Yerel Haberler
Sivas
Sivas sanayisinde yeni dönem, yerel kalkınma hamlesi ile stratejik sektörlere büyük destek 09 Nisan 2026 Perşembe - 15:28:15 Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) ev sahipliğinde, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) koordinesiyle düzenlenen "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Sivas ekonomisinin geleceğine yön verecek olan toplantıda; havacılık, raylı sistemler, optik malzemeler ve yapı kimyasalları gibi stratejik alanlarda sunulacak kapsamlı teşvik paketleri kamuoyuna tanıtıldı. Sivas, Yatırım Pastasından En Büyük Payı Aldı Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Sivas TSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, yerel kalkınma hamlesi çerçevesinde hayata geçirilen sektörel teşvik programlarını her platformda desteklediğini belirtti. Programın ilk aşamasının oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Özdemir, ORAN Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu verilerine dayanarak Sivas’ın başarısına dikkat çekti. Özdemir, "ilk dönem projelerin son aşamaya gelindiğini gördük. Bu projeler içerisinde bölgemizde en yüksek payı alan ilimiz Sivas olmuştur" dedi. "Sahayı En İyi Biz Biliyoruz" Sektörel konuların belirlenme sürecinde yerel dinamiklerin aktif rol oynadığını ifade eden Başkan Özdemir, projelerin başarısının katılımcı yaklaşımdan kaynaklandığını söyledi. Valilik, belediye ve ticaret odası gibi tüm unsurların iş birliği içinde olduğunu belirten Özdemir, "Bu konularda biz de müdahiliz çünkü sahayı bilen biziz. Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerimizden edinimlerimizle ortaya çıkmış bir sonuç bu" ifadelerini kullandı. 4 Stratejik Sektöre Odaklanılacak Toplantıda, Sivas için belirlenen öncelikli yatırım konuları şu şekilde sıralandı: havacılık, raylı sistemler ve otomotiv endüstrileri için mekanik ve elektrik bağlantı elemanları üretimi, optik malzeme içeren ürünlerin imalatı, ulaşım araçları imalatı için döküm parça üretimi, yapı malzemeleri ve yapı kimyasalları üretimi. ORAN Kalkınma Ajansı Sivas Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Tuba Uzunoğlu tarafından yapılan sunumda, bu sektörlere yönelik projeler için sağlanacak avantajlar ve destek unsurları detaylandırıldı. Hedef: Proje Sayısını ve Verimliliği Artırmak Özdemir, konuşmasının devamında ORAN Kalkınma Ajansının "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı" kesin başvuru sayısı bakımından Türkiye genelinde 2. sırada yer aldığını hatırlatarak, yeni dönemde bu başarıyı daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini söyledi. Üyelerin ve iş dünyasının katkılarıyla programın daha verimli olacağına inandığını belirten Özdemir, Sivas dışından gelerek şehre yatırım desteği veren iş insanlarına da teşekkürlerini iletti.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
STSO’nun 3’üncü UR-GE Projesi destek almaya hak kazandı
01 Nisan 2026 Çarşamba - 15:06 STSO’nun 3’üncü UR-GE Projesi destek almaya hak kazandı Sivas Ticaret ve Sanayi Odası tarafından hazırlanan 3’üncü İklimlendirme Sektörü UR-GE Projesi Ticaret Bakanlığı’ndan onaylanarak destek kapsamına alındı. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) tarafından hazırlanan ve Sivas ekonomisine küresel bir vizyon kazandırmayı hedefleyen İklimlendirme Sektörü UR-GE Projesi, Ticaret Bakanlığı tarafından onaylanarak destek kapsamına alındı. Bu başarı, Sivas’taki firmaların uluslararası rekabet gücünü artırma yolunda atılan en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkıyor. Başkan Zeki Özdemir’in göreve gelmesiyle birlikte ihracat odaklı büyüme stratejisine hız veren STSO, mermer ve savunma sanayi sektörlerinin ardından üçüncü UR-GE projesini de iklimlendirme sektörüyle başlatmış oldu. Sivas’ın üretim kabiliyetini dünyaya açmayı hedefleyen bu çalışma, sektördeki firmaların kümelenerek devlet desteklerinden en üst düzeyde faydalanmasını sağlayacak. Daha önce farklı sektörlerde başarıyla yürütülen UR-GE projelerinden elde edilen tecrübe, bu projeye de doğrudan katkı sunacak. "İhracat hedeflerimizi büyütüyoruz" Projenin detaylarını paylaşan STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, iklimlendirme sektörünün Sivas’ta son yıllarda yakaladığı ivmeye dikkat çekti. Başkan Özdemir, kümelenmenin ve projenin önemine değindi. Özdemir, "Sanayi altyapımızla öne çıkan Sivas’ta, iklimlendirme sektöründeki üyelerimizin yer aldığı bu kümelenme çalışması Bakanlığımızca kabul edildi. Bu bizim hayata geçirdiğimiz 3. UR-GE projemizdir. UR-GE projelerimize mermer sektörüyle ilk adımımızı attık, savunma sanayisiyle devam ettik ve şimdi de üçüncü sektörümüz olan iklimlendirme ile yolumuza devam ediyoruz. Kümelenme, firmalarımız arasında iş birliği, bilgi paylaşımı ve ortak hareket kültürünü güçlendirerek uluslararası pazarlarda daha etkin ve sürdürülebilir bir rekabet imkânı sunmaktadır. Sektörlerimiz kümelenme sayesinde daha güçlü bir yapıyla sisteme entegre edilmektedir" dedi. Başkan Özdemir, projenin temel vizyonunun sadece mevcut ihracatçıları desteklemek değil, aynı zamanda dış ticaret yapmayan işletmeleri de bu sürece dahil etmek olduğunu belirtti. Sivas’taki iklimlendirme sektörünü dünya pazarında daha güçlü görmek istediklerini ifade eden Özdemir, "Amacımız, her firmamızın ihracatını artırması veya ihracat yapabilir hale gelmesidir. İklimlendirme sektörümüzü de bu sistemin bir parçası olarak ihracat yapanlar ve hacmini büyütenler arasında görmeyi arzu ediyoruz" diye konuştu.
Uzmanı kansere karşı uyardı: "Kanserden değil, geç kalmaktan korkalım"
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:39 Uzmanı kansere karşı uyardı: "Kanserden değil, geç kalmaktan korkalım" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Uçar, kanser hastalığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Uçar, kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Uçar, 1-7 Nisan Kanser Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. SCÜ Kanser Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KANAM) Yönetim Kurulu Üyesi olan Doç. Dr. Uçar, kanserle mücadelede farkındalık ve erken tanının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Kanserin oluşum sürecine değinen Doç. Dr. Uçar, vücutta hasar gören hücrelerin normal şartlarda kontrollü şekilde yenilendiğini belirterek, "Bu hücre çoğalması kontrolden çıktığında kontrolsüz büyüyen kitleler oluşabilir. Bu kitleler zamanla büyüyerek vücutta istilacı bir hastalık haline gelir" dedi. "Taramalardan çekinmemek gerekir" Kanserin tek bir hastalık olmadığını ve her bireyde farklı seyredebildiğini vurgulayan Uçar, "Kanser, önlenebilir bir hastalıktır. Ayrıca günümüzde tedavi edilebilir bir hastalık haline gelmiştir. Hastalığa yakalandığımızda korkmamalıyız. Tarama yöntemleri erken teşhiste büyük rol oynamaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından kanser taramaları aile sağlığı merkezleri ve toplum sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak yapılmaktadır. Bu taramalardan çekinmemek gerekir. Kanserden değil, geç kalmaktan korkmalıyız" şeklinde konuştu. KANAM bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Uçar, merkezin kanser alanında faaliyet gösteren farklı bilim dallarını bir araya getirerek ortak çalışmalar yürüttüğünü ifade etti. Uçar, "Toplumu bilinçlendirme faaliyetleri kapsamında uluslararası kongreler düzenledik, çok sayıda klinik çalışma ve proje gerçekleştirdik. Yeni ilaç geliştirme çalışmaları yürütüyor, sosyal medya üzerinden bilgilendirici söyleşilerle farkındalık oluşturuyoruz" dedi.
İspanyol gezgin çift, Sivas’ta sıra gecesi ile tanıştı
01 Nisan 2026 Çarşamba - 12:31 İspanyol gezgin çift, Sivas’ta sıra gecesi ile tanıştı Bisikletleriyle 2022 yılında dünya turu yapmak üzere İspanya’dan yola çıkan çift, Kazakistan’da aracın çarptığı sahipsiz köpeği tedavi ettirip sahiplenerek dünya turuna devam ediyor. Tur kapsamında Sivas’a ulaşan çift, sıra gecesine katılarak yöresel lezzetleri tattı. 2022 yılında bisikletleriyle dünya turu yapmak üzere yola çıkan İspanyol çift, tur kapsamında Sivas’ın Zara ilçesine ulaştı. Kazakistan’dan geçtikleri sırada sahiplendikleri ve Lulu adını verdikleri köpekle seyahatini sürdüren çift, Zara Gençlik Merkezi Müdürlüğü’nde ağırlandı. İspanya’nın Barcelona şehrinden tura başlayan Barbara ve Jordi Sanchez çifti, Zara ilçesinde Has Zara Gecesi ile tanışarak yöresel ikramları tattı. Zara Kaymakamı Mehmet Ali Atak’la da bir süre sohbet eden seyyah çift, Norveç’e gitmek üzere yola çıktı. Dünya turuna aralıksız devam ettiklerini ifade eden Barbara ve Jordi Sanchez çifti, "Bisikletle dünya turunu gerçekleştirmek üzere para biriktirmeye başladık, evimizdeki eşyaları da satarak 4 yıl önce yola çıktık. Hedefimiz İspanya’dan Norveç’e, daha sonra da ülkemize geri dönerek seyahatimizi tamamlamak. Bugün de Zara’dayız. Kesinlikle sürprizlerle dolu ve çok duygusal, özellikle dün geceki konser çok eşsiz bir deneyimdi. Ama her şeyden önemlisi buraya vardığımız ilk andan itibaren insanların gösterdiği nezaket ve sıcak karşılama oldu" dedi. Tedavi ettirdikleri köpekle tura devam ediyorlar Lulu adlı köpekleri ile Kazakistan’da başlayan yolculuklarına da değinen çift, "Lulu’yu Kazakistan’da, yaklaşık iki aylıkken bulduk. Bir araba çarpması sonucu leğen kemiği ve bacağı kırılmıştı. Onu kurtarmaya karar verdik ve Almatı’ya getirdik. Orada ameliyat oldu. Bu sebeple iki ay kadar Kazakistan’da kaldık. Tüm evrakları hazırladık ve onu yanımızda götürüyoruz" ifadelerine yer verdi.
Sivasspor’a bin biletlik destek
01 Nisan 2026 Çarşamba - 11:45 Sivasspor’a bin biletlik destek Sivassporlu iş insanı Alper Çaça, Özbelsan Sivasspor’un kritik Esenler Erokspor karşılaşması öncesinde anlamlı bir destek açıklamasında bulundu. Çaça, play-off yolunda büyük önem taşıyan mücadele için bin adet bilet alarak taraftarlara dağıtacağını duyurdu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Özbelsan Sivasspor, sahasında Esenler Erokspor ile karşı karşıya gelecek. 5 Nisan Pazar günü saat 16.00’da oynanacak mücadele öncesinde daha önce Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ile Sivas milletvekilleri de takıma destek amacıyla bilet desteği sağlayacaklarını açıklamıştı. Şehirde birlik ve beraberlik çağrıları sürerken, bir destek de iş dünyasından geldi. Alper Çaça, bin bilet alarak taraftarlara dağıtacağını belirterek tüm Sivaslıları tribünleri doldurmaya davet etti. Çaça, yaptığı açıklamada, Sivasspor’un sadece bir futbol kulübü olmadığını vurgulayarak, "Sivasspor’umuz çok önemli bir maça çıkacak. Bu şehir için büyük anlam taşıyan bu mücadelede herkesin yanında olması gerekiyor. Şahsım adına bin bilet alıyorum. Gelin, hep birlikte takımımızın yeniden Süper Lig’e dönmesi için omuz omuza verelim. Sivasspor, bu şehrin onuru, hafızası ve yarınlara olan inancıdır. Haydi Sivas, şimdi destek zamanı" ifadelerini kullandı. Kritik karşılaşma öncesinde yapılan bu destek çağrılarıyla birlikte, Sivaslı futbolseverlerin maça yoğun ilgi göstermesi bekleniyor.
Baharın habercisi leylekler bu yıl gelmedi, öğrenciler hasretle yollarını gözlüyor
01 Nisan 2026 Çarşamba - 10:26 Baharın habercisi leylekler bu yıl gelmedi, öğrenciler hasretle yollarını gözlüyor Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda 42 yıldır aynı yuvaya gelen leylekler, bu yıl havaların ısınmaması nedeniyle gecikti. Öğrenciler, baharın habercisi misafirlerini hasretle bekliyor. Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda her yıl baharın gelişiyle birlikte yuvalarına dönen leylekler, bu yıl havaların mevsim normallerinin altında seyretmesi nedeniyle henüz gelmedi. Kent merkezine bağlı Kardeşler Mahallesi’nde bulunan ve 42 yıldır aynı leylek ailesine ev sahipliği yapan okulda öğrenciler, leyleklerin gelişini heyecanla bekliyor. Okulun çatısında bulunan yuva, yıllar içinde hem öğrenciler hem de mahalle sakinleri için bir simge haline geldi. Her yıl aynı dönemde gelen leyleklerin gecikmesi, öğrencilerde merak ve özlem oluşturdu. Öğrenciler, teneffüslerde gözlerini okulun çatısına çevirerek leyleklerin gelişini umutla takip ediyor. "Sürekli çatıya bakıyorum" Öğrenci Onur Necati Gülbahar, bu sene leylekler gelmediği için üzgün olduğunu söyleyerek, "Leylekler her sene geliyordu. Bu sene gelmedi ve biz de dört gözle gelmelerini bekliyoruz. Leylekler gelmediği için üzgünüz fakat inşallah gelir. Leylekleri görmek için sürekli çatıya bakıyorum" dedi. "Dört gözle bekliyorum" Öğrenci Sare Zümra Albay ise "Dört gözle leyleklerin gelmesini bekliyorum. Havalar ısınınca leyleklerde gelecek. Her sabah leyleklerin gelip gelmediğini kontrol ediyorum" diye konuştu. (YÇ-GF-
ORAN toplantısı Sivas’ta yapıldı, yeni destek programı açıklandı
31 Mart 2026 Salı - 16:02 ORAN toplantısı Sivas’ta yapıldı, yeni destek programı açıklandı Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN), Mart Ayı Yönetim Kurulu Toplantısı, Sivas’ta gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Sivas Valisi Dr. Yılmaz Şimşek, "Ajansımız, 2010-2026 yılları arasında bölgesel kalkınma odaklı toplam 964 projeyi hayata geçirerek 2026 güncel fiyatlarıyla yaklaşık 9.5 milyar TL’lik yatırımı bölgeye kazandırmıştır" dedi. Tarihi Valilik Binası Vali Ahmet Muammer Bey Toplantı Salonu’nda Sivas Valisi Yılmaz Şimşek başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Yozgat Valisi Mehmet Ali Özkan, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, Sivas İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Şarkışla, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Yozgat İl Genel Meclis Başkanı Adnan Ünal, Sivas Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Zeki Özdemir, Yozgat Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Taylan Alakoç ve ORAN Genel Sekreteri Yunus Emre Şeker katıldı. Bölgeye 9,5 milyar liralık yatırım kazandırıldı Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren ORAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Ajansımız, 2010-2026 yılları arasında bölgesel kalkınma odaklı toplam 964 projeyi hayata geçirerek 2026 güncel fiyatlarıyla yaklaşık 9.5 milyar TL’lik yatırımı bölgeye kazandırmıştır. Toplam verilen destek tutarı yaklaşık 5 milyar TL’ye ulaşmış olup, bu yılın ilk yarısında tamamlanması beklenen projelerle 10 milyar TL’lik bir proje hacmine ulaşılması hedeflenmektedir. 2026 yılı mart ayı itibarıyla, 470 milyon TL toplam bütçeli ve 283 milyon TL destek tutarına sahip 71 projemiz başarılı şekilde devam etmektedir. Projelerde, üretim, istihdam, inovasyon ve teknolojinin yanı sıra sosyal içerme, yöresel değerlerin tanıtımı, yerel potansiyelin harekete geçirilmesi ve sürdürülebilir olması gibi hususlar ön planda tutulmaktadır" dedi. Yeni destek programları açıklandı Ajansın yeni destek programlarını da açıklayan Vali Şimşek, "Bu toplantımız vesilesiyle ajansımızın yeni destek programlarını açıklamaktan memnuniyet duyuyorum. Dün Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mehmet Fatih Kacır’ın açıkladığı 10 kalkınma ajansından biri olarak; kısa adı SoGreen olan ve yerelde kalkınma ajansları tarafından uygulanan ‘Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi’ kapsamında işletmelerimize yönelik ‘Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Geri Ödemeli Finansman Desteği Programı’nı ilan ettik. İlan ettiğimiz programın toplam bütçesi 260 milyon TL olup işletmelerimizin yeşil çözüm sunan projeleri desteklenecektir. Ayrıca, Orta Anadolu’yu Keşfet Alternatif Turizm Mali Destek Programı ile bölgemizdeki destinasyonları kapsayan ve turizmin gelişimini destekleyen bir mali destek programını gündemimize dahil edeceğiz. Bu program vesilesiyle, tarihi ve doğal güzellikleriyle, eşsiz unsurları barındıran bölgemizdeki konaklama sayısını ve turizm gelirlerini yükseltmeyi hedefliyoruz. Diğer taraftan, eğitim ve danışmanlık faaliyetlerini içeren projeleri desteklemeyi amaçlayan Anadolu’dakiler-Kırsal Kalkınma Teknik Destek Programı ve İmalat Sanayi Teknik Destek Programı ile toplam 20 milyon TL’lik bir kaynağı kurumsallaşma, dijitalleşme ve dönüşüm faaliyetlerine ayırmış bulunmaktayız" ifadelerini kullandı. Vali Yılmaz Şimşek’in konuşmasının ardından gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı.
Kene kabusu geri geldi, yağışlardan dolayı bu sene popülasyon daha fazla olabilir
31 Mart 2026 Salı - 11:40 Kene kabusu geri geldi, yağışlardan dolayı bu sene popülasyon daha fazla olabilir Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, kış ve sonbahar aylarında etkili olan yoğun yağışların ardından bahar aylarına girilmesiyle birlikte kene popülasyonunda artış yaşanabileceğini söyleyerek, özellikle Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riski bulunan bölgelerde erken tedbirlerin hayati önem taşıdığı vurguladı. Havaların ısınmasıyla birlikte doğada kene hareketliliği yeniden artmaya başladı. Özellikle kırsal alanlarda ve hayvancılıkla uğraşılan bölgelerde görülen keneler, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı açısından risk oluşturuyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Çetin, özellikle hayvancılıkla uğraşan vatandaşların erken dönemde önlem almasının önemli olduğunu belirterek, kenelerin yumurtadan çıktığı nisan ortası ile mayıs ortası arasındaki sürecin kritik olduğuna dikkat çekti. Çetin, bu dönemde yapılacak ilaçlama çalışmalarının hem bahar hem de yaz aylarında kene yoğunluğunu azaltabileceği ifade etti. Hayvanlarla temas halinde olan kişilerin düzenli olarak hayvanlarını kontrol etmesi gerektiği, kene tespit edilmesi durumunda ise elle müdahale etmek yerine uygun ilaçlarla mücadele edilmesinin önemli olduğu vurgulayan Çetin, ayrıca ahır, ağıl ve çevresinde hijyenin sağlanması da alınacak önlemler arasında yer aldığını söyledi. Prof. Dr. İlhan Çetin, bu yıl yağışların fazla olmasının kene popülasyonunda artışa neden olabileceğini belirterek, "Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz" dedi. "Popülasyonun daha fazla olacağını tahmin ediyoruz" İlhan Çetin, kene ile tedbirlerin erken alınmasında fayda olduğunu söyleyerek, "Bu yıl özellikle sonbahar ve kış mevsimlerinden sonra bahar aylarında KKKA hastalığının görüldüğü, endemik olduğu bölgemizde bulunuyoruz. İç Anadolu’nun Orta ve Karadeniz Bölgesi’nin güney kısmı hem kar olarak hem de yağmur olarak çok ciddi bir yağış aldı. Tabi ki yağışlar özellikle tabiattaki bitki örtüsünün daha fazla olmasından dolayı da ortam kene popülasyonunun artmasında önemli bir rol oynadığını biliyoruz. Bundan dolayı da bu yıl biz bölgemizde kene popülasyonunun daha fazla olacağına tahmin ediyoruz. Bundan dolayı da tedbirlerin özellikle erkenden alınması noktasında da daha aktif çalışılmasını öngörüyoruz. Özellikle risk bölgeleri olan, hayvancılıkla uğraşan ve kırsal kesimlerde ilaçlamanın kenelerin yumurtadan çıktığı dönem olan Nisan ayının ortasından Mayıs ayının ortasına kadar olan tarihlerde kene mücadelesinin yapılması önemli ve değerlidir. Bu dönemde yapacağımız mücadele bizim hem bahar aylarını hem de yaz aylarını daha rahat geçirebileceğimizi düşünüyoruz. Bundan dolayı da gerekli müdürlüklerin bu konuda almış oldukları tedbirlere dikkat etmek ve bunları da uygulamak lazım" dedi. "Tedbirler önemli" Hayvanların üzerine yapışan kenelerin elle çıkartılmaması gerektiğini söyleyen Çetin, "Hayvancılık yapan kişilerin mutlaka bu dönemlerde hayvanları üzerindeki kene muayenesini yapması lazım. Eğer hayvanı kene taramışsa, bunların bir an önce ve hızlı bir şekilde ve ilaçlarla müdahale edilmesi lazım. Yani elle kırmak veyahut da başka bir yöntemle çıkartmak yerine ilaçlarla bertaraf edilmesi gerekiyor. Yıl boyunca kene kaynaklı KKKA hastalığının daha az görülmesi konusunda da biz bu hususların önemli olduğunu düşünüyoruz. Özellikle hayvancılık yapan, hayvanları besleyen, temizleyen, sağan insanların bu noktada daha da dikkatli olmasında fayda var diyoruz. Bu dönemlerde de özellikle dışarıda yapılacak etkinliklerde bu piknik, tabiat gezisi ve özellikle vahşi hayatla yan yana olan alanlarda yapılacak etkinliklerde mutlaka ortamda bir kene yoğunluğunun olup olmadığının değerlendirilmesi ve ona göre hareket edilmesi gerekir. Bunun için de o bölgeye açık renkli bir bez serip üzerinde hafif hafi zıplamak suretiyle bir titreşim oluşturup, kenelerin o bölgeye doğru gelip gelmediğini hatta o bezin üzerine tarayıp taramadığını kontrol edebiliriz. Ondan sonra da o bölgede bir etkinlik yapıp yapmamaya karar vermekte fayda var" diye konuştu. "İlk 5 gün önemlidir" Kene ısırmasından kaynaklı hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerektiğini ifade eden Çetin, "Kenelerin vücuda asıl ve yüzde 70 yetmiş oranında giriş noktası pantolon paçalarından gelmektedir. Eğer bu tür bir tabiatta etkinlik yapılacaksa mutlaka pantolon paçalarını, çorapların içerisine konması ve mutlaka açık renk giysiler giyilmesi gerekir. Eğer bir kene yapışmışsa onu biz kendimiz değil, özellikle profesyonel olarak bu konuda yetiştirilmiş olan sağlık personelinin, acillerin bulunduğu yerde çıkarılmasının da biz çok önemli ve değerli buluyoruz. Herhangi bir şekilde kene ısırdıktan sonraki ilk 5 gün önemlidir. İlk 5 günde mutlaka eğer herhangi bir şekilde kene ısırmış ve düşmüş olabilir. Mutlaka bir sağlık kuruluşuna gidip, kan tahlili verip herhangi bir şekilde kenenin ısırmasından kaynaklanan hastalık bulaştırıp bulaştırılmadığının da kontrol edilmesi gerekir. Tedavisinin yapılmasında fayda var" şeklinde konuştu.
Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu
31 Mart 2026 Salı - 10:57 Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin, şiirlerine ilgi görmeyince eserlerini yapay zeka ile türküye dönüştürerek milyonlara ulaştı. Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine eserlerini yapay zekâ ile türkü formatına dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Şahin’in çalışmaları 1 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştı.1980 yılından bu yana şiir yazan Şahin’in, bugüne kadar binin üzerinde eser kaleme aldı. Kendi yazdığı ve bestelediği şiirleri yapay zekâ aracılığıyla seslendiren Şahin, bu yöntemle eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Şahin’in paylaştığı türküler kısa sürede sosyal medyada ilgi görerek yüksek izlenme rakamlarına ulaştı. Geleneksel yöntemlerle değerlendirilme imkânı bulamayan eserlerin, yapay zekâ aracılığıyla müzik formuna dönüştürülmesi dinleyenlerin dikkatini çekti. "Şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım" Yapay zeka ile şiirlerini türküye dönüştüren Ömer Şahin, "Ben şiir yazmaya 1980 yılında başladım. İlk şiirimi köyde zarar eden besiciler için yazmıştım. Ondan sonra ara verdim. Erzurum’da işbaşı yaptıktan sonra oradaki âşıkların yanına gidip onları dinledim; nasıl şiir yazıyorlar, nasıl okuyorlar, nasıl türkü söylüyorlar diye dikkatlice gözlemledim ve orada tekrar şiire başladım. 1994 yılında Sivas’a geldikten sonra burada devam ettirdim, buradaki âşıklarla tanıştım. 2009 yılında dördüncü Uluslararası Âşıklar Yarışması’nda Sivas Gelir Aklıma adlı şiirim birincilik kazandı. 2023 yılında ise 734 sayfa ve içinde 475 adet şiir bulunan kitabım basıldı. Ben şöhreti olan birisi değilim gariban, kıyıda köşede kalmış bir âşığım. Kimseyi bulamayınca şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım, bu zamana kadar kimse yardımcı olmadı. Şiir kitabım çıkalı iki sene geçti, kimse çıkıp da şu şiirini alıp türkü yapacağım demedi. Ben de mecbur kaldım. Ölmeden önce türkülerim yayınlansın, ben ölsem dahi eserlerim kalsın istedim ve böyle bir yola girdim" dedi. "Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti" Aşıkların göz önünde bulundurulmadığını söyleyen Şahin, "Başarılı da olduğumu düşünüyorum. İlk yaptığım türkü Ey Vefasız, şu anda izlenme sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Yokluk bizi mecbur etti. Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti. Mecburiyet olmasa, âşıklara ve ozanlara gereken önem verilse, ne söyledikleri, ne anlatmak istedikleri incelense ve hayata geçirilse bu noktaya gelinmezdi. Âşıklardan ve ozanlardan uzak duruluyor, oysa onların söyledikleri bizim öz kültürümüz, geleneğimiz ve göreneğimizdir. Yapay zekâ çıktı çıkalı bizim pabucumuz dama atıldı. Ben bir halk ozanı olarak bir türküyü yapmak için en az 15-20 gün, bazen bir ay uğraşıyorum; ama yapay zekâ bunu iki dakikada yapıyor, sofrayı kurup buyurun yiyin diyor. Ancak kesinlikle yapay zekâ geleneksel âşıklığın yerini tutmaz; onlar kurallara göre değil, hayatın içinden yazar. Gençlik de buna yöneliyor ve âşıklık ile diğerleri arasındaki fark burada ortaya çıkıyor" dedi.