Yerel Haberler
Sivas
İsmet Taşdemir: "Seriyi sürdürmek istiyoruz" 04 Mart 2026 Çarşamba - 17:07:44 Özbelsan Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, ligde 3’te 3 yapmayı hedeflediklerini ifade ederek "İlk defa 2’de 2 yaptık. Bu bizim için bir artı geç kalmış bir artı aslında. Bunu sürdürmenin peşine düşeceğiz" dedi. Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında sahasında Ankara Keçiörengücü ile karşılaşacak olan Özbelsan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına devam ediyor. Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 7 Mart Cumartesi günü Ankara Keçiörengücü ile oynayacakları maçı değerlendirerek sözlerine başlayan Taşdemir, "4 hafta oldu biz geleli. 4 haftada 2 beraberlik, 2 galibiyet aldık. Beraberliklerin ikisi de canımızı çok yakan beraberliklerdi, özellikle Adana Demir maçı ve Van maçının son dakikası yenilen goller. Ama kolay değil. Sonradan bir takıma gelip sezon başından beri ne çalıştıklarını bilmeden sadece birkaç tane fiziksel veriye dayanaraktan oyuncu isimleriyle bir hayal kurup hedef kurup geldik. Geldiğim için de çok mutluyum halen. Hiçbir sıkıntı yaşamıyorum. Oyuncu kardeşlerimizle her geçen gün iyi niyetiyle ve daha çok işin içinde olmaya çalışıyorlar. İlk defa 2’de 2 yaptık. Bu bizim için bir artı geç kalmış bir artı aslında. Bunu sürdürmenin peşine düşeceğiz. Arkadaşlarımızla beraber çalışıyoruz, analizlerimizi yapıyoruz. Oyuncularımızla beraber konuşuyoruz daha iyi olabilmesi için ama vaktimiz çok azaldı. 10 haftamız kaldı. 10 haftada biz ve arkadaşlarımla beraber elimizden gelen bütün gayreti gösterip bizim için gerekli olan puanların hepsine talip olup almaya çalışacağız. İnşallah bunda da muvaffak oluruz. Ama dediğim gibi futbol bu. Futbolda her zaman garanti diye bir şey yok. Bazen istediğiniz kadar doğruları yapın maç kazanamazsınız. Bazen de çok doğru olmadı, maç kazanabiliyorsunuz. Bunların hepsi futbolun içinde var. Son 10 haftayı da en iyi şekilde değerlendirip arkadaşlarımızla beraber bize layık olan taraftarlarımıza layık olan oyunu inşallah sergileyip istediklerimizi almaya çalışacağız" dedi. "Zor bir maç olacak" Bir gazetecinin, takımdaki sakat oyuncuların durumu hakkında yönelttiği soruya Taşdemir, "Uğur’un sakatlığı devam ediyor. Aaron cezalı. Charisis’in cezası bitti. Uğur’un ufak bir sakatlığı vardı ama bizimle olacak. Murat Paluli başladı bizimle ve geçen hafta da bir süre aldı. Ankara Keçiörengücü maçına da değinecek olursak gerçekten iyi bir rakip mücadele edeceğiz. Yani bu ligin gediklisi ve bu ligde kadro kalitesini benim çok beğendiğim bir takımla mücadele edeceğiz. Zor bir maç olacak ama kalan maçların bence hepsi zor. Dolayısıyla rakip ayırtmadan biz her maçımıza aynı şekilde çıkacağız" yanıtını verdi. "Rey Manaj çok önemli bir oyuncu" Son olarak yıldız futbolcu Rey Manaj’ın performansı hakkında da konuşan Taşdemir, "Rey Manaj çoğunlukla hazır, çok az daha koyabilir belki üstüne ama o da çalışıyor. Gerçekten iyi çalışıyor. İyi de bir özverisi var. Takımla da iyi bütünleştiğini görüyorum. İnşallah bu bütünleşme devam eder. Sonuçta Manaj bizim için çok önemli bir oyuncu, çok büyük bir oyuncu gerçekten. Diğer oyuncularımız da var ama herkesten her geçen gün performanslarını arttırmasını bekliyoruz ki mazerete gerek duymayacağınız ya da mazeret üretmeyeceğiniz bir dönemdeyiz. Verebileceğimizin en iyisini vermeye çalışıyoruz aslında" diye konuştu. Çalışmalar devam ediyor Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör İsmet Taşdemir ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra 5’e 2 top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla idmanını tamamladı.
İki çocuğu vahşice öldürülen acılı anne duruşma öncesi destek istedi: "Yalnız kalmak istemiyorum"
12 Ekim 2025 Pazar - 11:25 İki çocuğu vahşice öldürülen acılı anne duruşma öncesi destek istedi: "Yalnız kalmak istemiyorum" Sivas’ta boğazları kesilerek öldürülen 22 yaşındaki Umutcan Şimşek ve 16 yaşındaki Melisa Şimşek’in acılı anneleri Ayşegül Şimşek, 13 Ekim Pazartesi günü yapılacak duruşma öncesi Sivas halkından destek isteyerek, "Mahkeme günü yalnız kalmak istemiyorum. Bu şahsın da gereken cezayı almasını istiyorum" dedi. Olay, 6 Mayıs tarihinde Kılavuz Mahallesi 55. Sokak’taki bir apartmanda yaşandı. Ayşegül Şimşek, çocukları Umutcan (22) ve milli sporcu Melisa Şimşek’i (16), evde boğazları kesilerek öldürülmüş olarak buldu. Melisa Şimşek’in öldürülmeden önce ellerinin bağlandığı belirlenmişti. Olayın ardından polis ekipleri, katil ya da katil zanlılarının bulunması için geniş çaplı çalışma başlatmış, 25 saatlik kamera kaydının incelenmesi sonucu cinayet zanlısı Hüseyin Sönmez (34) Ankara’da yakalanmıştı. İki kardeşi boğazlarını keserek öldürüp ev hapsi talep etti Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 2. duruşması 1 Ekim tarihinde gerçekleşti. Duruşmaya vahşice işlenen cinayetlerin sanığı Hüseyin Sönmez’in "Ev hapsi ve akıl hastanesinde yatma isteği damgasını vurmuştu. Konya’dan gelip Sivas’ta cinayeti işlediği düşünülen Sönmez, tüm güvenlik kamerası kayıtları ve delillere rağmen suçlamaları reddetmişti. "Olay günü kabus gibiydi" Olay günü köyde bulunan anne Ayşegül Şimşek, akşam saatlerinde eve döndüğünde iki çocuğunu annesiyle birlikte cansız halde buldu. Anne Şimşek, İHA’ya yaptığı açıklamalarda dehşet anlarını anlatarak, kızı Melisa Şimşek’in kapı çaldığında kurye diye kapıyı açtığını düşündüğünü ileri sürerek, "Şahıs, olay günü kıyafetlerini çöpün kenarına koyduğunu, orada birini takip ettiğini ve eşyalarını giyip çocukları öldürdüğünü iddia ediyor. Bunu kim yapar, nasıl yapar bilmiyorum. Olay günü kapıyı çocuklara açtırmış herhalde. Kızımla olay günü konuştuğumda evdeydi. Daha sonrasında ise eve abisi gelecekti. Belki kızım kapıyı kurye diye açtı bilemiyorum. Kapıyı zorlamış olabilir ya da kızım eve girerken peşine de girmiş olabilir. Çünkü çocukları takip etmiş. Şahıs içeride beklemiş. Ben o sırada köyde olduğum için telefon çok çekmiyordu. Herhalde şahıs benim de eve gelmemi beklemiş. Çünkü çocuğumla konuşurken ’anne ne zaman geleceksin’ diye sordu. Ben de geç geleceğimi ve onların yatmasını söylemiştim" dedi. "Belki de asıl hedef bendim" Anne Şimşek yaptığı açıklamada apartmanda, çocukların seslerini duyanlar olduğunu, fakat çocukların kendi aralarında kavga ettiklerini sandıkları için polisi aramadıklarını iddia ederek, "Belki de bu şahsın asıl hedefi bendim. Ben de gelmeyince çocukları öldürmüş ve kaçmış. Eve geç saatte geldiğimde kimseyi görmedim. Apartmanda sesleri duyanlar olmuş ama çocuklar kendi aralarında kavga ediyor sanmışlar. O yüzden kimse polisleri aramamış" diye konuştu. Acılı anneden Sivas halkına çağrı Ayşegül Şimşek, 13 Ekim Pazartesi günü yapılacak duruşma öncesi Sivas halkından destek istediğini ve yalnız kalmak istemediğini belirterek, "Mahkeme günü beni destekleyen herkesin gelmesini istiyorum. Yalnız kalmak istemiyorum ve bu şahsın da gereken cezayı almasını istiyorum" şeklinde konuştu.
Demir yollarından emekli oldu, hiç bitmeyen tren sevgisini yaptığı tablolarda yaşatıyor
11 Ekim 2025 Cumartesi - 11:33 Demir yollarından emekli oldu, hiç bitmeyen tren sevgisini yaptığı tablolarda yaşatıyor Sivas’ta çocukluğundan beri trenlerle iç içe olan ve 33 yıl Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda (TCDD) çalışan Arif Sayyar, emekli olduktan soınra tren sevgisini yaptığı yağlıboya tablolarda yaşatıyor. Hayatı trenlerle geçen Arif Sayyar, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nda görevli bir memurun çocuğu olarak dünyaya geldi. 4 yaşından bu yana trenlerle iç içe olan Sayar, 33 yıl TCDD’de farklı birimlerde görev yaptı. İstasyon şefi olarak emekli olan Sayyar, içindeki tren sevgisini şimdi yaptığı tablolarda yaşatıyor. Gençliğinden bu yana resimle ilgilenen Arif Sayyar’ın eserlerindeki ana temayı trenler oluşturuyor. Arif Sayyar, öğretmenin bir sözü üzerine resim yapmaya başladığını belirterek, "Devlet Demir Yolları’nda babam memurdu, ben de baba mesleğini devam ettirdim ve emekli oldum. Resim sanatına 5. sınıfın son döneminde tatsız bir anı ile başladım. Öğretmenim kulağımı çekti, ‘Sen ne kadar yeteneksizsin, senin gibisini görmedim’ dedi. Bu olay beni kamçılamıştı. Daha sonrasında branşı resim olan bir öğretmenimin dikkatini çektim. İlk derste ‘Oğlum sen bekle, seni yetiştireyim’ sözleriyle başladı serüvenim. O zamanlar pazar günleri tatil vardı. Ben hocanın derslerine gitmedim, resim dersi almaktansa demir yollarına girdim. 33 yıl çalışıp emekli oldum" dedi. "Demir yolları geçmişini geleceğe taşıyorum" Eserleriyle özellikle demiryolu geçmişini geleceğe taşımayı hedefleyen Arif Sayyar, "Sanatta bir hedefim, bir amacım var. Nasıl ki tarihçiler eski olayları geleceğe taşıyor, ben de fırçamla geçmiş kültürümüzü, Anadolu köy yaşantısını veya demir yollarını, demir yollarının nereden nereye geldiğini kronolojik bir çalışmayla sergilemeye çalışıyorum. Bugüne kadar ne kadar çalıştım bilmiyorum ama 365 günün bayramları hariç her gün çalışırım. Fırçayla eskiyi geleceğe taşıyorum. Bundan 20 sene sonra çocuklara sorsak buharlı trenleri bilmez, gelecekte de kime sorsak bilmeyecek ama biz bu çalışmalarımızla geçmiş tarihimizi geleceğe aktarıyoruz. Hızlı trenlere birden gelmedik. İnsanlar bunları görünce demir yollarının kronolojik tarihini hatırlayacaklar" dedi. Arif Sayyar, resim eğitimi almadan kendini geliştirdiğini anlatarak, "70 yaşındayım, 60 yıldır da resim yapıyorum. Resim eğitimi almadım, hatta tuval nasıl hazırlanır bilmiyordum. Bizim zamanımızda görsel yayın veya bu işlerin nasıl yapıldığını anlatan kitap ve dergiler de yoktu. Sivas’ta ben tamamen deneme yanılma yoluyla geliştirdim kendimi. En az bin, bin 500 yüzün üzerinde resim çalışmam var. Günlük 10 saat resim çizen birisiyim" şeklinde konuştu.
Doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizlerde her 5 kişiden 1’i ruhsal sağlık sorunu yaşıyor
11 Ekim 2025 Cumartesi - 10:41 Doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizlerde her 5 kişiden 1’i ruhsal sağlık sorunu yaşıyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında görevli Doç. Dr. Yavuz Yılmaz, doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizler ve halk sağlığı acil durumlarının yalnızca fiziksel değil, derin psikolojik etkilere de sebep olduğunu belirterek, "Araştırmalar, bu tür krizler sırasında her 5 kişiden 1’inin ruhsal sağlık sorunu yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle felaket ve acil durumlarda bireylerin ruh sağlığı hizmetlerine erişimini sağlamak yalnızca önemli değil, aynı zamanda yaşam kurtarıcı bir müdahale niteliği taşımaktadır" dedi. Doç. Dr. Yavuz Yılmaz, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün ruh sağlığının bireysel ve toplumsal iyilik halinin temel bir bileşeni olduğunu vurgulamak amacıyla kutlandığını belirtti. Yılmaz, "Dünya Ruh Sağlığı Federasyonu (WFMH) tarafından 2025 yılı için belirlenen resmi tema, ‘Hizmetlere Erişim-Felaket ve Acil Durumlarda Ruh Sağlığı’ olmuştur. Bu tema, afetler, çatışmalar, salgınlar ve diğer insani krizler karşısında ruh sağlığı hizmetlerine erişimin önemine dikkat çekmektedir. Doğal afetler, savaşlar, ekonomik krizler ve halk sağlığı acil durumları yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda derin psikolojik etkiler de oluşturmaktadır. Araştırmalar, bu tür krizler sırasında her 5 kişiden 1’inin ruhsal sağlık sorunu yaşadığını göstermektedir. Bu nedenle felaket ve acil durumlarda bireylerin ruh sağlığı hizmetlerine erişimini sağlamak yalnızca önemli değil, aynı zamanda yaşam kurtarıcı bir müdahale niteliği taşımaktadır" dedi. Ruhsal destek hizmetlerinin insanların duygusal dayanıklılığını güçlendirdiğini ve bireylerin yanı sıra toplumların da yeniden yapılanma sürecine katkı sağladığını kaydeden Yılmaz, "Bu doğrultuda sağlık ve sosyal hizmet kurumları, eğitim alanları ve toplum örgütleri el ele vererek özellikle en savunmasız bireylerin ihtiyaç duydukları desteğe ulaşabilmelerini sağlamalıdır. Kanıta dayalı ve toplum temelli ruh sağlığı hizmetlerine yatırım yapmak, kriz anlarında etkili bir destek sunmanın yanı sıra uzun vadeli iyileşmeyi ve toplumsal dayanıklılığı da güçlendirecektir. Bu özel günde, hep birlikte ruh sağlığının herkes için değerli, korunan ve erişilebilir olduğu bir dünya için farkındalığımızı ve çabalarımızı artırmalı; dayanışma, empati ve iyileşmeyi temel alan bir yaklaşımı benimsemeliyiz. Ruh sağlığı, insan onurunun ve toplumsal iyileşmenin vazgeçilmez unsurudur" diye konuştu.