Yerel Haberler
Sivas
23 Nisan 2026 Perşembe - 12:07 Sivaslı minik vali,hedefinde Cumhurbaşkanlığı olduğunu söyledi Sivas’ta bir günlüğüne valilik koltuğuna oturan Fevzi Paşa İlkokulu 2.sınıf öğrencisi Kerem Edis Yılmaz, hedefinde cumhurbaşkanlığı olduğunu söyledi. Sivas’ta, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çeşitli etkinliklerle kutlandı. İlk olarak çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Bayram dolayısıyla Fevzi Paşa İlkokulu 2.sınıf öğrencisi Kerem Edis Yılmaz bir günlüğüne Sivas Valisi oldu. Kendinden emin ve sempatik tavırlarıyla dikkat çeken minik vali, valiliğin hakkını verdi. İl Emniyet Müdürü telefonla arayarak, son günlerde yaşanan okul saldırıları sonrası Sivas’ta okullarda alınan güvenlik önlemlerinden dolayı teşekkür etti. Yılmaz, ileride Cumhurbaşkanı olmak istediğini belirtti. Sivas’ta, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama etkinlikleri ise yağmur muhalefeti dolayısıyla Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklal marşı okunarak başlayan etkinliklerde özel eğitim öğrencileri hazırladıkları gösterilerini sergiledi. Öğrenciler, 7 ayrı coğrafi bölgeye özgü halk oyunlarını oynadı. Günün anlam ve önemiyle ilgili konuşması İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Erdoğan yaptı. Erdoğan konuşmasında, "Sevgili çocuklar, Mustafa Kemal Atatürk’ün sizlere armağan ettiği bu anlamlı gün yalnızca bir bayram değil aynı zamanda geleceğin teminatı siz değerli yavrularımızın omuzlarında yükseleceğinin en güçlü ifadesidir. Sizler umudumuzsunuz, yarınlarımızınsınız bilimde sanatta sporda ve hayatın her alanında ülkemizin saha ileriye taşıyacak olan sizlersiniz. Değerli misafirlerimiz, eğitim camiası olarak bizler çocuklarımızın güvenli huzurlu ve nitelikli ortamlarda eğitim alması için var gücümüzle çalışıyoruz. Son zamanlarda bazı illerde yaşanan be hepimiz derinden üzen olaylar bir kez daha göstermiştir ki eğitim sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Aynı zamanda değerlerin rehberlik sevgi saygı ve sorumluluk bilincinin kazandırılması akademik başarıdan çok daha önemlidir." İfadelerine yer verdi.
Uzmanından araç sahiplerine uyarı: "Akü bittiğinde aracı vurdurmayın"
09 Aralık 2025 Salı - 09:44 Uzmanından araç sahiplerine uyarı: "Akü bittiğinde aracı vurdurmayın" Yurt genelinde etkisini artıran soğuk hava, araç akülerinin hızla zayıflamasına ve bitmesine neden olurken, uzmanlar vurdurma yöntemiyle çalıştırılan araçlarda yüksek maliyetli motor hasarları oluşabileceği konusunda uyardı. Yurt genelinde kış aylarıyla birlikte etkisini artıran soğuk hava, araç sahiplerini olumsuz etkilemeye başladı. Soğuğu ile bilinen Sivas’ta ise yaşanan düşük sıcaklıklar nedeniyle birçok araçta akü zayıflaması ve akü bitmesi gibi problemler meydana geliyor. Özellikle sert rüzgârın aracın ön tarafından gelmesiyle akülerin daha hızlı zayıfladığı ifade ediliyor. Soğukta uzun süre bekleyen araçların akülerinin normalden daha çabuk güç kaybediyor. Akü bitmesinden dolayı bazı sürücüler araçlarını vurdurarak çalıştırmaya çalışırken, bu yöntemin triger kayışının kopması, yağ pompasının zarar görmesi ve zincirin kırılması gibi ciddi hasarlara yol açabiliyor. Ayrıca yanlış yapılan takviye işlemlerinin de araç elektronik aksamında büyük arızalara sebep olabileceği aktarılıyor. Sivas’ta elektrik ustası Seyit Hazırbulan ise sürücülere uyarılarda bulundu. Hazırbulan, araç sahiplerinin her sene kış aylarına gelmeden bakımlarını yaptırmaları gerektiğini söyleyerek, "Akü bittiği zaman teknisyen çağırılması ya da akünün sökülüp sanayiye götürülmesi gerekiyor" dedi. "Kontrol ettirmeleri gerekiyor" Aküsü biten aracı vurdurmanın zararlarını söyleyen Seyit Hazırbulan, "Akü tasarrufu için kışın otomobillerin her gün çalışması gerekiyor. Yatan otomobillerin de yerine göre garajda ya da dışardaki araçların haftada 1 gün çalışması gerekiyor. Normalde dışarda duran araçların her gün çalışması gerekiyor. Aküsü biten araçlara baktırmaları lazım, her sene kış aylarına girmeden önce bakım yaptırmaları gerek. Arabaların marşlama olayına baktırmaları lazım ki sağlıklı çalışsın. Şarjlarına, marşlarını kontrol ettirmeleri gerekir. Tabi kışın soğukta durduğu zaman akü çekiyor. Sert rüzgar aracın ön tarafından geldiği zaman akü daha çok zayıflıyor. Araçları vurdurunca triger koparması, yağ pompasını bozması hatta zincir kırması gibi çok büyük olumsuzluklar meydana geliyor. Bilinçsiz yapıldığı için bu da vatandaşların zararına oluyor. Özellikle araçları takviye ederken kutup başlarını ters tutmaları şarj dinamosunu patlatabiliyor. Akü bittiği zaman teknisyen çağırılması ya da akünün sökülüp sanayiye götürülmesi gerekiyor. Kutup başlarını takviye ettiğin zaman artıya artı, eksiye eksi olması gerekiyor. Ters tutulduğu zaman şarj dinamosu patlar" dedi.
Ekmek kavgası bitti, kedi ve köpekler dost oldu
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:28 Ekmek kavgası bitti, kedi ve köpekler dost oldu Kedi ve köpeklerin geçmişte ortak alan ve mama paylaşımı nedeniyle daha sık kavga ettiğini belirten Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, bireysel mama kullanımının yaygınlaşmasıyla kavgaların azaldığını ifade etti. Takcı, kedilerin ve köpeklerin normal ortamlarından uzaklaştığı için bu dostluğun oluştuğunu söyledi. Kedi ve köpeklerin yıllar boyunca birbirleriyle anlaşamadığına dair genel bir algı bulunsa da şehirleşme, değişen yaşam tarzları ve evcil hayvan bakımına yönelik artan bilinç, bu iki tür arasındaki iletişimi büyük ölçüde dönüştürdü. Özellikle geçmiş dönemlerde kediler ve köpekler, sokaklarda ya da kırsal alanlarda aynı yiyeceği tüketmek zorunda kaldıkları için doğal rekabet içerisindeydi. Besin kıtlığı, ayrılmış alanların bulunmaması ve hayvanların içgüdüsel davranışlarını sürdürecekleri uygun ortamların yokluğu, kavgalara zemin hazırlıyordu. Bugün ise durum önemli ölçüde değişti. Gelir düzeyinin artmasıyla birlikte evcil hayvanlara yönelik bakım alışkanlıkları gelişti ve mama çeşitliliği arttı. Kediler ve köpekler için ayrı beslenme alanları oluşturuldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, bu kavgaların hayvanları yetiştirme şekilleri ile alakalı olduğunu söyleyerek, "Kedilerin kendilerine göre mamaları var. Köpeklerin kendilerine göre ayrı mamaları var. Buna istinaden böyle bir kesişim noktaları kalmadı. Böylece de kavga azaldı. Kediler olarak örnek verecek olursak fare avlama noktasında, sürekli mama bulan kediler de avcı özelliklerini kaybediyorlar" dedi. Takcı bu kavganın daha bitmediğini de ekleyerek, "Tam anlamıyla bizim ortamımızda bulundukları ve normal ortamlarından uzaklaştırdığımız için aslında kediler ve köpekler bu dostluğu oluşturdular. Yine zaman zaman kırsala gittiğimiz zaman köpekler ve kedilerin hâlâ kavga ettiklerini görebiliyoruz. Çünkü onların hâlâ ortak kesişim alanları söz konusu" ifadelerine yer verdi. "Kesişim noktaları kalmadı" Hayvanlarına avcı yeteneğinin törpülendiğini söyleyen Abdurrahman Takcı, "Aslında tamamen bu kavga ya da dostluk yetiştirme şekliyle alakalı. Eskiden kavga etmelerinin sebebi, onun maması ayrı, onun maması ayrı şeklinde özel bölgeler oluşturulamıyordu. Buna istinaden de ortak gıdaya ikisi de ilgi duyduğu için kavgalar daha fazla oluyordu. Şimdi ise insanların gelir düzeylerinin artışıyla birlikte hayvanların yaşam standartları da her geçen gün daha da iyiye gidiyor. Bireysel mamaları oldu. Kedilerin kendilerine göre mamaları var. Köpeklerin kendilerine göre ayrı mamaları var. Buna istinaden böyle bir kesişim noktaları kalmadı. Böylece de kavga azaldı. Kediler olarak örnek verecek olursak fare avlama noktasında, sürekli mama bulan kediler de avcı özelliklerini kaybediyorlar. Köpekler noktasında da mamayla beslenen köpekler koruyuculuklarını, içgüdüsel olarak koyunda veya sürüde görevlerini yerine getirememe durumunu beraberinde getiriyor. Çünkü bunlar daha böyle rahat, mamaları önlerinde olduğun zaman bu noktada avcı yetenekleri her geçen gün törpüleniyor aslında. Aslında kedilerde eskiden daha melez ırklar yetiştirilirken, bugün ise kedilerde daha saf, özel cins kediler yetiştirilmektedir. Bunlar da böyle daha mizaçları kavgaya yönelik değil, daha sakin hayvanlardır" dedi. "Kavga kırsalda bitmiş değil" Hayvanların normal ekolojik ortamlarında olmadığını belirten Takcı, "Genel itibarıyla da pet hayvanları noktasında insanlar kedi veya köpek sahiplenirken mizaçları daha uysal hayvanları ediniyor. Yani kedi ve köpeklerin kavgası tam anlamıyla bitmiş değil. Bazen köylere gidiyoruz veya sürü köpeklerini görüyoruz. Onların hâlâ kedilere yoğun bir şekilde saldırdığını da görüyoruz. Bu tamamıyla yetiştirmeyle alakalı bir durum. Bu durum aslında bir sıkıntı durumu değil. Biz hayvanları normal ekolojik ortamlarından aldık. Sokağa iştirak olan hayvanları, evle iştirak olmayan kedi ve köpekleri, normal ortamlarından aldık. Artık tam anlamıyla bizim ortamımızda bulunduklarından dolayı ve normal ortamlarından uzaklaştırdığımız için aslında kediler ve köpekler bu dostluğu oluşturdular. Yine zaman zaman kırsala gittiğimiz zaman köpekler ve kedilerin hâlâ kavga ettiklerini görebiliyoruz. Çünkü onların hâlâ ortak kesişim alanları söz konusu. Buna istinaden de kavga oralarda bitmiş değil" diye konuştu.
Ekmek kavgası bitti kedi ve köpekler dost oldu
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:23 Ekmek kavgası bitti kedi ve köpekler dost oldu Kedi ve köpeklerin geçmişte ortak alan ve mama paylaşımı nedeniyle daha sık kavga ettiğini belirten Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, bireysel mama kullanımının yaygınlaşmasıyla kavgaların azaldığını ifade etti. Takcı, kedilerin ve köpeklerin normal ortamlarından uzaklaştığı için bu dostluğun oluştuğunu söyledi. Kedi ve köpeklerin yıllar boyunca birbirleriyle anlaşamadığına dair genel bir algı bulunsa da şehirleşme, değişen yaşam tarzları ve evcil hayvan bakımına yönelik artan bilinç, bu iki tür arasındaki iletişimi büyük ölçüde dönüştürdü. Özellikle geçmiş dönemlerde kediler ve köpekler, sokaklarda ya da kırsal alanlarda aynı yiyeceği tüketmek zorunda kaldıkları için doğal rekabet içerisindeydi. Besin kıtlığı, ayrılmış alanların bulunmaması ve hayvanların içgüdüsel davranışlarını sürdürecekleri uygun ortamların yokluğu, kavgalara zemin hazırlıyordu. Bugün ise durum önemli ölçüde değişti. Gelir düzeyinin artmasıyla birlikte evcil hayvanlara yönelik bakım alışkanlıkları gelişti ve mama çeşitliliği arttı. Kediler ve köpekler için ayrı beslenme alanları oluşturuldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Veteriner Fakültesi Klinik Bilimler Bölümü’nde görevli Doç. Dr. Abdurrahman Takcı, bu kavgaların hayvanları yetiştirme şekilleri ile alakalı olduğunu söyleyerek, "Kedilerin kendilerine göre mamaları var. Köpeklerin kendilerine göre ayrı mamaları var. Buna istinaden böyle bir kesişim noktaları kalmadı. Böylece de kavga azaldı. Kediler olarak örnek verecek olursak fare avlama noktasında, sürekli mama bulan kediler de avcı özelliklerini kaybediyorlar" dedi. Takcı bu kavganın daha bitmediğini de ekleyerek, "Tam anlamıyla bizim ortamımızda bulundukları ve normal ortamlarından uzaklaştırdığımız için aslında kediler ve köpekler bu dostluğu oluşturdular. Yine zaman zaman kırsala gittiğimiz zaman köpekler ve kedilerin hâlâ kavga ettiklerini görebiliyoruz. Çünkü onların hâlâ ortak kesişim alanları söz konusu" ifadelerine yer verdi. "Kesişim noktaları kalmadı" Hayvanlarına avcı yeteneğinin törpülendiğini söyleyen Abdurrahman Takcı, "Aslında tamamen bu kavga ya da dostluk yetiştirme şekliyle alakalı. Eskiden kavga etmelerinin sebebi, onun maması ayrı, onun maması ayrı şeklinde özel bölgeler oluşturulamıyordu. Buna istinaden de ortak gıdaya ikisi de ilgi duyduğu için kavgalar daha fazla oluyordu. Şimdi ise insanların gelir düzeylerinin artışıyla birlikte hayvanların yaşam standartları da her geçen gün daha da iyiye gidiyor. Bireysel mamaları oldu. Kedilerin kendilerine göre mamaları var. Köpeklerin kendilerine göre ayrı mamaları var. Buna istinaden böyle bir kesişim noktaları kalmadı. Böylece de kavga azaldı. Kediler olarak örnek verecek olursak fare avlama noktasında, sürekli mama bulan kediler de avcı özelliklerini kaybediyorlar. Köpekler noktasında da mamayla beslenen köpekler koruyuculuklarını, içgüdüsel olarak koyunda veya sürüde görevlerini yerine getirememe durumunu beraberinde getiriyor. Çünkü bunlar daha böyle rahat, mamaları önlerinde olduğun zaman bu noktada avcı yetenekleri her geçen gün törpüleniyor aslında. Aslında kedilerde eskiden daha melez ırklar yetiştirilirken, bugün ise kedilerde daha saf, özel cins kediler yetiştirilmektedir. Bunlar da böyle daha mizaçları kavgaya yönelik değil, daha sakin hayvanlardır" dedi. "Kavga kırsalda bitmiş değil" Hayvanların normal ekolojik ortamlarında olmadığını belirten Takcı, "Genel itibariyle de pet hayvanları noktasında insanlar kedi veya köpek sahiplenirken mizaçları daha uysal hayvanları ediniyor. Yani kedi ve köpeklerin kavgası tam anlamıyla bitmiş değil. Bazen köylere gidiyoruz veya sürü köpeklerini görüyoruz. Onların hâlâ kedilere yoğun bir şekilde saldırdığını da görüyoruz. Bu tamamıyla yetiştirmeyle alakalı bir durum. Bu durum aslında bir sıkıntı durumu değil. Biz hayvanları normal ekolojik ortamlarından aldık. Sokağa iştirak olan hayvanları, evle iştirak olmayan kedi ve köpekleri, normal ortamlarından aldık. Artık tam anlamıyla bizim ortamımızda bulunduklarından dolayı ve normal ortamlarından uzaklaştırdığımız için aslında kediler ve köpekler bu dostluğu oluşturdular. Yine zaman zaman kırsala gittiğimiz zaman köpekler ve kedilerin hâlâ kavga ettiklerini görebiliyoruz. Çünkü onların hâlâ ortak kesişim alanları söz konusu. Buna istinaden de kavga oralarda bitmiş değil" diye konuştu.
Sivas’ın asayiş gücü modern araçlarla daha da güçlendi
08 Aralık 2025 Pazartesi - 12:07 Sivas’ın asayiş gücü modern araçlarla daha da güçlendi Sivas’ta emniyet ve jandarmaya görev kapasitesini artıracak yeni hizmet araçları tahsis edildi. İçişleri Bakanlığı’nca Sivas’taki güvenlik birimlerinin araç filosu güçlendirildi. Kentte asayiş, güvenlik ve operasyonel faaliyetlerin daha etkin yürütülmesi amacıyla İl Emniyet Müdürlüğü’ne 42, İl Jandarma Komutanlığı’na ise 20 yeni hizmet aracı tahsis edildi. Böylece Sivas’a toplam 62 araç kazandırılmış oldu. Programda konuşan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, "Bugün Sivas’ımızın huzuruna, güvenliğine ve kamu düzenine önemli katkılar sunacağına inandığım yeni hizmet araçlarımızı hizmete başlatmanın mutluluğunu, sevincini hep birlikte yaşıyoruz. Sözlerimin başında yeni araçlarımızın şehrimize, jandarma ve emniyet teşkilatımıza hayırlı olmasını diliyorum. Sözlerimin başında bu sabah İstanbul’da bir narkotik operasyonunda şehit olan polisimize Allah’tan rahmet diliyorum, milletimizin başı sağ olsun. Kıymetli katılımcılar, değerli arkadaşlar şüphesiz emniyet hizmetleri devletlerin en öncelikli ve asli görevidir. Güvenliğin olmadığı, asayişin bozulduğu bir yerde istikrardan, demokrasiden, insan haklarından ya da diğer hizmetlerin kalitesinden, varlığından söz etmek mümkün değildir. Emniyet olmadan eğitim, yatırım, kalkınma olmaz. O nedenle önce güvenlik, önce asayiş diyoruz. İşte bu anlayış doğrultusunda İçişleri bakanlığımızın ve il özel idaremizin katkıları, hayırseverlerimizin desteğiyle emniyet teşkilatımıza 42, jandarma teşkilatımıza 20 olmak üzere toplam 62 yeni hizmet aracı kazandırmış bulunuyoruz. İnanıyorum ki bu araçlar modern donanımlarıyla ve kalitesiyle güvenlik birimlerimizin sahadaki etkinliğini ve görünürlüğünü arttırarak teşkilatımızın gücüne güç katacaktır" dedi.
Engeller ortadan kaldırıldı, öğrencilerin performansları tam not aldı
08 Aralık 2025 Pazartesi - 11:25 Engeller ortadan kaldırıldı, öğrencilerin performansları tam not aldı Sivas’ta engelli bireyler gösteri düzenledi. Engelleri ortadan kaldıran bireyler; çeşitli dans ve şiir gösterileri sergiledi. Birbirinden eğlenceli anlara sahne olan gösteri, izleyenlerden tam not aldı. Sivas’ta faaliyet gösteren bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi, engelli bireylere farkındalık oluşturmak adına etkinlik düzenledi. Özel eğitim alan bedensel ve zihinsel engelli bireyler, çeşitli gösteriler yaptı. Kimi öğrenciler enstrüman çalarken kimi öğrenciler ise dans gösterisi yaptı. Birbirinden eğlenceli anlara sahne olan etkinlikte temsili kına gecesi yapıldı. Etkinliğe katılan davetliler, engelli öğrencilerin performanslarını alkışlarla destekledi. "Engel; aslında zihinlerdir" Etkinlik hakkında konuşan Akran Akademi Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Kurucu Temsilcisi Yasin İmre, "Özel ihtiyaçlı kardeşlerimiz gösteriler yaptılar. Eğlence, şiir, dans gibi gösterilerle beraber güzel bir etkinlik oldu. Biz bu programı Engelliler Günü nedeniyle düzenledik. 3 Aralık Dünya Engelliler Günü değil farkındalık günüdür. Biz de bu farkındalıkta iz bırakmak istedik. Kişilerin günlük yaşam kalitesini dahi artırabilecek bir program oldu. Engelli kardeşlerimizin de neler yapabileceğini ortaya sunduk. Engel; aslında zihinlerdir. Engelleri kaldırırsak onların neler yapabileceğini görmüş olduk. Engelli kardeşlerimizin hayata küsmesinin tek sebebi onları dışlayan insanlardır. Onlara ışık olursanız, etrafınızı aydınlatır" dedi. Programın sonunda öğrenciler kıyafet defilesi düzenledi.
Sosyal politika uzmanı vatandaşlık maaşının detaylarını açıkladı
07 Aralık 2025 Pazar - 10:53 Sosyal politika uzmanı vatandaşlık maaşının detaylarını açıkladı Türkiye’de gündeme gelen vatandaşlık maaşı, dar gelirli vatandaşlara umut oldu. Sosyal politika uzmanı Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, hayata geçirilmesi planlanan uygulama için, "Bir hane için belirli bir gelir garantisi verilmesi olarak düşünebiliriz" dedi. AK Parti hükümetinin seçim beyannamesinde yer alan vatandaşlık maaşı, Cumhurbaşkanlığı’nda görüşülmeye başlandı. Dar gelirli vatandaşların yaşam standartlarını artırmayı amaçlayan proje heyecanlandırırken, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel vatandaşlık maaşının detaylarını anlattı. "Uluslararası düzeyde yıllardır üzerinde çalışılan bir konu" Vatandaşlık maaşının önemli bir sosyal politika uygulaması olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yüksel, "Biz sosyal politikacılar aslında bu konuların sadece bilimsel yayınlar dışında gündeme geleceğini çok düşünmez, hatta birçoğumuz biraz da ütopik olduğunu ifade ederiz. Son günlerde basında yer alan ‘vatandaşlık maaşı’ kavramı, sosyal politika literatüründe uluslararası düzeyde yıllardır üzerinde çalışılan bir konudur. Aslında literatür karşılığı ‘evrensel temel gelir’ veya ‘vatandaşlık geliri’ olarak ifade edilmektedir. Vatandaşlık geliri ya da evrensel temel gelir; hiçbir şart gözetmeksizin devletin vatandaşlara bireysel olarak vatandaş olma gerekçesiyle yaptığı düzenli ödemedir. Bu uygulama bazı ülkelerde denenmiştir ama tam anlamıyla ulusal düzeyde uygulanan hiçbir ülke bulunmamaktadır" dedi. Gelir garantisi sağlanacak Uygulamanın AK Parti’nin seçim beyannamesinde yer aldığını ifade eden Doç. Dr. Abdulkadir Yüksel, "2026 yılını da kapsayan Orta Vadeli Program’da ve Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yayımlanan Türkiye Yüzyılı için Doğru Adımlar 2023 Seçim Beyannamesi’nde ‘vatandaşlık maaşı’ kavramı iki yerde ifade edilmektedir. Vatandaşlık maaşı kavramı beyannamenin ‘sosyal adalet’ ve ‘aile’ başlığı altında yapılacaklar listesinde yer almaktadır. Aile başlığında daha kapsamlı bir şekilde açıklanmıştır. Bir hane için belirli bir gelir garantisi verilmesi olarak düşünebiliriz. Örneğin hane için belirlenen gelir garantisi 20 bin TL olsun. Hane geliri 20 bin TL altında olan haneler için aradaki fark devlet tarafından verilecektir. Yapılmak istenen uygulama tam olarak bu şekildedir. Fakat örnekte 20 bin TL olarak ifade ettik ama bu sınırın ne olacağı henüz belli değil. Benim bu konudaki tavsiyem; aile bazlı vatandaşlık maaşı miktarının asgari ücrete endekslenmesi ve her yıl belirlenen asgari ücretle güncellenmesidir. Bu sosyal politikanın kazanımları ne olacaktır diye baktığımızda; öncelikle gelir dağılımı arasındaki eşitsizlikleri iyileştirmenin hedeflendiğini, gelir dağılımı makasının daraltılmaya çalışıldığını söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra yoksullukla mücadele için de önemli bir sosyal politika uygulaması olacağı aşikardır. Yine bu uygulamanın sosyal yardım sistemini sadeleştireceğini söyleyebiliriz" diye konuştu. Pilot bölge olarak deprem bölgesinde uygulanacak İşgücü piyasasının etkilenmemesi için uygun bir rakam belirleneceğine vurgu yapan Yüksel, "Bazı uzmanlar, özellikle liberal ekonomistler bu uygulamanın işsizliği ve kayıt dışılığı arttıracağı kaygısını ifade etmektedirler. Burada önemli bir nokta belirtilmektedir ki aile bazlı vatandaşlık maaşı uygulaması iş gücüne katılımı etkilemeyecek düzeyde olacaktır. Vatandaşlık maaşı üzerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın çalışma yürüttüğü ifade edilmektedir. Aldığımız duyumlara göre pilot uygulamalar yapılacak, sonrasında ülke genelinde uygulanması gündeme gelecektir. Öncelikle pilot bölge olarak deprem bölgesi ve yoksulluğun daha derin olduğu büyük şehirlerde başlamasıdır. Önümüzdeki günlerde bir açıklama yapıldığında daha ayrıntılı değerlendirme yapabiliriz" dedi.