Yerel Haberler
Sivas
İsmet Taşdemir: "Çok üzgünüz" 13 Nisan 2026 Pazartesi - 18:37:41 İstanbulspor maçından puansız ayrılan Özbelsan Sivasspor’da Teknik Direktör İsmet Taşdemir maçın ardından yaptığı açıklamada, "İç sahada en çok gol kaçırdığımız bir maçtı. Gerçekten çok üzgünüz. Kalan 3 maçta elimizden geleni yapacağız" dedi. Trendyol 1. Lig’in 35. haftasında İstanbulspor’a evinde 3-1 mağlup olan Özbelsan Sivasspor’da Teknik Direktör İsmet Taşdemir, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu. Taşdemir, "Sabah kötü bir haberle sarsıldık. U13 takımımızdan 4 oyuncumuz trafik kazası geçirdi. 1’inin durumu kritik ve yoğun bakımda acil şifalar diliyorum. Maça gelecek olursak eşik maçlarından bir türlü geçemedik, yetemedik. İyi başladığımız bölümde bir gol yedik. İç sahada en çok gol kaçırdığımız bir maçtı. Gerçekten çok üzgünüz. Kalan 3 maçta elimizden geleni yapacağız. Okan’ın sakatlanıp çıkması da bizi etkiledi. Gerçek anlamda kısıtlı bir kadromuz var, bu kadroya rağmen iyi mücadele ediyoruz. Bir hayalin peşinde koşuyorduk bu hayal daha da zorlaştı. Sezon sonunda yönetimimizle görüşeceğiz ve bir toplantı yapacağız. Ben buradayım. İstediğimiz şartlar oluşursa seneye bu sıkıntıları yaşayamayacağız. Ben buradayım ama şartlar oluşmazsa burada durmanın da bir anlamı kalmayacak. Emirhan Baştiğit ameliyat oldu ve sezonu kapattı. Rey Manaj’ın da Iğdır maçına yetişme şansı var" diye konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 18:05 Trendyol 1. Lig: Özbelsan Sivasspor: 1 - İstanbulspor: 3 Trendyol 1. Lig’in 35. haftasında Özbelsan Sivasspor, evinde karşılaştığı İstanbulspor’a 3-1 mağlup oldu. Maçtan dakikalar 20. dakikada Sivasspor’da Uğur Çiftçi’nin ceza sahası sol çaprazdan çektiği şut, savunmadan sekti. Dönen topu takip eden Cihat Çelik, sert vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu. 1-0 34. dakikada İstanbulspor sağ kanattan atak geliştirdi. Sambissa’nın ceza sahasına çevirdiği topu kontrol eden Ömer Faruk Duymaz, topu uzak köşeden ağlarla buluşturdu. (1-1) 48. dakikada sol kanatta topla buluşan Ethemi ceza sahasına orta açtı. Arka bölümde kafa vuruşu yapan Avramovski kaleciyi geçemedi. 49. dakikada savunma arkasına sarkan Ömer Faruk Duymaz kaleci ile karşı karşıya kaldı. Araya girmeye çalışan Mert Çelik topu kendi kalesine gönderdi. (1-2) 63. dakikada İstanbulsporlu oyuncular ön alanda baskı yaptı. Topu alan Aroujo, pasını sağ taraftaki Sambissa’ya aktardı. Gelişine sert vuruş yapan Sambissa topu ağlarla buluşturdu. (1-3) Stat: 4 Eylül Hakemler: Ayberk Demirbaş, Ogün Kamacı, Oğuzhan Kocaçoban Özbelsan Sivasspor: Göktuğ Bakırbaş, Murat Paluli, Appindangoye, Okan Erdoğan (Mert Çelik dk.26), Uğur Çiftçi, Kamil Fidan (Bekir Böke dk.65), Cihat Çelik, Malle (Badji dk.46), Avramovski (Kerem Atakan Kesgin dk. 78), Ethemi, Okoronkwo Yedekler: Gökhan Akkan, Serkan Sarman, Özkan Yiğiter, Emre Gökay, Feyzi Yıldırım, Savaş Ala Teknik Direktör: İsmet Taşdemir İstanbulspor: Alp Tutar, Duhaney, Duran Şahin, Emrecan Uzunhan, Yusuf Ali Özer, Vefa Temel (Mustafa Sol dk. 73), Vorobjovas, Aroujo (Abdullah Aydın dk. 73), Ömer Faruk Duymaz (Muhammet Mert dk. 87), Cham, Sambissa (Özcan Şahan dk. 77) Yedekler: Mücahit Serbest, Yunus Bahadır, Turan Tuncer, Muhlis Dağaşan, Krstovski, İsa Dayaklı Teknik Direktör: Barış Kanbak Goller: Cihat Çelik (dk. 20) (Sivasspor), Ömer Faruk Duymaz (dk. 34), Mert Çelik (dk. 49 k.k), Sambissa (dk .63) (İstanbulspor) Sarı kartlar: Duran Şahin (İstanbulspor)
Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birisiydi, TMSF’ye devrediliyor
22 Şubat 2026 Pazar - 13:43 Türkiye’nin en büyük şirketlerinden birisiydi, TMSF’ye devrediliyor Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi, bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 şirketinden birisi olan Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) devri için karar aldı. Bir zamanlar Türkiye’nin en büyük 50 sanayi kuruluşu arasında yer alan SİDEMİR, 1998 yılında özelleştirilmiş iş adamı Erol Evcil tarafından satın alınmıştı. Yıllık 720.000 ton çelik üretim kapasitesiyle inşaat demiri ve tel çubuk kaliteleri için 100 mm ila 160 mm kare kütükler üretmekteydi. İç piyasa başta olmak üzere, Avrupa, Orta ve Uzak Doğu, Afrika, Amerika’ya ihracat yapan işletme yaklaşık 4 yıldır üretime ara vermek zorunda kaldı. İşçi çıkartan ve çalışan işçilerinin maaşlarını ödeyemeyin işletme biriken işçe ve devlet alacaklarından dolayı mahkemelik oldu. İşletmeyle ilgili devam eden birçok dava bulunurken Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi aldığı kararla SİDEMİR’in TMSF’ye devredilmesi kararı aldı. Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi, Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30 Kasım 2025 tarihli bilirkişi raporuna göre ‘Sivas Demir Çelik Fabrikasının iyi yönetilemediği, fabrikanın değerinin düştüğü, fabrikayla ilgili önceden atanan kayyımlık görevinin tedbiren Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından yerine getirilmesine, şirket üzerindeki rehinlerin karar kesinleşinceye kadar devamına’ karar verdi. Mahkeme itiraz yolunu açık bıraktı.
Arazide tek başına yürüyen yavru vaşak, sürüden ayrılan pengueni hatırlattı
22 Şubat 2026 Pazar - 10:53 Arazide tek başına yürüyen yavru vaşak, sürüden ayrılan pengueni hatırlattı Sivas’ta sürücünün tarlada fark edip görüntülediği yavru vaşak, arazide uzaklaşırken arkasına dönüp bakmasıyla yıllar sonra yeniden gündeme gelen ’sürüsünden ayrılan penguen’ belgeselindeki sahneyi hatırlattı. Sivas’ta yaşayan Musa Karaçınar, aracıyla Doğanşar ilçesi tarafına doğru seyir halindeyken yolun ortasında su birikintisine benzer koyu renkli bir karartı fark etti. Durumdan şüphelenen Karaçınar, aracını yol kenarına çekerek, karartıyı incelemeye başladı. Yaklaştığında bunun yavru bir vaşak olduğunu anlayan Karaçınar, cep telefonuyla görüntü almaya başladı. Bir süre yol kenarında duran vaşak, daha sonra ağır adımlarla arazinin içine doğru ilerledi. Karaçınar, vaşağı gözden kaybolana kadar bir müddet daha izledi. Arazide uzaklaşan vaşağın ilerlerken bir an arkasına dönüp bakması ise dikkat çekti. Bu anlar, Encounters at the End of the World adlı belgeselde yer alan ve sürüsünden koparak tek başına ters yöne yürüyen penguen sahnesini hatırlattı. Söz konusu penguen görüntüleri, yıllar sonra sosyal medyada yeniden paylaşılarak gündem olmuş, ’sürüsünden ayrılıp kendi yolunu seçen penguen’ olarak geniş kitlelerce konuşulmuştu. "Yavru bir vaşaktı" İlk defa bir vaşak gördüğünü söyleyen Musa Karaçınar, "Doğanşar tarafında aracımla yolculuk yapıyordum. Daha sonra ise yolun ortasında bir vaşak olduğunu fark ettim. Aracımdan inip fotoğraflarını ve videolarını çekmeye çalıştım ama kaçtı. İlk defa vaşak gördüm ve arabadan iner inmez görüntü almaya başladım. Büyük değil yavru bir vaşaktı" dedi.
Sivas’ta yerli boji üretimiyle dışa bağımlılık azalıyor
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:27 Sivas’ta yerli boji üretimiyle dışa bağımlılık azalıyor Sivas’ta 1939 yılında kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü bünyesinde faaliyete geçirilen TÜRASAŞ Boji Fabrikası, demiryolu sanayisinde dışa bağımlılığı azaltarak yerli üretimi güçlendirecek ve ülke ekonomisine önemli katkı sunuyor. Sivas’ta 1939 yılında ulusal ve uluslararası demiryolu sektöründe kullanılan farklı tip ve özellikteki yük vagonlarının bakım, onarım ve imalatı ile raylı sistem araçlarına ait yedek parçaların üretimi amacıyla kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü, demiryolu sanayisinin en önemli bileşenlerinden biri olan boji üretimiyle dikkat çekiyor. TÜRASAŞ bünyesinde faaliyet gösteren Boji Fabrikası, ülkenin en modern ve en büyük kapasiteli boji üretim tesisleri arasında yer alıyor. Fabrikada 10 bin 500 metrekare kapalı alanda, Avrupa standartlarına uygun olarak üretim gerçekleştiriliyor. Yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan her türlü demiryolu aracının ihtiyaç duyduğu bojiler, bu tesiste yerli imkânlarla üretiliyor. Böylece sektördeki dışa bağımlılık azaltılırken, yerlilik oranı da önemli ölçüde artırılıyor. TÜRASAŞ Boji Fabrikası, Sivas ekonomisine sağladığı katkının yanı sıra ülke ekonomisine de değer katıyor. Tesiste üretilen vagon ve boji sistemlerinin Avrupa ülkelerine pazarlanıyor, bu üretimle Türkiye’nin demiryolu sanayisindeki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.
Hastalığı yüzünden yıllarca evden çıkamadı, şimdi ise çekinmeden çıkabiliyor
20 Şubat 2026 Cuma - 11:55 Hastalığı yüzünden yıllarca evden çıkamadı, şimdi ise çekinmeden çıkabiliyor Gül hastalığı yüzünden sosyal hayattan kopan ve yıllarca evden çıkamayan Neriman Aksoy, Sivas’ta gördüğü tedavinin ardından sağlığına ve özgüvenine tekrar kavuştu. Yozgat’ta yaşayan 4 çocuk annesi 52 yaşındaki Neriman Aksoy, yaklaşık 20 yıl önce halk arasında ‘gül hastalığı’ olarak bilinen cilt rahatsızlığına yakalandı. Hastalığın ilerlemesiyle birlikte yüzünde strese bağlı yaralar ve iltihaplı sivilceler oluşmaya başlayan Aksoy, uzun yıllar hem fiziksel hem de psikolojik açıdan büyük sıkıntılar yaşadı. Yüzündeki yaralar nedeniyle sosyal hayattan uzaklaşan Aksoy, zamanla insanların bakışlarından rahatsız olmaya başladı. İnsanların bakışları nedeniyle insan içerisine çıkmakta zorlanan Aksoy, bu süreçte oğlunun kız isteme merasimine ve düğününe bile katılamadı. Çevresindeki kişilerin tavsiye ettiği çeşitli yöntemleri deneyen Aksoy’un cilt sorunları daha da ağırlaştı. Yıllarca farklı doktorlara başvuran ancak bir türlü sonuç alamayan Aksoy, son çare olarak Sivas’ta çalışan dermatoloji uzmanı Selma Uçar’a başvurdu. Burada başlanan tedavi sürecinde birkaç seansın ardından yüzündeki yaraların belirgin şekilde azaldığını fark eden Aksoy, zamanla sağlığına kavuşmaya başladı. Tedavinin ilerlemesiyle birlikte özgüveni yeniden yerine gelen Aksoy, uzun bir aradan sonra rahatlıkla dışarı çıkıp sosyal hayata karışmanın mutluluğunun yaşamaya başladı. Hocalara bu süreçte teşekkür ettiğini söyleyen Neriman Aksoy, "İlk buraya geldiğimde yüzüm çok kötüydü. Ağlayarak tedavi olmaya geldim. Daha sonrasında ise yüzüm gülmeye başladı" ifadelerine yer verdi. "Oğlumun düğününe gidemedim" Bu hastalıktan dolayı çok utandığın söyleyen Neriman Aksoy, "Bu hastalık 20 yıldır bende vardı. Çok fazla doktora gittim ama çaresini bulamadım. Önceden bende böyle bir rahatsızlık yoktu. Strese bağlı bu hastalık çıktı. İlk olarak dudağımın kenarında bir sivilce çıktı ve daha sonrasında bu çoğalmaya başladı. Ben, bu hastalığı tedavi etmek için kim ne dediyse onları yaptım. Yüzüme sarımsak ve çamur gibi farklı şeyler sürdüm. Ben bunları yüzüme sürünce yüzüm daha kötü oldu ve bakılabilecek gibi değildi. Bu hastalıktan dolayı çok utandım. İnsan içine çıkamaz oldum. Oğlum kendine evlenmek için kız bulduğunda dahi istemesine gidemedim. Yaralarımdan dolayı oğlumun düğününe bile katılamadım ve çok üzüldüm. İlk buraya geldiğimde yüzüm çok kötüydü. Ağlayarak tedavi olmaya geldim. Daha sonrasında ise yüzüm gülmeye başladı. Tedavi aşaması 6 ay sürdü. Hocamdan ve çalışanlara çok teşekkür ediyorum" dedi. "Hikayesini gözleri dolarak anlattı" Hastanın iyileştiğini gördükten sonra mutlu olduklarını belirten Dermatoloji Uzmanı Selma Uçar, "Hastam bana yaklaşık bir yıl önce Yozgat’tan başvurdu. Hikayesini bize gözleri dolarak anlattı. Yüzündeki yaralardan dolayı oğlunun düğününe gidemediğini ve bakışlardan çok rahatsız olduğunu söyledi. Her yere cildiyle alakalı başvurduğunu ama bir çözüm bulamadığını söyledi. Sonrasında yaklaşık iki seans sonra yüzü gülmeye başladı. O böyle çok üzgün bakan hastamız, etrafa neşe saçmaya başladı gerçekten. Cilt hastalıkları, maalesef insanın sosyal hayatını, öz güvenini, her şeyini bazen alt üst ediyor. Hastamızda o özgüvenin patlamasını resmen gözlerimizle gördük. Bu bizim kliniğimiz için inanılmaz mutluydu. Bir de maalesef kremler ve haplar çok yetersiz kalıyor. Çünkü bu hastalık yüzde damarları çatlatıp kalıcı hasara sebep olan bir hastalık. Bunu ancak lazerle ve mezoterapilerle tedavi edebiliyorsunuz. Elbette ki aslında hastalığı hastamızda tamamen geçiremedik. Geçiremeyiz, çünkü bu bir genetik rahatsızlık. Biz klinikçe ekonomik durumu sıkıntılı olan hastaların sosyal hayatını etkileyecek bir cilt hastalığı varsa eğer bunu ücretsiz tedavi etme noktasında elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu söylemek isterim" diye konuştu.