Yerel Haberler
Sivas
09 Nisan 2026 Perşembe - 15:28 Sivas sanayisinde yeni dönem, yerel kalkınma hamlesi ile stratejik sektörlere büyük destek Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) ev sahipliğinde, Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) koordinesiyle düzenlenen "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı 2026 Bilgilendirme Toplantısı" gerçekleştirildi. Sivas ekonomisinin geleceğine yön verecek olan toplantıda; havacılık, raylı sistemler, optik malzemeler ve yapı kimyasalları gibi stratejik alanlarda sunulacak kapsamlı teşvik paketleri kamuoyuna tanıtıldı. Sivas, Yatırım Pastasından En Büyük Payı Aldı Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Sivas TSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, yerel kalkınma hamlesi çerçevesinde hayata geçirilen sektörel teşvik programlarını her platformda desteklediğini belirtti. Programın ilk aşamasının oldukça verimli geçtiğini vurgulayan Özdemir, ORAN Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu verilerine dayanarak Sivas’ın başarısına dikkat çekti. Özdemir, "ilk dönem projelerin son aşamaya gelindiğini gördük. Bu projeler içerisinde bölgemizde en yüksek payı alan ilimiz Sivas olmuştur" dedi. "Sahayı En İyi Biz Biliyoruz" Sektörel konuların belirlenme sürecinde yerel dinamiklerin aktif rol oynadığını ifade eden Başkan Özdemir, projelerin başarısının katılımcı yaklaşımdan kaynaklandığını söyledi. Valilik, belediye ve ticaret odası gibi tüm unsurların iş birliği içinde olduğunu belirten Özdemir, "Bu konularda biz de müdahiliz çünkü sahayı bilen biziz. Ticaret ve Sanayi Odası olarak üyelerimizden edinimlerimizle ortaya çıkmış bir sonuç bu" ifadelerini kullandı. 4 Stratejik Sektöre Odaklanılacak Toplantıda, Sivas için belirlenen öncelikli yatırım konuları şu şekilde sıralandı: havacılık, raylı sistemler ve otomotiv endüstrileri için mekanik ve elektrik bağlantı elemanları üretimi, optik malzeme içeren ürünlerin imalatı, ulaşım araçları imalatı için döküm parça üretimi, yapı malzemeleri ve yapı kimyasalları üretimi. ORAN Kalkınma Ajansı Sivas Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Tuba Uzunoğlu tarafından yapılan sunumda, bu sektörlere yönelik projeler için sağlanacak avantajlar ve destek unsurları detaylandırıldı. Hedef: Proje Sayısını ve Verimliliği Artırmak Özdemir, konuşmasının devamında ORAN Kalkınma Ajansının "Yerel Kalkınma Hamlesi Programı" kesin başvuru sayısı bakımından Türkiye genelinde 2. sırada yer aldığını hatırlatarak, yeni dönemde bu başarıyı daha da yukarı taşımayı hedeflediklerini söyledi. Üyelerin ve iş dünyasının katkılarıyla programın daha verimli olacağına inandığını belirten Özdemir, Sivas dışından gelerek şehre yatırım desteği veren iş insanlarına da teşekkürlerini iletti.
09 Nisan 2026 Perşembe - 11:31 Yapay zeka işletmelerde riskleri azaltıyor Doç. Dr. Sefer Darıcı, ilerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin yapay zeka entegrasyonunu tamamlamasının beklendiğini söyledi. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yeni Medya Bölüm Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için yapay zeka entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda olduğunu belirterek, yapay zekanın işletmelerde riskleri azalttığını, zamanla büyük küçük tüm işletmelerin bu entegrasyon sürecini tamamlamak zorunda olduklarını söyledi. Doç. Dr. Sefer Darıcı yaptığı açıklamada, "Dijital entegrasyon bugün Türkiye’nin geleceği olarak değerlendiriliyor. Bu süreçte işletmeler önemli mesafeler kat etti ve ciddi gelişmeler yaşanıyor. Birçok firma iş işlemlerini, üretim süreçlerini ve karar mekanizmalarını yapay zekaya entegre ederek verimlilik sağlıyor. Her işletmenin yapay zekaya entegrasyon sürecinde baştan itibaren izlemesi gereken bir strateji bulunuyor. Bu kapsamda hangi adımların yapay zekaya devredileceği, hangi süreçlerin hibrit şekilde yürütüleceği belirleniyor. Yapay zeka entegrasyonu özellikle işletmeler için kritik bir konu olarak öne çıkıyor. Yapay zekanın üretim, insan kaynakları ya da karar destek süreçlerinden hangisinde kullanılacağı işletme içinde detaylı analiz gerektiriyor. Bu açıdan bakıldığında doğru bir entegrasyon ile işletmeler mevcut verimliliklerini önemli ölçüde artırabiliyor. Ancak burada en önemli nokta, sürecin sağlam bir analiz ve strateji ile yürütülmesi. Çünkü her işletmenin işleyişi ve ihtiyaçları farklı olduğu için entegrasyon süreci de buna göre şekillenmek zorunda" dedi. "İşlemelerde riskleri azaltıyor" Doç. Dr. Sefer Darıcı, tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımının arttığını, artışla birlikte işletmelerde risklerinde azıldığını ifade edip, "Dünya genelinde yapay zeka teknolojisinin kaçınılmaz bir dönüşüm olduğu görülüyor. Özellikle ABD’de bu alanda geniş kapsamlı uygulamalar dikkat çekiyor ve birçok işletme süreçlerini yapay zekaya devretmiş durumda. Bu dönüşüm yalnızca belirli sektörlerle sınırlı kalmıyor; eğitimden üretime kadar birçok alanda yapay zeka kullanılabiliyor. Bazı süreçler insan ve yapay zekanın birlikte çalıştığı hibrit modellerle yürütülürken, özellikle tekrar eden işlerde yapay zeka kullanımı giderek artıyor. Bunun sonucunda verimlilik artışı sağlanırken hata oranlarında da ciddi düşüşler yaşanıyor. Aynı zamanda işletmelerin risklerini azaltmaları da önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor" dedi. "Yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz" Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğunun altını çizerek, "Türkiye’de de birçok işletme bu dönüşümün farkına varmış durumda ve yapay zeka entegrasyonu sürecini başlatıyor. İşletmenin küçük, orta ya da büyük ölçekli olması fark etmeksizin, hangi alanlarda yapay zekanın fayda sağlayacağının analiz edilmesi ve buna uygun adımların atılması gerekiyor. Önümüzdeki süreçte bu dönüşümün çok daha yaygın hale geleceği öngörülüyor. Bununla birlikte bazı iş kollarında olumsuz etkiler ve istihdam kayıpları yaşanabileceği de ifade ediliyor. Ancak genel çerçevede bakıldığında yapay zeka entegrasyonunun kaçınılmaz olduğu ve işletmeler için önemli bir adım olduğu belirtiliyor" "Büyük küçük tüm işletmeler kullanacak" Doç. Dr. Sefer Darıcı, zamanla büyük küçük tüm işlemelerin yapay zeka entegrasyonunu tamamlayacaklarına vurgu yaparak şunları söyledi. "Geçmişte dijital teknolojiler ve e ticaret alanında yaşanan dönüşüme benzer şekilde, bugün de yapay zeka alanında yeni bir dönüşüm süreci yaşanıyor. Bu nedenle işletmelerin hangi alanlarda yapay zeka kullanmaları gerektiğini belirlemeleri ve bu doğrultuda planlı adımlar atmaları önem taşıyor. İlerleyen dönemde büyük ya da küçük fark etmeksizin birçok işletmenin bu sürece dahil olması ve yapay zeka entegrasyonunu tamamlaması bekleniyor"
Üniversiteyi yarıda bıraktı, dede mesleğini ileriye taşımaya başladı
29 Mart 2026 Pazar - 11:06 Üniversiteyi yarıda bıraktı, dede mesleğini ileriye taşımaya başladı Sivas’ta yaşayan 20 yaşındaki Enes Öksüm, üniversite öğrenimini yarıda bırakarak çiftçiliğe başladı. Çiftçiliğin yanı sıra hayvancılıkla da uğraşan Öksüm, "Sevdiğiniz işi yapın, gerisi önemsiz" dedi. Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Gürçayır Beldesi’nde yaşayan Enes Öksüm, YKS’ye girerek üniversite kazandı. Üniversite öğrenimine başlayan Öksüm, eğitimini yarıda bırakarak dede mesleği olan çiftçiliğe yöneldi. Çiftçilikle ilgili araştırmalar yapan Öksüm, Danimarka’dan Jersey sığırı getirerek yetiştirmeye başladı. Ailesinin yaptığı üreticiliği daha üst seviyeye taşımak isteyen Enes Öksüm, işlerin hem idari hem de saha kısmında yer alıyor. Kimi zaman resmi kıyafetler giyerek ticari konuların başında yer alan Öksüm, kimi zaman ise çizmesini giyerek ahıra giriyor. "Amacım sevdiğim işi yapmaktı" Küçük yaşlardan bu yana çiftçiliği sevdiğini söyleyen Enes Öksüm, "Üniversiteyi bırakmamın asıl sebebi sevdiğim işi yapmaktı. Sevdiğim işi yaparken üniversiteyi de bitirebilirdim ama erkenden, genç yaşta başlamak istedim. Hayvancılık serüveni bize dededen geliyor; dededen sonra babadan devam etti. Dedem yıllardır tarım ve hayvancılık yapardı, ben de çocuk yaştan beri onun yanında bu işleri öğrendim. Küçükken sevdiğim için çiftçi olmaya karar verdim. Çevremdekiler çiftçiliği küçük görmüştü ama bizim yaptığımız normal çiftçilik değil, modern çiftçilik; makineleşmeyle insan yükü tamamen bitti, tamamen makine üzerinde çalışmaya başladık" dedi. "Ülkelerin ekonomisini çiftçiler sağlar" Ülkede çiftçiliğin çok önemli bir yeri olduğunu söyleyen Öksüm, "Üniversiteyi bırakınca annem tepki gösterdi, babam ise karşı çıkmadı, tamamen destekçimdi; o da sevdiğim işi en iyi benim yapabileceğimi biliyordu. En rahat yönü saatimizin olmaması, izin alma durumunun olmaması; kendi işimizin patronuyuz. Evet, sorumluluk çok, tatil az ama kafamız rahat; hayvanlarla ve toprakla ilgileniyoruz. Ben sürekli şunu söylüyorum: Topraktan geldik, topraktan kazandık, toprağa gideceğiz. Yaşıtlarıma buradan söylemek istediğim şu: Eğer çiftçi olmak istiyorsanız ve aileniz karşı çıkıyorsa sevdiğiniz işi yapın, çiftçi olun; sevdiğiniz iş olsun, gerisi önemsiz. Ülkelerin ekonomisini çiftçiler sağlar. Üniversiteyi bıraktıktan sonra yabancı bir sosyal medya kanalı üzerinden Jersey ırkını gördüm; hayvanların insanlara yaklaşımını çok sevdim. Bu ırkı araştırdık ve Sivas’a getiren ilk kişiler biz olduk. Seri olarak süt satışı yapıyoruz ve Sivas’ta ilk olmanın gururunu yaşıyoruz. Irkımızın sütü yağ ve protein açısından zengin; yağ oranı yüzde 6,5 civarında. Sütümüz A2 süt olarak geçiyor, anne sütüne en yakın sütlerden biridir. Süt çok değerli ve biz de kendi alanımızda daha ileriye gitmeyi düşünüyoruz" şeklinde konuştu.
Bu Nevruz diğerlerinden farklı: Kurtlar alanda gezdi, şahin havada uçtu
28 Mart 2026 Cumartesi - 15:53 Bu Nevruz diğerlerinden farklı: Kurtlar alanda gezdi, şahin havada uçtu Sivas’ın Zara ilçesinde Nevruz kutlamaları bu yıl alışılagelmiş etkinliklerin dışına çıkarak dikkat çekti. Programa özel getirilen kurtlar ve eğitimli şahinin gösterisi kutlamalara damga vurdu. Sivas’ın Zara ilçesinde düzenlenen Nevruz kutlamaları, bu yıl farklı etkinliklerle öne çıktı. Geleneksel Nevruz ritüellerinin yanı sıra programa özel olarak getirilen kurtlar ve eğitimli şahin gösterisi, katılımcılara sıra dışı anlar yaşattı. Zara Anadolu Lisesi, Mehmet Habib Soluk Fen Lisesi ve Zara Gençlik Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde Mehmet Habib Soluk Eğitim Kampüsü amfi tiyatrosunda gerçekleştirilen program, Nevruz ateşinin yakılmasıyla başladı. Kutlamaların en dikkat çeken bölümü ise alana getirilen kurtların kontrollü şekilde gezmesi oldu. Katılımcılar, doğanın simgelerinden biri olan kurtları yakından görme fırsatı bulurken, bu anlar büyük ilgi topladı. Ardından sahne alan eğitimli şahin, yaptığı uçuş gösterisiyle izleyenlere görsel şölen sundu. Alışılagelmiş Nevruz etkinliklerinin ötesine geçen program, geleneksel oyunlarla devam etti. Katılımcılar at binme, halat çekme, demir dövme, yumurta boyama ve yumurta tokuşturma gibi etkinliklerle hem eğlendi hem de kültürel değerleri yaşattı. Nevruz programına katılan kurt yetiştiricisi Murat Beysun ise kurtlar hakkında bilgiler vererek, "Bir bilinmezliğe gidiyorsunuz. Bu bilinmezlik onların gözünde korku değil, Nevruz ateşi gibi gözlerindeki koru aydınlatan bir olaydır" dedi.
Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacaktı, 13 yıldır bitirilemedi
28 Mart 2026 Cumartesi - 14:07 Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayacaktı, 13 yıldır bitirilemedi Bayburt Grup tarafından yapımı üstlenilen Geminbeli tüneli aradan geçen 13 yıla rağmen bitirilemedi, yağan kar yolda külün sürücüler tepki gösterdi. Sivas’ın Zara ve Suşehri ilçeleri arasında, İç Anadolu’yu Karadeniz’e, Karadeniz’i ise Akdeniz’e bağlaması planlanan Geminbeli tünelinin yapımına 2013 yılında başlanıldı. Bayburt Group tarafından inşası süren tünelin 5 yıl içerisinde tamamlanması planlanırken aradan geçen 13 yıla rağmen tamamlanamadı. 8 km uzunlukta planlanan tünel 8 bakan gördü Bayburt Group tarafından yapımı süren tünel 8 farklı ulaştırma bakanının dönemine tanıklık etti. Geminbeli Tüneli, yürütülen inşaat sürecindeki aksaklıklar nedeniyle adeta yılan hikayesine döndü. Yüklenici firma değişiklikleri, yeniden yapılan ihaleler ve duraksayan çalışmalar, projenin ilerleyişini olumsuz etkilerken maliyeti de yükseltti. Toplam uzunluğu 8,6 kilometre olan ve özellikle kış aylarında zorlu şartlarda güvenli ulaşım sağlama amacıyla proje bitirilemediği için kış aylarında güzergâhı tercih eden sürücüler güçlükler yaşadı. Mağdur etmeye devam ediyor Sivas’ın Zara ve Suşehri ilçeleri arasında bulunan 2010 rakımlı Geminbeli geçidinde kar eksik olmuyor. Geçtiğimiz günlerde yağan kar nedeniyle bir çok sürücü yolda kaldı. Mağdur olan sürücüler tünelin bitirilmemesi tepki gösterdi. İş insanı Yurdal Epsileli, "Geminbeli’ni yolu oralı olmam hasebiyle sıklıkla kullandığımız bir alan. 2013 yılında çok güzel düşüncelerle oraya bir tünel çalışması başlatıldı. Fakat Geminbeli tünelinden daha sonra 2016’da başlatılan Zigana tüneli ve daha kısa sürede tamamlanan Ovit tüneli ulaşıma açıldı. Ben bayram dolayısıyla ilçeme giderken Geminbeli açılmamıştı ve hala da açılacağını düşünmüyorum. Oraya giderken bir video çektim. Bu videoyu çekmemin asıl nedeni halkımızın yanıltılıyor olması. Birçok bakan, vali, milletvekili değişti. Bayburt Group tarafından başlanmıştı. Başka taşeron firmalara ihale edildiğini biliyoruz. Valilerimizin belirli dönemlerde açılacağına ilişkin açıklamaları var. O bölgeye yalnızca seçimden seçime giden milletvekilleri orada video çekerek ‘Geminbeli tüneli hizmete açılıyor’ dedi. Çok yakın tarihte orada video çeken milletvekilleri var. ‘Kış olmadan açılacak’ gibi de açıklamaları var" dedi. "Geminbeli tüneli birçok yoldan daha önemli" Bölgedeki kış şartlarının zorlu olduğuna dikkat çeken Epsileli, "Dün itibariyle bölgede birçok araç yolda kaldı. O yolu kullanmamış, sıklıkla o yoldan geçmeyen insanlar oranın zorluğunu bilmez. Yıllardır Karadeniz’e bağlanacağımız söylendi ama bir türlü bağlanamadık. Geminbeli tüneli vadi bölgesi için değil Erzincan, Samsun tarafı için de kullanılacak bir yol. Haliyle Geminbeli tüneli birçok yoldan daha önemli. Ben burada milletimizi yanıltacak bilgilerden çok gerçekçi bilgilerle, oradaki çalışmalara hız verilerek en kısa sürede açılmasını talep ediyoruz. Ağır tonajlı araçların çok sıklıkla kullandığı bir yol. O güzergah çok kolay bir güzergah değil. Mevsimin 9 ayında kar bulabileceğiniz bir güzergâh. Çalışmalar başlayalı 13 yıl olmuş. Her 3 yılda bir ‘Geminbeli tüneli açılıyor’ ifadelerini duyuyoruz. Sivas’a yağmur yağarken Gemibeli’nde kış oldu ve araçlar mahsur kaldı. Söylenilen zamanda faaliyete geçmiş olsaydı vatandaşlarımız bu zorluğu yaşamamış olacaklardı" şeklinde konuştu.
Mevsimin ilk kangalları dünyaya gözlerini açtı, karakterleri böyle ortaya çıkıyor
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:58 Mevsimin ilk kangalları dünyaya gözlerini açtı, karakterleri böyle ortaya çıkıyor Uzman Kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, 2026 yılının ilk kangalları hakkında bilgiler verdi. Yıldız, yavrular arasında karakterlerine göre ayrım yaptıklarını belirterek, "Anneye mesafeli olanların ‘kurtçul’ yapıda olur ve sürüye verilir. Anneye yakın olanlar ise daha duygusal karakterde olur" dedi. Sivas’ta ‘Anadolu Aslanı’ olarak bilinen Kangal köpeklerinin 2026 yılının ilk yavruları dünyaya geldi. İri cüssesi, sadakati ve sürü koruma konusundaki başarısıyla öne çıkan Kangalların yeni doğan yavruları gözlerini açarken, karakter özellikleri de şimdiden dikkat çekmeye başladı. Genellikle yaz ve sonbahar aylarında doğum yapan Kangal köpekleri, bu yıl da normal doğum dönemlerinde ilk yavrularını dünyaya getirdi. Doğum öncesinde oldukça hassas davranan anne Kangal’ın, yavrularına karşı sergilediği koruyucu ve şefkatli tavırları ile de dikkat çekiyor. Doğumun ardından yavrularını öpen, koklayan ve sürekli yanında tutan anne, doğal süreç içerisinde yavrular arasında seçim yapıyor. Bu süreçte ise yavruların karakterleri belirginleşmeye başlıyor. Anneye yakınlık göstermeyen, emme zamanı dışında mesafeli duran ve kardeşleriyle güçlü bağ kurmayan yavruların daha ‘kurtçul’ özellikleri ortaya çıkıyor. Buna karşılık anneye daha bağlı olan sürekli temas arayan ve şefkat ihtiyacı yüksek olan yavruların ise daha duygusal karakter yapısına sahip oluyor. Bu tür yavruların genellikle daha korunaklı alanlarda tutulduğu ve insanla daha yakın ilişki kurduğu gözlemleniyor. Uzman kangal yetiştiricisi Hüseyin Yıldız, kangal yetiştiriciliğinde bu doğal ayrımın önemli bir kriter olduğunu belirterek, "3-4 haftadan sonra anne, yavru ile ilişkisini farklılaştırıyor ve hizmet yapısı çok değişiyor. Kurtlar gibi doyurma güdüsü yetersiz kalıyorsa kusma eğilimi başlıyor" dedi. "İlk yavruları almış olduk" Kangallarda yavrulama dönemlerinin sabit olduğunu söyleyen Hüseyin Yıldız, "Bizi anne köpek müjdeledi ve ilk yavruları almış olduk. Daha yavrulayacak dişilerimiz bulunuyor. Bu müjde bizi çok mutlu eti. Hayvan popülasyonlarında bu mevsimde doğumlar başlıyor. Bu hayvanlarda yavrulama dönemi hemen hemen sabittir. Ocak aylarında çiftleşme dönemleri başlar. Çiftleşme dönemlerinden sonra bu aylar yavrulama dönemleridir. İkinci periyotta da sonbahar aylarında çiftleşme dönemleri olur. Kangal anne, yavru karnındayken bile çok hassas davranır. Anne doğuma yaklaşık 10 gün süre kaldıktan sonra aşırı hassas olmaya başlıyor. Daha çok sevgi ve şefkat istiyor. Bu sebepten dolayı da beslenme kültürlerini de anneye göre hareket ediyoruz. Bu dönemde daha sıvı gıdalar veriyoruz. Anne doğumdan bir gün önce bunun müjdesini bize veriyor ve 63’üncü günde net doğum başlıyor. Tecrübeli ve tecrübesi anneler oluyor. Bunları da kendi aramızda sınıflandırıyoruz. 3-4 haftadan sonra anne, yavru ile ilişkisini farklılaştırıyor ve hizmet yapısı çok değişiyor" dedi. "Anne daha içten takviye veriyor" Yıldız, anne kangalın dışarıya vereceği yavruyu seçtiğini belirterek, "Kurtlar gibi doyurma güdüsü yetersiz kalıyorsa kusma eğilimi başlıyor. Anne takviyeyi daha içten vermeye başlıyor. Doğalarında olduğu gibi anne bunları sarıyor, sahip çıkıyor, öpüyor ve kokluyor. Kangal anne dışarıya vereceği köpeği mutlaka seçer. Dışarıda kalan, anneye yakınlık göstermeyen, emme programı geldiği zaman anneye yaklaşan, kardeşleri ile ciddi bağlar kurmayan yavrular çok kurtçul olur. Tek gezmeyi ve tek kalmayı seven bir yavru bize genetiğini anlatır. Bizde bu yavruları fark ederek sürüye entegre ederiz. Anneye yakın, daha çok şefkat, merhamet ve sevgi isteyen yavrular, duygusal karakter olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu.
Yerli ve milli imkanlarla üretilen akıllı su sayaçları tanıtıldı
27 Mart 2026 Cuma - 18:04 Yerli ve milli imkanlarla üretilen akıllı su sayaçları tanıtıldı Sivas Belediyesi, yerli imkânlarla ürettiği ve kayıp kaçağı en aza indirmesi planlanan akıllı su sayaçlarını tanıttı. Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, yeni su sayaçlarının 5 bin 500 TL olacağını söyledi. Göreve geldiği günden itibaren su tasarrufu noktasında adımlar atan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, belediyenin yerli ve milli imkanlarla ürettiği akıllı su sayaçlarını tanıttı. Kayıp kaçak oranını en aza indirecek olan ve vatandaşlara büyük kolaylık sağlaması amacıyla üretilen sayaçların lansman toplantısı yapıldı. Fidan Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya Belediye Başkanı Adem Uzun, Özbelsan A.Ş. Genel Müdürü Yunus Kantar, farklı şehir ilçelerden katılım sağlayan belediye personelleri ve muhtarlar katıldı. Şehir genelinde su israfına karşı çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Başkan Adem Uzun, "Sivas Belediyesi olarak gerçekten büyük bir gurur yaşıyoruz. Yaklaşık 10 aydır üzerinde titizlikle çalıştığımız akıllı su sayaçları sistemini bugün tanıtmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle şehir dışından birçok belediyemizin, kaymakamlığımızın ve il özel idaremizin gelip bugün burada bizim mutluluğumuza ortak olması çok güzel bir duygu. Biz göreve geldiğimiz ilk günden beri üreten belediyecilik konusunda ne yapabiliriz, hep bunun kaygısı içerisinde olduk. Çok yakın tarihte Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi belediyeler kendi kaynaklarını kendileri oluşturmak zorundadır. Biz de ilk günden itibaren bu düşünceyle hareket ettik. Altyapıya yoğunluk verdik. Seçim zamanında bana şehrin en büyük sorunu nedir diye soruyorlardı, ben de en büyük sorunun su olduğunu söylüyordum. Yüzde 53 kayıp kaçağın olduğu, 2022 sonu itibarıyla 4 Eylül Barajı’nın kuruduğu ve 1 buçuk ay su kesintisi yaşayan bir şehirden bahsediyoruz. Göreve gelir gelmez altyapıya girdik ve şehirde çok büyük bir dönüşüm başlattık. Altyapıyı yapıyoruz ama başka ne yapmak lazım diyerek sayaç konusunu gündemimize aldık. Sağ olsun Özbelsan müdürümüz ekibiyle güzel bir çalışma ortaya koydu. Önce yurt dışı izinleri ve akreditasyon belgeleri alındı, ardından tüm uluslararası belgeler tamamlandı. Daha sonra ilk olarak Eğriköprü Mahallesi’nde pilot uygulamayı başlattık ve sayaçlar tamamen kullanılabilir hale geldi. Bu sayaç bize hassas ölçüm imkânı sağlıyor" şeklinde konuştu. "Akıllı su sayacı 5 bin 500 TL" Su sayaçlarının tamamen yerli ve milli imkânlarla üretildiğini vurgulayan Uzun, "Yerli ve milli bir teknoloji kullandığımızı özellikle belirtmek istiyorum. SCADA sisteminde de yerli ve milli yazılım tercih ettik. Dünyada bu alanda iki büyük lider İngiltere ve İsrail. Savaş ya da kriz durumunda dış müdahale riskini ortadan kaldırmak için Türkiye’nin en iyi firmalarıyla çalıştık. Bu sistemle basıncı uzaktan yönetebiliyoruz, kayıp kaçakları anında görebiliyoruz ve altyapımıza dışarıdan müdahale riskini minimize ediyoruz. Sayaç hava ölçmüyor, bu da doğrudan vatandaşın cebine olumlu yansıyor. Uzaktan erişim imkânı sağlıyor. Daha önce vatandaşlarımız su yüklemek için gece saatlerinde kartla işlem yapmak zorunda kalıyordu. Artık bu dönem bitiyor. Vatandaşlarımız belediyemizin sitesine e-Devlet bilgileriyle girerek, tıpkı motorlu taşıtlar vergisi öder gibi işlem yapacak, tonajını seçecek ve ödeme yaptıktan 10-15 saniye sonra su yüklemesi otomatik olarak sayaca yansıyacak. Bu sistemin Türkiye’de örnek olduğunu düşünüyoruz. Sayaç bedeli normalde 6 bin TL iken, vatandaşlarımıza 5 bin 500 TL’den sunuyoruz" dedi.
Başkan Özdemir, medikal firmaların mağduriyetlerini Doğan ile görüştü
27 Mart 2026 Cuma - 14:09 Başkan Özdemir, medikal firmaların mağduriyetlerini Doğan ile görüştü Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir ile Yönetim Kurulu Üyeleri İlhami Erkoca ve Halil Pancaroğlu, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ömer Tamer Doğan’ı ziyaret etti. Ziyarette, medikal sektöründe faaliyet gösteren firmaların yaşadığı sorunlar ele alınırken, özellikle tedarikçi firmalara yapılan ödemelerde yaşanan gecikmeler görüşmenin en önemli başlıklarından biri oldu. STSO Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, 17. Meslek Komitesi (Medikal) üyelerinden gelen talepleri ve sektörde yaşanan mağduriyetleri Başhekim Doğan’a iletti. Özdemir, firmaların sürdürülebilirliği açısından ödemelerin zamanında yapılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, konunun çözümü için Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve ilgili bakanlıklar nezdinde girişimlerde bulunduklarını ifade etti. Başkan Özdemir konuşmasında, "Üyelerimizin ve sektör temsilcilerimizin çözüm bekleyen birçok sorunu bulunuyor. 17. Meslek Komitemiz ise vatandaşlarımızın sağlığına doğrudan katkı sunan önemli bir sorumluluk üstleniyor. Sağlık hizmetlerinin aksamadan sürdürülebilmesi için bu alanda faaliyet gösteren firmalarımızın da güçlü bir şekilde ayakta kalması gerekiyor. Ancak tedarikçi firmalara yapılan ödemelerde yaşanan gecikmeler, hem firmalarımızı zor durumda bırakmakta hem de hizmet süreçlerini olumsuz etkileyebilmektedir. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası olarak, üyelerimizin yaşadığı bu ve buna benzer sorunların çözümü için tüm platformlarda girişimlerimizi sürdürüyoruz. Amacımız, hem firmalarımızın mağduriyetinin giderilmesi hem de sağlık hizmetlerinin kesintisiz şekilde devam etmesine katkı sağlamaktır." dedi. Başhekim Prof. Dr. Ömer Tamer Doğan ise gecikmelerin yalnızca Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’ne özgü olmadığını belirtti. Türkiye genelindeki üniversite hastanelerinde benzer durumların yaşandığını dile getiren Doğan, ilgili kurum ve bakanlıklarla görüşmelerin sürdüğünü ve ödemelerin en kısa sürede yapılmasının beklendiğini söyledi.