Yerel Haberler
Sivas
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:28 Sivas sanayisinde yeni dönem, yerel kalkınma hamlesi ile stratejik sektörlere büyük destek Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) ev sahipliğinde, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) koordinesiyle düzenlenen "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Sivas ekonomisinin geleceğine yön verecek olan toplantıda; havacılık, raylı sistemler, optik malzemeler ve yapı kimyasalları gibi stratejik alanlarda sunulacak kapsamlı teşvik paketleri kamuoyuna tanıtıldı. Sivas, Yatırım Pastasından En Büyük Payı Aldı Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Sivas TSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, yerel kalkınma hamlesi çerçevesinde hayata geçirilen sektörel teşvik programlarını her platformda desteklediğini belirtti. Programın ilk aşamasının oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Özdemir, ORAN Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu verilerine dayanarak Sivas’ın başarısına dikkat çekti. Özdemir, "ilk dönem projelerin son aşamaya gelindiğini gördük. Bu projeler içerisinde bölgemizde en yüksek payı alan ilimiz Sivas olmuştur" dedi. "Sahayı En İyi Biz Biliyoruz" Sektörel konuların belirlenme sürecinde yerel dinamiklerin aktif rol oynadığını ifade eden Başkan Özdemir, projelerin başarısının katılımcı yaklaşımdan kaynaklandığını söyledi. Valilik, belediye ve ticaret odası gibi tüm unsurların iş birliği içinde olduğunu belirten Özdemir, "Bu konularda biz de müdahiliz çünkü sahayı bilen biziz. Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerimizden edinimlerimizle ortaya çıkmış bir sonuç bu" ifadelerini kullandı. 4 Stratejik Sektöre Odaklanılacak Toplantıda, Sivas için belirlenen öncelikli yatırım konuları şu şekilde sıralandı: havacılık, raylı sistemler ve otomotiv endüstrileri için mekanik ve elektrik bağlantı elemanları üretimi, optik malzeme içeren ürünlerin imalatı, ulaşım araçları imalatı için döküm parça üretimi, yapı malzemeleri ve yapı kimyasalları üretimi. ORAN Kalkınma Ajansı Sivas Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Tuba Uzunoğlu tarafından yapılan sunumda, bu sektörlere yönelik projeler için sağlanacak avantajlar ve destek unsurları detaylandırıldı. Hedef: Proje Sayısını ve Verimliliği Artırmak Özdemir, konuşmasının devamında ORAN Kalkınma Ajansının "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı" kesin başvuru sayısı bakımından Türkiye genelinde 2. sırada yer aldığını hatırlatarak, yeni dönemde bu başarıyı daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini söyledi. Üyelerin ve iş dünyasının katkılarıyla programın daha verimli olacağına inandığını belirten Özdemir, Sivas dışından gelerek şehre yatırım desteği veren iş insanlarına da teşekkürlerini iletti.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu
31 Mart 2026 Salı - 10:57 Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin, şiirlerine ilgi görmeyince eserlerini yapay zeka ile türküye dönüştürerek milyonlara ulaştı. Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine eserlerini yapay zekâ ile türkü formatına dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Şahin’in çalışmaları 1 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştı.1980 yılından bu yana şiir yazan Şahin’in, bugüne kadar binin üzerinde eser kaleme aldı. Kendi yazdığı ve bestelediği şiirleri yapay zekâ aracılığıyla seslendiren Şahin, bu yöntemle eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Şahin’in paylaştığı türküler kısa sürede sosyal medyada ilgi görerek yüksek izlenme rakamlarına ulaştı. Geleneksel yöntemlerle değerlendirilme imkânı bulamayan eserlerin, yapay zekâ aracılığıyla müzik formuna dönüştürülmesi dinleyenlerin dikkatini çekti. "Şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım" Yapay zeka ile şiirlerini türküye dönüştüren Ömer Şahin, "Ben şiir yazmaya 1980 yılında başladım. İlk şiirimi köyde zarar eden besiciler için yazmıştım. Ondan sonra ara verdim. Erzurum’da işbaşı yaptıktan sonra oradaki âşıkların yanına gidip onları dinledim; nasıl şiir yazıyorlar, nasıl okuyorlar, nasıl türkü söylüyorlar diye dikkatlice gözlemledim ve orada tekrar şiire başladım. 1994 yılında Sivas’a geldikten sonra burada devam ettirdim, buradaki âşıklarla tanıştım. 2009 yılında dördüncü Uluslararası Âşıklar Yarışması’nda Sivas Gelir Aklıma adlı şiirim birincilik kazandı. 2023 yılında ise 734 sayfa ve içinde 475 adet şiir bulunan kitabım basıldı. Ben şöhreti olan birisi değilim gariban, kıyıda köşede kalmış bir âşığım. Kimseyi bulamayınca şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım, bu zamana kadar kimse yardımcı olmadı. Şiir kitabım çıkalı iki sene geçti, kimse çıkıp da şu şiirini alıp türkü yapacağım demedi. Ben de mecbur kaldım. Ölmeden önce türkülerim yayınlansın, ben ölsem dahi eserlerim kalsın istedim ve böyle bir yola girdim" dedi. "Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti" Aşıkların göz önünde bulundurulmadığını söyleyen Şahin, "Başarılı da olduğumu düşünüyorum. İlk yaptığım türkü Ey Vefasız, şu anda izlenme sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Yokluk bizi mecbur etti. Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti. Mecburiyet olmasa, âşıklara ve ozanlara gereken önem verilse, ne söyledikleri, ne anlatmak istedikleri incelense ve hayata geçirilse bu noktaya gelinmezdi. Âşıklardan ve ozanlardan uzak duruluyor, oysa onların söyledikleri bizim öz kültürümüz, geleneğimiz ve göreneğimizdir. Yapay zekâ çıktı çıkalı bizim pabucumuz dama atıldı. Ben bir halk ozanı olarak bir türküyü yapmak için en az 15-20 gün, bazen bir ay uğraşıyorum; ama yapay zekâ bunu iki dakikada yapıyor, sofrayı kurup buyurun yiyin diyor. Ancak kesinlikle yapay zekâ geleneksel âşıklığın yerini tutmaz; onlar kurallara göre değil, hayatın içinden yazar. Gençlik de buna yöneliyor ve âşıklık ile diğerleri arasındaki fark burada ortaya çıkıyor" dedi.
Sivas’tan 610 kişi hacca gidecek
31 Mart 2026 Salı - 10:17 Sivas’tan 610 kişi hacca gidecek Sivas’ta hac ibadetine hazırlanan vatandaşlara yönelik eğitim süreci başladı. Sivas İl Müftülüğü tarafından düzenlenen 2026 yılı hac seminerleri, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Mahmut Dökmetaş Camii’nde düzenlenen programa yaklaşık 500 hacı adayı ile birlikte din görevlileri ve organizasyon ekibi katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan seminerde konuşan İl Müftüsü Hasan Limon, hac ibadetinin önemine dikkat çekti. Müftü Limon, 2026 yılında Sivas’tan 610 vatandaşın kutsal topraklara uğurlanacağını ifade ederek, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yapılan kura sonucu Türkiye genelinde 84 bin 942 kişinin hac ibadetini yerine getirmeye hak kazandığını belirtti. Hac ibadetinin İslam’daki yerine değinen Limon, bu kutlu yolculuğun, müminleri aynı gaye etrafında bir araya getiren büyük bir kulluk buluşması olduğunu vurguladı. Farklı coğrafyalardan gelen milyonlarca Müslümanın Arafat, Müzdelife, Mina, Ravza-i Mutahhara ve Kâbe-i Şerif’te ilahi huzura yöneldiğini ifade eden Limon, kutsal topraklarda yapılacak duaların önemine değindi. İl Müftü Yardımcısı Mehmet Koç ise yolculuk süreci, ibadetlerin usulü ve uyulması gereken kurallar hakkında kapsamlı bilgilendirme yaptı. Eğitim programının sonunda Sivas İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından hacı adaylarına yönelik gerekli aşı uygulamalarının gerçekleştirileceği bildirildi.
Sivas’ta 2025’te kütüphaneleri 1 milyon kişi ziyaret etti
31 Mart 2026 Salı - 10:16 Sivas’ta 2025’te kütüphaneleri 1 milyon kişi ziyaret etti Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, kentte 145 bin üyeye sahip kütüphanelerden 2025 yılında 1 milyon kişinin faydalandığını açıkladı. Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, 62. Kütüphane Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Yaptığı yazılı açıklamada, Kütüphane Haftası’nın bu yıl "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla tüm ülkede olduğu gibi Sivas’ta da büyük bir coşkuyla kutlandığını belirten Erdoğan, "Sivas genelinde toplam 23 halk kütüphanesi, toplumun her kesimine ayrım gözetmeksizin hizmet vermeye devam etmektedir. Bünyemizde bulunan 1 il halk, 16 ilçe halk, 3 şube ve 3 çocuk kütüphanesi; teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek vatandaşlarımızın en güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlamaktadır. İlimizdeki 23 halk kütüphanesinin koleksiyonunda toplam 474 bin kitap bulunmaktadır. Bu rakamla Sivas, kitap sayısı bakımından Türkiye’de ilk 5 il arasında yer alma başarısını göstermiştir. Ayrıca 145 bin üyeye sahip olan kütüphanelerimizden, 2025 yılı boyunca toplam 1 milyon vatandaşımız faydalanmıştır" dedi. Sivas’ın sadece kitap sayısıyla değil, sosyal etkinlikleriyle de kütüphaneleri yaşayan alanlara dönüştürdüğünü dile getiren Erdoğan, "2025 yılında gerçekleştirilen bin 398 kültürel ve sosyal etkinlik ile Türkiye’de en çok etkinlik yapan ilk 5 il arasına girmiş bulunmaktayız. Bu başarının en somut örneği olarak, 595 etkinlik gerçekleştiren Atatürk Çocuk Kütüphanemiz, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından ödüle layık görülmüştür. Bu vesileyle, 62. Kütüphane Haftası’nı bir kez daha kutluyor; merkezden ilçelere kadar halkımızın kolayca ulaşabileceği konumlarda bulunan kütüphanelerimize tüm vatandaşlarımızı davet ediyoruz" diye konuştu.
Uzmanı değerlendirmelerde bulundu: "Yastık altında bulunan tonlarca altın üretime kazandırılmalı"
30 Mart 2026 Pazartesi - 22:01 Uzmanı değerlendirmelerde bulundu: "Yastık altında bulunan tonlarca altın üretime kazandırılmalı" Türkiye’de yastık altında tutulan altın miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu ifade eden Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, bu büyük birikimin ekonomiye kazandırılamamasının üretim, istihdam ve yatırım açısından önemli bir kayıp olarak değerlendirdiğini ifade etti. Türkiye’de vatandaşların geleneksel tasarruf aracı olarak gördüğü altın, son dönemde artan jeopolitik riskler ve ekonomik belirsizliklerle birlikte yeniden gündemin en önemli başlıklarından biri haline geldi. Ülkede yastık altındaki altının miktarının 4 bin ila 5 bin ton arasında olduğu belirtilirken, bu birikimin ekonominin dışında kalması dikkat çekiyor. Küçük miktarlarda dahi kolayca alınabilmesi ve güvenli liman olarak görülmesi nedeniyle vatandaşlar, ellerine geçen birikimleri çoğunlukla altına yönlendiriyor. Finansal okuryazarlığın sınırlı olması ve yüksek enflasyon ortamı da bu eğilimi güçlendiriyor. Son dönemde artan küresel gerilimler ve bölgesel çatışmaların da etkisiyle altına olan talebin daha da yükseldiği gözlenirken, krediye erişimin zorlaşması ve konut fiyatlarının artması da vatandaşların küçük birikimlerini altına yönlendirmesine neden oluyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlkay Noyan Yalman, söz konusu altın birikiminin ekonomiye kazandırılması halinde büyük ölçekli yatırımların yapılabileceği, milyonlarca kişiye istihdam sağlanabileceği ve özellikle enerji alanında dışa bağımlılığın azaltılabileceğini söyleyerek, "Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli. Bununla ilgili doğru, güvene dayalı ve istikrar sağlayıcı politikalar uygulanmalıdır. Reel sektöre kazandırılan bu kaynaklar doğru yatırımlarda kullanılarak insanların daha da fazla kazanmasına sebep olmalıdır. Yani insanları buna inandırmak gerekir. Bu şekilde bu kaynaklardan faydalanabiliriz" dedi. Yalman, yastık altında tutulan altın miktarının değeri ile alakalı bilgiler de vererek, "Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Bunu örneklendirecek olursak bazı makalelerde, bu konuda çalışmalarda yaklaşık 8 bin 500 fabrika, 4 milyon insanın üzerinde istihdam veya enerji sektörüne bu parayla yatırım yapıldığı zaman Türkiye’nin cari açığının kapanması demek. Yani paranın büyüklüğünü ifade etmek için bu örnekleri veriyorum" diye konuştu. "Reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp" Türkiye’deki yastık altı altın miktarının Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkarabilecek enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam olduğunu söyleyen İlkay Noyan Yalman, "Türkiye’de son dönemlerde özellikle savaşın da çıkmasıyla beraber altın çok konuşulan bir konu oldu ve buna paralel olarak yastık altındaki altınımız çok konuşuluyor. Bu da gayet doğal çünkü gerçekten çok büyük bir hacim, yaklaşık 4 bin ton ya da 5 bin ton altından bahsediliyor. Bunun ekonominin dışında olması, reel sektörün dışında olması ciddi bir kayıp. Çünkü Türk halkı altını seven bir halk. Özellikle düğünlerde, özel günlerde altınla hediyeleşme gelir seviyesi en düşükten en yükseğe kadar altın edinmek de aslında kolaydır. Bölünebilir olduğu için 1 gramdan tutun da külçe altına kadar herkes altın edinebiliyor. Eline birkaç kuruş para geçse onu altına hemen yatırıyor, yöneltiyor. Çünkü enflasyon yüksek, diğer finans araçları konusunda belki tam haberdar değil, finansal okuryazarlık oranı da Türkiye’de çok yüksek değil. Onu da saklaması kolay. Gerçi çok fazla tehdit de var tabii çalınması ile ilgili ama yine de biz buna yastık altı diyoruz. Bazı kaynaklarda bu 8 bin tona kadar çıkıyor. Bu gerçekten çok ciddi bir rakam. Enerji sektörüne yöneltildiği zaman bu altın, Türkiye’yi Avrupa’da birinci sıraya çıkaracak enerji konusunda ve mevcut enerji kapasitesinin 6 katı enerji altyapısına sahip büyüklükte bir rakam. Şimdi böyle ciddi bir rakamın hala yastık altında duruyor olması, tabii ki bunun en önemli sebebi ekonomide güven ve istikrar eksikliği" dedi. "Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke" Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesini çokta kolay olmadığını söyleyen Yalman, "Güven ve istikrar kronik bir hale geldi. Çünkü Türkiye yıllardır enflasyonla mücadele eden bir ülke. Son yıllarda, son 20 yılda tek rakamlı haneye düştüğü dönemler oldu enflasyonun ama o da tekrar yukarı çıktı. Enflasyonun olduğu dönemlerde Türk parasından, daha doğrusu ulusal paradan kaçış olur ve güvenli limanlara yönelim başlar. Burada da en önemli güvenli liman Türkiye için, Türkiye gibi benzer ülkeler için altındır. Mesela bu konuda Hindistan’ı da örnek verebiliriz. Türkiye’de 5 bin ton gibi bir yastık altı altın hacminden bahsederken Hindistan’da bu miktar 25 bin ton civarında olarak ifade ediliyor. Yani orada da ekonomiye duyulan istikrarın ve güvenin eksikliğinden kaynaklı bir durum söz konusu. Bu kadar büyük hacimli bir değerin ekonomiye çekilmesi de çok kolay değil açıkçası" diye konuştu. "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde" Amerika, İsrail ve İran savaşının Türkiye ekonomisine yansımalarından bahseden Yalman, "Türkiye jeopolitik olarak çok kritik bir yerde, bunu hepimiz biliyoruz dünyaca. Yakın zamanda başlayan Amerika, İsrail ve İran savaşı Türkiye için hem güvenlik açısından hem ekonomik açıdan çok ciddi bir tehdit. Bu sadece güvenliği değil, tabii ki ekonomiyi de olumsuz yönde etkiliyor. Biz bunun etkisini hemen altınla ölçüyoruz, yani altının fiyatı ne olacak diye herkes altını takip ediyor. Çünkü herkesin az da olsa çok da olsa altını var. Son dönemlerde yastık altı altının arttığını görüyoruz. Bu aslında konut fiyatlarının da artmasına sebep oldu. Çünkü konut alımında krediye ulaşmak zorlaştığı için insanlar büyük yatırım yapamıyorlar, yani bir ev alamıyorlar. Çünkü evin fiyatları yüksek. Ev alamayınca da insanlar küçük ölçekli tasarruflarını yine altın alarak yastık altına aktarıyorlar. Böylece bir yandan yastık altı altınlar artarken ev fiyatları da yükseliyor. Yani emlak piyasasını da olumsuz etkileyen bir sonuç ortaya çıkıyor. Yastık altındaki bu kıymetli hazinenin piyasaya çekilmesi çok önemli" şeklinde konuştu.
Sivas’a mart ayında kar yağdı
30 Mart 2026 Pazartesi - 21:23 Sivas’a mart ayında kar yağdı Sivas’ta akşam saatlerinde aniden düşen hava sıcaklıklarıyla birlikte Gürün-Ulaş kara yolunda kar yağışı etkili oldu. Mart ayında yağan kar sürücülere zor anlar yaşatırken, ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ atasözü yeniden akıllara geldi. Sivas’ta akşam saatlerinde hava sıcaklıklarının aniden düşmesi ile kent merkezinde yağmur şeklinde görülen yağış, yüksek kesimlerde yerini kar yağışına bıraktı. Özellikle Gürün ile Ulaş arasındaki kara yolunda etkili olan kar yağışı sürücülere zor anlar yaşattı. Aniden bastıran kar nedeniyle görüş mesafesi yer yer düşerken, sürücüler araçlarıyla kontrollü şekilde ilerlemek zorunda kaldı. Mart ayında etkili olan kar yağışı vatandaşlar arasında şaşkınlığa neden olurken, yaşanan durum ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ atasözünü bir kez daha akıllara getirdi. "Çok şaşırtıcı oldu" Yolda seyahat eden Bayram Kale, kar yağışını kayıt altına aldığını söyleyerek, "Tokat Erbaa’dan Sivas Gürün Gökpınar Gölü’nü ziyarete gitmiştik. Yolda giderken hava şartları o kadar güzeldi ki ilkbaharın özelliklerini taşıyordu. Fakat dönüşte akşam saatlerine kaldık. Kangal ile Ulaş arasında yoğun bir kar yağışı başladı. Mart ayından nisan ayına geçtiğimiz bu günlerde bu hava şartını görmek çok şaşırtıcı oldu. Ben de o anı ölümsüzleştirmek için telefonum ile o anları kayıt altına aldım" dedi.
Sivas Belediyesi’nden 30 Mart’ta anlamlı müjde
30 Mart 2026 Pazartesi - 16:22 Sivas Belediyesi’nden 30 Mart’ta anlamlı müjde Sivas Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’nde İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü Hizmet Binası projesini duyurdu. Sivas Belediyesi, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü kapsamında çevre ve sürdürülebilirlik alanında önemli bir projeyi kamuoyuyla paylaştı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü Hizmet Binası projesinin hazırlandığını ve kısa süre içerisinde ihale sürecinin başlatılacağını açıkladı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından ilan edilen ve her yıl 30 Mart’ta kutlanan Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Başkan Uzun, sıfır atık yaklaşımının sadece çevre politikası değil, aynı zamanda bir yaşam kültürü olduğunu vurguladı. Programda katılımcılara hitap eden Adem Uzun, çevre yatırımlarının kararlılıkla sürdüğünü belirterek, "Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Sıfır atık bilincini toplumun her kesimine yayarak doğamızı koruyacak ve sürdürülebilir şehirler inşa edeceğiz" dedi. Modern ve çevreci bir merkez kuruluyor Yapım maliyetinin yüzde 20’si Çevre Ajansı hibesi, yüzde 80’i ise belediye öz kaynakları ile finanse edilecek olan hizmet binası; sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, geri dönüşüm faaliyetlerinin artırılması ve çevre bilincinin güçlendirilmesi amacıyla önemli bir merkez olacak. Yeni hizmet binası ile birlikte sıfır atık yönetiminin tek merkezden yürütülmesi, kurumsal hizmet kalitesinin artırılması ve vatandaşlara daha etkin hizmet sunulması hedefleniyor. Ayrıca eğitim ve farkındalık çalışmalarının da bu merkez üzerinden yaygınlaştırılması planlanıyor. Örnek bir proje hayata geçirilecek Modern ve çevre dostu mimari anlayışla projelendirilen bina; enerji verimli sistemleri, atık yönetim koordinasyon birimleri ile dijital izleme altyapısıyla dikkat çekiyor. Bina; çelik yapısı, geri dönüşüm odaklı malzeme seçimi, güneş enerjisi sistemi ve yağmur suyu geri kazanımıyla kendi kendine yeten bir yaşam alanı olacak. İçinde modern amfi, toplantı salonları ve geri dönüşüm atölyeleri; dışında park ve sera alanı ile hem üreten hem öğreten bir merkez olmanın yanı sıra hemen yanında yükselen Kızılırmak Projesi alanı ile birlikte "Şehrimize yeni bir vizyon kazandıracak" Sivas Belediyesi, Başkan Dr. Adem Uzun öncülüğünde hayata geçirilecek bu proje ile çevre yönetiminde örnek bir model ortaya koymayı hedefliyor. "Sıfır Atıkla Güçlü Yarınlara" anlayışıyla yürütülen çalışmaların, şehrin sürdürülebilir geleceğine önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Öte yandan Sivas Belediyesi’nin son iki yılda sıfır atık çalışmaları kapsamında yürüttüğü çalışmaların verileri de paylaşıldı. Kağıt, plastik, cam, metal, pil, tıbbi atık, bitkisel atık yağ gibi toplam 2 bin 977 ton zararlı atık toplandı ve 202 okulda 12 bin 468 öğrenciye sıfır atık eğitimi verildi.
Tabiat Parkı ilan edilen Dipsiz Göl Şelalesi ziyaretçilerini bekliyor
30 Mart 2026 Pazartesi - 13:48 Tabiat Parkı ilan edilen Dipsiz Göl Şelalesi ziyaretçilerini bekliyor Sivas’ta yer alan ve her mevsim farklı bir manzara sunan Dipsiz Göl Şelalesi’ndeki yapıların onarımı yüzde 90 seviyesine ulaştı. Sivas Kent merkezine 82, Doğanşar ilçesine 16 kilometre mesafede bulunan ve dört mevsim sunduğu eşsiz manzaralarla ziyaretçilerin ilgisini çeken Dipsiz Göl Şelalesi, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından "Tabiat Parkı" ilan edilmesinin ardından yeni düzenlemelerle daha nitelikli bir turizm alanına dönüştürülüyor. Yaklaşık 50 metre yükseklikten ince bir çizgi halinde süzülerek dökülen suyun oluşturduğu şelale, ilkbaharda mavi ve yeşil tonlarıyla göz alıcı bir güzellik sunarken, sonbaharda sarı ve kızıl renklerin hâkim olduğu geniş bir pastel yelpazesiyle ziyaretçilere benzersiz bir görüntü şöleni sunuyor. Yamaçtan yaklaşık 100 metrelik metal merdivenle ulaşılabilen şelale bölgesinde suyun aktığı noktalarda oluşan doğal sarkıtlar da dikkat çekiyor. İnce yapısı nedeniyle "gelinlik" benzetmesi yapılan şelale, çevresindeki sık orman dokusuyla doğaseverler için etkileyici bir atmosfer oluşturuyor. Dipsiz Göl Tabiat Parkı, zengin orman ekosistemi, peyzaj değerleri ve jeolojik yapısıyla doğa turizmi açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Alan, trekking, kuş gözlemi ve fotoğrafçılık gibi faaliyetlerle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Doğal zenginliğiyle öne çıkan bölge, 2025 yılı Ocak ayında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından resmî olarak "Tabiat Parkı" ilan edildi. Bu sürecin ardından alanda altyapı ve çevre düzenleme çalışmalarına hız verildi. "Onarımlarda yüzde 90 seviyesine ulaşmış durumdayız" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, bölgeye giderek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. İncelemeler sonrası açıklamalarda bulunan Vali Şimşek, bölgede önemli iyileştirmelerin devam ettiğini belirterek, "Doğanşar ilçesi ziyareti kapsamında Dipsiz Göl’deyiz. Doğa Koruma ve Millî Parklar Bölge Müdürlüğümüzce yürütülen çalışmaları yerinde görüyoruz. Burası gerçekten doğa harikası bir alan. Her mevsim farklı renk tonlarıyla, temiz havası ve serin sularıyla görülmesi gereken bir tabiat varlığı. Her yıl binlerce ziyaretçi ağırlıyoruz. Buranın korunması ve koruma-kullanma dengesinin gözetilerek geliştirilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Bildiğiniz üzere burası geçtiğimiz ocak ayında Tabiat Parkı ilan edildi ve hemen ardından mevcut yapıların onarımına başlandı. Şu anda onarımlarda yüzde 90 seviyesine ulaşmış durumdayız" dedi. Gelişim planı doğrultusunda bölgeye yeni cazibe alanları kazandırmayı hedeflediklerini söyleyen Vali Şimşek, "Seyir terası, kamp alanı, kamelyaların onarımı ve yeni yürüyüş yolları bu çalışmalar arasında yer alıyor. Amacımız, koruma-kullanma dengesini gözeterek vatandaşlarımızın bu eşsiz doğal alandan en iyi şekilde faydalanmasını sağlamak. Çalışmalarımızın şimdiden hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Dipsiz Göl Tabiat Parkı’nda yürütülen çalışmalarla bölgenin doğa turizmi açısından daha da cazip hale getirilmesi hedefleniyor.
Sağlık çalışanları koro oluşturdu, Türk halk müzikleri seslendirildi
30 Mart 2026 Pazartesi - 10:16 Sağlık çalışanları koro oluşturdu, Türk halk müzikleri seslendirildi Medicana Sivas Hastanesi bünyesinde görev yapan sağlık çalışanlarının oluşturduğu Türk Halk Müziği Korosu, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında düzenlenen konserde sahne alarak büyük beğeni topladı. Medicana Sivas Hastanesi hekimleri, hemşireleri ve sağlık çalışanlarından oluşan ‘Medicana Türk Halk Müziği Korosu’, 14 Mart Tıp Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Sağlığın Ritmi Türkülerle Buluşuyor’ konserinde izleyicilerle buluştu. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi 4 Eylül Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve bu yıl 5’incisi düzenlenen konsere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Doktor, hemşire ve sağlık personellerinden oluşan koro, Anadolu’nun farklı yörelerinden derlenen Türk Halk Müziği eserlerini seslendirdi. Sağlık çalışanlarının sahne performansı, salonu dolduran izleyicilerden büyük alkış aldı. Gerçekleştirilen programa Vali Yılmaz Şimşek de katıldı. Etkinlik sonunda koro üyelerine katkılarından dolayı çiçek takdim edilerek program sona erdi. "Tıp bayramı için düzenliyoruz" Medicana Sivas Hastanesi Genel Müdürü Dr. Mustafa Argındoğan konser hakkında bilgiler vererek, "Bu konserimizin 5’incisi olacak. Kıymetli hocalarımızın düzenlediğini bir konserdir. Bu konseri ‘Tıp bayramı’ için düzenliyoruz. Bu koronun yüzde 80’i hekimlerimizden oluşuyor. Hekimlerin dışında hastanemizin sağlık çalışanları ve üniversiteden koromuza destek veren arkadaşlarımız var" dedi. "Ruhumuzu müzikle dinlendiriyoruz" Koro şefi Emre Yuvacı, müziğin tıpla beraber yürüdüğünü söyleyerek, ‘14 Mart Tıp Bayramı’ için düzenlenen konserimizde doktorlarımız stetoskoplarını bırakıp, şifalarını bu şekilde dağıtmaya başlayacaklar. Tarih boyunca müzik, tıpla beraber yürümüştür. Bugünde ruhumuzu müzikle dinlendireceğiz" diye konuştu.
İsmet Taşdemir: "Play-off’a girebiliriz"
29 Mart 2026 Pazar - 18:48 İsmet Taşdemir: "Play-off’a girebiliriz" Özbelsan Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, hedeflerinin play-off olduğunu belirterek, "En azından hedeflediğimiz, hayal ettiğimiz play-off’un kıyısına yaklaştık. Gerekli olan puanları alıp play-off’a girebiliriz" dedi. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında sahasında Esenler Erokspor ile karşılaşacak olan Özbelsan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına devam ediyor. Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Hedeflerinin play-off potasına girmek olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Taşdemir, "Milli araya girdik. Özellikle son 3 hafta, 3 galibiyet bize iyi geldi. En azından hedeflediğimiz, hayal ettiğimiz play-off’un kıyısına yaklaştık ama bu şu anlamı taşımıyor. Biz kesin play-off’tayız diyemeyiz hiçbir zaman orayı garantileyene kadar. Çünkü halen 6 tane oynanmamış maçımız var. Çalışıyoruz, her geçen gün daha iyi oluyor. İnşallah kalan maçlara da bunu yansıtıp bizim için gerekli olan puanları alıp play-off’a girebiliriz. Onun için mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz ama dediğim gibi işimiz kolay değil" diye konuştu. "Kalan 6 maçımız zor" 5 Nisan Pazar günü Esenler Erokspor ile oynayacakları maçı değerlendiren Taşdemir, "Futbolda kötü gittiği zaman herkes karaları bağlar. İyi gittiği zaman her tarafta çiçek açar. Bugün de taraftarlarımız sağ olsunlar geldiler bize destek olmak için. Çünkü onlar da kalan 6 maçımızın zor olduğunu biliyorlar. O maçlardan bir tanesi de Esenler Erokspor maçı var. Erokspor bu ligin iyi takımlarından, iyi geçiş oyunu oynayan, hızlı oyuncuları olan, kaliteli oyuncuları olan ve bu ligde şampiyonluk yaşamış oyuncuları var. Böyle bir takıma karşı oynayacağız. Bizim için bir maç değil, her maç zor. Biz de ona göre hazırlanıyoruz. Sakat oyuncularımızdan dolayı uzun zamandır oynamayan oyuncularımıza şans verdik. Onların gösterdikleri reaksiyon bizim hoşumuza gitti ve bizi bu noktaya getirdi. İnşallah sakatlarımızın gelmesiyle birlikte bir nebze nefes alırız. Hem de takımımız bir ritim daha yakalar inşallah" ifadelerini kullandı. "Rey Manaj’ın sakatlığı ciddi" Takımdaki sakat oyuncuların durumu hakkında yöneltilen soruya Taşdemir, "Sakat oyunculardan Mert Çelik takımla birlikte çalışmalara başladı. Charisis de dönecek, Uğur Çiftçi de çarşamba ya da perşembe bizimle olacak. Ama maçta ne kadar oynatabiliriz hepsi için soru işareti. Maç yaklaştıkça inşallah en doğru kararı veririz. Rey Manaj’ın tedavisi ise devam ediyor. Hızlı dönmek için çok uğraşıyor o da. Milli arada bile bir yere gitmedi burada tedavisini oldu. Ama sakatlığı gerçekten ciddi, 3 maçı kaçıracak gibi ama sonraki maçlara yetişirse ne ala diyoruz" yanıtını verdi. Çalışmalar devam ediyor Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör İsmet Taşdemir ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra istasyon ve top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla idmanını tamamladı. Taraftarlardan destek ziyareti Sivasspor’un taraftar gruplarından Ellisekiz taraftar grubu da idmanı ziyaret ederek takıma moral verdi. Teknik Direktör İsmet Taşdemir ve futbolculara destek tezahüratlarında bulunan taraftarlar, takıma tatlı ikramında da bulundu.