Yerel Haberler
Sivas
25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:17 Uzmanı açıkladı: "Oruç tutmak vücudu dinlendirip birçok fayda sağlıyor" Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, iftar ve sahurda aşırıya kaçılmaması halinde orucun vücutta toparlanma ve dinlenme etkisi oluşturduğunu vurgulayarak, oruç tutmanın sindirim sistemini rahatlattığını ifade etti. Ramazan ayıyla birlikte oruç ibadeti devam ederken, değişen beslenme düzeninin insan sağlığına etkileri de dikkat çekiyor. Gün boyu süren açlığın ardından yapılan sahur ve iftar öğünlerinin dengeli ve ölçülü tüketilmesi, vücudun dinlenme sürecine girmesine katkı sağlıyor. Bu süreçte sindirim sisteminin çalışma temposu düşerken, mide ve diğer organların daha az zorlanmasıyla birlikte bünyenin kendini toparlama imkânı buluyor. Ramazan döneminde abur cubur tüketiminin azalması ve gereksiz kalori alımının düşmesi, özellikle sindirim organlarının daha sakin çalışmasına imkan tanıyor. İftar ve sahurda aşırı ve hızlı yemek tüketilmemesi halinde bu olumlu etkinin daha belirgin hale geliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, oruç tutun bir bünyenin kendini dinlemeye aldığını söyleyerek, "Bu ayda zararlı şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer" dedi. "Midenin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır" Gerektiği gibi oruç tutulduğunda insan vücuduna faydası olduğunu söyleyen İbrahim Emre Kurtça, "Ramazan ayında abur cubur tarzı yiyeceklerin yenmesi azalıyor. Bu ayda böyle şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer. Herhangi bir yerimiz sakatlandığı zaman kendimizi dinlenmeye alıyoruz. Bizimde midemizin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır. Eğer biz kurallara uyarak oruç tutarsak ve sağlık uzmanlarının verdiği önerilere uyduğumuz zaman bu durum bizim hem bağırsaklarımız, pankreasımız ve midemiz açısından da dinlenmemizi sağlamaktadır. Gerektiği gibi oruç tutarsak bize faydaları daha çok olur. Oruç tutmadan önce herhangi bir rahatsızlığımız varsa doktor görüşü alınmalıdır. Eğer mide ve şeker gibi çeşitli rahatsızlıklar varsa uzman görüşü alınmalıdır. Oruç tutacağız diye sağlığımızdan olmamalıyız" dedi.
25 Şubat 2026 Çarşamba - 11:40 Sivas’ta Mukaddes Emanetler Sergisi’nde uzun kuyruklar oluştu Sivas’ta Peygamber Efendimiz ve Ehl-i Beyt’e ait birçok kıymetli emanetin yer aldığı "Mukaddes Emanetler Sergisi" ziyarete açıldı. Sergiyi gezen vatandaşlar, duygu dolu anlar yaşadı. Peygamber Efendimize ait Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif ve Saç-ı Şerif), Hücre-i Saadet’te bulunan kabir örtüsü ve kabir toprağı, hurma lifinden yapılmış yatağı, Kadem-i Şerif (ayak izi), Gubar-ı Şerif (kabir toprağı) ve Kisve-i Saadet gibi pek çok kıymetli emanetin yer aldığı sergi, Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde açıldı. İl protokolü tarafından açılışı yapılan sergiyi birçok vatandaş ziyaret etti. Uzun kuyrukların oluştuğu sergide duygu dolu anlar yaşandı. Kutsal emanetleri yakından görme fırsatı bulan vatandaşlar, o anları cep telefonu ile de görüntüledi. "Kendimi Medine’de gibi hissediyorum" Sivas’ın Koyulhisar ilçesinden geldiğini ifade eden Celal Taş, "Sivas’a 15 günlüğüne gelmiştim. Böyle bir serginin açıldığını duydum. İnanın şu anda çok duygulandım. Kendimi Medine’de gibi hissediyorum. Orada da birçok emaneti gördüm ama burada da çok duygulandım. Bu sistemi kuranlardan Allah bin kere razı olsun. Sakal-ı Şerif’i her yıl ziyaret ediyorum ama bu kadar yakından hiç görmemiştim. Herkes mutlaka burayı görsün" dedi. Sergide Hz. Fatıma’ya ait Hücre-i Saadet anahtarı, Hz. Ali’nin Sarık-ı Şerif’i, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’e nispet edilen Sakal-ı Şerifler de yer alıyor.
Sahte tapu ile hazine arazilerini satışa çıkaran memur görevden uzaklaştırıldı
20 Ocak 2026 Salı - 15:49 Sahte tapu ile hazine arazilerini satışa çıkaran memur görevden uzaklaştırıldı Sivas’ta bir memur, sahte tapu hazırlayarak hazine arazilerini satışa çıkarınca usulsüzlüğün tespit edilmesi sonrası görevinden uzaklaştırılarak gözaltına alındı. Sivas’ın Kangal ilçesinde Tapu Müdürlüğü’nde görev yapan M.D. isimli şahıs evrakta sahtecilik yaparak, hazine arazilerini usulsüz şekilde satışa sundu. Arazileri satın alan kişilerden para toplayan M.D., görevinden uzaklaştırıldı. Resmi evrakta sahtecilik yapan şahıs hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldı. Adli ve idari soruşturma sürüyor Konuya ilişkin Kangal Kaymakamlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, "Son günlerde bazı medya organları ve sosyal medya mecralarında ilimiz Kangal ilçesinde bazı hazine arazilerinin satışa çıkarıldığı iddiaları üzerine kamuoyunu bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Bu kapsamda, Kangal Tapu Müdürlüğü’nde bilgisayar işletmeni olarak görev yapan M.D. isimli personel hakkında, ’resmi evrakta sahtecilik’ iddiası nedeniyle 13.01.2026 tarihinde Kaymakamlık makamı tarafından görevinden uzaklaştırma tedbiri uygulanmıştır. Konuya ilişkin adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Söz konusu adli ve idari süreçler, Kaymakamlığımız ve Valiliğimiz tarafından titizlikle ve mevzuat çerçevesinde sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.
Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir"
20 Ocak 2026 Salı - 11:05 Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir" Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, akran zorbalığının görmezden gelinmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğini belirterek, "Bu süreç doğru yönetilmezse can kaybına kadar gidebilir" dedi. Akran zorbalığı, çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Zorbalığa maruz kalan çocuklar, yaşadıkları durumu zamanla normalleştirebiliyor. Bu durum, sorunun derinleşmesine ve kalıcı psikolojik etkilere yol açabiliyor. Zorbalık yalnızca bireysel bir davranış olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir problem olarak değerlendiriliyor. Güç gösterisiyle kendini kabul ettirmeye çalışan çocukların, çoğu zaman kendilerini ifade etmekte zorlandıkları ve sağlıklı iletişim kuramadıkları belirtiliyor. Bu durum, zorbalığın yalnızca mağduru değil zorbalığı yapan kişiyi de olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Akran zorbalığının çocuklarda özgüven kaybı, okuldan uzaklaşma ve içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu süreçte yalnızca zorbalığa uğrayan çocukların değil, zorbalık yapan bireylerin de doğru şekilde yönlendirilmesi gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Kayahan, zorba kişinin duygularını ifade etmeyi bilmediğini söyleyerek, "Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan ve öldürülen çocuklar görüyoruz" dedi. "Yanlış olduğunu anlatmamız gerekiyor" Zorba kişi ile davranışlarının normal olmadığının anlatılması gerektiğini belirten Nurdan Kayahan, "Akran zorbalığı, günümüzde gençler ve çocuklar arasında çok ciddi sorunlara neden olabilecek bir durumdur. Akran zorbalığı, bir çocuğun ya da gencin başka bir çocuk ya da gence fiziksel, psikolojik ya da sosyal medya aracılığı ile yaptığı baskılara denebilir. Burada iki kişi bulunuyor. Biri zorba, diğeri de zorbalığa uğrayan kişi. Zorbalığa uğrayan kişilerle ilgili pek çok çalışma yapılıyor. Bu kişiler kendini içine kapatabiliyor, özgüven düşüklüğü yaşıyorlar ve yaşadıklarının normal bir durum olduğunu düşünebiliyorlar. Ama zorba kişiye geldiğimizde, aslında ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler duygularını ifade edememe, empati yoksunluğu gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Kendilerini karşı tarafa bu şekilde yansıtıyorlar. Zorbayla bu davranışların normal olmadığını konuşmamız gerekiyor. Ona yaptıklarının yanlış olduğunu açıklamamız gerekiyor" dedi. "Ciddi zararlar veriyor" Bu durumdan pek çok insanın etkilendiğini söyleyen Kayahan, "Zorba kişi duygularını ifade etmeyi bilmiyor, kendini karşıdaki kişiyi ezerek cesur hissediyor. Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan, öldürülen çocuklar görüyoruz. Zorba kişi güç gösterisi yapıyor ve ’Toplumda ben de varım’ diyor. Yaptığının yanlış olduğunu düşünmüyor, hatta doğru olduğunu savunuyor. Ama bu kişi hem kendine hem de zorbalığa uğrattığı kişiye ciddi zararlar veriyor. Bu zarar öyle bir hale geliyor ki cana kast seviyesine kadar uzanıyor. Zorba kişi kendisini var etmeye çalışırken hem kendini hem de karşısındaki kişiyi yok ediyor. Buna önlem almak için hem zorbayla hem de zorbalığa uğrayan kişiyle çalışmak gerekiyor. Biz zorbayla çalışmadığımız sürece, zorbayı sadece cezalandırdığımız sürece hiçbir şey yapamayız. Zorbayı karşımıza alacağız, ona empatiyi öğreteceğiz, yaptığının yanlış olduğunu ve başkasına zarar verdiğini anlatacağız" diye konuştu.
Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir"
20 Ocak 2026 Salı - 10:48 Uzmanı uyardı: "Görmezden gelinirse ölümle sonuçlanabilir" Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, akran zorbalığının görmezden gelinmesinin ağır sonuçlara yol açabileceğini belirterek, "Bu süreç doğru yönetilmezse can kaybına kadar gidebilir" dedi. Akran zorbalığı, çocuklar ve gençler arasında giderek yaygınlaşan ve çoğu zaman fark edilmeden ilerleyen ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Zorbalığa maruz kalan çocuklar, yaşadıkları durumu zamanla normalleştirebiliyor. Bu durum, sorunun derinleşmesine ve kalıcı psikolojik etkilere yol açabiliyor. Zorbalık yalnızca bireysel bir davranış olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir problem olarak değerlendiriliyor. Güç gösterisiyle kendini kabul ettirmeye çalışan çocukların, çoğu zaman kendilerini ifade etmekte zorlandıkları ve sağlıklı iletişim kuramadıkları belirtiliyor. Bu durum, zorbalığın yalnızca mağduru değil zorbalığı yapan kişiyi de olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Akran zorbalığının çocuklarda özgüven kaybı, okuldan uzaklaşma ve içe kapanma gibi sonuçlara yol açabiliyor. Bu süreçte yalnızca zorbalığa uğrayan çocukların değil, zorbalık yapan bireylerin de doğru şekilde yönlendirilmesi gerekiyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Uzman Psikolog Nurdan Kayahan, zorba kişinin duygularını ifade etmeyi bilmediğini söyleyerek, "Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan ve öldürülen çocuklar görüyoruz" dedi. "Yanlış olduğunu anlatmamız gerekiyor" Zorba kişi ile davranışlarının normal olmadığının anlatılması gerektiğini belirten Nurdan Kayahan, "Akran zorbalığı, günümüzde gençler ve çocuklar arasında çok ciddi sorunlara neden olabilecek bir durumdur. Akran zorbalığı; bir çocuğun ya da gencin başka bir çocuk ya da gence fiziksel, psikolojik ya da sosyal medya aracılığı ile yaptığı baskılara denebilir. Burada iki kişi bulunuyor. Biri zorba, diğeri de zorbalığa uğrayan kişi. Zorbalığa uğrayan kişilerle ilgili pek çok çalışma yapılıyor. Bu kişiler kendini içine kapatabiliyor, özgüven düşüklüğü yaşıyorlar ve yaşadıklarının normal bir durum olduğunu düşünebiliyorlar. Ama zorba kişiye geldiğimizde, aslında ne kadar güçlü görünürlerse görünsünler duygularını ifade edememe, empati yoksunluğu gibi durumlarla karşılaşıyoruz. Kendilerini karşı tarafa bu şekilde yansıtıyorlar. Zorbayla bu davranışların normal olmadığını konuşmamız gerekiyor. Ona yaptıklarının yanlış olduğunu açıklamamız gerekiyor" dedi. "Ciddi zararlar veriyor" Bu durumdan pek çok insanın etkilendiğini söyleyen Kayahan, "Zorba kişi duygularını ifade etmeyi bilmiyor, kendini karşıdaki kişiyi ezerek cesur hissediyor. Pek çok çocuk ve genç bu durumdan etkilenmekte. Hatta öyle ciddi boyutlara ulaştı ki neredeyse her gün bıçaklanan, öldürülen çocuklar görüyoruz. Zorba kişi güç gösterisi yapıyor ve ‘Toplumda ben de varım’ diyor. Yaptığının yanlış olduğunu düşünmüyor, hatta doğru olduğunu savunuyor. Ama bu kişi hem kendine hem de zorbalığa uğrattığı kişiye ciddi zararlar veriyor. Bu zarar öyle bir hale geliyor ki cana kast seviyesine kadar uzanıyor. Zorba kişi kendisini var etmeye çalışırken hem kendini hem de karşısındaki kişiyi yok ediyor. Buna önlem almak için hem zorbayla hem de zorbalığa uğrayan kişiyle çalışmak gerekiyor. Biz zorbayla çalışmadığımız sürece, zorbayı sadece cezalandırdığımız sürece hiçbir şey yapamayız. Zorbayı karşımıza alacağız, ona empatiyi öğreteceğiz, yaptığının yanlış olduğunu ve başkasına zarar verdiğini anlatacağız" diye konuştu.
Uzmanından öğrencilere uyarı: "Tatilde dengeli bir yol izlenmeli"
19 Ocak 2026 Pazartesi - 17:07 Uzmanından öğrencilere uyarı: "Tatilde dengeli bir yol izlenmeli" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hamdi Karakaş, sömestir tatiline ilişkin olarak öğrencilere, velilere ve öğretmenlere yönelik önemli uyarılarda bulundu. Karne sevinci yaşayan ve sömestir tatiline başlayan milyonlarca öğrenci için uzmanlardan uyarılar gelmeye devam ediyor. Yoğun geçen bir eğitim-öğretim döneminin ardından sömestir tatilinin, eğitim takviminde yalnızca bir ara olmadığını vurgulayan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hamdi Karakaş, bu sürecin akademik ve psikolojik açıdan bir ’yenilenme eşiği’ olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Tatilin nasıl değerlendirildiğinin, ikinci dönemin verimliliğini doğrudan etkilediğini belirten Karakaş, bu sürecin doğru yönetilmesi gerektiğine dikkat çekti. "Tatilde dengeli bir yol izlenmeli" Öğrencilere yönelik tavsiyelerde bulunan Doç. Dr. Hamdi Karakaş, tatilin öğrenmeden tamamen kopmak anlamına gelmediğini belirterek, bu dönemde öğrenme kayıplarının yaşanabileceğine işaret etti. Zihinsel olarak tamamen pasif kalmanın, ikinci döneme uyum sürecini zorlaştırabileceğini ifade eden Karakaş, denge kavramının önemine vurgu yaptı. Öğrencilerin yoğun ders temposundan uzaklaşırken merak duygularını canlı tutmalarının faydalı olacağını dile getiren Karakaş, ekran başında uzun süre vakit geçirmek yerine fiziksel aktiviteler, sanatsal uğraşlar ve kitap okumak gibi etkinliklerin zihinsel yenilenmeye katkı sağlayacağını ifade etti. Konu eksikliklerinin ise bir görev baskısı oluşturmadan, günün kısa zaman dilimlerine yayılarak "tazeleme" şeklinde ele alınmasının daha verimli olacağını söyledi. Öğrencilerin yanı sıra velilere de çağrıda bulunan Doç. Dr. Karakaş, sömestir tatilinin çocuklarla kurulan sosyo-duygusal bağları güçlendirmek için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Birlikte geçirilen zamanın süresinden çok niteliğinin önemli olduğunu vurgulayan Karakaş, kutu oyunları, sohbetler ve birlikte izlenen filmler gibi etkinliklerin aile içi iletişimi güçlendireceğini ifade etti. Ev içerisinde verilen sorumlulukların, çocukların aidiyet duygusunu artıracağını belirten Karakaş, karnelerin çocuğun kişiliğini değil yalnızca bir dönemin akademik çıktısını yansıttığını hatırlattı. Tatilin bir ödül ya da ceza aracı hâline getirilmemesi gerektiğini ifade eden Karakaş, bu sürecin dinlenme ve keyifli aktivitelerle değerlendirilmesini önerdi. Doç. Dr. Karakaş, tatilin bir boşluk olarak değil, yeni döneme daha güçlü başlamak için stratejik bir duraklama ve yenilenme süreci olarak görülmesi gerektiğini belirterek, tüm öğrenci, veli ve öğretmenlere sağlıklı, huzurlu ve verimli bir ara tatil diledi.
Sivas’ta yıllardır konuşulan Kuzey Çevreyolu Projesi, 2026 yatırım programına alındı
19 Ocak 2026 Pazartesi - 16:59 Sivas’ta yıllardır konuşulan Kuzey Çevreyolu Projesi, 2026 yatırım programına alındı AK Parti Sivas İl Başkanı Av. Yusuf Tanrıverdi, 2026 yılı için yatırım programına alınan hizmetleri duyurdu. AK Parti Sivas İl Başkanlığı, parti binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya İl Başkanı Yusuf Tanrıverdi, Milletvekilleri, parti üyeleri ve basın mensupları katıldı. Toplantıda konuşan İl Başkanı Av. Yusuf Tanrıverdi, yatırım programına alınan hizmetleri duyurdu. AK Parti’nin kurulduğu günden bu yana gece gündüz demeden çalıştığını söyleyen Tanrıverdi, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Sivaslıları yatırımlarla buluşturmaya devam ediyoruz. Ulaşım, sağlık, eğitim, tarım ve hayvancılık, sanayi, enerji alanlarında ve birçok farklı alanda hayata geçirilen yatırımlar şehrimizi değiştirmiştir. Yollar, hızlı tren hattı, sağlık tesisleri, modern okullar, üniversite yatırımları, organize sanayi bölgelerindeki gelişmeler ve kırsal kalkınma projeleri ile Sivas, bölgenin yükselen şehirlerinden biri hâline gelmiştir. Özellikle istihdamı artıran yatırımlar sayesinde gençlerimiz için yeni iş imkânları oluşturulmuştur. Merkezi hükümet yatırımlarıyla Sivas merkezle birlikte ilçelerimizde de hiçbir ayrım gözetmeden ‘önce insan’ anlayışıyla hareket ediyoruz. Şunu açıklamak isteriz ki yapılan yatırımlar sadece bugünü değil, önümüzdeki 50 yılı planlayan güçlü adımlardır. AK Parti kadroları olarak Sivas’ı daha güçlü yarınlara taşımayı sürdüreceğiz" dedi. Birçok proje yatırım programına alındı Projeleri kamuoyu ile paylaşan Tanrıverdi, "Yıllardır Sivas’ta konuşulan, yıllardır projeleri hazırlanan Kuzey Çevre Yolu artık yatırım programına alınmıştır. Bu büyük müjdeyi sizlerle paylaşıyoruz. Öte yandan İl Sağlık Müdürlüğü, Adliye binamızın geliştirilmesi, kırsalda inşa edilecek yeni göletlerin müjdesini vermek istiyoruz. İstihdam alanında ise TURASAŞ’ta yeni tesisler kurulacağını ifade etmek istiyorum" dedi.