Yerel Haberler
Sivas
Sivas’ta bıçakçıların kurban yoğunluğu aile hasretine dönüştü: "2 aydır çocuğumu göremiyorum" 07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:31:41 Sivaslı bıçak ustası Emre Göçeri yaklaşan Kurban Bayramı’yla birlikte gece geç saatlere kadar çalıştıklarını belirterek, "Kızım 2 yaşına girdi ama son iki aydır yoğunluktan dolayı onu neredeyse hiç göremiyorum. Gece saat 03.00’e kadar çalışıyoruz" dedi. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla Sivas’ta bıçak ustaları yoğun mesaiye başladı. Özellikle bıçak bileme işlemlerine olan talebin arttığını belirten bıçak ustası Emre Göçeri, siparişleri yetiştirebilmek için gece geç saatlere kadar çalıştığını söyledi. Göçeri, Kurban Bayramı öncesinde iş yoğunluğunun ciddi şekilde arttığını ve vatandaşların daha çok körelmiş bıçaklarını bilemeye getirdiğini ifade ederek, yoğunluk nedeniyle çalışma saatlerini uzattıklarını belirtti. İş yoğunluğundan dolayı kızını dahi zor gördüğünü belirterek, "Kurban Bayramı yaklaşınca en büyük yoğunluk bıçak bilemede yaşanıyor. Vatandaşlar kurban kesiminde sorun yaşamamak için bıçaklarını şimdiden hazırlatıyor. Siparişlere yetişebilmek için gece saat 03.00’e kadar çalışıyoruz. Kızım 2 yaşına girdi ama son iki aydır yoğunluktan dolayı onu neredeyse hiç göremiyorum" diye konuştu. "Kızımı neredeyse 2 aydır göremiyorum" Emre Göçeri, kurban öncesi yoğunluk olduğunu belirterek, "Bizim yoğunluğumuz Ramazan Bayramı’ndan beri devam ediyor. Geçen sene de bu şekilde çalıştık. Kızım 2 yaşına girdi ama son iki aydır sipariş yoğunluğundan dolayı onu neredeyse hiç göremiyorum. Gece saat 03.00’e kadar çalışmaya devam ediyoruz. Durumdan memnunuz sonuçta biz yılda iki bayram döneminde bu yoğunluğu yaşıyoruz. Kurban fiyatları yüksek ama insanlar artık sadece kurban kesmek için değil, kurban kesildikten sonra gelen eti parçalayıp dolabına kaldırabilmek için de bıçak biletmeye geliyor. Bilenmeyen bıçakların yerine yenilerini alıyorlar. Konu gerçek Sivas bıçağıysa, burada ocakta çeliği kendi elimizle, limon sarısı renge ulaşana kadar ısıtıyor ve ısıl işlemini kendimiz ayarlıyoruz. Kendi üretmediğimiz kasap bıçaklarında bile yeniden ağız açımı yapıyoruz. Böylece hayvanı mundar etmiyor. Sivas bıçağının popülerliği de zaten ağız açımından kaynaklanıyor. ‘Üçgen’ dediğimiz, yukarıdan aşağı doğru yapılan özel bir ağız açımı mevcut. Bu yapı sayesinde bıçak her şekilde masata geliyor. Masata gelmeyen bıçak işe yaramaz" dedi. "Yurt dışından gelen özel çeliklerimiz var" Göçeri, bıçak bilenirken dikkat edilmesi gerekenlerle ilgili şunları söyledi: "Ağız açımında en önemli nokta, bıçağı bilerken çeliği yakmamaktır. Kullanılan suyun bol olması da büyük önem taşır. İşin özeti, çeliğin kesinlikle yanmaması gerektiğidir. Biz taşta ve keçede işlem yaparken ağız açımını yakmamaya çok özen gösteriyoruz. Gerçek bir Sivas bıçağını güvenilir yerlerden almak gerekir. Her yerden bıçak alınmamalı çünkü piyasada Çin çeliği kullanımı çok fazla. Bu çelik hem ucuz hem de kalitesizdir. Bizim Almanya’dan ve Fransa’dan gelen özel çeliklerimiz var. Vatandaşlara da bu tür kaliteli çelikleri tercih etmelerini tavsiye ediyoruz. İyi bir bıçakla kurban kesilir, deri yüzülür, et sıyrılır ve evde parçalama işlemleri rahatlıkla yapılır. Ardından bir yıl sonra tekrar bize biletmeye getirilir. Vatandaşlarımız güvenilir yerlerden, güvenilir ustalardan alışveriş yaparsa rahat ederler."
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 14:04 Sivas’ta Hıdırellez kutlamalarında kış ile bahar adeta iç içe geçti Sivas’ta baharın müjdecisi Hıdırellez, yağmurlu havaya rağmen coşkuyla kutlandı. Kış etkilerinin sürdüğü kentte yağmur altında yapılan etkinlikler ilginç görüntüler oluşturdu. Hıdırellez, Paşabahçe Mesire Alanı’nda düzenlenen programla kutlandı. Kış etkilerinin devam ettiği kentte, Hıdırellez günü yağan yağmur renkli ve ilginç görüntülere sahne oldu. Programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ve il protokolü ile çok sayıda vatandaş katıldı. Yağmura rağmen alanı dolduran vatandaşlar, halk oyunları ekiplerinin gösterileriyle coşkulu anlar yaşadı. Geleneksel kıyafetlerle sahne alan ekipler, izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinlikler kapsamında düzenlenen geleneksel yarışmalar ise renkli görüntüler oluşturdu. Vali Yılmaz Şimşek ve eşi Çiğdem Olgun Şimşek’in yumurta tokuşturması ile başlayan yarışmalar; yumurta taşıma, halat çekme ve çuval yarışı ile devam etti. Yağmur altında gerçekleşen yarışmalarda vatandaşlar hem eğlendi hem de tatlı rekabet yaşadı. Soğuk ve yağışlı havaya rağmen baharın simgesi olan Hıdırellez’in coşkusu hissedildi. Program, Vali Yılmaz Şimşek ve eşi Çiğdem Olgun Şimşek’in katılımcılara yemek ikramında bulunmasıyla sona erdi. "Çok köklü bir geleneğimizdir" Programda konuşan Vali Yılmaz Şimşek, "Hıdırellez asırlardır bu topraklarda yaşatılan, umutlarımızı tazeleyen ve kardeşliğimizi pekiştiren çok köklü bir geleneğimizdir. Baharın gelişiyle birlikte doğa nasıl yeniden canlanıyorsa, bizler de kardeşliğimizi ve dayanışmamızı yeniden güçlendiriyoruz. Bu tür etkinlikler geçmişimiz ile geleceğimiz arasında kurulan en güçlü bağdır. Programın düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlarımıza teşekkür ediyor, tüm hemşerilerimizin Hıdırellez Bayramı’nı kutluyorum" dedi.
Tarihi havalimanının restorasyonunda sona yaklaşıldı
01 Temmuz 2025 Salı - 16:29 Tarihi havalimanının restorasyonunda sona yaklaşıldı Restorasyon sürecinde sona gelinen tarihi Divriği havalimanı yeni tasarımıyla açılışının yapılacağı zamana gün sayıyor. Sivas’ın tarihi ilçesi Divriği’de yıllardır atıl durumda bekleyen havalimanı, yeniden hayat buluyor. 1936 yılında Türk havacılığının öncülerinden Nuri Demirağ tarafından inşaatına başlanan ve 1942 yılında tamamlanan Divriği Havalimanı, Türkiye’nin ilk yerli uçağı olan NU-D-36 kuyruk numaralı uçakla tarihe geçen ilk inişine ev sahipliği yapmıştı. Kapsamlı bir restorasyon sürecine giren Divriği havalimanı şimdilerde yeniden faaliyete geçeceği güne hazırlanıyor. Haziran ayı itibariyle pist ve teknik altyapısı büyük oranda tamamlandı. Genel havacılık uçuşları, uçuş okulu eğitimleri ve 55-60 koltuk kapasiteli ticari yolcu uçaklarına da hizmet verebilecek şekilde tasarlanan havalimanı ilçeyi ziyaret edecek ziyaretçilerle birlikte bölge ekonomisine de önemli derecede katkı sunacak. "Bölgesel kalkınma için yeni bir kapı açıyoruz" Havalimanını bölge ekonomisin de büyük oranda katkı sunacağını ifade eden firma temsilcisi Satılmış Murat Kaya, "Havalimanımız, bölgesel turizmin ve havacılığın gelişimi için önemli bir merkez olacak. Pist boyama işlemleri ve son düzenlemeler de kısa süre içinde tamamlanacak. Hedefimiz, Divriği’yi sivil havacılık haritasında tekrar görünür kılmak. Tarihi mirasımızı yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak, havacılık ve turizm alanında ilçemize ve ülkemize değer katmak bizim vizyonumuzdur. Divriği Havalimanı ile sadece bir ulaşım noktası değil, aynı zamanda bölgesel kalkınma için yeni bir kapı açıyoruz. Anadolu’nun UNESCO mirası Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası gibi eşsiz kültürel zenginliklerine ev sahipliği yapan ilçe, havalimanının yeniden faaliyete geçmesiyle birlikte ulusal ve uluslararası turizm açısından daha erişilebilir hale gelecek. Bu gelişme, bölge ekonomisine ve tanıtımına önemli katkılar sunacak" şeklinde konuştu.
Siyanür depolama havuzu yapımına çevre sakinleri engel oldu
01 Temmuz 2025 Salı - 16:03 Siyanür depolama havuzu yapımına çevre sakinleri engel oldu Sivas’ta bir altın madeni, hayvanların otladığı alana siyanür depolama havuzu yapmak istedi. Havuzun yapılmasını istemeyen köylüler, sondaj yapmak için giden iş makinalarına engel oldu. Sivas’ta altın madeni işleyen ve daha önce siyanür sızıntısı iddiaları ile gündeme gelen Kar Mineral Madencilik A.Ş., Koyulhisar ilçesinde ikinci atık havuzu yapma kararı aldı. Mevcut barajın dolması nedeniyle Çandır köyü sınırları içerisinde yer alan ve 11 çevre köyün piknik alanı olarak kullandığı merada 3 adet siyanür havuzu yapmak isteyen firma, sondaj yapmak için bölgeye iş makinası yönlendirdi. İş makinalarının araziye yöneldiğini gören bir grup köy sakini ise engel olmak istedi. Kalabalık iş makinalarının önüne geçerek sondaj çalışmasına engel oldu. "Bizim yaşam hakkımızı elimizden alamazlar" Yapılmak istenen havuzun bölgeye zehir saçacağını iddia eden Aygüzel Çandır, "Sivas’ın Koyulhisar ilçesine bağlı Çandır köyü sınırlarındaki bu düzlüğe özel şirket olan Kar Madencilik tarafından atık depolama havuzu yapılmak istenmektedir. Biz köy halkı olarak bu alana zehirli katı atık depolama alanı yapılmasına karşıyız. Biz bu güzelim cennet vatanın zehirli atıklarla doldurulmasını istemiyoruz. Bizim yaşam hakkımızı elimizden alamazlar. İşte halk, işte meydan. Bizler direnmeye devam edeceğiz" dedi.
Dini değerlere saygısızlık eden dergiye Sivas Gazeteciler Derneği’nden tepki
01 Temmuz 2025 Salı - 15:01 Dini değerlere saygısızlık eden dergiye Sivas Gazeteciler Derneği’nden tepki Sivas Gazeteciler Derneği Başkanı Orhan Üngör, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem)’e yönelik karikatürler yapan Leman dergisine sert tepki gösterdi. Üngör, "Bu ne ifade özgürlüğüdür ne de mizah; bu, Müslümanların kutsalına yapılan alçak bir provokasyondur" dedi. Leman dergisinde yayımlanan peygamber efendimiz Hz. Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem)ile Hz. Musa (Aleyhisselam)’ı hedef alan karikatürler tepki alarak odak noktası oldu. Sivas Gazeteciler Derneği Başkanı Orhan Üngör söz konusu eylemin özgürlük değil, İslamiyet’i tahkir etmeye yönelik kasıtlı bir provokasyonla ilgili olduğunu ve bunun toplumsal vicdanda derin izler bıraktığını vurguladı. Orhan Üngör, açıklamasında, "Peygamber Efendimizin (Sallallahü teala aleyhi ve sellem) hayasızca karikatürize edilmesini şiddetle kınıyorum. Yapılan basın özgürlüğü değildir, ifade özgürlüğü değildir. Dini değerlerimizi aşağılayan, Müslümanların vicdanında derin yaralar açan bu tür girişimler provokasyon amaçlıdır. Bu alçaklıktır, haysiyetsizlik, şerefsizliktir, Müslümanları basın özgürlüğü adı altında aşağılamaktır" dedi. Dini değerlerimize yapılan saldırıyı kınayan ve saldırının sanat diye pazarlanmaya çalışıldığını söyleyen Üngör "Leman isimli sözde derginin başrolünde olduğu rezaletin adı ne mizah olabilir ne de ifade özgürlüğü. Alemlere rahmet olarak gönderilen yegâne önderimiz Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (Sallallahü teala aleyhi ve sellem)’i tasvir cüreti sınırları aşmış, milletin canından aziz bildiği kutsalına saldırıya varmıştır. Milyarlarca insanın kutsalına saldırmak marifet, rezilliği sanat diye pazarlamak cesaret sanılıyor. Bu alçak provokasyonu yapanların iyi bilmesi gerekiyor ki, bu aziz millet ifade özgürlüğü kisvesi altında Peygamberine dil uzatılmasını asla sineye çekmez" dedi.
Kangal’ın koyun ve kuzu ile olan yakınlığı dikkat çekti
01 Temmuz 2025 Salı - 14:26 Kangal’ın koyun ve kuzu ile olan yakınlığı dikkat çekti Sivas’ta kangal köpeği ile koyun ve kuzu arasında gözlemlenen duygusal bağ, izleyenleri duygulandırdı. Uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız ise sert yapısıyla bilinen kangalların koyunlara karşı şefkat dolu yaklaşımına vurgu yaparak, iki hayvan arasındaki dayanışmanın önemini anlattı. Türkiye’nin milli değeri olarak bilinen Kangal köpekleri, yalnızca sert yapılarıyla değil korudukları hayvanlara karşı gösterdikleri merhametle de dikkat çekiyor. Sivas’ta bir vatandaş bir Kangal köpeği ile koyun ve kuzusu arasında yaşanan yakın teması kaydetti. İçleri ısıtan görüntülerde anne koyun ve yavrusu yan yana dururken, Kangal köpeği ise yavaş adımlarla yanlarına yaklaşarak oturmak istiyor. Ardından yavru ile anne koyunun arasına giren Kangal, sakin bir şekilde yere yatarak, anne koyun tarafından seviliyor. Sosyal medyada büyük beğeni alan görüntüler, Kangal köpeklerinin koyunlarla yıllar içinde geliştirdiği içgüdüsel bağı bir kez daha ortaya koydu. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Kangal köpeği yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, bu ikilinin gönül bağlarını hiçbir sekide birbirinden koparmadıklarını söyleyerek, "Bu hayvanlar birbirlerine aşık, birbirlerine sevdalı ve birbirleri ile bir bütün olma özellikleriyle var olan yapıya sahipler" dedi. "Bu hayvanlar birbirine aşık" Hüseyin Yıldız, koyunun kangal köpeksiz yapamayacağını söyleyerek, "Bu ikilinin gönül bağlarını hiçbir sekide birbirinden kopamıyoruz Kangal köpeği koyunsuz, koyunda kangal köpeksiz olmaz. Doğaları da zaten bunu gerektiriyor. Bu yüzden de birbirlerine hasretlik duyuyorlar. Bir kangal yeni doğduğunda daha yavruyken annesiyle birlikte biz bunu koyun dışkısıyla buraya getirip adapte ediyoruz. Birbirlerinde uyumlarında bir sıkıntı olmasın diye. Bu hayvanlar birbirlerine aşık, birbirlerine sevdalı ve birbirleri ile bir bütün olma özellikleriyle var olan yapıya sahipler. O yüzden bu hayvanları kısıtlamak zevk için onları belli bir alanda yetiştirmek yanlış. Kangalların ait olduğu yerler koyun sürüleri, dağ, taş, ve coğrafyadır" dedi. "Olumlu tepkiler aldık" Videoyu görenlerin duygulandıklarını belirten Yıldız, "Videodan sonra çok olumlu tepkiler aldık. Bu videodan ağlayanlar ve duygulananlar oldu. Daha önceden çobanlık yapıp bu işe yıllarını veren insanlar, bu video ile geçmişe döndüler. Günümüzde böylesi bir görüntüyle karşılaşmaları onları da geçmişe götürdü. Kangal aslında tabiatı gereği serttir ancak olması gerektiği yerde daha serttir. Sevdiği, koruduğu ve sahipkâr davrandığına karşı da oldukça merhametlidir. İkisinin arasındaki duygusal bağı videoda görüyoruz. Ben kangalları koyun sürüsüne saldığımda karakteristik yapılarının aynı olduğunu görüyorum. Birbirlerine sarılıp birbirlerini yalıyorlar. Biri koruyor diğeri ise korunuyor ikisi de bunun farkında. Kangallar ve koyunların arasındaki duygusal bağ insanlarda yoktur. İki hayvan arasında dayanışmaları çok fazla. Koyun kendisini koruyan kangala karış inanılmaz derecede bir sevgi gösterisinde bulunuyor. Öyle bir karakter bağı var ki bu ikilide bu da duygusal bağa giriyor bizler de insan olarak bunu birbirlerine sürtünmelerinden, birlikte şu içmelerinden, mimiklerinden görebiliyoruz" diye konuştu. "Anadolu’nun ikilisi bunlar" Yıldız, koyunların birçok köpek ile otlamaya gidebileceğini ancak kangal ile olan sevgileri ve bağlarının çok farklı olduğunu ifade ederek, "Kangallar bu yüzden dünyaya üzerinde en çok tercih edilen karakter sahibi bir köpektir. Her köpek, koyun otlatmaya gidebilir ancak koyunu kurttan koruyamayabilir. Bu özelliği koyunlar da biliyor ve kendini güvende hissediyor. Çünkü arkasında onu seven ona aşık olan bir dostu var, dev gibi bir karakter var. Bu nedenle koyun ona bir minnetle yakışıyor, kangal da sevgi ile korumasından dolayı ona aşk ile yaklaşıyor. Bu iki hayvan Anadolu’nun ikilisi. Anadolu bu anlamda çok büyük bir zenginlik. Kangal kurda, tilkiye hırsıza ve dışarıya karşı sert ancak koyuna da bir o kadar dost. Koyunlar, birçok köpek ile otlamaya gidebilir ancak kangal ile olan sevgileri ve bağları çok çok farklıdır" şeklinde konuştu.