Yerel Haberler
Sivas
Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" 05 Mart 2026 Perşembe - 11:42:57 Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.
04 Mart 2026 Çarşamba - 17:07 İsmet Taşdemir: "Seriyi sürdürmek istiyoruz" Özbelsan Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, ligde 3’te 3 yapmayı hedeflediklerini ifade ederek "İlk defa 2’de 2 yaptık. Bu bizim için bir artı geç kalmış bir artı aslında. Bunu sürdürmenin peşine düşeceğiz" dedi. Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında sahasında Ankara Keçiörengücü ile karşılaşacak olan Özbelsan Sivasspor bu maçın hazırlıklarına devam ediyor. Sivasspor Teknik Direktörü İsmet Taşdemir, antrenman öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 7 Mart Cumartesi günü Ankara Keçiörengücü ile oynayacakları maçı değerlendirerek sözlerine başlayan Taşdemir, "4 hafta oldu biz geleli. 4 haftada 2 beraberlik, 2 galibiyet aldık. Beraberliklerin ikisi de canımızı çok yakan beraberliklerdi, özellikle Adana Demir maçı ve Van maçının son dakikası yenilen goller. Ama kolay değil. Sonradan bir takıma gelip sezon başından beri ne çalıştıklarını bilmeden sadece birkaç tane fiziksel veriye dayanaraktan oyuncu isimleriyle bir hayal kurup hedef kurup geldik. Geldiğim için de çok mutluyum halen. Hiçbir sıkıntı yaşamıyorum. Oyuncu kardeşlerimizle her geçen gün iyi niyetiyle ve daha çok işin içinde olmaya çalışıyorlar. İlk defa 2’de 2 yaptık. Bu bizim için bir artı geç kalmış bir artı aslında. Bunu sürdürmenin peşine düşeceğiz. Arkadaşlarımızla beraber çalışıyoruz, analizlerimizi yapıyoruz. Oyuncularımızla beraber konuşuyoruz daha iyi olabilmesi için ama vaktimiz çok azaldı. 10 haftamız kaldı. 10 haftada biz ve arkadaşlarımla beraber elimizden gelen bütün gayreti gösterip bizim için gerekli olan puanların hepsine talip olup almaya çalışacağız. İnşallah bunda da muvaffak oluruz. Ama dediğim gibi futbol bu. Futbolda her zaman garanti diye bir şey yok. Bazen istediğiniz kadar doğruları yapın maç kazanamazsınız. Bazen de çok doğru olmadı, maç kazanabiliyorsunuz. Bunların hepsi futbolun içinde var. Son 10 haftayı da en iyi şekilde değerlendirip arkadaşlarımızla beraber bize layık olan taraftarlarımıza layık olan oyunu inşallah sergileyip istediklerimizi almaya çalışacağız" dedi. "Zor bir maç olacak" Bir gazetecinin, takımdaki sakat oyuncuların durumu hakkında yönelttiği soruya Taşdemir, "Uğur’un sakatlığı devam ediyor. Aaron cezalı. Charisis’in cezası bitti. Uğur’un ufak bir sakatlığı vardı ama bizimle olacak. Murat Paluli başladı bizimle ve geçen hafta da bir süre aldı. Ankara Keçiörengücü maçına da değinecek olursak gerçekten iyi bir rakip mücadele edeceğiz. Yani bu ligin gediklisi ve bu ligde kadro kalitesini benim çok beğendiğim bir takımla mücadele edeceğiz. Zor bir maç olacak ama kalan maçların bence hepsi zor. Dolayısıyla rakip ayırtmadan biz her maçımıza aynı şekilde çıkacağız" yanıtını verdi. "Rey Manaj çok önemli bir oyuncu" Son olarak yıldız futbolcu Rey Manaj’ın performansı hakkında da konuşan Taşdemir, "Rey Manaj çoğunlukla hazır, çok az daha koyabilir belki üstüne ama o da çalışıyor. Gerçekten iyi çalışıyor. İyi de bir özverisi var. Takımla da iyi bütünleştiğini görüyorum. İnşallah bu bütünleşme devam eder. Sonuçta Manaj bizim için çok önemli bir oyuncu, çok büyük bir oyuncu gerçekten. Diğer oyuncularımız da var ama herkesten her geçen gün performanslarını arttırmasını bekliyoruz ki mazerete gerek duymayacağınız ya da mazeret üretmeyeceğiniz bir dönemdeyiz. Verebileceğimizin en iyisini vermeye çalışıyoruz aslında" diye konuştu. Çalışmalar devam ediyor Vali Lütfullah Bilgin Sivasspor Tesisleri’nde Teknik Direktör İsmet Taşdemir ve yardımcıları yönetiminde gerçekleştirilen antrenman yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Koşu ile başlayan antrenman ısınma çalışmaları ile devam etti. Daha sonra 5’e 2 top kapma çalışması yapan kırmızı-beyazlılar, yarım sahada çift kale maçla idmanını tamamladı.
SCÜ öğrencileri Gazze için yürüdü
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:57 SCÜ öğrencileri Gazze için yürüdü Sivas’ta üniversite öğrencileri, İsrail’in Gazze’de devam ettirdiği insanlık dışı katliamını gerçekleştirdikleri yürüyüşle protesto ettiler. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri İsrail’in Gazze’de devam ettirdiği katliam ve soykırımı protesto etmek amacıyla bir araya gelerek yürüyüş gerçekleştirildiler. Gazze’ye destek yürüyüşü üniversite hastanesinin önünden başlayarak üniversite yerleşkesi içerisinde bulunan öğrenci yemekhanesinin önünde son buldu. Ellerindeki bayraklar, pankartlar ve sloganlarla yürüyerek İsrail’i protesto eden öğrenciler. Yapılan basın açıklamasının ardından alandan ayrıldılar. "Saldırılarda binlerce masum sivil hayatını kaybetti" Üniversite öğrencisi Ayhan Çiftçi, masum sivillerin ve çocukların ağır bedeller ödediğini dile getirerek, "Filistin’de yılladır süren işgal ve son dönemde artan saldırılar büyük bir insani felakete dönüşmüş durumda. Saldırılarda binlerce masum sivil hayatını kaybetti, yüzbinlercesi evlerinden edildi. Bu ağır bedelleri, hiçbir suçu olmayan çocuklar, kadınlar ve yaşlılar ödüyor. Siyonist çetesinin bir kanser hücresi gibi Filistin topraklarını içeriden yok ettiği, dünyanın ise bu duruma sessiz kaldığı bir vasatta mücahitler işgale dur demek için şerefli Aksa Tufanı’nı başlattı. Aksa Tufanı’nı sonrasında gelişen olaylar. İnsanlık dışı tarihinin en şerefli ve sebatkâr direnişlerinden birini tüm dünyanın gözleri önüne serdi" dedi.
Sivas’ta mobil kanser tarama aracı sayesinde erken tanı oranı artıyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 10:57 Sivas’ta mobil kanser tarama aracı sayesinde erken tanı oranı artıyor Sivas Valiliği himayesinde, İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde hizmete alınan Mobil Kanser Tarama Aracı, kırsal kesimdeki kadınlar başta olmak üzere tüm Sivaslıların meme kanseri taramalarına erişimini rekor düzeyde artırdı. Kadınlarda en sık görülen kanser türü olan meme kanseri, erken tanı ile yüksek oranda tedavi edilebilen bir hastalık olarak öne çıkarken, mobil hizmetle birlikte tarama sayılarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Kırsalda Yaşayanlara Kolay Erişim Sivas İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı’nın kanserle mücadele politikası doğrultusunda mevcut KETEM merkezlerini desteklemek amacıyla, Sivas Valiliği katkılarıyla 2024 yılı Kasım ayında Mobil Mamografi Tarama Aracını hizmete sundu. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıran bu uygulama sayesinde, tarama hizmeti vatandaşın ayağına kadar götürüldü. 2025 yılının ilk altı ayında çekilen toplam 5 bin 658 mamografinin 3 bin 205’i (%56,6’sı) mobil araçla gerçekleştirildi. Bu taramaların 1.873’ü doğrudan kırsal alanlarda yapıldı. Taramalar sonucunda 328 kişinin sonucu pozitif çıktı ve bu kişiler ileri tetkik için Sivas Numune Hastanesi Tarama Sonrası Teşhis Merkezi’ne yönlendirildi. "Kadınlarda en çok görülen kanser türüdür" Yıldızeli Devlet Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Umut Buluz, mobil tarama aracının ilçe halkı için önemli bir hizmet sunduğunu belirterek, "Valiliğimizin vermiş olduğu mobil kanser tarama aracı; İl Sağlık Müdürlüğümüz, İlçe Sağlık Müdürlüklerimiz ve hastanemiz arasında yapılan organizasyon neticesinde belirli aralıklarla hastanemize gelmektedir. Aracımıza gelen hastalarımıza mamografi testlerini gerçekleştirdikten sonra, rahim ağzı kanseri ve meme kanseri hakkında da bilgi verilmektedir. Meme kanseri, kadınlarda en çok görülen kanser türüdür. Buraya gelen hastalarımıza meme kanseri ve rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler veriyoruz ve hastaların mamografi tetkiklerini araç içerisinde gerçekleştiriyoruz. İsteyen hastalarımıza, rahim ağzı kanseri hakkında bilgiler verdikten sonra tarama yapmak için hastane içerisine yönlendiriyoruz." dedi. "Haftada 100 kadına kanser taraması gerçekleştiriliyoruz" Dr. Buluz, hizmetin kapsamına ilişkin olarak, "Araç içerisinde meme kanseri taraması yapılan hastaların görüntüleri, uzman hekimler tarafından incelenerek ileri tetkik gerektiren hastaları da il merkezlerine yönlendiriyoruz. Valiliğimizin vermiş olduğu bu mobil kanser tarama aracı ile haftada 80 ila 100 kadının kanser taramasını gerçekleştiriyoruz. İsteyen hastalarımızdan da rahim ağzı kanseri için örnekler alabiliyoruz. Kanser taraması yaptırmak isteyen kadınlar, hastanemize geldikten sonra sekreterlik bölümünden kayıt oluşturarak acil servis önünde bulunan mobil kanser tarama aracında mamografilerini çektirebilirler" ifadelerini belirtti.
Sivas Belediyesi’nin enerji projeleri İstanbul’da ilgi gördü
07 Ekim 2025 Salı - 16:58 Sivas Belediyesi’nin enerji projeleri İstanbul’da ilgi gördü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca düzenlenen Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı’nda konuşan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, şehirde yürütülen yenilenebilir enerji projelerini anlattı. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı (EVF 2025) 6-7 Ekim tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren etkinlikte enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanındaki iyi uygulamalar ele alındı. Forum kapsamında düzenlenen "Yerel Yönetimlerde Enerji Verimliliği" konulu panele konuşmacı olarak katılan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, Sivas’ta hayata geçirilen yenilikçi ve sürdürülebilir enerji projelerini anlattı. Uzun’un paylaştığı projeler, katılımcıların takdirini kazanırken diğer belediye başkanlarının da dikkatini çekti. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; Başkan Uzun’un yanı sıra Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Hilmi Güler, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Aksaray Belediye Başkanı Dr. Evren Dinçer de konuşmacı olarak yer aldı. Enerjinin, 1963 yılından itibaren hazırlanan kalkınma planlarında önemli bir yer tuttuğunu belirten Sivas Belediye Başkanı Uzun, "Bizler de bu bilinçle yerelde önemli projeleri hayata geçiyoruz. 4 mWA güneş enerji santralimiz var. Yeni 15 mWA kapasiteli tesisimiz devreye girince Belediyemizin tüm enerji ihtiyacını buradan karşılamış olacağız. Önümüzdeki yıldan itibaren pazar alanlarımızın çatılarına kuracağımız güneş enerji panelleri ile enerji üreterek sosyal tesislerimizde kullanacağız. Bunun dışında mevcutta Katı Atık Düzenli Depolama ve Çöpten Enerji Üretim Tesisimiz var. Burada 15 bin haneye yetecek enerji üretiyoruz. Hemen yanı başındaki seramızda yıllık 4 bin tona yakın domates üretiyor ve Avrupa’ya ihraç ediyoruz" dedi. Özellikle altyapıdaki SCADA sistemi üzerinde yoğunlaştıklarını ifade eden Başkan Uzun, "En önemli kaynağımız su, o sebeple suyumuzu doğru yönetmemiz gerekiyor. Suyu doğru yönetirken enerjiyi de doğru yönetmiş oluyoruz. Çünkü bazı alanlarda kuyulardan su temin ediyoruz ve bu alanlarda ciddi enerji tüketiyoruz. SCADA sistemi ile şehirde dijital bir dönüşüm gerçekleştiriyoruz. Suyu kaynağından alıp musluğa getirene kadar geçen tüm süreci yönetilebilir hale getiriyoruz. 11 tane DMA odası kuruyoruz ve bu odalarda tüm su tüketimini anlık olarak takip ediyoruz. Kayıp-kaçak ile ciddi bir mücadele yapıyoruz. Göreve geldiğimizde yüzde 53 oranında bir kayıp-kaçak vardı. 42 milyon metreküp su tüketiminin yüzde 53’ü kayıp ve kaçak. SCADA kurduğumuz bölgelerde sistem bize hemen uyarı veriyor ve kayıp-kaçakları tespit ediyoruz. Mayıs ayından bu yana yaptığımız gece dinlemelerinde 50 farklı arıza tespit ettik. Geçen Ocak ayı ile önümüzdeki Ocak ayı arasındaki tüm verileri karşılaştırarak ne kadar tasarruf elde ettiğimizi görmüş olacağız" diye konuştu. Ekolojik Evler Projesi’ne de değinen Başkan Uzun, "Proje yarışmamızı yaptık ve birinci olan çalışmayı önümüzdeki yıl itibariyle uygulamaya koyacağız. Çevreci, yenilenebilir, kendi enerjisini kendi üreten bir ev modeli tasarladık. Isı pompalarının yer aldığı bir ev olacak. Avrupa şu anda ısı pompalarına yoğunlaşmış durumda, biz de bu projemizde ısı pompalarını kullanacağız. 300 metrekare arsa üzerine, 148 metrekareden oluşan evler tasarladık. Bu proje hem ekonomik hem ekolojik hem de yenilenebilir bir özellik taşıyacak" ifadelerini kullandı. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile birlikte geliştirilen yeni bir projeye de değinen Uzun, "Enerjide verimli yeni nesil şeffaf, termoelektrik malzemelerle seralarda devrim özelliği taşıyan bir proje hazırladık. Bu çalışmamız Türkiye’de bir ilk olacak. Üniversitedeki hocalarımızla birlikte termoelektrik malzemelerle sera yapımı gerçekleştireceğiz. Yenilenebilir enerji alanında Türkiye’ye yeni bir soluk getirmiş olacağız" dedi.
Sivaslı öğrenciler Gazze için tek vücut oldu
07 Ekim 2025 Salı - 13:28 Sivaslı öğrenciler Gazze için tek vücut oldu Sivas’ta öğrenciler İsrail’in Gazze saldırılarını kınamak ve Filistin’e destek vermek için bir araya geldi. Sivas’ta yüzlerce öğrenci, STK’ların da desteğiyle, Gazze saldırılarını kınamak ve Filistin’e destek vermek için İstasyon Caddesi’nde toplandı Ellerinde Türk bayrağı ve Filistin bayrakları ile tarihi kent meydanına yürüyen kalabalık İsrail’i kınayan yazıların yer aldığı dövizler açarak sloganlar attı, tekbir getirdi. Kuran-i kerim tilavetinin ardından konuşan Gazi Osman Paşa İlkokulu Müdürü Ömer Doyan, "2 yıldır devam ettiğiniz soykırımda, kişi başına binlerce kilo bomba attığınızı gördük. 10-15 kiloluk bedenleri, binlerce kiloluk bombalarla parçaladığınızı, tüm dünya ekranlardan izledi. Onlarca askerinizle 13-14 yaşlarındaki bir arkadaşımızın gözünü bağladığınızı, ellerini kelepçelediğinizi, 5-6 yaşlarındaki çocukları bile tutukladığınızı herkes biliyor. Bugün, Filistin soykırımının ikinci yılı. Bu acıyı yazabilecek yazar yok mu dünyada? Bu vahşetin resmini çizebilecek ressam da mı yok? Ya bu katliamı anlatabilecek bir şair? Şehit babasını öperek gönderen bir çocuğun şiirini ya da 3 yaşındaki şehit kızını öperek gönderen babanın acısını kim yazacak? kendi çocuğunun katledildiği haberini alan sağlık çalışanının hikâyesini kim anlatacak? Öldürülen arkadaşı için "daha güvenli bir yere gitti" diyerek çevresindeki arkadaşlarını teselli eden çocuğun derdine kim derman olacak? Vatan topraklarını çocuk kanlarıyla sulayan, yürekleri kendilerinden daha büyük çocukların gözyaşlarını kim silecek?" ifadelerine yer verdi. Kalabalık konuşmaların ardından dağıldı.
Sivas’ta yerli zeron buğdayından organik bulgur üretildi
07 Ekim 2025 Salı - 12:16 Sivas’ta yerli zeron buğdayından organik bulgur üretildi Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Tarımsal Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Merkezi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ekimi yapılan yerli zeron buğdayı, yapılan analizlerin ardından hasat edilerek taş değirmende öğütülüp organik bulgura dönüştürüldü. Taş değirmende öğütülerek organik bulgura dönüştü Hasadı yapılan organik zeron buğdayı, Kangal ilçesinde Bahri Şahin’e ait taş değirmende öğütülerek bulgur haline getirildi. Bu özel üretim bulgur, TÜRES Sivas İl Temsilcisi ve Köfteci Ahmet Usta Yönetim Kurulu Başkanı İshak Kaan Usta tarafından alınarak işletmesinde müşterilere sunulacak. 3 Ekim 2025 tarihinde yapılan analiz sonuçlarına göre zeron buğdayının; rutubet oranı yüzde10,90, protein oranı yüzde 17,60, yaş gluten yüzde 38,50, kuru gluten yüzde 14,80, nişasta yüzde 69,60, sedimantasyon 32,20 ml, NDF yüzde 15,30, sertlik 86,00 ve hektolitre ağırlığı 77,90 kg/h olarak belirlendi. Bu veriler, zeron buğdayının yüksek protein ve gluten oranıyla kaliteli bulgur ve un üretimine son derece uygun olduğunu ortaya koydu. Köfteci Ahmet Usta Yönetim Kurulu Başkanı İshak Kaan Usta, üniversiteye gerçekleştirdiği ziyarette, "Zeron buğdayından üretilen bulguru pişirdik, son derece kaliteli ve lezzetli olduğunu gördük. Sivas’ımızın bu tür yerel tarımsal değerlerine sahip çıkıyoruz. Üniversitemizin Ar-Ge çalışmalarını desteklemeye devam edeceğiz. Emeği geçen tüm hocalarımıza teşekkür ediyorum" dedi.,
Bir hevesle sıfır kilometre motosiklet aldı, başına gelmeyen kalmadı
07 Ekim 2025 Salı - 11:43 Bir hevesle sıfır kilometre motosiklet aldı, başına gelmeyen kalmadı Sivas’ta yaşayan Ahmet Özkan bir hevesle, 300 bin lira ödeyip sıfır kilometre Musatti marka motosiklet aldı. Motorun arızalı çıkması üzerine hevesi kursağında kalan Özkan, sorumlu firma çözüm üretmeyince soluğu mahkemede aldı. Sivas’ta yaşayan 30 yaşındaki Ahmet Özkan, uzun süredir hayalini kurduğu motoru satın almak için aylarca birikim yaptı. Haziran ayında 300 bir TL’yi denkleştirip Musatti marka Milano S400 model sıfır kilometre bir motosiklet aldı. Ancak Özkan’ın sevinci kısa sürdü. İddiaya göre motoru aldığı gün, aracın alt kısmından yağ sızdığını fark edip durumu satın aldığı bayiye bildirdi. Firma, yaptığı ilk incelemede sorunun yağ filtresinden kaynaklandığını düşündü ve filtre onarımı yaptı. Fakat kısa bir süre sonra aynı problem yeniden ortaya çıktı. Sorunun devam etmesi üzerine Özkan, motorun bloğunda bir arıza olabileceğini belirterek, firmayla tekrar iletişime geçti. Firma yetkilileri önce değişim talebini kabul etti, ancak süreç uzadı. Yaklaşık bir ay boyunca çözüm bekleyen Özkan, bu süre zarfında net bir yanıt alamadı. Arızanın devam etmesi ve firmanın değişim talebine olumsuz yanıt vermesi üzerine, ara bulucuya başvurdu. Özkan, firma ile arasında uzlaşma sağlayamayınca konuyu mahkemeye taşıdı. Motorun ayıplı mal olduğunu düşünen Ahmet Özkan, şimdi ise sorunun hukuk yoluyla çözüme kavuşmasını bekliyor. "Kendileri ile uzlaşamadık" Ahmet Özkan, bir hevesle motoru aldığını fakat hevesinin kursağında kaldığını belirtip, "Motorlara hevesim vardı ve bir motor alalım dedik. Bayiye gittiğimizde motorun görüntüsü de çok hoştu. Motoru aldık ve eve getirdik. Daha sonra ise baktığımızda motorun altından yağ damlıyordu. Bir sorun olduğunu düşünüp bayiye geri götürdük. İlk önce bu durumun filtreden kaynaklanmış olabileceğini söylediler ve filtreyi onardılar. Ama tekrar aynı sorunu yaşadık. Sonrasında motorun bloğunda bir sıkıntı olduğunu düşünüyoruz dedik ve firmada bizi onayladı. Motorumuz değişsin dedik. Bir ay oyaladılar bizi. Daha sonrasında bize motorunuzu değiştirelim dediler. Tamam dedik, alt takım motoru değiştireceğiz şeklinde konuştular. Daha sonra aradılar ve motoru değiştiremeyeceklerini söylediler. Bunun nedenini sordum. ‘Biz kontrol edeceğiz, motoru nakliye ile buraya göndereceksiniz’ dediler. Yaklaşık 15-20 gün süreceğini söylediler. Ben de onlara motoru geri gönderemeyeceğimi söyledim. Bir hevesim var zaten. Memlekette yaz 2 ay, motoru göndersek geri binemeyeceğiz. Orada tamir olacağını düşünüyorum dedim. Bakıp kontrol edeceklerini ve motoru kısmını söküp göndermemizi istediler. Ben onlara en başta motoru değiştireceklerini daha sonrasında ise değiştirmeyeceğinizi söylüyorsunuz dedim. Bu süreç bu böyle şekilde devam etti. Sonra motoru kesin olarak değiştirmeyeceklerini ifade etti. Bunun sonucunda ara bulucuya gittik, hiçbir şekilde kendileriyle uzlaşamadık" dedi. "Firmaya hiçbir şekilde ulaşamıyorum" Özkan, firmanın hiçbir şekilde ürünlerinin arkasında durmadıklarını söyleyerek, "Mahkeme süreci devam ediyor. Ben motorun değişmesini istiyorum, çünkü sıfır bir motor aldım, ikinci el bir motor almadım. Bu olay motoru aldığım gün başıma geldi. Az da para vermedim, bu motoru almak için aylarca para biriktirdim. Arabamı yenileyecektim ve bu durum yüzünden yenileyemedim. Bu şekilde mağdur olmam çok üzücü. Marka da hiçbir şekilde arkasında durmadı. Firmaya mail attım, aradım, farklı sitelerden ulaşmaya çalıştım ama hiçbir şekilde ulaşamadım. Bu motoru 300 bin liraya sıfır aldım. Motorun markası ise Musatti ve İtalyan yapımı bir motor. Ama motor aslında Çin malı gibi. Motoru araştırmadan aldım. Satandan çok üretici firma bu işin arkasında durmuyor. Ne yedek parça konusunda ne de ürün konusunda arkasında durmadılar. Kullandıktan sonra şunu fark ettim, malzeme kalitesi aşırı düşük. 300 bin TL’yi hak eden bir motor değil. Tek sorunu bu da değil. Motor viteslere de geçmiyor ve arka tarafta uğultu var. Motor ile 280 kilometre gittim. Alalı 3 ay oldu, bu 3 ayın içerisinde en fazla 4 gün binebildim" diye konuştu. "Motoru geri almalarını istiyorum" Yargı kararını beklemek zorunda kaldığını belirten Özkan, "Motor dükkanımda öylece yatıyor. Motorun altından yağ geliyor, biz blokta çatlak olduğunu düşünüyoruz. Sökülmeden ne çıkacağı belli değil. Belki bir contası bile bozuk olabilir. Bir contasının değişmesi için tüm sisteminin tamamen sökülmesi lazım. Çok üzüldüm gerçekten. Yaz geldi geçti, motorumu aldım, ehliyetimi aldım ama süremiyorum. Ben motorun değişmesini istiyordum, artık motorun geri alınmasını istiyorum. Kendi ürününe sahip çıkmayan bir firmanın motorunu kullanmak istemiyorum, kullanmayacağım da. Bütün hevesimi kaçırdılar. Birkaç gün sonra bilirkişiye gideceğiz, o rapor tutacak, kim haklı kim haksız diye. Ayıplı mal olduğunu düşünüyorum, öyleyse de geri alacaklar. Bilirkişi gelip motoru kontrol edecek, arızanın neyden kaynaklı olduğunu söyleyecek. Arızanın ayıplı mal olup olmadığına onlar karar verecek. Ayıplı mal derlerse mecburen alacaklar. Beni 3 ay mağdur ettikleri için ürünlerini geri almalarını istiyorum" şeklinde konuştu.
Sivaslı kadınlardan Gazze için ’Sessiz çığlık zinciri’
06 Ekim 2025 Pazartesi - 14:22 Sivaslı kadınlardan Gazze için ’Sessiz çığlık zinciri’ Sivas’ta kadınlar, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla sessiz yürüyüş gerçekleştirdi. AK Parti Kadın Kolları tarafından İsrail’in Filistin’e saldırılarının ikinci yıldönümünü protesto etmek için 81 ilde eş zamanlı düzenlenen ‘Gazze İçin Sessiz Çığlık’ yürüyüşü, Sivas’ta da gerçekleştirildi. Sivas Devlet Hastanesi önünde bir araya gelen kadınlar tek sıra halinde el ele tutuşarak yaklaşık 1 kilometrelik zincir oluşturdu. Katılımcılar ellerinde Türk bayrağı ve Filistin bayrakları ile ‘Barış kadınla mümkün’ yazılı pankartlar taşıdı. Kent meydanında son bulan yürüyüşte, basın açıklaması yapan AK Parti Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Hatip, Gazze’de yaşanan saldırıların son bulması çağrısında bulundu. Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan kararlılığıyla zulme sessiz kalmadığını dile getiren Hatip, "Bugün kadınlar olarak Gazze’nin sessiz çığlığına ses olmak için el ele verdiğimizi tüm dünyaya göstermek adına meydanlardayız. Bugün 81 ilde kurduğumuz bu zincir, Gazze’de evlatlarını kaybeden anne, babaların, öksüz ve yetim bırakılan çocukların zinciridir. Bu zulmü görmezden gelen herkese soruyorum, kalbiniz nerede? Bizler İstanbul’dan, Hakkâri’den, Trabzon’dan, Erzurum’dan ve Türkiye’nin 81 ilinden dünyanın dört bir yanındaki kadınlara, kız kardeşlerimize sesleniyoruz, ‘Barış kadınla mümkün’. Barışçıl bir şekilde yola çıkan ve uluslararası sularda haydut İsrail’in hukuksuz müdahalesine uğrayan Küresel Sumud Filosu’nu dünya öylece seyretti. Hamdolsun, Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlılığıyla bu adaletsizlik karşısında da sessiz kalmadı. Sadece kendi ülkesinin vatandaşlarını değil, 13 ülkeden 101 vicdan sahibi gönüllünün de ülkelerine güvenle dönmelerini sağladı" diye konuştu. "Bizim sessizliğimiz, Gazze’nin en gür çığlığı olacaktır" Başkan Hatip, slogan atmadıklarını ve vicdanlarıyla haykırdıklarını belirterek, "Bizler de ablukayı delmek ve insanlık onurunu korumak için mücadele eden kahramanların ülkemize dönüşlerinde oradaydık. Sevgili dostlar, biz bugün bütün kimliklerimizden sıyrılarak, sadece kadın kimliğimizle buradayız. Slogan atmıyoruz, vicdanlarımızla haykırıyoruz. Çünkü bazı sessizlikler vardır ki, arşı yere indirir ve bizim sessizliğimiz, Gazze’nin en gür çığlığı olacaktır" dedi.