Yerel Haberler
Sivas
03 Mayıs 2026 Pazar - 15:29 Sivas’ta 200 şehit yakını tatile uğurlandı Sivas’ta düzenlenen program kapsamında 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını, moral ve motivasyon amaçlı 6 günlük tatil için Alanya’ya uğurlandı. Sivas’ta şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları için moral ve motivasyon olması amacıyla anlamlı bir tatil programı hazırlandı. Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde düzenlenen organizasyon kapsamında, 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını Alanya’ya uğurlandı. Şehit aileleri, gaziler ve yakınları Sivas’ta ilk defa organize edilen böylesi bir tatil programına dahil olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. "Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir" Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür eden Vali Şimşek, "Devletimiz tüm imkânlarıyla şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındadır. Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ailelerimize hayırlı ve güzel bir tatil diliyorum" diye konuştu. "Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" Her zaman şehit ailelerinin ve gazilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Dernek Başkanı Deveci, "Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için düzenlediğimiz bu program, onların moral ve motivasyonuna katkı sunmak adına önemli bir çalışmadır. Bu süreçte bizlere destek olan başta Sayın Abdullah Güler ve Sayın Valimiz Yılmaz Şimşek’e özellikle bizleri Alanya’da ağırlayacak olan Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e şehit ailelerimiz ve gazilerimiz adına teşekkür ediyorum. Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" dedi.
Laboratuvar değil alabalık üretim tesisi
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:18 Laboratuvar değil alabalık üretim tesisi Denize kıyısı olmayan ve alabalık üretiminde Türkiye’de ilk 5 içerisinde yer alan Sivas’ta alabalık sağımı başladı. Büyük özenle elde edilen yumurtalar, birçok işlemden geçerek yavruya dönüşmeyi bekliyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde bin 450 rakımlı Tecer Dağı yamacına kurulan alabalık tesisinde yumurta sağım dönemi başladı. 5 ayrı ünitede bulunan 36 havuzda büyütülen alabalıklar, sağım için seçiliyor. Sağım için uygun olan balıklardan özenle elde edilen yumurtalar, titizlikle yürütülen işlemlerden geçiyor. Sağıldıktan sonra bir süre bekletilen yumurtalar, tuzlu suda yıkanarak temizleniyor. Erkek alabalıklardan elde edilen spermler, mikroskop aracılığıyla kontrol edilerek yumurtalar ile buluşturuluyor. Döllenen yumurtalar kuluçkaya yatırılarak yavru balığa dönüşmesi bekleniyor. Her bir aşaması incelik isteyen sağım, işin ehli kişilerin elinde sürdürülüyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde elde edilen yavru balıklar Kayseri ve Sivas’ta ki baraj göllerinde belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra Karadeniz ’de kafeslerde somona dönüşüp Türkiye ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Sağım işlemleri ile ilgili bilgiler veren 30 yıllık balıkçı Birkan Karaçay, "Alabalık sağımı yılda bir sefer olmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz metot ile yılda iki sefer üretim yapmaktayız. Sağım işleminde yumurtaya gelmiş olan anaç balıkların seçilmesi ile işleme başlıyoruz. Anaçlar seçildikten sonra yumurta seçim işlemine başlıyoruz. Yumurta sağım işleminden 45 dakika sonra yıkanması ve döllenmesi işlemini yapıyoruz. Yıkama işleminden sonra yumurtanın sertleşmesi için soğuk suda bekletiyoruz. Daha sonra yumurtalar alınarak tekrar kuluçka dolaplarına yerleştiriliyor. Yaz dönemini baz alırsak yavruya geçiş süresi yaklaşık 20-25 gün civarıdır. Bir balıktan ortalama 4 bin, 4 bin 500 yumurta elde edebiliyoruz. Balık genç ise 2 bin veya 3 bin civarında yavru alabiliyoruz. Buradan çıkan yumurtalar genellikle Türkiye içerisine dağıtılıyor. Balık satışlarımız yurtdışına da devam ediyor. Genelde buradan çıkan balıkları Rusya’ya gönderiyoruz" dedi.
Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:57 Eğri minaresiyle dikkat çeken 832 yıllık tarihi Sivas Ulu Camii’nin restorasyon çalışmalarına başlandı Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan 832 yıllık Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Yapılacak yenileme çalışmaları kapsamında ise cami ibadete kapatıldı. Sivas’ta, Anadolu’nun en eski camilerinden biri olan ve 832 yıllık geçmişiyle tarihe tanıklık eden Sivas Ulu Camii’nde restorasyon çalışmaları başladı. Danişmentliler döneminde, Anadolu Selçuklu Sultanı 2. Kılıçarslan’ın oğlu Kudbeddin Melikşah tarafından inşa ettirilen cami, mimarisi ve tarihi önemiyle dikkat çekiyor. Anadolu’da inşa edilen ilk camilerden biri olma özelliğini taşıyan yapı, özellikle eğik olan minaresi ile görenlerin de dikkatini çekiyor. Yapının korunması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla başlatılan restorasyon çalışmaları kapsamında cami, geçici olarak ibadete kapatıldı. Yaklaşık 2.5 ile 3 yıl sürmesi planlanan çalışmalar boyunca caminin tüm mimari detayları aslına uygun şekilde yenilenecek. Restorasyon sürecinde, caminin ahşap tavanı tamamen yeniden ağaçtan inşa edilecek. Ayrıca mihrap, orijinal haliyle tekrar yerine konulacak. Caminin minberi ise üzerindeki yazı ve motifler korunarak özgün haliyle yeniden yapılacak. Sultan mahfili olarak bilinen üst kat mahfili de yapının orijinaline uygun bir şekilde yerine yerleştirilecek. Çalışmalarda, cami bahçesi, lavaboları ve çevre düzenlemesiyle birlikte kapsamlı bir restorasyon gerçekleştirilecek. "Büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan tarihi Ulu Cami imamı Ergün Ceyhan, en son 1953 yılında kapsamlı bir restorasyon çalışması yapıldığını belirterek, "Camimizin restorasyona başlanmasında hem üzücü hem de sevindirici bir haber var. Üzücü olanı camimiz 2.5 ile 3 yıl arasında ibadete maalesef kapalı olacak. Şimdiden cemaatimizin hüzünlendiğini görmekteyiz. Hakikaten Sivas halkında Ulu Cami’nin özel bir yeri var. Bu haber içerisinde sevindirici olan ise 832 yıllık olan Ulu Camimiz restorasyona girmektedir. 1953’ te yapılan restorasyondan sonra maalesef camimiz ufak tefek tamirlerle çaplı ve köklü bir restorasyon yapılamadı. Üst tavan ahşap olarak tekrar yerine koyulacak. Restorasyonda tavan ahşap tekrar ağaçtan yapılacak ve mihrap orijinal olarak tekrar yerine koyulacak. Minberin orijinalinde ne varsa, ne yazıyorsa o tekrar yerine koyulacak. Sultan mahfili dediğimiz üst mahfil tekrar koyulacak. Çevre düzenlemesi ile lavabolarıyla, bahçesiyle birlikte büyük çaplı bir restorasyon düşünüyoruz" dedi. "Bu caminin Sivas halkında ayır bir yeri var" Cami cemaatinin hüzünlü olduğunu söyleyen Ceyhan, "Minarenin aslı yapılış olarak eğik olarak yapılmış. Daha sonra 1920’li yıllarda düşen yıldırım neticesinde biraz daha eğilmiş. 6 yıl uyduya bir cihaz teknik olarak gönderilerek, takip ediliyor. Gelen rapor neticesinde minaremiz çelik halatlarla içeriden güçlendirme yapılacak ve üzerindeki yazıların tekrar yazılması düşen tuğlaların da yüzüne tekrar konacak. Hem cami aynı restorasyon içerisinde minare de restorasyona girecektir. Şimdiden ibadete kapatılalı bugün 6 gün oldu. Cemaatimiz, "Hocam bir an önce başlayın. Bizi camiden mahrum koymayın" diye sitem ediyorlar. Hakikaten Sivas Ulu Camisi’nin Sivas halkında ayrı bir yeri ve özelliği var" diye konuştu. (YÇ-
Laboratuvar değil, alabalık üretim tesisi
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:50 Laboratuvar değil, alabalık üretim tesisi Denize kıyısı olmayan ve alabalık üretiminde Türkiye’de ilk 5 içerisinde yer alan Sivas’ta alabalık sağımı başladı. Büyük özenle elde edilen yumurtalar, birçok işlemden geçerek yavruya dönüşmeyi bekliyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde bin 450 rakımlı Tecer Dağı yamacına kurulan alabalık tesisinde yumurta sağım dönemi başladı. 5 ayrı ünitede bulunan 36 havuzda büyütülen alabalıklar, sağım için seçiliyor. Sağım için uygun olan balıklardan özenle elde edilen yumurtalar, titizlikle yürütülen işlemlerden geçiyor. Sağıldıktan sonra bir süre bekletilen yumurtalar, tuzlu suda yıkanarak temizleniyor. Erkek alabalıklardan elde edilen spermler, mikroskop aracılığıyla kontrol edilerek yumurtalar ile buluşturuluyor. Döllenen yumurtalar kuluçkaya yatırılarak yavru balığa dönüşmesi bekleniyor. Her bir aşaması incelik isteyen sağım, işin ehli kişilerin elinde sürdürülüyor. Sivas’ın Ulaş ilçesinde elde edilen yavru balıklar Kayseri ve Sivas’ta ki baraj göllerinde belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra Karadeniz ’de kafeslerde somona dönüşüp Türkiye ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edilecek. Sağım işlemleri ile ilgili bilgiler veren 30 yıllık balıkçı Birkan Karaçay, "Alabalık sağımı yılda bir sefer olmaktadır. Bizim geliştirdiğimiz metot ile yılda iki sefer üretim yapmaktayız. Sağım işleminde yumurtaya gelmiş olan anaç balıkların seçilmesi ile işleme başlıyoruz. Anaçlar seçildikten sonra yumurta seçim işlemine başlıyoruz. Yumurta sağım işleminden 45 dakika sonra yıkanması ve döllenmesi işlemini yapıyoruz. Yıkama işleminden sonra yumurtanın sertleşmesi için soğuk suda bekletiyoruz. Daha sonra yumurtalar alınarak tekrar kuluçka dolaplarına yerleştiriliyor. Yaz dönemini baz alırsak yavruya geçiş süresi yaklaşık 20-25 gün civarıdır. Bir balıktan ortalama 4 bin, 4 bin 500 yumurta elde edebiliyoruz. Balık genç ise 2 bin veya 3 bin civarında yavru alabiliyoruz. Buradan çıkan yumurtalar genellikle Türkiye içerisine dağıtılıyor. Balık satışlarımız yurtdışına da devam ediyor. Genelde buradan çıkan balıkları Rusya’ya gönderiyoruz" dedi.
Anne sütü hem bebeğe hem anneye şifa
01 Ağustos 2025 Cuma - 10:58 Anne sütü hem bebeğe hem anneye şifa Sivas Medıcana Hastanesi’nde görevli Op. Dr. Nadir Cömert, annenin bebeğini emzirmesinin bebeğin gelişimine büyük katkı sağladığı gibi annenin sağlığı açısından da büyük önem taşıdığını belirterek, emziren annelerde meme, rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma riski ile kemik erimesi oranının düştüğünü ifade etti. Bebek sağlığı ve gelişimi için önemli olan anne sütü, anneye de fayda sağlıyor. Sadece bebek için değil anne için de önemli olan emzirme, doğum sonrası iyileşmeyi ve doğum sonrası kilo vermeyi hızlandırıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nadir Cömert, "Emzirmek, anne ile bebek arasında özel bir bağın kurulmasına yardımcı olur. Diğer yandan da emziren annelerde meme, rahim ve yumurtalık kanserine yakalanma riski ile kemik erimesi oranı düşer. Emziren anneler karşılaştıkları herhangi bir strese karşı daha yumuşak tepkiler geliştiririr. Emziren annenin serum kortizol ve adrenalin düzeyi emzirmeyen annelere göre anlamlı bir düşüş gösterir. Bu durum annenin emzirme döneminde psikolojik olarak rahatlamasını sağlar" dedi. "Doğum sonrası iyileşme süreci hızlanır" Emzirmenin anne sağlığını koruduğunu söyleyen Op. Dr. Cömert, "Emzirme meme, rahim, yumurtalık kanseri ve kemik erimesi riskini düşürür. Emzirme sürecindeki düşük östorojen seviyesi meme kanseri riskini azaltır. Yapılan araştırmalar, 30 yaşından önce doğum yapan ve bir yıl ya da daha fazla süreyle emziren kadınların yumurtalık kanserine yakalanma riskinde belirgin bir azalma olduğunu göstermektedir. Emzirmenin özellikle ilk altı ayında prokollejen, karboksil peptitin (PICP) arttığı tespit edilmiş, kemik yıkımı belirteçlerinin gerilediği gösterilmiştir. Bu da emziren annelerde kemik erimesi görülme sıklığını çok azaltır. Emzirmek, annenin doğum sonrası iyileşme sürecini hızlandırır. Emzirmeyle birlikte salınan oksitosin hormonu anne rahminin kasılmalarını artırarak doğum yapan annenin kanamasını azaltır. Emziren annelerde kanama daha az olduğundan uzun dönemde kansızlığa bağlı halsizlik, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi şikayetler daha az görülür" dedi. "Hamilelik kilolarını vermeyi kolaylaştırır" Emziren annelerin doğum sonrası daha kolay kilo verebileceğini söyleyen Cömert, "Emzirme annenin günlük enerji gereksinimini yaklaşık 500 kalori artırır. Bu artan kalori ihtiyacının bir kısmı annenin yediklerinden karşılanırken, bir kısmı gebelikte depolanan yağlardan karşılanır. Bu da annenin gebelik sırasında aldığı fazla kiloların kaybına yol açar. Tüm bunların yanında düzenli emziren bir kadın, gebelikten sonra 10 hafta boyunca gebelikten korunabilir. Emzirmeyen annelerde ise doğumdan 6 hafta sonra gebelik oluşabilir" dedi.
Sevgi teyzeye sevgi dolu yardım
31 Temmuz 2025 Perşembe - 16:37 Sevgi teyzeye sevgi dolu yardım Sivas’ta sağlık sorunları nedeniyle bir süredir evinden çıkamayan 66 yaşındaki Sevgi Korkmaz, Bir El De Sen Uzat Derneği’nin düzenlediği piknik etkinliğine katılmak istedi. Ulaşım konusunda sıkıntı çeken Sevgi Korkmaz yardım talebinde bulundu. Sevgi Korkmaz’ın bu talebi kısa sürede karşılık buldu ve Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun Sevgi Teyzenin evinden alınıp yeniden evine bırakılması için talimat verdi. Başkan Uzun’un talimatıyla harekete geçen belediye ekipleri, Sevgi Korkmaz için özel araç tahsis ederek kendisini evinden alıp etkinlik alanına götürdü. Kendisine gösterilen ilgi ve destek için Belediye Başkanı Uzun’a teşekkür eden Sevgi Teyze, temiz havada arkadaşları ve dostlarıyla buluşabilmenin mutluluğunu yaşadı. Etkinlikte duygularını dile getiren Sevgi Korkmaz, "Bu benim için sadece bir gezi değil, aynı zamanda büyük bir moral oldu. Çağrıma kayıtsız kalmayan ve bana bu mutluluğu yaşatan Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ederim" dedi. Bir El De Sen Uzat Derneği yöneticisi Şenay İlkörücü ise her yıl düzenledikleri piknik etkinliğinin bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştiğini belirterek, Başkan Uzun’un duyarlı yaklaşımının özellikle Sevgi Teyze ve diğer ihtiyaç sahipleri için çok anlamlı olduğunu ifade etti. Yetim çocuklar ve ihtiyaç sahibi ailelerin doyasıya eğlendiği etkinlik hem katılımcılara moral verdi hem de onların unutulmaz bir gün yaşamalarına vesile oldu.
Biçerdöverler aynı anda tarlalara girdi, binlerce dekar arazide hasat sürüyor
31 Temmuz 2025 Perşembe - 12:08 Biçerdöverler aynı anda tarlalara girdi, binlerce dekar arazide hasat sürüyor Türkiye’de tritikale tohumunun yüzde 50’sini karşılayan Ulaş’ta hasat başladı. Tarlaya giren biçerdöverler, 14 bin 838 dekar alanda çalışmalarını sürdürüyor. Tarım İşletmesi Genel Müdürlüğüne (TİGEM) bağlı Ulaş Tarım İşletmesinde 14 bin 838 dekar alana ekilen tritikale bitkisinin hasadına başlandı. Buğday ve çavdarın melezi ile elde edilen, buğdayın verim yüksekliğini ve tahıl kalitesi ile çavdarın hastalıklara ve toprak özellikleri de dahil olmak üzere çevre şartlarına dayanıklılığını birleştiren yem bitkisinin hasadı, iş makinelerince sürdürülüyor. 5 biçerdöverin devasa tarlarda başlayan mesaisinin 15 gün sürmesi planlanıyor. 14 bin 838 dekar alanda hasat başladı Hasat ile ilgili bilgiler veren Ulaş TİGEM Müdürü Ali Ceran, "Ulaş Tarım İşletmemizde tritikale dediğimiz buğday ve çavdar melezi olan hububatı yetiştirmekteyiz. Tritikale; genelde hayvan yemi olarak kullanılmakta. İşletmemizde 4 farklı çeşit tritikale ile çalışılmaktadır. Bunlar Karma 2000, Ümran Hanım, Özer ve Tatlıcak 97’dir. Bu 4 farklı çeşidi, farklı adaptasyon sağladıkları bölgelerde yetiştirmekteyiz. Bu yıl da hayırlısıyla hasadımıza başladık. Mevsim itibariyle bu yıl biraz kurak geçti. Olması gereken yağışları alamadık. Ona rağmen hasadımız normal şartlarda devam etmektedir. Rekolte olarak orta düzeyde bir verim beklemekteyiz. Bin 200 dekarı sulu olmak üzere 14 bin 838 dekar alanda hasat edeceğimiz tritikale bitkimiz var. İşletmemiz aynı zamanda korunga tohumculuğu da yapıyor. 4 bin 50 dekar arazide de onun hasadı olacak. Çiftçilerimize bol ve bereketli bir hasat sezonu diliyorum" dedi. Biçerdöverlerin devasa tarlalardaki hasat anları, dron ile görüntülendi.