Yerel Haberler
Sivas
Köylünün suyla imtihanı, mezarlar bir görülüyor bir kayboluyor 03 Mayıs 2026 Pazar - 11:45:00 Sivas’ın Hafik ilçesinde bulunan Pusat-Özen Barajı’nda kuraklıkla ortaya çıkan ve köylülerin düzenlediği köy mezarlığı, su seviyesinin artmasıyla yeniden sular altında kaldı, köy sakinleri yürüyerek gittikleri mezarlığa geçmişte olduğu gibi uzaktan bakmak zorunda kaldı. Sivas’ın Hafik ilçesinde inşa edilen ve 2009 yılında su tutan Pusat-Özen Barajı, bir çok köyü sular altında bırakmıştı. Son yıllarda yaşanan kuraklık nedeniyle ilçeye bağlı Maden ve Alanyurt köylerinin mezarları ortaya çıkmıştı. Köy sakinleri yıllar sonra tamamen ortaya çıkan mezarlıklarına yaya olarak gidip, mezarlıkları yeniden düzenlemişti. Ancak bu iki yıl sürdü. Geçtiğimiz kış mevsiminde yağan yoğun karların erimesi barajda su seviyesini yükseltti. Mezarlık 2 yıl sonra yeniden baraj sularına gömüldü. Köy sakinleri, 2 yıl önce yaya gidip onardıkları mezarlığa tekrar uzaktan bakıp dua etmek zorunda kaldı. Onarılan mezarların büyük bir bölümü sular altında kalırken, mezarlıktan geriye kalan küçük bir adacık ve bir kaç mezar oldu. "Bu sene geçme şansımız yok" Alanyurt köyünde yaşayan ve yakınlarının mezarına gitmek isteyen Fuat Yıldız, "Gördüğünüz baraj geçen yıl bu şekilde dolmamıştı. Bu sene güzel doldu, kar ve yağmur yağışı iyiydi. Seviye 4 metre kadar yükseldi. Geçen yıl mezarın oraya çıkmıştık, çekim yapmıştık ama bu sene geçme şansımız yok. Karşısına geçip duamızı edeceğiz" dedi. Kuraklık yıllarında mezarlara ulaşabildiklerini ifade eden Harun Keskin ise, "Bu baraj oldu olalı yollar kesildi. Mezarların karşısına geçip dua edeceğiz, yapacak bir şeyimiz yok" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:38 Yazar Müjgan Üçer, kütüphanesini üniversite öğrencilerine bağışladı Sivas’ın kültürel ve akademik hayatına önemli katkılar sunan yazar Müjgan Üçer, uzun yıllar boyunca büyük emekle oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Yazar Müjgan Üçer, yıllar içinde oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Üniversite Rektörlük Makam Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Alper Duran, yazar Müjgan Üçer, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, kitapların insanlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, yazılı metinlerin bilgi aktarımındaki önemine vurgu yaptı. Kitapların toplumların geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade eden İnan, Sivas’ın köklü tarihine değinerek üniversite olarak bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. İnan, Müjgan Üçer’in üniversitede dersler verdiğini hatırlatarak, bağışlanan eserlerin öğrenciler için önemli bir ilham kaynağı olacağını belirtti. Üçer’in yalnızca eserleriyle değil, eğitime sunduğu katkıyla da gelecek nesillere ışık tuttuğunu dile getirdi. "Öğrenciler ile buluşacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum" Yazar Müjgan Üçer ise konuşmasında Sivas’ın köklü kültürel yapısına dikkat çekerek, "Sivas’ı okumamız, anlamamız gerekir. Bu kadim mirasa layık olmalıyız" dedi. Kendi birikimini Sivas insanından öğrendiğini ifade eden Üçer, kütüphanesinin üniversite bünyesinde öğrencilerle buluşacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. "Gençlere ilham olacak" Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Üçer, aynı zamanda kültürün ve hafızanın inşa edildiği yerler olduğunu ifade etti. Bu eserlerin gençlere ilham olacağına inandığını sözlerine ekledi. Etkinlik, Müjgan Üçer’e katkılarından dolayı plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48 BBP Genel Başkanı Destici: "Türkiye tehdit edilemez" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, ABD ile Benjamin Netanyahu yönetimi arasındaki ilişkilere sert sözlerle tepki göstererek, terörle mücadelede PKK’ya ‘şartsız silah bırakma’ çağrısı yaptı. Destici, çocukların eğitimi konusunda ise ailelere ve okullara büyük sorumluluk düştüğünü vurguladı. Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Sivas’ta basın mensuplarıyla bir araya gelerek gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İl parti binasında düzenlenen toplantıda konuşan Destici önemli mesajlar verdi. Sivas’ta yürütülen yerel çalışmalara değinen Destici, belediye yönetimi, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların uyum içinde hareket ettiğini belirterek, bu birlikteliğin şehre olumlu yansıdığını ifade etti. Destici, konuşmasının Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail arasındaki ilişkilere değinerek, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu üzerinden sert eleştiriler yöneltti. ABD yönetiminin İsrail’in etkisi altında hareket ettiğini öne süren Destici, bu durumun küresel dengeleri olumsuz etkilediğini savundu. Bölgede süren gerilimlerin özellikle İslam dünyasını etkilediğini belirten Destici, savaşların sona ermesi için diplomatik çabaların artırılması gerektiğini ifade etti. "Devlet bu tür tehditlere boyun eğmez" Terörle mücadele konusuna da değinen Destici, PKK’nın şartsız olarak silah bırakması gerektiğini vurguladı. Terör örgütünün ve uzantılarının Türkiye’ye yönelik tehditkar söylemlerini eleştiren Destici, devletin bu tür tehditlere boyun eğmeyeceğini belirtti. Abdullah Öcalan ve örgüt yöneticilerinin açıklamalarına da değinen Destici, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğünden taviz vermeyeceğini söyledi. Destici, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti tehdit edilemez" dedi. "Eğitim ailede başlıyor" Son yaşanan toplumsal konulara dikkat çeken Destici, çocukların eğitimi ve ailelerin sorumluluğuna vurgu yaptı. Eğitimin ailede başladığını ifade eden Destici, okulların ve rehberlik sisteminin de bu süreçte kritik rol oynadığını belirtti. Türkiye’de eğitim sisteminin henüz istenilen seviyeye ulaşamadığını dile getiren Destici, özellikle ailelerin çocuklarıyla daha yakından ilgilenmesi gerektiğini söyledi. Maraş’ta yaşanan bazı üzücü olayın çocuklara yeterli ilgi gösterilmemesinin sonuçlarını ortaya koyduğunu ifade eden Destici, rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi. "Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam" Mustafa Destici, Amerika Birleşik Devletleri’nin 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girdiğini söyleyerek, "Gerçekten Sivas Belediyemiz, Belediye Başkanımız ekibiyle, meclis üyelerimizle, teşkilatımızla, Sivas halkıyla birlikte diğer siyasi partilerimiz, işte sivil toplum örgütlerimiz, muhtarlarımız bunların hepsiyle birlikte tam bir uyum içerisinde çok güçlü faydalı ve güzel çalışmalar gerçekleştiriyor. Kıymetli kardeşlerim Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanı dengesiz ve haydut bir adam ve Soykırımcı Netanyahu’yla birlikte el ele vermişler. Netanyahu daha doğrusu bunların artık hangi sırlarına sahipse bunları istediği gibi kullanıyor ve istediğini yaptırıyor. Epstein dosyalarının baş faktör olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama başka herhalde sırlarına da vakıflar ki bu kadar kontrollerini alabilmiş vaziyetteler. Düşünün ki koskoca Amerika koskoca dünya ve 10 milyonluk bir İsrail’in Terörist ve Soykırımcı bir Netanyahu’nun emrine girmiş vaziyette. Onun dediğini yapar hale gelmiş vaziyette. Onun için de her gün farklı bir açıklama yapıyor. Bir gün barıştan bahsediyor, ‘İran’la müzakereler sürüyor, barış sürüyor’ derken bile ‘Savaşı biz kazandık, liderlerini yok ettik, ordularını yok ettik’ gibi karşı tarafı kızdıracak ya da anlaşma masasından kaldıracak açıklamalarına devam ediyor. Ama tabi bizim dileğimiz ve temennimiz, Türkiye’nin de tıpkı kardeş Pakistan gibi bu savaşın bir an önce sona ermesi için uğraşmasıdır. Çünkü bedelini yine bizim bölgemiz ödüyor, bizim insanımız ödüyor. Müslüman kardeşlerimiz, İslam dünyası ödüyor" dedi. "Akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" Destici, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemeyeceğini ve tehdit edilemeyeceğini belirterek, "Hem Sayın Cumhurbaşkanımızın hem de devlet yetkililerimizin açıklamaları vardı. PKK baştan şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz olarak içerideki ve dışarıdaki tüm unsurlarıyla silah bırakacak ve tüm uzantıları kendini feshedecek. Ama bugün bakıyoruz ne silah bırakmış vaziyetteler ne de kendilerini feshetmiş durumdalar. Tam tersine Türkiye’ye parmak sallıyorlar. DEM parti eş başkanları ara ara açıklama yapıyor. Öcalan, daha önce bir barış havadisi gibi açıklamalar yaparken artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne adeta parmak sallayarak, ‘Şunlar yapılmazsa bu iş farklı noktalara gidebiliriz’ şeklinde aracılarla beyanlarda bulunuyor. Dün en son Kandil’de bulunan karayılanın açıklamaları oldu. Türkiye, onların talep ettiği yasal değişiklikleri yapmazsa, genel af çıkmazsa gibi Türkiye’nin ve Türk milletinin asla kabul edemeyeceği şartlar ileri sürüyorlar ve silah bırakmayacaklarını ifade ediyorlar. Tam tersine, Türkiye’de var olan barış ortamının bozulacağını ya da uluslararası güçlerin burada kastettikleri İsrail ve Amerika Türkiye’ye karşı birtakım yaptırımlarda bulunacağını, hatta terör örgütünü de bu anlamda kullanabileceklerini söylüyorlar. Aslında kendi ağızlarıyla ne kadar kullanışlı aparatlar olduklarını da bu şekilde çok net ifade etmiş oluyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki burası Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bu milletin adı Türk milletidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne aba altından sopa gösterilemez, tehdit edilemez. Hele İsrail ve Amerika üzerinden bunlar hiç yapılamaz. Geçmişte de bunları yaptılar ve derslerini aldılar. Eğer şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz silah bırakmaz ve kendilerini feshetmezlerse, akıbetlerinin ne olacağını geçmişe bakarak çok net bir şekilde görebilirler" diye konuştu. "Ailelere büyük sorumluluk düşüyor" Destici, Maraş’taki yaşanan olaya da değinerek, "Biz elbette her şeyin eğitimle başladığını, öncelikle ailede başladığını ifade etmek istiyoruz. Daha sonra bunun okulla devam ettiğini ve toplumsal hayatın da gençler üzerindeki etkisinden bahsediyoruz. Bu nedenle burada ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Çocukların takibi, yetiştirilmesi ve eğitilmesi önemlidir. Okullarımıza da elbette büyük sorumluluklar düşüyor. Maalesef Türkiye’de eğitim sistemimiz, bütün çabalara rağmen istediğimiz noktaya bir türlü gelemedi. Maraş’taki hadisenin acısı hala yüreğimizde. Bakın, baba emniyet müdürü, anne öğretmen ama çocuğa yeterince ilgi göstermemenin, sahip çıkmamanın sonucunun ne olduğunu görüyoruz. Rehberlik öğretmenlerimiz çok önemli. Hem iyi yetiştirilmeleri hem de okullardaki tespit ve raporlarının idare tarafından uygulanması gerekiyor" şeklinde konuştu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:51 Sivas da su samuru ailesi görüntülendi Sivas’ta Kızılırmak kenarında yürüyüş yapan bir vatandaş, nadir görülen su samurlarıyla karşılaştı. O anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Sivas’ta doğada yürüyüş yapan Ebubekir Tağzade Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kıyısında nadir görülen su samurlarını görüntüledi. Tarihi Eğri Köprü üzerinde yürüyüş yaptığı sırada su yüzeyinde hareketlilik fark eden Tağzade, bir süre sonra su samurlarını gördü. Son günlerde etkili olan yağışlar ve kış mevsiminin sert geçmesiyle birlikte Kızılırmak’ta su seviyesinin gözle görülür seviyede arttığı gözlemlendi. Artan su seviyesiyle birlikte bölgede doğal yaşamın daha görünür hale geldiği ifade eden Tağzade, nadir görülmeleri nedeniyle dikkat çeken su samurları, cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Su samurları daha sonra su yüzeyinde dolaştıktan sonra gözden kayboldu. "Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım" Sivas’ta bu tür hayvanların popülasyonun artmasının kendisini mutlu ettiğini ifade eden Tağzade, "Doğada yürüyüş yapmak için Türkiye’nin en uzun nehri olan Kızılırmak kenarındaydım. Sivas’ta çok nadir görülen su samurlarıyla karşılaştım. Son günlerde yağışların artması kışın çetin geçmesinden dolayı su seviyesi Kızılırmak da ciddi ölçüde artmıştı. Bende yürüyüş yaparken Eğri Köprü üzerinde su samurlarını gördüm. Nadir görüldükleri için ben de kayda aldım. Nesli tükenme tehlikesi olan bu tür hayvanların Sivas’ta popülasyonunun arttığını görmek çok sevindirici bir durum. Böylesi hayvanları korumak ve doğamıza sahip çıkmak gerekiyor" dedi.
Dursun Gözel: "İşitme engelliler futbolunu ileriye taşıyacağız"
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:11 Dursun Gözel: "İşitme engelliler futbolunu ileriye taşıyacağız" Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel, Sivas’ta düzenlenen istişare çalıştayında konuştu. Gözel, "İşitme engelliler futbolunu daha ileriye taşıyacak; sporcularımıza umut olacağız" dedi. Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu tarafından Sivas’ta "2025-2026 İşitme Engelliler Futbol Sezonu İstişare Çalıştayı" düzenlendi. Sıcak Çermik’te bir otelde düzenlenen çalıştaya Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel, Federasyon Asbaşkanı Mustafa Epik, kulüp başkanları ve antrenörler katıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan çalıştayda Türkiye İşitme Engelliler Spor Federasyonu Başkanı Dursun Gözel bir konuşma yaptı. Gözel, istişare toplantılarına önem verdiklerini belirterek, "Bugün burada, 2025-2026 sezonu için Süper Lig, 1. Lig ve 2. Lig’lerimizi daha güçlü, daha rekabetçi ve daha adil bir yapıya kavuşturmak amacıyla bir araya gelmiş bulunuyoruz. İşitme engelli sporcularımızın yeteneklerini sergileyebilecekleri, hak ettikleri koşullarda mücadele edebilecekleri bir futbol ortamı oluşturmayı hedefliyoruz. İstişare çalıştayımızın temel amacı; liglerimizin mevcut durumunu tüm paydaşlarımızla birlikte değerlendirmek, eksik yanlarımızı tespit etmek ve Önümüzdeki sezonlarda daha nitelikli bir futbol organizasyonu için gerekli adımları atmaktır. Bugün burada ortaya çıkacak fikirler ve öneriler, liglerimizin kalitesini yükseltmek için yol haritamız olacak. Unutmayalım ki; güçlü bir lig yapısı, sporcularımızın performansına, kulüplerimizin istikrarına ve ülkemizin işitme engelliler futbolunda uluslararası alanda daha fazla söz sahibi olmasına doğrudan katkı sağlayacak. İşitme engelliler futbolunu daha ileriye taşıyacak; sporcularımıza umut olacağız. Bu vesileyle, çalışmalarımıza katkı sunan tüm kulüp temsilcilerimize, emeği geçen herkese teşekkür ediyor; 2025-2026 sezonunun tüm kulüplerimize, sporcularımıza ve camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Hepinize başarılı ve verimli bir çalıştay diliyorum" diye konuştu.
Bozkırın ortasında vaha, sıcaktan bulananlar oraya akın ediyor
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:26 Bozkırın ortasında vaha, sıcaktan bulananlar oraya akın ediyor Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen Dipsizgöl şelalesi sıcaktan bulananların akınına uğradı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından tabiat parkı ilan edilen Dipsizgöl şelalesi bozkırın ortasında adeta bir vahayı andırıyor. Karasal iklime ve bozkır bitki örtüsüne sahip Sivas’ta Karadeniz havası estiren şelale, son günlerde etkili olan Eyyam-ı bahur sıcakları ile serinlemek isteyenlerin akınına uğradı. Sivas’ta hava sıcakları 42 dereceye kadar yükselirken şelale ve çevresinde ise serin bir hava hakim. Hem serinlemek hem de şelalenin eşsiz güzelliğini yerinde görmek isteyenler, şelalenin görülmeye değer bir yer olduğunu belirterek, "İlk kez geldik. Gerçekten çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Her yan sıcaktan kavrulurken burada son derece serin bir hava hakim" dediler. Dipsizgöl ve şelalesi, 2020 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce hazırlanan ve tescillenen alanlara ait koordinat ve parsel bilgilerinin yer aldığı ilanlara göre Dipsiz Göl, Şelale ve Mağarası doğal sit alanı "Nitelikli doğal koruma alanı" olarak tescillenmesinin arından Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından, tabiat parkı ilan edilmişti. Sivas’ın Doğanşan ilçesi sınırları içerisinde yer alan şelale Sivas-Doğanşar karayolunun 60. Kilometresinde yer alıyor.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde hasat bereketi başladı
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:08 Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde hasat bereketi başladı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde yulaf ve buğday hasadı başladı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde hasat dönemi başladı. Merkez bünyesinde kampüs içerisinde bulunan yaklaşık 600 dekar alanda üretim yapılıyor. Bu yıl 500 dekar alanda yulaf ve buğday üretimi gerçekleştirildi. Hasadı yapılan ürünlerden elde edilen gelir ile hem ülke ekonomisine katkı sağlanıyor hem de öğrencilere burs imkânı sunuluyor. Geniş bir üretim yelpazesine sahip olan araştırma merkezinde patates, yulaf, buğday, domates ve mısır gibi ürünlerin yanı sıra meyve ağaçları da yetiştiriliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Tarım Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ahmet Demirbaş, merkez bünyesinde kampüste bulunan yaklaşık 600 dekar alanda üretim yaptıklarını ifade ederek, "Bu yıl için 500 dekar alanda yulaf ve buğday üretimimiz var. Bugün bu ürünlerimizin hasadına başladık. Bunun yanı sıra 2 dekar alanda da sera üretimi yapmaktayız. Üretimimizin her aşamasında öğrencilerimiz de bize destek oluyor" dedi. "Bu sene sayıyı 200’e çıkarmayı planlıyoruz" Ahmet Demirbaş, araştırma alt yapılarının oldukça geniş olduğunu söyleyerek, "Öğrenciler teoride öğrendiklerini pratiğe dökerek eğitimlerini burada tamamlamaktadırlar. Fide oluşturmadan, dikime ve hasada kadar tüm süreçte öğrencilerimiz yer almaktadır. Üretimlerimiz sonucu elde ettiğimiz gelirden geçen yıl 120 öğrenciye yemek bursu vermiştik. Bu sene bu sayıyı 200’e çıkarmayı planlıyoruz. Farklı ürünleri geliştirerek merkezimiz bünyesinde üretmeye devam edeceğiz. Çalışmalarımız her sene ilerletme gayretindeyiz. Bu yıl 360 metrekare cam sera yapımını düşünüyoruz. Bunun yanı sıra farklı patates çeşitlerinin de üretimini gerçekleştiriyoruz. Mor patates, kırmızı patates ve normal patates çeşitlerini üretiyoruz. Bölümümüz tercih eden öğrencilerimiz için araştırma alt yapımızı oldukça geniş. 600 dekar alan içerisinde her türlü üretimi yerinde öğrenerek ve sürece katkıda bulunarak eğitimlerini pratiğe çevirme imkanına sahip olacaklar" dedi.