Yerel Haberler
Sivas
01 Mayıs 2026 Cuma - 10:03 Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var Sivas’ta oyun oynanmayan kahvehanede her yaştan ve meslekten insanı müzik, türkü söyleyip, çalınan müzikleri ve söylenen türküleri dinleyip vakit geçiriyor. Sivas’ta geleneksel kahvehane anlayışına farklı bir soluk getiren bir işletme, müzik ve sohbeti harmanlayan konseptiyle dikkat çekiyor. Günün her saatinde canlı müziğin eksik olmadığı kahvehanede, farklı meslek gruplarından ve yaşlardan vatandaşlar bir araya gelerek hem enstrüman çalıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Duvarlarda asılı gitar, bağlama ve çeşitli enstrümanlar ise mekâna adeta bir müzik atölyesi havası katıyor. Kahvehaneye gelen vatandaşlar yalnızca çay içip sohbet etmekle kalmıyor, aynı zamanda müziğin bir parçası olma imkânı da buluyor. Enstrüman çalmayı bilenler oturdukları yerden çalarak eşlik ederken, bilmeyenler ise hem dinliyor hem de öğrenme fırsatı yakalıyor. Bu yönüyle mekân, klasik kahvehanelerden ayrılarak daha üretken ve paylaşım odaklı bir ortam sunuyor. "Bu kahvehane dedikodu yapılmıyor, siyaset konuşulmuyor" Derslerden sonra kahvehaneye gelerek stres attığını belirten Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, "Bu kahvemizde günün her saati canlı müzik yapılıyor. Her kesimden insanın geldiği bu kahvemize çay içmeye gelebilir, sohbet edebilirsiniz. Halkımızdan vatandaşlarımız, memurlar, akademik kariyer yapan insanlar, mühendisler gibi her kesimden vatandaşlarımız geliyor. Enstrüman çalmayı bilen vatandaşlarımız gelip buradaki müzik aletlerinden alarak çalabiliyorlar. Çok dostane muhabbetin, sohbetin oldukça fazla olduğu, bunun da müzikle süslendiği sıcak bir ortam oluşuyor burada. Sivaslı hemşerilerimizi, Sivas’a tatile gelenleri veya Sivas’tan geçerek başka illere giden vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Günümüzde insanlar kahvehanelere oturup oyunlar oynuyorlar ve dedikodu yapıyorlar. Bizim buradaki kahvehanemizde öylesi bir ortam oluşmuyor. Buraya gelen insanlar o günkü streslerini, yaşadıkları şeyleri geride bırakarak burada müzik yapıyorlar. Bu kahvehane dedikodudan, kahvehanelerde dönen siyaset muhabbetlerinden uzak, burada enstrüman çalıp müzik söylüyorlar. Burada enstrüman çalmayı bilenler de bilmeyenlere öğretiyor. Burası Sivas’ta eşi benzeri bulunmayan bir kahvehane. Ben, bir matematik öğretmeni olarak, ağır ve stresli işin gün sonunda buraya gelerek müzik söyleyip dinleyerek stresimi atıyorum. Herkese de tavsiye ederim. Buranın sloganı, ‘Günün her saati müzik, çay, sohbet, muhabbet’ Bunu bulacağınız başka bir yer yok" diye konuştu. "Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor" Kahveye gelenlerin enstrüman çalmayı da öğrenme fırsatının olduğunu ifade eden İşletme sahibi Samet Tetik, "Sivas’ımızın yıllardır süregelen kültüründe müzik var. Bizim de böylesi bir yer açma fikrimiz vardı. Daha sonra da ben burayı devraldım. Biz de bu şekilde müzik yaparak burayı işletmeye devam etmek istiyoruz. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmıyorlar. Burada yaklaşık 10 yıldır müzik yapılıyor. Enstrüman çalmayı öğrenmek ve müzik dinleyip oturmak isteyenlere bizim kapımız her zaman açık. Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor. Çalgı aleti çalabilenler, duvarda asılı olan enstrümanlardan alıp çalıyorlar. Biz de bu durumdan oldukça memnun kalıyoruz. Bildiklerimizi öğretiyoruz, bilmediklerimizi de onlardan öğreniyoruz" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 09:58 Sivas’ta farklı konsept, bu kahvehanede oyun yok, müzik var Sivas’ta oyun oynanmayan kahvehanede her yaştan ve meslekten insanı müzik, türkü söyleyip, çalınan müzikleri ve söylenen türküleri dinleyip vakit geçiriyor. Sivas’ta geleneksel kahvehane anlayışına farklı bir soluk getiren bir işletme, müzik ve sohbeti harmanlayan konseptiyle dikkat çekiyor. Günün her saatinde canlı müziğin eksik olmadığı kahvehanede, farklı meslek gruplarından ve yaşlardan vatandaşlar bir araya gelerek hem enstrüman çalıyor hem de keyifli vakit geçiriyor. Duvarlarda asılı gitar, bağlama ve çeşitli enstrümanlar ise mekâna adeta bir müzik atölyesi havası katıyor. Kahvehaneye gelen vatandaşlar yalnızca çay içip sohbet etmekle kalmıyor, aynı zamanda müziğin bir parçası olma imkânı da buluyor. Enstrüman çalmayı bilenler oturdukları yerden çalarak eşlik ederken, bilmeyenler ise hem dinliyor hem de öğrenme fırsatı yakalıyor. Bu yönüyle mekân, klasik kahvehanelerden ayrılarak daha üretken ve paylaşım odaklı bir ortam sunuyor. "Bu kahvehane dedikodu yapılmıyor, siyaset konuşulmuyor" Derslerden sonra kahvehaneye gelerek stres attığını belirten Matematik öğretmeni Mehmet Çağrı Oruç, "Bu kahvemizde günün her saati canlı müzik yapılıyor. Her kesimden insanın geldiği bu kahvemize çay içmeye gelebilir, sohbet edebilirsiniz. Halkımızdan vatandaşlarımız, memurlar, akademik kariyer yapan insanlar, mühendisler gibi her kesimden vatandaşlarımız geliyor. Enstrüman çalmayı bilen vatandaşlarımız gelip buradaki müzik aletlerinden alarak çalabiliyorlar. Çok dostane muhabbetin, sohbetin oldukça fazla olduğu, bunun da müzikle süslendiği sıcak bir ortam oluşuyor burada. Sivaslı hemşerilerimizi, Sivas’a tatile gelenleri veya Sivas’tan geçerek başka illere giden vatandaşlarımızı buraya bekliyoruz. Günümüzde insanlar kahvehanelere oturup oyunlar oynuyorlar ve dedikodu yapıyorlar. Bizim buradaki kahvehanemizde öylesi bir ortam oluşmuyor. Buraya gelen insanlar o günkü streslerini, yaşadıkları şeyleri geride bırakarak burada müzik yapıyorlar. Bu kahvehane dedikodudan, kahvehanelerde dönen siyaset muhabbetlerinden uzak, burada enstrüman çalıp müzik söylüyorlar. Burada enstrüman çalmayı bilenler de bilmeyenlere öğretiyor. Burası Sivas’ta eşi benzeri bulunmayan bir kahvehane. Ben, bir matematik öğretmeni olarak, ağır ve stresli işin gün sonunda buraya gelerek müzik söyleyip dinleyerek stresimi atıyorum. Herkese de tavsiye ederim. Buranın sloganı, ‘Günün her saati müzik, çay, sohbet, muhabbet’ Bunu bulacağınız başka bir yer yok" diye konuştu. "Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor" Kahveye gelenlerin enstrüman çalmayı da öğrenme fırsatının olduğunu ifade eden İşletme sahibi Samet Tetik, "Sivas’ımızın yıllardır süregelen kültüründe müzik var. Bizim de böylesi bir yer açma fikrimiz vardı. Daha sonra da ben burayı devraldım. Biz de bu şekilde müzik yaparak burayı işletmeye devam etmek istiyoruz. Sağ olsunlar, arkadaşlarımız da bizleri yalnız bırakmıyorlar. Burada yaklaşık 10 yıldır müzik yapılıyor. Enstrüman çalmayı öğrenmek ve müzik dinleyip oturmak isteyenlere bizim kapımız her zaman açık. Öğretmenler gibi birçok vatandaşımız stres atmak için buraya geliyor. Çalgı aleti çalabilenler, duvarda asılı olan enstrümanlardan alıp çalıyorlar. Biz de bu durumdan oldukça memnun kalıyoruz. Bildiklerimizi öğretiyoruz, bilmediklerimizi de onlardan öğreniyoruz" dedi.
Saklı cennet olarak biliniyor, sesi ve görüntüsüyle mest ediyor
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:55 Saklı cennet olarak biliniyor, sesi ve görüntüsüyle mest ediyor Sivas’ın Yıldız Beldesi’nde bulunan ve ’Saklı Cennet’ olarak bilinen Değirmenaltı Şelalesi, görenleri kendine hayran bırakıyor. Şelale, çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçilerini ağırlıyor. Sivas’ın Yıldız Beldesi’nde bulunan ve ’Saklı Cennet’ olarak bilinen Değirmenaltı Şelalesi, eşsiz doğası ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Kent merkezine yaklaşık 52 kilometre mesafede yer alan şelale; yeşil doğası, berrak akan suları ve huzur veren sesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Değirmenaltı Mağaraları ile birlikte bölgenin doğal güzellikleri arasında öne çıkan şelale, hem çevre illerden hem de ilçelerden gelen doğaseverlerin uğrak noktası haline geldi. Hafta sonu şelaleyi gezmeye giden vatandaşlar ise şelalenin önünde fotoğraf çektiriyor. "Fotoğraf çekinip anı biriktirdik" Ankara’dan geldiğini ifade eden Şükrü Zor, "Ankara’dan Sivas’a arkadaşımı ziyarete geldim. Ülkemizin böylesi güzel yerlerini ziyaret etmek bana çok keyif veriyor. Sivas’ın halkı çok cana yakın ve samimi. Yıldız Şelalesi’ni gezip fotoğraflar çekindik, ve anı biriktiriyoruz. Burası çok güzel bir yer, doğal güzellik. Sivas’ta gezdiğim yerlerin arasında en güzeli burasıydı" dedi. "Çok güzel bir yer" Şelalenin doğal yapısının insana huzur verdiğini söyleyen Mustafa İmece, "El değmemiş ve doğal güzelliğini koruyabilen yerlerden bir tanesi. Çok güzel bir yer. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Zaman zaman geliyoruz buraya, çocuklarda çok seviyor. Çok doğal bir yapısı var. Etrafında insan yapılarının olmaması, şelalenin doğal yapısıyla kalması insana huzur veriyor. Bol bol fotoğraf çekindik anı biriktirdik ve mangal yapıyoruz" dedi.
Saklı cennet olarak biliniyor, sesi ve görüntüsüyle mest ediyor
01 Eylül 2025 Pazartesi - 11:52 Saklı cennet olarak biliniyor, sesi ve görüntüsüyle mest ediyor Sivas’ın Yıldız Beldesi’nde bulunan ve ’Saklı Cennet’ olarak bilinen Değirmenaltı Şelalesi, görenleri kendine hayran bırakıyor. Şelale, çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçilerini ağırlıyor. Sivas’ın Yıldız Beldesi’nde bulunan ve ’Saklı Cennet’ olarak bilinen Değirmenaltı Şelalesi, eşsiz doğası ile ziyaretçilerini kendine hayran bırakıyor. Kent merkezine yaklaşık 52 kilometre mesafede yer alan şelale; yeşil doğası, berrak akan suları ve huzur veren sesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Değirmenaltı Mağaraları ile birlikte bölgenin doğal güzellikleri arasında öne çıkan şelale, hem çevre illerden hem de ilçelerden gelen doğaseverlerin uğrak noktası haline geldi. Hafta sonu şelaleyi gezmeye giden vatandaşlar ise şelalenin önünde fotoğraf çekerek bu eşsiz anları ölümsüzleştiriyor. "Fotoğraf çekinip anı biriktirdik" Ankara’dan geldiğini ifade eden Şükrü Zor, "Ankara’dan Sivas’a arkadaşımı ziyarete geldim. Ülkemizin böylesi güzel yerlerini ziyaret etmek bana çok keyif veriyor. Sivas’ın halkı çok cana yakını ve samimi. Yıldız Şelalesi’ni gezip fotoğraflar çekindik, ve anı biriktiriyoruz. Burası çok güzel bir yer, doğal güzellik. Sivas’ta gezdiğim yerlerin arasında en güzeli burasıydı" dedi. "Çok güzel bir yer" Şelalenin doğal yapısının insana huzur verdiğini söyleyen Mustafa İmece, "El değmemiş ve doğal güzelliğini koruyabilen yerlerden bir tanesi. Çok güzel bir yer. Herksin gelip görmesini tavsiye ederim. Zaman zaman geliyoruz buraya, çocuklarda çok seviyor. Çok doğal bir yapısı var. Etrafında insan yapılarının olmaması, şelalenin doğal yapısıyla kalması insana huzur veriyor. Bol bol fotoğraf çekindik anı biriktirdik ve mangal yapıyoruz" dedi.
Boynunu eğen günebakanlar, hasat için gün sayıyor
01 Eylül 2025 Pazartesi - 10:33 Boynunu eğen günebakanlar, hasat için gün sayıyor Sivas’ta ilkbahar aylarında toprakla buluşan ayçiçekleri hasada gün sayıyor. Sarı renge bürünen tarlalar görsel bir şölen sunarken, bu yıl rekoltenin yüksek olması bekleniyor. İç Anadolu Bölgesi’nin tahıl ambarı olarak bilinen Sivas’ta, alternatif tarım ürünlerine olan ilgi her geçen yıl artıyor. Merkeze bağlı Hayırbey köyünde ilkbahar aylarında toprakla buluşan ayçiçekleri, bugün sarı örtüsüyle geniş arazileri süslerken, hasat için gün saymaya başladı. Yaklaşık 350 dönüme ekilen ayçiçekleri, güneşe dönen başaklarıyla adeta görsel bir şölen sunarken, hasadın vaktinin de habercisi oluyor. Uzun bir emeğin ürünü olan ayçiçekleri, bu yıl yağışların zamanında ve yeterli miktarda gelmesi sayesinde sağlıklı bir şekilde olgunlaşarak, çerezlik ve yağ üretiminde kullanılıyor. Sivas’ta çiftçilik yapan Fatih Koç ise Son 3 yılın en iyi hasadının bu yıl olmasını beklediklerini vurgulayarak, zorlu şartlarda üretim yaptıklarını ifade etti. "Bu dönem zarar görmedik" Fatih Koç, insanlara hizmet etmekten gurur duyduklarını belirterek, "Yaklaşık 10 yıldır Ayçiçek üretimi yapmaktayım. Çok zor şartlarda üretim yapıyoruz. Hasada tahmini 20 gün kaldı. Geçmişte de dolu vurmuştu, doluya maruz kalan bir bitki. Dolu vurduğu zaman çiftçinin ölümü meydana geliyor. Bunun için bölge bölge ekiyoruz. Bir tarafa dolu vurursa diğer tarafta ayakta kalalım. Hayırbey köyünde ve Kalın köyünde 600 dönüm kadar bir alan ektik. Biz üretim yaparken damlama yöntemi ile yapıyoruz. Bir bitkiye hayat vermek başarılı bir şey bizim için. Çiftçiler olarak sivil hayatımızdan da fedakarlık yapmış oluyoruz. Birilerine hizmet etmiş oluyoruz bundan da gurur duyuyorum. Verim, tarla tarla değişiyor ama bu dönem zarar görmedik. Son 3 yılın en iyi hasadı bu yıl olacak diye bekliyorum" şeklinde konuştu. "Hasada gün sayıyoruz" Ferhat Koç ise tarlaların görsel bir şölen oluşturduğunu söyleyerek, "Burada 300 dönüm ve karşı tarafta da yaklaşık 350 dönüm olmak üzere ay çekirdeği üretimi yapmaktayız. Aynı zamanda yağlı çekirdek üretimimiz de var. Hasada gün sayıyoruz ve inşallah başlayacağız. Yaklaşık 1 ay kaldı. Önceden el ile dikilip sapına dikilip ve kurutulup işçi ile toplanıyordu. Şimdi tek seferde hasadı biçerdöverle yapıyoruz. Burası görsel şölen oluyor dış çekim için gelenler de oluyor" dedi.
4 bin yıllık şehirde süren kazı çalışmalarında Bizans izlerine rastlandı
31 Ağustos 2025 Pazar - 11:10 4 bin yıllık şehirde süren kazı çalışmalarında Bizans izlerine rastlandı Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Kayalıpınar köyünde, arkeolojik kazı çalışmalarının sürdüğü Kayalıpınar Samuha Antik Kenti’nde erken Bizans dönemi izlerine rastlandı. Hititlerin önemli yerleşimlerinden ve başkentlerinden birisi olan Samuha’da 2005 yılında Sivas Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Dr. Vuslat Müller-Karpe danışmanlığında başlayan kazı çalışmaları, Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığında titizlikle yürütülüyor. Bu yıl 3 Temmuz tarihinde başlatılan kazı çalışmalarına 15 Eylül’de ara verilmesi planlanırken, çalışmalarda Hitit döneminin yanı sıra; eski Asur dönemine, Roma, erken Bizans ve Ortaçağ dönemine ait yeni bulgulara ulaşıldı. Doç. Dr. Çiğdem Maner bu yıl için sona yaklaşılan kazı çalışmalarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Bu yıl 3 Temmuz’dan bu yana Kayalıpınar’da çalışmaya başladık. Kazımızın 57. gününde canla başla çalışmaya devam ediyoruz . Hem Hitit dönemine, hem eski Asur dönemine, Roma, hem de erken Bizans ve Ortaçağı’na ait yeni bulgularımız var. Özellikle Doğu Kapadokya bölgesinde bulunan yerleşim içinde ve tüm bölge için önemli bilgiler elde ettik. Kazı 15 Eylül’e kadar devam edecek. Yaklaşık 2 buçuk ay çalışmış olacağız" dedi. Erken Bizans dönemine ait önemli bulgular elde edildi Kazı Başkanı Yardımcısı, İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Bizans Sanatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgü Çömezoğlu Uzbek, bu yılki kazıda erken Bizans dönemine ait çok önemli bulgular elde ettiklerini ifade ederek, "Kayalıpınar (Samuha) çok önemli bir yerleşim. Burada Hitit dönemini takiben, Roma dönemi, bunun ardından erken Bizans diyebileceğimiz 7. Yüzyıl’a kadar tarihlendirdiğimiz dönemle ilgili çok önemli veriler elde ediyoruz. Özellikle erken Bizans dönemi ile ilgili yerleşimin alanın belirli bölgelerinde yoğunlaştığını görebiliyoruz. Bunlarla ilgili buluntularımızda genel olarak günlük kullanıma yönelik kap kaçak parçaları, cam buluntular ve bu dönemi de teyit eden sikkeler var" dedi. Bizans mezarlığı bulundu Prof. Dr. Özgü Çömezoğlu Uzbek, önemli buluntulardan bir tanesinin de mezar alanı olduğunu vurgulayarak, "Önemli buluntu alanlarımızdan bir tanesi de mezarlık alanı. Bu önemli bir alan çünkü burada bulunan buluntular da erken Bizans döneminde buranın da bir mezarlık bölgesi olarak kullanıldığını teyit ediyor. Bu buluntular içerisinde örneğin mezar kapaklarındaki erken dönem haç kazımaları görülüyor. Bunun yanı sıra yine erken dönem tarihinde diyebileceğimiz cam kandil parçaları, bunların da yanı sıra yine bunu teyit eden sikkeler ve mezarlık alanı çevresinde bulduğumuz bir takım objeler var. Buna örneğin bronz küpe ve bronz haç kolye ucundan bahsedebiliriz. Bunun yanı sıra erken Bizans dönemi ile ilgili bilgi aldığımız farklı alanlarda var. O da bu bölgeye yakın açmalarımız. Örneğin küçük koku şişesi parçaları, seramik ve kandil parçaları bulduk. Bu bölgenin altında Hitit dönemine ait tabletler bulmaya devam ediyoruz. Bizans dönemi ile ilgili buluntularımız yine alanın farklı bir bölgesinde daha devam ediyor. Burada Hitit duvarlarının üzerinde Roma yolu olasılıklı düşünülen bir alan bulundu. Yine aynı bölgede Hitit duvarının üzerine yapılmış bir Bizans kalıntıları bulundu. Buluntular bu alanda Bizans ve Selçuklu dönemine kadar devam ediyor. 12-13. Yüzyıl’a ulaşan eserlerimiz de var. Bu alanda yapacağımız çalışmalar önümüzdeki yıllarda da devam edecek. İleride daha çok buluntu elde edeceğimize inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Tarihi yansıtan kıyafetleriyle Sivas sokaklarında dolaşıyor, görenler fotoğraf çektirmek için yarışıyor
30 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:27 Tarihi yansıtan kıyafetleriyle Sivas sokaklarında dolaşıyor, görenler fotoğraf çektirmek için yarışıyor Sivas’ta milli gün ve haftalarda tarihi yansıtan kıyafetler giyen Nurettin Taşkın, ilgi odağı oluyor. Asker kıyafetleri giyerek dev sancak ile kentte gezen Taşkın, görenlerin dikkatini çekiyor. Aslen Yozgatlı olan ve Sivas’ta devlet memuru olan Nurettin Taşkın, giydiği ilginç kıyafetler ile dikkatleri üzerine çekiyor. Milli açıdan önemli olan gün ve haftalarda eski askeri kıyafetler giyerek dev Türk bayrağı taşıyan Taşkın, vatandaşların ilgisiyle karşılaşıyor. İlk olarak Yeniçeri kıyafeti temin ederek sokaklarda gezdiğini ifade eden Taşkın, genç nesle tarih bilincini aşılamak amacıyla askeri kıyafetler de giydiğini ifade etti. 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 103’üncü yıldönümünde de asker kıyafetini giyen Taşkın, dev Türk Bayrağı ile fotoğraf çektirdi. Tarihi kültürü yaşatmaya çalıştığını ifade eden Taşkın, "Beni bu kıyafetlerle görenler duygulanıyor, bana ’Gazi misin?’ diye soruyorlar. Ben de ’Askerliğini yapan her insan gazidir’ diyorum. İnsanlar bize tarihi yaşatıyorsun diyorlar. 18 Mart’ta Çanakkale kıyafeti, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet Bayramı’nda o dönemin asker kıyafetlerini giyiyorum. Ayrıca İstanbul’un fethi için mehter takımı kıyafetleri giyiyorum. Tarihi yaşatmanın verdiği duygudan ötürü bu kıyafetleri aldım" dedi.