri proje ile TEKNOFEST 2025’te yer alarak üçüncülük elde ettiklerini de söyleyerek, "Projenin ticarileştirilmesi için ise kısa süre içerisinde patent başvurusu yapmayı planlıyoruz" dedi. "Antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk" Koray Sayın, geliştirilen yara bandının yarayı daha hızlı iyileştirdiğini söyleyerek, "Bu geliştirdiğimiz yara bandının çıkış noktası tamamı ile bizim mevcut standart yara bantlarının yetersizliğini düşünmemizden yola çıkarak ortaya konuldu. Çünkü yara bandı da kullansak enfeksiyon gelişebiliyordu ve bundan ister istemez bir hastaneye yük oluşturuyordu. Bu yükün önüne geçebilir miyiz maksadıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Normal yara bantlarından farkı ise yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk. Bu çalışmada hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz deneyler sonucunda üç gruba ayırdık. İlk olarak kontrol grubu yani hiçbir tedavi sürecini yapmadığımız bir tane standart yara bandı grubudur. Bir de bizim ürettiğimiz yara bandımız var. Yapılan bu çalışmalarda normal açık bırakılan yaranın halk tarafından da bilindiği üzere çabuk iyileştiği aslında çabuk iyileşmediğini fark ettik. Açık bırakılan yaranın üstü kabuk bağlıyor ve derinin büzülmesiyle birlikte yara kapandı gibi görülüyor. Ama altında enfeksiyonun geliştiğini tespit ettik. Bizim geliştirdiğimiz yara bandı toplam deney süresi boyunca hem kontrol hem de standart yara bandına göre hem daha iyi iyileşme sergiledi hem de antimikrobiyal özellik gösterdi. Bu antimikrobiyal özelliği de sergilerken nanoteknolojik bir özellik dahil ettik" dedi. "Çevre dostu bir şekilde ürettik" Bu yara bandının muadilinin şu anda dünyada olmadığını belirten Sayın, "Yara bandına gümüşü yeşil kimya yöntemi ile çevre dostu bir şekilde nano boyuta getirdik ve gümüşü yara bantlarımızda kullandık. Ürettiğimiz bu nano gümüşleri ise atık gümüş takılardan yola çıkarak çalışmamızda kullandık. Yani bir nevi geri dönüştürülebilir bir malzemeyi tekrardan revize ederek, kullanılabilir işlevsel bir özellik haline getirmiş olduk. Üretilen yara bandının muadili şu anda dünyamızda yok. Dünyada gümüş destekli yara bantları var bunu kabul ediyoruz, lakin hem yara iyileşmesini hızlandıran hem de antimikrobiyal özellik sergileyen nanoteknoloji özellikli bir yara bandı bulunmamaktadır. Türkiye’de ve dünyada da ilkiz. Üretim aşamasında ise önce bilgisayar ortamında yaklaşık 150 tane molekül tasarladık. Tasarladığımız molekülleri bilgisayar ortamında analiz ederek, potansiyeli en yüksek olan molekülleri belirledik. Sadece yara iyileşmesini hızlandırma açısından daha sonra bu potansiyeli yüksek moleküllerimizi sentezledik karakterize ettik ve bunları hücre kültüründe ilk etapta deneme fırsatı bulduk" diye konuştu. "Olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik" Paten başvurusunda bulunacaklarını ifade eden Sayın, "Molekülleri hücre kültüründe deneyerek tamamen yara iyileşme özelliğinin hangisinde daha iyi olduğunu tespit ettik. En son aşamada ise yara bantlarımızın prototipini üreterek, hayvanlarda deneme fırsatı bulduk. En sonda da olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik. Teknofest 2025’e katıldık. İstanbul’da beş günlük çok güzel bir organizasyona dahil olduk ve orada bulunmaktan mutlu olduk, gurur duyduk. Birçok kişinin katılmış olduğu bu festivalde bizler de yerimizi alarak, üçüncü olarak hanemize başarı kazandırmış olduk. Yara bandımızın ticarileşmesi konusunda atacağımız ilk adım hemen bir patent başvurusunda bulunacağız. Büyük ihtimal bir veya iki ay içerisinde ilgili ürünlere ve prototipe patent başvurusunu gerçekleştirerek, en azından ticari boyutta da bir anlam kazandırmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 14:50
Hukuk Fakültesi öğrencileri 8 asırlık medresede ders işledi
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri dönemin ilk dersini 8 asırlık Gök Medresede işledi. Sivas’ta, Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Cumhuriyet Üniversitesi işbirliğinde 2025-2026 eğitim-öğretim yılı Hukuk Fakültesi açılış dersi Gök Medrese’de işlendi. Derse, Vali Yardımcısı İlhami Doğan, Vakıflar Bölge Müdürü Mehmet Ali Çalışkan, Rektör yardımcıları Salih Cem İnan ve Süleyman Değirmen, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akif Aktaş, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Ertugay, İdare Mahkemesi Başkanı Ali Ersan Tüzüner’in yanı sıra öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal marşı ile başlayan derste ’ceza ve ceza mahkemesi hukukunda kanunilik ilkesi’ konusu işlendi. Selçuklu mimarisinin eşsiz örnekleri arasında gösterilen medrese, yüzyıllar sonra yeniden bir eğitim yuvası olarak kullanılmasıyla dikkat çekti. "Bir anda 754 yıl öncesine gitmiş gibi hissettik" Prof. Dr. Fatih Ertugay, bu seneki öğrencilerin yüksek puanlar ve düşük sıralamalarla yerleşiklerini ifade ederek, "Hukuk Fakültesinin açılış dersi için bugün Gök Medresede bir araya gedik. Sivas Medreseler şehri ve eğitimin başkenti. Şuanda bulunduğumuz Gök Medrese 1271 yılında kurulan bir Medrese, Felsefe ve Hukuk eğitimi veren bir okul. Sivas’ta Gök Medresenin dışında Şifaiye Medresesi, Buruciye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese de bulunuyor. Sivas yüzyıllar boyunca eğitime başkentlik yapmış bir şehir. Bizde bu vesileyle Hukuk fakültesinin açılış dersini burada gerçekleştiriyoruz. Hukuk fakültesi Cumhuriyet Üniversitemizin en yeni fakültelerinden birisi. 2017 yılında açıldı ve 2022 yılında da öğrenci alımlarına başladı. Öğrencilerimiz üniversitelere giriş sınavında yüksek puanlar alarak fakültemize yerleşiyorlar. Bu seneki öğrencilerimiz de oldukça yüksek puanlar ve sıralamalarla fakültemize yerleştiler. Ankara’nın doğusundaki Üniversiteler arasında da oldukça iyi bir yerdeyiz. Bizler de öğrencilerimize iyi eğitimler vererek onların yüksek niteliklerini taçlandırarak buradan mezun etmeyi amaçlıyoruz. Bulunduğumuz Gök Medreseye girerken çok değişik duygular hissediyoruz. Bir anda 754 yıl öncesine gitmiş gibi hissettik. Öğrencilerimizin burada oturup açılış dersini burada dinlemeleri onları ve bizleri zamanda bir yolculuğa çıkarıyormuşuz gibi hissettiriyor" diye konuştu. "Gök Medresenin çok farklı bir atmosferi var" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi dördüncü sınıf öğrencisi Esra Yıldız, keyifli bir ders işlediklerini ifade ederek, "Bugün Gök medresede fakültemizin açılış dersimizi gerçekleştirdik. Daha önce de bu tür etkinlikler yapmıştık. Burası Sivas’ın en eski tarihi yerlerinden birisi. Gök Medresenin çok farklı bir atmosferi var hocamızla birlikte çok güzel bir ders işledik" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 14:19
Sivas’ta çeşitli suçlardan arama kaydı bulunan 289 şahıs yakalandı
Sivas’ta Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından 1-31 Eylül tarihleri arasında yürütülen çalışmalar çerçevesinde uyuşturucu ve asayiş suçlarına yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda suç unsuru ele geçirilirken, aranan 289 şahıs yakalandı. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele ve Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin eylül ayı boyunca gerçekleştirdiği denetim ve operasyonlarda önemli başarılar elde edildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda; 18 kilo 596 gram eroin, 12 gram esrar, 26 gram bonzai, 126 gram metamfetamin, 553 adet sentetik ecza, 9 adet ecstasy ve 6 adet kök kenevir ele geçirildi. Uyuşturucu kullanımı ve ticaretiyle bağlantılı olduğu tespit edilen 85 şahıs gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyonlarda; 7 adet silah, 11 adet av tüfeği, 22 adet kurusıkı tabanca, 11 adet fişek ve 65 adet kesici alet ele geçirildi. Ayrıca, çeşitli suçlardan arama kaydı bulunan 204 şahıs da yakalandı.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:12
Normal doğum hem anne için hem de bebek için daha faydalı
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Levent Kandemir Normal Doğum Haftası nedeniyle yaptığı açıklamalarda bulundu. Kandemir, sağlık çalışanlarının desteği ile sezaryen oranlarının düşmesi mümkün olduğunu belirterek, sezaryenin yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında tercih edilmesi gerektiğini vurguladı. Normal doğum, gebeliğin doğal sürecinin tamamlanması ve anne ile bebeğin sağlığının korunması açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlar ise sezaryenin yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında uygulanması gerektiğini vurguluyor. Normal doğum, anne adayının kendi gücüyle doğuma katılmasını sağlayarak hem bedensel hem de ruhsal açıdan önemli faydalar sunuyor. Bu süreçte anne, doğum sonrası daha hızlı toparlanıyor ve bebeği ile erken dönemde güçlü bir bağ kurabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, ideal sezaryen oranının yalnızca yüzde 10-15 olması gerektiğini belirterek gereksiz cerrahi müdahalelere karşı uyarıda bulunuyor. 1-7 Ekim Normal Doğum Haftası nedeniyle açıklamalarda bulunan Sivas Numune Hastanesinde görevli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Levent Kandemir, normal doğumun yalnızca bir tıbbi tercih değil, aynı zamanda toplum sağlığı açısından da büyük önem taşıdığını söyleyerek, "Normal doğum, gebeliğin en doğal şekilde tamamlanmasıdır. Anne adayının doğumu kendi gücüyle gerçekleştirmesi hem bedensel hem de ruhsal açıdan önemli faydalar sağlar" dedi. "Toplum sağlığı meselesidir. Levent Kandemir, bu haftanın bir çağrı niteliğinde olduğunu söyleyerek, "1-7 Ekim Normal Doğum Haftası, yalnızca bir farkındalık kampanyası değil, aynı zamanda anne sağlığını korumaya, bebeklerin daha sağlıklı bir başlangıç yapmasına ve sağlık sisteminde maliyetlerin azaltılmasına yönelik bir toplumsal çağrı niteliği taşımaktadır. Türkiye’de son yıllarda Sağlık Bakanlığı’nın ‘Normal Doğum Dostu Hastane’ projeleri, doğum öncesi eğitim sınıfları ve anne dostu uygulamalarla normal doğum oranlarını artırmaya çalıştığı bilinmektedir. Ancak istatistikler, bu çabaların henüz istenilen düzeye ulaşmadığını göstermektedir. Dolayısıyla vurgulanması gereken en önemli nokta, normal doğumun yalnızca bir tıbbi tercih değil, aynı zamanda bir toplum sağlığı meselesi olduğudur. Normal doğum yapan anneler, doğumdan kısa süre sonra günlük yaşamlarına dönebilirler. Daha kısa sürede taburcu edilirler. Normal yolla doğuran anne daha kısa sürede düzelip normal hayatına döndüğü için bebeği ile birebir daha fazla ilgilenebilmekte, anne ile bebek arasındaki cilt teması daha hızlı ve kolay gerçekleşmekte bunlar da bebek ve anne arasındaki bağlantının daha güçlü olmasına yol açmaktadır. Enfeksiyon, kanama ve pıhtılaşma riski sezaryende daha yüksektir" dedi. "Zorunluluk durumlarında tercih edilmeli" Normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı için en doğal ve güvenilir yöntem olduğunu söyleyen Kandemir, "Normal doğum yapan annelerde sonraki gebeliklerde riskler daha düşüktür. Doğum sürecine aktif katılmak, anneye güven duygusu kazandırır ve doğum sonrası depresyon riskini azaltır. Normal doğumda bebek, annenin faydalı bakterileriyle temas ederek bağışıklık sistemini güçlendiren doğal bir koruma kazanır. Doğum kanalından geçiş, bebeğin akciğerlerindeki sıvının atılmasına yardımcı olur. Bu nedenle solunum sorunları daha az görülür. Ten tene temas ve doğal doğum süreci, emzirmeyi daha kolay ve erken başlatır. Doğum sonrası temas, duygusal bağlanmayı güçlendirir ve bebeğin gelişimine olumlu katkıda bulunur. Normal doğum, hem anne hem de bebek sağlığı için en doğal ve güvenilir yöntemdir. Sezaryen yalnızca tıbbi zorunluluk durumlarında tercih edilmelidir. Toplumda farkındalığın artması, annelerin doğru bilgilendirilmesi ve sağlık çalışanlarının desteği ile sezaryen oranlarının düşmesi mümkündü" diye konuştu.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:07
Uzmanı açıkladı: "Ağır okul çantaları çocuklarda skolyoz riskini artırıyor"
Çocukların ağır çanta taşımasının skolyoza yol açabileceğini söyleyen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, çantaların boy ve kilo uyumuna dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Okul çağındaki çocukların omurga sağlığı, kullandıkları çantaların ağırlığı ve ergonomisiyle doğrudan ilişkili oluyor. Günlük olarak ders kitapları, defterler ve beslenme çantalarıyla taşınan yükler, çocuğun kilosuna oranla fazla olduğunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Çanta seçiminde boy ve kilo uyumuna dikkat edilmemesi, omuz askılarının dar ve sert olması ya da tek omuzda taşınması omurga üzerinde baskı oluşturuyor. Bu baskının ise uzun vadede duruş bozukluklarına, kas, iskelet sistemi rahatsızlıklarına ve omurga eğriliği yani skolyoz hastalığına sebep olabiliyor. Özellikle küçük yaşlarda gelişim sürecinde olan çocuklarda ağır çanta kullanımı, ilerleyen yıllarda geri dönüşü zor sağlık problemlerini beraberinde getirebiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, çocukların boyuna ve kilosuna uygun çantalar tercih edilmesi gerektiğini belirterek, omurga sağlığının korunmasına vurgu yaptı. "Çocuklara uygun çantalar tercih edilmeli" Çocukların çantasında gereksiz ağırlık yapabilecek oyuncak gibi eşyaların olmamasına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Tuğçe Uçar, "Çocuğun boyuna uygun çok büyük olmayan çanta tercih edilmeli. Omuz askılarının geniş ve yumuşak olması, çantanın mutlaka iki omuzdan takılması gerekiyor. Bel kemeri veya göğüs kayışı olan çantalar ağırlığı daha dengeli dağıtıyor. Çanta çocuğun kilosunun yüzde 10’unu geçmemeli. Yani 20 kilogram olan bir çocuğun okul çantasının ağırlığı 2 kilogramı geçmemeli. Çantanın hafif ama dayanıklı malzemeden yapılmış olmasına, içerisinde gereksiz ağırlık yapabilecek oyuncak gibi eşyaların olmamasına dikkat etmeliyiz. Ayrıca içine acil durum kartı da eklemek faydalı olacaktır. Çocuğun adı, veli telefon numarası ve alerjilerde yazılıp çantanın içerisine konulabilir. BPA içermeyen plastik, paslanmaz çelik ya da cam mataralar güvenli seçeneklerdir. Dayanaklılık açısından paslanmaz çelik mataralar daha uygundur. Kolay temizlenen ve geniş ağızlı modeller tercih edilmelidir. Kolaylıkla açılıp kapanan, damlatmayan kapaklı ya da pipetli mataralar çocuklar için iyi bir pratik olur. Çocuğun sevdiği renk veya desenlerde seçildiğinde su içme alışkanlığı da artıyor. Tabi diğer önemli nokta suyun her gün taze olması ve mataraların düzenli olarak temizlenmesidir. Beslenme çantalarının iç yüzeyi silinebilir ve temizliği kolay olan çantalar tercih edilmelidir. Termal özelliği olursa yiyeceklerin tazeliği de korunur" dedi. "Omurga sağlığı için önemli" Uçar, plastik içerikli materyallere dikkat edilmesi gerektiğini ifade ederek, "Çocukların beslenme çantalarına hazır gıdalar konulmamalıdır. Tam tahıllı yapılmış ekmekli sandviçler, peynir, yoğurt ya da ayran mevsim meyve ve sebzeleri ile kuruyemiş gibi sağlıklı alternatifler koymak en doğrusudur. Atıştırmalık ya da ara öğün içerisinde ev yapımı küçük bir kek dilimi ya da kuru meyve tercih edilebilir. Çok fazla ‘skolyoz’ dediğimiz omurga eğriliği sıklığında artış görüyoruz. Bu çocukların uygun olmayan şekillerde çantalarla yük taşıması sonrasında meydana geliyor. Bu yüzden çocuğun boyuna ve kilosuna uygun çanta seçimi omurga sağlığını korumak açısından çok önemli. Sağlıklı olarak pazarlanan plastik suluklar bile kendi içine mikroplastik ya da kimyasal salınım yapabiliyor. Sıcakta ve uygun saklama şartları sağlanmayınca artabiliyor. O yüzden matara seçiminde tercihimiz cam ya da paslanmaz çelik olmasıdır" diye konuştu.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:31
Elleri bağlanıp boğazları kesilen kardeşlerin davasında ikinci duruşma görüldü
Sivas’ta elleri bağlanıp boğazları kesilerek öldürülen Umutcan ve milli sporcu Melisa Şimşek kardeşlerin davasında ikinci duruşma görüldü. Vahşice işlenen cinayetlerin sanığı Hüseyin Sönmez, savunmasında ev hapsi veya akıl hastanesine yatırılmayı talep etti. Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada Şimşek ailesinin avukatı, aile mensupları ve tanıklar hazır bulundu. Ölen kardeşlerin annesi Ayşegül Şimşek duruşmaya yine üzerinde çocuklarının resmi bulunan tişörtle katıldı. Cinayet sanığı Hüseyin Sönmez duruşmaya tutuklu olduğu Elazığ E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Sönmez, akıl hastanesinde tedavi gördüğü gerekçesiyle ilk duruşmaya katılmamıştı. Melisa Şimşek’e yönelik, "çocuğa karşı tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek nitelikle kasten adam öldürme", Umutcan Şimşek’e karşı da "tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme" suçlarından iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Sönmez, savunmasında suçlamaları reddetti. Güvenlik kamerası görüntüleri izletilen sanığa apartman içerisine girmesi, kentte otobüs durağında otobüs beklemesi, şadırvanda ellerini yüzünü yıkadığı anlar ve kıyafetini değiştirmesi soruldu. Sönmez kendisine tuzak kurulduğunu ileri sürüp güvenlik kameralarına yansıyan kişinin kendisi olduğunu kabul etse de cinayetleri işleyen kişinin kendisi olmadığını, masum olduğunu öne sürerek, tahliyesini talep etti, mümkün olmaması halinde ise ev hapsi veya akıl hastanesine yatırılmasını istedi. Sönmez ayrıca kendisini ifade edemediğini dile getirip, savunmasını yazılı olarak vermek istediğini belirtti. Sanığın bu talebi üzerine duruşma 13 Ekim tarihine ertelendi.
30 Eylül 2025 Salı - 17:51
Nuri Demirağ’ın mirası yeniden hayat buldu!
Sivas’ta 1941 yılında Nuri Demirağ tarafından yaptırılan ve Türkiye’nin ilk ilçe havaalanı olma özelliğini taşıyan Divriği Havaalanı’nda restorasyon çalışmaları tamamlandı. 84 yıl sonra ilk deneme uçuşunun yapıldığı havaalanı, bölge turizmi ve ekonomisine katkı sunacak.
30 Eylül 2025 Salı - 16:50
Şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler, vasiyeti üzerine Sivas’ta anne ve babasının yanına defnedildi
İstanbul’da böbrek yetmezliği şikayetiyle tedavi gördüğü hastanede 89 yaşında vefat eden, şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler, vasiyeti üzerine Sivas’ta anne ve babasının yanına defnedildi, üzerine Mekke ve Karabağ’dan getirilen topraklar serpildi.
30 Eylül 2025 Salı - 16:48
Nefes borusuna mandalina dilimi takılan öğrenciyi, öğretmenin Heimlich manevrası kurtardı
Sivas’ta okulda nefes borusuna mandalina dilimi takılan öğrenciyi, öğretmenin Heimlich manevrası kurtardı. Edinilen bilgiye göre olay, Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu’nda meydana geldi. 5. sınıf öğrencisi Ertan Polat teneffüste yediği mandalina diliminin nefes borusuna takılmasıyla nefessiz kaldı. Durumu fark eden nöbetçi öğretmen Gülsüm Ekici, hızlıca öğrenciye müdahale ederek Heimlich manevrası yaptı. Öğrencinin nefes borusuna takılan parça manevrayla birlikte çıktı. Okulda kısa süreli panik yaşanırken, Polat’ın sağlık durumunun iyi olduğu ve derslerine devam ettiği öğrenildi. Ekici’nin bir süre önce İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ilk yardım eğitimine katıldığı öğrenildi.
30 Eylül 2025 Salı - 16:40
Şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler, vasiyeti üzerine anne ve babasının yanına defnedildi
Böbrek yetmezliği şikayetiyle tedavi gördüğü İstanbul’da hastanede 89 yaşında vefat eden şair ve yazar Yavuz Bülent Bakiler, vasiyeti üzerine Sivas’ta anne ve babasının yanına defnedildi. Üzerine Mekke ve Karabağ’dan getirilen topraklar serpildi. Bakiler için geçtiğimiz gün Marmara İlahiyat Camii’nde kılınan namazın ardından cenazesi vasiyeti üzerine Sivas’a gönderildi. Sivas’taki Ayyıldız Camii’nde ikindi namazının ardından ikinci bir cenaze namazı kılındı. Cenaze namazına Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun’un başta olmak üzere sevenleri ve yakınları katıldı. Cenaze namazını İl Müftüsü Hasan Limon kıldırdı. Bakiler’in Türk bayrağına sarılı tabutu sevenlerinin omuzlarında tekbirler getirilerek taşındı. Cenaze namazının ardından Bakiler, vasiyet ettiği gibi Yukarı Tekke Sıralı Mezarlığı’nda babası Cezmi ve annesi Hayriye Bakiler’in yanına defnedildi. Üzerine ise Mekke’den ve Karabağ’dan getirterek yakın bir arkadaşına teslim ettiği toprak serpildi.
30 Eylül 2025 Salı - 16:16
Sivas’ta otobüs kazası, 3’ü ağır 23 yaralı
Sivas’ın Yıldızeli ilçesi Çamlıbel Geçidi’nde otobüs ile tırın çarpıştığı kazada 3’ü ağır 23 kişi yaralandı. Edinilen bilgilere göre kaza, Sivas-Tokat kara yolu Yıldızeli ilçesi Çamlıbel geçidinde meydana geldi. Tokat yönüne seyreden Tokat Yıldızı firmasına ait E.Y. sevk ve idaresindeki 60 TY 450 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü, sıvı gıda yüklü M.Ç. sevk ve idaresindeki 01 AUD 553 plakalı tır ile kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle yolcu otobüsü araziye sürüklendi. Kazada ilk belirlemelere göre 3’ü ağır 23 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, arama kurtarma ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Yıldızeli Devlet Hastanesi ve Sivas’taki hastanelere sevk edildi.
30 Eylül 2025 Salı - 15:57
Sivas’ta otobüs ile tır çarpıştı: 3’ü ağır 18 yaralı
Sivas’ın Yıldızeli ilçesi Çamlıbel Geçidi’nde otobüs ile tır çarpıştı. İlk belirlemelere göre 3’ü ağır 18 kişi yaralandı.Edinilen bilgilere göre kaza, Sivas-Tokat karayolu Yıldızeli ilçesi Çamlıbel geçidinde meydana geldi. Tokat istikametine seyir halindeki Tokat Yıldızı firmasına ait 60 TY 450 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü ile bir tır kafa kafaya çarpıştı. Kaza sonrası yolcu otobüsü çıkarak araziye sürüklendi. Kazada ilk belirlemelere göre 3’ü ağır 18 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, arama kurtarma ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Yıldızeli Devlet Hastanesi ve Sivas’taki hastanelere sevk edildi.
30 Eylül 2025 Salı - 15:17
Sivas’ta otobüs ile tır çarpıştı: 3’ü ağır 18 yaralı
Sivas’ın Yıldızeli ilçesi Çamlıbel Geçidi’nde otobüs ile tır çarpıştı. İlk belirlemelere göre 3’ü ağır 18 kişi yaralandı.Edinilen bilgilere göre kaza, Sivas-Tokat karayolu Yıldızeli ilçesi Çamlıbel geçidinde meydana geldi. Tokat istikametine seyir halindeki Tokat Yıldızı firmasına ait 60 TY 450 plakalı Mercedes marka yolcu otobüsü ile bir tır kafa kafaya çarpıştı. Kaza sonrası yolcu otobüsü çıkarak araziye sürüklendi. Kazada ilk belirlemelere göre 3’ü ağır 18 kişi yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, arama kurtarma ve polis ekibi sevk edildi. Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Yıldızeli Devlet Hastanesi ve Sivas’taki hastanelere sevk edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder