Yerel Haberler
Sivas
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 07:10 Yöresel kıyafetleriyle tarihi camide bayram namazı kıldılar Sivas’ta 4 asırlık tarihi Kale Camii’nde Kurban Bayramı sevinci yaşandı. Üniversite eğitimi için kente gelen yabancı uyruklu öğrenciler, yöresel kıyafetleriyle tarihi camide saf tutarak bayramın manevi atmosferine renk kattı. Dönemin Sivas Valisi Mahmut Paşa tarafından 1580 yılında yaptırılan tarihi Kale Camii’nde bayram namazı heyecanı yaşandı. Sabahın erken saatlerinde camilere akın eden vatandaşlar, bayram namazını eda etmek için tarihi camileri doldurdu. Sivas’ta üniversite öğrenimi gören yabancı uyruklu öğrenciler de bayram namazı için tarihi Kale Camii’ni tercih etti. Kendi ülkelerine ait yöresel kıyafetlerini giyerek camiye gelen öğrenciler, renkli görüntüler oluşturdu. Bayram namazını vatandaşlarla birlikte kılan öğrenciler, namazın ardından cemaatle bayramlaştı. Tarihi atmosferi ve manevi havasıyla dikkat çeken Kale Camii’nde oluşan yoğunluk, bayramın birlik ve beraberlik ruhunu gözler önüne serdi. "Kendimizi gurbette de mutlu hissediyoruz" Sudan’dan Sivas’a gelen Mohamed Elsıddıg, geleneksel kıyafetleri ile namaza geldiklerini söyleyerek, "Bugün Kurban Bayramı namazını Kale Camii’nde kılmaya geldik. Herkesin bayramını kutluyorum, hayırlı bayramlar diliyorum. Arap ülkelerinden ve Afrika’dan gelen bütün arkadaşlarla birlikte buraya geliyoruz. Bu ortamda huzur buluyor, kendimizi gurbette de mutlu hissediyoruz. Orayı özlesek de arkadaşlarla burada bunu hissetmiyoruz. Geleneksel Sudan kıyafetlerimle bayram namazı kılmaya geldim" dedi. "Çok heyecanlı ve mutluyum" Endonezya’dan gelen Rafli Muhammed ise bayram namazı için Kale Camii’ne geldiğini belirterek, "Ben Endonezyalıyım. Kurban Bayramı namazı için bugün Kale Camii’ne geldik. Bayram namazını burada kılacağım. Namaza, Endonezya’ya özgü geleneksel kıyafetimi giyerek geldim ve bu şekilde namaz kılacağım. Çok heyecanlı ve mutluyum. Herkese hayırlı bayramlar diliyorum" diye konuştu.
Anadolu’nun nazar boncuğu, son yılların en yüksek debisine ulaştı
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:09 Anadolu’nun nazar boncuğu, son yılların en yüksek debisine ulaştı Turkuaz rengi, berrak suyu ve yeşil doğasıyla dikkat çeken Gökpınar Gölü’nde yeraltı su kaynaklarının dolmasıyla birlikte su seviyesi arttı. Geçtiğimiz yıl saniyede 2 bin 600 litre suyun çıktığı gölde bu yıl saniyede 4 bin 700 litre su çıkmaya başladı. Sivas’ın Gürün ilçesinde yer alan Gökpınar Gölü, eşsiz doğal güzelliğiyle mest ediyor. Bozkırın ortasındaki nazar boncuğunu andıran göl, turkuaz rengi ve berrak suyu ile dikkatleri üzerine topluyor. Son yıllarda yapılan çevre düzenlemeleriyle birlikte yerli ve yabancı turistleri ağırlayan Gökpınar Gölü, kentin simgeleri arasında yer alıyor. Yeraltı kaynaklarından besleniyor Doğal akvaryum olarak da nitelendirilen Gökpınar Gölü’nde, kışın yağan karın erimesi ve ilkbahar yağmurlarının yeraltı su kaynaklarını beslemesiyle birlikte su seviyesi arttı. 20 metre derinliğe sahip olan ve dibindeki kayaların arasından kaynayan su ile beslenen göl, son yılların en yüksek su miktarına ulaştı. Geçtiğimiz yıl ağustos ayında saniyede 2 bin 600 litre suyun çıktığı Gökpınar’da bu yıl saniyede 4 bin 700 litre su çıkıyor. "Yağışlarla birlikte daha da güzelleşmiş" Gölü ziyaret eden Hidayet Takcı, "Gölü her gördüğümüzde içimizde bir ferahlama oluyor. Sebebi de gördüğünüz üzere şu turkuaz renkli gölümüz. Bereketli yağışlarla birlikte göl daha da güzelleşmiş vaziyette. Görmeyen varsa gelsin görsün diyorum. Kayseri-Malatya yolu üzerinde, yaklaşık 10 kilometrelik kolay bir yoldan ulaşabilirsiniz" dedi. Mehmet Yılmaz ise, "Gökpınar’a yılda bir ya da birkaç kez geliyoruz. Gayet güzel bir yer. Gökpınar’ı berraklığıyla, doğasıyla ve tabiatıyla çok beğeniyoruz. Herkesin burayı keşfetmesini ve gelip görmesini tavsiye ederiz" şeklinde konuştu.
Mehmetçiğin merhameti yürekleri ısıttı
15 Mayıs 2026 Cuma - 16:25 Mehmetçiğin merhameti yürekleri ısıttı Sivas’ta düzenlenen ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ töreninde soğuk ve yağışlı hava yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e uzman çavuş ve astsubay üzerlerindeki parkalarını çıkarıp vererek, soğuktan korumaya çalıştı. Sivas’ta 18 zihinsel ve bedensel engelli ‘Temsili Askerlik Uygulaması’ kapsamında düzenlenen törende bir günlüğüne asker olmanın gururunu yaşadı. Sabah saatlerinde İl Jandarma Komutanlığına gelen engelli bireyler, mihmandarlar eşliğinde kamuflajlarını ve botlarını giydi. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından engelli bireyler, Türk Bayrağı’na el basarak yemin etti. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Sivas 5. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeynel Abidin Alptekin, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Adem Taşkın ve il protokolünün katıldığı törende, temsili askerlik yapan engellilere terhis belgeleri takdim edildi. Yağışlı ve soğuk havada gerçekleştirilen törende ise yürekleri ısıtan görüntülere sahne oldu. Hava şartları nedeniyle üşüdükleri fark edilen temsili askerler Adem Keskiner ile Melih Yükselir’e, Uzman Çavuş Ramazan Kıvrak ve Astsubay Ferhat Zilan üzerlerindeki parkeleri giydirdi. Mehmetçiklerin bu davranışı aileler tarafından memnuniyetle karşılanırken, törende duygusal anlar yaşandı. Temsili askerlerin üşümemesi için gösterilen hassasiyet karşısında duygulanan aileler, askerlere teşekkür etti. "Manevi gururu yaşadılar" Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, özel gerekisimili bireylerin yemin törenine şahitlik ettiklerini belirterek, "18 özel gereksinimli kardeşimizin yemin törenlerine şahitlik ettik. Onların ve ailelerinin huzurundaki heyecanını hep birlikte yaşadık. İnanıyorum ki burada yaşamış oldukları bu anıyı ömür boyu unutmayacaklar. Onlar için de çok güzel bir hatıra olarak kalacak. Kısa süreli askerlik sürecinde vatan sevgisini, fedakarlığı ve aile duygusunu en güzel şekilde gösterdiler. Askerlik bu anlamda sadece bir görev değildir. Özellikle bu özel kardeşlerimiz, yalnızca üniforma giymediklerini ve aynı zamanda bu milletin bir parçası olduklarını da en iyi şekilde gördüler ve bu manevi gururu bizlerle birlikte yaşadılar" dedi. "Türk askeri yapması gerekeni yaptı" Temsili asker Adem Yükselir ’in Babası Naci Yükselir, çok mutlu olduklarını söyleyerek, "Hem mutluyuz hem hüzünlüyüz, gurur duyuyoruz. Elbette isterdik oğlumuz gerçekten asker olsun ama durum böyle ama çok mutluyuz. Vatanın evlatları benim evladıma olması gerekeni yaptı. Kendi parkelerini çocuğuma giydirdi. Türk askerin yapması gerekeni yaptı" diye konuştu.
Savunma sanayinde Sivas üs oluyor
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:53 Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinerek Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım Başkanlığında Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, savunma sanayi çalışmaları, yerel kalkınma hamlesi, mesleki eğitim projeleri, turizm hamleleri, genç girişimciler için Erasmus programı ve döküm sektörü yatırımları gibi şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmaları meclis üyeleriyle paylaştı. Sivasspor’un 59. kuruluş yıldönümünü kutlayan Özdemir, kulübün yapılacak olan genel kurulu sonrasında iyi bir yönetimle başarılarla dolu bir sezon geçirmesini diledi. Ayrıca, Sivas’ın önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan ESTAŞ’ın 2025 yılında kendi ürün grubunda en çok ihracat yapan ilk beş firma arasına girmesinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek firmayı kutladı. Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinen Özdemir, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Özdemir, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin üretiminin de Sivas’ta yapılmasının planlandığını belirterek, bakanlığın bu yönde çalışma yürüttüğüne ilişkin bilgileri siyasilerden edindiklerini ifade etti. Ayrıca, savunma sanayinin dev ismi Baykar ile Sivaslı üreticileri buluşturduklarını belirterek, "Baykar yetkilileri Sivas’taki sanayicilerimizin tedarikçi olma yolundaki heyecanından büyük mutluluk duydular" ifadesini kullandı. Sivas, döküm sanayisinde stratejik merkez olma yolunda Sivas’ın sanayi çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Özdemir, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ORAN Kalkınma Ajansı ile İstanbul’da Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği ile bir araya geldiklerini söyledi. Sivas’ta döküm sektörüne yönelik yeni yatırımların hayata geçirilmesi için dernek üyeleriyle görüşmeler yaptıklarını ifade eden Özdemir, "Döküm alanında faaliyet gösteren bir sanayi kuruluşunu Sivas’a kazandırabilir miyiz, bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Demirağ OSB’ye MESEM müjdesi Sanayideki ara eleman ihtiyacını çözmek için Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit ile görüştüklerini belirten Özdemir, "20 bin nüfuslu bir gelecek öngördüğümüz Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz için acil olarak bir Mesleki Eğitim Merkezi oluşturulması talebimizi ilettik" dedi Turizmde Weekend Sivas hamlesi Şehrin tanıtımı için valilikle ortak yürütülen projelere vurgu yapan Özdemir, "Cuma-Pazar günlerini kapsayan ’Weekend Sivas’ projesiyle misafirlerimizi hızlı trenle getirip, belirlenen rotalarda ağırlayacağız. Proje kapsamında turları düzenleyecek acentelere kalkınma ajansımız tarafından ekonomik destek verilecek" dedi. Genç girişimcilere Avrupa’da staj imkanı Gençler için hazırlanan projelerden bahseden Özdemir, yeni mezun ve genç girişimciler için Erasmus programını hayata geçirdiklerini belirterek, gençlerin 6 ay ile 1 yıl arasında Avrupa’daki KOBİ’lerde staj yaparak deneyim kazanacaklarını ve bu süreçte ekonomik olarak desteklenecekleri bilgisini paylaştı.
Sivas Belediyesi’nden Engelliler Haftası’nda anlamlı destek
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:24 Sivas Belediyesi’nden Engelliler Haftası’nda anlamlı destek 16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen programda yeni engelsiz hizmet aracını tanıttı. 10 manuel ve 10 elektrikli tekerlekli sandalyeyi ihtiyaç sahiplerine teslim etti. Sivas Belediyesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla Engelliler Kültür Merkezi’nde program düzenledi. Programda yeni engelsiz hizmet aracı tanıtılırken, 10 adet manuel ve 10 adet joystick kontrollü elektrikli tekerlekli sandalye ihtiyaç sahibi vatandaşlara teslim edildi. Programa katılan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, engelli bireylerin yaşamını kolaylaştırmak amacıyla göreve geldikleri günden bu yana birçok projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Başkan Uzun, bugüne kadar 350 akülü araç ve 200 tekerlekli sandalyeyi ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını belirterek, "Akülü ve manuel tekerlekli sandalyelerin bakım ve onarımı için 27 Haziran Öğretmenler Millet Bahçesi içerisinde bir atölye kurduk. Ayrıca 50 işitme engelli vatandaşımıza ‘Duy Beni’ projesi kapsamında özel olarak üretilen işitme cihazlarını teslim ettik. 100 özel gereksinimli çocuğumuz için konum belirleme cihazları dağıttık ve şehrimizde akülü araç şarj istasyonlarının sayısını artırdık" dedi. Kolaylık sağlanacak Engelsiz ulaşım hizmetlerine bir yenisini daha eklediklerini ifade eden Uzun, mevcut engelsiz hizmet aracına ek olarak ikinci bir aracın daha hizmete alındığını belirtti. Uzun, bu araçlarla engelli vatandaşların hastane, okul ve benzeri yerlere ulaşımlarının daha kolay sağlanacağını kaydetti. Sportif bir yaşam alanı olacak Kapsayıcı Yaşam Merkezi projesine de değinen Başkan Uzun, Engelliler Kültür Merkezi’nin artan ihtiyaca cevap vermekte zorlandığını belirterek, Kızılırmak Projesi kapsamında modern bir Kapsayıcı Yaşam Merkezi inşa edileceğini açıkladı. Uzun, merkezin engelli bireylerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere katılabileceği bir yaşam alanı olacağını ifade etti.
Günlük 5 gramdan fazla tuz tüketilmemeli
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:08 Günlük 5 gramdan fazla tuz tüketilmemeli Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi gerektiğini ifade ederek, "Fazla tuz tüketilmesi hipertansiyona, ödeme, inmeye, kalp ve böbrek hastalıklarına neden olur" uyarısında bulundu. Sivas Numune Hastanesi’nde görevli Nefroloji Uzmanı Dr. Meryem Timuçin, 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi gerektiğini ifade eden Timuçin, fazla tuz kullanımının zararlarına dikkat çekti. Tuzun mutfakların vazgeçilmez bir parçası olarak görülse de aslında sağlığı tehdit eden sessiz bir tehlike olduğunu söyleyen Timuçin, "Vücudumuzda sıvı dengesinin ve buna bağlı olarak kan basıncının düzenlenmesinde, asit-baz dengesinin sağlanmasında ve sinir-kas sisteminin çalışmasında tuzun önemli görevleri bulunmaktadır. Günlük tuz tüketimi 5 gramı, yani yaklaşık bir silme tatlı kaşığını geçmemelidir. Fazla tuz tüketilmesi hipertansiyona, ödeme, inmeye, kalp ve böbrek hastalıklarına neden olur" dedi. "Fazla tuz tüketilmesi durumunda kalp sağlığı tehlikeye girer" Fazla tuz tüketilmesinin böbrek sağlığını olumsuz etkilediğini ifade eden Uzm. Dr. Timuçin, "Böbrekler vücuttaki sıvı dengesi ve kan basıncını düzenleyen ana merkezlerdir. Gereğinden fazla tuz tüketilmesi durumunda vücut bu tuzu seyreltebilmek için fazla su tutmaya başlar sonuçta hipertansiyona, vücutta şişlik oluşmasına ve böbrek süzme ünitelerinin hasar görmesine yol açar. Özellikle altta yatan bir böbrek hastalığı varsa fazla tuz tüketilmesi böbrek hastalığının ilerlemesine ve böbrek çalışma yüzdesinin azalmasına sebep olur. Yine fazla tuz tüketilmesi durumunda kalp sağlığı ciddi şekilde tehlikeye girer, tuz damarların içine fazla sıvı çekilmesine sebep olarak kalbin bu sıvıyı atmak için daha fazla efor harcamasına sebep olur. Böylelikle kalbin sürekli yüksek basınçla mücadele etmesi sonucu kalp kasları kalınlaşır ve zaman içerisinde yorularak kalp yetmezliği oluşabilir. Tuzun fazla kullanıma bağlı oluşan yüksek basınç kalp ve beyin damarlarında hasar oluşmasını kolaylaştırarak, plak oluşumu sonrası kalp krizine ve inmeye sebep olabilir, ki tüm bu durumlar ölüm riskinde artış meydana getirebilir. Tansiyon ilacı kullanmak, dilediğiniz kadar tuz tüketeceğiniz anlamına gelmemektedir. Az tuzlu diyet ve ilaç birbirini tamamlayan bir tedavi bütünlüğüdür" diye konuştu. Ultra işlenmiş üründeki ‘gizli’ tuza dikkat Nefroloji Uzmanı Timuçin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sofrada tuz kullanmamak çok değerli bir adımdır ancak yeterli değildir. Hastalarımızın mutlaka tuz okuryazarlığını artırmalı ve onların bilinçlenmesini sağlamalıyız. Günlük tuz alımının büyük bir kısmı birçok işlenmiş ve ultra işlenmiş üründeki ‘gizli’ tuzdan kaynaklanmaktadır. Evet maalesef tuz yalnızca tuzlukta değildir. Hazır soslar ve konserveler, salça, ketçap ve salamura ürünler, ekmek ve unlu mamuller, raf ömürlerinin uzatılması için yoğun tuz kullanılan salam, sosis, sucuk gibi şarküteri ürünleri, tuzlu peynir ve zeytinlerden özellikle uzak durulması fast food yiyecekler yerine daha fazla meyve sebze tüketilmesi ve yiyeceklerin tatlandırılması için baharatların gücünden faydalanılması sağlanmalıdır. Çoğu hasta yalnızca yiyeceklerdeki tuza odaklanır ama sodyum içeriği yüksek olan maden suyu, soda gibi içecekleri gözden kaçırabilir. Özellikle bu içeceklerde düşük sodyum içeriği tercih edilmeli veya tüketim miktarı sınırlandırılmalıdır." Tuzun kaynağı ne olursa olsun günlük kullanımı miktarının sınırlandırılması gerektiğini vurgulayan Timuçin, "Son zamanlarda popüler olan kaya tuzu zararsızdır söylemi bir yanılgıdır ve bilimsel bir karşılığı yoktur. Tuz sodyum ve klorürden oluşur. Sodyum klorür içeriği tüm tuzlarda yaklaşık olarak aynıdır. Kaya tuzunun esas maddesini de yüzde 97,35 oranında bizim ‘tuz’ dediğimiz ve asıl bileşeninin ‘sodyum’ olduğu madde oluşturmaktadır. Kaya tuzunun içerisinde sağlık açısından olumlu olarak bilinen bazı mineral ve elementler bulunmaktadır. Ancak bu maddelerin miktarının sağlık üzerine etki edemeyecek kadar az düzeyde bulunduğu ve maalesef ki bu kaya tuzlarının bileşiminde, insan sağlığı açısında ‘çok riskli’ olduğu bilinen ‘plütonyum’, ‘talyum’ ve ‘radyum’ gibi maddeler ve dahası ‘kurşun’ gibi ağır metallerin yine ‘çok az’ miktarda bulunduğu unutulmamalıdır. Katkı maddelerinden kaçınmak için rafine tuz yerine kaya tuzu tercih etmek bir seçimdir. Ancak ‘Bu tuz sağlıklı, istediğim kadar tüketebilirim’ yanılgısına düşmek hayati bir hatadır. Kaya tuzu asla bir sağlık ürünü veya sınırsız tüketilecek bir gıda değildir. Sonuçta tuz tuzdur. Hem Dünya Sağlık Örgütü hem Türk Nefroloji Derneği net olarak şunu ifade etmektedir: Tuzun kaynağı ne olursa olsun günlük toplam tüketim 5 gramı aşmamalıdır. Dil üzerindeki tat tomurcukları 2-3 haftada bir yenilenir. Tuzu azalttığınızda ilk birkaç gün yemekler lezzetsiz gelebilir ancak kısa bir süre içinde yiyeceklerin gerçek tadını çıkarmaya başlarsınız ve 3 hafta sonra daha önce normal dediğiniz yiyeceklerin aslında ne kadar tuzlu olduğunu fark edersiniz. Dünya Tuz Farkındalık Haftasında mesajımız net olarak şudur: Tuzu azalt ömrüne ömür kat" şeklinde konuştu.
Obezite çağın en yaygın sağlık sorunları arasında
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:45 Obezite çağın en yaygın sağlık sorunları arasında Uzmanlar, obezitenin yalnızca estetik bir sorun değil birçok ciddi hastalık için risk oluşturan kronik bir hastalık olduğunu belirtti. Günümüzde giderek artan obezitenin, doğru tedavi ve multidisipliner yaklaşımla kontrol altına alınabileceği belirtildi. Medicana Sivas Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Hüseyin Özden, hareketsiz yaşam tarzı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının artmasıyla birlikte obezitenin çağın en yaygın sağlık sorunlarından biri haline geldiğini ifade etti. Obezitenin yalnızca estetik bir problem olmadığını belirten Özden, vücutta sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu söyledi. Obezitenin tip 2 diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları, yüksek kolesterol, uyku apnesi ve bazı kanser türleri başta olmak üzere birçok hastalık için önemli risk faktörü oluşturduğunu aktaran Özden, bu nedenle mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalık olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Tedavide ilk adım: Yaşam tarzı değişikliği Obezite tedavisinde öncelikle cerrahi dışı yöntemlerin denendiğini belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, "Tedavi sürecinde ilk basamak; sağlıklı beslenme, diyet programı ve düzenli fiziksel aktivitedir. Ayrıca obeziteye neden olabilecek hormonal veya metabolik hastalıkların da mutlaka araştırılması gerekir. Bu yöntemlerle başarılı sonuç alınamayan hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelir" dedi. Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır? Obezite cerrahisinin uygun hastalarda etkili bir tedavi yöntemi olduğunu belirten Doç. Dr. Özden, "Vücut kitle indeksi (VKİ) 40 ve üzeri olan bireyler, VKİ 35 ve üzeri olup diyabet, hipertansiyon gibi ek hastalıkları bulunan kişiler, diyet, egzersiz ve medikal tedaviye rağmen kilo veremeyen hastalar cerrahi olabilecek hasta gruplarıdır. Bu hastalar cerrahi planlama öncesinde detaylı bir değerlendirmeden geçirilir ve kişiye özel tedavi planı oluşturulur. Günümüzde obezite cerrahisinin büyük oranda kapalı yöntemlerle gerçekleştirilir. Tüp mide başta olmak üzere uygulanan cerrahi yöntemler sayesinde hastalar daha konforlu bir süreç geçirir. Ameliyat sonrası ağrı genellikle minimal düzeydedir ve kısa sürede kontrol altına alınabilir. Hastalar çoğunlukla 1-2 gün içerisinde taburcu edilebilir ve kısa sürede günlük yaşamlarına dönebilir" ifadelerini kullandı. Obezite cerrahisinin etkili sonuçlar sağladığını belirten Doç. Dr. Hüseyin Özden, "Cerrahi sonrası hastalar, düzenli takip ve uygun yaşam tarzı değişiklikleri ile hedef kilolarına genellikle 1 ila 1,5 yıl içerisinde ulaşabilmektedir. Ancak bu süreçte diyet ve egzersiz programına uyum büyük önem taşır. Obezite cerrahisi hastalar için yeni bir başlangıçtır. Ancak kalıcı başarı için ameliyat sonrası dönemde beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve düzenli doktor kontrollerinin aksatılmaması gerekmektedir. Bu sayede hem verilen kilolar korunur hem de obeziteye bağlı hastalıklarda ciddi iyileşmeler sağlanır" dedi.