Yerel Haberler
Sivas
Arazide tek başına yürüyen yavru vaşak, sürüden ayrılan pengueni hatırlattı 22 Şubat 2026 Pazar - 10:53:44 Sivas’ta sürücünün tarlada fark edip görüntülediği yavru vaşak, arazide uzaklaşırken arkasına dönüp bakmasıyla yıllar sonra yeniden gündeme gelen ’sürüsünden ayrılan penguen’ belgeselindeki sahneyi hatırlattı. Sivas’ta yaşayan Musa Karaçınar, aracıyla Doğanşar ilçesi tarafına doğru seyir halindeyken yolun ortasında su birikintisine benzer koyu renkli bir karartı fark etti. Durumdan şüphelenen Karaçınar, aracını yol kenarına çekerek, karartıyı incelemeye başladı. Yaklaştığında bunun yavru bir vaşak olduğunu anlayan Karaçınar, cep telefonuyla görüntü almaya başladı. Bir süre yol kenarında duran vaşak, daha sonra ağır adımlarla arazinin içine doğru ilerledi. Karaçınar, vaşağı gözden kaybolana kadar bir müddet daha izledi. Arazide uzaklaşan vaşağın ilerlerken bir an arkasına dönüp bakması ise dikkat çekti. Bu anlar, Encounters at the End of the World adlı belgeselde yer alan ve sürüsünden koparak tek başına ters yöne yürüyen penguen sahnesini hatırlattı. Söz konusu penguen görüntüleri, yıllar sonra sosyal medyada yeniden paylaşılarak gündem olmuş, ’sürüsünden ayrılıp kendi yolunu seçen penguen’ olarak geniş kitlelerce konuşulmuştu. "Yavru bir vaşaktı" İlk defa bir vaşak gördüğünü söyleyen Musa Karaçınar, "Doğanşar tarafında aracımla yolculuk yapıyordum. Daha sonra ise yolun ortasında bir vaşak olduğunu fark ettim. Aracımdan inip fotoğraflarını ve videolarını çekmeye çalıştım ama kaçtı. İlk defa vaşak gördüm ve arabadan iner inmez görüntü almaya başladım. Büyük değil yavru bir vaşaktı" dedi.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 10:27 Sivas’ta yerli boji üretimiyle dışa bağımlılık azalıyor Sivas’ta 1939 yılında kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü bünyesinde faaliyete geçirilen TÜRASAŞ Boji Fabrikası, demiryolu sanayisinde dışa bağımlılığı azaltarak yerli üretimi güçlendirecek ve ülke ekonomisine önemli katkı sunuyor. Sivas’ta 1939 yılında ulusal ve uluslararası demiryolu sektöründe kullanılan farklı tip ve özellikteki yük vagonlarının bakım, onarım ve imalatı ile raylı sistem araçlarına ait yedek parçaların üretimi amacıyla kurulan TÜRASAŞ Sivas Bölge Müdürlüğü, demiryolu sanayisinin en önemli bileşenlerinden biri olan boji üretimiyle dikkat çekiyor. TÜRASAŞ bünyesinde faaliyet gösteren Boji Fabrikası, ülkenin en modern ve en büyük kapasiteli boji üretim tesisleri arasında yer alıyor. Fabrikada 10 bin 500 metrekare kapalı alanda, Avrupa standartlarına uygun olarak üretim gerçekleştiriliyor. Yük ve yolcu taşımacılığında kullanılan her türlü demiryolu aracının ihtiyaç duyduğu bojiler, bu tesiste yerli imkânlarla üretiliyor. Böylece sektördeki dışa bağımlılık azaltılırken, yerlilik oranı da önemli ölçüde artırılıyor. TÜRASAŞ Boji Fabrikası, Sivas ekonomisine sağladığı katkının yanı sıra ülke ekonomisine de değer katıyor. Tesiste üretilen vagon ve boji sistemlerinin Avrupa ülkelerine pazarlanıyor, bu üretimle Türkiye’nin demiryolu sanayisindeki rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.
Uzmanı uyardı: "Takım sevgisi aşkın önüne geçebiliyor, kalp hastaları dikkatli olmalı"
13 Şubat 2026 Cuma - 12:14 Uzmanı uyardı: "Takım sevgisi aşkın önüne geçebiliyor, kalp hastaları dikkatli olmalı" Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, bir futbol takımına duyulan sevginin bir karşı cinse duyulan sevgiden daha güçlü olabileceğini söyleyerek, kalp hastalığı, stent öyküsü ve yüksek tansiyonu bulunan kişilerin yüksek gerilimli maçları stadyum yerine daha sakin ortamlarda izlemelerinin daha güvenli olduğu ifade etti. Günümüzde sevgi kavramının yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı olmadığı, farklı ilgi alanları ve aidiyet duyguları üzerinden de güçlü biçimde yaşanabiliyor. Özellikle spor kulüplerine duyulan bağlılık, birçok kişi için hayatın önemli bir parçası haline gelirken, bu bağlılığın zaman zaman sosyal ilişkilerin önüne geçebiliyor. Futbol takımlarına duyulan aidiyet duygusunun, taraftarlar için sadece bir hobi olmaktan öte, kimlik ve yaşam biçimi haline gelebiliyor. Bu bağlılığın bazı durumlarda eşe ya da sevgiliye duyulan sevginin önüne geçebildiği, kimi kişilerin sevgililer günü gibi özel zamanlarda partnerleriyle vakit geçirmek yerine tuttukları takımların maçlarını izlemeyi tercih ediyor. Taraftarların, karşılaşmaları kaçırmamak için özel gün planlarını erteleyebiliyor ve deplasman müsabakaları çeşitli fedakarlıklarda bulunuyor. Öte yandan, yüksek gerilimli maç atmosferlerinin özellikle kalp ve tansiyon hastaları açısından da risk oluşturabiliyor. Bazı kişilerde bu maçlar esnasında ve kötü sonuçlar durumunda tansiyonlarında yükselme, ritim bozukluklarında artış, göğüs ağrısı veya kalp krizlerine dönüşebilecek bir takım kötü sonuçlara doğurabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, bir futbol takımına duyulan sevginin bir karşı cinse duyulan sevgiden daha güçlü olabileceğini söyleyerek, "Ben çoklu stent takılmış, kalp krizi geçirmiş insanların sigarada içiyorlarsa bu tarz yüksek gerilimli maçları stadyumlarda izlemelerini tavsiye etmiyorum. Daha sedanter, daha rahat ortamlarda bu hobilerini gerçekleştirmeleri daha faydalı olur" dedi. "Sevgi çeşitlendi" Sevgililer gününde kız arkadaşıyla buluşmayıp, maç izlemeye giden ya da o takımla yapmış olduğu etkinlikler için bir takım fedakarlıklar yapan insanlar olduğunu söyleyen İsmail Erdoğu, "Beklenti karşı cinsi olan sevgi ama günümüzde sevgi çeşitlendi. Bir futbol takımına duyulan sevgi, bir karşı cinse duyulan sevgiden daha güçlü olabiliyor. Yani birçok insan var. Belki bir takımın maçını kaçırmamak için sevgililer gününde kız arkadaşıyla buluşmayıp maç izlemeye giden ya da o takımla yapmış olduğu etkinlikler için bir takım fedakarlıklar yapan, çok uzaklara gidip takımını destekleyen birçok insan var. Bunların karşı cinse duyulan sevgiden çok daha büyük fedakarlık isteyen etkinlikler diye düşünüyorum. Futbol takımları bazen kendilerini sevenlere, onları güçlü taraftarlarına bekledikleri duygular vermeyebiliyor. Bu duygu bazen o kadar ağır olabiliyor ki sanki bir sevgilisinden yeterli sevgiyi alamamış bir insan gibi trajik kötü duygular hissettirebiliyor. Tutmuş olduğu takımların kötü gidişatları güçlü taraftarlar için, takımına çok bağlı taraftarlar için bir kalp hastalığı risk faktörü olabilir diye düşünüyorum. Çünkü bu kişiler de bu maçlar esnasında ve kötü sonuçlar durumunda, tansiyonlarında yükselme, ritim bozukluklarında artış, göğüs ağrısı hatta kalp krizlerine bile dönüşebilecek bir takım kötü sonuçlara doğru gidebilir" dedi. "Önemli olan kalbinizin sağlığı" Bilinen kalp hastalığı olanların daha sakin ortamlarda maç izlemelerini tavsiye eden Erdoğu, "Sevgi dozunda ve kararında olmalı. Bazen sevgide kaybetmeyi, bazen sevginin biraz azalmasını, bazen sevginin size sırt çevirmesini de kabul ediyor olaraktan bir takım duyguları yaşamak lazım. Tabi ki herkes tuttuğu takımın çok başarılı olmasını, sevdiği kadının ona aynı duygulardan daha fazla miktarda ilgi göstermesini bekleyebilir ama gerçek yaşam böyle değil. Onun için kararında ve dozunda bir sevginin kalp sağlığına daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bilinen kalp hastalığı olan stentli, ameliyatlı insanlar, yüksek tansiyon şikayetleri olan insanlar, maçta kendilerini de bu takım stres durumlarını yönetebilecekleri ortamlarda olmaları lazım. Ben çoklu stent takılmış, kalp krizi geçirmiş insanların sigarada içiyorlarsa bu tarz yüksek gerilimli maçları stadyumlarda izlemelerini tavsiye etmiyorum. Daha sedanter, daha rahat ortamlarda bu hobilerini gerçekleştirmeleri daha faydalı olur. Bütün sevgiler gelip geçer önemli olan kalbinizin sağlığı" diye konuştu. "Sevginin dereceleri vardır" Bir kişi sevgilisi ile vakit geçirmek yerine futbol takımının maçına gidiyorsa, gerçek sevgisi tuttuğu takım olduğu belirten Hüseyin Fındık, "Sevginin dereceleri vardır. Burada futbol sevgisi, bir sevgiliye duyulan sevgiden daha ağır basıyorsa doğal olarak olan insan ağır olan tarafa yöneliyor. Eğer bir kişi sevgilisi ile vakit geçirmek yerine futbol takımının maçına gidiyorsa, gerçek sevgisi tuttuğu takımdır" şeklinde konuştu. Bir vatandaş ise "Sevgililer gününde bazı insanlar, sevgilisi ile vakit geçirmek yerine tuttuğu takımın maçına gidiyor. Ben ise kız arkadaşım ile vakit geçirmeyi tercih ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Uzmanı uyardı: "Takım sevgisi aşkın önüne geçebiliyor, kalp hastaları dikkatli olmalı"
13 Şubat 2026 Cuma - 12:11 Uzmanı uyardı: "Takım sevgisi aşkın önüne geçebiliyor, kalp hastaları dikkatli olmalı" Sivas Medicana Hastanesi Kardiyoloji Bölümü Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, bir futbol takımına duyulan sevginin bir karşı cinse duyulan sevgiden daha güçlü olabileceğini söyleyerek, kalp hastalığı, stent öyküsü ve yüksek tansiyonu bulunan kişilerin yüksek gerilimli maçları stadyum yerine daha sakin ortamlarda izlemelerinin daha güvenli olduğu ifade etti. Günümüzde sevgi kavramının yalnızca romantik ilişkilerle sınırlı olmadığı, farklı ilgi alanları ve aidiyet duyguları üzerinden de güçlü biçimde yaşanabiliyor. Özellikle spor kulüplerine duyulan bağlılık, birçok kişi için hayatın önemli bir parçası haline gelirken, bu bağlılığın zaman zaman sosyal ilişkilerin önüne geçebiliyor. Futbol takımlarına duyulan aidiyet duygusunun, taraftarlar için sadece bir hobi olmaktan öte, kimlik ve yaşam biçimi haline gelebiliyor. Bu bağlılığın bazı durumlarda eşe ya da sevgiliye duyulan sevginin önüne geçebildiği, kimi kişilerin sevgililer günü gibi özel zamanlarda partnerleriyle vakit geçirmek yerine tuttukları takımların maçlarını izlemeyi tercih ediyor. Taraftarların, karşılaşmaları kaçırmamak için özel gün planlarını erteleyebiliyor ve deplasman müsabakaları çeşitli fedakarlıklarda bulunuyor. Öte yandan, yüksek gerilimli maç atmosferlerinin özellikle kalp ve tansiyon hastaları açısından da risk oluşturabiliyor. Bazı kişilerde bu maçlar esnasında ve kötü sonuçlar durumunda tansiyonlarında yükselme, ritim bozukluklarında artış, göğüs ağrısı veya kalp krizlerine dönüşebilecek bir takım kötü sonuçlara doğurabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Dr. İsmail Erdoğu, bir futbol takımına duyulan sevginin bir karşı cinse duyulan sevgiden daha güçlü olabileceğini söyleyerek, "Ben çoklu stent takılmış, kalp krizi geçirmiş insanların sigarada içiyorlarsa bu tarz yüksek gerilimli maçları stadyumlarda izlemelerini tavsiye etmiyorum. Daha sedanter, daha rahat ortamlarda bu hobilerini gerçekleştirmeleri daha faydalı olur" dedi. "Sevgi çeşitlendi" Sevgililer gününde kız arkadaşıyla buluşmayıp, maç izlemeye giden ya da o takımla yapmış olduğu etkinlikler için bir takım fedakarlıklar yapan insanlar olduğunu söyleyen İsmail Erdoğu, "Beklenti karşı cinsi olan sevgi ama günümüzde sevgi çeşitlendi. Bir futbol takımına duyulan sevgi, bir karşı cinse duyulan sevgiden daha güçlü olabiliyor. Yani birçok insan var. Belki bir takımın maçını kaçırmamak için sevgililer gününde kız arkadaşıyla buluşmayıp maç izlemeye giden ya da o takımla yapmış olduğu etkinlikler için bir takım fedakarlıklar yapan, çok uzaklara gidip takımını destekleyen birçok insan var. Bunların karşı cinse duyulan sevgiden çok daha büyük fedakarlık isteyen etkinlikler diye düşünüyorum. Futbol takımları bazen kendilerini sevenlere, onları güçlü taraftarlarına bekledikleri duygular vermeyebiliyor. Bu duygu bazen o kadar ağır olabiliyor ki sanki bir sevgilisinden yeterli sevgiyi alamamış bir insan gibi trajik kötü duygular hissettirebiliyor. Tutmuş olduğu takımların kötü gidişatları güçlü taraftarlar için, takımına çok bağlı taraftarlar için bir kalp hastalığı risk faktörü olabilir diye düşünüyorum. Çünkü bu kişiler de bu maçlar esnasında ve kötü sonuçlar durumunda, tansiyonlarında yükselme, ritim bozukluklarında artış, göğüs ağrısı hatta kalp krizlerine bile dönüşebilecek bir takım kötü sonuçlara doğru gidebilir" dedi. "Önemli olan kalbinizin sağlığı" Bilinen kalp hastalığı olanların daha sakin ortamlarda maç izlemelerini tavsiye eden Erdoğu, "Sevgi dozunda ve kararında olmalı. Bazen sevgide kaybetmeyi, bazen sevginin biraz azalmasını, bazen sevginin size sırt çevirmesini de kabul ediyor olaraktan bir takım duyguları yaşamak lazım. Tabi ki herkes tuttuğu takımın çok başarılı olmasını, sevdiği kadının ona aynı duygulardan daha fazla miktarda ilgi göstermesini bekleyebilir ama gerçek yaşam böyle değil. Onun için kararında ve dozunda bir sevginin kalp sağlığına daha faydalı olacağını düşünüyorum. Bilinen kalp hastalığı olan stentli, ameliyatlı insanlar, yüksek tansiyon şikayetleri olan insanlar, maçta kendilerini de bu takım stres durumlarını yönetebilecekleri ortamlarda olmaları lazım. Ben çoklu stent takılmış, kalp krizi geçirmiş insanların sigarada içiyorlarsa bu tarz yüksek gerilimli maçları stadyumlarda izlemelerini tavsiye etmiyorum. Daha sedanter, daha rahat ortamlarda bu hobilerini gerçekleştirmeleri daha faydalı olur. Bütün sevgiler gelip geçer önemli olan kalbinizin sağlığı" diye konuştu. "Sevginin dereceleri vardır" Bir kişi sevgilisi ile vakit geçirmek yerine futbol takımının maçına gidiyorsa, gerçek sevgisi tuttuğu takım olduğu belirten Hüseyin Fındık, "Sevginin dereceleri vardır. Burada futbol sevgisi, bir sevgiliye duyulan sevgiden daha ağır basıyorsa doğal olarak olan insan ağır olan tarafa yöneliyor. Eğer bir kişi sevgilisi ile vakit geçirmek yerine futbol takımının maçına gidiyorsa, gerçek sevgisi tuttuğu takımdır" şeklinde konuştu. Bir vatandaş ise "Sevgililer gününde bazı insanlar, sevgilisi ile vakit geçirmek yerine tuttuğu takımın maçına gidiyor. Ben ise kız arkadaşım ile vakit geçirmeyi tercih ediyorum" ifadelerine yer verdi. (YÇ-GF-
Sivas’ın bacasız fabrikası 52’nci yılını kutladı
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:19 Sivas’ın bacasız fabrikası 52’nci yılını kutladı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin (SCÜ) 52’inci kuruluş yıl dönümü törenle kutlandı. Yarım asrı deviren üniversitenin akademik başarılarının ve stratejik yatırımlarının damga vurduğu programda, sağlıkta markalaşma ve uluslararası başarılar ön plana çıktı. Sivas’ta 9 Şubat 1974 tarihinde kurulan ve şehrin en önemli değerlerinden birisi olan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 52’nci kuruluş yıldönümü kutlandı. Programa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Adem Uzun ile il protokolü katıldı. Törene Anadolu Üniversiteler Birliği üyesi üniversitelerin rektörleri ve çevre illerden gelen toplam 21 rektör de katıldı. "SCÜ, ülkemize değer katmaya devam etmektedir" Programda konuşan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şengönül, "Sivas’ımız, Anadolu Selçuklu Devleti döneminde 13. yüzyılda inşa edilen Gök Medrese, Buruciye Medresesi ve Şifaiye Medresesi gibi yapıları ile bilim, eğitim ve kültürün önde gelen merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Bu yapılar, şehrimizin tarih boyunca öğrenmeye ve ilme verdiği değerin somut göstergeleridir. Bu köklü mirasın üzerine inşa edilen Sivas Cumhuriyet Üniversitesi, Cumhuriyetimizin 50’inci yılı anısına kurulmuş ve 9 Şubat 1974’ten bu yana ülkemizin köklü eğitim kurumlarından biri olarak yoluna devam etmektedir. Bugün bünyesinde 18 fakülte, 4 enstitü, 1 konservatuvar, 4 yüksekokul, 14 meslek yüksekokulu ve 37 Araştırma Merkezi bulunan üniversitemiz; 2 bin 343 akademik personeli, 3 bin 539 idari personeli, 47 bin 475 öğrencisiyle büyük bir akademik aileye dönüşmüş; 2 bin 565 yabancı öğrencisiyle de uluslararasılaşma hedeflerini başarıyla sürdürmektedir. Geniş kampüsünde tıptan mühendisliğe, sosyal bilimlerden güzel sanatlara uzanan akademik deneyimiyle ülkemize değer katmaya devam etmektedir" dedi. "Üniversitemiz gelişimini sürdürüyor" Üniversitenin her yıl yeni başarılara imza attığını ifade eden Prof. Dr. Şengönül, "Yenilikçi yaklaşımımız ve ortak akılla ilerleyen yönetim anlayışımızla birlikte üniversitemizin geleceğe emin adımlarla yürüdüğünün kanıtıdır. Son verilere göre, fakültelerimiz, enstitülerimiz ve yüksekokullarımız bünyesinde gerçekleştirilen akademik faaliyet sayılarında 2025 yılı önceki yıllara oranla çarpıcı bir artış göstermiştir. Gelinen aşamada üniversitemiz, yükseköğretimin en saygın değerlendirme sistemlerinden biri olan Times Higher Education (THE) World University Rankings 2026 sonuçlarında önemli başarılar elde ederek uluslararası görünürlüğünü de artırmıştır. Alan bazlı sıralamalarda özellikle Yaşam Bilimleri, Mühendislik, Fizik Bilimleri ile Tıp ve Sağlık Bilimleri alanlarında dikkat çekici performans sergilemiştir. Yaşam Bilimleri alanında Türkiye’de 6 plus aralığında, Mühendislik alanında dünya sıralamasında 801-1000, Türkiye sıralamasında 21 plus aralığında yer almıştır. Fizik Bilimleri alanında ise dünya sıralamasında 801-1000, Türkiye sıralamasında 13 plus aralığında yer alırken, Tıp ve Sağlık Bilimleri alanında Türkiye’de 27 plus aralığında yer almıştır. Bu başarılar bile tek başına üniversitemizi daha nitelikli, daha güçlü ve daha saygın bir noktaya taşımak için kararlılıkla ilerlediğimizin en somut göstergesidir. Bugün geldiğimiz noktada üniversitemiz, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yükseköğretime ve bilime verdiği güçlü destek sayesinde gelişimini sürdürmektedir" şeklinde konuştu. Programın sonunda "Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları" listesine giren akademisyenlere ve üniversiteye 40 yılı aşkın süredir hizmet veren personele plaket takdim edildi.
Kick Boks Türkiye Birinciliğinin açılış seremonisi yapıldı
12 Şubat 2026 Perşembe - 16:43 Kick Boks Türkiye Birinciliğinin açılış seremonisi yapıldı Sivas’ta başlayan Okul Sporları Gençler A-B Kick Boks Türkiye Birinciliği tüm hızıyla devam ederken, şampiyonanın seremonisi Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem ve Türkiye Kick Boks Federasyonu Başkanı Salim Kayıcı’nın katılımıyla yapıldı. Türkiye Kick Boks Federasyonu ile Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü organizesinde yapılan Okul Sporları Gençler A-B Kick Boks Türkiye Birinciliği sürüyor. Taha Akgül Spor Salonu’nda devam eden heyecan dolu şampiyonaya 59 il ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bin 75 sporcu katılım sağladı. Bu kapsamda bugün sabah başlayan şampiyonanın seremonisi Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem, Türkiye Kick Boks Federasyonu Başkanı Salim Kayıcı, federasyon yetkilileri, antrenörler ve sporcuların katılımıyla yapıldı. Sporcuların tören yürüyüşüyle başlayan seremoni saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Açılış seremonisinde konuşan Sivas Gençlik ve Spor İl Müdürü Şahin Ertem, sporculara başarılar diledi. Ertem, "Sivas’ta 59 il ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden bin 75 sporcunun katılımıyla müsabakalara başladık. Şampiyonaya gelen tüm sporculara, hakemlere ve antrenörlere başarılar diliyorum. Spor şehri Sivas’ımızda böyle bir şampiyonaya ev sahipliği yapmaktan dolayı mutluyuz. Bizler Sivas’ta ulusal ve uluslararası çok sayıda müsabakalara ev sahipliği yapıyoruz. Sivas ilinin başarı sıralamasında Türkiye 2.’si olduğunun da bilgisini veriyorum. Şampiyonaya katılan tüm sporcularımıza tekrardan başarılar diliyorum" dedi. Salim Kayıcı: "Okul sporları çok önemli" Türkiye Kick Boks Federasyonu Başkanı Salim Kayıcı ise okul sporları müsabakalarının önemine değinerek, "Sivaslılara öncelikle teşekkür ediyorum. Bizlere çok iyi bir şekilde ev sahipliği yapıyorlar. Kick Boks camiası gerçekten çok büyük bir camia. Lisanslı sporcu sayısında kick boks ailesi olarak birinci sıradayız. Okul sporları bizde çok önemli. Bu şampiyonaya katılan sporcularımıza da başarılar diliyorum" diye konuştu. Açılış seremonisinin ardından maçlar devam etti. Şampiyona 15 Şubat Pazar günü sona erecek.
Uzmanı uyardı: "Elektronik sigaradan uzak durulmalı"
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:22 Uzmanı uyardı: "Elektronik sigaradan uzak durulmalı" Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sanem Nemmezi Karaca, elektronik sigara konusunda uyarılarda bulundu. Elektronik sigaralar vasıtasıyla zararlı maddelerin nefes yoluyla vücuda alındığını söyleyen Karaca, "Geleneksel sigaralardan farklı olarak elektronik sigaralarda yanma işlemi olmaz. Bu nedenle kül ya da duman kokusu gibi klasik sigaralarda gözlenen sorunlar elektronik sigaralarda yaşanmaz. Bazı bireyler klasik sigarayı bırakmak amacıyla ya da daha zararsız olduğunu düşündükleri için klasik sigaraların yerine elektronik sigaraları tercih ederler ancak elektronik sigaralar yüksek derecede bağımlılık oluşturan nikotin, toksik bir dizi kimyasal madde ve akciğerlerimizin derinlerine kadar ulaşabilen pek çok küçük parçacıklar içerir. Üstelik solunan maddelerin içeriği ve yoğunluğu isteğe bağlı olarak kişi tarafından ayarlanabilir. Bu durum kimyasalların kontrolsüz bir şekilde vücuda girmesine ve toksik dozlara ulaşma riskini de beraberinde getirmektedir" dedi. Elektronik sigaraların bireysel ve halk sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dair bilimsel kanıtların gün geçtikçe arttığını belirten Karaca, "Biyolojik sağlığımız üzerine kanıtlanmış olan olumsuz etkileri arasında kalp ve akciğer hastalıkları, öğrenme-dikkat sorunları, bağırsak floramızın çeşitliliğinde azalma, birçok kanser türü, cihazın patlamasına bağlı yanıklar, kırıklar ve EVALI adı verilen akut akciğer hasarı yer almaktadır. Ölüm ile sonuçlanabilen bu önemli hastalığın ilişkilendirilmiş tek nedeni elektronik sigara kullanımıdır. Öte yandan oluşan elektronik atıklar, yaşadığımız çevre ve gezegen sağlığı için de önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Tüm uyarılara rağmen elektronik sigara kullanım sıklığı, özellikle ergenler ve genç yetişkinler arasında gün geçtikçe artmaktadır. Duyarlı bireyler olarak hem kendimiz, hem bizden sonraki nesillerimiz ve gezegenimiz için her türlü elektronik sigaradan uzak durulmalıdır" ifadelerine yer verdi.
"Okul Dışı Öğrenme Ortamları Platformu" Sivas’ta tanıtıldı
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:21 "Okul Dışı Öğrenme Ortamları Platformu" Sivas’ta tanıtıldı Sivas’ta "Okul Dışı Öğrenme Ortamları Platformu" tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen toplantıya Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan, ilgili birim amirleri, komisyon üyeleri, merkez okul müdürleri ve öğretmenler katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programın açılış konuşmasını Erdoğan gerçekleştirdi. Öğrenme ortamlarının sadece sınıflar ile sınırlandırılmaması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, "Çocuk; dokunursa, gezerse, görürse, hissederse ve yaşarsa öğrenir. İşte tam da bu yüzden biz, eğitimi binadan çıkarıp hayatın içine taşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada şehrimizin her köşesine başka bir gözle bakıyoruz. Müzelerimiz sadece sergi alanı değil, bir tarih laboratuvarı. Kütüphanelerimiz sadece kitaplık değil, bir düşünce atölyesi. Camilerimiz, medreselerimiz, kongre binamız yalnızca yapı değil; kültürün, kimliğin ve hafızanın yaşayan öğretmenleridir. Bugün bu şehirde attığımız her adım, yarının güçlü Türkiye’sine atılmış bir temeldir. Çünkü biliyoruz ki mekân öğretmen, hayat sınıf, şehir ise en büyük okuldur. Biz, bu büyük okulu çocuklarımız için sonuna kadar açıyoruz. Bu vizyona emek veren tüm öğretmenlerimize, yöneticilerimize ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Erdoğan’ın konuşmasının ardından projenin tanıtımı gerçekleştirildi.