Yerel Haberler
Sivas
Yazar Müjgan Üçer, kütüphanesini üniversite öğrencilerine bağışladı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:38:00 Sivas’ın kültürel ve akademik hayatına önemli katkılar sunan yazar Müjgan Üçer, uzun yıllar boyunca büyük emekle oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Yazar Müjgan Üçer, yıllar içinde oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Üniversite Rektörlük Makam Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Alper Duran, yazar Müjgan Üçer, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, kitapların insanlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, yazılı metinlerin bilgi aktarımındaki önemine vurgu yaptı. Kitapların toplumların geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade eden İnan, Sivas’ın köklü tarihine değinerek üniversite olarak bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. İnan, Müjgan Üçer’in üniversitede dersler verdiğini hatırlatarak, bağışlanan eserlerin öğrenciler için önemli bir ilham kaynağı olacağını belirtti. Üçer’in yalnızca eserleriyle değil, eğitime sunduğu katkıyla da gelecek nesillere ışık tuttuğunu dile getirdi. "Öğrenciler ile buluşacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum" Yazar Müjgan Üçer ise konuşmasında Sivas’ın köklü kültürel yapısına dikkat çekerek, "Sivas’ı okumamız, anlamamız gerekir. Bu kadim mirasa layık olmalıyız" dedi. Kendi birikimini Sivas insanından öğrendiğini ifade eden Üçer, kütüphanesinin üniversite bünyesinde öğrencilerle buluşacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. "Gençlere ilham olacak" Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Üçer, aynı zamanda kültürün ve hafızanın inşa edildiği yerler olduğunu ifade etti. Bu eserlerin gençlere ilham olacağına inandığını sözlerine ekledi. Etkinlik, Müjgan Üçer’e katkılarından dolayı plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48 BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD ile Benjamin Netanyahu yönetimi arasındaki ilişkilere sert sözlerle tepki göstererek, terörle mücadelede PKK’ya ‘şartsız silah bırakma’ çağrısı yaptı. Destici, çocukların eğitimi konusunda ise ailelere ve okullara büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Destici önemli mesajlar verdi. Sivas’ta yürütülen yerel çalışmalara değinen Destici, belediye yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların uyum içinde hareket ettiğini belirterek, bu birlikteliğin şehre olumlu yansıdığını ifade etti. Destici, konuşmasının Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ilişkilere değinerek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu üzerinden sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetiminin İsrail’in etkisi altında hareket ettiğini öne süren Destici, bu durumun küresel dengeleri olumsuz etkilediğini savundu. Bölgede süren gerilimlerin özellikle İslam dünyasını etkilediğini belirten Destici, savaşların sona ermesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. "Devlet bu tür tehditlere boyun eğmez" Terörle mücadele konusuna da değinen Destici, PKK’nın şartsız olarak silah bırakması gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün ve uzantılarının Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerini eleştiren Destici, devletin bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Destici, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tehdit edilemez" dedi. "Eğitim ailede başlıyor" Son yaşanan toplumsal konulara dikkat çeken Destici, çocukların eğitimi ve ailelerin sorumluluğuna vurgu yaptı. Eğitimin ailede başladığını ifade eden Destici, okulların ve rehberlik sisteminin de bu süreçte kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Destici, özellikle ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Maraş’ta yaşanan bazı üzücü olayın çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam" Mustafa Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girdiğini söyleyerek, "Gerçekten Sivas Belediyemiz, Belediye Başkanımız ekibiyle, meclis üyelerimizle, teşkilatımızla, Sivas halkıyla birlikte diğer siyasi partilerimiz, işte sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız bunların hepsiyle birlikte tam bir uyum içerisinde çok güçlü faydalı ve güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Kıymetli kardeşlerim Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam ve Soykırımcı Netanyahu’yla birlikte el ele vermişler. Netanyahu daha doğrusu bunların artık hangi sırlarına sahipse bunları istediği gibi kullanıyor ve istediğini yaptırıyor. Epstein dosyalarının baş faktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama başka herhalde sırlarına da vakıflar ki bu kadar kontrollerini alabilmiş vaziyetteler. Düşünün ki koskoca Amerika koskoca dünya ve 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girmiş vaziyette. Onun dediğini yapar hale gelmiş vaziyette. Onun için de her gün farklı bir açıklama yapıyor. Bir gün barıştan bahsediyor, ‘İran’la müzakereler sürüyor, barış sürüyor’ derken bile ‘Savaşı biz kazandık, liderlerini yok ettik, ordularını yok ettik’ gibi karşı tarafı kızdıracak ya da anlaşma masasından kaldıracak açıklamalarına devam ediyor. Ama tabi bizim dileğimiz ve temennimiz, Türkiye’nin de tıpkı kardeş Pakistan gibi bu savaşın bir an önce sona ermesi için uğraşmasıdır. Çünkü bedelini yine bizim bölgemiz ödüyor, bizim insanımız ödüyor. Müslüman kardeşlerimiz, İslam dünyası ödüyor" dedi. "Akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemeyeceğini ve tehdit edilemeyeceğini belirterek, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de devlet yetkililerimizin açıklamaları vardı. PKK baştan şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz olarak içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarıyla silah bırakacak ve tüm uzantıları kendini feshedecek. Ama bugün bakıyoruz ne silah bırakmış vaziyetteler ne de kendilerini feshetmiş durumdalar. Tam tersine Türkiye’ye parmak sallıyorlar. DEM parti eş başkanları ara ara açıklama yapıyor. Öcalan, daha önce bir barış havadisi gibi açıklamalar yaparken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne adeta parmak sallayarak, ‘Şunlar yapılmazsa bu iş farklı noktalara gidebiliriz’ şeklinde aracılarla beyanlarda bulunuyor. Dün en son Kandil’de bulunan karayılanın açıklamaları oldu. Türkiye, onların talep ettiği yasal değişiklikleri yapmazsa, genel af çıkmazsa gibi Türkiye’nin ve Türk milletinin asla kabul edemeyeceği şartlar ileri sürüyorlar ve silah bırakmayacaklarını ifade ediyorlar. Tam tersine, Türkiye’de var olan barış ortamının bozulacağını ya da uluslararası güçlerin burada kastettikleri İsrail ve Amerika Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlarda bulunacağını, hatta terör örgütünü de bu anlamda kullanabileceklerini söylüyorlar. Aslında kendi ağızlarıyla ne kadar kullanışlı aparatlar olduklarını da bu şekilde çok net ifade etmiş oluyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin adı Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemez, tehdit edilemez. Hele İsrail ve Amerika üzerinden bunlar hiç yapılamaz. Geçmişte de bunları yaptılar ve derslerini aldılar. Eğer şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz silah bırakmaz ve kendilerini feshetmezlerse, akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" diye konuştu. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Destici, Maraş’taki yaşanan olaya da değinerek, "Biz elbette her şeyin eğitimle başladığını, öncelikle ailede başladığını ifade etmek istiyoruz. Daha sonra bunun okulla devam ettiğini ve toplumsal hayatın da gençler üzerindeki etkisinden bahsediyoruz. Bu nedenle burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların takibi, yetiştirilmesi ve eğitilmesi önemlidir. Okullarımıza da elbette büyük sorumluluklar düşüyor. Maalesef Türkiye’de eğitim sistemimiz, bütün çabalara rağmen istediğimiz noktaya bir türlü gelemedi. Maraş’taki hadisenin acısı hala yüreğimizde. Bakın, baba emniyet müdürü, anne öğretmen ama çocuğa yeterince ilgi göstermemenin, sahip çıkmamanın sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Rehberlik öğretmenlerimiz çok önemli. Hem iyi yetiştirilmeleri hem de okullardaki tespit ve raporlarının idare tarafından uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:51 Sivas da su samuru ailesi görüntülendi Sivas’ta Kızılırmak kenarında yürüyüş yapan bir vatandaş, nadir görülen su samurlarıyla karşılaştı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Sivas’ta doğada yürüyüş yapan Ebubekir Tağzade Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kıyısında nadir görülen su samurlarını görüntüledi. Tarihi Eğri Köprü üzerinde yürüyüş yaptığı sırada su yüzeyinde hareketlilik fark eden Tağzade, bir süre sonra su samurlarını gördü. Son günlerde etkili olan yağışlar ve kış mevsiminin sert geçmesiyle birlikte Kızılırmak’ta su seviyesinin gözle görülür seviyede arttığı gözlemlendi. Artan su seviyesiyle birlikte bölgede doğal yaşamın daha görünür hale geldiği ifade eden Tağzade, nadir görülmeleri nedeniyle dikkat çeken su samurları, cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Su samurları daha sonra su yüzeyinde dolaştıktan sonra gözden kayboldu. "Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım" Sivas’ta bu tür hayvanların popülasyonun artmasının kendisini mutlu ettiğini ifade eden Tağzade, "Doğada yürüyüş yapmak için Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kenarındaydım. Sivas’ta çok nadir görülen su samurlarıyla karşılaştım. Son günlerde yağışların artması kışın çetin geçmesinden dolayı su seviyesi Kızılırmak da ciddi ölçüde artmıştı. Bende yürüyüş yaparken Eğri Köprü üzerinde su samurlarını gördüm. Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım. Nesli tükenme tehlikesi olan bu tür hayvanların Sivas’ta popülasyonunun arttığını görmek çok sevindirici bir durum. Böylesi hayvanları korumak ve doğamıza sahip çıkmak gerekiyor" dedi.
Cinlerin sardığı söylentisi sonrası terk edilen köyde sabahlamak istedi, besmeleler çekerek terk edilmiş evlere girdi
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 12:32 Cinlerin sardığı söylentisi sonrası terk edilen köyde sabahlamak istedi, besmeleler çekerek terk edilmiş evlere girdi İstanbul’da yaşayan bir macerasever, Sivas’ın Şarkışla ilçesinde bulunan ve cinlerin sardığı söylentisi sonrası terk edilen köye giderek bir gece konaklamak istedi. Besmele çekerek köyü dolaşan genç maceracı, o anları kaydetti. Sivas’ın Şarkışla ilçesinde bulunan Kışla köyü, 15 yıl önce köye cinlerin yerleştiği söylentileri üzerine terk edildi. Adı "cinli köy"e çıkan köyde 15 yıl önce 20 hane yaşarken köyde yaşayan tüm aileler köyü terk etti. Köyde terk edilen haneler ise ilgisizlik ve bakımsızlık yüzünden harabeye döndü. Konuyla ilgili video ve bilgilere ulaşan İbrahim Koyuncu (26), köyü ziyaret etmek istedi. İstanbul’da yaşayan ve adrenalin tutkunu olan Koyuncu, köyde bir gece geçirdi. Terk edilen haneleri tek tek gezen İbrahim Koyuncu, o anları kaydetti. Besmele ile evlere giren genç, "Tüylerim ürperdi, gerçekten çok korkutucu" dedi. İstanbul’da yaşadığını ve bu tip yerleşim yerlerine gittiğini ifade eden İbrahim Koyuncu, "Mağaralara, terk edilmiş yerlere giderim genelde. Oralarda videolar çekerim. Bu köyü internette araştırırken buldum. Terk edilmiş cinli köy deniliyordu. Doğruluğu sorgulamak için bu köye sabahlamaya geldim. Terk edilmiş camii ve evlerden oluşan bir köy. Şimdi hepsini tek tek gezeceğim. Daha önce birçok köye gittim. Rotada gideceğim çok yer var. Ekstrem sporlar ile uğraşıyorum, aynı zamanda mağaralar, askeri tüneller, sığınaklara gidiyorum. Tehlike neredeyse ben oradayım. Adrenalin bağımlısıyım" dedi.
Bozkırdaki timsah gözü ziyaretçi akınına uğruyor
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 11:00 Bozkırdaki timsah gözü ziyaretçi akınına uğruyor Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen Dipsizgöl, timsah gözünü andıran görüntüsüyle ziyaretçi akınına uğruyor. Sivas’ın Doğanşar ilçesi sınırları içerisinde yer alan Dipsizgöl, yüzeyini kaplayan yosunlarla adeta timsah gözünü andırıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen göl, son günlerde ziyaretçi akınına uğradı. Görüntüsü kadar hakkındaki rivayetlerle de dikkat çeken göl, serin havası ve eşsiz manzarası ile çöl sıcaklarının yaşandığı şu günlerde ziyaretçilerine keyifli bir dinlenme imkanı sunuyor. Göl göl derinliği 17 metreye kadar ölçülebilirken, yosunlu yapısı daha derine inilmesine izin vermiyor. Göldeki yosunlar düzeli olarak temizlense de her yıl doğal olarak yeniden yosunlarla kaplanıyor. Gölün yer altından başla il ve ilçelerdeki göllerle bağlantısı olduğuna inanılıyor. Gölün ziyaretçileri, dipsiz gölün eşsiz bir güzelliğe sahip olduğunu belirtip, bölgenin ise bol ve temiz oksijene sahip olduğunu dile getirdiler. Dipsizgöl ve şelalesi, 2020 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce hazırlanan ve tescillenen alanlara ait koordinat ve parsel bilgilerinin yer aldığı ilanlara göre Dipsiz Göl, Şelale ve Mağarası doğal sit alanı "Nitelikli doğal koruma alanı" olarak tescillenmesinin arından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, tabiat parkı ilan edilmişti. Sivas’ın Doğanşan ilçesi sınırları içerisinde yer alan göl Sivas-Doğanşar karayolunun 60. Kilometresinde yer alıyor. (SF-GF-
Osman Zeki Korkmaz: "1-2 takviye yapacağız"
12 Ağustos 2025 Salı - 19:07 Osman Zeki Korkmaz: "1-2 takviye yapacağız" Sivasspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, bu sene ligin zor geçeceğini ifade ederek, "Gerçeğin altını çizmek zorundayız zor bir sene. Yeni yönetim kurulumuz elini taşın altına koydu ve gece-gündüz uğraşıyorlar. 1-2 takviye ile en azından bizi devreye kadar götürecek iyi bir kadro kuracağımızı düşünüyorum" dedi. Trendyol 1. Lig’in 2. haftasında sahasında Bodrum FK ile karşılaşacak olan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına 1 günlük iznin ardından yeniden başladı. Sivasspor Teknik Direktörü Osman Zeki Korkmaz, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erzurumspor FK 2-0 oldukları maçı değerlendirerek sözlerine başlayan Korkmaz, "Geçtiğimiz hafta lige başladık. Maçta hiçbirimizi memnun etmeyen bir sonuç ve performans vardı. Deplasmana 2 forvet oyuncumuzu da oynatamadık. Bekir maçtan önce ısınma sırasında ağrıları arttığı için oynatamadık. Badji’yi de risk etmemek için maçın son bölümünde sahaya attık. Daha öncede söylemiştim zor bir sene olacağını. Gerçeğin altını çizmek zorundayız zor bir sene. Yeni yönetim kurulumuz elini taşın altına koydu ve gece-gündüz uğraşıyorlar. Mücadelemiz devam ediyor. Bu bir süreç ve bu süreçte beraber zorluk yaşayacağız ama sıkıntı çektiğimiz sürecin keyfini hep beraber yaşayacağımızı söyleyebilirim. O yüzden bu sıkıntılı dönemde olayları derinlemesine analiz ederek yaklaşmayı daha doğru buluyorum. İlk deplasmana hücum oyuncularının yüzde 90’ını götüremedik. Bundan sonra yavaş yavaş kadro derinliğini artıracağımızı düşünüyorum. 1-2 takviye ile en azından bizi devreye kadar götürecek iyi bir kadro kuracağımızı düşünüyorum. Kolay bir sene olmayacak. Zorlu bir döneme giriyoruz. Hep beraber büyük bir enerji ile buradan çıkacağımıza inanıyorum" diye konuştu. Çalışmalar başladı Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör Osman Zeki Korkmaz ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra 5’e 2 top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla idmanını tamamladı. Antrenmanı bir grup taraftar da takip etti.
Sivasspor’dan 40 Milyon TL’lik sponsorluk anlaşması
12 Ağustos 2025 Salı - 15:29 Sivasspor’dan 40 Milyon TL’lik sponsorluk anlaşması Sivasspor, uzun süredir beklenen isim ve forma sponsoru anlaşmasını Sivas Belediyesine ait Özbelsan ile imzaladı. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, 40 milyon TL’lik destekle kulübe sponsor olduklarını duyurdu. Sivasspor hasret kaldığı isim ve forma sponsoru müjdesini aldı. Sivas Belediyesi’nin öncülüğünde gerçekleşen görüşmelerin ardından belediyeye ait Özbelsan, kulübe sponsor oldu. Bu kapsamda Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ile Sivasspor Başkan Vekili Burak Özçoban ortak bir basın açıklaması düzenledi. Burada konuşan Başkan Uzun, 40 milyon TL’lik destekle kulübe sponsor olduklarını duyurdu. Uzun, "Sivasspor’umuz bu seneyi 58. kuruluş yıldönümünde vefa yılı olarak ilan etti. Sivasspor’umuz 1. Lig’e düşmüş bulunmakta. Vefa yılında bizlerde Sivas Belediyesi olarak bu sene de yalnız bırakmama kararı aldık. Geçen hafta oynanan Erzurumspor FK maçında bir husus bizleri derinden etkiledi. Sivas Belediyesi olarak Sivasspor’umuzun yanında yer almaya karar verdik. Sivasspor’umuz isim hakkı ve göğüs reklamı sponsorluğu almadan Erzurum’da sahaya çıktı. Bizde bunun üzerine Sivas Belediyesi olarak Sivasspor’umuzu yalnız bırakmayalım ve Sivasspor’umuza destek olalım şeklinde karar aldık. Sivasspor şehrimizin en önemli markasını oluşturuyor. 2025-2026 Sezonu Sivas için bir birlik sezonudur diyoruz. Sivasspor’umuza destek olmak için bugün itibariyle tarihi bir anlaşmayı gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Sivasspor’umuz için hem isim hakkı, hem de göğüs reklamı sponsorluğunu Sivas Belediyesi olarak ilk kez Sivas’ın en büyük şirketi olan Özbelsan olarak 2025-2026 sezonu için alıyoruz. Bunun karşılığında Sivasspor’umuza 40 milyon TL’lik bir destek sağlıyoruz. Herkes elini taşın altına koymalı. Herkesi Sivasspor’a destek olmaya davet ediyoruz. İnanıyoruz ki Sivasspor gelecek sene Süper Lig’de mücadele etmeye devam edecek. Bizler Sivasspor’umuzun yanındayız. Sivaslılar Sivasspor’a sahip çıkacaklardır. Biz üzerimize düşeni yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. Sponsorluk hayırlı ve uğurlu olsun" dedi. Burak Özçoban: "Teşekkür ediyoruz" Sivasspor Kulübü Başkan Vekili Burak Özçoban ise, desteklerinden dolayı Sivas Belediyesi’ne teşekkür ederek, "Böyle bir günde başkanımızın takıma sahip çıktığı için bütün Sivasspor ailesi olarak kendilerine teşekkür ediyoruz. Adem başkan göreve geldiği günden beri hiçbir zaman Sivasspor’dan elini çekmedi. İlk maça boynumuz bükük çıktık. Bunu şehrin büyüklerinin görmesi bizim için çok kıymetli. Özbelsan’ın takımımıza uğur getireceğine inanıyorum. Yıl sonunda da Allah izin verirse kupayı hep beraber kaldırmak istiyoruz. Yönetim ve kulüp adına şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
Uzmanı uyardı: "Yaz aylarında anne sütü ile beslenen çocuklar ishalden korunuyor"
12 Ağustos 2025 Salı - 15:11 Uzmanı uyardı: "Yaz aylarında anne sütü ile beslenen çocuklar ishalden korunuyor" Yaz aylarında çocuklarda artan ishal vakaları hakkında açıklamalarda bulunan Medicana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih İbrahim Arabacı, "İshal sırasında vücudun kaybettiği sıvının telafisi de çok önemlidir. Sıvı kaybı hızlı olduğundan, su kaybı giderilmezse, özellikle bebekler ve çocuklar için hayati tehlike oluşabilir" diye konuştu. Ülke genelinde mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları insan sağlığı açısından oluşturduğu birçok riski de berberinde getiriyor. Uzmanlar özelikle çocuklarda ve bebekler görülen ishal vakaları ile birlikte vücutta yaşanan sıvı kaybının yaz ayalarında daha çok risk oluşturduğunu dile getiriyorlar. İshal vakarlına kusma, dışkıda kan ve mukus görme durumunda hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini dile getiren Medicana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatih İbrahim Arabacı, "İshal özellikle 0-5 yaş grubundaki çocuklarda rastlanan ve en sık ilk 2 yaş içerisinde çocuk ölümlerine sebep olabilen bir hastalıktır. İshal, özellikle virüs kaynaklı ise çoğu zaman kendi kendine düzelir. Bu durumda ateş görülüyorsa, ateş düşürücü ilaçlar kullanılabildiği gibi, gerektiğinde antibiyotik ve anti-paraziter ilaçlar da alınabilir. Tedavinin temel prensibi sıvı ve mineral kaybının yerine yenisinin konmasıdır" şeklinde konuştu. "Bebeklere ishal kesici ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır" Bebeklerin biberonlarının ve emziklerinin düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini dile getiren Arabacı, "Anne sütü almayan bebeklerde, ishale çabuk yakalanma ve daha fazla ölüm görülmektedir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde ishal durumu oluşursa, anne sütüne mutlaka devam edilmeli ve bebek daha sık emzirilmelidir. Anne sütü almayan bebeklerde ise, normalde aldıkları süt ya da mamalara devam edilmelidir. Kusma ve ishalle kaybedilen sıvı ve mineraller, oral replasman sıvıları, bağırsak florasını düzenleyen probiyotik içeren tozlar kullanılarak giderilebilir. Bebeklere ishal kesici ilaçlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Bebek mamayla besleniyorsa mama suyu mutlaka kaynatılmalı, biberon ve emzikler sterilize edilmelidir. Yiyecekler buzdolabında saklanmalıdır. Musluk suları ve kaynağı bilinmeyen sular tüketilmemeli, çiğ sebzelerle hazırlanmış salata ve meyvelerin tüketiminde dikkatli olunmalıdır. Kabuğu soyulabilen gıdalar soyularak, soyulamayanlar ise iyice yıkanarak yenmelidir. Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünleri tüketilmemelidir. Gıdaların uygun şartlarda saklandığından emin olunmalı, eller sık sık yıkanmalı, ishalli bireylerle temastan ve aynı eşyaların kullanımından kaçınılmalıdır" diye konuştu. "Yağ ve lif açısından zengin gıdalardan uzak durulmalıdır" Vücuttaki sıvı kaybı dengelene kadar asitli, ambalajlı ve yağlı gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirten Arabacı, "Su, ayran, yoğurt, çorba, komposto benzeri sıvı tüketimi artırılmalıdır. İshal düzelene kadar yağsız ve posasız gıdalar alınmalı, bağırsakların daha fazla çalışmasına sebep olan yağ ve lif açısından zengin gıdalardan uzak durulmalıdır. Salata, kuru yemiş, katkı maddesi içeren ambalajlı gıdalar, çikolata, asitli içecekler ve kızartmalar, ishal düzelinceye kadar asla tüketilmemelidir. Meyve tüketiminde şeftali, muz, katı yiyeceklerde yağsız makarna, haşlanmış patates, patates püresi, pirinç pilavı, haşlanmış yağsız et ve tavuk yenilebilir. Vücuttaki su kaybı hafif ve orta derecede olan çocuklarda, belirli oranlarda şeker ve tuz içeren su karışımı ağızdan verilebilir. Ağır vücut sıvısı eksikliğinin olduğu vakalarda ya da ağızdan yeterli miktarda sıvı alınamadığı durumlarda, damardan sıvı ve elektrolit takviyesi tedavisi uygulanmaya başlanmalıdır. Bu durumda çocuğun tedavisinin hastanede yapılması gerekmektedir" dedi.
6 Şubat depremlerini ve Balıkesir depremini önceden tahmin etmişti
12 Ağustos 2025 Salı - 12:22 6 Şubat depremlerini ve Balıkesir depremini önceden tahmin etmişti Balıkesir’de yaşanan depremin ardından açıklamalarda bulunan Deprem Bilimci Serkan İçelli, Manisa ve Muğla’daki fay hatlarına dikkat çekti. Buralarda depremler olabileceğini söyleyen İçelli, Ege’de 7-7.5 büyüklüğündeki depremlerin asla sürpriz olmayacağını ifade etti. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yerin 11 kilometre derinliğinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki deprem; İzmir, Kütahya, Yalova, İstanbul, Manisa, Uşak, Aydın, Eskişehir, Sakarya ve Tekirdağ’da hissedildi. Vatandaşlar kısa süreli panik yaşarken bazı kişiler kendilerini sokağa attı. Depremin Simav fayının batı ucunda, doğrultu atımlı ve aynı zamanda eğim atımlı bir fay üzerinde gerçekleştiği belirtildi. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli deprem ile aynı gün yaşanan ikinci büyük depremi yarım saat öncesinden bilen ve Balıkesir depremini önceden tahmin eden Deprem Bilimci Maden Teknolojisi ve Yerbilimleri Mühendisi Serkan İçelli, yaklaşık 10 gün önce sismik hareketlilik ile deprem artışlarının farkında olduklarını ve Gökova ve Muğla faylarında kriz olduğunu belirtti. Simav fayı çevresindeki serseri kırıklarının 6-6.5 büyüklüğünde depremler üretebilecek enerjileri olduğunu da söyledi. "Sürpriz değildi" Depremin yıkım gücünün 8 büyüklüğünde hissedildiğini belirten Serkan İçelli, "Fayı’nın batı ucunda 6.1 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Bu deprem, doğrultu atımlı ve aynı zamanda eğim atımlı bir fay üzerinde meydana geldi. Tabii ki sürpriz değildi. Çünkü yaklaşık on gündür ben geliyorum diyen, oradaki sismik hareketlilik ve deprem artışlarının farkındaydık. Gerekli uyarıları sosyal medya ve haber kanallarından yapmıştık. Deprem 6.1 büyüklüğünde olsa da, merkezde hissedilen şiddeti 8’e ulaştı. Yıkım gücü yüksekti çünkü yapı stoğumuz kötü. Simav Fay Zonu zaten 1970 yılında 7.2 büyüklüğünde bir depremle yırtılmıştı. Kopmamış olan diğer 15-20 kilometrelik parçası ise şimdi kırıldı ve orası rahatladı. Fakat burada rehavete kapılmamalıyız. Simav fayı üzerinde 7 büyüklüğünde bir deprem senaryosu beklenmiyor. Ancak çevresinde, ’serseri kırık’ dediğimiz kırıklar mevcut. Bunlar üzerinde 6-6.5 büyüklüğünde depremler üretebilecek deformasyon enerjileri olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Bu depremler olacak" Artçı sarsıntıların Manisa’ya doğru arttığını söyleyen İçelli, "Gelenbe Fayı ile Simav Fay Zonu arasındaki kırıklarda şu an için herhangi bir tehdit görmüyoruz. Ancak biraz daha güneye, Manisa’ya doğru indiğimizde artçı yoğunlaşması olduğu görülüyor. Bu da, Manisa Fayı üzerinde şu anda bir deprem kümesi olmamasının, yakın zamanda kriz yaşanmayacağı anlamına gelmediğini gösteriyor. Şu an odaklanmamız gereken, depremin nerede ve ne zaman olacağı değil, depremin mutlaka olacağı gerçeğidir. Bu depremler olacak. Bu son deprem öyle bir ilgi oluşturdu ki merkez İzmir’e 120 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen, İzmir’de zemin şartlarından dolayı büyük şekilde hissedildi. Bazı yerlerde daha fazla, bazı yerlerde ise daha az hissedildi. Deprem dalgası öyle bir şey ki, sert zemin gördüğünde olduğu gibi geçip gidiyor. Ama yumuşak zemin gördüğünde, radar gören şoför gibi yavaşlıyor. Yavaşlayınca da orada daha fazla zaman geçiriyor, binayı daha çok sallıyor ve hasara sebep oluyor. Balıkesir depremi, çevresindeki fayları da etkiledi, ancak bu fayların üzerinde şu anda bir sismik aktivite görmüyoruz. Görürsek zaten gerekli uyarıları yaparız" diye konuştu. "Deprem birçok ili etkiledi" İçelli, Ege yayının da oldukça hareketli olduğunu ifade ederek, "Adana’ya bakarsak, Toprakkale Fayı kendini ufak atımlar ile belli ediyor. 6 Şubat’ta burası yüklenmişti ancak hâlâ büyük bir deprem üretmedi. 6.5 büyüklüğünde deprem üretebilecek potansiyele sahip. Akdeniz’e baktığımızda Ege yayı da oldukça hareketli. Burada 7-7.5 büyüklüğündeki depremler asla sürpriz olmayacaktır. İzmir’den Hatay’a kadar bu sarsıntılar devam edecek. İstanbul için konuşacak olursak, 6.5’ten büyük bir deprem beklenmiyor çünkü yırtılacak parçanın boyu 30 kilometre ve bu da en fazla 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretir. Balıkesir’deki deprem bize şunu gösterdi. Uşak’tan başlayarak Kütahya, Eskişehir, İzmir, İstanbul dahil olmak üzere pek çok yeri etkiledi. Demek ki 6 büyüklüğündeki bir deprem, 100 km çapında şiddetli şekilde hissedilebiliyor" şeklinde konuştu.
6 Şubat depremlerini ve Balıkesir depremini önceden tahmin etmişti, Manisa ve Muğla için uyardı
12 Ağustos 2025 Salı - 12:03 6 Şubat depremlerini ve Balıkesir depremini önceden tahmin etmişti, Manisa ve Muğla için uyardı Balıkesir’de yaşanan depremin ardından açıklamalarda bulunan Deprem Bilimci Serkan İçelli, Manisa ve Muğla’daki fay hatlarına dikkat çekti. Buralar da depremler olabileceğini söyleyen İçelli, Ege’de 7-7.5 büyüklüğündeki depremlerin asla sürpriz olmayacağını ifade etti. Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde yerin 11 kilometre derinliğinde meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki deprem, İzmir, Kütahya, Yalova, İstanbul, Manisa, Uşak, Aydın, Eskişehir, Sakarya ve Tekirdağ’da hissedildi. Vatandaşlar kısa süreli panik yaşarken bazı kişiler kendilerini sokağa attı. Depremin Simav fayının batı ucunda, doğrultu atımlı ve aynı zamanda eğim atımlı bir fay üzerinde gerçekleştiği belirtildi. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen ve büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli deprem ile aynı gün yaşanan ikinci büyük depremi yarım saat öncesinden bilen ve Balıkesir depremini önceden tahmin eden Deprem Bilimci Maden Teknolojisi ve Yerbilimleri Mühendisi Serkan İçelli, yaklaşık 10 gün önce sismik hareketlilik ile deprem artışlarının farkında olduklarını ve Gökova ve Muğla faylarında kriz olduğunu belirterek, Simav fayı çevresindeki serseri kırıklarının 6-6.5 büyüklüğünde depremler üretebilecek enerjileri olduğunu söyledi. "Sürpriz değildi" Depremin yıkım gücünün 8 büyüklüğünde hissedildiğini belirten Serkan İçelli, "Fayı’nın batı ucunda 6.1 büyüklüğünde bir deprem yaşandı. Bu deprem, doğrultu atımlı ve aynı zamanda eğim atımlı bir fay üzerinde meydana geldi. Tabii ki sürpriz değildi. Çünkü yaklaşık on gündür ben geliyorum diyen, oradaki sismik hareketlilik ve deprem artışlarının farkındaydık. Gerekli uyarıları sosyal medya ve haber kanallarından yapmıştık. Deprem 6.1 büyüklüğünde olsa da, merkezde hissedilen şiddeti 8’e ulaştı. Yıkım gücü yüksekti çünkü yapı stoğumuz kötü. Simav Fay Zonu zaten 1970 yılında 7.2 büyüklüğünde bir depremle yırtılmıştı. Kopmamış olan diğer 15-20 kilometrelik parçası ise şimdi kırıldı ve orası rahatladı. Fakat burada rehavete kapılmamalıyız. Simav fayı üzerinde 7 büyüklüğünde bir deprem senaryosu beklenmiyor. Ancak çevresinde, "serseri kırık" dediğimiz kırıklar mevcut. Bunlar üzerinde 6-6.5 büyüklüğünde depremler üretebilecek deformasyon enerjileri olduğunu söyleyebiliriz" dedi. "Bu depremler olacak" Artçı sarsıntıların Manisa’ya doğru arttığını söyleyen İçelli, "Gelenbe Fayı ile Simav Fay Zonu arasındaki kırıklarda şu an için herhangi bir tehdit görmüyoruz. Ancak biraz daha güneye, Manisa’ya doğru indiğimizde artçı yoğunlaşması olduğu görülüyor. Bu da, Manisa Fayı üzerinde şu anda bir deprem kümesi olmamasının, yakın zamanda kriz yaşanmayacağı anlamına gelmediğini gösteriyor. Şu an odaklanmamız gereken, depremin nerede ve ne zaman olacağı değil, depremin mutlaka olacağı gerçeğidir. Bu depremler olacak. Bu son deprem öyle bir ilgi oluşturdu ki merkez İzmir’e 120 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen İzmir’de zemin koşullarından dolayı büyük şekilde hissedildi. Bazı yerlerde daha fazla, bazı yerlerde ise daha az hissedildi. Deprem dalgası öyle bir şey ki, sert zemin gördüğünde olduğu gibi geçip gidiyor. Ama yumuşak zemin gördüğünde, radar gören şoför gibi yavaşlıyor. Yavaşlayınca da orada daha fazla zaman geçiriyor, binayı daha çok sallıyor ve hasara sebep oluyor. Balıkesir depremi, çevresindeki fayları da etkiledi, ancak bu fayların üzerinde şu anda bir sismik aktivite görmüyoruz. Görürsek zaten gerekli uyarıları yaparız" diye konuştu. "Deprem birçok ili etkiledi" İçelli, Ege yayının da oldukça hareketli olduğunu ifade ederek, "Adana’ya bakarsak, Toprakkale Fayı kendini ufak atımlar ile belli ediyor. 6 Şubat’ta burası yüklenmişti ancak hâlâ büyük bir deprem üretmedi. 6.5 büyüklüğünde deprem üretebilecek potansiyele sahip. Akdeniz’e baktığımızda Ege yayı da oldukça hareketli. Burada 7-7.5 büyüklüğündeki depremler asla sürpriz olmayacaktır. İzmir’den Hatay’a kadar bu sarsıntılar devam edecek. İstanbul için konuşacak olursak, 6.5’ten büyük bir deprem beklenmiyor çünkü yırtılacak parçanın boyu 30 kilometre ve bu da en fazla 6.5 büyüklüğünde bir deprem üretir. Balıkesir’deki deprem bize şunu gösterdi. Uşak’tan başlayarak Kütahya, Eskişehir, İzmir, İstanbul dahil olmak üzere pek çok yeri etkiledi. Demek ki 6 büyüklüğündeki bir deprem, 100 km çapında şiddetli şekilde hissedilebiliyor" şeklinde konuştu.