Yerel Haberler
Sivas
18 Nisan 2026 Cumartesi - 10:40 İki teker üzerinde binlerce kilometre katettiler, mübarek topraklarda umre yaptılar Hollanda’dan motosikletleriyle yola çıkarak umre ibadetini yerine getiren 8 kişilik ekip, dönüş yolunda Sivas’a uğradı. Hollanda, Belçika ve Almanya’dan motosikletleriyle yola çıkan 8 kişilik ekip, umre ibadetlerini tamamladıktan sonra dönüş yolunda Sivas’a uğradı. Binlerce kilometrelik güzergahı motosikletleriyle aşan ekip, uzun ve zorlu bir yolculuk gerçekleştirdi. Farklı ülkelerden geçilerek sürdürülen yolculukta hava ve yol şartları zaman zaman zorlayıcı bir etken olsa da ekip tüm zorluklara rağmen yolculuklarını sürdürüyor. Kutsal topraklarda bulunmanın kendileri için büyük bir anlam taşıdığı belirten ekip lideri Bülent Kocaoğlu yolculuğun manevi yönünün ön planda olduğunu ve uzun süren yolculuk boyunca dayanışma ve sabrın önemini daha iyi anladıklarını ifade etti. Sivas’ta mola veren ekip daha sonra buradan ayrılarak yollarına devam etti. "Ben eşimle birlikte yola çıktım" Ekip lideri Kocaoğlu, yaklaşık bir buçuk haftada Mekke’ye ulaştıklarını belirterek, yol boyunca çok farklı iklim şartlarıyla karşılaştıklarını söyledi. Kocaoğlu, "Yolculuk boyunca soğuk, yağmur ve kar gördük. Güneye ulaştığımızda ise 40-45 derece sıcaklıkla karşılaştık. Bu şartlarda motor kullanmak ciddi bir dayanıklılık ve cesaret gerektiriyor. Eskiden insanlar aylarca develerle yolculuk yapıyormuş. Biz de motorcular olarak zoru başarmak istedik ve başardığımıza inanıyoruz. Ben eşimle birlikte yola çıktım, o benim arkamda yolculuk etti ve umre ibadetini yaptıktan sonra uçakla Hollanda’ya döndü. Bu bizim için büyük bir gurur" diye konuştu. "Özellikle Ürdün ve Suriye geçişlerinde ciddi zorluklar yaşadık" Yolculuk sırasında en büyük zorluğun sınır kapılarında yaşandığını ifade eden Kocaoğlu, "Kabe’yi ve Peygamber Efendimizin kabrini görmek tarif edilemez duygular yaşattı. Konuşurken bile insanın dili tutuluyor. Gözyaşlarımızı tutamadık. Özellikle Ürdün ve Suriye geçişlerinde ciddi zorluklar yaşadık. İşlemler yavaş ilerliyor ve sabır gerektiriyor. Bu sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir sınav. Bu zorluğa hazır olan herkese motorla ya da diğer vasıtalarla gitmelerini tavsiye ederim" dedi.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 09:40 Yıllardır süren gelenek bozulmadı, Sivas’ın ‘Leylekli okulu’ misafirlerine kavuştu Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda öğrencilerin heyecanla beklediği leylekler, baharla birlikte yuvalarına döndü. Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak anılan Şehit Erdal Çetin İlkokulu, bu yıl da baharın habercisi olan misafirlerini ağırlamaya başladı. Kardeşler Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 42 yıldır leyleklere ev sahipliği yapan okulun çatısındaki yuvalar, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden hareketlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da leyleklerin gelişini sabırsızlıkla bekleyen öğrenciler, leyleklerin yuvalarında görülmesiyle büyük sevinç yaşadı. Öğrenciler, uzun süredir boş kalan yuvaların yeniden dolmasıyla birlikte özlemlerini giderdi. Maskot haline gelen leylekler, öğretmen ve öğrenciler tarafından da ilgiyle takip ediliyor. "Üzerimizde uçuyorlar" 3. sınıf öğrencisi Melih Sert, leyleklerin gelmesiyle çok mutlu olduklarını belirterek, "Leylekler geldiği için çok mutluyum. Bu sene biraz geç geldiler ve gelmeyeceklerini düşündüm. Daha sonra leylekleri yuvalarında görünce çok mutlu oldum. Her gün buradalar ve üzerimizde uçuyorlar. Leylekler ile tanışmak istiyorum" dedi. "Leylekleri çok seviyorum" Öğrenci Ceylin Coşkun ise "Leylekleri çok seviyorum. Üzerimizde sürekli uçuyorlar. Leylekleri görünce çok mutlu oluyorum" diye konuştu.
17 Nisan 2026 Cuma - 17:37 Şiddetin tek kaynağı dijital araçlar değil Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Kanak, çocukluk döneminde şiddet eğiliminin erken belirtileri ve bu eğilimin önlenmesine yönelik ailelere ve eğitimcilere düşen sorumluluklar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kanak, şiddetin ani ve tek nedenli bir olgu olmadığını; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir süreç olduğunu ifade etti. Özellikle 0-6 yaş aralığının, çocukların beyin gelişimi ve kişilik inşasının en yoğun yaşandığı dönem olduğuna dikkat çekerek, bu dönemde çocukların çevrelerinden gözlem yoluyla öğrendiklerini vurguladı. İhmal, istismar, aile içi şiddet ve şiddete dayalı iletişim biçimlerine maruz kalan çocukların, zamanla bu durumu normalleştirebildiğini ve şiddeti bir yaşam tarzı hâline getirebildiğini belirtti. "Şiddet eğilimli çocuk kendini ifade etmede zorluk yaşıyor" Şiddet eğilimi gösteren çocukların çoğunlukla duygularını düzenleme ve ifade etme konusunda zorluk yaşadığını dile getiren Prof. Dr. Kanak, bu çocuklarda empati yoksunluğu ve dürtü kontrolünde güçlüklerin sıklıkla gözlemlendiğini ifade etti. Hayvanlara ve bitkilere zarar verme gibi davranışların bu çocuklar için sıradan hâle gelebildiğini belirten Kanak, bu belirtilerin erken fark edilmesinin müdahale açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Aile içindeki sevgi ve güvene dayalı ilişkilerin, sağlıklı çocuk gelişiminin temelini oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kanak, çocukların duygularını ifade etmelerine fırsat verilmesi gerektiğini kaydetti. Üzüntü, öfke ve mutluluk gibi temel duyguların tanınması ve doğru şekilde yaşanmasının desteklenmesinin, şiddetin bir iletişim dili olarak benimsenmesinin önüne geçebileceğini ifade etti. Bu kapsamda yapılandırılmış ve kurallı oyunların, çocuklara beklemeyi, duygularını kontrol etmeyi, empati kurmayı ve kazanma kadar kaybetmenin de doğal bir süreç olduğunu öğretmede önemli bir araç olduğunun altını çizdi. Eğitimcilerin de sınıf ortamında hoşgörüye dayalı sosyal becerileri kazandırmaya yönelik yapılandırılmış programlar uygulamasının önemine değinen Prof. Dr. Kanak, çocukları yakından tanımanın, onların duygularını anlamanın ve bu duygulara eğilmenin sosyal beceri kazandırmanın temel adımı olduğunu belirtti. Yardımlaşma, paylaşma, sağlıklı iletişim, teşekkür etme ve özür dileme gibi davranışların çocuklara kazandırılması gerektiğini ifade eden Kanak, tüm bunların temelinde merhametli olmayı öğretmenin yer aldığını vurguladı. Son dönemde sıkça tartışılan dijital medya ve çocuklarda şiddet eğilimi ilişkisine de değinen Prof. Dr. Kanak, yapılan araştırmaların şiddet içerikli dijital oyunların çocukların şiddete yönelmesinde etkili olabildiğini ortaya koyduğunu belirtti. Ancak şiddetin tek kaynağının dijital araçlar olarak görülmesinin doğru olmadığını ifade eden Kanak, dijital araçların kontrollü kullanımının sağlanması, süre sınırlarının yanı sıra içeriklerin de denetlenmesinin ebeveynlerin sorumluluğunda olduğunu söyledi. Bu noktada ebeveynlerin, çağın gereklerine uygun şekilde dijital ebeveynlik becerilerini geliştirmesinin önemine dikkat çekti.
Sivas’ta 840 bin makaron ve yüzlerce kilo kaçak tütün ele geçirildi
10 Şubat 2026 Salı - 17:24 Sivas’ta 840 bin makaron ve yüzlerce kilo kaçak tütün ele geçirildi Sivas’ta polis ekiplerince tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığına yönelik düzenlenen operasyonda, çok sayıda gümrük kaçağı ve mükerrer bandrollü ürün ele geçirilirken, olayla ilgili 3 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı. Sivas İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri ile İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından, kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesine yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde operasyon düzenlendi. Yapılan çalışmalar sonucu tütün ve tütün ürünleri kaçakçılığı yapıldığı tespit edilen bir araç ile bir yolcu otobüsü, adli makamlardan alınan arama kararına istinaden durdurularak arandı. Gerçekleştirilen aramalarda 840 bin mükerrer bandrollü boş makaron, 228 kilogram açık kıyılmış tütün, bin 570 paket gümrük kaçağı sigara, bin 445 adet gümrük kaçağı puro ve 250 gram puro tütünü ele geçirildi. Operasyon kapsamında yakalanan 3 şüpheli şahıs hakkında yasal işlem yapıldı. Emniyet tarafından yapılan açıklamada ise vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması, halk sağlığını tehdit eden ve devleti vergi kaybına uğratan kaçakçılık faaliyetleriyle mücadelenin azim ve kararlılıkla sürdürüleceğini belirtildi.
Gazetecilere saldıran YÖK protokol ekibine tepki
10 Şubat 2026 Salı - 16:12 Gazetecilere saldıran YÖK protokol ekibine tepki Bir dizi programa katılmak üzere Sivas’ta bulunan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) protokol görevlileri, kentte görev yapan gazetecilere karşı sözlü ve fiili saldırıda bulundu. Konuya ilişkin açıklama yapan Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muhittin Karahan, "Saldırı asla kabul edilemez ve tahammül sınırlarını aşan bir durumdur" dedi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 52’nci kuruluş yıl dönümü programına katılmak üzere Sivas’ta bulunan YÖK Başkanı Prof.Dr. Erol Özvar, 4 Eylül Kültür Merkezi’ndeki programa katıldı. Program devam ettiği esnada YÖK’ün protokol görevlileri, kentte görev yapan gazetecilere karşı sözlü tacizde bulundu. Sözlü tacizin ardından yapılan fiziki saldırı sonrası bir gazeteci darp raporu alarak şikayetçi oldu. "Yalan ifadelerle meslektaşlarımızı suçlu gibi göstermeye teşebbüs etmişlerdir" Olayın ardından açıklamalarda bulunan Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muhittin Karahan, "Şehrimizin göz bebeği durumunda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 52’nci kuruluş yıl dönümü kapsamında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla 4 Eylül Kültür Merkezi’nde program düzenlenmiştir. Kentte gecesini gündüzüne katarak ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak görev yapan gazeteci arkadaşlarımız da programın takibi için her zaman olduğu gibi salondaki yerlerini almışlardır. Mesleğini yapmaya çalışan gazeteci arkadaşlarımız program sırasında ne yazık ki, kendilerine verilen görevlerin had ve hududunu bilmeyen YÖK Başkanlığı’nın protokol görevlileri tarafından sözlü ve fiili saldırıya maruz kalmışlardır. Tahammül sınırlarını aşan bu tavrı sergileyen görevliler, ardından da meslektaşlarımıza yönelik tehditkâr sözler kullanmış, yalan ifadelerle meslektaşlarımızı suçlu gibi göstermeye teşebbüs etmişlerdir. Daha da ileri giderek, bu arkadaşlarımızı kurumlarına şikâyet ederek, zor durumda bırakmaya çalışmışlardır. Meslektaşlarımızın sağduyulu yaklaşımı sonucunda olay büyümeden sonlandırılmış, sorasında ise fiziki saldırıya maruz kalan arkadaşlarımız darp raporu da alarak bu kişilerden şikâyetçi olmuştur" dedi. "Bu tamamen saygısızlık ve haddini bilmemektir" Yapılan saldırının kabul edilemez olduğunu belirten Başkan Karahan, "Sivas’ın ev sahipliği yaptığı bir programda, ev sahibi olan gazetecilere yönelik, sözlü, fiili ve sonrasında tehdit içeren bu saldırı asla kabul edilemez ve tahammül sınırlarını aşan bir durumdur. Sivas’a kent dışından gelen herkes bu kentin her bir bireyinin misafiri ve baş tacıdır. Ancak misafirin ev sahibini yok sayması görülür, anlaşılır bir tutum değildir. Bu tamamen saygısızlık ve haddini bilmemektir. Olay sonrası yapılan araştırmalarda söz konusu görevlilerin daha önce de birçok yerde benzer olaylara karıştıkları ve bunu bir alışkanlık haline getirdikleri anlaşılmıştır. Bu durum Türkiye’nin en önemli kurumlarının başında gelen YÖK’ün kuruluş amacına tamamen zıtlık oluşturmakta ve saygınlığına da gölge düşürmektedir. Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti olarak kentte görev yapan meslektaşlarımıza yönelik bu kabul edilemez saldırıyı en sert şekilde kınıyoruz. YÖK Başkanlığını bu ’saldırgan’ tutum sergileyen ve gittikleri her programda olay çıkararak kurumlarını kamuoyu önünde zor durumda bırakan kişiler hakkında gerekli idari yaptırımları yerine getirmeye davet ediyoruz. Kentin en önemli eğitim kurumunun kuruluş yıl dönümü kutlamasının böyle bir olay ile gündeme gelmesi ve asıl amacın gölgede kalmış olmasından da üzüntü duyduğumuzun bilinmesini istiyoruz" ifadelerine yer verdi.
Sivas Belediyesi’nin pazar desteği bu yıl da devam ediyor
10 Şubat 2026 Salı - 12:12 Sivas Belediyesi’nin pazar desteği bu yıl da devam ediyor Sivas Belediyesi, geçtiğimiz yıl Ramazan ayında hayata geçirdiği pazar desteği uygulamasını bu yıl da sürdürüyor. Dar gelirli ailelere yönelik uygulamanın kapsamı genişletilirken destek tutarı da artırıldı. Konuya ilişkin değerlendirme yapan Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, geçen yıl Ramazan ayında başlatılan uygulama ile hem dar gelirli vatandaşların hem de pazar esnafının desteklendiğini belirtti. Başkan Uzun, 2025 yılında Ramazan ayı boyunca 1.032 aileye aylık 2 bin TL pazar desteği sağlandığını hatırlatarak, bu yıl desteğin kapsamının genişletildiğini ifade etti. Başkan Uzun, "2026 yılında bu uygulamamızı daha da güçlendiriyoruz. Destek verdiğimiz aile sayısını 1.250’ye, Ramazan ayı boyunca sağlanacak destek tutarını ise 2 bin 500 TL’ye çıkardık. Dar gelirli hemşehrilerimiz kendilerine verilecek pazar kartlarıyla Ramazan ayı boyunca pazarlardan sebze, meyve ve ihtiyaç duydukları diğer ürünleri temin edebilecek" dedi. Uygulamanın "kazan-kazan" anlayışıyla hayata geçirildiğini vurgulayan Uzun, "Hem dar gelirli ailelerimizin hem de pazar esnafımızın yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Pazarlarda ürün kalitesine yönelik zaman zaman gelen şikâyetlere de değinen Başkan Uzun, vatandaşların olumsuz bir durumla karşılaştıklarında doğrudan pazarlardaki zabıta noktalarına başvurabileceklerini belirterek, sorunların yerinde ve hızlı şekilde çözüldüğünü söyledi. Ramazan boyunca 4 ton et desteği Öte yandan, Ramazan ayı öncesinde Sivas Belediyesi Hayat Ağacı Derneği aracılığıyla bir destek çalışmasının daha hayata geçirileceğini açıklayan Başkan Uzun, 2 bin aileye 2’şer kilo et desteği sağlanacağını ifade etti. Bu destekle birlikte toplamda 4 ton et ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılacak. Başkan Uzun, desteklere katkı sunan hayırseverlere teşekkür ederek, Ramazan ayının Sivas’a ve tüm hemşehrilere sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni etti. Esnaftan Başkan Uzun’a teşekkür Sivas Pazarcılar Odası Başkanı Halil Şahin ise geçen yıl gerçekleştirilen uygulamanın hem esnaf hem de vatandaşlar açısından çok olumlu sonuçlar doğurduğunu belirterek, "Sivas esnafı bir kez daha kazandı. İhtiyaç sahibi aileleri unutmayan Belediye Başkanımıza, esnafımız ve Sivas halkı adına teşekkür ediyorum" dedi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Bizim kültürümüzde insanların en hayırlısı, insanlara hizmet edendir"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 16:32 HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan: "Bizim kültürümüzde insanların en hayırlısı, insanlara hizmet edendir" HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, HİZMET-İŞ Sendikası ile Sivas Belediyesi arasında imzalanacak toplu iş sözleşmesi törenine katıldı. Arslan, sözleşmenin iş barışı ve güvencesi açısından önemine dikkat çekerek, "Sivas, kahramanların yurdudur. Aynı zamanda 28 Şubat sürecinde darbelere karşı direnen Muhsin Yazıcıoğlu’nun memleketidir" dedi. HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası ile Sivas Belediyesi iştiraki ÖZBELSAN arasında imzalanacak toplu iş sözleşmesi törenine katıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa çok sayıda işçi katıldı. Toplu iş sözleşmesi kapsamında işçilere yapılacak zam oranlarının belirlendiği törende, genel zam oranının yüzde 31 olduğu açıklandı. Tekniker ve mühendisler için ise zam oranı yüzde 46 olarak belirlendi. Ramazan ve Kurban bayramlarında daha önce 3 bin 500 lira olan bayram ikramiyesi ise 4 bin 500 liraya yükseltildi. Programda konuşan HAK-İŞ/HİZMET-İŞ Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, toplu iş sözleşmelerinde üç temel kriterlerinin bulunduğunu ifade etti. Arslan, "Birincisi, imzaladığımız toplu iş sözleşmesinin tüm hükümlerinin zamanında uygulanması ve ücretlerimizin eksiksiz ödenmesidir. İkincisi, iş yerinde barışın, kardeşliğin ve dostluğun pekiştirilmesidir. Üçüncüsü ise toplu iş sözleşmesinden sonra işimizi ve aşımızı kaybetmememizdir. İş güvencesi bizim için vazgeçilmezdir" dedi. Geçmiş yıllarda yaşanan olumsuz örneklere de değinen Arslan, "Ücret zammı ne kadar yüksek olursa olsun, eğer sözleşmeden sonra işimizi kaybedersek ya da aylarca haklarımızı alamazsak, o sözleşmenin bir anlamı kalmaz. Bu nedenle Belediye Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyorum. Çalışanlarımız maaşlarını zamanında alabiliyor. Bu, sözleşmenin başarısını göstermektedir" diye konuştu. Sivas’ın tarihi ve manevi değerlerine de vurgu yapan Arslan, "Sivas, kahramanların yurdudur. Aynı zamanda 28 Şubat sürecinde darbelere karşı direnen, ’Millete namlusunu çeviren tanka selam durmam’ diyen Muhsin Yazıcıoğlu’nun memleketidir. Değerleri uğruna mücadeleden vazgeçmeyen şehidimizin memleketinde kardeşliği, barışı ve davayı birlikte yaşatmak hepimizin sorumluluğudur" ifadelerini kullandı. Çalışanların yaptığı hizmetin kutsallığına dikkat çeken Arslan, "Sizler hem ailenizin rızkını kazanıyor hem de bu memlekete hizmet ediyorsunuz. Bizim kültürümüzde insanların en hayırlısı, insanlara hizmet edendir. Rabbim aldığınız ücretleri bereketlendirsin, huzur ve kardeşliğimizi daim eylesin" dedi. "Ak süt gibi helal olsun" Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise belediye çalışanlarının enflasyon altında ezilmediğini söyleyerek, "Zam oranımızı yüzde 31 olarak belirledik. Biz teknikerlere ve mühendislerde de yine zam oranını yüzde 46 olarak belirledik. Arkadaşlar, 40 yevmiye üzerinden arkadaşlara ikramiye veriliyor. Ortak kararımız yüzde 44 olarak belirledik ve daha sonra ise bunu yüzde 48 olarak belirledik. Ramazan ve kurban bayramlarında 3 bin 500 liraydı zam oranı ve bunu 4 bin 500 liraya çıkarttık. Tüm Türkiye’de de bunlar böyle yapılmış. Dolayısıyla arkadaşlar şu an itibarıyla gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki Sivas Belediyesi’nin çalışanları enflasyon altında ezilmemiştir ve hakkını almıştır. Sizlere ananızın ak sütü gibi helal olsun" dedi.
Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara"
09 Şubat 2026 Pazartesi - 14:23 Dr. Kadriye Kayabaşı: "Asrın pandemisi sigara" Dünyada 8 milyon kişinin ölümüne sebep olan sigara bağımlılığının çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ’asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Çağın en büyük sorunu olarak görülen sigara nedeniyle her yıl 8 milyon kişi hayatını kaybediyor. Pasif içicilik nedeniyle de her yıl 1 milyon kişinin hayatını kaybettiği ifade ediliyor. Bağımlılığın çok büyük sağlık sorunlarına sebep olduğunu belirten uzmanlar, sigaranın ’asrın pandemisi’ olduğunu ifade ediyor. Asrın pandemisi: Sigara 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü ile ilgili konuşan Doktor Kadriye Kayabaşı, "Ne yazık ki hep griplerden, Covid-19’dan, influenzadan bahsediyoruz ama aslında asrın pandemisi sigara. Dünyada her yıl 8 milyon insanı sigaraya, yine 1 milyon insanı pasif içiciliğe bağlı nedenlerden dolayı kaybediyoruz. O yüzden sigara bizim çağımızın en büyük ölümcül problemi. Sigara Bırakma Polikliniğinde, danışanlarımız hem MHRS üzerinden randevu ile hem de bizzat başvurarak randevu alıp bizimle iletişime geçiyorlar. Şu an yeni başlayan bir sistemimiz de var; uzaktan değerlendirme, eğer ki danışanlar yoğunluklarından, çalışma şartlarından, çocuklarından dolayı gelemiyorlarsa biz de MHRS üzerinden, uzaktan değerlendirmeyle başvurup telefonlarına giden linkle bağlantı kurup görüşme sağlayabiliyoruz" dedi. "Amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" Randevuların MHRS üzerinden alındığını ifade eden Dr. Kayabaşı, "Bu görüşmede de bağımlılıklarını ölçüyoruz; yüksek mi, orta mı yoksa az derecede mi bağımlı diye. Konuşuyoruz neden bırakamadığını ve bırakamama sebepleri arasında neler var. Psikolojik kökenliyse burada psikologlarımız da var, davranış terapi yöntemleriyle onlara destek olmaya çalışıyoruz. Bakıyoruz eğer bağımlılığı yüksekse ve bunu psikolojik yöntemlerle aşamıyorsa farmakolojik tedaviye başvuruyoruz ve Sağlık Bakanlığının bize verdiği ilaçlarla destek sağlıyoruz ve bırakan danışanlarımız oluyor. İlacımıza başladıktan 1 hafta sonra tekrar görüşmeye çağırıyoruz, bırakma günü belirliyoruz, bırakabilip bırakamadığını sorguluyoruz. Eğer ilaçla bıraktırıyorsak 1 ay sonunda ilaç bittikten sonra düzenli olarak kişiyi görüşmelere çağırıyoruz. Aslında amacımız sigarayı bırakma eyleminin devamlılığını sağlamak" ifadelerine yer verdi. "Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizi kurtarmak anlamına geliyor" ’Sigarasız Türkiye’ sloganı ile yola çıkıldığını söyleyen Kadriye Kayabaşı, "Dünyadaki en büyük ölüm nedenlerinden biri olan sigara asrımızın en büyük pandemisi, problemi. Sigarayı bıraktırmak benim için nesillerimizi kurtarmak anlamına geliyor. Bir kişi sigarayı bıraktığında kendi evlatlarına, torunlarına, ecdadına aslında bir miras bırakıyor. Hem sağlıklı bir nesil hem de sağlıklı bir dünya için sigarayı bırakmamız gerekiyor. Sivas’taki sağlık çalışanları olarak bir hayalimiz var; Sigarasız Sivas, Sigarasız Türkiye diyoruz" şeklinde konuştu.